7 Kişiyi Öldüren 'Kırmızı Bisikletli Seri Katil' 15 Yıl Cezaevinde Yattıktan Sonra Çıkıp Bir Cinayet Daha İşledi!

 > -

Kayseri'de Komando Caddesi'nde bir iş adamının villasında ölü olarak bulunan güvenlik görevlisinin katil zanlısı, daha önce kardeşi dahil yedi kişinin katili olan ‘Avcı’ lakaplı Hamdi Kayapınar çıktı.

Katil, 950 saatlik güvenlik ve MOBESE kameralarının görüntüleri izlenerek belirlendi.

Melikgazi Mahallesinde meydana gelen olayda, güvenlik görevlisi Sami Yılmaz, 2 Ağustos günü akşam saatlerinde, güvenlik noktasında uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Katili yakalamak için cinayet büro amirliği özel bir ekip kurdu ve 950 saatlik kayıtları inceleyen ekip, katil zanlısının Hamdi Kayapınar olduğunu belirledi.

Zanlı, Sami Yılmaz'ı "Silahını çok beğendiği için" öldürdüğünü söyledi. Evinde yapılan aramada da çok sayıda tabanca ve tüfek bulundu.

DHA'nın haberine göre, Kayapınar'ın evini arayan ekipler, cinayet sırasında kullandığı tüfek, eldiven ve kar maskesini de ele geçirdi. Bunların yanı sıra evde pek çok sayıda tabanca ve tüfeğin bulunduğu, verilen bilgiler arasında.

Emniyetteki sorgusu sırasında şüpheli, güvenlik görevlisi Sami Yılmaz'ın silahını çok beğendiğini ve bu yüzden cinayeti işlediğini söyledi.

Hamdi Kayapınar geçmişinde de 7 kişiyi öldürmüştü. İlk kurbanı 14 yaşındayken kendisinden bir yaş küçük olan kız kardeşiydi.

1994 yılında kız kardeşini iple boğarak öldüren Kayapınar, 4 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 'şartlı salıverme yasası'yla cezaevinden çıktı. 1998-2001 yılları arasında 6 cinayet işleyen Kayapınar, kurbanlarını 'av' olarak görüyordu. Kurbanlarından ele geçirdiği eşyalara 'av ganimeti' derken kendisine de 'avcı' lakabını takmıştı.

İşlediği cinayetlerden pişman olmadığını ifadesinde belirtti.

Sulh Ceza Hakimliği'nde verdiği ifadesine göre, hurda toplayarak geçimini sağladığını belirten Kayapınar, silahını almak için Yılmaz'ı öldürmeye karar verdiğini ve 3 gün plan yaptığını belirtti. Ayrıca olay yerine daha önce işlediği cinayetlerde kullandığı bisiklete benzer bir bisiklet bularak gittiğini kaydetti. 

Suçunu itiraf eden seri katil Hamdi Kayapınar, evde bulunan otomatik silah ve 1 tabancanın kendisine ait olduğunu, diğer tabancanın ise öldürdüğü güvenlik görevlisine ait olduğunu söyledi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
blackgrey

lan ben bu adamla 300km yol gittim bide iş filan ayarlamaya calıstım mk vay bee

viyol10sel

Adamın suçu yok suçlu beyin özürlü hukukçularimiz ve dünyanın en adaletsiz en aptal hukuk ve ceza sistemi... Adamın açıklamalarından belli şans verin yine öldüreyim diyor, devlet de şans veriyor. Afrika'daki susuz elektriksiz kabileler bile bizden iyi yönetiliyordur

mete-ozturk4

hay senin sıfatına sıçsınlar

wexzia

İşte öve öve bitiremediğiniz laikliğin ceza sistemi böylesine saçma bir şekilde çalışıyor. Adam 7 kişi öldürüyor. Karşılığında bedavaya otel gibi 15 sene hapis. 15 sene sonra çıkınca doğal olarak ceza caydırıcı olmadığı için tekrar birini öldürüyor. Sonra yine aynı ceza veriliyor. Eminim ki çıkınca yine birini öldürebilir. Halbuki o beğenmediğiniz Şeriat; 7 değil, bir tane bile insanı kasıtlı öldüren kişiyi aynı şekilde öldürür. Zaten bu cinayetlerin ucu size bi' dokunsa, katili parça parça etmek istersiniz. Siz devam edin böyle laikliği savunmaya. Yakında laikliğin adı bile anılmayacak.

doruk-durmaz

Amerikada vede avrupada da laiklik sistemi var kardeşim ama en iyi adalet onlarda bunu nasıl açıklıcaksın ?

wexzia

Neymiş onların adaleti? Hangi suça nasıl ceza veriyorlar? Söyle bakalım.

tunakemal

Sevgili Wexzia kardeşim, öncelikle sana devletin idari teşkilatlanmasından bahsetmek isterim. İdari teşkilat 3Y, YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI dır. Öncelikle sana bir link bırakmak istiyorum, dilersen kanunların özellikle 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun nasıl ortaya çıktığı konusunda daha fazla bilgi de edinebilirsin elbette. https://www.sosyaldeyince.com/bilgi-kutusu/kanun-nasil-cikarilir-t1932.0.html Link şimdi burada dursun ben durumu burada bir özetleyeyim. Şimdi kardeşim, yasama organı dediğimiz TBMM'dir. Yasalar TBMM'de oy çokluğu ile çıkar. Oy çokluğu ne demektir, mecliste hangi parti çoğunluktaysa onun isteğinin yerine gelmesidir. Yani demem o ki, hükümeti kuran parti ki şu an hangi parti olduğu bellidir, o kanunları kabul ediyor oy çokluğuyla. Yani yine demem odur ki laik yönetimle hiçbir ilgisi de yoktur. Suç diye adlandırdığımız olguya verilecek cezalar da, bu cezaların süreleri de meclis tarafından ÇOĞUNLUKÇA kabul edilmiştir.

tunakemal

Şer'i Hukuk ise özellikle Osmanlı Devleti'nde oldukça büyük karışıklıklara yol açmıştır. Biraz araştırmayla, örneğin Türk Hukuk Tarihini anlatan kitaplara bakarsak, suça karşılık ceza verilirken müslüman-gayrmüslim ayrımı yapılırken ceza müeyyidesi uygulanamadığını görürüz. Bunun sonucunda da başta Padişahların isteğiyle kurulan heyetlerle şer'i hukuktan kopulması amacıyla düzenlemelere gidilmiştir. İyi geceler kardeşim, umarım biraz olsun açıklayıcı olmuştur bazı şeyler. Daha fazla bilgi edinmek istersen internetten yararlı kitaplar bulabilirsin :)

wexzia

Saygı çerçevesi içerisinde konuşmanız çok hoşuma gitti. Öncelikle bunun için teşekkür ederim. Ama bazı noktalarda bakış açınız yanlış. Örneğin bugün cezaların nasıl ve neye göre uygulandığının bir önemi yok. Ben sonuçlarla ilgilenirim ve değil 7 kişi, 1 kişiyi bile kasıtlı biçimde öldüren kişi ölümü hak etmiş demektir. Bunu insanı yaratan Allah söylüyor. Adı üstünde insanı yarattığı için nasıl bir cezanın verileceğine insanların çoğunluğu değil, O karar verir. Ayrıca Şeriat, Osmanlı devletiyle sınırlı bir yönetim biçimi değildir. Osmanlı devleti hata yapmış olabilir. Siz Şeriat'ın ne dediğine bakmalısınız. Onların hata yapmış olması Şeriat'ın mutlak karışıklığa yol açacağı anlamına gelemez.

tunakemal

Saygı önemli kardeşim, farklı görüşlerimiz olabilir bunları birbirimizle paylaşabilmeliyiz. Bakış açım yanlış değil kardeşim, seninkinden farklı. Seninki de benimkinden farklı diyelim. Şimdi kardeşim Allah'ın koyduğu kurallar şüphesiz noksanlıktan uzaktır fakat uygulayıcısının insan olması bu noktada sorun teşkil eder. Biz onun koyduğu kuralları ne kadar doğru uygulayabiliriz? Faruk Erem'in bir Ceza Avukatının Anıları adlı kitabını şiddetle öneririm. Kitapla idam uygulamalarındaki yanlışlık açıkça gözüküyor. İnsanız biz, birbirimize suç atabilirz, bir anne çocuğunun suçunu üstlenebilir. Üstlerine suç yıkılan insanlar çok. Kaldı ki insan öldürmenin sadece kasıtlı biçimi değil taksirli halleri de vardır. Meşru savunma olabilir. Bu durumda, birini suçunun karşılığı öldürdük, aylar sonra suçsuzluğu kanıtlandı? Bunun bedelini ve sorumluluğunu Allah katında nasıl öderiz?

tunakemal

Bir şunu da ekleyerek başını daha fazla şişirmeyeyim, cezaların süresinin böyle yetersizliğinin sebebi devletin hapishanelerinin yetersizliğidir. Mahkum sayısı, mevcud hapishane sayısından çok daha fazladır. Bu nedenle de genel af, özel af, şartlı tahliye adı altında ceza sürelerini doldurmamış hapishanelerden çıkıyor. Her ne ise kardeşim. Hukuk güzel şeydir. Adalet bulamasan da bazen en azından adeletsizliğin nerede olduğunu anlamanı sağlar. İyi günler dilerim kardeşim, saygı çerçevesinden keyifli bir tartışmaydı.

kennedy

2 yıl çabuk geçer yiğidim, aslanlar gibi yat nasılolsa salarlar. Birkaç kişiyi daha öldürürsün 1-2 sene daha yatarsın sonra da emekliliğin falan gelir hayat biter işte öyle şeyler

Başlıklar

KatilKayseriolay
Görüş Bildir