onedio
Android Kullanıcılarına 'Reklam Virüsü' Uyarısı
Android kullanıcıları, Google Play uygulama mağazasındaki bazı popüler uygulamalardaki reklam kodları ile ilgili olarak uyarıldı.Söz konusu reklamların, Google'ın mobil işletim sistemi ile çalışan akıllı telefonlar ve tablet cihazlarda sürekli kullanıcıların karşısına çıkabileceği belirtildi.Bilgisayar güvenlik şirketi Avast, bu reklamları içeren Google Play'deki uygulamalardan birinin (Durak) 10 milyon kez yüklenmiş olabileceğini bildirdi.Google, sorunun ortaya çıkmasının ardından uygulamaya erişimi engelledi.Avast ise sorundan Nexus 5 model akıllı telefon kullanan bir kişinin uyarısı üzerine haberdar olduğunu açıkladı.Kart oyunu Durak'ın yanı sıra Google Play'deki uygulamalardan, Rusça bir IQ testi ile Rusça eğitiminde kullanılan bir modülün zararlı reklam kodlarını içerdiği belirlendi.Bu uygulamaların ilkinin beş milyon, ikincisinin de 50 bin kez indirilmiş olabileceği bildiriliyor.Uygulamaların yaratıcıları yorum yapmaktan kaçındı.University College London'ın bilgi güvenliği araştırma grubundan Doktor Steven Murdoch, Android kullanıcılarına öncelikle, uygulamaları indirmeden önce Google Play'deki yorumları okuamalarını tavsiye ediyor ve ekliyor:'Ancak telefon kullanıcıları sonuçta korunmak için işletim sistemlerini sahiplerine güvenmek zorunda. Bu sistem ister Google'ın olsun, ister Apple'ın, isterse de bir başkasının.'BBC Türkçe
Sarıgüllere Takipsizlik
Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve eşinin tehdit edildikleri iddiasına ilişkin soruşturmayı yürüten savcılık, şüpheliler Mustafa Sarıgül ve oğlu Emir Sarıgül hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Gerekçe delil yetersizliği.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, 18 Aralık 2014'te Şişli Belediye Başkanı İnönü'nün eşi Nazlı İnönü'nün bir gazeteye verdiği röportajdaki ''tehdit'' iddialarına ilişkin resen başlatılan soruşturmayı tamamladı.Delil yetersizliği gerekçe gösterilerek, şüpheliler Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü'nün eşi Nazlı İnönü'nün bir gazeteye verdiği röportajda, 'eski başkan Mustafa Sarıgül'ün kendilerini ölümle tehdit ettiğini, Sarıgül'ün 'mafya tutmaktan' söz ettiğini, sadece Hayri İnönü ile kendisinin değil Amerika'da okuyan çocuklarının da tehdit edildiğini' iddia etmesi üzerine, resen soruşturma başlatmıştı.Soruşturmayı yürüten Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcısı, soruşturma kapsamında ''örgüt'' bulunamadığı gerekçesiyle dosyayı geçtiğimiz hafta Başsavcılığa göndermişti. Başsavcılık da soruşturma dosyasını, özel soruşturma bürosuna devretmişti.Soruşturma kapsamında bugüne kadar, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve eşi Nazlı İnönü ''mağdur'', Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül ise ''şüpheli'' sıfatıyla ifade vermişti. Soruşturmada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun özel kalemi Tuncay Ceylan, CHP Milletvekilleri İhsan Özkes ile Veli Ağbaba, Hayri İnönü'nün danışmanları ''tanık'' sıfatıyla dinlenilmişti.Hayri İnönü ve eşi, savcılıkça alınan ifadelerinde, Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül'den şikayetçi olduklarını belirtmişti. Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül'ün savcılıkça alınan ifadelerinde ise haklarındaki iddiaları kabul etmedikleri kaydedilmişti.AA
Türk Gecesinde Kaf Kaf Farkı
ULEB Avrupa Kupası M Grubu'nda Pınar Karşıyaka, Beşiktaş İntegral Forex'i 73-64 mağlup etti. Grupta 5'te 5 yapan Pınar Karşıyaka, son maçlar öncesinde gruptan lider olarak çıkmayı garantiledi.İlk 2,5 dakikası 5-5 eşitlikle geçilen müsabakada Pınar Karşıyaka, Diebler ve Dixon'un basketleriyle 5. dakikayı 6 sayı farkla (11-5) önde geçti. Ev sahibi ekip, ilk periyodu 19-17 üstün tamamladı.İkinci çeyreğin başında Johnson'un üst üste basketleriyle 21-19'luk skorla ilk kez öne geçen Beşiktaş İntegral Forex, 15. dakikaya da 28-25 üstün girdi. Johnson ve Broekhoff ile etkili olan siyah-beyazlı ekip, 4 dakika süresince rakibe sayı atma şansı vermedi ve aradaki farkı 7 sayıya (28-35) çıkardı. Beşiktaş İntegral Forex, devreyi 37-33 önde bitirdi.Üçüncü periyoda savunmada baskılı başlayan Pınar Karşıyaka, 22. dakikada Barış Hersek'in 3 sayılık basketiyle beraberliği yakaladı: 39-39. Son 28. dakikasına 48-48 eşitlikle girilen çeyreğin son bölümünde öne geçen Pınar Karşıyaka periyodu 51-50 üstün geçti.Son periyoda Strawberry'nin sayılarıyla başlayan Pınar Karşıyaka, 55-50 üstünlük kurduğu müsabakada son 5 dakikaya girilirken aradaki farkı 8 sayıya kadar çıkardı: 62-54. Strawberry'nin 3 sayılık basketiyle skoru 67-57'ye taşıyan Pınar Karşıyaka, kalan bölümde üstünlüğünü korudu ve müsabakadan 73-64 galip ayrıldı.Geçen hafta turu garantileyen Pınar Karşıyaka'nın gruptan lider olarak çıkması kesinleşti. Beşiktaş İntegral Forex ise son hafta oynayacağı Paris Levallois maçını kazandığı takdirde Pınar Karşıyaka'nın ardından adını son 16 takım arasına yazdıracak.Salon: KarşıyakaHakemler: Emilio Perez Pizarro (İspanya), Marko Juras (Sırbistan), Uros Obrknezevic (Sırbistan)Pınar Karşıyaka: Dixon 14, Diebler 12, Strawberry 17, Gabriel 2, Palacios 9, Barış Hersek 12, İnanç Koç, Erkan Veyseloğlu 4, Yunus Sonsırma, Cemal Nalga, Soner Şentürk 3Beşiktaş İntegral Forex: Engin Atsür 2, Muratcan Güler 4, Caner Erdeniz, Broekhoff 18, Doğan Şenli 7, Reynolds 9, Lofton 3, Holland 6, Johnson 151. periyot: 19-17Devre: 33-373. periyot: 51-50TRT SPOR
Radyoaktif Atık Yüklü Gemi İzmir'de!
Söküm yapılmak üzere İzmir’in Aliağa İlçesi’ndeki tesislere getirilen ’Kuito’ gemisi, 6 mil açığa demirlendi.Radyasyonlu olduğu gerekçesiyle çevrecilerin karşı çıktığı gemide, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan, Gümrük Muhafaza’dan ve Çevre İl Müdürlüğü’nden ekipler, incelemelerde bulundu. Uzmanların raporlarına göre de geminin sökümüne izin verilip verilmeyeceğinin belirleneceği açıklandı. Taylan Yıldırım’ın DHA’da yer alan haberine göre, Angola açıklarında 2000 yılından bu yana ham petrol işlemek üzere kullanılan 7391185 IMO numaralı ’Kuito FPSO’ gemisinin sökümü için 2014 yılında ihale açıldı. İhaleyi kazanan Türk firması da, gemiyi söküm için İzmir Aliağa’daki Gemi geri dönüşüm merkezine getirmek üzere yüzdürmeye başladı. Geminin Türkiye’ye yaklaşmaya başlamasıyla birlikte, çevreciler tepki gösterdi. Gemide yüksek miktarda, radyasyon bulunduğunu söyleyen çevreciler, geminin Türkiye’ye kabul edilmeden geri gönderilmesini istedi.
Kayıp Yakınlarından Zamanaşımı Kampanyası
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybolan yakınlarının dosyalarında 20 yıllık zamanaşımı uygulanmaması için 'Cezasızlığa son, adalet istiyoruz' kampanyası başlattı.Cumartesi Anneleri, İHD İstanbul Şubesi Kayıplar Komisyonu öncülüğünde 31 Mayıs’a kadar sürecek, “Cezasızlığa son, adalet istiyoruz” kampanyası başlattı. Kampanyayla amaçlanan, 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler ve gözaltında kaybolduğu iddia edilenlerle ilgili dosyaların zamanaşımından kapatılmaması ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı süresinin kaldırılması.Cumartesi Anneleri kampanyaya dair İstanbul Taksim’deki Cezayir Toplantı Salonu'nda açıklama yaptı. Kampanyanın ortak metnini, Cumartesi Anneleri’nden Sebla Arcan okudu:“Kampanyamız ile cezasızlık geleneğini ve sonuçlarını görünür kılmaya, kamuoyunu bilgilendirmeye, yönetenleri evrensel hukukun sınırlarına çekilmeye katkıda bulunmak istiyoruz. Bu vesileyle topluma ve yönetenlere sesleniyoruz. Cezasızlığı önlemek için güvenlik güçlerinin işlediği suçlarda, faillere karşı koruma sağlayan tüm düzenlemeler ve uygulamaları yasaklanmalıdır. Sunduğumuz yasa tasarısı teklifinin gereği acilen yapılması, zamanaşımı kuralları ve af yasalarının insanlık suçlarında uygulanmaması evrensel kuralının yasallaştırılmasını istiyoruz.”‘Türkiye acilen taraf olmalı’Cumartesi Anneleri’nin istediği bir diğer konu ise, Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler (BM) Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ne, Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair BM ve Avrupa Sözleşmeleri’ne ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Kuran Roma Statüsü’ne taraf olması.‘Mezarımız bile yok’Toplantıda dosyaları zamanaşımına uğrayan ya da zamanaşımı olasılığı bulunan kayıp yakınları da birer konuşma yaptı. Zamanaşımı süresi 26 Mart’ta dolacak olan Hasan Ocak'ın annesi Emine Ocak, 'Adalet ve vicdan istiyorum' dedi.‘Evladımın kemiğini istiyorum’Toplantıda, geçen hafta dosyası zamanaşımından takipsizlikle sonuçlanan 12 Eylül askeri darbe sonrası gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Hayrettin Eren'in annesi 84 yaşındaki Elmas Eren debir konuşma yaptı. Elmas Eren, 'Biz her gün ağlamaktan gözümüzün pınarı bitti. Şimdi de zaman aşımı geldi. Zamanaşımını tanımıyoruz. Ben evladımın kemiğini istiyorum, mezarını istiyorum' dedi.Kaynak: Al Jazeera
Galatasaray Zirvede Tamamladı
Ziraat Türkiye Kupası G Grubu son maçında Balçova Yaşamspor'u konuk eden Galatasaray, 3-1 kazandığı karşılaşmanın ardından grubunu lider tamamlamayı başardı.Konuk ekip Balçova Yaşamspor, 13. dakikada Ali Say'ın golüyle 1-0 öne geçerken Galatasaray 33. dakikada Yasin Öztekin ile skora 1-1'lik dengeyi getirmeyi başardı.İlk yarıda sayısız gol fırsatından yararlanamayan Galatasaray, 60. dakikada Altan Aksoy'un kendi kalesine attığı golle 2-1 öne geçerken 66. dakikada Felipe Melo bir penaltı vuruşundan yararlanamadı.Sarı kırmızılı ekibin yıldız futbolcusu Goran Pandev, 74. dakikada attığı golle skoru 3-1 yaparken maçta başka gol olmayınca karşılaşma bu şekilde sona erdi.Galatasaray bu sonucun ardından grubu lider tamamlarken Balçova Yaşamspor ise sonuncu oldu. Galatasaray bir üst turda Torku Konyaspor ile eşleşti.İLK YARIDA KARŞILIKLI GOLLERTürk Telekom Arena'da oynanan maçtaki gol perdesini 13. dakikada konuk ekip Balçova Yaşamspor açtı. Ali Say'ın attığı golle Galatasaray karşısında 1-0 öne geçen Balçova, bu golden sonra güçlü rakibi karşısında savunmadan çıkmakta zorlandı. Karşılaşmanın 33. dakikasında Yasin Öztekin'in ceza sahası dışından yaptığı vuruşla beraberliği yakalayan Galatasaray, ilk 45 dakikada sayısız gol fırsatından yararlanamadı. Yekta Kurtuluş ve Alex Telles'in direkten dönen toplarının dışında Pandev'in bir vuruşu da Balçovalı savunmacılar tarafından çizgiden çıkartıldı.BASKI GOLÜ GETİRDİ!..İkinci yarıda da üstün futbolunu sürdüren Galatasaray, 60. dakikada Altan Aksoy'un kendi kalesine attığı golle 2-1'lik üstünlüğü yakaladı. Sneijder sağ çapraza hareketlenen Tarık'a pasını aktardı. Tarık son çizgiye inmeden yerden ortasını yaptı ancak altıpas sağ çaprazı üzerinde Altan Aksoy ters vuruşla topu ağlara göndererek skoru 2-1'e getirdi. Galatasaray'da Felipe Melo 66. dakikada kazanılan penaltı vuruşunda kaleci Ogün'ü geçmeyi başaramadı.PANDEV'DEN ŞIK KAFA GOLÜKarşılaşmanın 74. dakikasında Goran Pandev'in kafa golüyle Galatasaray durumu 3-1'e getirdi. Alex Telles'in sol kanattan ceza sahası içine yaptığı ortaya iyi hareketlenen yıldız futbolcu, düzgün bir kafa golüyle skoru 3-1'e getirerek takımını rahatlatan golü atmış oldu. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele bu skorla sona erdi.Kaynak: AA
Reklam
Güney Kore ve Kuzey Kore Arasında Kalan İlginç Köye Dair 11 Gerçek
Bir zamanlar küçük ve sakin bir Kore köyü olan Panmunjom, bugün dünyada eşi benzeri bulunmayan bir yer. Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki sınıra adını veren Panmunjom, uzun yıllardır askerlerden arındırılmış halde, yani tampon bölge. Güney Kore ve Kuzey Kore arasında kalan ve ikiye bölünen köy ilginçliklerle dolu. Bir zamanlar küçük ve sakin bir Kore köyü olan Panmunjom, bugün dünyada eşi benzeri bulunmayan bir yer. Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki sınıra adını veren Panmunjom, uzun yıllardır askerlerden arındırılmış halde, yani tampon bölge.
Rüzgarın Şiddetine Göre Doğal Müzik Yapmak
İç ve dış mekanizma olarak iki adet mekanizma ile 16 adet şişeden oluşuyor sistemimiz. Mekanizmalarını biri dışarıda ve içeride, dışarıdaki mekanizma rüzgarın şiddetini ölçerek içerideki mekanizmaya bunu bildiriyor ve içerideki mekanizmamız da bunu 16 adet şişeye gönderiyor. Ancak 16 şişemiz de kendi arasında ana ve ara sesler olmak üzere ayrılmış durumda. Sekizer olarak ayrılan şişelerde hafif rüzgarları, iç mekanizmanın ara sesler olarak gönderdiği etkileşim sağlıyor. Diğer sekiz ana sesi ise dışarıdaki mekanizmanın ana rüzgarları sağlıyor. New York Üniversitesi, İnteraktif Telekomünikasyon Programı öğrencisi João Costa'nın projesi.
Reklam
Game of Thrones'deki Dağ'ın 1000 Yıllık Kütük Taşıma Rekorunu Kırması
Júlíus Björnsson 640 kiloluk 10 metrelik kütüğü sırtındayken 5 adım atarak rekor kırmış. Tam adı Hafthor Julius Bjornsson olan rekortmen Game of Thrones dizisinde de rol almış. Dizide de dağ gibi olan adam gerçekte de 2.10 metre boya sahipmiş ve Avrupa'nın en güçlü adamı olarak biliniyormuş.
Galaksimizdeki İlk Gezegenler Bulundu
NASA, Güneş Sistemi'nden çok daha yaşlı olan, yeni bir yıldız sistemi keşfettiğini duyurdu!Astrophysical Journal'ın son sayısında yer alan, Avrupa, Avustralya ve ABD'li bilim insanlarından oluşan uluslararası bir araştırma ekibinin NASA ile birlikte gerçekleştirdiği açıklamada, galaksimizde yer alan ve neredeyse evrenin kendisi kadar yaşlı olabilecek bir yıldız sistemi (bizim Güneş Sistemimiz'e benzer bir sistem) keşfedildiği belirtildi. 11.6 milyar yaşında olduğu tahmin edilen bu sistem, 13.8 milyar yaşında olduğunu tahmin ettiğimiz evrenimizde yer alan ve dünyasal boyutlara sahip gezegenleri barındıran, bilinen en yaşlı sistem olarak karşımıza çıkıyor.Kepler-444 olarak adlandırılan ve Lyre Constellation'da yer alan bu sistem, 4 yıllık bir süredir Kepler aracı tarafından incelenmekteydi. Sistemde, Merkür ile Venüs arasında boyutlara sahip beş gezegen keşfedildi. Bu gezegenler, yıldızlarının çevresinde 10 günden kısa bir süre içerisinde tamamlanan bir yörünge ile dolaşmaktalar ve yıldızlarından, Dünya'nın Güneş'e uzaklığının 1/10'u gibi bir uzaklıkta bulunmaktalar.Kepler araştırma uydusu, NASA'nın en başarılı çabalarından biri olarak görülüyor ve 2006 yılında fırlatılmasından bu yana, uzak yıldız sistemlerinde bulunan, yüzlerce yaşam ihtimali bulunan gezegenin keşfinden sorumlu...Chip
Reklam
Japonya: Banka Şubelerinde Robot Çalışacak
Japon bankası Mitsubishi UFJ Finans Grubu, Nisan ayında şubelerinde çalışmaya başlayacak olan robotları müşterilerine tanıttı.Japonya'nın en büyük bankası olan Mitsubishi UFJ'nin deneyeceği 'Nao' adlı bu robotların yaklaşık 5.4 kilogram ağırlığında ve 58 santimetre uzunluğunda olduğu belirtiliyor.İnsana benzeyen robotların, Nisan ayı itibariyle bankanın bir ya da iki şubesinde denemelere başlayacağı ifade ediliyor.Performansına göre diğer şubelerde de robotların çalıştırılabileceği öne sürülüyor.Alnında kamera bulunan 'Nao' adlı robot, 19 farklı dil konuşabiliyor ve müşterilerin yüzlerindeki mimiklerden ve ses tonlarından memnun olup olmadıklarını ayırt edebiliyor. Bu da Nao'ya müşterileri karşılayabilme ve onlara ne istediklerini sorabilme imkanı tanıyor.Azalan iş gücüne karşı 'robot işçiler'Nao, 2006 yılında Japonya telekom ve internet devi SoftBank'ın alt kuruluşu Fransız şirketi Aldebaran Robotics tarafından üretildi.Çarşamba günü ilk defa İngilizce konuşan bir müşteriyle iletişime geçen robot, İngilizce kullanarak şunları söyledi:'Merhaba ve hoşgeldiniz. Sizi döviz alımı, ATM'ler, banka hesabı açılması veya yurtdışına para havalesi ile ilgili bilgilendirebilirim. Hangisini tercih edersiniz?'Mitsubishi UFJ, 'insan olmayan kaynaklara' en çok yatırım yapan Japon şirketlerinin başında geliyor.Ülkede bu tür yatırımlar da teşvik ediliyor. Japon Başbakanı Şinzo Abe de, ülkede azalan iş gücüne karşı 'robot devrimi' için kolları sıvamıştı.Nestle şirketinin Japonya yönetimi de, yine aynı şirket tarafından üretilen başka bir robot olan 'Pepper'ı, 2015 sonlarına doğru kahve makinası satışlarında kullanacağını açıklamıştı.Nestle, ülkedeki yaklaşık 1,000 satış noktasına 'Pepper' adlı robottan koymayı planladığını belirtmişti.120 santimetre uzunluğundaki Pepper, ilk olarak Tokyo'daki SoftBank cep telefonu satış mağazasında, satış asistanı olarak çalışmaya başlamıştı. Halen işine devam eden Pepper, şirketin baş yöneticisi Masayoşi Son tarafından 'Bu robot, insanların hislerini anlaması ve bağımsız olarak buna karşılık verebilmesi hayalimiz için küçük bir adım oldu' sözleriyle övülmüştü.Mitsubishi UFJ, Nao'nun bir iki teknik aksaklığın ardından, en zorlu müşterilerle bile başa çıkabileceğine inanıyor. Şirket, 2020 Olimpiyatları'na kadar robotların gerekli tecrübeye ulaşacağını ve yabancı müşterilere hizmet verebileceğini düşünüyor.BBC Türkçe
Charlie Hebdo'nun Abone Sayısı 200 Bine Yükseldi
Fransa'da, geçen Ocak ayında terörist saldırıya hedef olan Charlie Hebdo dergisinin abone sayısında büyük artış yaşandı.Derginin 10 bin civarında olan abone sayısı, aralarında önemli karikatüristlerin de bulunduğu 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırının ardından 20 kat artarak, 200 bine ulaştı.Derginin yöneticilerinden Eric Portheault basına yaptığı açıklamada, derginin yıllık abone sayısının 200 bini geçtiğini belirterek, yıllık abone ücretinin 70 euro olduğunu ve aboneliklerden yıllık 14 milyon euro gelir beklendiğini duyurdu. Portheault, saldırıda ölenlerin ailelerine toplam 2.37 milyon euro ödemeyi planladıklarını açıkladı.Saldırı öncesi büyük mali sıkıntı çeken derginin, haftalık bayi satışı, abone gelirleri ve diğer yardımlarla birlikte, bu yıl 30 milyon euro gelir elde etmesi bekleniyor.Derginin saldırı sonrası basılan ve tartışmalara yol açan ilk sayısı 7.3 milyon tiraja ulaşarak, 10 milyon euro gelir sağlamıştı. Charlie Hebdo'nun terör saldırıları sonrasındaki 2. sayısı 25 Şubat'ta piyasaya çıkacak.Le Parisien gazetesine konuşan derginin iletişim sorumlusu Anne Hommel, daha önce yaptığı açıklamada, saldırı sonrası büyük üzüntü yaşayan yayın ekibinin yeni sayılar için henüz hazır olmadığını belirterek, 4 ve 11 Şubat'ta yayımlanması beklenen yeni sayıların, çıkmayacağını söylemişti.Dergi, saldırı sonrasındaki ilk sayısını 14 Ocak'ta yayımlamış, bu sayı 2 milyon tiraj yaptıktan sonra tükenmiş, daha sonra 5 milyon adet daha basılmıştı.Charlie Hebdo dergisinin Paris'teki ofisi 7 Ocak'ta saldırıya uğramış, ikisi polis, dördü karikatürist, toplam 12 kişi hayatını kaybetmişti. Bu saldırının ardından Paris'te yapılan 2 ayrı saldırıda da 5 kişi hayatını kaybetmiş, polisin operasyonları sonucunda 3 saldırgan ölü ele geçirilmişti.Sputniknews Türkiye
YÖK'ten 'Katlamalı Harç' Açıklaması
YÖK, yükseköğretim kurumlarında okuyan ve zamanında bitiremeyen öğrenciler için YÖK kararıyla “Katlamalı Harç” getirildiği yönündeki haberler üzerine bir açıklama yaptı.Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öğrenim ücreti ve harçlarla ilgili işlemler YÖK Başkanlığınca değil, ilgili mevzuat çerçevesinde Kanun ile düzenlendiğini belirtti.YÖK’ten yapılan açıklamada, son günlerde yükseköğretim kurumlarında okuyan ve zamanında bitiremeyen öğrenciler için Yükseköğretim Kurulu kararıyla “Katlamalı Harç” getirildiği ve öğrencilerin mağduriyet yaşadığı şeklinde haberler yer aldığı vurgulanarak, 'Halbuki öğrenim ücreti ve harçlarla ilgili işlemler Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca değil, ilgili mevzuat çerçevesinde Kanun ile düzenlenmektedir' denildi.Söz konusu harç meselesinin 26 Kasım 2014 tarih ve 29187 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6569 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46. maddesinde yapılan değişiklik ile düzenlendiği belirtilerek şöyle denildi:'Bu hükme göre “Diploma programlarının hazırlık sınıfı eğitimi hariç olmak üzere, iki yıllık önlisans ve dört, beş ve altı yıllık lisans programlarından (açıköğretim programları hariç) bu süreler sonunda mezun olamayan öğrencilerden, ilgili dönem için öngörülen katkı payı ya da öğrenim ücretinin yanı sıra bu maddenin (c) fıkrasına göre hesaplanan kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti; dersin alınacağı dönem için belirlenen kredi başına katkı payı veya öğrenim ücretinin yüzde elli fazlası ile hesaplanarak alınır. Çift ana dal programında kayıtlı olan öğrencilerden ise diploma programının öğrenim süresi ve ilave bir yıl sonunda bu madde hükümlerine göre katkı payı veya öğrenim ücreti alınır.” Yükseköğretim Kurulu olarak bu kanun hükmünün uygulanmamasına yönelik karar alınması mümkün değildir. Bununla birlikte Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı sorunun çözümü için hazırlamış olduğu öneriyi ilgili mercilerle paylaşmaya başlamış olup görüşmeler sürdürülmektedir.'İHA
Reklam
Kırışık Oluşumunu Önlemek İçin 40 Yıldır Gülmeyen Kadın
Özellikle kadınlar, yaşları ilerledikçe yüzlerindeki çizgilerin belirginleşip, kırışıklıklara dönüşeceğinden çok korkar. Bunun için botoks olanlar mı dersiniz, diğer şekillerde bıçak altına yatanlar mı dersiniz, hepsi mevcut. Fakat bu galerinin içeriği biraz farklı. Göstereceğimiz kadınlar, kırışıklıklara karşı farklı yöntemler geliştirmiş. Görelim;
Haluk Koç: 'Bank Asya Kararı Tamamen Siyasidir'
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç, 'Bank Asya kararı ne hukuki ne de ekonomik bir karardır, tamamen siyasi bir karardır' dedi.ANKARACHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, toplantı devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.Türkiye'nin içeride ve dışarıda, tek bir kişinin ipoteği altında, her alanda tarihinin en tartışmalı, en sıkıntılı, en belirsiz, en riskli ve en güvenliksiz dönemini yaşadığını savunan Koç, 'Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti kavramlarının her biri, kağıt üzerinde mevcut Anayasa'da var, ancak uygulamada yok' dedi.Bir tek kişinin, 'ben her şeyim, ben Cumhurbaşkanıyım, ben Başbakanım, ben yasama organıyım, Meclisim, yargıyım, Merkez Bankası başkanıyım...' dediğini ileri süren Koç, şöyle devam etti:'(Ben yaptıklarım için eleştirilmem, sorgulanmam, yargılanmam, hesap mesap da vermem. Sistem böyle olacak Ben de başkan olacağım… Buna karşı çıkan herkes benim hasmımdır, düşmanımdır. Bunun için yeni çıkacak paketle, sürekli bir sıkıyönetim hali de getirmeliyim ki hak, hukuk, adalet, özgürlük, eşitlik diye ortaya çıkanları bir şekilde derdest edebilmeliyim.) İşte Türkiye bu arızalı siyaset anlayışının elinde, başta söylediğim gibi en karışık dönemini yaşıyor. Ortada, sureti haktan görünen bir Başbakan var. Yasal çerçevede tüm sorumluluk onun üzerinde, yani davul onun boynunda, tokmak ise 'ben her şeyim, her şeyde benim' diyen muktedirde. Ahmet Bey; sadece davulu taşıyor, tokmağı ise hiçbir yasal sorumluluğu olmayan kişi çaldıkça çalıyor. Başbakan onuruna düzenlenen müsamere tarzında toplantılar var. Bunlar partilerinin kongreleri de olsa müsamere tarzında. Ne diyecek, önümüzdeki seçimler için başbakan sıfatlar için, 'Bana oy verin, ben tüm yetkilerimi yukarıdaki ağabeyime devredeyim mi diyecek? 'Ben sizi yönetmemek için oy istiyorum mu diyecek? Ne diyecek? Ne diyebilecek?''Merkez Bankası-Cumhurbaşkanlığı savaşları'Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 'gizli koruma gayretlerine' rağmen 'Merkez Bankası-Cumhurbaşkanlığı savaşları'nın, ciddi bir boyut aldığını iddia eden Koç, 'Merkez Bankasının bağımsızlığı, Cumhurbaşkanı'nın eliyle bugün boşa çıkarılmaktadır. Anayasal çerçevede sorumsuz bir Cumhurbaşkanı, talimatla faiz düşürmeye çalışıyor' görüşünü dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 'sorumsuzluk' kavramını 'sorumsuz davranmak' olarak anladığını öne süren Koç, şu ifadeleri kullandı:'Bugün bu ülkede reel sektörün döviz açık pozisyonu rakam net, 176 milyar dolar. Dolar kurundaki 10 kuruşluk artış, şirketlerin döviz kurundan 18 milyar lira zarar görmesine neden oluyor. Şimdi bunun hesabını kim verecek, bu savaşların sonunda? Ben söyleyeyim; ilk hesabı vermesi gereken, faizi talimatla düşürmeye çalışan sorumsuz Cumhurbaşkanı'dır. Bütün tarafsız gözlemcilerin üzerinde durduğu nokta bu. İkincisi, sorumluluk omzunda olduğu halde yetkilerini Cumhurbaşkanı'nın eline veren Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakan sıfatlı kişisi. Üçüncü sorumlu, sanki Ocak enflasyon rakamını biliyormuş gibi, faiz indirme sinyalini, uğradığı baskılar neticesinde piyasaya veren ve ortalığı karıştıran Merkez Bankası Başkanı Sayın Erdem Başçı. Hiç kimsenin sorumluluk bakımından bir birinden farkı yok, bu üçünün de sorumluluğu var.'Bank Asya yönetiminin TMSF'ye devriBank Asya yönetiminin TMSF'ye devrine de değinen Koç, 'Bank Asya kararı ne hukuki bir karardır, ne de ekonomik bir karardır. Bu tamamen siyasi bir karardır' değerlendirmesinde bulundu.Alınan kararın altyapısının, en tepelerden gelen talimatla hazırlandığını ve dün gece itibariyle uygulamaya konulduğunu iddia eden Haluk Koç, şöyle devam etti:'Sayın Erdoğan, 18 Eylül 2014'de, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda bu bankanın batık bir banka olduğunu dünya aleme ilan ediyor, o tarihte. Şimdi Cumhurbaşkanı alenen manipülasyon yapmıştır bu konuda. Cumhurbaşkanı ile beraber oradan işaret alan malum danışman ve yandaş koro da bu tezvirata daha sonrasında katkıda bulunmuştur. Bu açıklama ve bu tevzirata katılan herkes, alenen suç işlemiştir. Bu kurumlar hakkında manipülasyon yapmak, piyasa dolandırıcılığı olarak nitelendirilir ve 2 yıldan 5 yıla kadar cezası vardır. İlgili madde de Sermaye Piyasası Kanunu Madde 107. Bunu görüyorlar, biliyorlar bir torba yasa ile bu cezadan kurtulmanın altyapısını hazırlıyorlar. Yani minareyi çalan kılıfını da hazırlamış oluyor. Ama açıkça ifade ediyorum; bunun sorumluluğundan hiçbir şekilde kurtulamazlar. Bugün anlaşılıyor ki çıkarılan onca dedikoduya, yapılan onca manipülasyona rağmen, bankanın sermaye yapısı sağlam, hatta sermaye yeterliliği kanunun emrettiği sınırların da üzerindedir.'Bank Asya'nın sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 18,4, buna karşın BDDK'nın bankalarda aradığı rakamın ise yüzde 8 olduğunu değerlendiren Koç, 'Bankanın mali yapısı sağlam olunca fabrikasyon bir gerekçe üretilmiş. 'Bankada nitelikli paya sahip ortakların kurucularda aranan şartları sağlayıp sağlamadığına dönük bilgi ve belge sunulmadığı için' TMSF yönetime el koyuyor. Bürokratlar kendilerini korumak için olsa gerek, nitelikli pay sahiplerine ilişkin bilgi ve belgeler kendilerine sunulduğu vakit, Bank Asya’nın tekrar sahiplerine devredileceğinin kapısını da açık bırakmışlar' diye konuştu.Geçmiş uygulamalardan bunun mümkün olmayacağının görüldüğünü savunan Koç, 'Nasıl ki Turkcell gibi bir şirket bir gecede AKP'nin arka bahçesi haline getirildiyse şimdi aynı şey Bank Asya'da olacak' açıklamasını yaptı.Koç, alınan kararda Cumhurbaşkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcısı Babacan, BDDK Başkanı ve bunların altında imzası olan diğer tüm bürokratların da sorumlu olduğunu ileri sürdü.İç Güvenlik PaketiTBMM Genel Kurulu'nun gündeminde bulunan 'İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerinin ertelendiğini anımsatan Koç, paketi 'toplumsal olaylarda polisin yetkilerini artıran, muhalefetin tüm itirazlarına karşın komisyonlardan hızla geçirilen paket' olarak tanımladı.Pakette, polisin arama yetkisi artırılması, polise yargısız infaz yetkisi verilmesi, hakim kararı olmadan dinlemenin süresinin 48 saata çıkarılması, havai fişek ve sapan için 4 yıla yakın hapis cezası istenmesi gibi 'toplumu cendereye sokacak' kritik başlıklar bulunduğunu belirten Koç, tasarıyla sürekli bir olağanüstü hal durumunun amaçlandığını savundu.İktidarın, 12 Eylül darbe yasalarını tahkim etmek istediğini de öne süren Koç, 'Birileri, demokrasiyi adım adım yok edecek, her alandaki özgürlükleri taksit taksit budayacak. Çalacak, soyacak, hak yiyecek, hukuk tanımayacak. Millet de tepki göstermeyecek, susacak, korkacak, oturacak, sesini çıkarmayacak. Meydan da bu zamane korsanlara kalacak. Onun için bu ülkenin tüm yurtseverleri, demokratları, onurlu ve namuslu yurttaşları, bu demokrat kılıklı zebanilerden, hepbirlikte korkmadan mücadele etmek zorundayız. Hedefimiz 2015 Haziran sandığı olmalıdır' açıklamasını yaptı.RTÜK'te alınan kararlarRTÜK'teki CHP kontenjanından seçilen Ali Öztunç'a kınama, Süleyman Demirkan'a uyarı cezası verildiğini anımsatan Koç, 'Kurulun bu cezaları vermeye hakkı olup olmadığı zaten tartışmalı. Ama gelinen noktada, AKP'nin bağımsız üst kurulları çalıştırma değil bölme niyeti kanıtlanmış oluyor. RTÜK'ün CHP'li üyeleri, AKP'ye yakın bir kanala, Atatürk'e rüşvetçi dediği için ceza isteyince Kurulun AKP'li üyeleri, kendilerini bu kanala siper ediyorlar' görüşünü savundu.Koç, şunları kaydetti:'AKP zaten hep böyle yapıyor. Suçu kendilerinden birisi işleyince bırakın ceza vermeyi, korumaya alıyorlar. Suçlunun peşine düşeni, yazanı çizeni cezalandırmaya kalkıyorlar. Hani, 'Siz de kimsiniz, benden, benim yakınlarımdan hesap soruyorsunuz, haddinizi bilin' gibi...Tıpkı 17 ve 25 Aralık'taki gibi iş üstünde yakalanınca, hırsızların yargıç önüne çıkmasını önlüyorlar, hakimi, savcıyı sürüyorlar. HSYK'yı siyasete göre bölüyorlar. Kurulu, RTÜK'e çevirmediler mi? Ama şirretlikle kurtulamazlar. Bizim iktidarımızda herkes hukuku ve yerini bilecek, öğrenecek. RTÜK, RTÜK gibi, HSYK, HSYK gibi çalışacak. Bugünün sorumluları da yerini bilecek...Hırsızlar nereye giderse, bugünün sorumluları da aynen oraya yollanacak.'Metal işçilerinin grevinin ertelenmesiMetal işçilerinin grevinin ertelenmesine de değinen Haluk Koç, bu kararın iktidarın 7'nci grev ertelemesi olduğunu söyledi.Ertelemenin gerekçesinin 'milli güvenlik' olduğunu değerlendiren Koç, 'Neyin güvenliği, nasıl milli? Biri çıksın bana anlatsın. 12 Eylül dönemine bir geri dönün, apoletli Kenan Evren ve kurulunun grev erteleme gerekçeleriyle aynı. Hükümetin gücü sadece işçiye mi yetiyor? Nedir bu işçi düşmanlığı? Üretene bu kadar kin hak mıdır, reva mıdır?' diye sordu.Demirtaş'ın açıklamalarıCHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, bugüne kadar muhalefet partileriyle siyaset boyutunda bir cevap yarıştırmaya girmemeye özen gösterdiklerini vurgularken, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, dünkü grup toplantısında CHP'ye yönelik sözlerine atıfta bulundu.Demirtaş'ın konuşmasına bir iki cümleyle de olsa cevap vermelerinin zorunlu hale geldiğini bildiren Koç, şu açıklamaları yaptı:'Sizler, yüzde 50-60 oy aldıkları bölgelerde, ceberrut devlet faşizmi ile aynı onun gibi PKK baskısı ile bölge demokratlarını baskı altına alıp, bunaltanlar siz değil misiniz? AKP ve temsil ettiği görüşlerin rehineliği altında barajı geçemeyeceğini bile bile AKP'nin milletvekili sayısını arttırma projesine katkı verme işine soyunanlar siz değil misiniz? En sonunda da Cumhurbaşkanı, Meclis'te inanmadığı ve hiçbir zaman uymayacağı yeminini ederken, huşu içerisinde, önlerinizi ilikleyip, saygı duruşuna geçip, bu diktatörü dakikalarca ayakta alkışlayan siz misiniz, değil misiniz? Onun için sizin CHP’ye ve Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na söyleyecek hiçbir sözünüzün olmaması gerekir. CHP ile uğraşacağınıza önce şu üstünüze yapışan AKP ortaklığı fotoğrafından bir kurtulun.'Koç, bir gazetecinin Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun 'başkanlık diktatörlük getirir diyenleri gırtlaklamak istiyorum' sözlerini sorması üzerine, 'Tebessüm edişim belki bir yanıt oluşturabilir. Daha önceki Kuzu klasiklerine baktığımız zaman, işlediği gaflar, söylediği sözler meramını anlatma bakımından sıkıntısı olduğunu gösteriyor. Her ne kadar akademik bir sıfatı taşısa da böyle bir siyasi bir gaf torbası olarak duruyor karşımızda' yanıtını verdi.Muhabir: Barış GündoğanAA
Reklam
Erdoğan'a 'Seçim Yasağı' Önerisine YSK'dan Ret
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Erdoğan'a seçim yasağı önerisini reddetti.İHA'da yer alan habere göre, YÖK, MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 Haziran 2015 tarihine kadar yapacağı siyasi faaliyetlerin seçim yasakları kapsamına alınması talebini reddetti.
15 Maddede Orta Asya ve Anadolu Kültüründe Ay'ın Kutsallığı
Gökyüzü her daim insanlığın ilgisini çekmiştir. Karanlık geceleri aydınlatan ay insanları büyülemiştir. Dünyanın hemen hemen bütün halklarında mitolojik sistemin en eski katmanlarından birini Ay inancı oluşturur. İhtişamlı bir gök cismi olması nedeniyle Ay’a atfedilen kutsallık, onu Tanrı addetmeye kadar varmıştır. “Ay tanrı bazı göçebe ve yarı göçebe halklarda yaşamın ilk kaynağı olma özelliği de taşır.'Kültürümüzde Ay'la ilgili inanışlar güneşle ilgili inanışlara nispeten daha fazladır. Bu da Ay'ın dünyamıza yakın olması, semada yerinin ve şeklinin değişmesi ve geceleri ortaya çıkarak yeri aydınlatmasından kaynaklanmaktadırNot: Galeride kullanılan görseller Rus sanatçı Leonid Tishkov'un 'Şahsi Ay' adlı projesinden alınmıştır.
'Böcek' Davasında Tutuklama Kararı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine 'böcek' olarak nitelendirilen dinleme cihazlarının konulması ile ilgili davada 3 sanık hakkında 'tutuklama' kararı çıktı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine 'böcek' olarak nitelendirilen dinleme cihazlarının konulması ile ilgili davada 3 sanık hakkında 'tutuklama' kararı çıktı.MAHKEME TUTUKLAMA KARARI VERDİMahkeme, ara kararında, sanıklardan Serhat Demir, Sedat Zavar ve İlker Usta hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) yolladığı belgeye dayanarak, yurt dışında bulundukları, soruşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla saklanmaya çalıştıklarını değerlendirerek 'kaçak' olmaları nedeniyle 'tutuklama' kararı aldı.MAHKEME ÖZDOĞAN VE ÇİĞÇİ İÇİN YAKALAMA KARARININ DEVAMINI TALEP ETTİTutuklama kararının yerine getirilmesi için ilgili birimlere karar örneği gönderilmesini kararlaştıran mahkeme, sanıklar Ali Özdoğan ile Enes Çiğçi hakkındaki yakalama kararının devamı ve akıbetinin EGM'ye sorulmasını talep etti.Mahkeme, sanık Enes Çiğçi'nin Danimarka'dan EGM adına aldığı iddia edilen Loke 3 marka dinleme cihazlarının alımına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin, fatura örnekleri, kullanma ve ödeme şeklinin EGM'den istenmesine karar verdi.Ankara'da bulunan tüm teknik üniversitelerin rektörlüklerine yazılacak müzekkere ile poliüretan köpük malzemelerinin kürlenmesi ve ömrü konusunda uzman kişilerin isimlerini talep edecek mahkeme, 3 kişilik uzman bir heyetin huzura çağrılarak suça konu poliüretan köpüğün yaşı konusunda görüşlerinin alınmasını karara bağladı.Mahkeme ayrıca bazı tanıkların dinlenilmesi ve eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.Haberler.com
Reklam