Babası Tarafından Annesi Öldürülen Duygu'nun Aile İçi Şiddetin Gerçek Yüzünü Yansıtan Hikayesi

-
Abone ol

"Ben ne yazık ki küçükken annemin şiddetini görmeye maruz kaldım. Bu bir çocuğun en büyük travması."

Duygu Batu Bayrak... İçimizden biri, sokakta yanından hikayesini bilmeden geçtiğimiz binlerce kadından yalnız biri.

Gökhan Çınar'ın sunduğu Katarsis programına katılmasıyla hayat hikayesini dinleme şansımız oldu kendisinin. Açıkçası onunla birlikte bizler de ağladık...

"Evde çok şiddet vardı. Bıçakları saklardım evde. 'Baba n'olur vurma anneme' diye yalvarıyordum."

Duygu, şiddet olaylarının yaşandığı ve ebeveynlerin ayrılıklara rağmen "çocukları için" tekrar tekrar barıştığı bir evde büyümüş. Böyle bir ortamda büyüyen her çocuk gibi "Acaba babam anneme bir şey yapar mı?" korkusuyla geceleri çığlıklar içinde geçirmiş, evdeki bıçakları saklayarak önlem almaya çalışırmış.

"Ben ne yazık ki küçükken annemin şiddetini görmeye maruz kaldım. Bu bir çocuğun en büyük travması."

Annesine olan bağlılığını "ayak parmaklarını öperdim" diyerek anlatan Duygu, çocukken annesinin gördüğü şiddete şahit olmanın bir çocuğun yaşayabileceğini en büyük travma olduğunu söylüyor. Şiddeti gören kendisi olsa, bu kadar üzülmeyeceğini de ekliyor.

13-14 yaşlarına kadar hep annesiyle uyumuş, dışarı bile çıkmazmış. Annesini korumak için böyle yapmış olabileceğini söylüyor...

Çocuklukta şahit olduğu şiddet olaylarının hep birbirinin tekrarı olduğunu söylüyor Duygu. Her seferinde darp raporları almışlar, uzaklaştırma verilmiş, ayrı evler tutulmuş ama "çocuklar için" tekrar tekrar barışılmış. Küçükken Duygu, babasından boşanmadığı için annesine küsermiş... "Bir çocuk bunu ister mi?" diyor. Her kavgada uzak bir odaya saklanıp "Allah'ım bugün de bitecek" diye kendini nasıl sakinleştirdiğinden de bahsediyor.

Babasını anlatmakta zorlanıyor...

Küçükken babasının onu sevdiğini bildiğini söylüyor Duygu. Doğum günlerini hiç atlamazmış, her gün 5-6 kez telefonda konuşurlarmış. Fakat şimdi düşündüğünde babasına karşı çok nötr hissettiğini söylüyor. Baba ve kız gibi değil de, iki insan gibilermiş. Babası onun için bir sis, havada asılı kalmış bir yağmur damlasıymış...

"Salı günlerini hiç sevmezdim. Annemi de bir salı günü kaybettim..."

Duygu'nun hayatını sonsuza kadar değiştiren o kötü olay, o daha 17 yaşındayken yaşanmış. Üniversite sınavına girmesine 2 gün olduğu için arkadaşlarıyla Eyüp Sultan'a gitmiş. Her sabah annesini öperek çıktığı evden o gün aceleyle bunu yapmadan çıkmış. Akşamsa ulaşamadığı annesinin telefonunu "Anneniz babanız tarafından ağır yaralandı. Baba tarafından kimseye haber vermeyin" diyen acil tıp teknisyeni açmış...

"Optikte baba adı yazıyordu. O an o ismi yazmak dokundu bana."

Kavga çıkacağını anlayınca annesi eve polis çağırmış, cinayet polisin önünde işlenmiş. 22 Mart 2013 günü 7 kez bıçaklanan Yadigar Başaran Batu, ambulansın gelmesi, trafik, hastanelerin gelmemesi derken, yaralandıktan uzun süre sonra tedaviye alınabilmiş. Tedavi süresinde Duygu'ya sürekli annesini kaybedecekleri söylenmiş doktorlar tarafından. Genç kız bir de bu durumda üniversite sınavına girmiş. Optik kağıdında babasının adının yazmasıysa kendisine çok dokunmuş...

"Öleceğini söylüyorsunuz, göstermiyorsunuz. Ölecekse annemi ben daha ne zaman göreceğim?"

View this post on Instagram

Hayattan annemi geri istiyorum

A post shared by İÇİMDEKİ EPİLEPSİ (@duyguubatuu) on

En başlarda annesini görmesine izin verilmeyen Duygu, bu cümlelerle ikna etmiş hemşireyi. Böylece annesinin yanına olayın ardından ilk kez girmiş. O anda annesini yaralanmanın etkisiyle tanıyamadığını söylüyor. 20 Nisan'a kadar annesinin bilinci yokken, o gün Duygu annesiyle işaretlerle bile olsa konuşma şansı bulmuş, vedalaşmış. Yadigar Hanım, birkaç gün sonra maalesef vefat etmiş.

"Bize ne yaptığını görsün istedim."

Annesini morgda ve otopsi sonrasında da yalnız bırakmak istemeyen Duygu, annesini kendisi yıkamış. Otopsiden çıktığı için kanlar içinde kalan annesinin o halini ise babasının görmesini çok istediğini, hatta fotoğrafını çekip göndermeyi bile düşündüğünü söylüyor. Babası, onlara ne yaptığını görsün istemiş...

Duygu şu anda güzel bir aileye sahip güçlü bir kadın.

Okumuş, meslek sahibi olmuş, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmiş.

Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte dünyalar güzeli bir kız çocuğu sahibi olmuşlar.

Eşinin ailesini de bu kötü olaydan sonra yeni ailesi olarak kabul etmiş.

Yaşadığı olaylar üzerine farkındalık yaratmak amaçlı çeşitli kitaplar yazıyor. İki kitabı yayınlandı, üçüncüsüyse yolda.

View this post on Instagram

Ortadaki aşk çocuğu

A post shared by İÇİMDEKİ EPİLEPSİ (@duyguubatuu) on

Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz:

Duygu'ya ve ailesine mutluluklarının hiç solmadığı, saygı ve sevginin varlığını hep koruduğu bir hayat diliyoruz. Aslında hepimiz birer Duygu'yuz... Duygu yalnız değil.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Dio Banner
melis.kilic

18 yaşıma kadar yedim dayağını yedik dayağını! İşkenceler tehditler. Bıcak saklama olaylarını hep yaşadım. Çünkü defalarca annemle beni bıçakla kovaladı. Allahtan başka bir kadına aşık olup kaçıp gitti. Eğer ki gitmeseydi aynısını yaşama ihtimalimiz çok yüksekti. Aradan 12 sene geçti. Arada sırada sosyal medya hesabına bakıyorum gizli gizli. Evlenmiş çocuğu olmuş ne kadar da mutlu bir hayat yaşıyor. Çocuğu hep kucağında canım kızımlar bitanemler gözümün nuruları neler neler. Karısına hele hele nasıl aşk dolu bakışlar ne şiirler ne sözler..... Anasını satayım ya.

aaabbbcccddd

''Annesi Babası Tarafından Öldürülen Duygu'nun Aile İçi Şiddetin Gerçek Yüzünü Yansıtan Hikayesi'' Bu cümlede virgülün önemi kabak gibi ortaya çıkıyor.

aaabbbcccddd

yok yahu mal değilim, random gülüm efekti

Görüş Bildir