Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Almanya'nın Hanau Kentindeki Irkçı Terör Saldırısı Kurbanlarının Aileleri Korku Ve Tedirginlik İçinde

Anasayfa > Ajans

Almanya'nın Hanau Kentindeki Irkçı Terör Saldırısı Kurbanlarının Aileleri Korku Ve Tedirginlik İçinde

KÖLN (AA) - MESUT ZEYREK - Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020'de 4'ü Türk 9 kişiyi katleden ırkçı terörist Tobias Rathjen'in 73 yaşındaki babası Hans-Gerd Rathjen'in savcılığa yazdığı mektuplarda oğlunun suçsuz olduğunu iddia ettiği ve ırkçı ifadelerle mağdur aileleri ölümle tehdit ettiği ortaya çıktı.

Saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, Hanau'da ırkçı terörist Rathjen'in babasının korkusuyla yaşadıklarını, bu kişinin şehirden uzaklaştırılması ya da korunmalarına yönelik taleplerinin yanıtsız kaldığını söyledi.

Saldırıda yaşamını yitiren Gökhan'ın ağabeyi Çetin Gültekin, kanser hastası olan babası Behçet Gültekin'in bu acıya dayanamayarak 39. günde yaşamı yitirdiğini, geçen 11 ayda gözyaşı döküp acı içinde yaşadıklarını söyledi.

Olayın iç yüzünü öğrenmek amacıyla bilgi talep ettiklerini belirten Gültekin, 'Geçen ay elimize 20 bin sayfalık bir dosya geldi. Buradan anladığımız kadarıyla bu katil zanlısının babası Nisan 2020'den itibaren savcıya 20'den fazla mektup yazmış. Bu dilekçelerde ırkçı teröre kurban giden çocukların resmini astırdığı için Hanau Belediye Başkanı Claus Kaminsky'i vatan haini ilan etmiş. Oğlunun suçsuz yere öldürüldüğünü belirtip, 'adaletin yerine gelmesi için daha çok yabancının ölmesi lazım' ifadesini kullanmış.' şeklinde konuştu.

Gültekin, şöyle devam etti:

'Olaydan sonra babasını hastaneye götürmüşlerdi, iki hafta sonra evine Mart 2020'de geri geldi. Polisler bizi arayarak babasının eve geldiği bilgisini verdi ve bir delilik ya da hata yapmamamız konusunda bizi uyardı. Biz de diyoruz ki 4. aydan 9. aya kadar oğlundan daha tehlikeli yazılar yazıp savcılığa, polise yolladıysa ve 'Oğlunun intikamı için daha çok yabancının ölmesi gerektiğini' yazdıysa ve oğlunun iki silahını geri talep ettiyse polislerin bize uyarıda bulunmaması gerekiyordu. Ama polisler 'sakın ondan intikam almaya kalkmayın' diye aradı. Polis, 'ırkçı katilin babası silahları istiyor, siz tehlikedesiniz' diye bizi uyarmadı. Eğer silahları almış olsaydı belki şu an ben de öldürülmüş olabilirdim. Yaşının 73 olduğunu belirten Rathjen, ölümü hak eden bu kişilerin öldüklerini yaşarken görmek istediğini ifade etmiş. Yani 'ben çok yaşlandım bunu görebilmem için bu yabancıları zaman kaybetmeden öldürmeliyiz' diyor. Hanau polis karakoluna dilekçe verip, bu adamın burada olduğu sürece hayatlarımızdan endişe ettiğimizi söyledik ancak polisler hiçbir önlem almadı. Bir kişinin tehlike oluşturması için silahı olmasına bile gerek yok, araca bindiği zaman bile insanların içine sürebilir. O kişinin ehliyeti olması bile onun için bir silah.'

Yetkililerden o kişinin uzaklaştırılması ya da kendilerinin korunması yönünde talepte bulunduklarını aktaran Gültekin, 'Polis bizi korumadığı için biz sabah 05.00'ten akşam 09.00'a kadar güvenliğimizi sağlamak için o bölgede nöbete başladık. Almanya'da yaşıyoruz, yıl 2021, biz üçer saat, üçer kişi nöbet tutuyoruz. Bu adam dışarı çıkıp köpeğiyle üzerimize yürüyüp bizi tehdit etti, biz böyle bir tehlike içinde yaşıyoruz.' ifadelerini kullandı.

  • Bilindiği halde önlem alınmadı

Hanau'daki saldırıda hayatını kaybeden Sedat'ın annesi Emiş Gürbüz ise yetkililerin kendileriyle yeterince ilgilenmediğini söyledi.

Irkçı katil Tobias Rathjen'in bu katliamı yapacağının daha önceden belli olmasına rağmen önlem almayan güvenlik güçlerini eleştiren Gürbüz, 'Evladım göz göre göre diğer 9 kişiyle birlikte katledildi. Katliamdan sonra da yetkililer gelip anma yaptı ancak ondan sonra ortadan kayboldu ve bizimle kimse ilgilenmedi. Bizler bu olayı psikolojik sorunu olan bir kişinin tek başına yaptığına inanmıyoruz. Bu olayın arkasındakiler ortaya çıkarılmalı. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyoruz.' şeklinde konuştu.

  • 'Silahı neden hala elindeydi?'

Saldırıda yaşamını yitiren Fatih'in abisi Hayrettin Saraçoğlu ise 'Bu, büyük bir olay, olanları göz ardı etmesinler. Bu olay sırf bizi değil tüm Almanya'yı ilgilendiriyor. Bizim isteğimiz gerçeklerin ortaya çıkması. Ne amaçla oldu veya nasıl bir plan yaptı? Bunların sonuna kadar takipçisi olsunlar. Ben bu olayın uzun vadeli ve planlı yapıldığını düşünüyorum. Gidip silah eğitimi alıyor, olay yerine bakıyor, araştırma yapıyor, vuracağı yerlerin hepsini tespit ediyor.' değerlendirmesinde bulundu.

Saraçoğlu, 'Daha önce manifesto yazmış polise bildirmiş yani bu kişinin silahı neden hala elindeydi ve nasıl olur da böyle bir insan silah eğitimi alır? Kardeşimize üzüldük, üzüntümüzü yaşıyoruz. Kanuni yollardan olayın takipçisiyiz.' dedi.

19 Şubat 2021'in ırkçı terör saldırısının birinci yılı olduğunu hatırlatan aileler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerine rağmen bu yıl sınırlı da olsa olayın unutulmaması için bir anma töreni düzenlenmesini istediklerini, bu törenin nasıl olacağı konusundaki görüşmelerin ise yetkililerle sürdürüldüğünü ifade ettiler.

  • Irkçı terör saldırısında 9 kişi hayatını kaybetmişti

Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020 gecesi iki kafeye düzenlenen ırkçı terör saldırısında, aralarında 4 Türk'ün de bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetmişti.

Özel harekat timinin düzenlediği operasyonda, saldırıyı gerçekleştiren ırkçı terörist 43 yaşındaki Tobias Rathjen ve 72 yaşındaki annesi evinde ölü bulunmuştu.

Saldırgan Rathjen'in avcılık belgesi olduğu ve ardında bir mektupla video bıraktığı kaydedilmişti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel saldırıyla ilgili 'Irkçılık zehirdir, nefret de zehirdir ve bu zehir toplumumuzda vardır.' açıklamasında bulunmuştu.

Kaynak: aa:text:20210126:23586421
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?