Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Akılları Her Daim Meşgul Etmiş Bir Konu: Beynimizin %10'unu Kullandığımız Doğru mu?

Anasayfa > Gündem

Beynimizin yalnızca %10’unu kullandığımıza dair yaygın inanışı masaya yatırma vakti.

Sanılanın aksine, durumu ispat eden bilimsel bir kanıt veyahut araştırma mevcut değil.

Sanılanın aksine, durumu ispat eden bilimsel bir kanıt veyahut araştırma mevcut değil.

Modern beyin taramalarıyla, beynin bütününde aktivite gözlemlenebiliyor.

Peki nereden çıktı?

Peki nereden çıktı?

Kim bilir?

Sürekli böylesi ifadeleri barındıran bu insan potansiyeli övgüsününün çıkış noktasını bulmaya çalışalım. 

Birkaç teori mevcut. En meşhuru tahmin edebileceğiniz gibi Einstein’a izafe edilen özellikler ve ifadeler.

Yaygın bir inanışa göre Einstein, devrimsel çalışmalarını beyninin yüzde 10’undan fazlasını kullanabilmesine borçlu olduğunu söylemiş.

Yaygın bir inanışa göre Einstein, devrimsel çalışmalarını beyninin yüzde 10’undan fazlasını kullanabilmesine borçlu olduğunu söylemiş.

Fakat ünlü fizikçinin böyle bir ifadesi bulunmuyor.

Başka bir teori de, bir kitabın önsözünde kullanılan hatalı bir ifade.

Başka bir teori de, bir kitabın önsözünde kullanılan hatalı bir ifade.

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı isimli (How To Win Friends and Influence People) çok satmış kişisel gelişim kitabının önsözünü kaleme alan Lowell Thomas, ABD’li duayen psikolog William James’den bir alıntı yapıyor: “Sıradan bir insan zihinsel kabiliyetinin yüzde 10’unu kullanabilir”

Aslında alıntılanan sözde bahsedilen kavram zihinsel kabiliyet değil, zihinsel enerji. Yani tamamiyle farklı bir konsept ve işaret noktası.

1930’larda çalışmalar yapar beyin cerrahı Wilder Penfield’ın “sessiz korteks” teorisinin de mitle bağlantılı olduğu düşünülüyor.

1930’larda çalışmalar yapar beyin cerrahı Wilder Penfield’ın “sessiz korteks” teorisinin de mitle bağlantılı olduğu düşünülüyor.

Bu çalışmaya göre elektrik verilmesine rağmen herhangi bir fonksiyonu gözlemlenemeyen beyin bölümleri mevcuttu. Günümüzde bu bölümlerin tamamiyle fonksiyonel olduğu ortaya konmuş durumda.

Son on yılda bu mit üzerine bina edilmiş pek çok sinema filmi ve televizyon dizisine imza atıldı.

Son on yılda bu mit üzerine bina edilmiş pek çok sinema filmi ve televizyon dizisine imza atıldı.

Lucy, Limitless, Heroes gibi bu yapımlarda “beyninin yüzde yüzünü kullanmak” durumu bilim sınırları içerisindeymişçesine kurgulanarak pazarlandı.

Avrupa ve ABD çapında yapılan pek çok araştırma ve anket, çoğu insanın halen bu mite inandığını ortaya koyuyor.

Avrupa ve ABD çapında yapılan pek çok araştırma ve anket, çoğu insanın halen bu mite inandığını ortaya koyuyor.

İnsanlar bu konsepte son derece ilgi gösteriyor. “İnsanın gerçek potansiyeli ve yapabilecekleri” fikri ne olursa olsun kitleleri cezbediyor. 

Kapasitemizi ve yapabileceklerimizi belirleyen şeyin, bizim kontrolümüzde olmayan bir fiziksel özellik olduğu fikri, çoğu insanı rehavete sürükleyen bir zincirin ateşleyicisi aynı zamanda. Ortalamadan daha zeki olan kişiler, kapasiteleri gereği diğerlerinden daha az çaba sarf ederek başarıya ulaşmayı yeğliyor. Sıradan insanlar ise başarısızlıklarını, sahip olmadıkları bir özelliğe bağlamayı tercih ediyor.

Beynimizin ya da zekamızın kapasitesi bir kenara dursun…

Beynimizin ya da zekamızın kapasitesi bir kenara dursun…

İnsanlığın serüveni gösteriyor ki; yapabildiklerimiz sınırsız. Şartlar ve eldekiler ne olursa olsun pek çok şeyin altından kalkabiliyoruz. Belirsizliği yazgı olarak kabul etmek yerine, harekete geçmekte fayda var!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
244
37
30
16
10
10
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Jack Klein

%100'ünü kullanıyoruz.Bu ispatlandı.Hollywood filmlerini fazla izlerseniz,%10'unu kullanırsınız.

Pasif Kullanıcı

bu dünyada söylenmiş en kötü klişedir en fonksiyonsuz durumda bile beynimizin %30unu kullanırız ki buda uyku halidir ve aslında hormonlarımız duyularımız yaş... Devamını Gör

Bilim Aşığı

Bu konuda dine imana bağlandığına göre dağılabiliriz.