Araştırma Ortaya Koydu: Gençlerin Beşte Biri Duygusal Destek İçin Yapay Zekaya Başvuruyor
Yapay zekâ sohbet robotları, gençler arasında yalnızca bilgi edinmek için değil, duygusal destek almak amacıyla da giderek daha fazla kullanılıyor. ABD'de yapılan yeni bir araştırma, her beş gençten yaklaşık birinin stres, kaygı veya üzüntü gibi duygularla başa çıkmak için yapay zekâya başvurduğunu ortaya koydu. Uzmanlar ise bu eğilimin, özellikle ruh sağlığı açısından bazı riskleri beraberinde getirebileceği konusunda uyarıyor.
Yapay zekâ sohbet robotları, gençler arasında yalnızca bilgi edinmek için değil, duygusal destek almak amacıyla da giderek daha fazla kullanılmaya başladı.
ABD'de yapılan yeni bir araştırma, her beş ergen ve genç yetişkinden yaklaşık birinin üzgün, öfkeli, kaygılı veya stresli hissettiğinde yapay zekâ sohbet robotlarından yardım aldığını ortaya koydu. Uzmanlar ise bu eğilimin, özellikle ruh sağlığı alanında çeşitli riskleri beraberinde getirebileceği konusunda uyarıyor.
Araştırma kuruluşu RAND tarafından yürütülen ve sonuçları JAMA Pediatrics'te yayımlanan çalışmaya göre, 12-21 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 19'u duygusal sıkıntı yaşadıkları dönemlerde yapay zekâ sohbet robotlarından tavsiye aldığını belirtti.

Aynı grubun 2025 yılının başlarında yapılan benzer bir araştırmasında bu oran yüzde 13 seviyesindeydi. Son veriler, yapay zekânın gençlerin günlük yaşamında giderek daha fazla yer edindiğini gösteriyor.
Araştırmanın başyazarı ve RAND Kıdemli Politika Araştırmacısı Ryan McBain, gençlerin duygusal destek için teknolojiye yönelmesinin dikkat çekici olduğunu belirterek, ideal olanın bireylerin çevrelerinde güven duyabilecekleri insan ilişkilerine sahip olması olduğunu ifade etti.
Yapay zekâdan alınan tavsiyeler çoğunlukla faydalı bulunuyor.
Araştırmaya katılan gençlerin önemli bir bölümü, sohbet robotlarından aldıkları tavsiyeleri yararlı bulduğunu söyledi. Ayrıca katılımcıların yaklaşık yüzde 63'ü, yapay zekâdan psikolojik destek aldığını ailesiyle, arkadaşlarıyla veya çevresindeki kişilerle paylaşmadığını belirtti. Bu durum, yapay zekânın gençler için daha mahrem ve yargılanmadan iletişim kurulabilen bir alan olarak görüldüğüne işaret ediyor.
Uzmanlar, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar, uzun bekleme süreleri ve uzman eksikliği gibi nedenlerin gençleri alternatif çözümlere yönlendirdiğini düşünüyor. Yapay zekâ araçlarının günün her saati erişilebilir olması da bu tercihte etkili faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar risklere dikkat çekiyor
Ruh sağlığı uzmanları, yapay zekâ sohbet robotlarının terapi hizmeti sunmak veya kriz durumlarını yönetmek amacıyla tasarlanmadığını vurguluyor. Özellikle bazı sohbet robotlarının kullanıcıları aşırı derecede onaylayan yanıtlar verme eğiliminde olması, hassas bireylerde sanrıları güçlendirebilecek veya mevcut psikolojik sorunları derinleştirebilecek bir risk olarak görülüyor. Son dönemde bu durum, bazı uzmanlar tarafından 'yapay zekâ psikozu' olarak tanımlanıyor.
Psikiyatrist Dr. Jodi Halpern ise gençlik döneminin insanların güçlü sosyal bağlar geliştirdiği kritik bir süreç olduğunu belirterek, yapay zekâ sistemlerinin insan ilişkilerini taklit eden bir yapıya bürünmesinin sağlıklı olmadığını savunuyor. Uzmanlara göre sohbet robotlarıyla kurulan yoğun duygusal bağlar, gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığında yeni sorunlar ortaya çıkabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın