60 Yıldır Okuma Tutkusundan Vazgeçmeyen Kitap Kurdu Abdullah Amca ile Tanışın

 > -
Abone ol

Yaşamının büyük bir bölümünü İstanbul'da geçiren Abdullah Kökten, 13 yaşında başladığı kitap okuma sevdasından 60 yıldır vazgeçemiyor. Kırklareli'nde huzurevinde yaşamını sürdüren kökten, vaktinin büyük bölümünü kitap okuyarak geçirdiğini ve haftada bir ya da iki kitap bitirdiğini söylüyor. 

Huzurevinde 'kitap kurdu' olarak biliniyor

Isparta'da dünyaya gelen ve çalışmak için 12 yaşında İstanbul'a gelen Abdullah Kökten, 13 yaşında başladığı kitap okuma sevdasından 60 yıldır vazgeçemiyor. 

5 yıl önce geçimsizlik nedeniyle eşinden ayrılan ve huzurevine yerleşen kökten, kitap okuma sevdasından ötürü huzurevinde 'kitap kurdu' olarak biliniyor. Huzurevi ile kütüphane arasında mekik dokuyan Kökten, kütüphane arşivlerinden özenle seçtiği kitapları gençlerin arasında keyifle okuyor.

'Okuma merakı içimde bir ukde olarak kaldı'

Kökten, küçük yaşta maddi zorluklar nedeniyle sürdüremediği eğitim hayatının, içinde hep bir ukde olarak kaldığını belirterek, o günleri şu sözlerle anlattı:

''Ağır yaşam mücadelesi nedeniyle eğitimimi tamamlayamadım. Babam bir gün gurbetten geldi, okulun kapanmasına az bir zaman vardı, 'ortaokul nasıl gidiyor' dedi, ben de 'baba pek iyi değil' dedim çünkü dediğim gibi 6 kilometrelik yolu sabah akşam yürüyerek gidiyordum. İmkanımız yoktu ki arabaya binelim. O zaman köy ile ilçe arasında açık kasa kamyon ile yolcu taşınırdı. 50 kuruştu kamyonun ücreti. O, 50 kuruşu bulamıyorduk. Babam İstanbul'da çalışıyordu, bana bir gün 'haydi oğlum gidelim İstanbul'a, sen okumayacaksın galiba' dedi. Geldik İstanbul'a. Babam basmacılık yapardı, ben de onunla çalışmaya başladım''

'Bütün insanlara bilhassa gençlere okumalarını tavsiye ediyorum'

Kökten sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yönlendirmelerle kitap okumaya başladım. Kitap dünyamı hep zenginleştirdim. Her hafta koltuğumun altına bir sürü kitap koyarak eve dönerdim. Babam sorardı 'oğlum ne yapacaksın bu kitapları', 'okuyacağım baba' derdim. İşten eve döndüğümde hemen bir kitap açar okumaya devam ederdim. Bu alışkanlık hep sürdü. Askerliğimde bile hep kitap okudum. Bilginin insana bir zararı olmasa gerek. İnsanlar kitaplarla bir şeyler öğreniyor. Tanımadıkları yerleri tanıyor. Dolayısıyla kitap okumanın çok faydasını gördüm. Bütün insanlara bilhassa gençlere okumalarını tavsiye ediyorum. Görmediğiniz yerleri kitaplar vasıtasıyla görüyorsunuz. Ben şimdi Kırım'ı cadde cadde, sokak sokak tarif edebilirim. Faydası olmayan bir kitap yoktur. Her kitaptan istifade edebileceğiniz bir yönü vardır mutlaka''

'12 Eylül'de evimdeki 5 bin kitap gitti'

Tek yönlü okumayıp, farklı düşünceleri analiz etmeye çalıştığını ve sağcı yazarları da, solcu yazarları da okuduğunu belirten Kökten, 12 Eylül döneminde sendikacı olduğunu ve 90 gün tutuklu kaldığını ifade ederek, şunları söyledi:

''Allah bir daha memleketimize, o zor zamanlardaki kardeş kavgalarını yaşatmasın. Allah devletimize zeval vermesin. Ben de devletimizin bir kurumu olan huzurevinde, huzur içerisinde yaşamaya devam ediyorum. Evimde 5 bine yakın kitap biriktirdim. İhtilalle birlikte o kitaplar da gitti. Hayatımda en çok üzüldüğüm şey, kitaplarımın alınmasıydı, hiç yere gitti. İçimde hep yaradır o 5 bin kitap. Çocuklarıma belki veremediğim o ihtimamı, onlara aman bir şey olmasın diye, titizlikle koruduğum kitaplarım, ihtilalle birlikte gitti.''

AA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir