Yunanistan'da eğitim müfredatı değişti, üniversiteye giriş tek sınava indirildi, tüm rektörler görevden alındı ve Yunan Parlamentosu önündeki barikat kaldırıldı.Yunanistan'da, Başbakan Alexis Tsipras liderliğinde göreve başlayan Radikal Sol İttifak (Syriza) hükümeti yeni kararlar almaya başladı. Dün büyük bir özelleştirme planını iptal eden hükümet aynı zamanda sembolik olarak önem taşıyan bir yeniliğe de imza attı. Başkent Atina'da bulunan Yunan Parlamentosu'nun önündeki demir parmaklıklar kaldırıldı.
2007 yılında Erzurum’da 15 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz iddiası üzerine toplam 84 kişi için takipsizlik ve beraatle kapanan utanç davası, kaldırıldığı tozlu raftan indiriliyor. Dosya, kararların ‘örgütlü baskı’ sonucu alınıp alınmadığının incelenmesi amacıyla tekrar açılıyor.Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre, Erzurum’da 2007 yılında polise sığınan 15 yaşındaki S.Ö. tecavüze uğradığını iddia etti. Psikolog raporlarına göre donuk zekâya sahip olan ve hafif derecede mental reterdasyon tanısı konulan S.Ö.’nün isimlerini verdiği 9 kişiden 8’i tutuklandı.DEVLET BASKISI VAR MI?Ardından devlet korumasına alınan S.Ö. kendisine tecavüz ettiğini iddia ettiği 75 kişinin daha ismini verdi. Daha sonraki aşamada 9 kişiye açılan dava beraatle, 75 kişiye ilişkin soruşturma da takipsizlikle bitti. İşte o dosya, 7 yıl sonra, 2014’te tekrar açıldı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Çoşkun, S.Ö.’ye tecavüz ettiği öne sürülen kişilerin beraat etmesi, diğer şüpheliler hakkında da takipsizlik kararı verilmesiyle ilgili olarak ‘kamu görevlileri hakkında örgütlü bir yapının baskısı olup olmadığının incelenmesine, bu kararların hukuki olup olmadığına dair araştırma yapılmasına’ karar verdi.YURT MÜDÜRÜ KONUŞTUSavcı Coşkun’un 13 Ocak’ta Erzurum Başsavcılığı’na talimat yazısı göndermesinin ardından 2007’de çocuğun kaldığı yurdun müdürü olan Faruk İlhan’ın tekrar ifadesi alındı. İlhan ifadesinde, S.Ö.’nün yurt psikoloğu ve sosyal hizmet uzmanı ile yaptığı görüşmeyle ortaya çıkan yeni isimlerden sonra büyük bir baskı gördüklerini belirterek, ‘Adeta tüm yurt dağıtıldı. Tüm davalar kapatıldı’ dedi.SORUŞTURMANIN 5 YILLIK SEYRİ8 kişi tutuklandı: Alınan bilgilere göre yeniden açılan dosyadaki olaylar şöyle gelişti: S.Ö., 29 Ekim 2007 gecesi Dadaşkent Polis Merkezi’ne gitti. O tarihte henüz 15 yaşındaydı. Birçok erkek tarafından tehdit edilerek tecavüze uğradığını söyledi. 8 kişi tutuklandı, 1’i serbest kaldı.75 kişinin ismini verdi Yurda yerleştirilen S.Ö. sosyal hizmet uzmanı Hakan Şahin ve psikolog Selma Kırmızı ile 3 ayrı görüşme gerçekleştirdi. 10 yaşından itibaren yaşadığı tüm tecavüz olaylarını teker teker ve isimleri ile anlattı. 75 ayrı kişi tarafından korkutularak ve tehditle tecavüze uğradığını söyledi. Rapor haline getirilen bu görüşme kayıtları Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.Yurtta her şey değişti Daha sonraki süreçte psikolog Selma Kırmızı’nın görev yeri değiştirildi. Yurt müdürü Faruk İlhan hakkında farklı iddialarla soruşturmalar açıldı ve Kastamonu’ya atandı. Sosyal hizmet uzmanı Hakan Şahin’in de görev yeri değiştirildi. Tecavüz mağduru S.Ö. de Nene Hatun Kız Yurdu’ndan alınarak Şanlıurfa Kadın Sığınma evine gönderildi.Yeni savcı geldi Yurtta bunlar olurken adliye cephesinde de gelişmeler yaşandı. 8 kişinin tutuklandığı soruşturma savcı Mustafa Kızılateş tarafından yürütülürken, S.Ö.’ye tecavüz ettiği iddia edilen 75 kişilik şüpheli listesi ile ilgili soruşturma için Erzurum Cumhuriyet Başsavcıvekili Taner Aksakal görevlendirildi.8 kişi serbest Adli Tıp raporları ile tecavüze dair raporlara rağmen, tecavüz sanığı 8 kişi 2 ay sonra serbest bırakıldı. Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava 8 Kasım 2012’de sonuçlandı. Tüm sanıklar beraat etti.Savcı dosyayı kapattı Savcı Taner Aksakal’ın tecavüz şüphelisi 75 kişi ihakkında yürüttüğü soruşturma da 2008’de takipsizlikle kapandı. Hiç şüpheli kalmadı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'Araf'ta 7 Yıl ' adlı kitapta yer alan iddiaları yalanladı. Gül'ün kişisel internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı: '11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresine ilişkin 'Araf'ta 7 Yıl' isimli kitabın eski Genelkurmay Başbakanı İlker Başbuğ'la ilgili bir soruşturma sürecine değinen bölümlerinin yazılı ve görsel basın ile sosyal medyada ilgi konusu olduğu görülmüştür. Kitabın söz konusu bölümünde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e atfedilen ifadelerin gerçekle uzaktan veya yakından ilgisi bulunmamaktadır. Yazarın şahsi çabaları çerçevesinde kaleme aldığı esere 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veya yakın çalışma arkadaşlarının herhangi bir katkısı olmamıştır'KİTAPTAKİ İDDİAGazeteci Emre Soncan tarafından kaleme alınan ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'nde geçirdiği 7 yılın anlatıldığı kitapta, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklandığı döneme ilişkin bazı iddialar yer almıştı. Yazar kitabının Başbuğ'un tutuklanma süreciyle ilgili, 'Başbuğ'un tutuklanmasına Erdoğan sert tepki göstermiş ve eski Genelkurmay Başkanı'nın tutuksuz yargılanması gerektiğini savunmuştu. Gül de benzer düşüncedeydi. Kameralar önünde Erdoğan'a destek çıkan Gül, aslında Başbakan'ın ne düşündüğünü biliyordu. Erdoğan, Başbuğ'un tutuklanmasını istiyor ve kapalı kapılar arkasında bu yönde cümleler sarf ediyordu. Gül'ün söyledikleri, Erdoğan'ın kulağına gelmişti. Gül, yakın çevresine Başbakanın samimiyetsiz davrandığını söyledi' ifadelerine yer vermişti. Özgür Altuncu, DHA
Bilim insanları bilinen en eski yılan fosillerinin ortaya çıkarıldığını açıkladı. 140 ile 167 milyon yıl öncesine ait olan fosiller, antik yılanların günümüzde yaşayan bazı türlere benzerlik gösterdiğini ortaya koydu.Londra Doğal Tarih Müzesi'ndeki çekmecelerde bulunan fosilleri inceleyen bilim insanları, tarihin en eski yılan kalıntılarını ortaya çıkardı. 167 milyon yıl öncesine uzandığı düşünülen fosiller, yılanların evrim süresini kabul edilenden 70 milyon yıl önceye çekti.Araştırmanın başında yer alan Kanada'nın Alberta Üniversitesi'nden Michael Caldwell, fosilleri ilk olarak 2004 yılında şans eseri rastladı. Bir çekmecede 1990'lı yıllarda 'kertenkele fosili' olarak tanımlanan kemikler bulan Caldwell, toplamda dört yılan türü tespit etti.Analizler, fosillerden bir tanesinin 143 milyon yıl öncesine uzanan Parviraptor estesi türüne ait olduğunu ortaya koydu. Geride kalan üç türün, Parviraptor estesi'den daha eski olduğu anlaşıldı.Modern yılanlara benziyorlarAraştırmacılar, antik fosillerin birçok eksik parçadan ibaret olduğunu ancak kafa anatomisi ile diş yapısını inceleyebildiklerini belirtti. Vücut yapıları ve uzunlukları bilinmese de, yapılan analizler antik yılanların modern türlere büyük benzerlik gösterdiğine işaret etti.Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, antik fosiller günümüzde Güney Orta Amerika'da bulunan 'anilioids' ve Güneydoğu Asya'da yaşayan 'genus Cylindrophis' türlerine daha çok benzerlik gösteriyor. Caldwell, öte yandan antik yılanların kafa anatomisinde boa yılanı veya piton kadar esneklik ve hareket kabiliyeti görülmediği ifadesini verdi.Caldwell, 167 milyon yıl öncesine uzanan fosillerinin, yılanların daha eski tarihlerde yaşadığına işaret ettiğini ve yeni kalıntılar bulmayı hedeflediklerini söyledi.Livescience, Al Jazeera Turk
Üfleyerek ok atmaya yarayan borulardan birçoğumuz küçüklüğümüzde kullanmışızdır. Daha iyisini görene kadar da bizim kullandıklarımız her zaman en iyi atışı yapıyor havasındaydık. Burada ise basit evde de rahatlıkla bulabileceğimiz araçlar ile gayet profesyonel ve ateşli bir silahı aratmayacak derecede isabetli atışlara sahip bir üflemeli borunun nasıl yapılacağı anlatılıyor.
Zoran Pavlovic isimli duyarlı vatandaş arkadaşları ile gezinti sırasında mahsur kalan köpeği görmüş ve yardımına koşmuş. Cesur bir şekilde de kurtarmış.
Beyaz Saray, başsağlığı için Suudi Arabistan'a giden ABD Başkanı Barack Obama'ya eşlik eden Michelle Obama'nın başörtü takmamasını savundu.Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın ölümü nedeniyle taziyelerini iletmek için Riyad'a giden Başkan Obama'ya eşlik eden Michelle Obama, görüşmede başörtüsü takmadığı için eleştirilmişti. Ziyarette siyah pantolon üzerine mavili uzun bir tunik giyen Michelle Obama, hem Suudi Arabistan'da hem de ABD'de sosyal medya üzerinden eleştiriye uğramıştı. First Lady Obama'nın 2010'daki Endonezya ziyaretinde başını örttüğü hatırlatılan eleştirilerde, aynı tutumun Riyad'da da sergilenmemesine tepki gösterilmişti.Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest da, günlük basın brifinginde, Michelle Obama'nın örtünmemesine ilişkin soruları yanıtladı. Michelle Obama'nın yerildiği haberleri gördüklerini ifade eden Earnest, 'First Lady'nin giydiği kıyafet geçmişte başkan eşlerinin, First Lady Laura Bush'un, (eski) Dışişleri Bakanı (Hillary) Clinton'ın Suudi Arabistan ziyaretlerinde, (Almanya Başbakanı Angela) Merkel'in Suudi Arabistan ziyaretinde ne giydikleriyle uyumlu' ifadesini kullandı.
Microsoft, kurumsal şirketlerin vazgeçilmez e-posta istemcisi olarak bilinen Outlook ‘un yeni mobil uygulamalarını tanıttı. Henüz yayınlanan Android (indir) ve iOS (indir) uygulamaları hem akıllı telefonlarda ve tabletlerde kullanılabiliyor.Hatırlarsanız Outlook, 2012 yılı yazında tüm Microsoft e-posta servislerinin toplandığı bir ‘hub’ olarak konumlandırılmıştı. Daha önce Outlook için çeşitli uygulamalar yayınlarak Microsoft’un daha önce yayınladığı çeşitli uygulamalar da uygulama mağazalarından kaldırılmış veya yakında kaldırılacak.Microsoft , 2014 sonunda satın aldığı eposta uygulaması Acompli ekibini Outlook ekibine dahil etmişti ve yeni uygulamalar bu ekibin deneyimleriyle hayata geçirilmiş.Yeni Outlook uygulamalarında e-posta, kişiler, takvim ve dosya paylaşımı (OneDrive) gibi özellikler bir arada sunuluyor. Bulut servisleriyle bağlantı özelliği Acompli’nin öne çıkardığı özelliklerden biriydi.Şimdiye kadar iOS tabanlı Office uygulamalarının 80 milyon kez indirildiğini paylaşan Microsoft, Office Android uygulamalarındaki (Word, Excelt, PowerPoint) ‘preview’ etiketini kaldırarak daha kararlı sürümleri herkesin kullanımına sunmuş.Yeni Outlook uygulamaları Acompli uygulamasından bir kaç farkla ayrılsa da her şeye rağmen Microsoft’un mobil platformlardaki büyüme hevesini daha net bir şekilde ortaya koyuyor. Office tarafındaki güncellemeler de bu büyümenin diğer bir göstergesi sayılabilir.Kısa süre önce Windows 10’u tanıtan Microsoft’un Satya Nadella yönetiminde mobil platformlardaki mücadelesini merakla izliyoruz. Son olarak kaçıranlar için Office 2016’nın da bu yıl piyasaya sunulacağını hatırlatalım.Webrazzi
İspanya Kral Kupası Çeyrek Finali’nde Atletico de Madrid ile Barcelona karşılaşmasını yöneten orta hakem Jesus Gil Manzano çok tartışılacak bir rapora imza attı.İspanya La Liga’nın en genç FIFA kokartlı hakemlerinden biri olan Manzano, Arda Turan hakkında hazırladığı raporunda Turan’ın kramponlarını yan hakeme fırlatmadığını savundu.Hakem Gil Manzano hakem komitesine gönderdiği raporda, Arda Turan’ın oyunun tansiyonundan kaynaklanan sinirle ayakkabısını sahanın dışına doğru fırlattığını ve yan hakemi hedef alan bir hedefi gözetmediğini yazdı.Orta hakem Jesus Gil Manzano’nun bu raporuyla Arda Turan’ın önemli bir cezadan kurtulduğuna dikkat çekildi. Hakemin Arda’nın kramponlarını saha içinde birine değil de saha dışına fırlatmasını baz aldığına yer veren gazeteler milli futbolcunun ayakkabılarının saha içinde bir bölgeye fırlatması halinde cezanın en az üç aya kadar çıkabileceğine işaret ettiler.DHA
Çeşit çeşit suları bardaklara dolduran Türk teyze prizi tek tek bardaklara daldırıyor ve elde ettiği elektrikle, su analizi ve mineral tespiti yapıyor...
Bazı insanlar işlerini doğru düzgün yapar. Diğerlerinin ise ne yaptıkları hakkında en ufak bir fikirleri bile yoktur ve yapabilecekleri en yanlış şeyi yaparlar. Bu insanlara bakarsınız ve içinizden 'yanlış!' diye haykırmak gelir. Artık bu tip insanların yanlış yaptıklarını kabul etme ve bizim sözümüzü dinleme zamanı geldi. İşte o gruba ait olan 17 kişi;
Yerine göre sakin, yerine göre takip edilmesi bile zor tınıları ile saykodelik müzik bambaşka bir dünyadır. Ucu çok açık olan bu türün pek bilinmeyen şarkıları ile görece daha fazla bilinen şarkıları ile karma bir liste oluşturduk Anıl Sepetçioğlu ile. Keyifli kafa yakmalar.
Atletico Madrid'de forma giyen Arda Turan, Barcelona maçında yan hakeme sinirlenip ayakkabı fırlatınca birden sosyal medyanın gündemi oldu. Ortaya birbirinden komik caps'ler ortaya çıktı.
Meclis'e sevk edilen kanun tasarısı ile kayıp kaçak bedellerinin ödenmesi zorunlu hale getiriliyor. Tasarı, tüketicilerin yargı yoluna başvurmasının da önünü kesiyor. Hükümetin Meclis'e yolladığı 'Elektrik Piyasası' taslağının yasalaşması durumunda, 'kayıp-kaçak' bedellerini yasallaştıracağını savunan tüketici örgütleri ise tasarının geçmesi durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidecekleri uyarısında bulundu.Hükümet elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını Meclis'e sevketti. Hükümetin elektrik tüketimindeki kayıp-kaçak bedeli ile ilgili hazırladığı yasa tasarısını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 'Hukuk devleti ilkesi ayaklar altına alınmaktadır' dedi.15 maddelik tasarıda en dikkat çekici bölüm son dönemlerde vatandaşların mahkeme yoluyla tahsil etmeye başladığı elektrikteki kayıp kaçak bedelleriyle ilgili. Tasarıda kayıp-kaçak bedelinin tüketiciye yansıtılması gerektiğini aksi halde elektrik iletim faaliyetinin yürütülemeyeceği savunuluyor.Bu nedenle herhangi bir tartışmaya mahal vermeyecek şekilde bu bedelin tüketiciden alınacağı ifade ediliyor. Tasarı ile tüketicilerin mahkeme ya da tüketici hakem heyetlerine gitmesinin de önü kesiliyor.Tüketici vicdanını rahatsız eden kayıp-kaçak bedeli ile ilgili olarak tüketiciler tarafından çok sayıda yargısal başvuru yapıldığını ve bu başvuruların çoğunun tüketiciler lehine sonuçlandığını anımsatan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 'Son olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından 21 Mayıs 2014 tarihinde verilen karar ile elektrik tüketiminden alınan kayıp-kaçak bedelinin hukuk devleti ve adalet düşüncesi ile bağdaşmadığına hükmedilmiş ve bu karar tüm hukuk yolları tüketilerek kesinleşmiştir' dedi.'Tüketicide rahatsızlık üst noktada'Karar sonrasında yüzbinlerce abonenin, kayıp-kaçak bedeli iadesi için elektrik dağıtım firmalarına, Tüketici Hakem Heyetlerine ve Tüketici Mahkemelerine başvurduklarına işaret eden Deniz, 'Toplamda milyarlarca lirayı bulan ancak abone için yüksek olmayan kayıp-kaçak bedellerinin iadesi için gerçekleşen başvuruların yoğunluğu, bu bedelin alınmasına ilişkin tüketicideki rahatsızlığın en üst noktada olduğunu gösteriyor' dedi.'Kayıp kaçak bedelleri yasallaşacak'Deniz, yoğun başvurular üzerine Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın bu konuda sistemi ve tüketicileri rahatlatacak bir yasal düzenleme yapılacağı bilgisi verdiğini anımsattı. Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, hükümet tarafından 28 Ocak tarihinde Meclis'e gönderildiğine işaret eden Deniz, 'Tasarı incelendiğinde, Bakan Yıldız'ın söylediğinin aksine; kayıp-kaçak bedelini yasallaştıran, dahası bu bedel ile ilgili olarak yargılama yetkisini sınırlayan düzenlemeler bulunduğu görülmektedir' dedi ve şöyle devam etti:'Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e gideceğiz''Kayıp-kaçak bedelindeki haksızlığı giderecek, bugüne kadar alınmış bedellerin de geri iadesine ilişkin çözüm getireceği beklentisinde olan otuz dokuz milyon elektrik tüketicisi büyük bir hayal kırıklığı yaşiyor. Tüketiciler, dün bankalara tercih edilmemiş, bugün de siyasi, iktidar tarafından elektrik dağıtım firmalarına teslim edilmiştir.Anayasa'daki sosyal devlet, hukuk devleti, yurttaşın hak arama özgürlüğünü elinden almaya kalkan bu tasarının geri çekilmesini istiyoruz. Tüketici Birliği Federasyonu, tasarının bu haliyle yasalaşacak olması halinde Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aşamalarına kadar yargısal tüm girişimleri yapacaktır.'DHA
ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House, 2015 Dünya Özgürlük Raporu’nu yayınladı. Yine ‘ Kısmen Özgür ‘ ülkeler arasında yer alan Türkiye rapora göre daha da geriye gitti.Türkiye son olarak The Economist’in Demokrasi Endeksi’nde de geriye giden ülkeler arasında gösterilmişti.Freedom House’un 195 ülkeye ait verilerin derlendiği rapora göre 88 ülke ‘ özgür ‘, 55 ülke ‘ kısmen özgür ‘, 52 ülkeyse ‘ özgür değil ‘ kategorisinde yer aldı.Raporda, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Eritre, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Somali, Sudan, Suriye, Türkmenistan ve Özbekistan’sa ‘ beterin beteri’ olarak değerlendirildi.Ülkelerin ‘ Siyasi Haklar ‘ ve ‘ Sivil Özgürlükler ‘ kategorisinde değerlendirildiği raporada Türkiye, geçen yıla kıyasla beş puan kaybederek toplamda 55 puan alarak ‘kısmen özgür’ ülkeler arasında yer aldı. Türkiye, 2006 yılında 65, 2014’deyse 60 puan almıştı.Türkiye demokratik normlardan uzaklaşıyorTürkiye’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yönetiminde demokratik normlardan giderek uzaklaştığı ifade edildiği raporda, ‘ medya ve hukukun yasama ve yürütme organlarının baskısıyla karşılaştığı ‘ belirtiliyor.Erdoğan’ın ‘ demokratik çoğulculuğa ‘ aykırı şekilde agresif bir kampanya yürüttüğünü vurgulayan Freedom House’un raporunda , “ Erdoğan açık şekilde medya patronlarından yayınlarını sansürlemelerini ve kendisini eleştiren gazetecileri kovmalarını istedi. Anayasa Mahkemesi’ne kararlarına saygı duymadığını söyledi, gazetecileri tehdit etti (ve kadın gazetecileri azarladı), öğretim müfredatında köklü hatta tuhaf değişiklikler yapılmasını emretti ” ifadelerine yer veriliyor.Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşanan medya manipulasyonu, oto sansür ve devlet kaynaklarının Erdoğan’ın kampanyası için kullanılmasının da aralarında olduğu kuralsızlıklara dikkat çekilen raporda, “ Erdoğan, daha güçlü bir başkanlık yaratması için gereken anayasa değişikliği için bastırıyor ” deniliyor.
Çarşamba günü 1915'te yaşananlarla ilgili konuşan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Türkiye'yi 'Toplu Ermeni katliamlarının ardındaki gerçeğe ulaşmak adına adım atmaya' davet etti.Hollande, 'Artık tabuları kırma zamanı' dedi.Paris'te Ermeni gruplarla akşam yemeğinde bir araya gelen Fransa cumhurbaşkanı, sözlerine şöyle devam etti:'Gerçeğin ortaya çıkmasına yönelik çaba mutlaka devam etmeli. Yüzüncü yılın tanıma yolunda yeni jestlere, yeni adımlara sahne olacağına inanıyorum.'Bu yıl 1915'in 100. yılı olması itibariyle hem Türkiye hem de Ermenistan ve Ermeni diyasporası açısından önem taşıyor.Ermenistan, I. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 1.5 milyon Ermeni'nin Osmanlı güçleri tarafındna öldürüldüğünü öne sürüyor ve bunun soykırım olarak tanınmasını talep ediyor.Ancak Türkiye yapılanların 'soykırım' olduğu iddiasını reddediyor ve ölen sayısının 500 binle sınırlı olduğunu savunuyor.Türkiye, ölenlerin katliama uğratılmadığını, savaş sırasında tehcir edilenlerin koşullar ve açlıktan öldüğünü ileri sürüyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen seneki 1915 olaylarının yıldönümünde, o dönem hayatını kaybedenlerin torunlarına başsağlığı dilemişti.Ancak Erdoğan aybaşında konuyla ilgili olarak, bu yıl 1915'in senesinde I. Dünya Savaşı'nı anma törenleri için Çanakkale'de olacağını söylemiş, Ermenistan devlet yetkililerini de bu törene davet etmişti. Erdoğan aynı zamanda Ermenistan'la ilişkileri bozuk olan Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev'in de anma törenlerine geleceğini söylemişti.Hollande konuşmasında Erdoğan'ın geçen yılki taziyesini hatırlatarak, Ankara'nın duruşunun bu noktada kalamayacağını söyledi, 'Artık tabuları yıkma zamanı. Her iki ülke, Ermenistan ve Türkiye, yeni bir başlangıç yaratmalılar' dedi.BBC Türkçe
Hürriyet: Dosyalar savaşı Milliyet: Kıdem tazminatında ‘hak kaybı’na dikkat Sabah: Başkanlık sistemi, AK Parti'nin seçim beyannamesine giriyorVatan: Sanayi bekleyecek ‘ev’lenen coşacak! Taraf: Saray kendine hazine kuruyor Akşam: Paralel jet sete uyuyun fetvası Birgün: 10 kent, 22 fabrika, 15 bin işçi... Bu grev hepimizinStar: Başkanlık şeması Cumhuriyet: Fişlemeleri MİT yaptı, silmeyizZaman: VIP arpalık; AKP, ballı maaşlı şirketlerde böyle kadrolaştıYeni Şafak: İsrail vurdu