Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bir Evliliğin Tehlikede Olduğunu Şıp Diye Anlamanızı Sağlayan Küçük Sinyaller

-

Yeni evlenenler, uzun yıllardır birlikteliğini sürdürenler buraya! Sizin de evliliğiniz tehlikede olabilir...

Kaynak: http://www.iflscience.com/editors-blog/7...

1. 20 yaş altı veya 32 yaş üstü evlilikler:

Evleneceğiniz en güzel zaman kendinizi hazır hissettiğiiniz zamandır. Yani ne çok acele etmek gerekir ne de salmak sağlıklıdır. 

Araştırmaya göre çok genç yaşta evlenenler veya 30'lu yaşların ortalarında evlenen çiftlerin boşanma olasılığı 20'li yaşların ortalarında evlenenlere göre oldukça yüksek, tabi genç evlilikler daha da risk altında.

20'lerinde evlendin evlendin, öbür türlü işin zor...

Bu araştırmadan da anlaşılacağı gibi birini en iyi 20'li yaşlarda bağlayabilirsin, öbür türlü işiniz zor. 

Aradaki yaş farkı da evliliği etkileyen durumlardan bir tanesi. Arada 1 yaş farkı olan çiftlerde boşanma oranı %3'lerdeyken, fark 5 yıla çıkınca %18, 10 yıla çıkınca ise %29'lara çıkıyor.

2. Erkeğin tam zamanlı bir işi olmaması.

Ne kadar erkek egemen olayından kurtulmaya çalışsak da maalesef etkileri devam ediyor. Tam zamanlı çalışmayan bir kocanın olması boşanma oranını %3.3 e çıkarırken düzenli işi olanın boşanma oranı %2. Kadının düzenli işi olup olmaması neyi değiştiriyor diye sorarsanız. Araştırmalara göre bu durumun önemli derecede bir etkisi yok...

3. Liseyi bitirmeden evlenen çiftler.

Bunun ne alakası var diye düşünebilirsiniz ama eğitim şart. Lise mezunu olmadan evlenen çiftlerin yarısı evliliğini bitirmek durumunda kalırken. mezun olanların %30'u bu durumla karşılaşıyor. Bu durumu tetikleyen şeyin ne olduğunu belirlemek zor ama araştırmacılar mezun olmayanların geliri daha düşük olursa hanede stresli günlerin artacağı yönünde bir genelleme yaparak olayı sonuçlandırmış.

4. Eşinizi hor görme.

John Gottman adında bir psikolog, "4 ana alacakaranlıktan" uzak durulması gerektiğini söylüyor.

  • Hor görme: Eşinizi aşağılamak evliliği oldukça kötü etkileyen bir durum. Johh bu duruma "Ölüm öpücüğü" diyor.

  • Eleştiri: Davranışını eşinizin karakteriyle ilgili bir durum haline çevirme.

  • Savunmacılık: Sürekli mağduru oynama hali.

  • Engelleme: Tartışmayı bloke etme.

Erin Brodwin bu çıkarımlara 79 çift üzerinde 14 yıllık bir çalışmanın ardından eriştiklerini söylüyor.

5. Çok mıçmıç yeni evliler olmak.

Araştırmaya göre 7 veya daha sonradan boşanan çiftlerin ilk aylarda fazlasıyla aşıkane olduklarını, yedi yıldır boşanmamış ve mutlu mesut yaşan çiftlerin ise ilk aylarında diğerlerine göre çok daha az aşıkhane oldukları görülmüş. 168 çift üzerinde 13 yıl boyunca yapılan bu araştırmada doktorlar bu duruma sebep olan şeyin "Bu kadar sevgi ve ilgiyi uzun zaman boyunca sürdürmenin zorlayıcı olduğunu ve çiftleri yıprattığını" söylüyor. Zaten sinir oluyorduk böyle çiftlere, iyi de oldu.

6. Tartışma sırasında sessiz kalmak.

Eğer konuşma sırasında bir taraf sürekli sessiz kalıyorsa bu kötüye işaret olabilir. 350 çiftle yapılan bir araştırmaya göre erkek tarafın sürekli sessiz kalması evliliklerin bitimine neden oluyor. Doktorlar "Bir düzen oturtmak zorluyor çiftleri çünkü her iki taraf karşı tarafın soruna yol açtığınıdüşünüyor. Önemli olan kendi sorunlarınız farkına varmak"

7. İlişkiyi sürekli negatif anlatmak.

1992'de Gottman yeni bir araştırma başlatarak çiftlerin ilişkileri hakkında konusmasını istemiş ve hangi çiftlerin boşanmaya meyilli olduklarını fark etmeye çalışmış. 95 yeni evli çift ile yapılan bu araştırmalarla evliliklerin güçlü ve zayıf yönlerini şu kriterler üzerinden bulmaya çalışmış.

  • Birbirlerine düşkünlükleri

  • "Biz"-lik: Eşlerin evliliklerindeki bir olma konusunu ne kadar vurguladıkları

  • Genişletme: Birinin söylediğini ne kadar detaylandırdığı

  • Olumsuzluk

  • Evlilikteki hayal kırıklığı

  • Çiftin evliliğini kaos olarak görmesi

Evliliğinizde sizde bu tarz durumlarla karşılaşıyorsanız önceden önlem almakta fayda var bizden söylemesi!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hipergrafi

Erkekler üzerinde baskı yaratan bir anlayış bile erkek egemen topluma örnek teşkil ediyor. Bakın 2 numarada erkek için 'muhakkak bir işi olmalı' baskısı olduğundan bahsedilmiş ve bu duruma sebep olarak yine erkek egemen toplum gösterilmiş. Şu an kadın evinden çıkıp çalışıyorsa kimse bu durumu tuhaf karşılamaz, yada aksine çalışmak yerine ev işleriyle meşgul olmayı tercih ediyorsa bu durum yine çok tuhaf karşılanmaz. Ama erkek karısı çalışırken kendisi çalışmayıp ev işleriyle ilgilenmeyi tercih ettiğini bunu sevdiğini söylüyorsa... İki yüzlülük etmeye lüzum yok en feminist insan bile içten içe tuhaf bulur, toplum erkekliğinden şüphe eder, alay eder, tembellikle suçlar. Erkek egemen toplumun kadına biçtiği rol diye bir şey yok. Genel olarak toplumun her iki cinsiyete de biçtiği bir rol var. Kadın kendi kalıbını kırmaya başladı ama erkeğin her şeyi gibi içine girdiği kalıpta kadınınkinden çok daha sert.

birinci-tekil-birey

Kardeşim onu bunu bilmem... Ama para olmadığında evlilik için tehlike çanları çalmaya başlar. Eğer bu devam ederse bilmem ne adliyesi bilmem kaçıncı aile mahkemsinin yolu görünür. Gerisi bok püsür... Zaten para var da evliliği batırıyorsan o zaman bakıcan nerde hata yapıyorum diye.

Görüş Bildir