onedio
Kola Dolu Tavada iPhone 6 Pişirdi
YouTube'da bulunan TechRax kanalında bugüne kadar iPhone 6 üzerinde pek çok deney yapıldı.Mikrodalga fırına bile giren telefon, en son Noel yemeği için bir hindiyle birlikte fırına girmişti.Fakat bu sefer deneyin dozu biraz daha arttı. Eylül ayında lansmanı yapılan Apple cihazı iPhone 6, ocağın üzerinde kaynayan kola tavasının içine bırakıldı.Maalesef telefon kurtulamadı. Tavaya atıldıktan birkaç dakika sonra telefondan dumanlar çıkmaya başladı ve cihaz erimeye başladı.Böyle bir deneyin yapılış amacı tam olarak nedir bilmiyoruz. Siz yine de evde canınız sıkılırsa telefonunuzu pişirmek yerine sevdiklerinizi arayın, onlara mesaj atın.
Hollanda'da Futbolun Adı; Kazım Kazım
Feyenoord’da forma giyen Colin Kazım Richards, ilk yarısı sona eren ligde gösterdiği performanstan memnun olduğunu belirttiHollanda Birinci Futbol Ligi ekiplerinden Feyenoord’da forma giyen Colin Kazım Richards, ilk yarısı sona eren ligde gösterdiği performanstan memnun olduğunu söyledi.Sezon başladıktan sonra Feyenoord’a transfer olmasına rağmen forma giydiği 13 maçta 7 gol atarak takımının en skorer oyuncusu olan Kazım, Hollanda medyasına yaptığı açıklamada, kendisine yönelik eleştirilere anlam veremediğini kaydetti. Kazım, eleştirilerin kendisi için önemli olmadığını belirterek şöyle konuştu:'Thierry Henry, Pierre van Hooijdonk ve Roberto Carlos gibi büyük futbolcular da eleştirildi. Şu anda Arsene Wenger her gün eleştiriliyor. Graziano Pelle iki sezonda Feyenoord’da 25’er gol attı ama o da ilk geldiği dönemde eleştiri aldı. Tabii ki ben de eleştiriliyorum. Benim için önemli değil, mesleğimi zevkle yapıyorum.'Kazım, forma giydiği 13 maçta attığı 7 golün yanı sıra son 4 maçta da fileleri havalandırmasının yeterli görülmediğine işaret ederek, takımın başarısı için elinden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğini söyledi.Başkasının ne dediğinin önemli olmadığına değinen Kazım, takım arkadaşları ve hocasının kendisine güvendiğini sözlerine ekledi.Feyenoord Teknik Direktörü Fred Rutten ile orta saha oyuncusu Jordie Clasie de Kazım’ın ilk yarıda gösterdiği performanstan övgüyle bahsetti.Kazım’ın kariyerinde ilk kez forvet mevkisinde oynadığını ve zamanla bu pozisyonuna alıştığını belirten Rutten, yıldız oyuncunun ligin ilk yarısında Feyenoord’un en çok gol atan futbolcusu olmasının kendisini mutlu ettiğini söyledi.Clasie ise Kazım’ın takım için önemli bir futbolcu olduğunu belirterek, 'Güçlü bir futbolcu. 3-4 haftadır gol atıyor, bu çok önemli. Kendisinden memnunuz, birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz ve bu böyle devam edecek' ifadelerini kullandı.Haber Futbol
Lenovo'nun Yeni Akıllı Telefonu 46 Gün Pil Ömrü Vadediyor
Kuşkusuz akıllı telefonların en büyük sorunlarından biri olan pil problemi, Lenovo ‘nun piyasaya süreceği yeni bir akıllı telefon modeliyle tarihe karışabilir.Gizmo China ‘nın detaylarını paylaştığı P70T kod adlı model, gücünü 4000 mAh kapasiteli pilinden alıyor. iPhone 6’da 1860 mAh değerinde bir pil olduğunu düşünürsek söz konusu telefonun pil açısından ne denli iddialı olduğunu anlamak mümkün. Ayrıca telefonun tek özelliği yüksek pil kapasitesi değil. Sunduğu pil tasarruf özellikleri de pil ömrünün uzun olmasını sağlayan etkenlerden biri. Örneğin telefonun ekranını kapandığında çalışmayan uygulamaların kapatılması, pilin daha uzun süre dayanabilmesi açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Bu ve bunun gibi birçok tasarruf özelliğinin P70T modelinde karşımıza çıkması bekleniyor. Tüm bu önlemler ile birlikte telefonun pilinin 46 gün dayanabileceği iddia ediliyor.5 inçlik 720p ekrana sahip olacağı söylenen telefonun 8,9 milimetre inceliğinde geleceği belirtiliyor. Dört çekirdekli işlemci ile performans konusunda da iddialı görünen P70T isimli modelde 1 GB RAM bulunacağı dile getiriliyor. Çıkarılabilir pile sahip olan bu akıllı telefonun toplam pil ömrünü iki katına çıkarmak böylece mümkün oluyor.Teoride pil süresi oldukça iyi görünse de pratikte neler olabileceğini kestirmek güç. Özellikle günümüz uygulamalarının yüksek donanım ihtiyacı olduğunu göz önüne aldığımızda ve 3000 mAh pile sahip telefonların 2 günü güçlükle tamamlayabildiğini düşündüğümüzde 46 gün pil süresi hayal olabilir. Yine de Lenovo’nun telefonla ilgili yapacağı duyuruyu beklemekte fayda var.LOG
Orhan Gencebay Âkil İnsanlar Heyeti'nden Ayrıldı
Orhan Gencebay Akil İnsanlar Heyeti'nden ayrıldığını açıkladı.Milliyet'ten Ali Eyüboğlu'na konuşan Gencebay, “Biliyorsun’ Akil İnsanlar’dan biriydim. Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun ‘Akil İnsan’larla yaptığı toplantıya sağlık gerekçesiyle iştirak etmemiştim. Bundan böyle ülkem için elimden ne gelirse yine yapmaya hazırım, ama ‘Akil İnsan’ olarak değil.” açıklamasında bulundu. Akil İnsanlar Heyeti'nden daha önce Baskın Oran ve Kürşat Bumin ayrılmıştı.
Reklam
İspanya'da Kraliyet Ailesi Şokta
İspanya'da yaklaşık 4 yıl süren soruşturma sonrasında yargıç Castro, Kral 6. Felipe'nin ortanca ablası olan Prenses Cristina'nın eşi Urdangarin ile birlikte ortağı olduğu Aizoon şirketi aracılığıyla haksız mali kazanç sağlanmasında sivil sorumluluğunu tespit etti.Prenses Cristina'nın eşi Palma Dükü Urdangarin ise para aklama, mali yolsuzluk, ticari ve kamu evraklarında sahtecilik, vergi kaçırma ve kamu fonlarını kötü kullanmakla gibi suçlamalarından mahkeme karşısında hesap verecek. Kral damadının 19 yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.Önümüzdeki günlerde sanık sandalyesine oturacak olan Prenses de suçlu bulunması halinde maliyeyi dolandırmaktan 4 yıla kadar hapis cezası alabilecek. İspanya'daki 'Temiz Eller' derneği yargıçı olan Castro ayrıca Prenses Cristina'nın yararlandığı 587 bin 413 Euro'yu yeterli bulmayarak bunun 2 milyon 600 bin avroya çıkmasını istedi.CNN Türk
Yalnız Bir Robotun Hayatını Konu Alan Kısa Film | R32
Evsizlerin zorlu hayatlarının anlatılmak istendiği kısa filmde başrolü yalnız bir robot oynuyor. İnsanlar tarafından saygı görmeyen ve yardıma ihtiyaç duyduğu anda etrafında kimsenin olmadığı evsizlerin benzer hayatlarına sahip robotun hikayesini izliyoruz...
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Adalet, hak ve özgürlükler herkese bir gün lazım olur. Gün gelir haksızlığa uğradığını düşünen herkesin sesini duyurmak için basın özgürlüğüne ihtiyacı olur.Örneğin Akif Beki 19 Aralık akşamı CNN Türk canlı yayınına Tahşiye grubunun lideri Mehmet Doğan’ı çıkartma özgürlüğüne sahip olmasaydı iki önemli konuda gerçekler ortaya çıkmayacaktı.Beki, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iddiası üzerine gerçeği izleyiciye yansıtmak gayretiyle Tahşiye grubuna yönelik Gülenci komplonun ayrıntılarını soruyordu.
Reklam
Ronaldinho Kayboldu!
Bir dönem Beşiktaş'ın da transfer listesinde bulunan Brezliyalı yıldız Ronaldinho ilanla aranmaya başlandıMeksika'nın Gallos Blancos de Queretaro takımına transfer olan Ronaldinho kulübe haber vermeden 15 gündür idmanlara katılmayınca başkan tarafından gazeteye ilan verilerek aranmaya başlandı.Başkan Arturo Villanueva, Ronaldinho'nun nerede olduğunu bilmediklerini, görenlerin ve yerini tespit edenlerin kulübe bildirmesini istedi. Hiçbir futbolcunun kulübün üstünde olmadığını da hatırlatan başkan Villanueva, Brezilyalı yıldız futbolcuya habersiz gittiği için ceza verileceğini açıkladı.Meksika basını ise Ronaldinho transferinin sadece forma satışı yapılması için yapıldığını savunarak futbol anlamında bu futbolcudan henüz takımın yararlanamadığını yazdı.Haber Türk
Hurda Klasik Otomobiller 100 Bin Liraya Yenileniyor
Muğla Ortaca'da bir oto tamircisi, hurdaya terk edilmiş klasik otomobilleri topladıktan ve 100 bin liraya kadar masraf yaparak tamir ettikten sonra satıyor.Küçük yaşlarından bu yana Ortaca'da oto tamirciliği yapan Mahmut Çiriş, ömürlerini tamamladıktan sonra sahipleri tarafından terk edilen klasik Otomobilleri Türkiye'yi dolaşarak satın alıyor. Çiriş, ilçeye getirdiği otomobilleri Muğla-Fethiye karayolunun Kocabel mevkisinde 6 dönüm arazide kurduğu Amerikan Oto Pazarı ve Tamirhanesi'nde sergileyerek meraklılarının beğenisine sunuyor. Neredeyse hurda hale gelmiş 50-60 yıllık Pontiac, chevrolet, Cadillac, Mercedes ve Ford marka klasik otomobiller, ziyaret edenlerin beğendiğini satın almasının ardından Çiriş tarafından aslına uygun olarak yenilenmeye başlanıyor. Müşterinin isteğine göre kaporta, boya, döşeme, elektrik ve mekanik bölümleri ilk günkü hallerine kavuşturulan araçlara marka, model ve yaşına göre 30 ila 100 bin lira arasında masraf yapılıyor. Son olarak 1938 model bir otomobili yaptıÇiriş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde kent kent gezerek eski otomobilleri topladığını söyledi. Durumuna göre 5 ila 15 bin lira arasında satın alarak tamirhanesine getirdiği klasik otomobilleri tamirhanesinde meraklılarının beğenisine sunduğunu anlatan Çiriş, ziyaret edenlerin istediği otomobili seçip aslına uygun olarak yenilenmesini istediklerin kaydetti. Son olarak 1938 model bir Mercedes'i müşterisine teslim ettiğini, şimdi de 1947 model Cadillac marka otomobili yenilediğini bildiren Çiriş, 'Kaporta, boya, döşeme, mekanik her işi burada yapılmak kaydıyla 100 bin liraya sattık. Bir otomobilin yenilenmesi, marka ve model yılına göre 30 ila 100 bin lira arasında değişiyor' dedi.Hurda olarak aldığı araçlardan az da olsa kullanılır parça çıktığını dile getiren Çiriş, diğer parçaları çoğunlukla yurt dışından getirdiğini ifade etti. Çiriş, özellikle 1952-1960 model araçların çok zor bulunduğuna dikkati çekti. Çiriş, el emeği ile yapılan işlerin kolay olmadığını vurgulayarak, otomobilleri yenilemek için aldıkları paranın büyük bölümünün parçalara verildiğini, kendilerinin çok fazla kazanmadığını söyledi. Çiriş, bugüne kadar 100 civarında klasik otomobil yenilediğini vurguladı. En büyük sorun usta bulamamakEn büyük sorunlarından birinin bu konuda usta bulamamak olduğuna işaret eden Çiriş, şöyle konuştu: 'Eskiden usta daha kolay bulunuyordu ama şimdi çok zor buluyoruz. Bulduklarımız da bu araçların dilinden anlamıyor. Bu işi sevmek gerek. Bir insan sanatını sevmezse kimseye faydası olmaz. Bu araçları tamir edecek kişinin öncelikle bunlara ilgisi olması, sevmesi gerekir. İlgili bir ustanın bu araçlarda bıraktığı iz, çok daha farklı oluyor.'Çiriş, yaklaşık 100 otomobilin bulunduğu pazarı gezmek isteyenlerden 2,50 lira ücret aldıklarını, bunu da tamirhanede beslediği hayvanların bakımı için kullandığını belirtti.1957 model Chevrolet için 100 bin lira harcıyorİki yıl önce klasik oto pazarını ziyaret ettiği sırada gördüğü 1957 model Chevrolet marka otomobili yaptırıp almaya karar verdiğini kaydeden Murat Okşak ise Amerikan otomobil merakı bulunduğu için bu model bir araç aldığını söyledi. Yenilenmesini 2 yıldır beklediği otomobilini kısa bir süre sonra Adana'ya götüreceğini ifade eden Okşak, hayalini kurduğu otomobile kavuştuğu için mutlu olduğunu dile getirdi. Yeni model araçlardan klasik otomobillerin verdiği keyfi alamadığını vurgulayan Okşak, 'Otomobil için bugüne kadar 55 bin lira harcadım. Tamamlandığında yaklaşık 100 bin liraya mal olacak' dedi.AA
Sarıkamış: 100 Yıldır Unutulmayan Acı
100 yıl önce yaşanan Sarıkamış Harekatı sırasında donarak şehit olan 90 bin asker 2-4 Ocak 2015’te Sarıkamış’ta düzenlenecek etkinliklerle anılacak. Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki Allahuekber Dağları'nda şehit olan 90 bin askeri, harekatın 100'üncü yılında geniş kapsamlı törenlerle anmak için soğuk havaya rağmen çalışmalar yoğun şekilde sürdürülüyor.Sarıkamış Harekatı'nın yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında, 100 bin kişinin katılması planlanan 'Ay yıldızlı tören alanı'nda çalışma gerçekleştiriliyor. Toplam 15 bin metrekare alan üzerine inşa edilen ay yıldızlı tören yerinin taban zeminine kesme taş döşemesinin yanı sıra çevre düzenlemesi yapılıyor.Hava sıcaklığının sıfırın altında 15 dereceye kadar düştüğü bölgede çalışma yürüten belediye ekipleri, zaman zaman ateş yakarak ısınmaya çalışıyor.Sarıkamış Belediye Başkanı Göksal Toksoy, gazetecilere yaptığı açıklamada, her yıl ocak ayının ilk haftasında törenler yapıldığını anımsatarak, bu yıl da 2-4 Ocak'ta Sarıkamış Harekatı'nın 100'üncü yıl dönümü anma etkinlikleri yapılacağını söyledi.Yaklaşık 6 aydır çalışmaların aralıksız devam ettiğini vurgulayan Toksoy, 'Bu anlamda Orman ve Su İşleri Bakanlığı'mızın ulaşım ve yürüyüş yolu çalışmaları var. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'mızın tören alanıyla ilgili çalışmaları var. Ulaşım yolu çalışması devam ediyor' dedi.Toksoy, yürüyüş yolundaki çalışmaların yüzde 90'ının tamamlandığını belirterek, tören alanının kış koşullarında 4 Ocak'a yetiştirilmeye çalışıldığını ifade etti.'Bu tören alanı, 100'üncü yılında 100 bin kişi alacak'Belediye ekiplerinin, soğuk havaya rağmen çalışmalarının aralıksız sürdüğünü anlatan Toksoy, şunları kaydetti:'Bu tören alanı, 100'üncü yılında 100 bin kişi alacak. Yani bu saha 100 bin kişi kapasiteli. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın talimatları doğrultusunda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Kendilerinin de anma etkinliklerine katılacaklarını umut ediyoruz. Allahuekber Dağları'nda bizler için canlarını feda eden şehitlerimize ne yapsak azdır. Türkiye şehitlerinin batı kapısı Çanakkale, doğu kapısı Sarıkamış'tır. Devletimiz, hükümetimiz bu konuda yoğun çalışma sürdürüyor. Bundan sonra yılın 12 ayında ziyaret için vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Tarihimizi bundan sonraki nesillere böyle aktarmamız gerekiyor.'Tören alanında karlar içinde çalışan işçilerden Kenan Alkan da şehitler için en zor şartlarda bile çalışılması gerektiğini belirterek, 'Biz aslında onlara göre şanslı bir nesiliz. Bu vatan için canlarını feda eden şehitlerimiz için en soğuk şartlarda bile çalışsak azdır' ifadesini kullandı.100 yılda unutulmayan acıSarıkamış Harekatı'nda yaşanan trajedinin ardından 100 yıl geçmesine rağmen acılar, hafızalardaki canlılığını koruyor.Mehmetçik harekatta şartların tüm olumsuzluğu karşısında sergilediği üstün cesaret, sabır ve metanetle düşmanının bile takdirini kazandı.Karlı dağlar ve aşırı soğuğa karşı tarihte eşine rastlanmayan bir mücadele ortaya koyan on binlerce Türk askeri, çetin doğa koşullarına ve tüm yokluklara karşın 'emre itaate' asla baş kaldırmadı. Allahuekber Dağları'nı aşarken çoğu kurşun atamadan, düşmanla göğüs göğüse vuruşamadan şehit oldu. Kar altında soğuğa direnemeyen güçsüz vücutları mor renge bürünerek 'kardelen'ler gibi karlara gömüldü.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 1. Dünya Savaşı'na yeterli hazırlıkları yapmadan girmek zorunda kalan Osmanlı Devleti'nde, Enver Paşa'nın, 93 Harbi'nde kaybedilen Kars, Batum, Artvin ve Ardahan'ı da geri alıp Kafkasya'ya yönelmek amacıyla orduyu insan boyunu aşan karla kaplı Allahuekber Dağları üzerinden Sarıkamış'a doğru harekete geçme emri vermesi büyük trajedinin başlangıcı oldu.Araştırmalarda üst düzey komutanlara ait ortaya çıkan anılarda, henüz bıyığı bile terlememiş, yaşları 12-13 olan çocukların da bulunduğu Türk askerinin, karlara gömülerek şehit oluşu, tüm imkansızlıklara rağmen emre itaatkarlığı, bayrak sevgisi, vatanı uğruna neler yapabildiği tarihin altın sayfalarına kazındı.Komutanlardan Kurmay Yarbay Şerif Köprülü İlden'in anılarında, Sarıkamış Harekatı'nda Enver Paşa'nın taarruz planlaması ve zamanlamasına yöneltilen eleştirilerle Türk askerinin verilen emirleri yerine getirebilmek için ölüm yolculuğuna sırt çevirmeden çıktığı bilgisi aktarılıyor. Köprülü Şerif Bey'in, 'Sarıkamış bize büyük bir ibret olduğu kadar tarihimize parlak bir sahife-i şereftir. Tarihlere şan olsun ki büyük bir Türk ordusu cahil ve divane kumandanın ihtirasıyla yüksek dağlar üstünde kara kışın tipisiyle asırdide düşmanın güllesi ve kurşunlarıyla uğraşa, cenkleşe istiklal-i milli uğruna kamilen mahvoldu da bir neferi arka çevirmedi. Sarıkamış'ta hiç panik olmamıştır'' ifadeleri anılarında dikkati çekiyor.Sarıkamış'ta bir alay cephesinde, birçoğu karlara gömülerek ve bir kısmı da bir kurşun sıkamadan düşman güçlerinin ateşiyle şehit düşen birlikteki son 3-4 askere Enver Paşa'nın 'Ne bekliyorsunuz? Saldırın'' diye emir vermesi üzerine, askerlerin, 'Şimdi saldıracağız, Paşa Hazretleri' şeklindeki cevabı 'emre itaat'e ne kadar bağlı kalındığını ortaya koyuyor.AA
Reklam
Reklam
Sırp Taraftar Cinayeti Güvenlik Kamerasında
Galatasaray Liv Hospital ile Kızılyıldız arasında oynanan basketbol maçı öncesinde çıkan ve Sırp taraftar Marko İvkoviç’in ölümü ile sonuçlanan olaylara ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı.Galatasaray Liv Hospital ile Kızılyıldız arasında oynanan basketbol maçı öncesinde çıkan olaylar sırasında Sırp taraftar Marko İvkoviç'in bıçaklanarak öldürülmüş, olayla ilgili gözaltına alınan 7 kişiden biri tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Olayı soruşturan polis, 24 saat boyunca güvenlik kameralarını izleyerek zanlıya ulaştı. Görüntülerde cinayet anı net olarak görülmese de, maç öncesi çıkan ve Sırp taraftarın ölümü ile sonuçlanan olayların tamamı saniye saniye kaydedildi. Güvenlik kameralarına farklı açılardan yansıyan görüntülerde bir grup Sırp taraftar, 10. Yıl Caddesi üzerinden Apdi İpekçi Spor Kompleksi’ne doğru yürüyor. Polis tarafından önü kesilen taraftarlar, bu sırada Galatasaray taraftarları ile de tartışıyor. Sırp taraftarlara polis müdahale ediyor. Olayların ardından polis kamerasına yansıyan bir başka görüntüde ise stat çevresindeki yeşillik alanda olayda kullanıldığı tahmin edilen bıçak bulunuyor.İHA
Hülya Avşar'dan Kılıçdaroğlu'na Tazminat Davası
Sanatçı Hülya Avşar, kişilik haklarına hakaret ettiği gerekçesiyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı.Hülya Avşar adına avukatları Kerem Hasbakkal ve Eda Ergün'ün İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu 3 sayfalık dava dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'un 6 Aralık 2014 tarihinde basına yansıyan açıklamalarıyla Hülya Avşar'ın kişlik haklarına saldırıda bulunduğu ve bu konuyla ilgili tazminat davası açıldığı belirtildi.'Yalakadan sanatçı olmaz' sözüHülya Avşar'ın, başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olmak üzere yasalar ile güvence altına alınan kişilik haklarına, Kılıçdaroğlu tarafından yapılan haksız ve hukuksuz saldırı yapıldığı ve Avşar'ın Kılıçdaroğlu ile herhangi bir polemiğe girmediği ifade edilen dilekçede, 'Müvekkilim tarafından davalı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açılan davanın basına yansıması sonrasında, davalı Kemal Kılıçdaroğlu bu kez 15 Aralık 2014 tarihinde huzurdaki davanın konusunu teşkil eden müvekkil Hülya Avşar'a yönelik saldırısını daha da ağırlaştırarak tekrarlamıştır. Davalı Kılıçdaroğlu, 15 Aralık günü canlı olarak yayınlanan basın toplantısında, 'Hülya Avşar kim efendim? Kim Hülya Avşar sanatçı mı? Sanatçılığı tartışılır, kimse kusura bakmasın. Yalakadan sanatçı olmaz arkadaşlar. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır. Gücün karşısında sanatçı eğilmez. Gücün karşısında eğilen kişiye de sanatçı denmez' şeklindeki sözleri ile hem müvekkilime ölçüsüzce saldırı ve hakaretlerini tekrarlamış, hem de canlı yayında müvekkilimi aşağılamıştır' denildi.'Saygısızca dile getirmiş''Davalı, müvekkilime yüklediği 'yalaka' sıfatını üzerine ısrarla basa basa tekrarladıktan sonra müvekkilimin sanatçı olmadığını, güç önünde eğildiğini, herkesin de bunu böyle bilmesi gerektiğini saygısızca dile getirmiş kendince geliştirdiği sanatçı tanımı ile müvekile yönelik hakaret aşağılamalarını canlı yayında sürdürmüştür' ifadelerine yer verilen dilekçede 'Yalaka' kelimesinin 'dalkavukluk' kelimesi ile eşanlamlı olduğu anlatıldı.'Yalakalıkla değil, alın teri ile elde etti'Kılıçdaroğlu ile Avşar'ın aynı paralelde bir siyasi görüşe sahip olamayacağı vurgulanan dilekçede, Avşar'ın her konuda görüşleri ifade etmekte özgür olduğu belirtilerek, 'Kılıçdaroğlu'nun kitleleri etkileyen açıklamalarını yaparken bulunduğu makamın sorumluluklarını da taşımak zorundadır. Hür iradesi ve yaşam görüşü doğrultusunda her türlü düşünceyi de gerekli gördüğü noktada eleştirmektedir. Bunu yaparken şu ya da bu siyasi düşüncenin hoşuna gitsin gibi bir kaygıyı taşımadığı gibi, 30 yıllık sanat geçmişine bakıldığında da kazanımlarının her kuruşunu Kemal Kılıçdaroğlu'nun ifade ettiği gibi yalakalıkla değil, sanatçı kimliğiyle, alın teri ve emeği ile elde ettiği görülecektir' ifadelerine yer verildi.Kılıçdaroğlu'nun, Avşar'ın kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğu belirtilen dilekçede, 100 bin lira manevi tazminat ödemesi talep edildi.Haber: Serpil KIRKESER - Arzu KAYA DHA
Fethullah Gülen'in Avukatı Albayrak'tan İade Talebi Açıklaması
Fethullah Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak, Fethullah Gülen hakkında çıkarılan yakalama kararı ile ilgili açıklama yaptı. Medyada yer alan iddiaların doğru olmadığını belirten Albayrak, haberlerde hukuki değerlendirmenin bulunmadığını vurguladı. İade talebinin, Türkiye’nin hukuksuz taleplerde bulunduğunu tescil edeceğini belirten Albayrak, 'Sayın Fethullah Gülen’in ABD’de ikamet adresinin bilinmesine, adli yardım talebi ile ifadesi alınmak istendiğinde, ifadesini, bulunduğu yerde verebileceği bilinmesine rağmen, bu şekilde bir işlem yapılması işlemin hukuki olmadığını göstermektedir. Sayın Gülen, beraatle sonuçlanan daha önceki iddialarla ilgili olarak adli yardımlaşma talebi gereğince ABD adli makamlarına ifade vermiştir. O zaman dahi Amerikan savcısının, iddiaların ciddiyetsizliğine karşı şaşkınlığını izhar ettiği de bilinmektedir. Bu soruşturmada adli yardım talebi yoluna başvurmaksızın algı yönetimi ve genel seçim sürecinde iç siyaset malzemesi olarak kullanmak amacıyla, bu girişimden sonuç alınamayacağı bilinmesine rağmen kasten bu yolun seçilmesi, yapılan bu işlemin siyasi olduğunu tek başına ortaya koymaya yeterlidir.” dedi.Kırmızı bültenin, bir soruşturma ya da kovuşturma kapsamında, hakkında tutuklama kararı çıkartılan kişinin yurt dışından iadesinin sağlanması amacıyla İnterpole üye ülkeler tarafından aranmasını temin etmek amacıyla İnterpol Genel Sekreterliği tarafından alınan polisiye tedbir olduğunu hatırlatan Albayrak, bir kimsenin yurt dışından iadesi sağlanmak amacıyla aranmasını teminen, İnterpol Genel Sekreterliği tarafından kırmızı bülten çıkartılması talebinde bulunulabilmesi için öncelikle istenilen kişi hakkında mahkemelerce çıkarılmış yakalama kararının bulunması gerekmediğini ve şüpheli veya sanık durumundaki kişiler hakkında uluslararası kırmızı bülten çıkarılması için, soruşturma aşamasında cumhuriyet başsavcılıklarınca, kovuşturma aşamasında mahkemelerce talepte bulunulabileceğini söyledi.Albayrak ayrıca, kırmızı bülten talebi, “Suçluların İadesi ve Hükümlü Nakli Konularında Adlî Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” konulu Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün genelgesine uygun olarak hazırlanılan kırmızı bülten evrakının cumhuriyet başsavcılıkları veya mahkemeler tarafından Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi suretiyle yapılabileceğini ifade etti.“İNTERPOL GENEL SEKRETERLİĞİ BÖYLE BİR DURUMDA TALEBİ OLUMLU KARŞILAMAYACAKTIR”Temel mantık olarak kırmızı bültenin, yeri tespit edildiğinde ve yakalandığında ancak iadesi istenebilecek şahıslar için tanzim edilebileceğini dile getiren Albayrak, “Bir şahsın sadece ifadesinin alınması için kırmızı bülten düzenlenmez. Sadece ifade alınması, uluslararası adli yardımlaşma yoluyla yapılacak bir işlemdir. Yeri tespit edilip yakalandığında iadesi için yeterli delil bulunmayan bir şahıs için kırmızı bülten düzenlenmesinin talep edilmesi doğru değildir. İadesi için yeterli delil bulunmadan kırmızı bülten talebinde bulunsa dahi İnterpol Genel Sekreterliği talebi değerlendirirken, bu şartların varlığını arayacağından böyle bir durumda talep olumlu karşılanmayacaktır. Kırmızı bülten yalnızca bir şahsın iadesi amacıyla tanzim edilir. Şahsın iadesi şartları oluşmadığı durumlarda yani suçlamaların ciddi olmadığı durumlarda kırmızı bülten talep edilemez, edilse de İnterpol Genel Sekreterliği tarafından dikkate alınmaz. Adli makamlarca hazırlanan ve Adalet Bakanlığı'na iletilen kırmızı bülten evrakının öncelikle Adalet Bakanlığı tarafından genelgeye uygun olup olmadığı denetlenmektedir. Adli makamların talep evrakında istenen belgeler ve delil içeriği açısından eksiklik varsa evrak ilgili adli makama geri gönderilmektedir. Eksiklik yoksa evrak kırmızı bülten talep edilmesi için İçişleri Bakanlığı'na iletilmekte ve bu bakanlık tarafından da bir eksiklik bulunmadığı takdirde kırmızı bülten düzenlenmesi için merkezi Fransa Lyon’da bulunan İnterpol Genel Sekreterliği'ne kırmızı bülten başvurusu iletilmektedir.” dedi.İnterpol Genel Sekreterliği’nin öncelikle talebin gerekli olup olmadığı hususunda değerlendirme yaptığını kaydeden Albayrak, “Tutukluluk yerine adli yardımlaşma yoluyla alternatif yöntemlerle kişilerin ifadelerinin alınmasının daha makul bir yöntem olduğu durumlarda talep kabul edilmemektedir. Kırmızı bülten düzenlenmesi halinde şahıs aranmaya başlayacağı için İnterpol Genel Sekreterliği bu şekilde bir polisiye tedbiri uygulamadan önce o şahısla ilgili, şahsın vatandaşı olduğu ülkenin mahkemesinden verilmiş bir tutuklama kararı veya yakalama kararı olmasını aramaktadır. Sadece talepte bulunan ülkenin mahkemesinde verilmiş bir tutuklama kararı veya yakalama kararı olması yeterli olmayıp, şahıs yakalandığında suçun vehameti ve mevcut delil durumu itibariyle iadesi mümkün olması halinde kırmızı bülten düzenlenecektir. Talepte bulunan devletin suçu vahim olarak tarif etmesi mevcut delil durumunu kendisi için yeterli görmesi yetmeyecek, talep uluslararası hukukun temel prensipleri ve dünyada yaygın kabul görmüş hukuki teamüllere uygunluk arzettiği ölçüde kabul görecektir. Bu şekilde keyfi uygulamalara neden olacak başvuruları engellemek ve zaman içersinde kırmızı bültenin her durumda kullanılmasından doğan sorunların önüne geçilmek istenmektedir.” ifadelerini kullandı.“ÜLKELERİN KIRMIZI BÜLTENE DEĞER ATFETMELERİNE GÖRE 4 KATEGORİ BULUNMAKTA”İnterpol Genel Sekreterliği tarafından bir örgütün terör örgütü olarak kabul edilmesi için öncelikle Genel Sekreterlik Hukuk Birimi tarafından olumlu görüş bildirilmesi ve Genel Kurul’un da örgütün terör örgütü olarak kabul edilmesi gerekmekte olduğunun altını çizen Albayrak, şunları kaydetti: “Genel Sekreterlik, devlet ve hükümet düzenini değiştirmek amacıyla kurulmuş ve bu amacını gerçekleştirmek için sivil insanları öldürdüğü sabit olan bir örgut için bile amacının politik ve siyasi olduğunu belirterek, terör örgütüdür şeklinde bir niteleme yapmaktan çekinmekte ve siyasi suçlarla ilgili bir işlem yapmanın İnterpolun Anayasası olarak kabul edlen Tüzüğün 3. Maddesi'ne aykırı olduğu gerekçesi ile kırmızı bülten düzenlenmesi talebini reddettiği bilinmektedir. İnterpol, terör örgütü olduğu AB, Avrupa Konseyi ülkeleri ve ABD tarafından kabul edilen grup üyeleri hakkında ise genellikle bu polisiye tedbirin uygulanması gerektiği düşüncesindedir. Terör örgütü olduğu AB, Avrupa Konseyi ülkeleri ve ABD tarafından kabul edilen suç örgütlerinin üyeleri hakkında sadece üye olduğundan bahisle kırmızı bülten düzenlememekte, talebe konu şahsın hangi somut ve suç teşkil eden eylemleri ile terör örgütünün eylemlerine dahil olduğunun delillerle ortaya konulmasını beklemektedir. Kırmızı bülten düzenlenmeden önce ya da düzenlendikten sonra kırmızı bülten düzenlenen şahısların avukatları İnterpol Genel Sekreterliği'ne başvurarak şahıs hakkındaki kırmızı bültene dayanak belgelerin birer örneğini isteyebilmekte; bilahare, kırmızı bülten düzenlenen suça ve dosyaya ilişkin itirazlarını Genel Sekreterliğe sunabilmekte; bunun üzerine, Genel Sekreterlik ilgili ülkeden ek bilgi talep edebilmekte; ek bilgilerin yetersiz olduğu kanaatine varıldığında ise kırmızı bülten kaldırılabilmektedir. Kırmızı bülten uluslararası bir tutuklama kararı olmayıp, İnterpole üye olan 180’in üzerindeki ülkeden herbirisinin kendisine farklı değer atfettiği ve suçluların tespitine yarayan polisiye bir işbirliği aracıdır. Ülkelerin kırmızı bültene değer atfetmelerine göre 4 kategori bulunmakta; bazı ülkeler kırmızı bülteni her halükarda uygulanması gereken bir tutuklama emri gibi görmekte, bazıları ise hiçbir durumda kendilerini bir şey yapma zaruretinde görmemektedir. ABD ve Anglo-Sakson ülkeleri, kırmızı bültene en az itibar eden ve bu bülten uyarınca en az işlem yapan ülkeler grubunda yer almaktadır. Kırmızı bültene, hukuki geçerliliği olan bir belge değil bir polisiye enstruman değeri atfeden çoğunluk batı ülkeleri, hakkında kırmızı bülten çıkarılan şahsı kendi ülkesinde tespit eder etmez durumu ilgili ülkeye bildirmekte ve o ülkenin kendisine iade talebi göndermesini istemekte, ancak bu evrak gelinceye kadar bir özgürlük kısıtlaması çoğunlukla olmamakta ve sadece kırmızı bülten düzenlenmiş olması iadenin de mümkün olacağı anlamına gelmemektedir. Kısacası iade işleminde ülkelerin çoğunluğu itibariyle iade talepnamesinin içeriğine, inandırıcılığına ve delillerin ciddiliğine bakmakta İnterpol Genel Sekreterliği'nin yapmış olduğu değerlendirmeyi yeterli görmeyip kendileri değerlendirme yapmaktadır.”“ABD TARAFINDAN TÜRKİYE’YE TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ İDDİASIYLA HERHANGİ BİR ŞAHIS İADE EDİLMEDİ”ABD mevzuatı, kırmızı bülten gerekçesi ile yakalama tedbiri alınmasına imkan vermemekte olduğunu vurgulayan Albayrak, ABD makamlarının kişi hakkında bir kırmızı bülten bulunsa bile mutlaka iade evrakının kendilerine iletilmesi ve iade talebinde bulunulmasını şartını koşmakta olduğunu söyledi. İade evrakı gittiğinde, öncelikle ABD Adalet Bakanlığı’nın çok sıkı bir inceleme yaptığını dile getiren Albayrak, “Zira ABD Adalet Bakanlığı tarafından mahkemeye sunulan bir iade talebi kabul edilmediği takdirde Bakanlık bunu ciddi bir prestij zedelenmesi olarak görmekte, bu nedenle bu süreçteki değerlendirmelerini titizlikle yapmaktadır. Yapılan başvurunun mahkemeye iletilebileceği değerlendirdiğinde dosya iade konusunda bir karar vermek üzere Federal Mahkemeye gönderilmektedir. Mahkeme, iadesi istenen şahsın ve avukatının savunmalarını aldıktan ve dosya içerisinde yer alan bilgiler değerlendirildikten sonra talebin hukuka uygun ya da uygun olmadığı şeklinde karar vermektedir. Bugüne kadar ABD tarafından Türkiye’ye terör örgütü üyesi olduğu iddia edilen herhangi bir şahıs iade edilmemiştir.” dedi.“BU YOLUN SEÇİLMESİ YAPILAN BU İŞLEMİN SİYASİ OLDUĞUNU TEK BAŞINA ORTAYA KOYMAYA YETERLİDİR”İnterpolün bir şahıs hakkında terör örgütü üyesi olduğundan bahisle kırmızı bülten düzenlemesi için öncelikle bahsi geçen terör örgütünün İnterpol tarafından terör örgütü olarak değerlendirilip listelerine bu şekilde geçirilmesi, arkasından bu şahsın belirtilen terör örgütünün eylemlerine hangi somut aktiviteleriyle katıldığının ve bunların suç teşkil eden yönlerinin delileriyle birlikte ortaya konulması gerektğini belirten Albayrak, şunları kaydetti:“Delilleri inandırıcı bulunmayan başvurular reddedilmektedir. Bu bilgiler ışığında net olarak söylenebilir ki İnterpol Genel Sekreterliği kırmızı bülten çıkartmayacak ve ABD de iade talebini mahkemeye dahi intikal ettirme gereği duymayacaktır. Bu kararlar, iddialar mesnetsiz ve hukuksuz olduğu için verilecek, ayrıca, bu kararlar Türkiye’nin hukuksuz taleplerde bulunduğunu da maalesef tescil edecektir. Yapılacak bu şekilde bir başvuru ile İnterpol Genel Sekreterliği örgüt anlayışımızın değiştiğini ve bir dizi senaryosundan örgüt çıkartılmaya çalışıldığını görecek. Bu talebi kabul etmediği gibi bu başvurunun oluşturacağı olumsuz hava nedeniyle bundan sonra yapılacak başvurular da değerlendirilmeyecektir. Bunun sorumluluğu da elbette bu talepte bulunulmasını isteyen ve yapanların üzerinde olacaktır. Sayın Fethullah Gülen’in ABD’de ikamet adresinin bilinmesine, adli yardım talebi ile ifadesi alınmak istendiğinde, ifadesini, bulunduğu yerde verebileceği bilinmesine rağmen bu şekilde bir işlem yapılması, işlemin hukuki olmadığını göstermektedir. Sayın Gülen, beraatle sonuçlanan daha önceki iddialarla ilgili olarak adli yardımlaşma talebi gereğince ABD adli makamlarına ifade vermiştir. O zaman dahi Amerikan savcısının, iddiaların ciddiyetsizliğine karşı şaşkınlığını izhar ettiği de bilinmektedir. Bu soruşturmada adli yardım talebi yoluna başvurmaksızın algı yönetimi ve genel seçim sürecinde iç siyaset malzemesi olarak kullanmak amacıyla, bu girişimden sonuç alınamayacağı bilinmesine rağmen kasten bu yolun seçilmesi, yapılan bu işlemin siyasi olduğunu tek başına ortaya koymaya yeterlidir.”Ahmet Şinoforoğlu, CİHAN
Reklam