Akdeniz'deki 10 Tonluk Hazineyi Çıkarmak İçin 10 Yıl Boyunca 22 Bin Dalış Yaptılar
Akdeniz’in karanlık sularında 3 bin 300 yıl boyunca bozulmadan kalan devasa deniz ticareti yükü, su altı arkeolojisi dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. 1984 ile 1994 yılları arasında Amerikalı ve Türk uzmanlar, Türkiye’nin güney sahillerinde toplam 22 bin 413 tehlikeli dalış gerçekleştirerek dönemin en kapsayıcı su altı araştırmasını tamamladı. On yıla yayılan bu uzun soluklu bilimsel çalışma neticesinde, Tunç Çağı’na ait en iyi korunmuş ticari gemi batığı tüm unsurlarıyla ortaya çıkarıldı.
Detaylar 👇
Sünger Avcısının Tesadüfi Keşfi Arkeoloji Dünyasında Yeni Bir Dönem Başlattı
Büyük keşif süreci, 1982 yılında Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarında yer alan Uluburun civarında sünger avlayan yerel bir dalgıcın dipteki sıra dışı metal birikintilerini fark etmesiyle başladı. Köşelerinde tutamakları bulunan ve geleneksel öküz gönü biçiminde dökülmüş olan bu nesneler, kısa süre içinde antik döneme ait bakır külçeler şeklinde teşhis edildi. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine Teksas A&M Üniversitesi bünyesindeki Deniz Arkeolojisi Enstitüsü kurucusu George Bass başkanlığında incelemeler başlatıldı. Bölgede yürütülen ilk tespit çalışmaları, M.Ö. 1320 tarihlerinde batan geminin eşsiz bir tarihsel kargo taşıdığını kesinleştirdi.
Zorlu Sualtı Koşullarında Yürütülen Çalışmalar On Bir Yıl Boyunca Kesintisiz Sürdü
Deniz tabanının 44 ila 62 metre derinliklerindeki dik ve kayalık bir alanda çalışma yürütmek, bilim insanları açısından son derece yüksek güvenlik riskleri barındırıyordu. Çalışma grupları dik yamaçlara kurulan kara kamplarında ve araştırma gemilerinde aylarca konaklayarak operasyonu yürüttü. Dalgıçlar, yüksek basınç riskleri nedeniyle günde sadece iki defa ve en fazla yirmişer dakikalık sürelerle dipte kalabildi. Dipteki hassas tarihi eserlerin emici ekipmanlarla tortulardan temizlenmesi, konumlarının haritalandırılması ve deniz suyunda zayıflayan külçelerin özel kimyasallarla güçlendirilerek yüzeye taşınması işlemi tam on bir yılda bitti.
Gemi Enkazından Çıkarılan Ham Maddeler Antik Küresel Ticaret Ağının Büyüklüğünü Kanıtladı
Suyun altından çıkarılan tarihi parçalar, antik dönemin üretim imkânlarını açıkça gözler önüne serdi. Gemide bulunan 354 adet külçe halindeki 10 ton bakır ile 1 ton kalay, dönemin bronz üretimi için gerekli mükemmel oranları sağladı. Bu devasa hammadde kapasitesi, o dönemdeki 5 bin kişilik bir askeri birliğin tüm donanımını karşılayacak ölçeğe ulaştı. Yapılan bilimsel analizler bakırın Kıbrıs’tan temin edildiğini, kalayın ise Toroslar ile Asya’nın iç bölgelerindeki madenlerden ticaret yolları üzerinden bölgeye getirildiğini gösterdi.
Külçelerin yanı sıra kobalt mavisi cam bloklar, fildişleri, terekeme kapları ve Mısır Kraliçesi Nefertiti’nin adını taşıyan altın bir mühür ele geçirildi. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi bünyesinde sergilenen bu benzersiz batık, antik çağdaki uluslararası ticaret ağlarının derinliğini belgelemeyi sürdürüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın