onedio
TIME'dan Türk Foto Muhabire Büyük Onur
Amerikan TIME dergisine göre, Fransız Haber Ajansı AFP adına savaş ve kriz bölgelerinde çalışan Bülent Kılıç, 2014 yılının en başarılı foto muhabiri.TIME dergisinin internet sitesinde Olivier Laurent imzasıyla yayınlanan makalede, Türk foto muhabiri Bülent Kılıç'ın niçin bu ödüle layık görüldüğü anlatıldı.TIME editörü Olivier Laurent'e göre, 35 yaşındaki Bülent Kılıç'ın 2014'te bu ödüle layık görülmesinde Ukrayna'daki iç savaş, Soma maden faciası ve Kobani'de IŞİD'le mücadele sırasında çektiği fotoğraflar etkili oldu.Bülent Kılıç'ı 2014 yılının en başarılı ajans haberleri fotoğrafçısı ilan eden Time dergisi, 35 yaşındaki Türk muhabirle bir röportaj yaptı.Bülent Kılıç, Ukrayna, Soma, Berkin Elvan'ın cenazesi ve Kobani'de çektiği fotoğrafların hikayesini anlattı.Fransız Haber Ajansı AFP adına 2003 yılından bu yana fotoğraf çektiğini belirten Bülent Kılıç, Ukrayna'ya giderek fotoğraf çekme serüvenini şu sözlerle anlattı:'Ukrayna'da AB yanlısı gösteriler başlamıştı. Ocak ve Şubat döneminde bu ülkede çatışmalar gittikçe şiddetleniyordu. Kiev'de siyah dumanlar yükselirken ben, ailemle birlikte televizyonun başında izliyordum. Ancak oradan gelen fotoğraflar inanılmazdı. Paris'teki editörlerime hemen Ukrayna'ya gitmek istediğimi bildirdim.''Ben Ukrayna'ya vardığımda gösteriler üçüncü ayına giriyordu. Ancak hız kesmeden devam ediyordu. Ben Kiev'e vardığımda eylemlerin devam ettiği Bağımsızlık Meydanı savaş alanına dönüşmüştü. Hükümet yanlısı güvenlik güçleri, göstericilere ateş ediyordu.'Ukrayna'da çektiği fotoğrafların şimdiye kadar yaptığı en iyi çalışmalardan biri olduğunu belirten Bülen Kılıç, 'Göstericiler şarkı söyleyip, alkış tutarken onlarla birlikte olmak inanılmaz bir duyguydu' dedi.Daha önce Arap ülkelerinde çalıştığını, oradaki insanların davranış biçimlerini bildiğini ancak Ukrayna'ya ilk kez gittiği için çevreyi tanımadığını ve daha yeni öldürülmüş bir insanın fotoğrafını çekerken, göstericilerin nasıl tepki vereceğini bilmediğini belirten Bülent Kılıç başından geçen bir olayı şu sözlerle anlatıyor:'Arap dünyasında birisi çatışma alanında ölürse, arkadaşları fotoğraf çekmenize izin verir. Ukrayna'da bir gösterici gözlerimin önünde vuruldu. Fotoğrafını çekmeye çalıştım ancak arkadaşı buna izin vermedi. Şiddet içeren bu tür fotoğrafları sevmiyorlar.'Bülent Kılıç, Ukrayna dönüşü birkaç gün dinlenmeyi planlarken, Gezi olayları sırasında polis saldırısı sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın yaşamını yitirdiğini ve onun cenazesindeki atmosferi çekmek için yeniden fotoğraf makinasına sarıldığını belirtti. Medyaradar
17 Aralık Parası Faiziyle İade Edildi
Reza Zarrab'ın adamı Abdullah Habbani, '17 aralık yolsuzluk ve rüşvet ' operasyonlarında el konulan 1 milyon TL, 800 bin euro ve 60 bin doları 55 bin TL'lik faiziyle birlikte, 2 kilo altını da aynen geri aldı. Ayrıca eski bakan Muammer Güler'in oğlu Barış Güler de operasyonlarda el konulan 400 bin TL, 320 bin euro ve 90 bin dolarını faiziyle birlikte aldı.2 avukat ve 2 koruma ile adliyeye gelen Habbani ilk olarak 2 kilogram altını geri aldı. Daha sonra banka şubesine geçen Habbani en uzun süre burada kaldı. Valize konulan paralar Habani'ye teslim edildi. 5 kişilik grup orta boy bir valiz ve sırt çantasıyla adliyeden ayrıldı.
Yıllar Sonra Sahibini Gören 5 Hayvan
Hayvanlar duygusaldır kedi köpek bir yana tilkiler hatta aslanlar da duygusal hayvanlardır. Bu videoda da yıllar sonra sahiplerini gören 5 hayvanın ilk tepkileri yer alıyor.
16 Maddede Büyük Şirketlerde Hangi Pozisyon Ne Kadar Maaş Alıyor?
Her şirketin maaş politikası farklıdır. Ve herkesin kendine göre bir maaş kriteri  vardır.. Aynı işi yapan aynı özelliklere sahip kişiler ile aynı işi yapan farklı özelliklere sahip kişiler arasında da maaş farkları olabilir. .Galeride belirtilen pozisyonlara ait kazanç bilgileri aşağıdaki kurum ve kuruluşlara aittir: 'Yapı Kredi, Akbank, Migros, Garanti Teknoloji, Aksigorta, Albaraka Türk, Konya Selçuk Üniversitesi, PepsiCo, Fintek, OBSS, Intertech, Avea, Şişecam, DeFacto, THY, Huawei, Koç Sistem, Henkel, Borusan, Accenture, Deloitte, ABB Elektrik, AvivaSa, Siemens, P&G, Arkas Holding, Aksa Akrilik, Abdi İbrahim,Bilkent Üniversitesi, Microsoft, Google, Hacettepe Üniversitesi, B/S/H, Türk Telekom, Pfizer, Sanovel, Airties, Innova Bilişim, İş Bankası, Actavis, Turkcell, Boğaziçi Üniversitesi' Not: Belirtilen ücretler kişinin bilgi, yetenek  ve tecrübesine göre değişiklik gösterebilir. Maaş ortalamalarıyla ilgili bilgiler http://iskolig.com/ 'dan alınmıştır
Reklam
Erdoğan: 'AB'ye Tam Üyelikte Kararlıyız'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Avrupa Birliği Konseyi'nin yeni Başkanı Donald Tusk'ı telefonlara arayarak tebrik etti. Erdoğan Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde ilerleme kararlılığında olduğunu söyledi.14 Aralık operasyonunun ardından gerilen AB-Türkiye ilişkilerinde ikinci sıcak temas AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile Erdoğan arasında kuruldu. Erdoğan bugün öğle saatlerinde Tusk'ı telefonla aradı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan görüşmede Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde ilerleme sağlama konusunda kararlı olduğunu, önümüzdeki süreçte daha yakın işbirliğinden memnuniyet duyacağını söyledi.Görüşmede Erdoğan, AB Konseyi Başkanı'nı Türkiye'ye davet etti. Tusk da Erdoğan'ı Brüksel'de görmekten memnuniyet duyacağını belirtti. Tusk, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde 2015 yılında en azından bir faslın daha açılmasını umut ettiğini Erdoğan'a aktardı.14 Aralık operasyonu sonrası AB ile ilk yakın temas Pazartesi günü Erdoğan'ın AB Komisyonu'nun yeni Başkanı Jean Cluade Juncker'i tebrik etmesiyle kuruldu. Görüşmede iki liderin aralarındaki dostluk ilişkisine vurgu yapıldı, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda ilerleme kaydedilmesinin önemine, bu yolda gayret edileceğine değinildi.Görüşmede Erdoğan AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir tercih olduğuna dikkat çekti. Erdoğan Tusk'ı olduğu gibi Juncker'i de Türkiye'ye davet etti.Türkiye ve AB arasındaki ilişkiler polis ve medyaya yönelik Cemaat operasyonu sonrasında gerildi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn, ortak açıklama yayımlayarak soruşturmanın basın özgürlüğü ve Avrupa değerleriyle bağdaşmayacağını söyledi. Hahn ve Mogherini, “Bu operasyon Türkiye’nin parçası olmayı amaçladığı Avrupa değerlerine ve standartlarına aykırıdır. Herhangi bir aday ülkenin katılımının hukukun üstünlüğü ve temel haklara tam uyum gösterilmesine bağlı olduğunu hatırlatırız” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu eleştirilere 'iftira' diyerek sert tepki gösterdi. Erdoğan 'AB olarak önce aynaya bakmaları lazım. AB önce kendini test etmeli' dedi. Erdoğan, 'Avrupa Birliği bizi alır mı almaz mı, böyle bir derdimiz yok. Biz kendi göbeğimizi keseriz' dedi.Kaynak: Al Jazeera
'Gülen İçin Bakanlığa Gelmiş Bir Yazı Yok'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Fethullah Gülen hakkındaki yakalama kararının henüz Adalet Bakanlığı'na ulaşmadığını söyledi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargıtay ve Danıştaya yeni seçilen üyelerin mazbata töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğince, İstanbul merkezli ''paralel yapı'' soruşturması kapsamında Fethullah Gülen'in hakkında çıkardığı yakalama kararıyla ilgili sorular üzerine Bozdağ, 'İstanbul Sulh Ceza Hakimliğinin vermiş olduğu yakalama kararı Adalet Bakanlığına gelmedi. Geldikten sonra yasal çerçevede yapılması gereken işlemler yapılacaktır' dedi.Kırmızı bülten çıkarılmasıyla ilgili prosedürün sorulması üzerine Bozdağ, bunların teknik konular olduğunu, üzerinde durmaya gerek olmadığını belirtti. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün, kırmızı bültenle görevli olduğunu belirten Bozdağ, şu bilgileri verdi:'Herhangi bir hakim veya mahkeme yakalama kararı verdiği zaman bunlar Adalet Bakanlığına geliyor. Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğümüz konuyu yasalar çerçevesinde bir değerlendirmeye alıyor. Bu şekli bir değerlendirme. İşin özüne ilişkin bir değerlendirme yapması söz konusu değil. Ondan sonra İçişleri Bakanlığı Interpol Daire Başkanlığına yazılıyor. Onlar da bunu Paris'te Interpol'ün merkezine iletiyorlar. Onlar da kendileri bir değerlendirme yaptıktan sonra değerlendirmelerini üye ülkelerle paylaşıyorlar. İlgili yerlere gerekli bilgileri iletiyorlar. Sürecin işleyişi bu şekilde. Ancak henüz Bakanlığa gelmiş bir yazı yok.'Bakan Bozdağ, 'ABD Gülen'i iade etmezse bu tür durumlarda neler devreye sokuluyor?' sorusuna karşılık da şunları söyledi:'Henüz gerçekleşmemiş konularla ilgili gerçekleşmiş gibi bir değerlendirme yapmayı doğru görmüyorum. Şu anda yakalama kararı bakanlığımıza henüz gelmedi. ABD'ye bu yönde resmi bir talep iletilmemiş oldu, iletilmediği için şimdiden ABD yerine geçerek benim bir değerlendirme yapmam doğru olmaz. Bu değerlendirme ABD'ye aittir, kendi hukukları çerçevesinde elbette onu değerlendirecektir. Bizim beklentimiz sadece Türkiye ile Amerika arasında mevcut bulunan anlaşmalar ve uluslararası hukuk çerçevesinde bir karar vermesidir.'Üyeler törenle mazbatasını aldıYargıtaya seçilen 144, Danıştaya seçilen 33 yeni üye, törenle mazbatalarını aldı.Törene, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay Başkanı Zerrin Göngör, YSK Başkanı Sadi Güven, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, Danıştay Başsavcısı Mevlüt Çetinkaya, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, HSYK üyeleri ile yüksek yargı organlarının üyeleri katıldı.Törende konuşan Bozdağ, yeni üyelerin, adalet hizmetini en iyi, en ileri noktaya taşıyacaklarına inandığını söyledi.'Yargıtay, Danıştay üyeliği, yargı görevi yapanın idealidir, hedefidir onlar için en önemli kızıl elmadır desek yanlış olmaz' diyen Bozdağ, Türkiye'de bu göreve layık binlerce yargı mensubu bulunduğunu ifade etti.Yargıtay üyesi olabilme niteliğini taşıyan 3-4 bin yargı mensubu olduğunu belirten Bozdağ, 'Onların içerisinden, siz değerli üyelerimize bu nasip oldu, sayı sınırlı olduğu için. Elbette seçim yapılırken yasaların öngördüğü niteliklere hassasiyet gösterildi ve bu çerçevede bir seçim yapıldı' diye konuştu.Bakan Bozdağ, seçilemeyenlerin bu nitelikleri taşımadıkları anlamına gelmeyeceğini, onların da bu şerefli görevi layıkıyla yapabilecek niteliklere sahip olduklarını söyledi.Geciken adaletin, adalet olmadığı anlayışı hemen hemen bütün dünya ülkelerinde geçerli olduğunu, yargının üzerindeki iş yükünün herkes tarafından bilindiğini vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:'Herkes makul süre içerisinde yargılanmayı talep ediyor, makul süre içerisinde hakkına hukukuna kavuşmayı arzu ediyor. Adalet hizmetleri sunulurken de yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması, hakkın ve adaletin makul süre içerisinde yerini bulması elbette en büyük dileğimizdir. Bu konuda maalesef, arzu ettiğimiz başarıyı gösterdiğimizi söyleyemeyiz. Herkesin iyi niyetle, fedakarane çalışmasına rağmen iş yükünün yoğunluğu nedeniyle sıkıntılarımız olduğu aşikardır.'Hem hakim savcı sayısını artırmak hem de iş yükünü azaltmak için ciddi çalışma yapıldığını anlatan Bozdağ, ancak buna rağmen iş yükünde beklenen azalmanın olmadığını söyledi.Bakan Bozdağ, 'Çünkü pek çok yeni ihtilaf, suç alanları, yeni pek çok konular yargımızın önüne geliyor ayrıca yargı yükü olarak karşımıza çıkıyor. Bütün bu gelişmeleri dikkate almak suretiyle elbette hepimiz yargının yükünü azaltma konusunda üzerimize düşeni yapacağız' dedi.Yargıtayda, 31 Ekim 2014 tarihi itibariyle ceza dairelerinde 389 bin 469, hukuk dairelerinde ise 219 bin 386 olmak üzere toplam 608 bin 855 derdest dosya bulunduğunu bildiren Bozdağ, aynı tarih itibariyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında ise 353 bin dosyanın olduğunu kaydetti.Yargıtaya, haftalık ortalamaya bakıldığında 8-10 bin dosya geldiğini, bunların çok büyük rakamlar olduğunu belirten Bozdağ, 'Elbette bu rakamlara ulaşan dosyaları makul süre içerisinde sonuçlandırmak için Yargıtay olağanüstü gayretle çalışıyor. Yeni üyeler, yeni daireler eminim ki ceza alanındaki iş yükünü daha hızlı şekilde ortadan kaldırma konusunda büyük gayretle öncekiler gibi çalışacaklardır, iş yükünü azaltırken, makul sürede davaların sonuçlandırılmasına da büyük katkı sunacaklardır' şeklinde konuştu.Danıştayda da iş yükünün fazla olduğunu vurgulayan Bozdağ, 2003'te 125 bin 960 olan derdest dava sayısının 2013'te 355 bin 531'e yükseldiğini anlattı. Bakan Bozdağ, bu yılın rakamlarının ayrıca bunun üzerine eklendiğini belirterek, Danıştayda da iş yükünü ortadan kaldırmak, makul sürede sonuçlandırabilmek için yeni daire ve yeni üyeler ihdas etme zarureti doğduğunu söyledi.Yeni üyelere başarılar dileyen Bozdağ, 'Umarım ki sizlerin Yargıtay ve Danıştayımıza katacağı enerji, makul sürede yargılanma hakkına en iyi şekilde riayet eden sonuçlar ortaya çıkarır' dedi.Bakan Bozdağ'ın konuşmasının ardından, 144 Yargıtay, 33 Danıştay üyesine mazbataları verildi.Muhabir: Aylin Sırıklı | AA
Reklam
Trabzonspor'dan Olcan Adın Açıklaması
Trabzonspor CEO'su Burak Gürdal, Olcan Adın ile ilgili çıkan haberleri yalanladı ve Galatasaray'ın ödemeleri gerçekleştirdiğini açıkladı.Son günlerde medyada sık dile gtirilen bir iddia, Galatasaray'ın Olcan'ın bonservisi için Trabzonspor'a ödeme yapamadığı ve alacaklara karşılık Yekta ile Veysel'i bordo mavililere göndereceği yönündeydi. Ancak NTV Spor'a konuşan Trabzonspor CEO'su Burak Gürdal, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu.Galatasaray'ın sezon başında Trabzonspor'dan 4 milyon Euro karşılığında transfer ettiği Olcan Adın'ın ödemelerinde sıkıntı olduğu iddia edilmişti. Olcan'ın kalan taksitlerini ödemesi zor görünen sarı kırmızılı kulübün, alacaklarına karşılık Yekta Kurtuluş ve Veysel Sarı'yı devre arasında bordo mavili ekibe göndereceği öne sürülmüştü.Trabzonspor CEO'su Burak Gürdal, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Gürdal, yaptığı açıklamada, Galatasaray'ın Olcan konusunda taksitlerini ödemeye başladığını ve ilk taksidi aldıklarını söyledi.Gürdal, konuya açıklık getirerek, 'Galatasaray bize Olcan Adın konusunda taahhüt ettiği taksidi ödedi. Geçtiğimiz günlerde ilk taksit ödemesi yapıldı ve herhangi bir sıkıntı yok. İlerleyen günlerde de sorun olacağını düşünmüyoruz. Bu iddialar asılsız' diye konuştu.eurosport
Reklam
Lady Gaga'nın Ne Kadar Harika Bir Sese Sahip Olduğunun İspatı
Çoğu zaman kendi şahsına münhasır klipleriyle, sahne danslarıyla, imajıyla, giydiği kıyafetleriyle ya da giymediği kıyafetleriyle gündeme gelen Lady Gaga'nın efsanevi American caz şarkıcısı Tony Bennet ile 2014'de çıkarmış olduğu Cheek to Cheek adlı albümünde seslendirmiş olduğu 'Bang Bang' isimli parça ve canlı performansı..
Reklam
'Eşcinsellerden Kan Almıyoruz'
Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, eşcinsellerin Kızılay'a kan veremediğini ancak alabildiğini söyledi. Afrikaya gidip gelenlerden de kan almadıklarını söyleyen Akar, 'Eşcinseller kan verme konusunda risk grubundadır. AIDS virüsü eşcinsellerde yoğun olarak gözükür' dedi.Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, eşcinsellerin Kızılay'a kan veremediğini ancak alabildiğini söyledi.Beyaz TV ekranlarında yayımlanan 'Uyan Türkiyem'in bu sabahki konuğu Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar oldu. Kızılay'la bilgiler veren Akar'a, sunucu Tahir Sarıkaya, 'Kan bağışı almadan önce neden eşcinsel misiniz?' sorusunu soruyorsunuz' diye sordu.'KİMSENİN EŞCİNSELLİĞİYLE DERDİMİZ YOK'Akar, şöyle yanıt verdi: 'Biz kanda bir virüs olup olmadığını tahlil ediyoruz. En modern yöntemleri kullanıyoruz. Altyapılarımız yenilendi. Ama ne yaparsanız yapın kan nakillerinde mutlaka bir virüs kapma ihtimali vardır, milyonda bir bile olsa. Bunu azaltmanın bir yolu vardır. Kendisinden şüphe eden kişi bunu deklare eder. ' Bizim kimsenin eşcinselliğiyle, biseksüelliğiyle, heteroseksüelliğiyle hiç bir derdimiz yok' diyen Ahmet Lütfi Akar şöyle devam etti: 'Yalnız eşcinseller kan verme konusunda risk grubundadır. AIDS virüsü eşcinsellerde yoğun olarak gözükür ve eşcinsel ilişkiyle başkalarına bulaşır veya kan yoluyla bulaşır.'AFRİKA'YA GİDİP GELENLERDEN DE KAN ALMIYORUZ'Akar, 'Bir kişi kan verme aracınıza, kan vermeye gitti diyelim. Yazmazsa ne olacak?' sorusu üzerine 'Yazmazsa yapacak hiçbir şeyimiz yok. O analizlerde çıkar. Eşcinsel diye kanında bir şey çıkacak diye yok' diye konuştu. Akar, 'Tepki alıyor musunuz?' sorusunu ise şöyle yanıtladı: Bu bilimsel bir gerçeklilik olduğu için eşcinsellerden şu ana kadar bir tepkiyle karşılaşmadık. Afrika'ya gidip gelenlerden de kan almıyoruz. Bu insani bir durum. Çünkü sizden aldığımız bir ünite kanı 3 kişiye veriyoruz. 3 kişiye şifa oluyor. Geçmişte, başımıza gelen hadiselerde maalesef kanı veren kişilerde bu tür durumları tespit ettik. Biseksüellik, eşcinsellik tespit ettik.soL
Reklam
Kayseri'de İşçi Ölümü: 'Bu Ölüm Tamamen İhmalden Kaynaklandı'
KAYSERİ Bölge Hastanesi inşaatında vinçten düşen demir yığının altında kalan 38 yaşındaki Hasan Kıpçak yaşamını yitirdi.Olay, Kayseri Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin arkasında yapılan Bölge Hastanesi inşaatında saat 10.00 sıralarında meydana geldi. İnşaat sahasında vinçle kaldırılan inşaat demirleri, vincin halatından kayarak işçi Hasan Kıpçak'ın üzerine düştü. Demir yığınının altında kalan talihsiz işçi, arkadaşlarının yardımıyla çıkarıldı. Ağır yaralanan Kıpçak, ambulansla Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Boynundan ve belinden yaralanan inşaat işçisi, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.Hastaneye gelen arkadaşları, Hasan Kıpçak'ın ölüm haberi üzerine gözyaşı döktü. İşçiler, 'Bu ölüm tamamen ihmalden kaynaklandı. Hiçbir iş güvenliğimiz yok. Vincin aldığı demir demeti, vincin halatından sıyrılıyor ve aşağıda çalışan arkadaşımızın üzerine düşüyor. Bu ihmalin hesabı sorulsun, başka ocaklar da sönmesin' diyerek tepki gösterdi.Savcılık olayla ilgili soruşturma başlatırken biri 7, diğeri 4 yaşında iki çocuğu bulunan Hasan Kıpçak'ın cenazesinin memleketi Adana'nın Tufanbeyli ilçesinde toprağa verileceği bildirildi.Zafer BARIŞ/KAYSERİ, (DHA)
İspanya Prensesi Cristina'nın Unvanı Geri İstendi
İspanya'da kraliyet ailesi, yolsuzluk olaylarına adı karışan Cristina'nın prenseslik unvanını geri vermesini istedi.Cristina'nın önümüzdeki günlerde prenseslikten vazgeçtiğine dair bir açıklama yapması bekleniyor.Kraliyet ailesi ayrıca yargıç Juan Castro'nun Kral 6’ncı Felipe'nin ortanca ablası olan Prenses Cristina'nın eşi Urdangarin ile birlikte ortağı olduğu Aizoon şirketi aracılığıyla haksız mali kazanç sağladığını tespit etmesi üzerine bir bildiri yayımlayarak, 'Yargıya güvenimiz tamdır' dedi.
Diyarbakır'da Maç Sonrası Gerginlik
Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray arasındaki Ziraat Türkiye Kupası maçı sonrası bir grup polis ekiplerine taşlı saldırıda bulundu.Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray arasındaki Ziraat Türkiye Kupası maçı sonrası bir grup polis ekiplerine taşlı saldırıda bulundu. Polis göstericilere müdahale ederken, çıkan olaylarda çok sayıda iş yerinin camları kırıldı.Ziraat Türkiye Kupası G Grubu 3. maçında karşılaşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray maçında başlayan küçük çaplı olaylar maç sonrasına da yansıdı. Maçın bitiş düdüğünün ardından stat çevresinde toplanan bir grup, güvenlik önlemi alan polis ekiplerine taşlı saldırıda bulundu. Saldırının ardından güvenlik güçleri dağılın uyarısına uymayan gruba tazyikli su ile müdahale etti. Güvenlik güçleri ile grup arasında çıkan olaylarda çevrede bulunan birçok iş yerine ait cam kırıldı, park halindeki birçok araç da zarar gördü. Güvenlik güçlerinin müdahalesinin ardından grup dağıldı.İHA
Reklam