Erdoğan'dan Merkez Bankası'na: 'Yahu Sen Neyi Bekliyorsun'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç iş adamlarıyla biraraya geldi. Toplantıda Merkez Bankası'nı eleştiren Erdoğan, ''Merkez Bankamız da hakikaten dünyada herkes inerken, bizim Merkez Bankası sağ olsun hala olduğu yerde duruyor. İnmiyor, düşürmüyor, yahu neyi bekliyorsun sen? Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım'' dedi.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları;İki sihirli kelimemiz vardı. Biri güven diğeri ise istikrar. Biz bu ikisini gerçekleştirerek bugünelere geldik. Eğer güven olmasaydı istikrar olmazdı, istikrar olmasaydı ise güven olmazdı. İstikrarın olmadığı bir yerde ise ekonomi zaten olmaz.17-25 Aralık demokrasiye ve sivil siysete darbe girşişminde sonra paralel yapının bu işin başını çektiğini biliyoruz. Bu ülkenin pasaportunu kullanacaksın sonra gidip başka ülkelerde Türkiye adına karalama kampanyaları yürüteceksin. Bunların ana ilkesi şudur; amaçları uğruna herşey meşrudur. benim burada anlatmaktane edep edeceğim herşeyi yaparlar.Bu darbe girişimi doğrudan Türkiye'ye ve demokrasiye yapılmıştır. Beni değil sizlerin varlığı hedef alınmıştır. Her türlü tehditler ile her yerde maliyede, emniyette, yargıda haraçlar topluyordu. Bunu geçmişte başkaları yapıyordu şimdi ise ne yazık ki bu örgüt yapmaya başladı.'FAİZ YATIRIMIN ÖNÜNDE BÜYÜK ENGELDİR'Ekonomi üzerinden yapılan algı operasyonlarına dikkat edin. Gezi olayları sırasında ''Tüketmeyin ekonomi dursun'' çağrıları yapılmıştı. Çok ilginç... Bu olaylar ile birlikte faiz yükselmeye başladı. Ben şunu biliyorum yüksek faiz bu ülkede yatırımın önündeki en büyük engeldir.'FAİZ YÜKSEK KALMAYA DEVAM EDERSE...'Eğer faiz yüksek kalmaya devam ederse bu ülkede yatırımlar istenilen seviyede olmayacak. Girişimci üretemeyeceğiz. Bu finans sekötörü korkunç paralar kazanıyor. Bakıyorsunuz vatandaşın mevduatları ile paradan para kazanıyorlar. Bu mevduatlarda vatandaşın en az kazanacağı şekilde de dönüş yapıyor. Birde öte taraftan girişimcinin de önünü kesiyor.'YAHU SEN NEYİ BEKLİYORSUN?'Dünyada herkes faizleri indirirken bizim Merkez Bankası faizleri indirmiyor. Yahu sen neyi bekiyorsun. İşte petrol fiyatlarının geldiği nokta ortada. Bu durum bizim lehimize. Çok çok iyi noktadayız. Bizim bunu süratle vatandaşa yansıtmamız gerekiyor. Ben buradan diyorum Merkez Bankası bağımsız ise bende bağımsızım ve gereğini yapmak zorundayım. Gerekirse kendilerini çağırıp konuşacağım.'BEN DE BAĞIMSIZIM'Azerbaycan Devlet Başkanı buradaydı, biz hesapları 60 dolar üzerinden yaptık. Şimdi burada sıkıntımız var. Yatırımlar konusunda sıkınımız var diyorlar. Orada o 15 doların hesabını yapıyor. E bizim petrolle ilgili bizim bir sıkıntımız yok. Tam aksine lehimize şu anda. Bunun halkımıza dönüşünü yatırımcıya dönüşünü süratla sağlamak lazım. Ey Merkez Bankası daha neyi bekliyorsun. Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım.'KENDİLERİYLE KONUŞACAĞIM, BU İŞ BÖYLE YÜRÜMEZ'Kendileriyle de konuşacağım. Bu iş böyle yürümez. Burada bir şey var. Bizim yatırıma ihtiyacımız var, istihdama, üretime ihtiyacımız var. Şimdi istihdamda bir sıkıntı görünüyor. Yani bir çok batı ülkesiyle mukayese edilmeyecek şekilde iyiyiz de, inelim yüzde 5'e kadar ya, düşelim buralara. Biz geldiğimizde hizmet sektörü felaketti. Ama şimdi yeni alanlar açıldı. Oteller bizim sadece yaz mevsiminde çalışırdı. Ama şimdi dört mevsim otellerimiz çalışır hale geldi. Bu bizim için çok önemli bir atak.'BURALARA DURUP DURUKEN GELMEDİK'Biz şimdi turizmde yatırım yapacak yer bulmakta zorlanıyoruz. Az önce televizyonu izliyorum odamda. Erciyes'teki oteller okullar tatile girmeden yüzde 85 doluluk var. bu bir şeyi gösteriyor, neyi? Refah düzeyi aynı zamanda yükselmiş. Bu tür hem alanlar açılıyor. Palandöken, erciyes'e bakıyorsunuz her tarafta. Eskiden deniz kum güneş diye bakarken, şimdi biz turizmin hepsinde varız. Buralara durup dururken gelmedik.Bakıyorsunuz ihracatımız rekorlara doymuyor. Bir önceki yıla göre yüzde 4 artışla 158 milyar dolara ulaşarak cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine çıktı.'CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ OLACAK'Güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Burası Cumhurbaşkanlığı Sarayı. Ama burası kısa bir süreliğine saray olarak kalacak. Çok yakında burası Külliye olacak. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden rahatsız olmazlar. Ana muhalefetten bir tanesi diyor ki 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Parayı harcayan biziz nereden çıkartıyorsunuz bu rakamları. Biz burayı proje hariç 18 ayda bitirdik. Mevcut TBMM binasına 1931 yılında başlandı 1960'da bitirildi. Meclis ve Anıtkabir yapımları yapıldıkları yıl ülke bütçesini sarsmıştır.'2 YILDA BUNLARI BİTİRECEĞİZ'Şu anda Türkiye'de bizim en büyük kütüphanemiz 2 milyon cilt kütüphaneye sahip olan bir kütüphane. Dünya çok farklı bir yerde. Orada asgari 4 milyon cilt kitap alabilecek şekilde hem dijital ortamda hemde yaprak kitapla orada bir cumhurbaşkanlığı kütüphanesi kuralım. Orada ayrı bir hedefimiz olacak, 24 saat öğrenciye halka açık bir kütüphane haline getirmek. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz, projeler hazırlanıyor. İki yılda bunları bitireceğiz. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden rahatsız olmazlar.'YAHU PARAYI HARCAYAN BİZİZ'Böyle anlattıkları gibi falan da değil yani. Dün baktım bir tanesi ana muhalefetten diyor ki, 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Yahu parayı harcayan biziz. Nereden çıkarıyorlar böyle rakamlar anlamak mümkün değil. Herhalde İngiltere'deki sarayın restorasyonu yapılacak, 5 milyar dolara mal olacakmış. Belki ortaya takıntı yapmış olabilir. Ama bunu bilmesi lazım. Her şeyi bunların kayıttadır. Biz burayı proje hariç 18 ayda bitirdik. Anıtkabir için hazırlıklara 1941'de başladı, yapı ancak 1953'te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile bulmadı. Meclis ve anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini sarsmıştır. Oysa bugün türkiye bunun gibi onlarca yüzlerce projeyi aynı anda bitip inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.'ANITKABİR VE MECLİS PROJELERİ BÜTÇEYİ SARSMIŞTI'Anıtkabir için hazırlıklara 1941'de başladı, yapı ancak 1953'te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile bulmadı. Meclis ve Anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini sarsmıştır. Oysa bugün Türkiye bunun gibi onlarca, yüzlerce projeyi aynı anda bitirip, inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.'BÜYÜK DÜŞÜNMEK CÜCELERİN İŞİ DEĞİLDİR'Bütün bunların maliyeti üzerinden polemik yapanlar eğer art niyet taşımıyorlarsa Türkiye'nin ulaştığı seviyenin farkında değiller. Bizler bu arada Samsun-Sinop arasını yaptık, oranın maliyetini çok enteresan yarısının bedelinden hamd olsun burası daha az, bu. Yani Sayın Putin bir şey söyledi. Bu eser dedi büyük devlet olmanın alametidir dedi. Çok ilginç vaka budur. Şimdi Kremlin'e gittiğiniz zaman oraya gelen turistleri görürsünüz. İstanbul'da nereyi geziyorlar, Dolmabahçe, Topkapı Sarayı'nı geziyorlar. Büyük düşünmek cücelerin işi değildir. Tabii bu cücelere hakaret olmasın, onlar benim canım ciğerimdir. Bunların hepsi de iyi güzel ama yetmez. Ekonomik yıkıma uğramamızı yere kapaklanmamızı bekleyenlere bunun için uğraşanlara inat başımız dik şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.'IRKÇILIK KRİTİK BİR ŞEKİLDE ARTMIŞ'Son dönemde Batı ülkelerinde İslamafobi artmış durumda. Irkçılık kritik bir şekilde artmış durumda. Bizim aksi yönde girişimlerimize rağmen medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor.Eğer İsrail yönetimi Gazze'de binlerce kişiyi öldürüyorsa ben onu lanetlerim. Bazı ülkelerin İsrail yönetiminin avukatlılığına soyunması manidardır. Bir kaç ay önce bombalarla Gazze'yi yok edeceksin. Farnsa'ya gelen liderler neredesiniz. Suriye'de 350 bin insan öldü hani neredesiniz.'BİZİM DİNİMİZDE TERÖRÜN YERİ YOK'1 milyonun üzerinde ülkemizde sığınmacı var. Bize başka ülkelerin temsilcileri geliyor ne de iyi yapmışsınız diyor. Bırakın bu kuru lafları ne vereceksiniz ondan bahsedin.Bunlar samimi davranmıyor. Kendi ülkelerindeki teröristlere baksınlar. Kendi ülkelerinden kaçırıyorlar. Türkiye'den gelip geçiyor. Bizim dinimizde terörün yeri yok. Kimsenin de bizim dinimizi istismar etmek üzere yapılan saldırıları mal etmeye hakkı yok. Provakatör bir dergide yapılan yayınlar bu dergiyi Papa'da lanetliyor. Düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır.'ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK OLMANIZI BEKLİYORUM'Türkiye'ye yönelik olumsuzluk beklentilerin yoğunlaştığı bir alanda sosyal barıştır. Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan hadiselerdir. Biz tarihi bir adım atarak çözüm süreci başlattık. Tüm saldırılara sıkıntılara rağmen, çözüm sürecinin kararlılıkla yürüdüğünü belli bir noktaya geldiğini görüyoruz. Yakın bir zamanda çok daha somut umut verici gelişmeler bekliyoruz. Sizlerden çözüm sürecine daha fazla destek olmanızı bekliyorum. Türkiye'nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığında müthiş bir sıçrama yapacağına inanıyorum. 77 milyon aynı hedeflere aynı inançla aynı azimle yöneldiğimizde önümüzde hiçbir güç duramaz.Burada bir gerçek var. Teşvik politikalarımız, 6'ncı 5'nci bölge. Buralarda arazi, vergi olsun, bütün alanlarda hele hele üretim stratejikse birinci bölgede dahi ciddi teşvikler var. Bu konulara girmenizde büyük fayda var. Genç girişimcilerimizin bu alanlarda adım atması hem kendileri hem kendileri açısından büyük önem arz ediyor. Tüm Batı demokrasi insan hakları ve farklılıklara saygı konusunda önemli bir imtihanın eşiğinde bulunuyor.FRANSA'DA YAPILAN SALDIRIFransa'da bir mizah dergisine yapılan saldırının arkasına sığınarak, İslam'ın kendisine, sevgili peygamberimize yönlendirilen nefret dalgasını endişeyle takip ediyoruz. Bizim girişimlerimize rağmen, medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor. Ben İspanya Başbakanı, şu anda değil. Zapatero ile birlikte Medeniyetler İttifakı'nın temelini attık. Şu anda 146 ülke ve kurum buranın üyesidir. Biz buraya davet ederken, medeniyetler çatışmasını körüklemek isteyenlerin öne çıktığını gördük.'BEN ONU LANETLERİM'Tüm insanlığa halkıma sesleniyorum. Bütün bu olaylar karşısında, kalkıp da Türkiye üzerinden bazı operasyonlara girişmek hayaldir, bunu bilmenizi istiyorum. Ben gerçek tespiti yapıyorsam, bunu eleştirenler acaba Erdoğan niye yaptı diye sorması lazım. O ülkenin gücü beni ilgilendirmez. İsrail yönetimi, halkı demiyorum. Gazze'de Filistin'de 2600 insanı çoluk çocuk demeden öldürüyorsa ben onu lanetlerim.'BAZI ÜLKELERİN...'Ve bazı ülkelerin kalkıp da İsrail yönetiminin avukatlığına soyunması manidardır. Ben şunu söyledim. Netenyahu buraya hangi yüzle geldi dedim, iki yüzlülüktür dedim. Birkaç ay önce bombalarla orada Gazze'yi yerle bir edeceksin, 2600 insanı öldüreceksin. Peki Fransa'ya gelen bu liderler neredesiniz, niye sesiniz çıkmıyor. Aynı şekilde 350 bin insanın öldüğü Suriye'de nerede insanlık? Niye sesiniz çıkmıyor. Şu anda benim ülkemde bir milyon 700 bin sığınmacı var, hani desteğiniz? Siz bombalardan kurtardınız, topraklarınızda barındırıyorsunuz, yediriyorsunuz, giydiriyorsunuz. Yanımıza geliyorlar, çok teşekkür ederiz, hakikaten her ülkenin kaldırabileceği bir iş değildi. Yahu bırakın böyle kuru lafları, ne destek veriyorsun onu söyle. Ve bize 5 milyar doları aştı şu ana kadar yaptığımız, verdiği destek 250 milyon dolar.'KENDİ ÜLKENDEN KAÇARKEN PASAPORT KONTROLÜNÜ İYİ YAP DA KAÇMASIN'Tüm Avrupa'da kalanların sayısı ne biliyor musunuz? 150 bin. Vaka ortada. Bunlar maalesef dürüst davranmıyorlar. Samimi davranmıyorlar. İşte Avrupa'nın bir çok ülkesinde teröristler şu anda oralarda kalıyor. Türkiye üzerinden gelip geçenlerden bahsediyorsun. Sen kendi ülkenden çıkarken, kendi pasaport kontrolünü iyi yap da kaçmasın. E kaçırdın, bize bildir. Aksi takdirde konuşamazsın. Herhangi bir sıkıntısı yok. Dünyanın her yerinde Müslümanlara yönelik saldırılar, işte Filistin'de Mısır'da Myanmar'da aynı şekilde devam ediyor.'ÖZGÜRLÜK DENMEZ BUNA'Bizim dinimiz teröre müsaade etmez, terörün yeri yok. Ve kimsenin de bizim dinimizi istismar etmek suretiyle yapmış oldukları terör eylemlerini kalkıp Müslümanlara fatura etme hakkı yok. Provokatif yayınlarıyla nam salmış bir dergiye, ki bu dergiyi Papa da lanetliyor. Bunun provokatif eylemlerini biliyor. Müslümanlar hakkında da Hristiyanlar hakkında da maalesef özgürlük denmez buna. Başkasının özgürlük alanının sınırlarının içerisine girerse orada terör estirmek denir. Düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır, benim özgürlük alanıma kadar. Benim özgürlük alanıma geldiğinde orada duracaksın ki benden de saygı göresin. Biz nasıl ki tüm peygamberleri saygın görüyor, aynen peygamberimize gösterdiğimiz saygıyı sevgiyi tüm peygamberlere gösteriyorsak, onun için biz herkesten aynı şeyi bekliyoruz.'EĞER ONLAR ATEİSTSE BENİM KUTSALIMA SAYGI DUYACAK'Efendim onlar ateist. Olabilir, eğer ateistse benim kutsalıma saygı duyacak. Duymuyorsa bunun toplumu tahrik anlamına gelir ki, tahrik de bir suçtur.'FRANSA'DAKİ 12 KAYIP İÇİN TÜM DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYORLAR'Ortaya konan tavır, binlerce masum çocuğun katli karşısında maalesef gösterilmedi, göstermiyorlar. Gazze'de İsrail yönetimini görmezden gelenler Fransa'daki 12 kayıp için tüm dünyayı ayağa kaldırıyorlar. Bunu niye konuşmuyoruz? Ellerinde sahilde oynayan çocukların kanu olanların, binlerce masumun kanı olanların, her gün devlet terörü estirenlerin terörü kınaması sadece pişkinliktir. Suriye'de yüzbinler katlediliyor. Kılları kıpırdamayanlar 12 kişinin ölümü karşısında birden vicdan ağıtları yakması bize inandırıcı gelmiyor.CUMHURİYET'E AĞIR ELEŞTİRİ: SEN HANGİ ÜLKEDESİN YASen hangi ülkedesin ya? Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman diyorsun. Sadece Müslümanların kutsalına değil, kimsenin kutsalına bu şekilde hakaret edemezsin. Ve neymiş emniyet görevlileri gelmiş arama tarama yapmışlar. Vatandaş gelmiş tahrik ediyor. Böyle yaptığın sürece sen tahriki davet ediyorsun. Bunun kapısını sen açıyorsun. Ne yazık ki bu tür atılan adımlar, ülkenin birliğini beraberliğini de bozmaya yöneliktir. Müslümanların peygamberleri konusundaki hassasiyeti açıkça ortadayken ısrarla bunun üzerine gidilmesi kesinlikle düşünce hürriyetiyle ilgili değildir.'KARİKATÜRLERİN MİLYONLARCA BASILMASI DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜYLE İLGİLİ DEĞİLDİR'Saldırı sonrasında ortaya konan tutum, karikatürlerin milyonlarca basılması da düşünce özgürlüğüyle ilgili de değildir. Burada tehlikeli oyunlar oynanıyor. Avrupa, iki dünya savaşıyla on milyonlarca insanın ölümüne yol açmıştı. Tarihten ders almayanların, bir medeniyetler savaşı çıkartmaya çalıştıklarından ben endişe ediyorum. İnsanlığın bu büyük yanlışa düşmeyeceğine inanıyorum.'HİÇBİR ÖLÜM 12'DEN DAHA DEĞERSİZ DEĞİLDİR'Hatırlayın dünya beşten büyüktür dedim. Bunu BM Genel Kurulu'nda da söyledim. Hiçbir ölüm de can da 12'den daha değersiz değildir. Biz Türkiye olarak üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.'Sondakika.com
Brüksel Otomobil Fuarı 93. Kez Kapılarını Açtı
Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Expo Center'da düzenlenen Brüksel Otomobil Fuarı, bu yıl 93. kez kapılarını açtı.Fuarda son model otomobillerin yanı sıra motosiklet ve kamyonetler de görücüye çıktı.Belçika Otomobil Federasyonu (FEBIAC) tarafından düzenlenen ve motorlu taşıt üreticilerinin yüzde 97'sinin katıldığı fuarda 600 otomobil ile yüzlerce motosiklet ve kamyonet sergileniyor.Expo Center'da 26 Ocak'a kadar açık kalacak olan fuarı 600 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.AA
'Yıkmadan Önce Para Ödenmeli'
Zeytinburnu’ndaki 16:9 gökdelenleri için verilen yıkım kararı yeni bir boyut kazandı. Tıraşlanacak katlarda daire sahibi olan bir şirketin açtığı davada, daire sahiplerine aldıkları taşınmazın bedeli ödenmeden yıkım yapılamayacağına karar verildi.Cumhuriyet'ten Özlem Güvemli'nin haberine göre; Zeytinburnu’nda 16:9 gökdelenleri için verilen yıkım kararı yeni bir boyuta taşındı. Tıraşlanacak katlarda daire sahibi olan şirketin Zeytinburnu Belediyesi’ne açtığı dava sonucunda, idare mahkemesi satın aldığı sırada geçerli bir inşaat ruhsatı bulunan davacıya “bedeli ödenmeden” yıkım yapılmasını hukuka uygun bulmadı. Mahkeme idare kusurlu olduğu için tazminat ödemesi gerektiğini belirtti. Tarihi Yarımada’nın siluetine bıçak gibi saplanan ve daha inşaatı başlamadan tartışma konusu olan 16:9 gökdelenleri için verilen “tıraşlama” kararında yeni bir gelişme yaşandı. Gökdelenlerin tıraşlanması gereken B Blokun 10. katında daire sahibi olan bir şirket yıkım kararı veren mahkeme kararı doğrultusunda encümen kararı ile “yapı tatil tutanağı”  düzenleyen Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’na dava açtı.Şirket, tüm süreçlerin idarenin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını, bu durumda idarenin tazminat ödemesi gerektiğini belirterek işlemin iptal edilmesini istedi. Zeytinburnu Belediyesi de savunmasında mahkeme kararları doğrultusunda taşınmazın plansız ve ruhsatsız durumda kaldığı, ortaya çıkan hukuki durum nedeniyle encümenin yıkım kararı aldığını belirterek davanın reddini istedi.İdare kusurluDosyayı karara bağlayan İstanbul 7. İdare Mahkemesi, AİHM kararlarından örnekler vererek sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından yürürlükteki plan hükümlerine aykırı olarak inşa edilen yapıların, inşa edildiği tarihte yürürlükteki plan  ve ruhsata uygun olarak yapılsa da yargının aldığı karar doğrultusunda yıkılması gerektiği belirtildi. Yıkım kararında bu açıdan mevzuata aykırılık bulunmadığı ifade edildi. Ancak yıkım işlemi tesis edilmeden önce hukuka aykırı plan yapan ve ruhsat veren idarenin kusurlu davranışı nedeniyle tapu kayıtlarına, resmi belgelere güvenen iyi niyetli kişilere mülkiyet hakkının korunması bakımından yıkıma konu olan taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiği kaydedildi. Kararda, “Bu nedenle satın aldığı sırada geçerli bir inşaat ruhsatı bulunan ve ardından yapı kullanma izin belgesi düzenlenen bağımsız bölümün bedeli davacıya ödenmeden, sonradan ruhsatsız hale gelen yapımının yıkımı için tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır” denildi. Dava sonu encümen kararı 5 Eylül 2014’te oybirliği ile iptal edildi.Cumhuriyet
Suudi Aktivistin Raif Bedevi'nin Cezası Ertelendi
Uluslararası Af Örgütü, İslam’a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 yıl hapis cezası ve bin kırbaca mahkum edilen aktivist Raif Bedevi'nin cezasının infazının ertelendiğini açıkladı.İnternette bir forum sitesi kurarak, bu site üzerinden İslam’a hakaret ettiği gerekçesiyle hüküm giyen Suudi Arabistanlı aktivist Raif Bedevi'nin kırbaç cezasının infazı ertelendi.Geçen hafta halkın önünde 50 kez kırbaçlanan Bedevi'nin Cuma namazını takiben yeniden kırbaçlanması planlanıyordu.Ancak Uluslararası Af Örgütü'nün de doğruladığı bilgiye göre ceza başka bir tarihte infaz edilecek.2006 yılında Özgür Suudi Liberaller adıyla bir internet sitesi kuran Raif Bedevi, 10 yıl hapis, 1000 kırbaç ve 266.000 dolar para cezasına çarptırılmıştı.Kaynak: Reuters
Reza Zarrab, Zafer Çağlayan'dan 240 Bin Euro Aldığını Otel Kağıdına Yazmış
Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan için, Reza Zarrab’ın Cenevre’den getirtiği iddia edilen 300 bin franklık saate karşılık ödeme yaptığına dair en önemli kanıtın “Saat bedeli olan 240.000# Euro’yu M. Zafer Çağlayan'dan teslim aldım” yazılı bir otel kağıdına yazılmış yazı olduğu ortaya çıktı.REZA Zarrab’ın (Rıza Sarraf), eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan için Cenevre’den getirtiği iddia edilen 300 bin franklık Patek Philippe marka saatle ilgili belgelerin ayrıntıları Meclis Soruşturma Komisyonu’nun raporunda ortaya çıktı. Soruşturmadaki birçok belge, 681 sıra sayısı verilen raporla birlikte TBMM’nin internet sitesinden tüm vatandaşların erişimine açıldı. Saate ilişkin “elden ödeme” yazısı, komisyondaki AK Partili üyelerce saatin hediye veya rüşvet olmadığına ilişkin önemli kanıtlardan biri kabul edilmişti. Komisyon raporunda, 30 Ekim 2013 tarihli ödeme yazısı ve gümrük cezasına ilişkin ödeme kayıtları vurgulanarak, “Aynı konuya ilişkin diğer şüpheliler yönünden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen eylemin gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır” denildi.CONRAD KAĞIDINDAHürriyet'ten Bülent Sarıoğlu'nun haberine göre, Zarrab’ın 240 bin Euro’yu teslim aldığına ilişkin belgenin, Conrad Otel’in misafirleri için hazırladığı antetli kağıda yazıldığı görüldü. Belgede, yazım hatalarıyla birlikte, “Saat bedeli olan 240.000# Euro’yu M. Zafer Çağlayandan teslim aldım” ifadesi ve Rıza Sarraf imzası yer aldı. Çağlayan, saati 25 Eylül 2013’te teslim aldığını açıklamıştı.YÜZDE 11 İNDİRİMBu belgenin hemen altında, Patek firmasının saati satarken Cenevre’de kestiği 24 Eylül 2013 tarihli faturaya yer verildi. Zarrab’ın kuryesi Murat Yılmaz adına kesilen faturada kuryenin adresi Bodrum olarak görünüyor. Saat ve mekanik kullanım kılavuzuyla ilgili bilgilerin yer aldığı faturaya göre saatin asıl bedeli 334 bin 400 İsviçre Frankı. Firma, nakit ödeme indirimi ve alıcının yabancı olması nedeniyle yüzde 8 KDV istisnasıyla birlikte 34 bin 400 frank indirim yaptı.ADLİ TIP'A İNCELETMEDİLERCHP’li komisyon üyesi, İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, soruşturmayla ilgili eksik belgelerin yanı sıra mevcut belgelerle ilgili incelemelerin de yapılmadığını savunarak şunları söyledi: “Peçeteden hallice, alelade bir kağıda yazılmış belgeyi kanıt kabul ettiler. Kağıt, operasyondan önceki tarihi taşıyor. Oysa Adli Tıp’ta kriminal bir inceleme yapılsaydı, mürekkep yapısı ve kağıt analizleriyle bunların hepsinin sonradan hazırlandığı tespit edilirdi. Koskoca gümrüklere gönderildiği iddia edilen yazılar alelade kağıtlarla önümüze getirildi. Belgelerle ilgili hukuki araştırma da yapılmadı. Barış Güler yazı örneği vermek için savcılığa gelince hangi eliyle yazdığını unutuyor. ‘Sağ el miydi, sol el miydi’ diye denemeye kalkarak imzasını değiştirmeye çalışıyor. Daha önceden bir devlet kurumuna veya sigorta şirketine verdiği bir imza incelenseydi, sahte imza atmaya çalışıyorsa anlaşılırdı. Ama bunun onda biri bile yeterliyken, ‘İtiraf etseler bile yeterli şüphe yoktur’ diyen komisyon üyeleri oldu. Ne kadar büyük bir siyasal tiyatro oynandığını gördük.”İKİ SAYFA DALGINLIĞA GELMİŞAdli Tıp Kurumu’nun tapelerle ilgili “uygunluk” raporunun kapsamını gösteren ilk iki sayfanın ortaya çıkmasıyla “montaj” tartışması devam etti. Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, iki sayfayı savcılıktan isteterek Meclis Başkanlığı’na verilen ek dosyalarda tamamladıklarını söyledi. Köylü, “Alt komisyon olarak savcılığa gittiğimizde belgelerden örnek aldık. Herhalde o sırada görevli arkadaşların dalgınlığına geldi, karıştırdılar araya. Ben hukuk neyi gerektiriyorsa onu yaptım. Esasında şu tartışmalı; Adli Tıp’ın bu konuda montaj mıdır değil midir, başka yerden alınmış sesler oraya monte edilmiş mi, bunları inceleyecek ihtisası yok. O ayrı bir ihtisas konusu. ‘Onu yegane bilen yer TÜBİTAK’ diyorlar” açıklamasını yaptı.Hürriyet
Reklam
Reklam
ASELSAN Mühendislerinin Ölümü Meclis Gündeminde
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na 'ASELSAN'ın dört mühendisi Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal, Evrim Yançeken ve Burhaneddin Volkan'ın ölüm sebepleri nelerdir? ASELSAN mühendisi Erdem Uğur'un ölümü şüpheli midir?' diye sordu. Sezgin Tanrıkulu'nun Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM'ye sunduğu soru önergesi şöyle;'Basına yansıyan haberlere göre Ankara'da 28 yaşındaki ASELSAN mühendisi Erdem Uğur'un yatağında üzerinde battaniye örtülü, ağzına dayanmış büyük tüp hortumuyla bulunduğu öğrenilmiştir. Daha önce de 4?ü intihar biri de kaza olmak üzere 5 ASELSAN mühendisi şüpheli ölümlere kurban gitmişti. ASELSAN'ın dört mühendisi Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal, Evrim Yançeken ve Burhaneddin Volkan peş peşe ölmüştür. Ölümlerin intihar mı yoksa cinayet mi olduğu konusunda bugüne kadar birçok araştırma, inceleme ve yorum yapılmıştır. Ölümlerinin ardından üçü de şifre çözme konusunda uzman olduğu bildirilen bu değerli insanların, ülkemizin gelişimi için çok önemli teknoloji projelerine imza attıkları bilinmektedir.Bu bağlamda;Mühendis Erdem Uğur ASELSAN'da hangi projelerde görev almıştır?ASELSAN mühendisi Erdem Uğur'un ölümü şüpheli midir?ASELSAN'ın dört mühendisi Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal, Evrim Yançeken ve Burhaneddin Volkan'ın ölümleri ile ilgili soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa soruşturmanın akıbeti nedir?ASELSAN'ın dört mühendisi Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal, Evrim Yançeken ve Burhaneddin Volkan'ın ölüm sebepleri nelerdir?ASELSAN mühendislerine psikolojik destek verilmekte midir?ASELSAN mühendislerine koruma verilmekte midir?ASELSAN mühendislerinin güvenliği, psikolojisi neden korunamamıştır?ASELSAN mühendislerine uluslarası standartlarda güvenlik ve psikolojik destek sağlanmakta mıdır?2006 yılından günümüze ASELSAN mühendislerinin ölümleri yeterince soruşturulmuş mudur? Alınan tedbirler nelerdir?' DHA
Reklam
2015'e Damgasını Vuracak Korku Dolu Bir Film | Unfriended
Sosyal medyaya yüklenen uygunsuz videosu yüzünden intihar eden genç kız ve ardından sınıf arkadaşlarının başlarına gelen korku dolu anların anlatıldığı bir film. Skype üzerinden konuşan 6 arkadaşın davetsiz bir misafir ile karşılaşmaları ile yöneltilen 'videoyu kim yükledi' sorusuna cevap alınamaması ile cinayetler zincirinin ilk halkasının başlaması ile birlikte ardından gelecek korkunç olaylara zemin hazırlanıyor...
Petrolün Tükenmesine Seneler Kaldı: Peki Sonra Ne Olacak?
etiket
Dünyanın önündeki en büyük problemlerden birisi kuşkusuz tükenen enerji kaynakları. Birçok savaşın sebebi, birçok dengenin temel unsuru petrol, 21. yüzyılda tükenecek. En az 3 bin ürünün doğrudan, binlerce ürünün de dolaylı olarak hammaddesini, katkı maddesini oluşturan bu ürünün bitmesinin de, dünyanın tüm dengelerini değiştirecek bir etki yaratacağı şüphe götürmez.Türkiye için konuşmak gerekirse, 1950 yılında fosil yakıtların (petrol, doğal gaz ve kömür) ülke içi toplam üretimdeki payı %2, tüketim içerisindeki payı %2,5 düzeylerindeydi. 2008 yılına gelindiğinde ise sırasıyla üretim ve tüketim payları %19,8 ve %97,2 şeklinde olmuştur. Karşımızdaki sorunun ciddiyeti bu oranla çok rahat anlaşılabilir. Birçok sektörü derinden etkileyecek, tüketim alışkanlıklarını değiştirebilecek radikal yeniliklere yol açabilecek bu ciddi olay ne zaman gerçekleşecek?
Reklam
'Bir Karış Sakallı Hocaları Neden Protesto Etmiyorsunuz?'
İlahiyatçı İhsan Eliaçık, Peygamberimize yönelik karikatürlerin asıl kaynağının, yalan yanlış ifadelerin yer aldığı hadis kitapları olduğunu söyledi.Eliaçık, Batı'da yayınlanan Peygamberimize ait karikatürlerin kaynağının yalan yanlış bilgilere dayandığını söyledi. Hadis kitaplarında olmadık yanlışları örnekleriyle anlatan Eliaçık, Müslümanlar'ın öncelikle kendi dinlerine ilişkin kendi kaynağıyla yüzleşmeleri gerektiğini söyledi.
Papa'dan Charlie Hebdo Yorumu: 'Anneme Küfreden Yumruğu da Beklemeli'
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'ya düzenlenen saldırıyı yorumlarken, Tanrı adına cinayet işlemenin 'dinden sapma' anlamına geldiğini söylese de dinlerle alay edilmemesi gerektiğini de belirterek 'Anneme küfreden yumruğu beklemeli' dedi.Papa'nın, Sri Lanka'dan Filipinler'e giderken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamaların ses kaydı Vatikan tarafından yayımlandı. Bu ses kaydına göre Papa, uçaktaki bir gazetecinin konuyla ilgili sorusu üzerine şunları söyledi:'Ben hem din özgürlüğünün, hem de ifade özgürlüğünün temel insan hakları olduğuna inanıyorum. Hiçkimse din adına, Tanrı adına başkalarına zarar veremez, savaşamaz, öldüremez. (Paris'te) yaşananlar bizi şimdi şoke ediyor ama kendi tarihimize bakalım, din adına ne kadar çok savaş yaptık! Biz de bu konuda günah işledik. Ama Tanrı adına cinayet işlenemez, bu dinden sapmadır.'Papa daha sonra, yanında duran Vatikan görevlisi Alberto Gasbarri'ye dönerek şöyle devam etti:'Evet, şiddetle reaksiyon gösterilemez. Ama eğer Dr. Gasbarri, ki benim dostumdur, anneme küfrederse kendisini bir yumruk bekler. Bu normaldir. Provokasyon yapmak, başkalarının inancına hakaret etmek doğru değildir.''Vatikan da hedef alınabilir'Aydınlanma ve pozitivizm sonrası dinlerin bir 'alt kültür' gibi görülmeye başlandığını söyleyen Papa, 'Başkalarının diniyle alay eden çok insan var. Bunlar provokasyon yapıyor ve Dr. Gasbarri'nin annemin aleyhinde konuşması halinde başına gelebilecek şey onların da başına gelebilir' dedi.Papa, 'İfade özgürlüğünün sınırları vardır. Annem örneğinde olduğu gibi' diye konuştu.Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Vatikan'ı hedef alabileceği yönündeki haberlerle ilgili bir soru üzerine ise Papa, '(Tehditlere) cevap vermenin en iyi yolu nezakettir, tevazudur. Doğrusunu isterseniz (Vatikan'ı ziyaret eden) dindarların güvenliği beni endişelendiriyor. Bu konu hakkında Vatikan güvenliğiyle konuştum' dedi.Papa, 'korkup korkmadığı' sorusuna da 'Korkuyor muyum? Benim bir zaafım var, makul dozda şuursuzluk. Şuursuzum. Birçok kereler kendi kendime sordum: Ya bana böyle bir şey olursa? Sonunda Tanrı'ya dedim ki 'Senden tek bir lütuf istiyorum, canım acımasın.' Çünkü acı karşısında cesur değilim, çok korkarım. Tanrı'nın ellerinde olduğumu biliyorum ama ihtiyat için güvenlik önlemleri alınması gerektiğini de biliyorum' diye yanıt verdi.BBC
Reklam
Google Glass Üretimi Durduruldu
Google'ın akıllı gözlüğü Glass'ın mevcut halinin üretimine son veriliyor. Glass'ı geliştiren ekip yeni bir yapılanma ile ayrı bir birim olarak çalışmalarına devam edecek. Google'ın 2013 yılında piyasaya sürdüğü ancak sadece belirli kişilerin kullanımına izin verdiği Glass isimli giyilebilir teknoloji cihazının üretimine son veriliyor. Halen 1500 dolar karşılığı belli şartları yerine getirenlere satılan giyilebilir teknolojik gözlüğün mevcut halinin üretimi durduruluyor.Glass'ı geliştiren ekip Google X biriminden ayrılıp ayrı bir birim olarak çalışmalarına devam edecek. Ekibin başına ise Google tarafından satın alınan Nest ev otomasyon sisteminin kurucu olan Tony Fadel geçiyor.Yapılan açıklamaya göre Glass'ı kullananların dahil olduğu Kaşif Programı da sanlandırılıyor. Google, Glass'ın mevcut halinin üretimini durduruyor. Ancak firma benzer ürünler konusunda çalışmalarına devam edecek ve yeni nesil Glass benzeri cihazlar üretmeye devam edecek. Yeni nesil Glass'ın ne zaman üretileceği konusunda net bir açıklama yapılmadı.Al Jazeera Turk
Sultanahmet Saldırısında Cevap Bekleyen Sorular
Sultanahmet’te 1 polisi şehit eden saldırının faili Dağıstanlı Diana Ramazanova’nın hayat hikâyesi ilginç detaylar taşıyor.Diana’nın Çeçen kökenli Norveç vatandaşı Abu Aluevitsj Edelbijev ile sosyal paylaşım sitelerinde başlayan arkadaşlığı aşka dönüşünce, çift imam nikâhı kıyıyor. Diana, IŞİD saflarına geçen Edelbijev’le birlikte radikal bir hayat tarzını benimsiyor. İstanbul’da balayı gibi 3 ay geçiren çift, kaçak yollarla Suriye’ye geçiyor. Ancak Edelbijev Aralık 2014’te öldürülünce, Diana, 26 Aralık’ta yasadışı yollardan Gaziantep’e geliyor. Taksi kiralayarak İstanbul’a geçen Diana’nın 2 el bombasını nereden bulduğu bilinmiyor. Bombacının kimlerle temas kurduğu ve bu noktaya nasıl geldiğinin sırrı ise henüz çözülemedi.Toygun Atilla'nın Hürriyet'te yer alana haberine göre, IŞİD saflarındaki Çeçen kökenli Norveç vatandaşı Abu Aluevitsj Edelbijev ile tanışmasından sonra Dağıstanlı Diana Ramazanova’nın tüm hayatı değişti. Sosyal paylaşım sitelerinde başlayan ilişki önce arkadaşlığa sonra aşka dönüştü. Ülkesinden ayrıldı, Abu Aluevitsj Edelbijev ile dini nikâh kıydı, çarşafa girdi... Genç kadın hayat tarzını değiştirmekle kalmadı, IŞİD saflarına da katıldı. Norveç, Suriye ve İstanbul hattında süren bu serüvenin son durağı ise Sultanahmet oldu. Hürriyet, intihar bombacısı Diana Ramazanova’nın hikâyesinin izini İstanbul’dan Norveç’e kadar sürdü.
ASELSAN Mühendisi Evinde Ölü Bulundu
ASELSAN’da çalışan mühendis Erdem Uğur (28) evinde ölü bulundu. Polisler Erdem Uğur'un dairesine girdiğinde 'Dikkat gaz açık' yazılı bir uyarı notuyla akrşılaştı. Uğur, yanında mutfak tüpü, tüpün hortumu da yatağın içindeyken ölü halde bulundu. Daha önce de ASELSAN'da çalışan 5 mühendis esrarengiz şekilde ölü bulunmuştu.İki gün önce iş arkadaşlarına mesaj atan Erdem Uğur, rahatsız olduğunu ve işe gelemeyeceğini söyledi. Daha sonra Erdem Uğur’dan haber alamayan arkadaşları, durumunu öğrenmek için bu sabah Çankaya Cebeci Mahallesi'ndeki evine geldi. Kapıyı çalan arkadaşları içerden ses gelmeyince durumu polise bildirdi. UYARI NOTU: DİKKAT GAZ AÇIKÇilingir yardımıyla içeri giren polis, girişte ‘Dikkat gaz açık’ yazılı kağıdı fark etti. Polis, Uğur’u yatağında hareketsiz halde buldu. Polis, ayrıca Uğur’un yatağının yanında bir adet mutfak tüpü ile tüpün bağlı hortumunun yorganın altında olduğunu gördü. Ortamda yoğun gaz olduğu anlaşıldı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. İlk belirlemelere göre, Erdem Uğur’un gaz zehirlenmesi sonucu öldüğü ifade edildi.
Reklam