Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket 98. Yıldönümünde İstiklal Marşı'nın Sözleri ve Yazılışı Hakkında Bilmeniz Gereken 12 Önemli Bilgi

Anasayfa > Iq

İstiklal Marşı sözleri her zaman içimizde muhteşem bir duygu ve heyecan uyandırır.

İstiklal Marşı'mız, yazarı Mehmet Akif Ersoy ve bestecisi Osman Zeki Üngör hakkında çok bilinmeyen birkaç hususu, İstiklal Marşı'nın kabul edildiği bugünde sizlerle paylaşıyoruz.  

Ayrıca İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 98. yıl dönümünü kutluyor, Mehmet Akif Ersoy'u minnetle anıyoruz.

1. Nasıl karar verildi?

1. Nasıl karar verildi?

Toplumda milli bilinci güçlendirmek, bağımsızlık coşkusunu artırmak ve aynı zamanda bağımsız bir devlet olmanın da gereği olduğu için bir milli marşa gerek duyuldu.

2. Kim önerdi?

2. Kim önerdi?

Milli marş yazılması için öneriyi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) verdi, öneriyi uygun bulan Milli Eğitim Bakanlığı “İstiklâl Marşı Yazma Yarışması” düzenlendi ve 500 lira ödül koydu.

3. Yarışmaya katılan şiirler

3. Yarışmaya katılan şiirler

Yarışmaya 724 adet şiir katılmış, bu 724 şiirden hiçbirisi İstiklal Marşı olmaya uygun görülmemiştir.

4. Mehmet Akif'in şiiri nasıl seçildi?

4. Mehmet Akif'in şiiri nasıl seçildi?

724 şiirin hiçbirisinin milli marş için uygun görülmemesine karşın Mehmet Akif Ersoy’un 'Kahraman Ordumuza' adlı şiiri mecliste okunmuş ve büyük beğeni toplamıştır. 12 Mart 1921 tarihli toplantıda bu şiir İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir.

5. Mehmet Akif Ersoy ve ödül

5. Mehmet Akif Ersoy ve ödül

Mehmet Akif, yarışmaya konan 500 liralık ödülü almamış, bu görevi ordu ve milletimiz adına yerine getirdiğini söylemiştir.

6. Milli marş nerede yazıldı?

6. Milli marş nerede yazıldı?

Mehmet Akif milli marşı Ankara'daki 'Taceddin Dergahı'nda' yazmıştır. Bu sürece tanık olan oğlu babasının milli marşı yazarken büyük ıstıraplar çektiğini, günlerce uyumadığını anılarını derlediği kitapta anlatmıştır.

7. Mehmet Akif Ersoy'un adı

7. Mehmet Akif Ersoy'un adı

Mehmet Akif miladi 1873, hicri 1290 yılında doğmuştur. Babası Tahir Efendi 1290 yılında doğan oğluna ebcet hesabına göre 1290 eden kelime 'Ragîf'i isim olarak koymuştur. Fakat insanlar Ragîf adını yanlış telaffuz zannederek  kendisini 'Akif' diye çağırmışlardır.

8. Mehmet Akif'in lakapları

8. Mehmet Akif'in lakapları

Mehmet Akif, 1908 Temmuz'unda sokağa fırlayan mitingcileri eleştirdiği için, “hürriyete düşman zavallı”, Halide Edip’in önerdiği Amerikan mandasına karşı çıktığı için, azınlıklar tarafından “ortaçağ kafalı tehlikeli adam”, Mısır’da entari giyip dolaşmak yerine ceket, pantolon ve frenk gömleği giydiği gerekçesiyle “Hıristiyan Âkif, gavur Âkif” olarak tanımlanıyordu.

9. Mısır'a neden gitti?

9. Mısır'a neden gitti?

Mehmet Akif hakkındaki iddialardan biri de, Âkif’in şapka giymemek için Mısır’a gittiğidir. Oysa, Mehmet Âkif’in Mısır’a gittiği yıllarda, şapka devrimi henüz yapılmamıştı ve Cumhuriyet Meclisi'nin milletvekilleri fes giymekteydi.

10. İlklerin insanı Osman Zeki Üngör

10. İlklerin insanı Osman Zeki Üngör

Milli marşımızın bestecisi Osman Zeki Üngör, Osmanlı sarayında ilk Türk kemancısı olarak yetiştirilmiş olan müzisyendir. Birçok klasik batı müziği bestecisinin keman konçertolarını Türkiye'de çalan ilk Türk kemancıdır.

11. Osman Zeki Üngör'ün bestesi kaçıncı oldu?

11. Osman Zeki Üngör'ün bestesi kaçıncı oldu?

Yarışma seçici kurulu tarafından Osman Zeki Bey'in eseri beşinci sırada seçilmiştir. Ali Rıfat Bey’in alaturka usuldeki bestesi birinci seçilmiştir.

12. Ve beste değişiyor. İstiklal Marşı sözleri aynı zamanda tarihe tutulan da bir ışıktır.

12. Ve beste değişiyor. İstiklal Marşı sözleri aynı zamanda tarihe tutulan da bir ışıktır.

Ancak 1930 yılında Maarif Bakanlığı'nın resmi kurumlara gönderdiği bir genelge ile uygulamada değişiklik yapılmış ve o güne kadar Ali Rıfat Bey'in bestesi ile seslendirilen güfte, Osman Zeki Bey’in batı tarzı bestesi ile seslendirilmeye başlanmış ve devletin resmi marşı haline gelmiştir.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,

Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım;

O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1883
938
409
141
134
133
126
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?