Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bir Nesil Böyle Helak Oldu: Televole'nin Hayatımızın Ortasına Bıraktığı 15 Anlamsız Olay

26PAYLAŞIM

90'lı yılların sonuna doğru magazin işi aldı başını yürüdü. Bunların başında da bu program geliyordu.

1. İbrahim Tatlıses'in muhabirleri toplayarak yaptığı bitmek bilmeyen mangal partileri

Özellikle dürüm yapıp muhabire yedirdiği anları unutmak mümkün değil. Bir köşede yoğrulan çiğ köfte de bu partinin olmazsa olmazlarından biriydi. Biraz daha zihninizi zorlarsanız yanınızda Aydemir Akbaş belirebilir.

2. Alpay Özalan, Akın Sel ve Hakan Şükür üçgeninde yaşanan ömür kısaltıcı kötü espriler

"Biz nelere katlandık, ne zorluklarla mücadele ettik" diye düşünüp kendinizi tebrik edebilirsiniz arkadaşlar. Hayatınızda bunlardan daha kötü esprileri bir daha duyamazsınız. Mesela iki tanesini hatırlatayım:

-Evet sayın seyirciler... Alpay napıyosun?

-Say dedin ya, sayıyorum abi!

veya

-Elektrik olmasa napardık?

-Bilmem

-Televizyonu karanlıkta seyretmek zorunda kalırdık

(Sözün bittiği yerdeyiz...)

3. Büyük bir muamma ile takip edilen Alpay ve Cansel aşkı

Televole zoruyla evlenen çiftimiz,  adeta evlerimizde yaşayan birer misafir gibiydi. Bu aşk dedikoduları ilk çıkmaya başladığı zaman Cansel Özzengin "Alpay da kim? Tanımam etmem, kafasını havuza çarptı galiba" deyivermişti. Çift hala evli.

4. Motorcu eşiyle aşkı bulan ve tarz değiştirerek sportif bir görüntüye kavuşan Seda Sayan

O dönem fırtına gibi esen aşk hayatıyla gündemimizde yer alan Seda Ablamız, progresif bir tercih yaparak motorcu bir birey olan Soner Yapçacık ile izdivaç kurmuştu. Bu esnada Televole kameraları, Seda Sayan'ı sürekli olarak eşiyle birlikte motora binerken görüntülüyordu.

5. "Bana pezevenk diyo" isyanıyla hafızalara kazınan Kompela

Ülkemizde top koşturan en sempatik yabancılardan biri olan Kompela, rakip takımın oyuncusu tarafından kendisine "pezevenk" denildiğini iddia etmişti. Doğrusu hiç de yalan söyler gibi bir hali yoktu çünkü o Kompela!

Not: Hangi maç olduğunu hatırlayan bize bildirsin arkadaşlar :)

6. Dünyanın en iğrenç esprisi olan "Tarabya'da bizim uşaklar, Etiler'de yumuşaklar"ın sahibi, komik olamayan adam İsmail Türüt

İsmail Türüt'ün Karadenizli olması hasebiyle hepimizde 100 puan olarak başlayan kredisi, ilerleyen zamanlarda söylediği her kelime ile biraz daha düştü. O dönem sanki çok komikmiş gibi her programda gözümüze sokulan bu espri hiç komik değildi; tıpkı İsmail Türüt gibi...

7. Kıbrıs'ta jet ski ile gezerken bir anda kendini fazla kaptırıp kaybolan Gökhan Özen

Bu olayın doğruluğu hala tartışılıyor. Açıkçası bi insanın jet ski ile kaybolması için Atlantik Okyanusu'nda su sporu yapması lazım. Ama tabii yaşamayan bilemez, belki de köpek balığı gördü de korktu çocuk, nerden bilebiliriz ki?

8. Kendi klanlarını oluşturan Prestij Ailesi ve onların birbirine benzeyen bireyleri

Türkiye'deki belli başlı ünlü aileleri saymamız gerekirse Koç Ailesi, Sabancı Ailesi ve Prestij Ailesi diyebiliriz. Sürekli birlikte tatile giden, iftar yemeği düzenleyen, kurbana ortak giren bu aile neredeyse karşı komşumuz gibi olmuştu. Sonra Sovyetler Birliği gibi dağıldılar bunlar.

9. Unutmak istediğimiz selamlaşma şekli ve Maradona'nın hayatımıza attığı büyük gol: MARABA TELEVOLE

Adamı en müsait yerde yakalayıp bunu söylettirdiler ya, hala inanası gelmiyor insanın. Yetmezmiş gibi her jenerik başında bu videoyu koydular; o da yetmezmiş gibi Maradona taklidi yapan bir sürü insan çıktı. Ya sen Maradonasın, gidip dejenere hayatını yaşasana?

10. Israrla gözümüze gözümüze sokulan Serdar Ortaç ve Ebru Gündeş kankitoluğu

i.internethaber.com

Bu ikilinin mükemmel anlaştığı bizi neden bu kadar ilgilendirdi, anlamak mümkün değil. Dünya üzerinde bunlardan daha iyi anlaşan herhangi iki insan televizyona çıksaydı herhalde daha çok severdik. Sonra noldu da bozuştular hatırlamıyorum. İki çekik bir araya gelmemeliydi...

11. Acun'un tıfıl zamanlarında yaptığı bilmeceli röportajlar

Kim derdi ki o zamanın minnoş muhabiri, şimdinin dev bir medya patronu olacak. Vallahi gördüğünüz gibi adam kocaman bir iş adamı oldu. O İngilizceyle, o espri yeteneği ile şu an geldiği yere bakarsanız bunun adı resmen başarı.

12. İbrahim Erkal'ın ayarsız eli ve rolden çıkıp gerçekten hastanelik olan Emine Ün

Bu sahne "Canısı" adlı dizinin bir bölümü için çekildi. Ve o sahne çekilirken bütün Televole kameraları da oradaydı. Yani şimdi bayramlık ağzımı açmayayım diyorum ama bunun adı resmen ayılık. Hadi diyelim öyle bi sahne var, çektiniz; ki bence gereği yoktu. Neden kıza tokat atma anını defalarca verirsiniz ki? Çok büyük marifet sanki tokat atmak!

13. Halkımızın, insan ırkının en eski atalarına dönmesini sağlayan sokak defileleri

Nasıl bir reklam yapma derdiyse artık o dönem bu sokak defileleri epey bir çoğalmıştı. Sağ olsun Televole kameraları, bu sokak defilelerini hiç kaçırmazdı. En ilginci ise ilk defa kadın görüyormuş gibi ne yapacağını şaşıran birtakım halkımız bireylerinin hal ve hareketleriydi.

14. Evde kendi imkanlarınızla da yapabileceğiniz Gülben Ergen ve Hülya Avşar kavgaları

Gündemimizin orta yerinde bulunan değerli sanatçılarımız, birbirleriyle atışmayı pek severlerdi. Dünya üzerinde bulunan sınırlar değişti, iklimler değişti ama Gülben ve Hülya kavgası hep sabit kaldı. Bu plastik tartışmalara elbette Televole sayesinde dahil olduk.

Gülben Ergen şu an bir kitap yazarı. Hülya Avşar da bildiğiniz gibi özel bir sektörde Safiye Sultan.

15. Lahmacuncu, kebapçı, ayakkabıcı açılışlarında her zaman KOBİ'nin yanında yer alan mankenler

Nerede bir yeni açılan lahmacuncu, orada bir Petek Dinçöz. Nerede bir ayakkabı mağazası açılışı, orada bir Ebru Şallı. Günler günleri böyle kovaladı işte... Değerli mankenlerimiz o zamanlar KOBİ'lerin kötü gün dostu, bir numaralı yardımcılarıydı.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mcmenimin

Maraba televole diyen Levent Kırca değil miydi ya

adam-eva

Şu an tvlerde gösterilen programları dizileri ahlaka aykırı buluyorum tabi ama eskiden de aşırı derece cinsellik vardı. Passaparola diye yarışma vardı kadınlar yarı çıplaktı ya bilgi yarışmasından ne işi var öyle giyimin. Turnike vardı yine aynı şekilde ,acun sürekli kızların peşinde koşardı.Yani kadını temalaştırmayın filan diyorlar ama kadını sürekli ilgi çekmek için bir obje olarak kullanıyorlardı. Şu anda aynı ama şiddet çok fazla.

apprentice

Erzurumlunun eli ağırdır ayarı yoktur :D

darkosman

Maraba televoleeee.. hahahahah (levent kırca ve plajdaki tırrekler)

Görüş Bildir