article/comments
article/share
Haberler
Ağaçların Altında Bir Mucize: Ormanya'nın Rekor Gecesi

etiket Ağaçların Altında Bir Mucize: Ormanya'nın Rekor Gecesi

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

'Hayat geçip gidiyor, Salvatore. Terk ettiğin bu yere dönme. Geride bakma. Dönme ve geri bakma.' — Alfredo, Cinema Paradiso (1988, Giuseppe Tornatore)

Bir yaz akşamının üzerine düşen o ilk karanlık parçası vardır — gündüzün yorgunluğunu omuzlarından atan, insanı aniden çocukluğunun ortasına bırakan türden bir alacakaranlık. Gökyüzü henüz kararıp bütünüyle geceye teslim olmadan, ağaçların tepelerinde biriken o sarımtırak, pembemsi, turuncu belirsizliğin tam ortasında kalmak gibi bir şeydir bu: ne tamamen geride bırakılmış bir güne ait olmak, ne de yeni bir sayfanın ilk satırına dokunmuş olmak. Tam o eşikte, zamanın ikiye katlandığı o tuhaf anda, insanın içinde bir şeyler canlanır. Nereden geldiği bilinmez, hangi çocukluk yazından taşındığı hatırlanmaz; ama orada, göğsün bir yerinde, sıcacık ve canlı durur.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İşte Kocaeli'nin Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nda yaşanan o gece tam da böyle bir andı.

İşte Kocaeli'nin Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nda yaşanan o gece tam da böyle bir andı.

Geçen yaz, saat 20.30'un biraz öncesinde, beş bini aşkın insan ormanın içine aktı. Yanlarında taşıdıkları sandalyeler, koltuk altlarına sıkıştırılmış battaniyeler, çantalarının içine tıkıştırılmış küçük sürprizler ve en önemlisi hafızalarından bihaber, henüz yaşanmamış bir anın ağırlığıyla çocuklukları vardı. Kimileri kendi çocuğunun elinden tutarak, kimileri yıllardır beraber nefes aldığı sevgilisinin koluna yaslanarak, kimileri ise yalnız geldi; ama hiçbiri gerçekten yalnız değildi o gece. Çünkü orman, insanı kalabalıklaştırmayı bilir. Ağaçların arasından geçen rüzgar bile bir tür şirket sunar, yaprakların hışırtısı bile bir tür söz.

Sinema, belki de icat edilmiş en kadim kolektif düş biçimidir. Karanlıkta, yan yana, aynı hayale aynı anda ortak olmak bu kadar basit, bu kadar saf bir şey. Ama modern şehir hayatı bu deneyimi giderek camın, klimanın, reklam aralarının ve cep telefonu ekranlarının arkasına hapsetti. Perdeler plastikleşti, koltuklar kibarca mesafe koydu aramıza, mısırın kokusu bile yapay bir florasan ışık altında soldu. Biz de yavaş yavaş unuttuk: sinemanın aslında nerede yaşadığını. Gökyüzünün altında, toprağın üzerinde, başka insanların sıcaklığı yanı başındayken yaşadığını. Yıldızların yukarıdan seyrettiği, ağaçların kulak verdiği o eski, eski biçiminde.

Ormanya o geceye bu unutuşu geri verdi.

Ormanya o geceye bu unutuşu geri verdi.

Parka girişte sizi ilk karşılayan şey bir evdi — ama ne ev! Rengarenk balonlarla gökyüzüne yükselen, sizi anında Carl Fredricksen'in pencere pervazına taşıyan, bir ömrün birikmiş sevgisini binlerce balonun ipine bağlayan o uçan ev. Ormanya atölye ekibinin ellerinden çıkma, sanki filmden koparılıp gerçeğe yerleştirilmiş bu maket, çocukların gözlerinde bambaşka bir ışık yaktı. Küçük eller uzandı ona, küçük gözler büyüdü, küçük ağızlardan çıkan 'bak, bak!' sesleri ormanın içine karıştı. Ama büyüklerin de, dikkat edin, o anda dudaklarının köşesinde bir şeyler belirdi kırk yıl önceki bir sabahın hafızası, ilk kez sinemaya götürüldükleri günün titreyen heyecanı, ya da daha derinde bir şey: 'her şeyi bırakıp gidebiliriz' hissi. Hafifçe. Geçip giden bir rüzgar gibi.

Gösterim başladığında, ağaçlar perde oldu.

Gösterim başladığında, ağaçlar perde oldu.

Gecenin kendisi, en iyi sinema salonuna dönüştü. Mısır kokusu ormanın nemli toprak kokusuyla buluştu; çay bardaklarından yükselen buhar, serin ağustos havasıyla kucaklaştı. Kahkahalar, alçak sesli fısıltılar, küçük bir çocuğun babasının kulağına eğilerek sorduğu 'o köpek ölecek mi?' endişesi bunlar hiçbir sinemada yazılmış senaryo değildi, ama o geceyi asıl anlatan satırlardı.

Ve sahnenin önünde duran boş koltuk. Üzerinde yalnızca birkaç kelime: 'Bu koltuk Gazze'li çocukların umutları için saklıdır.'

Bir akşam eğlencesinin tam kalbine yerleştirilmiş bu boşluk, gecenin en ağır ve en saf anıydı.

Bir akşam eğlencesinin tam kalbine yerleştirilmiş bu boşluk, gecenin en ağır ve en saf anıydı.

O koltuk dolmadı. Boş durdu. Ama o boşluk, binlerce insanın bilinçaltında bir yere oturdu ve bir daha kalkmadı. Sevinç ile acı, aynı gecede, aynı ağaçların altında, birbirini yok etmeden var oldu — çünkü gerçek insan toplulukları böyle olur. Neşeyi tutarlar, kederi de bırakmazlar. Her ikisini de onurlu bulurlar.

Ve çocuklar o gece en güzel kısmı onlar yazdı. 'Hayal Kumbarası' adını verdikleri atölyede, minik elleriyle kağıtlara geleceklerini yazdılar. Umutlarını, düşlerini, belki annelerinden istedikleri bir oyuncağı, belki dünyanın daha iyi bir yer olmasına dair henüz kelimelere tam sığmayan bir dileği ve kumbaraya attılar. Bu dileklerin bir gün gerçeğe dönüşeceğini söylediler onlara. Çocuklar buna inandı. Çünkü çocuklar hâlâ balonların evi uçurabileceğine inanır.

Belki de biz büyükler için Ormanya'nın o gecesinde en kıymetli olan şey buydu: Bir an için, o da inandık.

Saat 22.00'de gösterim sona erdi. İnsanlar sandalyelerini topladı, çocuklar son kez uçan eve baktı, orman giderek boşaldı. Ama bir şeyler geride kaldı ağaçların kabuğuna sinmiş bir gülüşün yankısı, toprağa düşmüş bir mısır tanesinin yanında, o boş koltuğun sakin ve vakur duruşu. Ve beş bin insanın, tek tek evlerine dönerken kalplerinde taşıdığı o tuhaf sıcaklık tam adını koyamadıkları, ama tanıdıkları bir şey.

Nostaljinin tam tarifi belki de budur: Henüz bitmemiş bir şeyin özlemini duymak. O geceyi daha yaşarken, o geceyi özlemek.

Instagram

X

Linkedin

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam