onedio
Harry Potter & Hermione Granger Aşkının Doğmamasının 16 Sebebi
Harry Potter serisini okumuş, izlemiş olanlar çok iyi bileceklerdir ki bu seride olabilecek en olası aşk Harry & Hermione aşkıdır. Ancak yazar hangi akla hizmet etti bilemiyoruz Hermione gibi bir kızı Ron'a yar ederken, Harry için de Ron'un bacısı Ginny'yi (Ginevra) uygun gördü. Ama bu aşk hepimizin içinde ukte kaldı biliyorum. Peki neden Harry & Hermione aşkı bir türlü olamadı? Sizler için araştırdık.
Macaristanda Lamborghini 300 km/s Hızla Giderken Kaza Yaptı!
M7 otoyolunda gerçekleşen kazada aracın sürücü 300 km/s hızı zaman zaman geçerken zaman zaman yavaşlıyordu. Sebebi bilinmemekle birlikte yoldaki çukurdan dolayı olması muhtemel gerçekleşen kazada video görüntüleri ortaya çıktı. Yolcu tarafında oturan kişinin kamerasına yansıyan görüntüler tüyler ürpertti. 50 km/s hız ile giden otomobilden sağ çıkmak mümkün değil iken bu aracın tam 6 kat daha hızlı giderken kaza yapmasından sonra araçta kurtulan olmadı. Polisin kaza sonrası incelemelerinde spin atarak bariyerlere vuran ardından şarampole yuvarlanan araç takla atarak ters şekilde yanmaya başladı. İçindeki kişilerin yangın başlayana kadar hayatta olmaları mucize iken bu yangından kaçma ihtimalleri imkansızdı. Arabaya o kadar para verdim basıcam tabi, yol nasılsa boş diyenlere ibret olması dileği ile.
Dünyanın En Güçlü Futbol Ligi La Liga
La Liga, Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu tarafından '2014 yılında dünyanın en güçlü futbol ligi' seçildiIFFHS'nin 1 Ocak-31 Aralık 2014 dönemindeki ulusal (lig ve kupalar) ve uluslararası (kıta ve kıtalararası turnuvalar) resmi maçları baz alarak dünyanın en güçlü futbol liglerini belirlediği sıralamanın zirvesine La Liga yerleşti.UEFA Şampiyonlar Ligi finalistleri Real Madrid ile Atletico Madrid ve UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'yı bünyesinde barındıran La Liga, ikinci sıradaki İtalya Birinci Futbol Ligi'ne (Serie A) 261 puan fark atarak peş peşe 5. kez dünyanın en güçlü ligi unvanını elde etti. Geçen yıla göre iki basamak yükselen Serie A'yı, bir sıra gerileyen İngiltere Premier Lig takip etti.Spor Toto Süper Lig ise 2013'e göre 14 sıra birden düşerek listenin 27. basamağında yer aldı.
Benim Gözlerim Ol - Görme Engellilerin Görmesine Yardım Et
Görme engelli insanları görüntülü video görüşmeleri ile etrafında neler olduğunu anlatan uygulama.iPhone 4s ya da daha yeni telefonda çalışan 'Be My Eyes' uygulaması, gönüllü kişilerin görme engellilere görüntülü konuşma ile yardım etmesini sağlıyor.
ÖSYM'den Sınav Ücreti Uyarısı
ÖSYM, üniversite başvuruları için bankadan ödemelerin bugün mesai bitiminde, internetten ödemelerin ise saat 23.59’da sona ereceğini bildirdi.ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (2015-ÖSYS) başvuru işlemini yaptığı halde Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) veya sınavsız geçiş başvuru ücretini, bugün yatırmayan adayların, işlemleri tamamlanmamış olacak.Bu adayların başvuruları işleme alınmayacak. Sınava giriş belgesi düzenlenmeyecek bu adaylar, sınava giremeyecek.Adaylar, sınav veya sınavsız geçiş başvuru ücretini, bankalardan mesai saati bitimine, ÖSYM'nin internet sayfasında yer alan 'ödemeler' alanından ise saat 23.59'a kadar ödeyebilecek.AA
Reklam
Beyaz - Candan Atışmasına Halkın Cevabı
etiket
Haftalardır Beyaz ve Candan Erçetin arasında devam eden atışmaya halktan cevap geldi. Yönetmen Can Sarcan tarafından paylaşılan videoda esnaf, ''barışın da işimize devam edelim'' diyor.
Reklam
Trabzonlu Bir Gençten Agos'a ‘Özür’ Mektubu
Hrant Dink’in öldürüldüğü 19 Ocak 2007 günü, dershanedeki öğretmenine “İyi olmuş hocam ya!” diyen Trabzonlu bir genç, cinayetten sekiz yıl sonra hissettiklerini bir mektup aracılığıyla Agos’la paylaştı. Mektubu düzeltiye tabi tutmadan, olduğu gibi yayımlıyoruz.Bu yazıyı Trabzonlu bir genç olarak yazıyorum size. Her sene bu zamanlar olduğu gibi yine anılarım canlandı, öyle döküldü içimden...Kısacası cehalet bizim suçumuz değil, suçlu biz değiliz kardeşim, en yakın arkadaşım haklıydı. ben yine de her şeye rağmen özür dilememiz gerektiğini düşünüyor, en azından kendi adıma diliyorum. Sonradan öğrenenler adına.İlla bir isim-kimlik gerekiyorsa Küçük Adam....Senin bir suçun yok be kardeşim!O zamanlar dersaneye gidiyorum, iyi bir sınıftayız(Proje sınıfı diyorlardı şimdi var mı bilmiyorum) herkes harıl harıl ders çalışıyor filan, sınav sistemi değişmiş yine haliyle okulda görmediğimiz dersler filan var dolayısı ile çok 'çalışmamız' gerek. bu hengame içersinde dostluklar arkadaşlıklar bile rekabet üzerine kurulu. her deneme sonrası en iyi olduğunu düşündüğün dostların bile birbirlerinin yanlışları üzerinden rekabetin ve ben doğru yapmışım hırsının doruklarını yaşadıklarını seyre dalıyordum. sistem bizi ne hale getirmiş anlayın artık. Yani her şey sahte...tüm bu sahteliklerin arasında benim ilginç bir şekilde çok iyi, samimi ama hakkaten iyi bir kız arkadaşım var. kız arkadaşım dediysem yani arkadaş... zaten sevgilisi filan var, yanlış anlamayın yani neyse onunla çok iyi anlaşıyoruz. bütün denemelerin ardından köşesine çekilir doğrusuna yanlışına bakar, kimseyle hırs ve aa onu ben doğru yapmışım gibisinden ego yarışına girmezdi. kısmen de olsa bende ona benzerdim. ben ve bazende o, yanlışlarımızı birbirimize çözdürürdük. kısacası bizim aramızda ki diğerlerine hiç benzemiyordu. aralarda ki sohbetlerimiz filan hep bir başka güzel bir başka doğal olurdu.Gazi mahallesinde oturuyordu o kadın. Bazen sesi soluğu çıkmaz aşırı yorgun bir şekilde gelirdi dershaneye ben nedenini bir türlü anlamazdım. sorduğumda bazen sadece gece uyuyamadığını söylerdi. nedenini ben ders çalışmasına yorsamda aslında alakası yoktu. tabi ben bunu yıllar sonra üniversitede iken kız arkadaşımla yaşadığım eve o da erkek arkadaşıyla ziyarete geldiğinde sabaha kadar süren o hoş sohbetlerimizde öğrenecektim ve daha bir çok şeyi de beraberinde...Garip bir şekilde yoksulluk onun için utanç değil gurur meselesiydi. dershane parasını ödemek için binbir zorluk çeken ailesini sınıfta en iyi anlayan ve bunu hissettiren oydu. bir çoklarımızın samimiyetsizliği karşısında hiç olmadık zamanlarda öyle laflar ederdi ki bir çoğumuz anlamasakda bazı sihirli kelimeleri tutar ve nihayetinde helal olsun lan aslında doğru söylüyor derdik...dediğim gibi sınıfta en iyi anlaştığım diğerlerine nazaran kendime en yakın gördüğüm arkadaşım hata dosttum oydu benim. oysa bir kutubun zıt uçlarıydık 'gerçekte'...Bir gün sınıfa tarih hocamız geldi, tarih hocamız da dershaneden 13 bin lira aldığını söyler bizi kafalardı. en kötü ihtimalle tarih kazanın zaten atanamazsınız en azından bi dershanede hoca olun benim gibi 13bin lira kazanın derdi. o günün koşullarında bir dershaneden 13 bin lira almak...tabi ki hiç birimiz inanmazdık ama hocamızın mevzut sistem içersindede ki hırs rekabet ve çok para kazanma arzusu dolayısı ile bizi en 'iyi' şekilde üniversiteye hazırlamak derdinde olduğunu bilirdik...Neyse hocamız bir gün sınıfta benim bugün hiç ders yapasım yok dedi. benim en yakın arkadaşım ilginç bir şekilde hocam benim de dinleyesim yok dedi.... Ağzından bir anda çıkmıştı. peşinden belki de bugün burada olmamamız gerekiyor dedi, arkadaşımda evet belki de demişti...tabi ben ve diğer aradaşlarımız yani en azından ben durumu anlamamıştık. onların birbirlerine olan bakışlarına anlam vermeye çalışıyorduk. derken hocamız çıkardı ağzından ki baklayı. x'in öldürülmesine ne diyorsunuz çocuklar gibisinden. ben tabi hiç bir şey bilmiyorum, o an sihirli kelime çıkmıştı ağzından hocanın 'Ermeni'....bu yetmişti benim için adamı hiç tanımıyordum, olayı da bilmiyordum ama bu yetmişti benim için aman hocam iyi olmuş o zaman ya diyivermiştim bir anda...sınıfta onca zaman sonra benim en yakın arkadaşımın bana bakışlarında bir acıma bir başka üzüntü bir başka keder hissetmiştim. ne olduğunu anlamamıştım. hocanın suratı zaten değişmişti. işin insanlık boyutunu bir tarafa bırakmış, öyle bir zamanda belki de hiç beklemediği yada çok iyi bildiği bir tepkiyle karşılaştığı için... neyse arkadaşlar diyerek çözemediğiniz sorular vardır onlara bakalım bari demişti. biz sorularımızı filan çıkartırken hoca dosdoğru benim gözlerimin içine bakarak sadece şunu söylemişti. sen şimdi tekçisin milliyetçisin, güya vatanımızı en çok sevensin ya, işte biz en çok bu yüzden kaybediyoruz be kardeşim demişti. bu laf bana çok koymuştu özellikle o sondaki kardeşim lafını anlayamamakla birlikte hocamız benle ne biçim konuştu garipmiş ala ala filam modunda derse adapte olmaya çalışmıştım. tabi ne fayda aklımın bir kenarında kalmıştı o öyle. derken ders bitti, biz araya çıkıyoruz ben usul usul biraz mahçup ama en çok da anlamaya çalışarak en yakın arkadaşımın yanına doğru gidiyorum. sınıfın tam karşısında ki duvar dibine çöküyoruz. kadın resmen ağlayacak gibi ben anlamıyorum tabi... yani şimdi ne dedim ben noldu ya filan derken en yakın arkadaşımın ağzından o kelimeler dökülüyor. senin hiç bir suçun yok be kardeşim...şok ! o da bana kardeşim demişti. boşver kapatalım konuyu diyerek geçiştirmiştik.bu olayı ben bugün bile dün gibi hatırlıyorum. herkesin hayatında bir ama veya bir keşke vardır eminim. ve ben o günden sonra eve gidip en çok birinci olucam en iyi üniversiteyi kazanıcam ailemizin gururu olucam kafasında harıl harıl sadece ders çalışırken oturup gazete okumaya haberleri takip etmeye başlamıştım. bugün bu olayın üzerinden tam 8 yıl geçti. ve ben hala ordayım. o keşkem ve ama'm hep var olacak...uzattım belkide saçmaladım bilmiyorum ama, sadece şunu bilin istedim. o gün bana kardeşim diyen en yakın arkadaşım bugün bir öğretmen ve çok iyi bir öğretmen oldu. o gün bana ilginç bir şekilde kardeşim diyen hocam ne yapıyor bilmiyorum ama en iyisini hak ettiğinden eminim. ve o gün aslında ölen benim kardeşimdi. bana bunu anlatabilmek için en yakınlarım o gün üstüne basa basa kardeşim diyordu...Hepimiz ermeni olmasak da sen benim kardeşim, ama en çok da dizinin dibine oturup insanlık öğrenmem gereken abimsin Hrant....Seni hiç tanımamış olsam da en azından kardeşlerim adına, çok özlüyorum...Kaynak: Agos
NASA'nın İlgilendiği Türk Projesine Amerikalı Yürütücü Aranıyor!
Yaptığı başarılı “yapay deri” çalışmalarıyla bilinen Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Utku Büyükşahin’in ‘Dokunma Hissine Sahip Yapay Deri’ üzerine yaptığı özel projesi NASA’nın ilgisini çekti.Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Mekatronik Mühendisliği Bölümü fiziksel engellilerin proteze dokunuşu hissetmelerini sağlayacak bir proje geliştirdi. Yrd. Doç. Dr. Utku Büyükşahin, dokunma hissi veren yapay deri üretti. 2016’da bitecek projeye göre derinin algıladığı dokunma duyusu bir cihazla beyne aktarılıyor. Bu, kişinin protezini kendi uzvu gibi hissetmesini sağlıyor.Ulusal ve uluslararası patent başvurularını yaptıkları sistem ile dokunma ve sıcaklık algılama özelliğine sahip yapay deri ürettiklerini ifade eden Büyükşahin, “Proje, iki aşamalı olarak uygulamaya konulmaktadır. Birinci aşama, cihaz ve robotlara yüksek çözünürlük ve hassasiyetli dokunma hissinin sağlanması ve bu kapsamda dokunma hissine sahip yapay derinin imalatı, ikinci aşama ise dokunma hissine sahip yapay derinin algıladığı dokunma duyusunun insan beynine aktarılması” dedi.Çok yüksek çözünürlükte, dokunma hissini bilgisayar ve robotlara aktarabilmeye yarayan sistemin uluslararası patenti de onaylandı. NASA bu teknolojiyi Mars’a gidecek Rovers’ta ve Robonaut’ta (robot astronot) kullanmak amacıyla Büyükşahin ile temasa geçti. Ancak bürokratik engellerle karşılaşan Büyükşahin, Facebook’ta çare arıyor.
Yeni 'Dünya'lar Keşfedilecek
Avrupa Güney Gözlemevi (ESO), Dünya'nın benzeri gezegenleri keşfedecek NGST teleskobunu faaliyete soktu. Robotik teleskop, uzak yıldızların ışığını tespit edebilen en güçlü gözlem aracı olma özelliğine sahip.ESO, Şili'deki Paranal Gözlemevi'nde en yeni gezegen avcısı teleskobu aktif hale getirdi. Next-Generation Transit Survey (NGTS) adı verilen teleskop, yörüngesinde bulunduğu yıldızların önünden geçerken gezegenlerin oluşturduğu izleri tespit ederek keşif yapacak.Proje lideri olan Warwick Üniversitesi'nden Peter Wheatley, 'Yakın yıldızlardaki gezegenleri keşfetmeye çalışmak oldukça heyecan verici' ifadesini kullandı. Space.com'a konuşan Wheatley, 'Yapılacak gözlemlerle yer teleskoplarıyla desteklenecek bilgiler, Dünya büyüklüğündeki gezegenlerin atmosferleri ve bileşenlerini anlamak için büyük önem taşıyor' dedi.ESO, 12 ayrı teleskoptan oluşan NGST'nin yıldızların ışığını tespit edebilen en güçlü teleskop olduğunu belirtti. Robotik olarak çalıştığı belirtilen teleskop, tespit ettiği gezegenlerin gaz devi mi, Dünya gibi kayalık mı veya ne gibi materyallerden oluştuğu hakkında bilgi sunacak.15 ülkenin üyesi olduğu ESO'nun en yeni teleskobu, Birleşik Krallık, Almanya ve İsveç'in ortaklığıyla inşa edildi. Projede yer alan Warwick Üniversitesi'nden Don Pollacco, Paranal'ın gökyüzünü gözlemlemek için en iyi yerlerden biri olduğunu belirterek bu sayede hesaplamaların doğruluğunun artacağını söyledi.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Google Classroom Uygulaması Artık Cepte
Kişilerin sanal sınıflar oluşturup, kullanıcıları davet edebildiği Classroom uygulaması bilindiği üzere Ağustos ayında kullanıma sunulmuştu. Uygulamanın mobil versiyonlarıda yayına alındı. Android ve İOS uygulamaları kullanıcıların beğenisine sunulmuş durumda. Classroom uygulamasında bugüne kadar 30 milyon civarında dosya paylaşıldığı ve mobil uygulamalarda da kullanılmaya başlanması ile bu rakamın kat kat artacağı açıklandı.iOS - AndroidMilliyetTeknoloji.com
Bakanlık Kanser Hastalarına Ömür Biçti...
Sağlık Bakanlığı kanser hastalarının ve yakınlarının morallerini alt üst edecek bir uygulamaya imza attı. Bakanlık, kanserli hastalara ömür biçerek bunu web sitesinden yayımladı. Sitede yer alan kanser hastalarının sağ kalım süresi başlıklı tabloda akciğer pankreas ve mide gibi 13 kanser türünden birine yakalanmış hastaların yaşayacağı ömür aylarla ifade edildi. Taraf'tan Sümeyra Tansel'in haberine göre skandal tabloya onkologlar ve hasta hakları dernekleri tepki gösterdi. Taraf’a açıklama yapan Hasta Hakları Aktivistleri Derneği tablo için “Hastanın moralini bozduğu ve tedavi sürecini kötü yönde etkilediğinden ötürü hak ihlali”dir dedi. Onkolog Doç Dr. Murat Baş ise “Biz bu tür tıbbi verileri hastalara vermeyiz. Bu tür veriler stres kat sayısını artırarak hastanın sağlığını, tedaviye devam edebilme gücünü ve kararlılığını olumsuz etkiler” diye konuştu.ÖMÜRLERİ AYLARLA İFADE EDİLDİTürkiye Halk Sağlığı Kurumu’na bağlı Kanser Daire Başkanlığı’nın sitesinde Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin imzalı “Türkiye’de Kanser Kontrolü 2014” başlıklı bir dosya yayımlandı. Söz konusu dosyada kanser hastalarının en önemli direnç kaynağı olan morallerini alt üst edecek verilerin yer aldığı bir tablo paylaşıldı. “Bazı Kanser Türlerinin Ortalama Sağkalım Sürelerinin Dağılımı” başlıklı tabloda 13 kanser türüne göre hastalara ay olarak ömür biçildi. Buna göre akciğer, pankreas ve beyin gibi kanser türlerinden birine yakalanmış hastaların yaşayabileceği ömür tabloda aylarla ifade edildi. Bakanlığın paylaştığı skandal tabloya tepki yağdı.“TEDAVİYİ OLUMSUZ ETKİLER”Hasta Hakları Aktivistleri Derneği söz konusu verilerin bütün hastaların ulaşabileceği şekilde internetten yayımlanmasının yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sağlık Bakanlığına bağlı kanser.gov.tr sitesindeki “sağkalım dağılımı” tablosunda belirtilen süreler net ve kesin veri olarak yer alıyor. Bu verilerin bu şekilde yayımlanması hasta hakları açısından hastanın motivasyonunu bozduğu ve tedavi sürecini kötü yönde etkilediği için hak ihlali teşkil eder. Hasta yakınları içinse aynı zamanda hayatı çekilmez hale getirir. Bahsi geçen yazıda adeta kesinlik arzeden söylem ve sunum kullanılıyor bunu doğru bulmuyoruz.” Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Beyazıt İlhan da hastaya yaşam süresiyle ilgili net bir bilgi verilemeyeceğini belirterek “ Bunlar ortalama rakamlar. Bunları sitede yayımlarsanız hastanın tedaviye yönelik motivasyonunu bozarsınız”dedi. Onkolog Doç. Dr. Murat Baş ise söz konusu tablonun hastanın morali açısından endişe verici olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Gerek hekim, gerekse Sağlık Bakanlığı olsun hastaya yaşam süresiyle ilgili bilgi vermemesi gerekir. Yazgı üretmek gibi bir şey olur, tehlikelidir. Çünkü bu tür veriler ortalama istatistiki verilerdir. Yani orada belirtilen üç yıllık beş yıllık yaşam süresi ortalamadır. Bu kimisi için 2 yıldır kimisi için 10 yıldır. 10 yıl yaşayan birine ‘ 2 yıl yaşayacaksın’ diyemezsiniz. Kanser tedavisinde moral bozucu faktörlerin hastanın yaşamına etkisi çok önemlidir. Stres çok önemlidir.Hastanın ümidini kaybetmesi diğer zorlu tedavileri bırakmasına neden olur. O yüzden burada önemli olan yaşam süresinin ne kadar uzun olduğu değildir. Önemli olan hastaya kaliteli sağlıklı yaşabilmesinin yollarını göstermektir.”
En Sıradışı Şirketler Belli Oldu
Deloitte, ABD'nin en başarılı ve sıradışı şirketlerini listeledi. Google ve Amazon'un giremediği listede ilginç isimler var.Dünyanın önde gelen danışmanlık şirketlerinden Deloitte tarafından hazırlanan rapor, en sıra dışı markalarını ortaya çıkarttı.İlginç olan şey ise ilk 100’e giren isimler arasında Google ve Amazon gibi devlerin yer almayışı oldu. Amerikan şirketleri için geçerli olan bu listede Google 338 milyar dolarlık servetine rağmen oldukça geride kaldı.Amazon ve perakende sektörünün mevcut lideri Wal-Mart ise ilk 100’e giremeyen diğer isimler oldu. Şaşırtıcı detaylar bununla da kalmıyor. Facebook ve Twitter gibi büyük markalar da ortalıkta gözükmüyor. Listeye girmeyi başaran finans sektöründen JPMorgan Chase, Goldman Sachs ve Fargo dikkat çekerken, U.S. Banks ise sıralamada 93. olabilmiş.Coca-Cola, 60. sırada ve PepsiCo‘nun 11 sıra arkasında yer alırken, Apple tanınmış isimler arasında en üstte olan isim. Ancak o da ilk 10’un dışında kalarak 13. olabilmiş.Peki bu kadar büyük isimleri geride bırakıp, listenin başına geçen kim? Deloitte’e göre birinci sırada Copart adlı bir şirket bulunuyor. Bu şirket, Dallas merkezli bir otomobil satış mecrası. “Lisans yok. Problem yok” sloganı ile satış yapan ve Amerikalılara ehliyet sormadan araç sunan bu şirket, dünyanın en dikkat çekici ismi olarak görülmüş.Deloitte, gelecek eleştirileri önceden tahmin etmiş olmalı ki kriterlerle ilgili bir açıklama da yaptı. Açıklamada üç önemli kritere dikkat ettiklerinden bahseden Deloitte, listeye girmek için kârlılık, büyüme oranı ve şirketin pazardaki hisse ağırlığını baz aldıklarını ifade ediyor.Listenin tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.TechInside
Reklam
Erdoğan: 'Daha Çok Şeyler Dökülecek'
Cumhurbaşkanı Erdoğan cemaate yönelik operasyonların süreceği mesajını verdi:  'Daha çok şeyler dökülecek, eteklerde daha çok gizli şeyler var' Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Ajansının 'Global İletişim Ortağı' olduğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Enerji Uzmanları Derneğince düzenlenen 'Enerji Piyasaları Zirvesi'ndeki konuşmasına, toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek başladı.Enerjinin, Türkiye'nin içinden geçtiği kritik dönemin en önemli unsurlarından, tartışma konularından ve hedeflerinden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin zengin doğal kaynakları bulunmadığını, petrol ve doğalgaz kaynakları sınırlı olan Türkiye'nin, diğer kaynaklarının tamamı devreye girse bile enerjide dışa bağımlılığın ortadan kaldırılamayacağını söyledi.Türkiye'nin enerji konusundaki avantajına da dikkat çeken Erdoğan, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalar ve bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasında Türkiye'nin köprü ve geçiş noktası olduğunu vurguladı. Enerji kaynaklarının güvenli, istikrarlı ve ekonomik geçişini sağlamanın, bu kaynaklara sahip olmak kadar stratejik önemi bulunduğunu söyleyen Erdoğan, ülkenin son yıllarda maruz kaldığı tüm saldırıların ve sıkıntıların arkasındaki en önemli unsurlardan birinin enerji olduğunu kaydetti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:'Enerji Bakanımızın telefon görüşmelerinin dinlenmesi, bunların bir yerlere servis edilmesi boşuna değildir. Bunun üzerinde durmamız gerekir. Türkiye'nin enerji politikalarıyla ilgili detayları içeren görüşmelerin dinlenip medya aracılığıyla cümle aleme servis edilmesi herhalde habercilik çabası olarak değerlendirilebilecek bir konu değildir. Nitekim Türkiye'yi ekonomik olarak kıskaca almak isteyenlerin önce finans ve inşaatla birlikte, enerji sektörüne, o alanda yatırım yapan iş adamlarımıza yöneldiğini görüyoruz.Gezi olayları sırasındaki ekonomiyi durdurma çağrısı, meselenin ağaç olmadığını, asıl niyetin çok farklı olduğunu ortaya koyan ipuçlarından biriydi. Aynı şekilde 17-25 Aralık darbe girişimde hedef alınan, çökertilmek istenen isim ve firmalar da bu girişimin gerisindeki gerçek niyeti ortaya koyuyordu. Türkiye'nin TANAP gibi, Kuzey Irak petrollerinin Ceyhan'dan dünyaya satışı, Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri gibi enerji projelerinin kimleri, niçin rahatsız ettiğini gayet iyi biliyoruz. Hatta Çözüm Süreci'ne yönelik provokasyonların bir kısmının da gerisinde benzer dertlerin olduğunu çok açık, net görüyoruz. Hiç kimse kusura bakmasın, açık ve net söylüyorum, Türkiye ekonomide ve demokraside gelişmeye, büyümeye, 2023 hedefleri doğrultusunda adım adım ilerlemeye devam edecektir. Bizim, 77 milyon insanımıza sözümüz var.''Türkiye'nin 3-5 bomba patlamasıyla rayından çıkartıldığı günler geride kaldı'Türkiye'nin, Balkanlardan Afrika'ya kadar geniş bir coğrafyada yaşayan, umutlarını, hayallerini ve gönüllerini Türkiye'ye bağlamış 100 milyonlarca insana karşı sorumluluk taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye'nin, 3-5 milyar dolarlık finans manipülasyonuyla kurgulanmış siyasi krizlerle, 3-5 bomba patlamasıyla rayından çıkartıldığı, istikameti değiştirildiği günler geride kaldı. O eski Türkiye'ydi. Bu numaralara bizim de milletimizin de artık karnı tok' diye konuştu.Yeni Türkiye'nin istikametini milletin belirlediğini söyleyen Erdoğan, millet iradesi dışındaki her uğraşı 'beyhude' olarak niteledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Nasıl dün Gezi'nin, 17-25 Aralık'ın, aslında ne olduğu ortaya çıktı çıkıyor, şunu da söyleyeyim, daha çok şeyler dökülecek. Eteklerde daha çok gizli şeyler var. Hepsi dökülüyor, dökülmeye devam edecek. Bütün bunlar karşısında gerekeni yapıyoruz, yapacağız' ifadelerini kullandı.Cizre'de tezgahlanmaya çalışılan oyunu bildiklerini ve ona göre tedbir aldıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Düşünebiliyor musunuz, bu devletin resmi giysileri içerisinde olan, bu devletin zırhlı araçlarıyla caddenin kenarına bombayı koyanları görüyor musunuz? Arkasından yine devletin bir başka görevlisi bunu yakalayabiliyor, hamdolsun. Artık inlerine girilmiştir. Ülkemizi uluslararası alanda terörle özdeşleştirme çabalarının aslında hangi dertlerden, hangi sıkıntılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz. Türkiye'yi yolundan, hedeflerinden alıkoymak için içeride ve dışarıda hangi çevrelerin ittifak içinde olduğunun gayet iyi farkındayız. Hangi kazanlarda, hangi fitnelerin kaynatıldığını, kimlerin bunların ateşine odun taşıdığını da önüyle arkasıyla çok iyi görüyoruz.Cumhurbaşkanlığı olarak, hükümetimiz, ilgili kurumlarımız olarak işbirliği ve uyum içinde hepsini takip ediyor, değerlendiriyor, kendi politikalarımızı belirliyor ve adım adım hayata geçiriyoruz. Özellikle vurgulamak isterim, unutmayın, herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı vardır. O hesap, bütün hesapların üzerindedir. Ben milletimizin feraseti ve hükümetimizin dirayetiyle bu sıkıntıları da aşacağımıza, 2023 hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğimize inanıyorum.'Enerjiyi, 'dünyada en çok adaletsizlik yaşanan medeni imkanlardan biri' diye niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyada 1,3 milyar insanın elektrikten mahrum yaşadığına, Afrika'daki 800 milyon kişinin toplam elektrik tüketiminin New York'un elektrik tüketimi kadar olduğuna dikkat çekti.Dünyadaki enerji yoksulluğu ve adaletsizliğinin giderilmesi için enerji yatırımlarda geri kalmış ülkelere öncelik verilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, uluslararası şirketler ve örgütlerin bu konuda daha duyarlı olmasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın Uluslararası Enerji Ajansının dönem başkanlığını yürüttüğünü, Türkiye'nin de G-20 dönem başkanlığını üstlendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu imkanları bir araya getirerek, diğer hususlarla birlikte enerji yoksulluğu içinde olan bölgelerin de sorunlarını dünya gündemine taşımak için çok yönlü hazırlıklar içindeyiz. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde, bir enerji bakanları toplantısıyla çeşitli uluslararası etkinlikler yapılacak. Aynı şekilde merkezinde yer aldığımız doğu-batı, kuzey-güney enerji koridorlarını en aktif, en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz' diye konuştu.Mevcut enerji kaynaklarının önemli bir bölümünü barındıran Ortadoğu ve Hazar havzasından dünyaya açılan bir köprü olma yolunda önemli adımlar atıldığını kaydeden Erdoğan, 'Enerji kaynaklarından elde edilen imkanların, ihtilaf ve yıkım değil barış ve refah kaynağı haline dönüşmesi için de her türlü çabayı harcıyoruz, harcayacağız. Diplomasinin tüm imkanlarını, tarihi ve coğrafi bağlarımızın tüm gücünü seferber ederek, bu konuda öncü, uyarıcı, yapıcı bir rol oynamanın gayreti içindeyiz. İçinde yer aldığımız ve alacak olduğumuz tüm önemli projelerde bu hususu öncelikle gözetiyoruz' değerlendirmesini yaptı.'Petrolü ve doğalgazı, barışın ve refahın aracı haline dönüştüreceğiz'Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ile Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hatlarını başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, Irak'ta yaşanan sıkıntılar sebebiyle zaman zaman duran Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı'nı yoğun gayretlerle yeniden işler hale getirdiklerini vurguladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'ya doğalgaz tedariki yapacak Güney Gaz Koridoru'nun temelini geçen yıl Bakü'de attıklarını hatırlattı.Şimdi yeni projeleri hayata geçirme çabasında olduklarını kaydeden Erdoğan, TANAP projesinin temelini mart ayında atacaklarını bildirdi. Erdoğan, söz konusu hattan 2018'de gaz akışını başlatmayı hedeflediklerine dikkat çekti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikrar ortamının sağlanmasına paralel olarak Irak'ta da yeni projeler konusunda mesafe kat edeceklerine inandığını vurgulayarak, 'Kıbrıs'ta Rum tarafının haksız ve uzlaşmasız tutumu karşısında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hukukunu sonuna kadar savunacak, bu konudaki politikalarımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Petrolü ve doğalgazı, barışın ve refahın aracı haline dönüştürmek için elimizden gelen tüm çabayı göstermeye devam edeceğiz' diye konuştu.'2023 yılına kadar 120 milyar dolar enerji yatırımı'Türkiye'nin geçen 12 yılda ortaya koyduğu muazzam gelişmenin, beraberinde ciddi bir enerji ihtiyacını da getirdiğine dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:'Bugün 12 yıl öncesine göre iki kat daha fazla elektrik enerjisi tüketiyoruz. 2023 yılında ise bugüne göre iki kat daha fazla enerji tüketiyor olacağız. Bu durum enerji yatırımlarımızı hızlı artırmamızı gerektiriyor. Nüfus, ekonomik büyüme ve diğer faktörler göz önüne alındığında 2023 yılına kadar 120 milyar dolar enerji yatırımı gerçekleştirmek durumunda olduğumuzu görüyoruz.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığını yürüttüğü hükümetler döneminde Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamak için kamu kaynakları yanında özel sektör imkanlarını da devreye aldıklarını, bu yöndeki yatırımları da teşvik ettiklerini aktardı.Bu sayede kurulu elektrik gücünde özel sektörün payını, yüzde 32'den yüzde 68,5'a yükselttiklerini vurgulayan Erdoğan, 'Bugün bu oran yüzde 72 seviyesine ulaştı ve artmaya devam ediyor' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörün devreye girmesiyle tasarruf edilen kamu kaynağını da eğitim, sağlık, adalet, güvenlik gibi diğer öncelikli alanlara kaydırdıklarını dile getirdi.'Tabiat konusundaki hassasiyetimiz kimseden aşağı değildir'Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için bir yandan petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına hız verdiklerini diğer yandan da alternatif kaynakları harekete geçirdiklerini belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:'Hidroelektirk ve kömür kaynaklarını daha verimli değerlendirmek için bu yöndeki projelere hız verdik. Aynı şekilde rüzgar ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye alma konusunda da önemli mesafeler katettik. Doğal zenginliklerimizi bozmadan, kirletmeden, tahrip etmeden elimizdeki imkanları en iyi şekilde değerlendireceğiz. Bizim çevre, tabiat konusundaki hassasiyetimiz kimseden aşağı değildir tam tersine çok daha samimidir, gerçekçidir. Ülkemize ve milletimize karşı sorumluluklarımızla tabiata karşı sorumluluklarımız arasındaki dengeyi biliyor ve buna göre hareket ediyoruz. Varsa bu konuda birtakım aksaklıklar, eksikler, onlar da giderilir ama Türkiye, kalkınma ve büyüme yolunda ilerlemekten asla geri durmaz, geri dönmez bunu böyle bilmek zorundayız.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede nükleer enerjiyi ülkeye kazandırma konusunda da kararlı olduklarını söyledi.Türkiye'nin sahip olduğu 1 milyon 200 bin kilometrelik elektrik şebekesinin Avrupa'nın en uzun ikinci, dünyanın da beşinci şebekesi olduğunun altını çizen Erdoğan, 'Bu muazzam sistemi, ülkemizin kalkınmasının, refahının temel altyapısı olarak iyileştirerek ve geliştirerek sorunsuz şekilde işletiyoruz. Hem arz güvenliği hem dağıtım sistemi olarak her geçen gün daha ileriye giden enerji altyapımızı 2023 hedeflerimize uygun şekilde güçlendirerek yolumuza devam etmek kararındayız' ifadelerini kullandı.'Akmaya başlayacak ama onlar hala bakmaya devam edecek'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Enerji alanında geldiğimiz bu önemli seviyeye rağmen Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinde tıkanan fasıllardan birinin enerji olmasını da manidar bulduğumu yine burada ifade edeceğim' diyerek, şunları kaydetti:'Eksik ne söyleyin, cevap yok. Nerede tıkandık söyleyin, cevap yok. Veremiyorlar, veremezler aynen diğer konularda, fasıllarda yaptıkları gibi. İşte Nabucco, Nabucco, Nabucco' dediler bakın yapamadılar. TANAP geldi, geçti ve inşallah çok kısa zamanda artık akmaya başlayacak ama onlar hala bakmaya devam edecekler, mesele bu.'Dürüstlüğün ve samimiyetin önemine işaret eden Erdoğan, 'Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'nin başardığı, hallettiği fasıllar konusunda çok açık, net söylüyorum, hangi fasıl olursa olsun, 'biz bu fasıl için hazırız' dediği anda Avrupa Birliği, biz onu 2-3 ayda önlerine getirir, koyarız. Çünkü Türkiye buna hazır ama onlar ne yazık ki bunlara hazır değiller. Her zaman ifade ettiğim gibi biz, kendi hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu yolculukta bizimle beraber olan herkesin, her ülkenin, her kurumun kazançlı çıkacağından kimsenin şüphesi olmasın' diye konuştu.AA
"Fenerbahçe’yi Çengelköy Kasabı Çalıştırsa Bile Şampiyon Olur"
Elazığspor teknik direktörü Ümit Özat, eski takımı Fenerbahçe ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.Elazığspor teknik direktörü Ümit Özat, Lig Radyo’da Ajans Futbol’a konuk olarak eski takımı Fenerbahçe ile ilgili değerlendirmeler yaptı.Ümit Özat’ın yaptığı açıklamalar şöyle:“Fenerbahçe’ye geldiğimde evvelinde aslında yanlış yerde oynatılıyordum. Hep ön liberoda oynatılmayıp 22 yaşımda sağ veya sol bek oynatılsaydım kesin olarak söylüyorum çok rahat Real Madrid’de oynardım.DAUM ÇOK FARKLIYDIBende çok emeği geçen kesinlikle Daum’dur. Hala onun bıraktığı ekmeği yiyorlar. Ondan sonra gelen hocalar bunun rahatlığını yaşadı. Devamlı çıtayı yüksek koyduğu için büyük başarılar yakaladı. Tabi ki hataları da vardır artıları daha fazlaydı.Ben Dinamo Kiev maçında gitmeyi kafaya koymuştum ama şampiyon olarak gitmek istiyordum. 1 sene şampiyon olduk Pierre oldu dediler, 1 sene oldu Alex dediler. 1 sene olduk o yaptı dediler. Ben ayrıldıktan sonra bakıyorsunuz 1 şampiyonluk var demek ki böyle değilmiş.Bizlerle çalışan hocada şanslıydı. Şimdi saçı ile sakalı ile yanındaki kızla oyuncuların iyi veya kötü olduğu görülüyor. Ben dış ayak ile orta yapıyordum yeteneksiz dediler, ama bakın Atiba’ya tek ayağı var.Futboldaki gelişim dönemi geçmişteki foto muhabiri şimdi yorumcu oluyorsa bu iş bitmiştir. Bunların yorumladığı futbol bu kadar. Ben oynamışım dünyanın en iyi stadında diğer foto muhabirleri 2 maç izledi diye mi yorumcu olacak.Bu ülke 20 sene Fatih Terim ile Mustafa Denizli’nin etrafında döndü. Seminer faciaydı… Kimse bilmiyor ama 400 TL veremeyip seminere gidemeyenler vardı.FENERBAHÇE’Yİ ÇENGELKÖY KASABI ÇALIŞIRSA…Aziz Yıldırım doğruları yaptı şimdilerde. Bir sürü kariyerli teknik adam geldi ya birinci yada ikinci oluyor. 3.5-4 milyon Euro vermenin anlamı ne?Bir antrenörün kalitesi ancak %30 dur. Bir aşçının elindeki malzeme kötüyse yemek güzel olur mu! Fenerbahçe’yi Çengelköy kasabı çalıştırsa bile şampiyon olur. Mesela Atletico Madrid geçen sene şampiyon olmuş ama bir yere yazın 10 yıl içinde bir daha olamaz çünkü Barcelona veya Madrid bırakmaz. Gerçek olan futbolcu kalitesidir.YİYORSA KADIN TEKNİK DİREKTÖR OLSUNKadın futboldan anlamaz. Önce benim yanımda çalışan isimler ne iş yaptığını incelesinler. Ben travesti, eş cinsel, erkek, kadın diye ayırmam ki. Ben cinsel tercihlerine bakmam beyinlerine bakarım.120 yıllık futbol tarihinde 5 tane kadın yer almamış bu gerizekalılara ben bundan sonra mı anlatacağım? Kadın öğretmen olabilir, aşçı olabilir, psikolog olur deriz ama hadi yiyorsa teknik adam olarak takımın başına getirsin. Hadi gelsin bakalım 30 tane erkeğin başına göreyim ben. Bu ülkede acitasyon yoluyla kadınlar üzerinden gelmeye çalışıyorlar. Kalbimin en ufak yerinde leke yok çünkü.BU ÜLKEDE TEŞVİK VAR AMA ŞİKE YOKPassoligin sorun olduğunu düşünmüyorum ve bahane olarak algılanıyor. Yeniden yargılama konusuna gelirsek bu Fenerbahçe üzerinden düşünülürse mesela bu ülkede yıllarda teşvik var. Kim diyorsa teşvik yok oda yalancıdır.Bu ülkede şike yapmaya geçersek bu biraz zor iş. Yapanda Allah ile kendi arasındadır. Dolayısıyla eğer şikede varsa buna güçlü her takım dahil olmuştur. Yoksada hiçbiri dahil olmamıştır önce herkes kendi kapısının önünü temizleyecek. Eğer şike varsa dört büyükleirn hepsi yapmıştır. Eğer yoksa yapmamıştır.Biz bu camiada her şeyin ne olduğunu biliyoruz. Şu tarihten öncekiler şike değil bu süreçten sonrakiler şikedir denir mi diye? Bu katile daha önce cinayet suç değil şimdi suç demek gibi birşey demektir. Böyle bir şey anlaşılmaz.”Açık Mert Korkusuz
Reklam
Milan Takım Otobüsünü de Sattı
İtalya'nın en önemli takımlarından Milan bütçede tasarrufa gitmek için takım otobüsünü sattı.Serie A ekiplerinden Milan'ın takım otobüsünü satma nedeni ekonomik kaygılar. 7 defa Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmuş takım, otobüsü 150 bin euroya sattığı açıklandı. Bakım ve diğer masrafların çıkması ile Milan'ın yıllık 200 bin euro kar ettiği açıklandı.Ekonomik olarak diğer liglerin de gerisinde uzağında kalan İtalya Ligi'nde, Milan ilk devresinin sonunda 8. sırada yer aldı. Milan bu satışı ise sosyal medyada günün konusu oldu. Diğer takım taraftarlarının hedefinde ikinci başkan Adriano Galliani bulunuyor.Şampiy10
Sivasspor Adını Değiştiriyor
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Sivasspor, ligin ikinci yarısı için sponsor anlaşması yaptı.Medicana Sağlık Grubu, Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Sivasspor'a isim sponsoru oldu.Sivasspor Kulübü'nün resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, kırmızı-beyazlı ekip Medicana Sağlık Grubu ile isim sponsorluğu için anlaşmaya vardı. Açıklamada, 'Takımımız, 2014-2015 sezonunun ikinci yarısından itibaren Medicana Sivasspor ismini kullanacaktır' ifadesine yer verildi.Açıklamada ayrıca, Sivasspor ile Medicana Sağlık Grubu arasında 22 Ocak Perşembe günü sponsorluk konusunda imza töreni düzenleneceği kaydedildi.Lig Radyo
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Hatip Dicle'nin, Abdullah Öcalan'ın mesajını Cizrelilere aktarmasının ardından, bir çocuğun daha öldürülmesi; ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'la bir grup gazetecinin buluşmasında; ana konulardan biri, Cizre'de meydana gelen olaylardı. Öcalan'ın çağrısına rağmen, eylemlerin devam etmesinin nedenini, HDP yöneticilerine sorduk. Cevapları şu oldu: 'Hayır öyle bir şey yok. Cizreli gençler Öcalan'ın çağrısını kabul ettiler ve çağrıya uydular. Hendekleri kapattılar, saldırı bunun ardından gerçekleşti.'
Sosyal Medyanın Irkçılık Avcıları
ABD'nin Texas eyaletinde bir araba yıkamacısında çalışan Chris Rincon, ABD Başkanı Obama'nın kızı hakkında çıkan hamile olduğu yönündeki yalan haberleri Facebook sayfasında paylaşırken başına dert açılabileceğini hiç düşünmedi.Paylaşımın altında arkadaşlarıyla yorum yaparken, siyahlara karşı çok ağır hakaret içeren bir ifade kullanması, Rincon’un işini kaybetmesine sebep oldu.Rincon'un Facebook’ta yayınladığı yorumlar bir sosyal paylaşım ve kişisel blog sitesi olan Tumblr'da 'Racists Getting Fired (Irkçılar İşten Kovuluyor)' sayfasına kondu.Bu blogun takipçileri internet üzerinden ırkçı söylemleri bulup, bu söylemlerin sahiplerini ifşa etmeleri ve son olarak da bu kişiler kovulana kadar işverenlerini aramaları ya da e-mail göndermeleri için teşvik ediliyor.Blogda yer alan rakamlara göre şimdiye kadar bir düzineden fazla insan işinden kovduruldu, ya da onların deyimiyle “gönderildi.”BBC işinden kovulan Rincon'a ulaştığında sabaha kadar bilgisayar oyunları oynuyordu. İşten çıkartılmasından bu yana birkaç hafta geçmişti ve hala yeni bir iş bulamamıştı.Rincon, “Burada durup, o ifadeyi kullanmadığımı söylemeyeceğim. O gün olanlar çok açıktı ve kelimeyi kullandığım ortada. Özellikle ve bireysel olarak hedef alınmış olmam beni gerçekten rahatsız ediyor, çünkü bu şekilde düşünen yalnızca ben değilim. Bu benim işime mâl oldu. Bakmakla yükümlü olduğum üç yaşında bir çocuğum var. Onlar insanı gerçekten tanımaya çalışmak yerine o kişinin paylaştığı tek bir şey üzerinden fikir beyan ediyorlar' dedi.
Reklam