Beynimizin 'Sana mı Soracaktım Aslanım?' Edasıyla Bize Çaktırmadan Yaptığı 10 Şey

-

Beynimiz hayat tecrübemiz içinde farkında olmadığımız bir çok rol üstleniyor. Kas kontrolünde karar verme yeteneğine kadar her şey beynimizden çıkıyor. Kuşkusuz bilinçli olarak yapmadığımız bir çok hareket de bu mükemmel kontrol mekanizmasından geliyor. Sizler için Listverse'den derledik.

Kaynak: http://listverse.com/2016/07/08/10-thing...

1. Seçici Dikkat

Hayatımızın her anında bir veri bomardımanına tutulduğumuzu inkar edemeyiz. Bu veri o kadar çoktur ki tamamını bilinçi bir şekilde algılamamız ve fark etmemiz imkansızdır. Bu yüzden de beynimiz 'Seçici Dikkat' adında bir bakıma bir korunma yöntemi geliştirmiştir. Beynimiz bütün veriyi algılamasına rağmen dikkatimizi belli bir noktaya yoğunlaştırarak bazı şeyleri göz ardı ederiz. Bu bizim bir bakıma delilik seviyesine gelmemizi de önler. Yukarıdaki videoda sizden beyaz kıyafetli katılımcıların topu kaç kere paslaştıklarını saymanızı isteyecek. Bakalım videodaki algınızın gerçekten farkına varacak mısınız?

2. Göz kırpmak.

Göz kırpma ortalama 2 ile 10 saniyede bir yaptığımız bir harekettir ve genellikle yaptığımızın farkına bile varmayız. (Şimdi bu yazının geri kalanında her göz kırpışınızın farkına varacaksınız.) Peki beyin bu hareketi herhangi bir bilinç olmadan nasıl gerçekleştiriyor? 

Aslında gözlerinizin dış kenarları sürekli olarak gözyaşı üretir. Bu gözyaşları ise göz kapaklarındaki açma kapama hareketi sayesinde göz eşit şekilde nem yayar ve gözü temizlemiş olur. Her ne kadar zaman zaman farkında olsak da göz kırpma hareketi gerek bu temizlik işlemi için ya da ani hareketlerde gözü korumak için refleksif olarak gerçekleşir. İstediğimiz zaman kontrol edeceğimize de fazla inanmayalım çünkü göz göze bakma yarışmasında bile bir yerde bir taraf göz kırpıp yenilir.

3. Kelimeleri ortaya çıkartmak için dilmizi doğru şekillere sokmak.

Konuştuğumuz zaman bilinçli olarak yaptığımız tek şey ne diyeceğimizi seçmektir. Aklımızda olmayan şey ise dilimizi nasıl bir şekile sokup bunu verdiğimiz nefesle nasıl senkeonize halde yaptığımızdır. 

İlk konuşmayı öğrenirken bunu taklit yeteneğimizle yapıyoruz fakat sonrasında kaslarımız nasıl hareket etmeleri gerektiğini bir bakıma ezberliyorlar. Bu yüzden de konuşurken asla bilincimizde dilimizi nasıl bir şekile sokmamız gerektiği sorusu oluşmuyor.

4. Daha iyi olduğumuzu düşünmemiz için bizi kandırmak.

Tıpkı çocukken yapılan kötü resimlere veya başarısız boyama çalışmalarına ailelerin 'Ooo harika olmuş yavrum!' demesi gibi beynimizin olduğumuzdan daha iyi olduğumuzu düşünmemize sebep olma yatkınlığı vardır. Örneğin yapılan bir deneyde, bir teste sokulan katılımcılara doğru cevaplar testin altında verilmiş olsalar ve katılımcılar kopya çektikten sonra iyi sonuçlar elde edebilmiş olarala da, bir sonraki testte kendine güvenlerinin artmış olduğu gözlemlenmiştir. Başarı ve özgüven konusunda beynimiz bize zaman zaman böyle oyunlar oynuyor.

5. Vücut ısısını ayarlamak.

Beynimiz sosyal işlevselliğimizin dışında vücut içindeki bir çok konuyu da direkt olarak kontrol eder. Bunlardan birisi de vücut ısısıdır. Sağlığımız için vücudumuzun 37 derecede sabit kalması büyük önem taşır ve beynimiz bu ısının sabit kalması için gerekli koşulları sağlamaya yardımcı olur. Beynimiz içinde bulunduğumuz ortam ısısını derimizdeki alıcılar sayesinde elde eder ve buna göre bir tepki gösterir. Eğer soğuk bir ortamdaysak tüylerimizi havaya kalkar ve ısı hapsetmeye çalışır. Öte yandan eğer sıcaksa beyin vücuda terlemesini söyler.

6. Hafızamızı değiştirmek.

Geçmişimizde yaşadığımı şeyleri hafızamızda oldukları gibi hatırlayacağımız düşüncesi aslında tam olarak da doğru değildir. 1974 yılında Elizabeth Loftus ve John Palmer'ın birlikte yaptığı bir çalışmada katılımcılara bir araba kazasından küçük klipler gösterilmiştir. Bütün katılımcılara ayrı ayrı aynı sorular yalnızca kelimeler değiştirelerek sorulmuş fakat alınan cevaplarda büyük farklılıklar gözlemlenmiştir. Örneğin araba kazası için kullanılan, 'çarpmak' veya 'şiddetle çarpmak' kelimeleri katılımcıların aracın hızıyla ilgili soruya farklı cevaplar vermelerine sebep olmuştur. Bu deneyden bir kaç hafta sonra ise aynı katılımcılara olay yerinde 'kırık cam' görüp görmedikleri sorulduğunda, şiddetle çarpmak kelimesi kullanılan katılımcılarda kırık cam hatırlama oranı oldukça yüksek olmuştur. Bu da beynimizin hafızaya yazdığı hatıraların yeni veriler geldikçe değişebileceğini gösteren bir çalışmadır.

7. Vücut dengesini sağlamak.

Beynin vücut için yaptığı en karmaşık işlerden birisi de gerekli fiziksel dengeyi sağlamaktır. Bunun için beyin gözlerden, kaslardan, eklemlerden ve vestibüler organlardan (iç kulakta bulunan duyu organları) bilgi alıp bunları işlemektedir. Gözlerimizin ışığı algılamasıyla beyine giden görsel impulslar gibi, öne eğilince ayakların uç kısmındaki kaslardaki baskı beyine iletilir, ya da zemin sertiği hakkında bilgiyi beyine ayak bileklerindeki eklemler iletir.

8. Hapşurmak.

Beynimiz zaman zaman burnumuzun içinde olan fakat bizim farkında olmadığımız kaşıntılar için de hapşurma refleksi gönderir. Aslında kaşıntı durumu oldukça çok adımlı bir fiziksel olaydır. Hapşurma esnasındaki tahriş solunum sistemi epitel dokusunda meydana gelmiştir. Mast hücreler ise bu tahrişe karşı histamin ve lökotrienler gibi kimyasallar üretir. Bunların salınımından sonra ise burundaki damarlar sıvı akıtmaya başlar ve bunlar da son olarak sinir uçlarını uyarır, bu da kaşıntıya sebep olur. Bunu geçirmek için de beyin hapşurma yolunu seçer. Burundan çıkan hızlı hava akımı göğüste oluşturulan hava basıncı ve ses tellerinin kapalı olmasıyla elde edilir. Ses telleri hızlıca açılır, hava yüksek hızla burundan geçer ve tahrişi ve kaşınmayı yok eder.

9. Titremek.

Titremek de beynin vücudu koruma refleksiyle ortaya çıkardığı bir tepkidir. Beyinde talamus kısmının üzerinde bulunan hipotalamus kısmı tarafından yapılan titreme refleksi, deri üzerindeki duyusal reseptörler soğuk hava algıladığı zaman sinir sisteminin beynin o bölgesine sinyal göndermesi ile meydana gelir. Hipotalamus ise kaslara aniden kasılmalarını sağlayan bir sinyal gönderir. Bunun sonucunda meydana gelen titreme ise vücut ısısını yükseltir. Titreme hareketini insan bilinçli olarak bütün çabalarına rağmen kontrol edemez.

10. İstemsizce kahkaha atmak.

Uygunsuz bir ortamda istemeden olsa gülmüşlüğünüz var mı? Merak etmeyin çünkü suçu beyninize atabilirsiniz. 1998 yılında yayınlanan tıbbi bir makalede beynin gülme dürtüsünde nasıl bir rol oynadığı açıklanmıştır. İsmi A.K olarak verilen bir kız, epilepsi hastalığının kontrol altına alınması için ameliyat olmuştu. Doktor bu ameliyat sırasında beynin ön lobunun bir parçası olan ön girus kısmındaki 4 cm2'lik bir bölüm uyarıldığı zaman hastanın kahkaha attığını keşfetti. Genç kıza sorulduğunda ise normalin aksine kahkaha attıktan daha sonra aklına komik bir şey geldiğini açıkladı. Bu bilimsel makalenin yazarları ise kahkaha atmanın veya gülmenin beynin birden fazla kısmı tarafından kurgulandığını ve her bir bölümün farklı bir katkı yaptığına inanıyorlar. Bilişsel olarak komik olduğunu anlayıp duygusal bir tepki verdikten sonra, insanoğlunun gülme refleksini kontrol etmesi oldukça zor.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mrssm

Kötü Şeylere Sebebiyet Vermiyor En Azından O da Bir Şey

god_a_man

topu da saydim gorilide gordum simdi benim beynim bozuk mu 0_o

ozan-ozgel3

bende yaptıgım herşeyi yapıyorum sanıyom halbuki herşeyi beyin yapıyor ve hala bu yazıyı yazarken bile benim yazdığımı düşündürtüyor ilginç !

cansu-sezgin4

Madde 6 ilginç Ama bazı şeyleri unutmak istemiyoruz. :(

zamanla-yolculuk-zararla-son-b

güzel galeri, teşekkürler.

Başlıklar

Facebookolayonedio
Görüş Bildir