Biliyoruz ki Siz de Dertlisiniz: Trafik Sorununa Sebep Olan Şeyler ve Olası Çözümler

-

Hemen şimdi 10 dakikanızı ayırın ve trafik sorunu hakkında biraz laflayalım.

Trafik problemi bir gerçek. Ülkemiz ve büyük şehirlerimiz için en hakikisinden bir gerçek hem de.

Bir sorunun kaynağını arıyorsak, önce o soruna neden olan şeyleri tespit eder, ardından da bu sorunu giderebilecek çözümler üretiriz.

Bu, sorun gidermenin en basit prensibidir. 

Peki trafik sorununa neden olan şeyler ne?

İnsan faktörü. Trafik, biz insanlar ve sınırlı yeterliklerimizin üzerine bina edilmiş bir sistem.

Her sabah uyanıp yola koyulduğumuzda, aslında hem kendi kusurlarımıza, hem de trafikteki diğer şöförlerin kusurlarına rağmen bir riske girmeyi kabul etmiş oluyoruz. 

Kırmızı ışık yeşile döndüğünde otomobiller yavaşça hareket etmeye başlar. Herkesin aynı anda ışığa tepki vermesi zordur. Bu yüzden her şöför, önündekinin tepki vermesini bekleyerek kendi tepki süresini ayarlar.

Sorun şu ki insanlar, aynı anda hareket edemezler.

Trafikteki hareketlerimiz büyük ölçüde diğer sürücülerle koordineli olmayı gerektirir. Tek bir geç tepki ya da hareket, diğer bütün arabaları zincirleme olarak yavaşlatacak ve trafiği içinden çıkılmaz bir keşmekeşe sokacaktır. Farkında olmadan geçen her saniyede, tepki sürelerimizin ve dağınık dikkatimizin kurbanı oluruz.

Yola bir tavuğun atladığını düşünün.

Onu gören ilk şöför bir miktan yavaşladıktan sonra yoluna devam eder. Ama bu ufak yavaşlama, bütün trafiği felç edebilecek bir kudrete sahiptir. Tavuk çoktan köyüne dönse de, zincirleme reaksiyonla birlikte trafik bunun çilesini sürer.

Farazi bir tavuğun günahını almak, ya da yetersizliklerimizinden bahsetmek yerine, ilerleme tutkumuzun sonucu olarak, kalabalık trafikte her boşluğu doldurmaya çalışan sürücüleri düşünelim.

Bu da tıpkı tavuk örneğindeki gibi anlık tepkilerin zincirleme olarak yaşanmasına sebep olur ve trafiği mahveder. Bu defa suçlu olan eksik tepkilerimiz ya da dağınık dikkatimiz değil, bizzat kendi bencilliğimiz ve düşüncesizliğimiz olmuştur.

Kavşaklar, tali yollar, dönüşler. Bütün bunların olmadığı bir trafik düşünün.

Her şey yolunda olurdu değil mi? Yol ayrımları birikmelere sebep olmaz, herkes bir kalıp halinde trafikte ilerlerdi.

Biliyorsunuz, otoyollar bunun için var. Otoyolların bağlantı noktaları yoktur. Bu yüzden giriş ve çıkışlar hariç otoyollarda trafik hiç sıkışmaz.

Ama elbette bir şekilde girişler, çıkışlar olmak zorunda. Yoksa nasıl yolumuzu bulacağız?

Somut olarak elde olan, kusurlu ve açgözlü insanlar ve onların problemlerinden öteye gidemedi.

Peki çözüm ne olabilir?

İlkin, sağlıklı bir takip mesafesi.

En sabit trafik kurallarından biri olan takip mesafesini, önünüzdeki ve arkanızdaki aracın tam ortasında durmaya çalışarak kusursuza yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Böylece koordinasyon eksikliğinden doğan gecikmeler oluşmuyor.

Zırt pırt şerit değiştirmemek.

Kalabalık trafikte şerit değiştirmek masumane bir hareket gibi gelebilir ama değil. Farkında olmadan sebep olduğunuz en ufak fren dokunuşu dahi, yamaçtan yuvarlanan kar topu gibi büyüyüp trafiği felç edebiliyor.

İnsanları trafikten şutlamak! Madem temel problem biziz, öyleyse kendimizi trafikten atmanın yollarını arayalım.

Cevap kendini süren arabalarda yatıyor. Henüz yenisi olduğumuz bu teknoloji hayatlarımızda söz sahibi oldukça her şey yoluna girecek gibi.

Yukarıda saydığımız onca problem, birbiriyle her an koordineli, tek bir vücut halinde otomize edilmiş bir trafik hayalini beraberinde getiriyor.

Her bir araç aynı bir dünya değil, olması gerektiği gibi bütünün bir parçası oluyor. Sonra da elveda kavşaklar, sıkışıklıklar, geç tepki süreleri, anlamsız öne geçme çabaları.

Ne dersiniz?

Siz de trafik sorununa engel olacak fikirlerinizi yorumlarda belirtin...

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gollum

Dünyada en boktan vergi sistemine sahip ülkelerin başında gelerek tüm maaşımızın %80'ini doğrudan ve dolaylı vergilere harcadığımız düşünülürse tüm ülketye yetecek kapasitede metro ağları yapılabilir ama tabi o paraları birileri cebine atmamalı ki yapılsın. Yoksa başka türlü düzelmez bu trafik. Bir diğer yol insanları eğitmek ama o konuda pek ümidim yok. Dün Eyüp'te adam yolun ortasına bırakmış aracını dürüm yiyor kenarda. Korna çaldım. Tip tip bakıyor. Yandan geçsene diyor. Ulan 2 şerit yol zaten 1 şeridi senin keyfine mi tahsis edicez öküz. Etrafındakiler de bu öküzü savunan sığırlar. Yani böyle bir ülkede çok bişey de beklememek lazım.

invisible-man

İstanbul' un trafiğine çözüm yok, mümkün olduğunca özel aracınızla çıkmayacaksınız

hasankacmayan

İstanbul özelinde konuşmak gerekirse bu kadar gelişmemiş altyapının olduğu küçük sayılabilecek bir alanda trafiğe her gün 2-3 milyon araç çıkarsa trafiğe hiçbir çözüm bulunamaz.

serkan.altay

bence minibüs terörünün sonu gelmeli ve hatlı minibüsler kesinlikle kalkmalı

gokhan96

Sorun insanların 200 metre için araba kullanması, hiç kimsenin bisiklet kullanmaması, bisikletlilerin türkiyede kâfir görülmesi, zerdüşt görülmesi,artist görülmesi, fantazi peşinde koşan bir tip olarak görülmesi ve en önemlisi bisikletliye çarpan sürücünün suçlu değil bisikletlinin suçlu görülmesi, bisikletlilerin sözünü dinleyen müslüman bir polisin olmaması buna bağlı olarak çek arabanı dediğimizde arabası olan kişiden dayak yememiz ve polisinde ' niye kaşınıyon be bilader' deyip dalga geçmesi ve kim nereye park etmek istiyorsa oraya park etsin arabasını demesi.

Başlıklar

Facebookonedio
Görüş Bildir