Erzurum Tarihinin En Tanınmış İnsanları
1945 yılında Erzurum - Tortum'da dünyaya geldi. 1955 yılındabir havuz kazasında görme yetisini yitirdi. 1958 yılında lise öğrencisiykenkörler okuluna gitti. 1963'te üniversite seçme sınavlarını üçüncülüklekazanarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.[1]12 Mart darbesiyle üniversiteden uzaklaştırıldı.Daha sonra Hukuk Fakültesini bitiren Yağmurdereli, 1972'de Samsun'da avukatlığa başladı. 1986 yılında bir yarışmada 'Pek Firaklı Bir Dağ Masalı' adlı öyküsüyle ilk ödülünü kazandıİnsan hakları mücadelesinin en önde gelen isimlerindenYağmurdereli'nin 13 buçuk yıllık cezaevi günlerinde yazdığı 'Akrep'oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahneledi.Akrep, Yağmurdereli'ye iki de ödül getirdi: 1998'de SanatKurumu'ndan 'bütün zamanların en iyi yazılmış oyunlarından', 1999'daİsmet Kuntay En İyi Oyun Yazarı ödülleri.1985'de Nelson Mandela'nın aldığı, Fransa'nın Bordeauxkentindeki İnsan Hakları Enstitüsü ile Avrupalı Avukatlar Derneği'nin verdiğiLudovic Trarieux ödülü 2000'de Yağmurdereli'nin oldu.Pek çok ödül sahibi Yağmurdereli, 8 Temmuz 2001 GörmeEngelliler Satranç Turnuvası'nda da beşinci oldu.
'Vergi Bizim, Güç Bizim, Saray Onların, Bu İşte Bir Yanlışlık Var'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, parti olarak ezilenleri biraraya getirdiklerini, AKP'nin telaşının ve paniğinin bu yüzden olduğunu söyledi.Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Kocaeli il kongresinde yaptığı konuşmada, 'bütün ezilenleri bir araya getirmeyi başarmış bir parti olarak iktidara yürüdüklerini' dile getirdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Kocaeli il kongresinde yaptığı konuşmada, kimlikler, inançlar ne kadar değerliyse alın terinin de o kadar kıymetli ve değerli olduğunu söyledi.'Faşizme inat, ırkçılığa inat gerçek adaleti esas alacağız'Demirtaş şöyle devam etti: 'Bizler üretiyorsak bizler yöneteceğiz. Bizler çalışıyorsak karnımız doyacak. Bunların hepsi aynı çizgi etrafında buluşmak zorundadır. Kimliklerimiz, inançlarımız ne kadar değerliyse alın terimiz de o kadar kıymetli ve değerlidir. Hiçbirinden vazgeçmeyeceğiz. Bu toprakları bize dar etmeye çalışanlara bu topraklarda bizi birbirimize düşman edip kırdırmaya çalışanlara inat, faşizme, ırkçılığa inat, gerçek adaleti esas alacağız. Önümüzdeki seçimin temel çizgisi budur. İlk defa HDP bütün ezilenleri bir araya getirmeyi başarmış bir parti olarak iktidara yürüyor. AKP'nin telaşı, AKP'nin paniği bundandır.''Devlet vergi, yetkiyi alıyor yetmiyor canımızı alıyor'Devletin kendilerine zulmettiğini söyleyen Demirtaş, 'Devlet bize müdahele etmesin istiyoruz. Çünkü devletin böyle bir yetkisi gücü olamaz. Devletleri kuranlar halklar ve insanlardır. Biz devleti kurarken devletle aramızda bir sözleşme yaparız. Deriz ki 'Biz seni kuruyoruz ve sana yetki veriyoruz bizi yönet. Senin için vergide vereceğiz ama bize adil davranacaksın, ayrımcılık yapmayacaksın' sözleşmenin gereği budur. Devlet bizden yetki, vergi alır bize adil eşit hizmet eder. Şimdi ise kurduğumuz devlet sözleşmeye uymuyor. Vergi, yetkiyi alıyor yetmiyor canımızı alıyor sokaklarda meydanlarda bize hizmet etmesi gereken devlet bize zulmediyor. Sözleşmeyi bozan biz değiliz' dedi.'Kamu düzenini bozan biz değil, sizsiniz'Demirtaş, kamu düzenini kendilerinin bozmadığını ifade ederek, 'İşte Davutoğlu ve Erdoğan sık sık kamu düzeni bozuldu diyorlar ya. Kamu düzenini bozan biz değiliz sizsiniz. Devlet olarak sözleşmeye ihanet eden sizsiniz. Biz o sözleşmeyi düzeltmeye geliyoruz. HDP bu yanlışı düzeltmek için yola çıktı. Kimliğimizle, inancımızla, özgürce korkmadan yaşamak istiyoruz. Bizden vergi alırken Kürtler vergi vermesin diyor musunuz? Yok alıyorsunuz. Aleviler, başörtülüler, kadınlar, işçiler vergi vermesin diyor musunuz. Kuruşu kuruşuna alıyorsunuz. Hem de fazlasıyla alıyorsunuz. Türkiye'de verginin yüzde 70'ini biz ödüyoruz. Ama Türkiye'nin gelirlerinin ve servetinin yüzde 60'ını yüzde 10'luk nufus yiyor. Biz bu adaletsizliği düzeltmeye geliyoruz' dedi.'Güç bizim, saray onların'HDP'nin vicdanlı bir parti olduğunu söyleyen Demirtaş, 'Bizden vergi alırken ensemize tepemize çöküyorsunuz. Biz ana dilimizde bize eğitim ver dediğimizde bölücü terörist oluyoruz. Biz cemevinde ibadet etmek istiyoruz bizim inancımız onu gerektirir diyoruz bize sapkın diyorsunuz. Biz işçiyiz hakkımızı, alın terimizi istiyoruz deyince sizin fıtratınızda yerin 300 metre altına gömülmek var deyip bizi madenlerde tarlalarda, bağda, bahçelerde ölüme mahkum ediyorsunuz. Vergi bizim, para bizim, güç bizim saray onların bu işte bir yanlışlık var. Bu işte bir yanlışlık var. HDP bunu düzeltmek için bir araya gelmiş vicdanlıların partisidir. Sadece Kürt, Türk değil, sadece Alevi, Sünni değil, sadece Kocaeli, İzmir, Hakkari'nin değil. 7'den 70'e ezilenlerin partisidir' diye konuştu. DHA
2014 Yılının Yıldızları Belli Oldu!
Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübünün hazırlayıp sunduğu 5000 yıldızlının oylarıyla belirlenen ve bu sene 13.sü düzenlenen Türkiye’nin En Prestijli Öğrenci Ödülleri 8 Ocak Perşembe günü sahiplerini buldu! İşte 2014 Yılının Yıldızları:
8 Unutulmaz Arabayla Minimalist Türk Sineması Afişleri
Ford Minibüs olmadan Çiçek Abbas Nasıl olurdu? veya Mavi boncuk'ta Emel Sayın'ın halıya sarılarak kaçırıldığı araba olmadan, veya Aile Şerefin'de Sucu Rıza'nın küçük oğluna çarpıp kaçan Oktayın arabası olmadan veya İlyas Salman'ın Almanyadan dönerken başına gelmeyen kalmadığı Sarı Mercedesi, Şener Şen'in köy ağası olarak İstanbul'da tutunma mücadelesine tanıklık eden Anadol Kamyoneti olmadan...Bende bunları düşünerek, unutulmaz arabalardan oluşan Türk Sinemasının Efsanevİ Filmlerinin minimak afişlerini tasarladım.
Dünyanın İlk 3D Elektronik Yazıcısı
Dünyanın ilk 3D elektronik yazıcısı olarak lanse edilen Voxel8, diğer yazıcıların ürettiklerine kıyasla daha fonksiyonel ürünler ortaya koymaya imkan sağlıyor.Bilindiği üzere standart 3D yazıcılar plastik malzemeden ürünler üretebiliyor.  Fakat elektronik bir cihaz üretilmek istendiğinde bu yazıcılar yetersiz kalıyor. Çünkü plastik malzeme ile devre üretmek mümkün olmuyor ve bu devreleri başka bir şekilde tedarik etmek gerekiyor. Bu da fazladan bir masraf yapılmasına ve üretim sürecinin uzamasına neden oluyor.
Reklam
Yarsuvat: "50 Milyon Euro'yu Veren Sneijder'i Alır"
Galatasaray'ın Olağanüstü Divan Kurulu toplantısında açıklamalarda bulunan Duygun Yarsuvat, '50 milyon Euro'yu veren Sneijder'i alır.' dedi.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat , Sarı-Kırmızılı kulübün Olağanüstü Divan Kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu. Wesley Sneijder konusuna da değinen Yarsuvat, '50 milyon Euro'yu veren Sneijder'i alır.' dedi.'Davet gelirse gideriz'Galatasaray futbol takımının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ı ziyaret etmesi ve kendisinin bu ziyarette yer almaması da sorulan Yarsuvat, 'Davet gelirse tabiiki bu davete icabet edilir. Sonuçta devletin başıdır.' açıklamasında bulundu.'Yabancı kuralına olumlu bakıyoruz'Süper Lig'de değişen yabancı oyuncu kotasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Galatasaray başkanı 'Biz bu değişen kurala pozistif bakıyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea 'yle karşılaşıyoruz, 11 yabancıyla oynuyorlar. Onlarla mücadele edebilmemiz için yabancı kısıtlamasının kalkması doğru...' dedi.Mehmet Helvacı'nın UEFA iddialarıEski başkan adaylarından ve yineticilerden Mehmet Helvacı 'nın 'Gidişat böyle sürerse Galatsaray, 2015-2016 sezonunda UEFA'dan Finansal Fair play kurallarına uymadığı için men edilebilir' açıklamalarını da değerlendiren Yarsuvat, 'Sayın Helvacı bunu iyi niyetle mi söylüyor, bilemiyorum. Eğer başkan adayı olacaksa bunu hemen söylemeli' değerlendirmesini yaptı.Fanatik, Metin Karabaş
Reklam
Bülent Arınç: 'Bunların Tek Tek Hesabını Soracağız'
Ak Parti Bursa il kongresinde konuşan Bülent Arınç, hükümeti düşürmek isteyenlere karşı cesur davrandıkların hatırlattı.BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç, 'Bir sene öncesine kadar kendilerine her konuda yardım ve destek yaptığımız insanlar, hükümeti devirmek için birileri ile el ele verip, darbe yapmak için çalıştılar. Şimdi de güçleri yeterse Haziran seçimlerine kadar bu hükümeti gizli açık ittifaklarla devirmek istiyorlar. Kendilerine her türlü imkanı bahşeden Ak Parti iktidarına karşı ihanet içinde olanları asla affetmeyeceğiz' dedi.Ak Parti Bursa il kongresinde konuşan Bülent Arınç, hükümeti düşürmek isteyenlere karşı cesur davrandıkların hatırlattı. Ak Parti'nin kurulduğu 2001 yılında Meclis'te 51 milletvekilinin olduğunu hatırlatan Arınç, 'Ben de Sayın Recep Tayyip Erdoğan milletvekili olmadığı için parlamentoda grubumuzun başkanıydım, onu temsil ediyordum' dedi. Bülent Arınç, 2002 seçimlerine 1.5 ay kala Erdoğan'ın milletvekili adaylığının iptal edildiğini, bunun zulüm olduğunu belirterek daha sonra Erdoğan'ın milletvekili seçilerek Mart 2003'ten geçtiğimiz 10 Ağustos 2014'e kadar başbakanlık yaptığını anlattı.'TEK TEK HESABINI SORACAĞIZ'Konuşmasında darbe girişimi dediği olayları, Ak Parti'nin kapatılması davasını, başörtüsünün serbest kalmasında yaşadığı olayları detaylarıyla anlatan Bülent Arınç, söyledikleri her sözün hesabını şerefle verdiklerini ve milletin önüne çıktıklarını söyledi.Bülent Arınç, hükümetin Gülen cemaatiyle olan ilişkilerini ve son dönemde başlatılan mücadeleyle ilgili de şöyle dedi:'Hiç ümit etmediğimiz hiç de tahmin etmediğimiz başka bir ihanet ile karşı karşıya kaldık. Bir sene öncesini hatırlayın. Bir sene öncesine kadar kendilerine her konuda yardım ve destek yaptığımız insanlar, hatta bizlerle birlikte olduğunu zannettiğimiz birileri hepsini kastetmiyorum ama bu hükümeti devirmek için birileri ile el ele verip, darbe yapmak için çalıştılar. 30 Mart seçimlerini, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini etkilemek istediler. Şimdi de güçleri yeterse Haziran seçimlerine kadar bu hükümeti gizli açık ittifaklarla devirmek istiyorlar. Bu devletin içinde, bu devletin yapısına paralel bir başka yapıya hiçbir hükümet müsaade edemez. Biz de müsaade etmeyeceğiz. Yüzümüze gülerek arkamızdan bu devleti ele geçirmeye çalışan, kendilerine her türlü imkanı bahşeden Ak Parti iktidarına karşı ihanet içinde olanları asla affetmeyeceğiz. Bunların tek tek hesabını soracağız. Bunları yapanlardan, planlayanlardan gizli şer odakları ile işbirliği yapanlardan bahsediyorum. Yoksa mücadele hiçbir zaman bunun içinde olmamış kişilere, gruplara yönelik değildir.'Bülent Arınç bu mücadeleyi yaparken adaletten ayrılmayacaklarını da söylerken, 'Hukuku temel prensip yapacağız. Yargının önüne idari kararlarla alacağımız bütün kararlara şer odaklarını koyacağız. İster paralel, isterse başka bir odak olsun, hepsiyle mücadelemizi büyük kararlılıkla sürdüreceğiz' diye konuştu.Serhat TEZCAN- Faruk KAHRAMAN/BURSA, (DHA)
Fransa Başbakanı Valls: 'Açık Bir Başarısızlık Var'
Fransa Başbakanı Manuel Valls, Çarşamba gününden bu yana yaşanan saldırılar ve rehin alma olaylarının ülkesinde istihbarat açığı olduğunu 'açık bir şekilde' gösterdiğini söyledi.Valls, dergi baskınıyla başlayan 3 günü 'Açık bir başarısızlık var. 17 kişi öldüğünde, bu, güvenlik konusunda çatlaklar olduğu anlamına gelir' sözleriyle değerlendirdi.Valls, “Teröre karşı savaş halindeyiz; dine karşı ya da bir medeniyete karşı değil” ifadelerini kullanırken, Ağustos 2013’ten bu yana, beş saldırının engellendiğini söyledi.“Vurulabileceğimizi biliyorduk” diyen Valls, Fransa’nın bu olaydan daha güçlenerek çıkacağını dile getirdi.soL
Reklam
Plastik Yiyen Mantarlarla Yiyecek Üreten Mini Çiftlik
Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre denizlerdeki plastik madde oranı 5 trilyon parçayı geçmiş durumda. Bu da 250 tonun üstünde plastik atığın okyanuslarda olduğunu gösteriyor. Plastik atık kirliliği ise ekosistemi büyük ölçüde etiliyor. Bu noktada ortaya çıkan “Bu atığı nasıl değerlendirebiliriz?” sorusunun cevabı Katharina Unger‘den geliyor. Yiyebiliriz!Avusturyalı tasarımcının Julia Kaisinger ve Utrecht University ile yaptığı çalışma plastik yiyen mantarları “yenilebilir” kılıyor. Unger’in kurduğu sistem aslında 2012 yılında Yale University tarafından yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Araştırmacıların poliüretan parçalayan yeni bir çesit mantar (Pestalotiopsis microspora) bulmasıyla tetiklenen araştırma, mantar çeşitlerinin plastik içindeki toksik materyalleri almadan ayrıştırabilmesine dayanıyor. Uther’in bir çevre problemini, çözüme dönüştüren araştırması da bu şekilde başlıyor.
Reklam
Dünya Tarihinin Akışını Değiştiren 30 Kitap
Her okuyucu, kitapların hayat değiştirebilecek şeyler olduğunu bilir. Peki ya tüm neslin hayatlarını değiştiren kitaplar? Kitaplar geleceği değiştirebilir mi?New York Halk Kütüphanesi'nden Miriam Tuliao, Dünyanın Akışını Değiştiren Kitaplar adı altında 30 kitabı bir listede topladı.Listede William Shakespeare'in oyunlarından, George Orwell'ın 1984'üne kadar 30 kitap bulunuyor.Sizlerde tarihin akışını değiştirdiğini düşündüğünüz kitapları yorum kısmındada belirtebilirsiniz.
Büyüleyici Bir Karizmaya Sahip Olmanın 10 Yolu
etiket
Bazı insanlar bizi önemli hissettirir. Bazı insanlar mekana adımını attığında dikkatleri üzerine çeker. Evet bazılarında bu şeytan tüyü var. Doğal karizma maalesef etkisini hızlıca yitirebiliyor. Tanınmışlık etkisini kaybedebiliyor. Bazı insanlar inanılmaz derecede karizmatik. Bu insanlar gerçekten muhteşem ilişkiler kurabiliyorlar. Sürekli insanlara kendilerini iyi hissetmelerini sağlıyorlar. İşte bu karizmatik insanlar, diğerlerinin yanında olmasını istediği tarzdan insanlar. Çok şükür bizde karizmatik olabiliriz. Çünkü karizma sadece başarınızın seviyesi, yaptığınız sunum ya da duvara yansıttığınız resim değil. Karizma ne yaptığımızdır.
Reklam
Şener Şen'in Canlandırdığı İçimizde Yer Etmiş 20 Karakter
Her Yeşilçam izleyicisi bilir ki Şener Şen,Türk sinemasının en değerli usta oyuncularından biridir. Oynadığı filmlerde canlandırdığı karakterlerin replikleri dahi herkes tarafından bilinen usta oyuncunun her izlediğimizde kesinlikle yer etmiş 20 filmi ve oynadığı karakteri sizler için derledik.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Üç kuşak karikatürist-gazeteciyle birlikte toplam 12 kişinin katledildiği Charlie Hebdo saldırısı, sadece Fransa tarihine değil, ifade ve düşünce özgürlüğüne de “kara gün” olarak geçti.İslamcı teröristlerin vahşetinden tamamen şans eseri sağ kurtulan ödüllü gazeteci Laurent Leger , şahit olduklarını güçlükle anlattığı Aujourd’hui en France gazetesine, saldırganların, toplantı masasında yeni yayımlanmış bir roman üzerine konuşurken girdiğini belirtiyor.O dehşet anını, hep birlikte önce “bir şaka” zannettiklerini nakleden Leger’nin; yaşadığı derin travmaya rağmen yaptığı şu değerlendirme, ikircikli bütün “ama” cılar için insanlık dersi niteliğinde.
Reklam