Aklınızın Bir Köşesinde Dursun! Bilmeyenler İçin A’dan Z’ye Moda Terimleri Sözlüğü

-

Modayla ne kadar ilginiz olursa olsun, hayatınızın bir döneminde mutlaka bir yerden duyacağınız ve anlamını bilmeniz gereken moda terimlerini bir araya getirdik. Ne olur ne olmaz, aklınızın bir köşesinde dursun diyoruz.

Hazırsanız başlayalım.

Not: Terimler alfabetik sıraya göre sıralanmıştır.

Abiye: Sözlük anlamı “giyimli”, günlük giyimde öğleden sonra ve akşam giysilerinde uyumlu komple bir şıklığı vurgular.

  • Aba: Geniş, kaba,sert dokuma.Yünden yapılmış kaba kumaş (Sanat Terimleri Sözlüğü)

  • Adventure: Macera, serüven.

  • Agraf: Giyim eşyasını kapatmaya, birleştirmeye, alttan tutturmaya yarayan metal çengelli ve halkası bulunan bir tutturmalıktır.

  • Ajur: Delikli örgü veya dikiş

Aksesuar: Detay ve ayrıntı anlamına gelir. Sanat eserinde ikinci derecede gelen şeyler için de kullanılan bir sözcüktür.

  • Alpaka: Kuru, parlak görünüşlü, tiftik karıştırılarak dokunan bir kumaştır; yazlık elbise yapımında da kullanılır.

  • Alamode: Moda olan, ilgi çeken ve çok tutulan anlamındadır.

  • Anvelop: Üst üste kapanan giysi modeline verilen ad.

Androgyn (Androjen): Androjen stil, erkek ve kadın modasında aynı kesimlerin kumaş ve detayların kullanılması anlamına gelir.

  • Aplike: Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumudur.

  • Apre: Dokumacılıkta kumaş veya derinin cilalanmasında kullanılan maddedir.

  • Asker Çuhası: Kaba ve hafif keçeleşmiş, askeri elbise yapımında kullanılan kumaş türüdür.

  • Atlas: Satene benzer. Yalnız kumaşın yüzünde çözgü ipliği daha çoktur ve atkı iplikleri daha kalındır.

Avangart (Avant-garde): Öncü, çağdaş ama çağdaşlığın da ötesinde özgür ve özgün olma anlamına gelir. Serbestçe düzenlemeler, karşıtlığın birbirine uyumu anlamında da kullanılır.

  • Avangart tarz: Geceye dönük avangart giyim tarzında ise, midi boylar  asimetrik, yırtmaçlı ve düğme patlarından tatbik edilen yırtmaç efektleri anlamındadır.

Blazer: Kruvaze kapanan metal düğmeli spor ceket.

  • Batik: Doğuda binlerce yıldır uygulanan, ilk kez XVII. yüzyılda Hollandalılar tarafından Avrupa’ya getirilmiş olan bir kumaş baskı ve kumaş boyama tekniği. Kumaş bal mumu tabakaları ile yer yer desen özelliğine göre örtülerek  boyama yapılır. Daha sonra bal mumu çözdürülür ve böylece istenen desen sağlanmış olur.

  • Baggy: Çok bol

  • Baguette bag: Uzun, küçük, dar çanta

Bootie: Kısa bot

  • Bluzan (Blouson): Fransızcadan Türkçeye bluzan olarak geçmiştir. Kalçaya sıkıca oturarak biten kısa ve bol, spor bluz.

  • Body: İngilizcede vücut anlamına gelen kelime, giyimde vücudu deri gibi saran ve bacak arasında birleşen kollu, kolsuz giysidir.

  • Biye: Kol, yaka, etek vb.  giyside kenarlara geçirilen aynı ya da başka kumaşla dikilen ince şerit.

  • Brokar: Altın ve gümüş desenleriyle süslü, zengin bir oryantel ipektir.

Country stil: Kır veya köye ait, kaba stil.

  • Capri: Boyu dizin altında olan pantolon anlamındadır.

  • Cool Chic: Sık, feminen ve çabasız görüntüye verilen isim.

  • Çizgi: Hareket halindeki noktanın belirli bir yönde gidişidir. Sanatsal zincirinde, sembolik, iş görmek için bulunmuş bir grafik öğesidir.

  • Çima: Giyimde 1 mm üstten çekilen süs dikişidir.

  • Camisore: Kadın iş gömleği

  • Clutch: Elde taşınan, askısız çantalar için kullanılan bir terim.

  • Coutre: Kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise.

  • Cardigan: Yün hırka

Diagonal: Verevine çizgiler

  • Demode: Modası geçen 

  • Distortion (Distorsiyon): Çarpıtmak, biçimini bozmak, kırmak, bükmek, tahrip etmek, deforme etmek.

  • Doku: Görme ve dokunma duyularıyla kavranabilen, homojen, yüzeysel etki öğesi.

  • Domese: “Domesko” adı da verilen, dokuması kendinden desenli Hint kökenli bir kumaş çeşididir.

  • Döminent: Ara renk. Resimde iki ton arasındaki ara renk.

Döpiyes: Yaygın olarak görülen bu deyim Fransızca iki parça anlamına gelen ''deux piéces'' sözcüklerinden üretilmiş, etek ve ceketten oluşan giysi demektir.

  • Drapaj: Drape gibi dökümlü asimetrik modellerin kumaş, kağıt vb.  malzeme ile manken üzerinde çalışılması.

  • Drape: Birçok büzgünün bir yerde toplanmış hali. Kelime anlamı buruşmuş, kırışmış demektir. Kumaşın giysi yapımında ince pililerle işlenerek kullanılması. Bu kullanım belde, bedende veya kalça üzerinde, giysinin belli bir bölgesinde olabildiği gibi giysinin tümünde de olabilir.

  • Dublifast: Çift yüzlü kumaş, iki taraflı kumaş. İki kumaş dokunup ortada ipliklerle birleştirilir. İki yüzün renk ve deseni birbirinden farklı olabilir.

  • Düşes: Parlak, düzgün, akıcı, ağır bir saten kumaştır.

Espadril: Bez ayakkabı

  • Empirme: Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi.

  • Elegan: Şık ve sade

Floral: Çiçekli

  • Fay: Atkıda hafif bir çıkıntı yaparak sıkıca dokunmuş parlak bir ipektir.

  • Flat: Düz yassı topuk

  • Floral: Çiçekli

  • Frotaj: Sürtme, belli dokulu yüzeylerin üzerine kağıt konularak alttaki görüntünün  alınması için boya ile yüzeyin ovalanması.

  • Fashion Victim: Moda kurbanı

  • Full skirt: Büzgülü bol etek

Güvez: Mora çalan koyu kırmızı renge güvez denir. Halk dilinde patlıcan moru diye de tabir edilir.

  • Gusto: Zevk

  • Gaze: 5mm, 7mm üstten çekilen süs dikiştir.

Himation: Kalın ve uzun pelerin biçimde antik Yunan giysisi.

  • Haute Couture: Türkçe okunuşu hotkutür olan kelime, kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelir; dilimize Fransızca‘dan geçmiş bir moda terimidir. Tam karşılığı ise “ısmarlama”dır. Buna karşın, her özgün ya da kişiye özel yapılan tasarım haute couture olarak sınıflandırılamaz. Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin beğenisine göre hazırlanan giyim türüdür. Yani kişinin kendi tercihlerine (renk, aksesuar, taşlar v.b.) göre yapılan tasarımlardır. Gelinlik buna en iyi örneklerden biridir.

  • Hint Sarısı: Kehribar sarısına yakın bir tür sarı renk.

  • Honan ipeği: Çin’de Ham Tussah ipeğinin dokunduğu yerin ismini alan ipektir. Şantung'dan daha pürüzsüzdür.

İpek: İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok esnek ve parlak tel.

  • İpek Saten: Pürüzsüz parlak ipektir.

Jorjet: Karışık, krep dokulu bir ipektir. Şifondan daha ağır ve akıcı bir kumaştır.

Kloş: Uçlarına doğru çan şeklinde açılan etek

  • Kapitone: İki kumaş arasına pamuk, elyaf ya da yün gibi yumuşak malzemelerin yerleştirilip dikilmesi.

  • Kitsch: Almanca “Verkitschen” kelimesinden türeyen kitsch, bir şeyin yerine bir başka şeyi koymak anlamına gelir.Aynı zamanda değersiz eser, zevksizlik, duygusallık ve gerçekle çakışmayan anlamı da taşır. Kitsch’te bir şeyin “-mış gibi” olan yanı vurgulanır. Malzeme gerçek kişiliğinden dışlanıp “gibi”ye yöneltilir. Örneğin; tahta boyanıp demir gibi gösterilir. Kitsch ürünler özellikle kırsal kesimden kentsel kesime geçiş sürecinin yaşandığı toplumlarda çok sık görülür. Tüketim zevksizliğinin gelişimine ait örneklerdir.

Kardigan: Önden düğmeli örgü ceketler

  • Klasik: Zamanı olmayan çeşitli sezonsal modifikasyonlarla her zaman aktüel olan klasik giyim.

  • Koleksiyon: Giyim profesyonelleri ve özellikle kreasyon terzilerince basına ve alıcılara tanıtılan modellerin tümü. Mevsimlik koleksiyonlar hazırlayarak bunları canlı mankenler üzerinde tanıtma düşüncesini 1858’de Charles Frederic Worth ortaya attı.

  • Kompoze (Fr.  Compozé): Sakin, yalın.

  • Konfor (Fr.  Confort): Günlük hayatı kolaylaştıran, rahat.

Krep Döşin: Yumuşak ve akıcı, buruşmaz yüksek kalite bir ipektir.

  • Kontrast (İng.  Contrast): Her türlü sanatsal kompozisyonda renk değerleri yada diğer nitelikler açısından öğeler arasındaki karşıtlık. Karşıt, aykırı, renklerin, duyguların, etkilerin zıtlaşması.

  • Kontur: Etraf çizgisi anlamındadır. Kesimde ve çizimde biçimin sınır çizgisi. Taslak çizgilerden farkı anlatım kararlılığıdır.

  • Kreasyon: Kişisel yaratıcı gücün giyimin tarihsel evrimi ışığında çağdaş koşullarla birleşmesinden oluşan renksel ve çizgisel bir tasarımdır.

Look: Görünüş ifade, tarz anlamında kullanılan kelime.

  • Loafer: 1800’lü yıllarda İngiliz kraliyet ailesi için icat edilen, kenarlarındaki deliklerden ip geçtiği için kolayca esneyenler de “side-gusset”ler. Zamanında Amerikan öğrencilerinin ayakkabının önündeki ince yarığa bozuk para sokarak kendi tarzlarını yarattıkları için bu ismi almış.

Manşon ( Fr. Manchon): İçinde soğuk havalarda ellerin sıcak tutulduğu aynı zamanda çanta görevi de olan rulo biçiminde kürk. Rus aristokrasisi kızaklarda ellerini ısıtmak için yaygın olarak kullanılırdı. Bu aksesuar sonraları Avrupa’ya da yayıldı.

  • Masculin: Erkeksi giyim tarzı.

  • Melanj: Karışık şey, muhtelif şeylerden ibaret.

  • Metropolitan: Büyük şehre ait.

  • Mink: Küçük memeli olan vizonun kürkünden yapılan kürk.

  • Missomi: Bir çeşit tüylü iplik.

  • Mistik: Esrarlı.

  • Moda (İng. Fashion): Giyim, davranış, ev döşeme, makyaj gibi alanlarda topluma ya da toplumun geniş bir kesiminde yaygın, ortak tutum ve anlatım özellikleri bütünü.

  • Moda Resmi: 1770’ten itibaren elbise modellerinin silüet üzerinde artistik biçimde çizmek.

  • Modelist: Modacının yarattığı modeli giysiye dönüştürmek üzere çizgi aşamasından alarak malzeme ile kalıplara dönüştüren teknisyen.

  • Modernlik: Yılların akımlarını spor elementlerle birleştirip gelecekte yaşatmak isteyen giyim tarzı.

  • Muare: Su dalgası ya da ağaç kabuğu gibi yanardöner görünüşlü, taftaya benzer bir kumaştır.

  • Mutasyon: Değişim, başkalaşma.

Organze: Şeffaf bir ipektir. Sertçe ve hafif parlaktır.

  • Optimist: Yaradılış gereği her şeyin iyi yanını görme eğilinde olan, iyimser.

  • Ornate: Şatafatlı.

Pret A Porter: Hazır giyim, konfeksiyon.

  • Polikromi: Çok renklilik.

  • Prezantasyon: Arz, takdim etmek, sunuş, huzura çıkma.

  • Promosyon: Bir ürünün kamuya tanıtımı.

  • Proporsiyon (Proportion): Nispet, oran. Parçaların birbirine olan oranları, parçalar arasındaki ilişkiler.

  • Proses: Süreç.

  • Prototip: Ele model olarak alınan esas orjinal, numune.

  • Prova: Bir şeyin amacına uygun, istenen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme.

Retro: Modada geçmişe dönüş eğilimi için kullanılır.

  • Raport: Kumaş yüzeyinde görülen biçimlerin, kumaş deseninde tekrar eden en küçük birimidir.

  • Ritim: Çizgi, tuş vb. değerlerin bir uyuşum içinde tekdüzelikten kurtulmuş bir estetik yaratmış olarak hareket sağlayışı. Bir sanat yapıtında biçimlerin uyuşumuyla elde edilen akıcılık veya devamlılık.

  • Reprezantasyon: Temsil etme veya sanat tarihinde figür resmi anlamında kullanılır.

Stiletto: Yüksek ve ince topuklu kadın ayakkabısı.

  • Sadelik: Net ve basit formlarla yalınlıktaki güzelliği yaratan giyim.

  • Sangin: Demir oksitli, kremit renginde bir boyadır.

  • Sepya: Sepia. Siyaha çok yakın tonda koyu kahverengi. Mürekkep balığından elde edilir.

  • Silüet (Fr. Silhouette): Bir insanı profilden ve kesin konturlarla sınıflandırılmış bir leke biçiminde betimleyen resim.

  • Skinny Jean: Tayt gibi vücudu saran jean modeli.

  • Slim-fit: Üzerimize oturan ve kişiyi daha ince gösteren dar kalıptaki giysilerdir.

  • Sock: Eskiden komedi aktörlerinin giydikleri bir çeşit pabuç. Kısa çorap.

Sofistike: Yapmacıklı, hayatta çeşitli yöntemler uygulayıp doğallığını kaybetmiş kimse. Karmaşık yapılı.

  • Soft: Yumuşak, sakin, nazik, uysal.

  • Soket: Kısa çorap.

  • Spiritüal: Tinsel, manevi.

  • Stil: Sanatçının eserlerindeki müşterek anlatım tarzı.

Stilist (Fr. Styliste): Bir moda koleksiyonunun ürünlerinde kendi yaratıcılığı ya da seçimiyle, çizgileri ve kullanılacak malzemeyi belirleyen ve bu ürünlerin hazırlanışını denetleyen kişi.

  • Straplez: Omuzları tamamen açıkta bırakarak vücudu saran ve belde biten küçük giysi.

  • Şifon: Şeffaf ve hafif bir kumaştır. İpek ya da sentetik olabilir.

  • Şömizye: Belli biçimdeki bluz anlamında kullanılır. Küçük yakalı takma kollu, kolları manşetli ve önden düğmeli klasik bluz.

Ton Chauds (Sıcak Tonlar): Kırmızıya doğru turuncu ile başlayan, sarıdan kahverengiye kadar derece derece giden tonlardır.

  • Tayyör (Fr. Tailleur): Fransızca'da terzi anlamında da kullanılır. Giysi bütünlüğünü yansıtarak vücuda oturan etek ve ceket takımıdır.

  • Ton Lokal: Esas ton, temel ton, varlıkların temel rengi.

  • Ton Monte: Yükselen, şiddetli ton.

  • Ton: Boyalı bir cismin parlama ve kuvvet derecesi. Resimde aynı rengin açıktan koyuya derecelenmesi.

  • Tonlama: Bir kompozisyonda devamlı kullanılan renk düzenlenmesi.

  • Ton Froid (Soğuk Tonlar): Beyaz olan, limon sarısından, yeşil ve mavili, siyaha kadar olan tonlardır.

  • Tranquil: Sakin, huzurlu.

Trend setter: Modayı, trendleri belirleyen kişi.

Trend: Eğilim, yöneliş.

Triko: İnce gözenekli ve rahat dokuma.

Truvakar: Fransızca'daki sözlük anlamıyla çeyrek demektir. Giyimde ise uzun ceket veya kısa manto anlamının yanı sıra dirsekte biten kol boyuna da denir.

Tweed: Yüzeyi kabarık dokunan yünlü kumaş.

Unisex: Tek cins

  • Ultramarin: Lacivert renk

  • Urban: Şehir yaşamı

Vintage: Geçmiş dönemlere ait tek ve özel parça ya da koleksiyonlara verilen ad.

  • Valör: Aynı rengin en koyusundan, en açığına kadar derecelerine denir. Rengi etkileyen siyah beyaz oranıdır. Resimde bir parçanın ya da detayın aydınlık veya karanlık açısından bir diğer parça ya da detayla olan ilişkisidir. Koyu-açık derecelerini anlatır. Derinliği kuvvetlendirmek için kullanılan şekillere uygulanan resme ait elemanlardır.

  • Volan (Fr. Volant): Verev kumaştan kavisli olarak kesilip, giysiye dar kenarlarından düz eklendiğinde geniş tarafıyla fırfıra dönüşen parça. Fırfır yapılacak parça düz kesilip  büzgülerle zenginleştirilir. Volanda ise büzgü yoktur.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
semiakaygisiz

Güzel şeyler yazıyor ama mesela okunuşlarıyla birlikte de verebilirsiniz

adekaj

ikincisinsen sonra biraktim galiba bana gire degil bu icerik(bunu neden yazdim bilmiyorum)

Görüş Bildir