1924'te Türkiye'nin Hollanda'dan Satın Alıp Yüzen Bir Sergiye Çevirdiği Gemi: Karadeniz

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Atatürk'ün genç Cumhuriyet'i dünyaya tanıtacak bir proje yapılmasını istemesiyle 1926 yılında "Karadeniz" adında bir gemi yolculuğa çıkar.

Bu gemi 3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın oğlu Refii Bayar, Anadolu Ajansı’nın kurucularından Şair Kemalettin Kamu, İstiklal Marşı’nın bestecisi Zeki Üngör, ilk Türk kadın gazetecilerden Bedia Arseven, ilk Türk kadın milletvekillerinden Mebrure Gönenç ve Şair Orhan Veli Kanık’ın babası müzisyen Veli Kanık gibi isimleri de ağırlar.

Bu içeriğimizde adeta bir sanat eseri olan bu yüzen sergiye odaklanıyoruz...

Kaynak: https://akerimyazici.wordpress.com/2013/...

Hollanda Büyükelçiliği'nden Diplomat Cees Van Beek, hafta sonu paylaştığı tweetlerle neredeyse bir asır önce Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir gemi satışı sonucu ortaya çıkan "Karadeniz" gemisini hatırlattı.

"Bu hikayeye bayılıyorum: 1924'te Türk hükümeti Hollanda gemisi Willis'i ve onu yüzen bir sergiye dönüştürdü. Karadeniz daha sonra yeni Cumhuriyet'in sanat, müzik ve bilim anlamında sunabileceklerinin en iyisini göstererek Avrupa'nın her tarafına yolculuk yaptı. Daha öyle bir kelime yokken kamu diplomasisi."
"Ünlü Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da Karadeniz ile turdaydı ve Amsterdam'da Vondelpark'ta performans sergiledi."

Daha gencecik olan Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyaya tanıtılma çabasının bir parçası olan Karadeniz, savaştan çıkmış bir millet için büyük zorluklarla gerçekleştirilen bir projeydi.

Bu proje Atatürk'ün Türkiye’yi dünyaya tanıtma gayreti ile 1926 yılında bir ticaret sergisi açılmasını gündeme getirmesinin ardından ortaya çıkar. Fakat hükümet bu proje için sadece 15.000 Lira bütçe ayırabilir.

Bu bütçe, dönemin Ticaret Vekili Ali Cenani Bey tarafından oldukça yetersiz bulunur. Şöyle bir konuşma yapar:

Savaştan yeni çıkmış bir ülke için ütopik rakamlar için de Vekil Bey'in çözüm önerileri vardır: Seyahate katılacak tüccarlardan ürünlerinin sergilenmesi karşılığında bir şey talep edilemeyecek ama kalacakları kamaraların ücretlerini ödeyecekler. Ayrıca gemide sergilenecek Tekel ürünlerinin de satışa sunulması durumunda 100.000 paket sigaradan 10-15 bin Lira gelir sağlanabilirdi. Meclis bu organizasyon için bütçeden 100.000 lira ayrılmasına karar verdi. İstanbul Ticaret Odası da sergiye 500.000 lira katkıda bulunacaktı.

Haliç Tersanesi'ne çekilen gemi, Asım Bey ve Naci Bey'in çizimleriyle proje için adeta baştan yaratıldı.

Gemide sergi ve satış için iki ayrı salon hazırlandı. Zeminler halı, tavanlar alçı oymaları ile süslendi. Sergilenen ürünlerin ışıklandırılması içinse özel elektrik tesisatı döşendi. Artık adeta bir saraydı.

Tütün, Kütahya Çinileri, hububatlar, madenler, Bursa Kumaşı da sergilenmek üzere vitrinlere, vitrinlere de ürünler hakkında 4 dilde bilgi veren etiketler yerleştirilir.

Duvarlar Mekteb-i Sanayi Nefise öğrencilerinin yaptıkları resimlerle süslenir.

Sergilenen malların satışından elde edilecek gelirin yanında, Karadeniz gemisinin asli misyonu genç bir cumhuriyeti dünyaya tanıtmak olmuştur.

Tüm bu hazırlıklardan sonra Seyyar Sergi’nin amblemi hazırlanır. Bu amblemde Ticaret ve Haber Tanrısı Hermes kullanılmıştır.

Bu amblemde elinde kendi büyülü asası yerine Seyr-i Sefain İdaresi’nin amblemini taşıyor ve İstanbul’dan ayrılan Karadeniz Gemisi'nin önünde yürüyor.

12 Haziran 1926 tarihinde İstanbul'dan demir alan Karadeniz, 12 ülkede 16 şehri turladı.

86 günde 10.000 mil yol alıp yüz binlerce insanla karşılaşan gemi, hareketinden üç ay sonra 5 Eylül 1926 Pazar günü İstanbul’a döndü. Gemi yeni Türk imajını dünyaya tanıtırken, gemide sergilenen ürünler yeni kurulmuş bir cumhuriyetin kalkınması için Avrupa pazarında kendine yer aradı.

Daha fazla bilgi için ilgili belgeseli izleyebilirsiniz: 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kalpsizleo

ATAM GİBİ ÇEVRESİNDEKİ İNSANLARINDA VİZYONU GENİŞMİŞ AMA SANIRIM BİZ GERİZEKALI YÖNETİCİLER ZAMANINA DENG GELDİ AYNI OSMANLIDAKİ GİBİ ÇOK İYİ YÖNETİLDİ SONRASI HÜSARAN BEYİNSİZ SULTANLAR TÜREDİ VE OSMANLI BİTTİ SONRA 2. ŞANSIMIZ ATAM GELDİ ŞİMDİDE OSMANLI SON DÖNEMLERİNDEKİ GİBİ ZEVKİ SEFA PEŞİNDE KOŞAN YÖNETİCİLERE GERZEKLER DÖNEMİNE DENG GELDİK NEYSE BİZİMDE KADERİMİZ BUYMUŞ UMARIM BİZDEN SONRAKİ NESİLLER ŞANSLI OLUR FATİH GİBİ SÜLEYMAN GİBİ ATAM GİBİLER YÖNETİR. HOŞAFLA BİLİM PROJESİ KAZANMAYIZ.

kissadan-hisse

zamanın ötesinde bir vizyon, zekanın ötesinde fikirler her şeyin ötesinde bir adam, bu adam benim ATAM! Söylemesi bile ayrı gurur veriyor.

sipidik-sipidik-yuzen-balik

olm ATAM zaman yolculuğu ile gelecekten falan mı geldi naaptı, bu nasıl bi akıl??

louis-zamperini

Aa tarih projem hahah

ibrahim-toren

nerdeeen nereye..

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Bursaİstanbulİstiklal MarşıKütahyaVan
Görüş Bildir