Amerikan Filmlerinin Bize Sürekli Yalan Söylediğinin Göstergesi Olan 15 Saçma Mevzu

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Filmlerde ne görüyoruz, ama aslında neler dönüyor? Bütün sorular burada!

Başlayalım.

1. Filmlerdeki bilgisayar arayüzlerini hatırlayalım.

Gördüğümüz: Bilgisayar arayüzlerini böyle alengirlidir.

Gerçekte: Böyle arayüzler pek yoktur, ve olanlar da bildiğimiz gibidir işte.

2. Bitmek bilmeyen zoom olayı.

Gördüğümüz: Sonsuz zoom. CSI dizilerinde ve dandik polisiyelerde sık sık rastladığımız bir olay bu da. 3 haneli piksellerle kayıt yapan 30 yıllık kameraların görüntülerinden her türlü detay keşfedilebilir.

Gerçekte: Pek mümkün değildir tabii. Nasıl olsun?

3. Öldün, çık.

Gördüğümüz: Silahlar kullanımı çok rahat ekipmanlardır. 

Gerçekte: Aslında silahlar çok daha gürültülüdür. Öyle ki, kapalı bir mekanda yapılan atış geçici/kalıcı işitme kaybına yol açabilir.

4. Yumrukların konuşması.

Gördüğümüz: Yüzüne açıktan 6-7 yumruk yiyen adama hiçbir şey olmaz. En ufak bir kırık ya da beyin hasarı almadan ayağa kalkar. 

Gerçekte: Bu da pek mümkün değildir. Bu yumruklar kişiyi ölüme götürecek kadar şiddetli olabilir.

5. Bitmeyen düşüşler...

Gördüğümüz: Ne kadar yüksekten atlarsan atla, aşağıda su, kum ya da yumuşatıcı herhangi bir şey varsa ölmezsin.

Gerçekte: Pek öyle değil. Gerçi, boğaza kendini bırakıp intihar edenlerin olduğu bir ülkenin sakinleri olarak bunu bilmememiz imkansız, ama yine de belirtmeden geçmeyelim.

6. Terapist sahnelerindeki muhteşem estetik.

Gördüğümüz: Her terapistte o garip Freudyen kanepeden vardır. 

Gerçekte: Bu ürünü pek kullanan yok. Genelde insan gibi standart koltuk ve kanepeyle idare ediliyor.

7. Şu bitmek bilmeyen İngilizce olayı.

Gördüğümüz: Herkes İngilizce konuşur. İngilizce konuşmuyorlarsa bile ikinci dil olarak İngilizce bilir. Genelde İngilizceyi anlayan ama konuşamayan Türkiye halkları için daha da acayip bir durumdur bu. 

Gerçekte: Herkes İngilizce konuşmaz. En azından Rusya steplerinde rastladığınız ilk köylü sizinle takır takır muhabbet etmeye başlayamaz. Mümkün değildir bu.

8. Hamileler.

Gördüğümüz: Hamile bir kadın doğuracağı zaman mutlaka suyu gelir. 

Gerçekte: Bu hep yaşanmaz. Doğum aşamasında ilk belirti olarak suyun gelmesi yalnızca %15 ihtimallidir.

9. Askerde Sniper olmak isteyen neslin ateşleyicisi.

Gördüğümüz: Sniper tam bir ölüm meleğidir. Uçanı kaçanı vurur. 

Gerçekte: Tam tersi, Sniper olmak hiç de kolay değil. Filmlerdeki basit görünümünün aksine, iyi bir atış yapmada mesafe, rüzgar hızı, yer çekimi ve hatta Dünya’nın eliptik konumunun dahi etkili olduğu söyleniyor.

10. Lanet olası lavlar!

Gördüğümüz: Lavlar, korku verici şeylerdir. İçine düşersek en büyük kabuslarımız gerçek olabilir. 

Gerçekte: Lavlar, içine düştüğümüzde bizi anında yutup oyun hamuruna çeviren şeyler değil. Çünkü lavların özkütlesi oldukça yüksek. İçine düşüp gömülmek için kurşun filan olmak gerekiyor.

11. G-Force nedir, nasıl atılır?

Gördüğümüz: G-Force pek önemli değildir. Herkes çok hızlı hareket edebilir, uçakla yere çakılabilir fakat ölmez. 

Gerçekte: Aslında ölür. Hatta mesela X-Men’deki Quicksilver sahneleri. Bu sahneler gerçekten mümkün olsaydı karakterler saniyesinde infilak eder ve duvara salça gibi yapışırlardı.

12. Baget ekmeği.

Gördüğümüz: Tüm alışveriş torbalarında mutlaka bir baget etmeği bulunur. 

Gerçekte: Aslında yoktur pek. En azından hepsinde. Hatta hayatında baget ekmeği almamış Amerikalıların sayısı azımsanamayacak kadar yüksek.

13. Dedektif bey!

Gördüğümüz: Dedektifler yalnızca o vakadan azledilince olayı çözerler. 

Gerçekte: Aslında böyle değildir. Dedektifler kovulmayı beklemeden de bu işi yapabilir. Efendi, görevine bağlı dedektifler de yok değildir hani.

14. Eğil, çünkü ateş ediyorlar.

Gördüğümüz: Arabadaysanız ve size ateş açılmışsa, yalnızca eğilerek bütün mermilerden korunabilirsiniz. 

Gerçekte: Araç zırhlı değilse kurşun durdurma özelliği pek yoktur hani.

15. Tren, otobüs dinlemem köteği vururum.

Gördüğümüz: Trenlerin, kamyonların üzerinde kavga etmek kolaydır. Atlar, zıplar, güreşirsiniz ama bir şey olmaz. 

Gerçekte: Bu da yanıltıcı bir konsept. Yüksek hızlarda ilerleyen bir trenin üzerinde dengede durmak, dengede durulsa bile düşerken olduğu yerde sabit kalabilmek zordur.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
spdrnm

hayır amk anlamıyorm sen nerde yaşıyosun türkiye şu devrimci olmaya çalışanlar varya hani hertürlü şeyde bok bulan ülkeyi kurtaracağını zanneden kendini Atatürk falan zanneden lan amına kodumun oğlu biz ingilizce konuşsak derler bak ruslar rusaça konuşuyo daha dilimize sahip çıkamadık ana dilimizi konuşsak başka dil konuşamıyoruz bi avrupa gibi olamadık Allahım o kadar sinirki bu tipler tam kazığa oturtmalık

nazli_has

Bi bu mu gözünüze battı?

monct

Doğru bilgiler var fakat bunlara Amerikan filmi demek yanlış olur çünkü Türk Sineması dahil pek çok sinemada mevcut bunlar. Örneğin o yumruk sahneleri falan. Ve bazı abartı sahneleri filme gerçekçilik ve anlaşılmasını kolaylaştırılmak için konulduğunu düşünüyorum. Bu da mesela hamile kadının doğum zamanı geldiğinde su gelme ihtimali varsa filmde bunun yaşanması normal.

orbay-turgay

yaw ezik gene gitmiş bir yerden çarpmış aklınca Türkiyeye uyarlamış . O kokuşmuş dünya görüşünüde acuk ıcından yamayayım noolcek demiş. bunun ağababalarıda amerigalı olduğu için algı çalışması hazırlığı. amerikalılar onlarda insan ikmek yemiolar ama olsun insanlar.

begumdebegum

Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne acı diyemeyene...

Başlıklar

İntiharRusyahamileolayoyun
Görüş Bildir