Bağımsız Olmaktan Korkup Çözümü Erken Yaşta Evlilikte Bulan Kadınların Sahip Olduğu Durum: Andromeda Kompleksi

-
Abone ol

Bu belirtiler size bir yerden tanıdık geldi mi?

Zaman sürekli değişir, o değiştikçe hepimiz bulunduğumuz zamana ayak uydurmaya çalışırız. Ama içimizde değişmeden duran, amiyane tabirle ‘ilkel kalmış’ bazı duyguların önüne geçmemiz de her zaman mümkün olmaz.

Hepimizin içinde kendi masalının kahramanı olma ya da bir an evvel beyaz atlı prensine kavuşma arzusu yatar. Özellikle kadınlarda görülen bu durumun psikoloji literatüründe bir karşılığı var: "Andromeda Kompleksi".

İçinde bulunduğu zor koşullardan ve sorumluluklardan uzaklaşmak için karşısına çıkan ilk erkeğin etkileyici sözlerine inanıp hayatlarını mutlu geçirme hayalleri kuran kadınları tanımlamak için kullanılmış olan bu terim, Sinderella Kompleksi olarak da biliniyor.

Böyle bir durumun ne gibi bir sakıncası olacak diye düşünüyor olabilirsiniz, sonuçta ilk görüşte aşk da uzak bir ihtimal değil. Yanılıyor muyuz? Elbette yanılıyoruz! Şimdi o toz pembe gözlüklerimizi çıkarıp gerçekçi bakış açımıza dört elle sarılalım.

Andromeda kompleksi; kadınların tüm yaşamlarını kısıtlayarak yaşamdan aldıkları doyumu azaltıyor, ilişkilerinin sınırlarını belirliyor, zorluklarla savaşmak yerine tüm yaşamlarını bir erkek tarafından kurtarılmayı bekleyerek geçirmeye ve sırf evlenmiş olmak için evlenmeye sebep oluyor.

Bu tablo size tanıdık gelmiş olmalı...

Başarısız evliliklerin çizdiği genel tabloya ne kadar da benziyor, öyle değil mi? 

Ölene dek mutlu bir evlilikle korunup destekleneceklerini ve dibe vurmaktan kurtularak hayatlarına 'sihirli bir değnek' değeceğini düşünenler yani kendini Sinderella'nın yerine koyanlar, tam olarak Andromeda kompleksinin belirtilerini karşıladıklarından bihaberler.

Mitolojide Andromeda, Aithiopia Kralı Kepheus ile Kassiepeia'nın kızıdır. Andromeda'nın güzel ve kibirli olan annesi Kassiepeia, tüm Nereus kızlarından çok daha güzel olmakla övündüğü için Nereus kızları tarafından Deniz Tanrısı Poseidon'a şikayet edilir.

Bunun üzerine Poseidon, Aithiopia’ya korkunç bir ejder göndererek tüm ülkeyi birbirine katar. İçine düştüğü kötü durumdan kurtulmak isteyen ve kahine başvuran kral, tek çözümün kızını ejdere kurban etmesi olduğunu öğrenir. 

Çaresizliği ve halk tarafından da zorlanması, kralın kızını ejder tarafından yenmek üzere bir kayaya bağlamasına neden olur. Ancak canavar Andromeda’yı parçalamak üzereyken, Pegasus'un üzerinde gökyüzünde dolaşan Perseus yere inip canavar Gorgo'yu öldürür.

Kayaya bağlı haldeki güzeller güzeli Andromeda'yı gören Perseus, ona hemen oracıkta aşık oluverir ve kralın da iznini alarak onunla evlenir.

Andromeda ile sözlü olan ve aynı zamanda amcası olan Phineus, adamlarını toplayarak düğün gecesi Perseus'a saldırsa da, Gorgo’nun kafasını kendilerine doğru tutan Perseus tarafından adamlarıyla birlikte taşa dönüştürülür. En sonunda ise Andromeda, kendisini tüm bağlarından ve güçlerden kurtaran Perseus ile uzun ve mutlu bir ömür geçirir.

Bir başka rivayete göre; Kral Kepheus'un eşi Kraliçe Kassiepeia'nın, kendi güzelliğini Nereus kızlarınınkinden üstün tutması, tanrıların öfkelenmesine neden olur...

Bunun üzerine de ceza olarak insan yiyen bir ejderhayı ülkeye gönderirler. Ejderhanın geri dönmesi için tek şart, Kepheus ile Kassiepeia'nın kızları Andromeda'yı yemesidir. Zor durumda kalan Kepheus, halkının isteğine boyun eğerek kızını ejderhaya vermeyi kabul eder.Tesadüf eseri Kepheus'un ülkesinden geçen Perseus ise Andromeda'yı görür görmez aşık olur ve ejderi öldürerek Andromeda ile evlenir.

Andromeda'nın mitinde kendi 'mutlu sonsuzluğu'na erişmiş olması, bizi günümüzdeki sorunsala getiriyor...

Andromeda kompleksi, küçük yaşta hayata dair henüz bir fikir sahibi bile olmadan bir evliliğin sorumluluğundan bihaber genç kızların anne baba evinden kaçış yolu olarak evliliği görmelerine neden oluyor. 

Çalışmalarına gerek olmadığını, risk dahi almadan yaşayabileceklerini ve hayal ettikleri şeyleri onlar için başkalarının gerçekleştireceğini düşünüyorlar. Bu tabloya ilk elden şahit olmak isterseniz, ara sıra sabah programlarını izlemeniz yeterli...

Peki, bu durumda ne yapmak gerekiyor? Öncelikle hayatınızın iplerini kimsenin eline teslim etmemeniz gerektiğinin farkına varmalısınız.

Sizin kurtarıcınız evlilik hayalleri kurduğunuz kişi değil, sizsiniz. Evliliğin bir kurtuluş yolu olmadığını, tüm zorlukların üstesinden el ele gelmek gerektiğini fark ettiğinizde, zaten kimseye taşıması gerekenden daha fazla sorumluluk yüklemeyeceksiniz.

Kendi kararlarınızı kendiniz alma cesaretini göstermek, hayatın getirdiği sorumlulukları almaktan çekinmeden özgürce yaşamayı istemek de bu sorunun üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır.

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arslanoglu

e evlenmezsen de evde kalıyor deniliyor türkiye de. evlensen de hastasın! ne yapsın millet. ki mantıklı olan 30 larda evlilik diğerleri evcilik.

googlehanim

Şey değil mi bu ya, Türk kızlarının %98'i?

_oishii_

bunu 18 yaşında evlendikten ve üzerinden 20 yıl geçtikten sonra öğrendiğim iyi oldu, ya geç kalsaydım

Görüş Bildir