Başta Çok Farklı Tarzda Tasarlanan Ama Stüdyoda Evrim Geçirerek Efsaneleşen Şarkılar
Kulaklığımızı takıp en sevdiğimiz şarkıyı açtığımızda, o kusursuz melodinin stüdyoda her zaman tereyağından kıl çeker gibi kaydedildiğini düşünürüz. Ancak müzik tarihi; stüdyoya ilk girildiğinde sıradan bir pop şarkısı olan, yapımcısıyla kavga edilerek kurtarılan ya da tamamen şans eseri bir bilgisayar hatasıyla doğan efsanelerle dolu! İşte ilk taslakları çok farklı türdeyken stüdyoda adeta evrim geçirerek müzik tarihini baştan yazan o ikonik şarkılar...
Jonny Greenwood şarkıyı sabote etmek isterken grunge tarihinin en büyük hitini yarattı.
Radiohead'in deli dahi gitaristi Jonny Greenwood, 'Creep'i ilk duyduğunda çok sıkıcı bulmuştu. Nakarat girmeden önce gitara hırsla vurup o meşhur 'küt küt' seslerini çıkarırken aslında şarkıyı patlatmaya çalışıyordu; ama yapımcılar bu nefret dolu dokunuşa bayıldı.
Nirvana üyeleri ilk başta şarkının temposunu çok gülünç ve yavaş bulmuşlardı.
Kurt Cobain 'Smells Like Teen Spirit'in ilk taslağını getirdiğinde, basçı Krist Novoselic 'Bu ne abi, çok gülünç ve aşırı yavaş' diyerek dalga geçmişti. Stüdyoda tempoyu deli gibi hızlandırmasalar, bugün sönük bir indie parçası dinliyor olacaktık.
Paul McCartney neşeli bir pop şarkısı hayal ederken dahi prodüktör araya girdi.
McCartney, rüyasında gördüğü 'Yesterday' melodisini neşeli ve hızlı bir caz/pop şarkısı yapmayı planlıyordu. Dahi prodüktör George Martin, 'Bunu sadece akustik gitar ve klasik yaylılarla söyleyeceksin' diyerek şarkıyı tüm zamanların en büyük duygusal başyapıtına dönüştürdü.
Michael Jackson ikonik bas yürüyüşünü korumak için yapımcısıyla büyük bir kavga etti.
'Billie Jean'in o efsane bas girişi stüdyoda ilk çalındığında, prodüktör Quincy Jones 'Aşırı uzun, hemen keselim' dedi. Michael ise 'Ama bu giriş bana dans etme hissi veriyor!' diye diretince kazanan onun dans içgüdüleri oldu ve pop tarihi yeniden yazıldı.
Yapımcıların yanlışlıkla kurcaladığı bir ses cihazı müzik endüstrisinde yeni bir çağ başlattı.
Cher’in 'Believe' şarkısı stüdyoda aslında sıradan, dümdüz bir kulüp şarkısıydı. Yapımcı Mark Taylor, detone sesleri gizlemek için üretilen Auto-Tune cihazının ayarlarıyla oynayıp sese o fütüristik robot efektini verince pop dünyasında yepyeni bir çağ başladı.
Eminem arkadan gelen cızırtıları yağmur sesine benzetince ortaya sinematik bir hikaye çıktı.
Prodüktör 45 King, Dido'nun şarkısını rastgele yavaş bir ritmin üzerine oturtup Eminem’e dinletti. Eminem bu beat’teki lo-fi cızırtıları yağmur sesine benzetip gaza geldi ve çılgın bir hayranın ağzından mektup yazma konseptiyle 'Stan' efsanesini yarattı.
R.E.M. grubu stüdyoda enstrümanları tamamen yanlış çalarak en büyük başarılarını elde etti.
Grup, 'Lose My Religion' şarkısını kaydetmek için stüdyoya girdiğinde tıkanmış hissediyordu. Gitarist Peter Buck, çalmayı hiç bilmediği bir mandolini eline alıp rastgele tellerine vurmaya başladı; ortaya çıkan o amatör ve hüzünlü melodi şarkının ana omurgası oldu ve gruba Grammy ödülleri getirdi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın