Başbakan Davutoğlu: 'Diyarbakır'ın Sokaklarında da Birlikte Yürüyeceğiz'
Başbakan Davutoğlu, 'Ertuğrul Gazi'nin, Selahaddin Eyyübi'nin torunları çatışmak isteyenlere karşı inadına barış, kardeşlik, yeni Türkiye, yeni Ortadoğu, yeni dünya diyecek' dedi.DİYARBAKIRBaşbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Diyarbakır il kongresinde bir konuşma yapıyor.Davutoğlu'nun konuşmasından ana başlıklar şöyle:'Diyarbakır'ın sokaklarında da birlikte yürüyeceğiz. Milletimizin eşit fertleri olarak Diyarbakır'da da Ortadoğu'da da dünyanın her yerinde de omuz omuza yürüyeceğiz. Ertuğrul Gazi'nin torunları, Selahaddin Eyyübi'nin torunları ayağa kalkacak, fitneye karşı ayağa kalkacak. Çatışmak isteyenlere karşı inadına barış, kardeşlik, yeni Türkiye, yeni Ortadoğu, yeni dünya diyecek.''Eğer bir yerde bir camiye saldırı olmuşsa, o camide yan yana duran kardeşlerimizi görürsünüz. Bu kardeşlik ebediyete kadar sürecek, işte bunun için 'Çözüm süreci' diyoruz. Çözüm süreci herhangi bir konjonktürel çaba değildir, çözüm süreci bir seçim kazanmak ya da kaybetmemek için açılan bir yol değildir. Çözüm süreci bu tarihdaşlığın, vatandaşlıkla buluştuğu kaderdaşlığın tesis edildiği bir süreçtir.''Çözüm süreci her ne suretle olursa olsun mutlaka başarıya ulaşacak, mutlaka analar arasındaki ebedi kardeşlik kaim kılınacak. Gençler, Diyarbakır sokaklarındaki gençler, Cizre'de, Van sokaklarındaki gençler, Edirne'de, Konya'daki gençler dağlarda karşı karşıya değil barış sofralarında bir arada olacaklar. Hiçbir şekilde onları karşı karşıya getirtmeyeceğiz.''Sadece bir tarafla değil bütün bir milletin malı olan Çözüm Süreci ile ilgili olarak bütün taraflarla görüşüyoruz. Bir kez daha söylüyorum: Çözüm Süreci milletin malıdır, milletin istikbalidir, milletin geleceğidir. Bütün vatandaşlarımızın istikbali olan Çözüm Süreci'ne sahip çıkacağız.'AA
Ukrayna'da Ulusal Yas İlan Edildi
Ukrayna hükümetinin kontrolündeki stratejik liman Mariupol'da Rusya yanlısı ayrılıkçıların düzenlediği roket saldırılarında en az 30 kişi öldü, 83 kişi de yaralandı. AB acil toplantı planlıyor. Ukrayna ulusal yas ilan etti.Ukrayna'nın güneyindeki Mariupol Belediyesi'nden gelen açıklamada Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından düzenlenen roket saldırılarında en az 30 kişi öldü. Belediye sözcüsü Oleg Kalinin, 'Bombardımanda 27 kişi öldürüldü, 83'ten fazlası da yaralandı' dedi.Açıklamaya göre, 500 bin nüfuslu Meriupol kentine düzenlenen son saldırıda birçok bina da yandı, araçlar kullanılamaz hale geldi.Mariupol'daki saldırı nedeniyle Suudi Arabistan'daki temaslarını erken tamamlayarak ülkeye dönen Devlet Başkanı Petro Poroşenko, bugün ulusal yas ilan etti. Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'nda, Mariupol'da ölenlerin anısına “Barış Yürüyüşü” düzenlenecek. Milli Güvenlik ve Savunma Kurulu, Poroşenko başkanlığında bugün toplanacak.Poroşenko, Suudi Arabistan'daki temasları sırasında gelişmiş ülkelerin yöneticileriyle ülkesinin doğusundaki krize çözüm için görüştüğünü söyledi. Cenevre formatı olarak bilinen ABD, Avrupa Birliği, Ukrayna ve Rusya'nın katılımıyla görüşmelerin yapılması gerektiği konusunda mutabakat sağlandığını aktardı.Ateşkes yokRus haber ajansı RIA'ya göre, Ukrayna'nın doğusunda ayrılıkçılar tarafından ilan edilen 'Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin başkanı Aleksandr Zaharçenko saldırıyı üstlendi. RIA'ya göre, Zaharçenko, 'Bugün Mariupol'a bir saldırı düzenlendi. Tüm kayıplarımız için bu en iyi eser olacaktır' şeklinde konuştu.Zaharçenko, dün Donetsk'te düzenlediği basın toplantısında, ayrılıkçıların planlı olarak ilerlemeye devam edeceklerini, Ukrayna ile ateşkes konusunu görüşmeyeceklerini belirtti.Aleksandr Zaharçenko, 'Biz, saldırıya geçtik ve bu sırada Ukrayna yine görüşme masasına dönmemizi istiyor. Biz ise şimdi istediğimizi alırız ve sonra görüşmelerimizi yaparız. Şu anda görüşme masasına oturmanın bir anlamı yok. Biz, bir kez bu hatayı yaptık' dedi.'Biz saldırıyoruz, durum çok gergin ve her saatte değişiyor' diyen Zaharçenko, savaşçıların moralinin Ukrayna askerlerinkinden tamamen farklı olduğunu da belirtti.'Ukraynalıların acıları için bizzat Putin sorumludur'Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Kurulu Sekreteri Aleksandr Turçinov, Meriupol kentine düzenlenen saldırıyla ilgili Rusya yanlısı ayrılıkçıları suçladı ve 'Rusyalı terörist çeteler, Ukrayna askerleri karşısında uğradığı başarısızlığın ardından Mariupol'a kanlı ve çirkin saldırılarını düzenledi' dedi.Turçinov, 'Rusya askerleri ve onların kontrolündeki ayrılıkçılar tarafından bugün insanlığa karşı işlenen bu kanlı cinayet, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Rusya Milli Güvenlik Kurulu toplantısında koyduğu vazifelerin doğrudan uygulanmasıdır. Bu ölüm, kan ve Ukraynalıların acıları için bizzat Putin sorumludur' ifadesini kullandı.Bu arada, Başbakan Arseniy Yatsenyuk'un saldırının ardından emniyet, istihbarat ve askeri birimlerin üst düzey yöneticilerinin bulunduğu acil güvenlik toplantısı yaptığı bildirildi.50 ayrılıkçı öldürüldüUkrayna Savunma Bakanlığı tarafından, doğudaki Opitnoe ve Vodyanoe kasabalarındaki çatışmalarda hükümet güçlerinin 50'den fazla ayrılıkçıyı etkisiz hale getirdiği belirtildi. Çatışmalarda beş ayrılıkçının rehin alındığı kaydedilen açıklamada, hükümet güçlerinin ayrılıkçılara ait dört tankı imha ettiği, iki zırhlı aracı da ele geçirdiği ifade edildi.Kaynak: Reuters, Anadolu Ajansı
“Almanya Suudi Arabistan'a Silah Satışını Durdurdu”
Bild am Sonntag gazetesi, Başbakan Angela Merkel başkanlığındaki güvenlik kurulunun, geçtiğimiz Çarşamba günü, bölgenin mevcut istikrarsız durumu gerekçesiyle, Suudi Arabistan’a Almanya’dan her türlü silah ihracatını durdurma kararı aldığını yazdı.Başbakan Angela Merkel, Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel ve ilgili diğer 7 bakanın katılımıyla alındığı ifade edilen kararla, Suudi Arabistan’ın silah taleplerinin bazıları tamamen iptal edildi, bazıları ise ileri bir tarihe kadar donduruldu.Güvenlik kurulu 2013 yılında aldığı bir kararla, Suudi Arabistan’a 360 milyon euroluk silah satışına onay vermişti.Bu arada, Emnid Araştırma Kuruluşu tarafından Bild am Sonntag gazetesi için yapılan bir araştırmaya göre, Almanların yüzde 60’ı insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ticaret yapmasını istemiyor. Katılımcıların sadece yüzde 29’u Arabistan ile ticaretten yana. Suudi Arabistan’a silah satışına karşı olanların oranı ise yüzde 78. Silah satışını onaylayanların oranı yüzde 17 düzeyinde. DHA
Windows 10 Yeni Ön Sürümü Kullanımda
Microsoft, bu yıl beklenen işletim sistemi Windows 10'un yeni teknik ön sürümünü kullanıma sundu. Ücretsiz sürümde Türkçe desteği de var.Microsoft'un ilk olarak Eylül ayında duyurduğu, 21 Ocak'ta yeni özelliklerini tanıttığı ve bu yılın sonlarına doğru piyasaya sürülmesi beklenen işletim sistemi Windows 10'un yeni teknik ön sürümü kullanıma sunuldu. Firmanın web sitesinden ücretsiz indirilebilecek yeni sürüm Cortana sesli asistan, Xbox desteği gibi özelliklere sahip.Ayrıca yeni tarayıcı Spartan ve Action Center gibi özellikler de yeni teknik ön sürümde yer alıyor. Yeni ön sürümü kullanabilmek için Microsoft'un Windows Insider Programı'na üye olmak gerekiyor. Yeni sürümün birçok dille beraber Türkçe desteği de bulunuyor.Windows 10'un ilk teknik ön sürümü Eylül ayında kullanıma sunulmuştu. Yeni işletim sistemi halen geliştirme aşamasında olduğu için kilitlenme ya da düzgün çalışmama gibi sorunlarla karşılaşılabiliyor.Kaynak: Microsoft
Fransızlara Göre Ülkelerinde Ayrımcılık Yapılıyor
Fransa Başbakanı Valls’in başlattığı “apartheid” tartışması, Fransızların çoğunun ülkede ayrımcılık yapıldığı düşüncesinde olduğunu gösterdi.Fransa Başbakanı Manuel Valls’in, Paris saldırıları sonrasında yaptığı bir açıklamada, ülkedeki durumu Güney Afrika’da 1948-1994 yılları arasındaki ırkçı ayrımcılığa dayanan “apartheid” rejimine benzeten ifadeler kullanması üzerine çıkan tartışmalar, Fransızların çoğunun ülkede ayrımcılık yapıldığı düşüncesinde olduğunu ortaya koydu.AA muhabiri, Valls'in açıklamalarıyla başlayan tartışmayı, Fransa'nın başkenti Paris’te iki ayrı saldırıda beş kişiyi öldüren Amedy Coulibaly’nin yaşadığı banliyöde bulunan Paris- Sud Üniversitesi öğrencilerine sordu.Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi 23 yaşındaki Aurelie, yaşadığı banliyöde Paris'le eşit şartlarda bir yaşam olmadığını belirtti. Paris'te yetişen biri ile banliyölerdeki kişiler arasında yaşam standardı bakımından fark oluştuğunu ifade eden Aurelie, Paris'teki terör saldırılarının, farklı toplum tabakaları arasındaki uçurumdan kaynaklandığını savundu.Aurelie, 'Fransız toplumunda saldırılar sonrası çok büyük değişim beklemiyorum. Bu toplum yapısı var olduğu müddetçe aşırılık yanlısı olanlar var olmaya devam edecek. Paris’in merkez bir bölgesinde oturan bir ailede yetişen biri ile banliyölerde yaşayan insanlar arasında çok fark var' dedi.'İfade özgürlüğünün belli limitleri olmalı'İnanç olarak herhangi bir dine bağlı olmadığını belirten Aurelie, Charlie Hebdo dergisinde Hz. Muhammed'e hakaret niteliği taşıdığı ifade edilen karikatürlerin yayımlanmasını ifade özgürlüğünün sınırlarının zorlanması olarak gördüğünü kaydetti.Aurelie, 'İfade özgürlüğünün belirli limitleri olmalı. Ancak bu, limitler aşıldığında bunu yapanları öldürerek cezalandırabileceğimiz anlamına da gelmiyor' diye konuştu.Eczacılık öğrencisi 21 yaşındaki Guillaume ise Paris'te merkez ile banliyöler arasında farklı düzeyde eğitim verildiğini düşündüğünü söyledi. Banliyölerde, çoğu kez göz ardı edilen, sorumluluk duygusu gelişmemiş ve suça karışan genç bir nüfusun bulunduğuna dikkati çeken Guillaume, hukuki yollarla bu genç nüfusun işlediği suçlarla mücadele etmenin zor olduğunu belirterek şunları kaydetti:'Fransa’da göz ardı edilen ve köşeye atılmış genç bir nüfus var. Bu gençler çoğu kez bilinçli bir şekilde düşünmüyorlar. Suç işlerken de eylemlerini düşünerek yapmıyorlar. Onları hapishanelerde cezalandırmak bir çözüm gibi görünebilir. Ancak her şeyden önce onlara daha iyi bir eğitim verilmeli.''Aşırılık yanlısı internet siteleri insanları yönlendiriyor'Fransa'daki terör saldırıları sonrası, ülkedeki dinler üzerinden insanlar arasında polemikler yaşandığını ifade eden Guillaume, her kesimdeki ön yargıların aşılmasının ancak eşitlikçi bir eğitim sistemiyle sağlanabileceğini belirtti.Eğitim sisteminin oluşturduğu boşluğu aşırılık yanlısı internet sitelerinin doldurduğunu savunan Guillaume, 'Dinler arasında çok gerilimli bir ortam oluşturulduğunu düşünüyorum. Toplumda insanların birbirleri hakkındaki bilgi eksikliğinden kaynaklanan ön yargılar var. Bu ön yargıların aşılması lazım. İnsanlar aşırılık yanlısı internet sitelerinden okuduklarıyla hareket ediyor' diye konuştu.Tıp öğrencisi 19 yaşındaki Elise ise Valls'in 'apartheid' fikrine katılmadığını söyledi. Toplumda farklılıkların normal olduğunu belirten Elise, aşırılık yanlısı insanların istemedikleri bir şeye şiddet kullanarak müdahale etme haklarının olmadığını vurguladı.Elise, Fransa'nın laik bir ülke olduğunu ve herkesin herhangi bir korku yaşamadan istediği fikri ifade edebilmesi gerektiğini kaydetti.Fransa'nın yüzde 54'ü ülkede ayrımcılık olduğunu düşünüyorBaşbakan Valls'in 'Fransa'da sosyal, etnik ve bölgesel açıdan apartheid' olduğunu ifade ederek başlattığı 'apartheid' tartışması sonrası yapılan son anket, Fransızların çoğunluğunun ülkede ayrımcılık yapıldığını düşündüğünü ortaya koydu.Odoxa kamuoyu araştırma şirketinin anketine katılanların yüzde 54'ü Valls'in sosyal, bölgesel ve etnik ayrımcılık olduğu düşüncesini paylaşıyor ve hükümeti bu konuda eleştiren eski Cumhurbaşkanı ve muhalefetteki Halk Hareketi Birliği (UMP) lideri Nicolas Sarkozy'yi haksız buluyor.Valls ve Sarkozy arasındaki tartışmaya, aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi’nin kurucusu Jean Marie Le Pen de katılmış, tartışmayı 'sağlıksız bir söz münakaşası' olarak değerlendirmişti.Terörist saldırılar sonrası İslam karşıtlığı yükseldiDiğer taraftan, Başbakan Valls, Fransa'da 7 Ocak ve sonrası düzenlenen terör saldırılarını 2005 yılında yaşanan banliyö ayaklanmalarına benzetmişti. Terör saldırılarını gerçekleştirenlerin banliyölerde yaşayan Müslüman toplumundaki aşırı gruplardan çıkması ise ülkede İslam karşıtlığını tetikledi.Fransa islamofobiye Karşı Gözlemevi'nin verilerine göre, terör saldırılarından 2 hafta sonra İslam karşıtı saldırılarda yüzde 110 artış yaşandı. Bu periyod içerisinde Fransa'da toplam 116 İslam karşıtı eylem resmi kayıtlara geçti. Bu dönemde 28 ibadet yeri saldırıya uğrarken, Müslümanlara yönelik 88 tehdit ve gözdağı eylemi yapıldı.''Apartheid'' rejimi adı verilen ırkçı ayrımcılık sistemi, 1948-1994 yılları arasında Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Ulusal Parti tarafından uygulanmıştı. Rejim, beyaz tenlilerin, siyah tenlilere vatandaşlık hizmetleri açısından üstünlüğünü öngörüyordu.AA
Reklam
Şaşırtan, Sorgulayan ve Eleştiren 17 Görselle 'What The F.ck?'
Arjantin orijinli bir şirket olan 'Minga', kendilerini kısaca 'fikir laboratuvarı' olarak tanımlıyor. Şirket, birçok farklı disiplinden gelen çalışanlarıyla, müşterilerine; yenilikçi, kışkırtıcı ve hızlı çözümler bulmasıyla tüm dünyaya nam salmış.  Aşağıdaki galerideki görseller Minga'nın  t-shirt ve afiş olarak satışa sunduğu görsellerden oluşuyor.
Reklam
Dünyanın En Küçük Drone'u
Son yıllarda moda haline gelen yüksek teknolojiye sahip uzaktan kumandalı Drone’ların en küçüğü üretildi.Sadece 4x4 santimetre ebatlarındaki SKEYE Nano Drone, 15 metre yüksekliğe çıkabiliyor. Bu drone küçük olmasına rağmen şaşırtıcı manevra kabiliyetine sahip olan drone havada ileri ve geri uçabiliyor.
Yunanistan'da Yardım İsteyen 12 Türk Dağcı Yanlış Yerde Arandı
Yunanistan'ın kuzeyinde kaybolduğundan şüphelenilen 12 Türk ve Bulgar'ın yanlış yerde arandığı ortaya çıktı. Al Jazeera'ye bilgi veren Gümülcine Muavin Konsolosu Murat Ertaş, 'Bölge dağlık değil, kaçak göçmen ihtimalini düşünüyoruz' dedi.Yunanistan'da sabah 112 Avrupa Acil Yardım hattının arayan bir telefondan İngilizce olarak 'Türk, Bulgar 12 kişi, imdat' ifadeleriyle yardım istendi. Ardından gün boyu kaybolanların dağlık bölgede olduğundan hareketle 'dağcı' olabilecekleri ihtimali üzerinde duruldu. Al Jazeera'ye telefonla bilgi veren Gümülcine Muavin Konsolosu Murat Ertaş ise 'Sinyal, Kumçiftliği'nden geldi. Burası dağlık bölge değil, ovalık düz bir yer' dedi. Ertaş Türkiye'deki yetkili makamlara ve kendilerin herhangi bir kayıp ihbarının olmadığı bilgisini verirken, 'Zaten telefonda 'biz dağcıyız' gibi bir ifade yok. Kaçak göçmen olayı olabileceği ihtimalini düşünüyoruz' diye konuştu.Ertaş arama çalışmalarıyla ilgili sürekli Yunanistanlı yetkililerle temas halinde olduklarını belirtti.'Yanlış yerde arandılar'Doğan Haber Ajansı 'nın haberine göre Yunanistan’da Acil Afet Müdahale Birimi’ne (EMAK) telefonla ulaşarak yardım isteyen 12 kişinin Yunanistan Telekomünikasyon Kurumu'nun (OTE) sinyal bilgilerini yanlış analiz etmesi nedeniyle Pieria dağlık bölgesinde arandığı ortaya çıktı. Kurumun son yaptığı değerlendirme sonucu sinyalin Türk-Yunan ve Bulgar sınırından geldiği belirlendi.Katerine kentindeki Pieria Dağları bölgesinde Acil Afet Müdahale Birimi (EMAK) tarafından yürütülen çalışmalar akşam saatlerinde durduruldu. Yunanistan Telekomünikasyon Kurumu'nun (OTE) son değerlendirmesinden sonra arama çalışmalarına yarın sabah saatlerinden itibaren Edirne’nin karşısındaki Orestiada kentinden Bulgaristan sınırına doğru Ormenio köyü arasındaki Meriç ve Arda nehirlerinin geçtiği bölgede devam edilecek.Türkiye’nin Selanik Başkonsolosu yetkilileri, Yunan telekom kurumunun yardım çağrısının Edirne’nin karşısındaki Meriç bölgesinden geldiğinin teyit edildiğini söyleyerek, aramaların bu doğrultuda devam edeceğini ifade etti.'Yardım çağrısının doğruluğu tespit edilemedi'Selanik Emniyet Müdürlüğü Basın Bürosu, Selanik şehrine yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Pieria bölgesi dağlık alanında kaybolduğundan şüphelenilen 12 kişinin cuma sabah saat 09.00’da '112 Avrupa Acil Yardım Hattı'nı arayarak yardım istediklerini açıklamıştıBüro'dan yapılan açıklamada bölgede bulunan cep telefonu antenlerine sinyal ulaşmadığını belirtilmişti. Arama kurtarma operasyonu için polisin 7, itfaiyenin 3 ve Acil Afet Müdahale Birimi'nin (EMAK) ise 1 özel dağ aracı olmak üzere toplam toplam 11 araç görevlendirilmişti.Arama çalışmalarına bölgeye yakın köylerin sakinleri ile avcı kulübü üyeleri de destek veriyordu. Hava şartlarının müsait olmaması sebebiyle polis helikopterleri arama çalışmalarına katılamadı.Selanik Başkonsolosluğu ile iletişim halinde olduklarını belirten polis, yardım çağrısının doğru olup olmadığını tespit edemediklerini de belirtmişti.Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Hayrettin Karaca, bölgeye Türk dağcıların gittiği yönünde kendilerinde bilgi olmadığını açıklayarak Yunanlı meslektaşlarının arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili sürekli bilgi aldıklarını söylemişti.Kaynak:Al Jazeera, AA,DHA
MİT Müsteşarı Hakan Fidan Meclis Yolunda
AK Parti 7 Haziran’daki seçim için çalışmaları başlattı. Milletvekili adayları arasında adı geçen en önemli isim MİT Müsteşarı Hakan Fidan. Fidan’ın aday olabilmesi için 15 gün içinde istifa etmesi gerekiyor. Kulislerde, siyasete girerek seçilmesi durumunda Fidan’ın Dışişleri Bakanı olabileceği konuşuluyor. Danışmanlardan bazılarının da Meclis’e geleceği, eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş’ın da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın ilk kadın danışmanı olabileceği dile getiriliyor.Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, 7 Haziran’da yapılacak genel seçimler, taşları yerinden oynatacak. Kesinleşmesi halinde siyasete en önemli transferin MİT’ten olması muhtemel görünüyor. Dışardan bakan olması bile tartışılan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın adı milletvekili adayları arasında geçiyor. Fidan’ın, siyasete girmeye karar vermesi durumunda 15 gün içinde istifa etmesi gerekiyor. Fidan’ın milletvekili seçilmesi halinde de Dışişleri Bakanı olacağı konuşuluyor.BÜROKRATLARIN TELAŞIAk Parti, 4 ay sonra yapılacak seçimlerde aday olacaklarla ilgili çalışmalarını başlattı. Buna göre, bürokrasiden siyasete geçmek isteyenlerin 10 Şubat’ta istifa etmesi gerekiyor. Çok sayıda bürokrat, iktidar partisinden aday olmak için parti yönetiminde nabız yoklamaya başladı. Parti ise “Yönetimden onay almayan bürokratlar istifa etmesin” mesajı gönderdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun liyakatlı bürokratların görevine devam etmesi konusunda kararlı olduğu belirtiliyor. ‘Paralel Yapı’ operasyonlarından sonra yeni göreve getirilen bürokratların siyaset için makamlarını boşaltmalarına izin verilmeyeceği beliriliyor. Ancak parti yönetiminin, az sayıda bürokrata “İstifa et, aday ol” dediği öğrenildi.DANIŞMANLAR DA VARDanışmanlardan Adnan Boynukara, Mücahit Aslan, Ertan Aydın ve Taha Özhan ile Faruk Koca’nın milletvekili olarak Meclis’e geleceği belirtiliyor. Dışardan bakan yapılan İçişleri Bakanı Efkan Ala da milletvekili olarak siyasete devam edecek. Partinin MKYK üyeleri Yasin Aktay ve Mahzar Bağlı da milletvekili yapılacak.SARAY’A GİDECEK İSİMLERListelerin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gözetiminde yapılacağı da kulislerde dile getiriliyor. Halen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Tayyip Erdoğan’la çalışan Binali Yıldırım ve Cevdet Erdöl gibi 3 dönemlik milletvekillerinin yanı sıra Taner Yıldız, Nurettin Canikli, Recep Akdağ’ın da Erdoğan’a danışmanlık yapacağı belirtiliyor. Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş’ın adı da Saray’ın ilk kadın danışmanı olarak geçiyor. Parti, 3 dönemlik bazı isimlere de genel merkezde görev verecek. Eski bakanlardan Nihat Ergün, Sadullah Ergin, Bekir Bozdağ gibi isimlerin MKYK’da değerlendirileceği iddia ediliyor. Bu gibi isimlerden bazıları da genel başkan yardımcısı yapılacak.
Reklam
Sinemanın Efsaneleşmiş Kötülerini Yine Ünlü Oyuncuların Canlandırdığı 13 Kısa Film
Gary Oldman, Brad Pitt, Glenn Close ve George Clooney gibi 13 başarılı oyuncu The New York Times'ın 'Sinematik Kötülüğün Video Galerisi' için bir araya gelerek Alex Pragar yönetmenliğinde kısa filmlere konuk olmuşlar. 30 ve 60 saniye arasında değişen uzunluğa sahip bu kısa filmlerin her biri hemen aşağıdaki resimde görebileceğiniz sinema tarihindeki önemli kötü karakterlerden ilham alınarak çekilmiş.
Sayaç Okuma Süreleri Uzadı, Elektrik Faturaları Tavan Yaptı
Bazı dağıtım şirketlerinin sayaç okuma sürelerini uzattığı gerekçesiyle bu ay abonelerin elektrik faturası şişti. Vatandaş protesto ederken, şirketler kendini ‘mevzuata uygun’ diye savunuyor. EPDK ise konuyu mercek altına aldı.Elektrik faturanızda bir gariplik mi var? Örneğin geçtiğimiz ay 100 lirayken, bu ay bir anda 200 liraya mı çıktı? Sebebi, faturalandırma döneminin değişmesi olabilir. Yani dağıtım şirketi, 30 gün yerine, daha uzun bir süreyi kapsayan tüketim dönemini faturalandırmış olabilir. Son olarak Antalya’da vatandaşlara iki ay elektrik faturası göndermeyen elektrik dağıtım şirketi, daha sonra iki aylık yüklü miktarda faturalar göndermeye başlayınca kamuoyunda infiale sebep oldu. Hürriyet'ten Merve Erdil'in haberine göre; Normalin iki katı gelen elektrik faturalarını ödemede sıkıntı yaşayan vatandaşlar imza kampanyası başlattı. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde, “Tüketicinin tüketim dönemi, bir aydan az olmamak ve bir yılı geçmemek üzere, görevli tedarik şirketi tarafından belirlenir” deniliyor. Bu da elektrikte faturalandırma döneminin 1 yıla kadar uzayabilmesine imkan tanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), dağıtım şirketlerinden uzun fatura dönemleriyle alakalı savunma talep edecek. Son dönemde elektrik faturalarında gün uzatımı ya da kısaltımı nedeniyle, vatandaşlar mağduriyet yaşıyor. Elektrikte bir aylık tüketimin faturalanması gerekirken, bazı dağıtım şirketlerinin okuma tarihlerinde değişiklik yaptığı ve kimi zaman gün kısaltımına giderek 20 günlük tüketimi faturaladığı, kimi zaman da gün uzatımına giderek 70 günlük tüketimi faturaladığı ortaya çıktı. Son olarak Antalya’da, ödeme düzenlemesi yaptığı gerekçesiyle bazı abonelere 2-3 aylık fatura tek seferde yansıyınca, yüksek meblağlarla karşı karşıya kalan vatandaşlar tepki gösterdi. EPDK ise konuyu mercek altına aldı. KonuşulacakBir EPDK yetkilisi, mevzuatta fatura dönemiyle alakalı “bir aydan az, bir yıldan fazla olmamak üzere” şeklinde hüküm bulunduğuna işaret ederek, “Ayrıca altı aydan fazla olan sayaç okumalarına da taksitlendirme imkanı getirildi. Uzun okuma aralıkları mevzuata aykırı değil ancak abone grupları bazında bir ayrım yapılabilir. Örneğin tarımsal sulama birlikleri, sulama sezonu başlayınca ürün kaldırana kadar fatura gelmesin istiyor. Bu da altı ayı bulabiliyor. Diğer taraftan, uzun faturalandırma süreleri meskenlerde sıkıntıya yol açıyor. Bu sıkıntının olduğunu görmüş olduk. Şirketlerle oturup konuşulması gerekiyor. Bu konuda yükümlülükler getirilebilir” diyor.Diğer bedellere dikkatEMO yetkilileri, süre uzatımları dışında faturalarda zaman zaman kesme bağlama veya sayaç bedeli gibi ekstra yansımalar da olabildiğine, bunlara ayrıca dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Faturalandırma süreleri, elektrik faturasındaki ilk okuma tarihi ve son okuma tarihi kalemlerine bakılarak görülebiliyor.EPDK gerekçesini şirketlere soracakAynı yetkili, 2013 yılsonunda da benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Şirketlere uyarı yazısı yazdık ve ‘Sözleşmeler Hukuku’nun genel ilkelerine uyun’ dedik. Yine sıkıntı yaşanan dağıtım bölgelerinden gerekçelerini talep edeceğiz. Sıkıntıların Antalya, Ankara ve İstanbul’un bazı bölgelerinde yaşandığı görülüyor” diyor. İstanbul’da aralık ayında 152 TL, ocakta ise 245 TL elektrik faturası gelen bir tüketicinin, bu faturalarını bizim için inceleyen Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) temsilcileri şunları kaydediyor: “Elektrik sayaçlarının en az 30 günlük periyodlarla okunması gerekiyor. Yılda bir kereye mahsus, okuma periyodunu kaydırmak için bir ay 20 gün, bir sonraki ay 40 gün olabilir. Ancak daha önceki faturalarda da 20 gün çıkıyorsa bu usulsüz bir okumadır. İncelediğimiz faturada aralık ayında 20 günlük periyodu, bir sonrakinde 40 günde çıkarmış...”Faturada farklılık oluşur mu?EMO temsilcileri, faturalandırmanın günlük tüketimin yapıldığı aya göre belirlendiğini ifade ederek, “Diyelim ki ilk okuma 16 Aralık, son okuma tarihiniz 16 Ocak. Aralıktaki tüketim o ayın tarifesi, ocaktaki tüketim ocak tarifesi üzerinden alınır. Ki aralık ve ocak tarifesi arasında faturayı etkileyecek büyük fark yok. Ocakta okundu, 2015’in zamlı fiyatlarıyla fatura kesildi’ iddiası doğru değil” diyor. EPDK yetkilileri ise “70 günlük tüketim faturalandırıldığında 70’e bölünüyor. 15 Ocak’ta fatura kesildiyse, 15 günü ocak, geriye kalan 55 gün bir önceki dönem tarifesinden faturalandırılır. 70 gün eşit tüketim kabul edilir ve o ayın tarifesine göre faturalandırılır. Yine de Tarife Dairesi inceleyecek” diyor.CLK: Taksit  imkânı verilecekCLK Akdeniz’den yapılan açıklamada, yüksek faturalar nedeniyle ödeme güçlüğü çeken abonelere taksitlendirme imkanı verileceği belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi: “Bu uygulamanın sonucunda sınırlı sayıda abonemize 30 günden daha uzun süreli fatura hesaplanmıştır. Fatura hesaplanmasında bir hata olmamasına rağmen, tüketim gün sayısını 30 günden fazla olması ve tüketimin yüksek olduğu döneme denk gelmesi nedeniyle bazı abonelerimizin tek seferde ödeme güçlüğü yaşadığı tespit edilmiştir. Abonelerimiz müşteri hizmetlerimize müracaat ederek taksitlendirme yapabilir.”
İddiaya Göre Google, Twitter'ı Satın Alıyor
Sosyal medyanın önemli oyuncusu Twitter'in satılacağı iddia ediliyor. Satın almak isteyen ise Google.Sosyal medya devi Twitter'in satılacağı iddiaları, hisselerinin değer kazanmasına neden oldu. İddiayı gündeme getirense, Almanya'nın saygın ekonomi gazetelerinden 'Handelsblatt'.Habere göre, Google'ın Twitter'ı satın alacağı yolundaki iddialar Twitter hissesinin yüzde 3,5 oranında değer kazanmasına yol açtı.Gözlemciler Twitter'ın geçen yılın son çeyreğine ilişkin bilanço rakamlarını açıklayacağı 5 Şubat'ın dönüm noktası olacağına işaret ediyor. Popülersosyal medya platformunun negatif rakamlar açıklaması halinde bunun hissedarların baskısını artıracağı belirtiliyor.40 MİLYAR DOLAR ÖDEYECEKBu durumda Google'ın Twitter'da büyük hissedar olması ihtimal olarak görülüyor. Google'ın Twitter hisseleri için ödeyeceği rakamın 40 milyar dolara kadar tırmanabileceği belirtiliyor.Google'ın Twitter'ı devralacağı yönündeki iddialar 2009 yılında da gündeme gelmişti. O dönemde telaffuz edilen rakam 10 – 20 milyar dolar arasında oynuyordu.Google'ın bu hafta içinde uzay araçlarıyla tanınan SpaceX şirketine ortak olacağı açıklanmıştı. Google, uydu üzerinden internet hizmeti sağlayacak şirkete 1 milyar dolarlık yatırım yapıyor.Cumhuriyet
Reklam
'Erdal'ın, Berkin'in Yanında Benimki Büyütülecek Bir Şey Değil'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla hakkında dava açılan lise öğrencisi M.E.A., “Berkin Elvan 15 yaşında öldürüldü, Erdal Eren 17 yaşında asıldı. Aşağı yukarı ben de o yaşlardayım. Onlarınkinin yanında benim durumum pek büyütülecek bir şey değil” dedi.16 yaşındaki M.E.A sınıfından alınıp tutuklandığı 24 Aralık’tan bu yana Türkiye’nin gündeminde. Konyalı lise öğrencisi, iki gün sonra salıverilmişti. Ancak dün Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın jet onayıyla hakkında dava açıldığı ortaya çıktı.Kendisine dava açıldığını ilkokul öğrencilerine kitap dağıtmak için Beyşehir’in bir köyünde olduğu sırada öğrendiğini söyleyen M.E.A., tutuklanmasının ardından gazetecilikten vazgeçip hukuk okumaya karar verdiğini anlattı.
Bedellide Son Rakam: 112 Bin 966
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerlik için başvuranların sayısının dün 17.00 itibariyle 112 bin 966 olduğunu açıkladı.Bir dizi açılış ve programlar için Sivas’ta bulunan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, partisinin ocak ayı il danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmada bedelli askerlik yasası ile ilgili ayrıntıları paylaştı. Bakan Yılmaz, Meclis'ten bedelli yasası çıkardıklarını anlatarak, şunları ifade etti: 'Bedelli yasası şu; kimin bedelli yapacağını bilmiyoruz, bunun parayla da bir ilgisi yok. Silahlı Kuvvetleri, hem bedenen hem de mali desteklememiz lazım. Bizde kardeşlerimize diyoruz ki; Bir bedelli yasası çıkaralım ister 18 bin lira, aylık bin 500 lira ödeyerek 12 ayda 18 bin lira eder. Dolayısıyla bedelli askerliğe gidebilirsin ya da sözleşmeli erbaş yasasıyla, 3 bin lira operasyon tazminatı ile ayda 3 bin 500’e çıkıyor, biz sana para verelim. Burada profesyonel askerliğe geçişte önemli bir aşama.”45 gün önce kabul edilen bedelli askerlik yasasından faydalanan kişi sayısını açıklayan Bakan Yılmaz, “ Dün 17.00 -17.30 itibariyle bedelli askerlikten yararlanan kardeşlerimizin sayısı 112 bin 966. Bu konuda çok teşekkür alıyoruz. Yakınları nedeniyle vatandaşlar bedelli yasası nedeniyle teşekkür ediyor. Hem insanlarımızın problemini çözüyoruz, hem de Silahlı Kuvvetlerimize mali yönden destek oluyoruz.” şeklinde konuştu. Turan Temel, CHA
Reklam
Nişantaşı Cinayetlerinde 5 Tutuklama
Nişantaşı'nda Vedat Şahin ve şoförü Ferdi Topal'ın öldürülmesi ile ilgili olarak mahkemeye sevk edilen 7 kişiden 5'i tutuklanırken 2 kişi ise serbest bırakıldı.İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile Asayiş Şube Müdürlüğü'nün ortaklaşa yürüttüğü operasyonlarla gözaltına alınan 14 kişiden 7'si emniyetteki işlemlerinin bitirilmesi ile bu sabah saatlerinde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildiler. Kalan 7 kişiden 3'ü polis tarafından, 4'ü de Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Önder Yaman'ın talimatıyla emniyetten serbest bırakıldı.DHA
Galatasaray'a Burak Yılmaz Müjdesi
Antalya kampında sakatlanan ve 1 ay sahalardan uzak kalacağı söylenen Burak Yılmaz, azimli bir çalışmanın ardından sağlığına kavuştu.Galatasaray’ın  golcüsü Burak Yılmaz, arka adelesindeki önemli sakatlığı bir hafta içerisinde yenmeyi başararak, bugünkü antrenmanda takımla birlikte çalıştı. Burak Yılmaz, Alanya’daki River Plate rezerv takımı ile olan hazırlık maçında adale sakatlığı yaşamış ve yapılan kontrolünde 1 ay oynamayacağı açıklanmıştı. Ancak golcü futbolcu sakatlığı sonrasında sağlık merkezinden çıkmadı ve tedavi olarak hazır duruma geldi.Burak Yılmaz bugün takımla birlikte çalışırken, teknik ekibe Çaykur Rizespor maçında  oynayabileceğinin mesajını da vermiş oldu. Yıldız futbolcunun yarın(25 Ocak) da bir dizi daha testten geçirileceği ve son durumuna göre maç kadrosuna alınabileceği öğrenildi.Burak hazır olduğunu ve oynamak istediğini de söyleyerek, kararı teknik direktör  Hamza Hamzaoğlu’na bıraktı. Ancak Burak Yılmaz’ın sakatlığının adale sorunu olması nedeniyle teknik direktör Hamzaoğlu’nun oyuncusunu riske etmeyip, oynatmaması da büyük olasılık olarak görülüyor.Açık Mert Korkusuz
Bahçeli: 'Türkiye'yi Mahcup Etmişlerdir'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Twitter'dan Afrika gezisine çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Davos'a giden Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştirdi.Erdoğan ve Davutoğlu'nun seyahatleri ile Tükiye'yi mahçup ettiğini ileri süren Bahçeli, 'Afrika'ya istismar safarisi için gidenler, Davos'a iflas duyurusu için koşanlar iki farklı coğrafyada Türkiye'yi mahcup etmişlerdir' dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki takipçileri ile paylaştığı mesajlar şöyle; 'İlk ve orta öğretim kurumlarında okuyan, sayıları 18 milyona yaklaşan evladımız dün karnelerini alarak iki haftalık yarıyıl tatiline başladı. Öğrencilerimizin kimisi sevindi, haklı gururunu aile ve çevresiyle paylaştı; kimisi de boynunu büktü, üzüldü, belki de gözyaşlarına boğuldu. Karnenin kırık olması hayatın sonu değildir. Her şeyin tamir ve telafisi vardır. Azmedip çalışarak zayıflar düzelecek, yüzler gülecektir.İlim ve irfan denizinde ıslanmaya talip olmak uzun bir serüven, bitmeyen yolculuk, sonu gelmeyen kutlu bir maceradır. Gerek irfan, gerekse de ilim, insanı insan yapan vasıfların bütünü olduğu gibi, bizim ruh kökümüzü aydınlatan tılsımlı fenerlerdir. Başarmak için önce inanmak ve arzuyla istemek; sonra da buna müzahir olacak şekilde çalışmak, çabalamak lazımdır. Bir başka önemli husus ise, karnede yazmayan, aslında çok hayati olan milli ve ahlaki seviyenin durumudur. Belki matematik notu hedeflendiği gibi olmayabilir, ama maneviyat sağlamsa, milli terbiye alınmışsa mesele yoktur, açık kapatılacaktır. Ahlak güzelliği olmadan karnenin güzel olması fazla anlamlı değildir. Adalet ve insaniyeti öğrenmeden de iyi bir karne meyve vermeyecektir.Hz.Mevlana der ki; Ağaca su vermek adalet, dikene su vermek zulümdür. Adalet bir nimeti yerine koymak, zulüm ise yerinden söküp almaktır. Eğitim ve öğretim süreci bunu öğretiyor, adalet ve zulüm arasındaki ters orantıyı şuurla benimsetiyorsa yarınlar güvenceye alınmış demektir.Afrika'da okul kapatıp, okul açılması için sefere çıkanlar; önce adalet ve ahlak konusunda sıfırlarla dolu kara kaplı karnelerine bakmalıdır. Afrika'ya istismar safarisi için gidenler, Davos'a iflas duyurusu için koşanlar iki farklı coğrafyada Türkiye'yi mahcup etmişlerdir. Adalet ülküsünü aşılayacak ahlak kültürü, insanlık sevgisine ve Allah korkusuna dayanır. Bu iki alanda sınıfta kalanlar utanmayı denemelidir. Çünkü utanmak da bir erdem, bir pişmanlık ilamıdır. Ahlak karnesi felaket olanların insanlıkları fena, vefaları fuzulidir.Yalan, yakalanma korkusu taşıyan hırsız gibidir. Fakat hırsız yakalanma korkusunu aşmışsa, yalan kural, adalet ise hiç olur. Vicdani alçalmanın timsali olanların hırsıza hazine anahtarını vermesi, buna da milli irade demesi tilkinin kümese nöbetçi kalmasına benzer. Meşhur bir sorudur: Tilki kümesi iyi tanıyor diye bekçi yapılır mı? Fare mutfakta geziyor diye kedi dışarı atılır mı? Unutmayalım, yüreğiyle bakamayan yüreklice göremez. Yüreklice göremeyen, yürütmeden duramaz. Ya yurdum diyeceğiz, ya da yürüten ve yutanları seyredeceğiz. Ya kanun diyeceğiz, ya da kanun kaçaklarının gövde gösterisini izleyeceğiz. Karar ve tercih sizin…'DHA
Reklam