onedio
IŞİD Videosundaki Kadın Hayat Boumeddiene mi?
Fransız istihbaratına göre, IŞİD’in son propaganda videosunda yer alan yüzü kısmen kapalı kadın militan, Paris’teki koşer markete yönelik saldırıda dört Fransızı öldüren Amedy Coulibaly’nin eşi Hayat Boumeddiene olabilir.Boumeddiene olduğundan şüphe edilen kişi söz konusu videoda kamuflaj kıyafet ve elinde kalaşnikof tüfek ile poz veriyor.Videodaki ses 7 ve 9 Ocak’ta Fransa’da toplam 17 kişiyi öldüren saldırganları kahraman olarak ilan ederken, potansiyel militanlara Fransa’ya daha fazla saldırıda bulunmaları için çağrıda bulunuyor.CNN’in haberine göre, videoyu inceleyen Fransız anti-terör uzmanları görüntülerdeki kadının Hayat Boumeddiene olma olasılığının son derece yüksek olduğunu aktarıyor.Boumeddiene, Fransa’daki saldırılardan 5 gün önce Sabiha Gökçen Havaalanında güvenlik kameralarına yakalanmıştı.Türk polisi söz konusu kadının 8 Ocak’ta Suriye’ye girdiğini teyit etmişti. Koşer market saldırısı 9 Ocak’ta gerçekleşmişti.ZETE
Einstein'ın Hepimiz Gibi Sıradan Olan Yönleri
Hayat her zaman kolay değil, özellikle de bir dâhiyseniz… Mesela Albert Einstein’la ne gibi benzer özellikleriniz var dersiniz?Princeton Üniversitesi geçtiğimiz aylarda ünlü fizikçilerin çalışmalarını yayınladı. Çevrilmiş, kopyalanmış ve tarihi verilerden yola çıkılarak notlarla açıklanmış “Dijital Einstein” projesi, ünlü dâhinin ilk gençlik yıllarına da derinlemesine mercek tutuyor.
Pentagon, Putin'e Teşhis Koydu: Otistik Olabilir
Washington'daki Pentagon bünyesinde çalışan bir düşünce kuruluşu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'de otistik bozukluk olduğunu öne sürdü. 2008 tarihli araştırmanın sonuçlarını yayınlayan kuruluş, Putin’in tüm kararlarını etkileyen Asperger Sendromu'ndan muzdarip olduğunu ortaya koydu.USA Today'de yer alan habere göre Putin'in bebeklik döneminde nörolojik gelişiminin sekteye uğradığını ve bu yüzden Asperger Sendromu’ndan muzdarip olduğunu iddia eden araştırma, bu otistik bozukluğun Putin'in tüm kararlarını etkilediğini belirtti.Araştırmayıp yapan ekip, Putin’in beyni üzerinde bir çalışma yapma fırsatı bulamadığı için teorilerini kanıtlama olanağından henüz yoksun olduklarını belirtti. Ancak Putin’in savunmacı mimikleri, Pentagon araştırmasının iddiasını destekler nitelikte.Birgün
Kuito Söküm İçin Karaya Çekildi, Çevre Örgütleri Ayakta
Angola'dan Türkiye'ye getirilen, radyoaktif atık barındıran Kuito gemisi, Aliağa'da söküm için karaya yanaştırıldı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun yetkilendirdiği Haser adlı özel firmaya yaptırıldığı belirtilen radyasyon ölçümlerinin temiz çıktığı ve gemide tehlikeli atık olmadığı açıklandı. Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu ise TAEK'in hiçbir kuruma yetkilendirme yapmadığını belirterek, “4 saatte yapılacak hiçbir incelemeye güvenilemez. Ortada tiyatro oynuyorlar” dedi.Geçen haftadan bu yana tartışma yaratan 400 metreye yakın büyüklükteki Kuito gemisi tüm uyarılara karşın söküm için Aliağa'da karaya çıkarıldı. Aliağa Liman Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre gemi baştan kara yöntemiyle karaya yanıştırıldığı öğrenildi.Cumhuriyet'ten Emre Döker'in haberine göre, Baran Bozoğlu, “Gemide radyoaktif atık ve parlayıcı, patlayıcı madde olmadığı raporlanmış. Açıklanan rapor baştan sona eksiklerle dolu. Raporda ölçüm parametresi olarak radyan yazılmış. Ancak bu röntgen olmalıydı. Tam bir rezalet. 400 metreye yakın gemiyi 4 saatte nasıl incelediler. Gözlemi incelediler. Neresine baktılar. Geminin içindeki asbeste ilişkin hiçbir bilgi yok. Borsa ekranına düşüyor konuya tepki gösteren çevre örgütlerine ve kamuoyuna hiçbir bilgi verilmiyor” diye konuştu.Geminin alelacele sökülmek istendiğini, gemideki radyoaktivitenin hiçbir şekilde bilimsel olarak incelenmediğini de vurgulayan Bozoğlu, “Radyasyon ölçümü yapan firmanın TAEK'ten yetki aldığını açıkladılar. Ancak TAEK hiçbir kuruma inceleme konusunda yetki veremez. Bu incelemeyi TAEK'in kendi yetkililerinin yapması gerekirdi. İncelemede geminin 5 metre çevresini dolaşmışlar. 4 saatte radyoaktif inceleme yapılamaz” diye konuştu.
Korkunç BM Raporu: IŞİD Zihinsel Engelli Çocukları İntihar Bombacısı Yapıyor
Irak Şam İslam Devleti örgütünün (IŞİD) zihinsel engelli çocukları intihar saldırılarında kullandığı, bu çocukların muhtemelen ne yaptıklarının farkında bile olmadıkları bildiriliyor.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, IŞİD'in kaçırdığı çocukları seks kölesi olarak sattığını, işkence ettiğini, bir kısmının da çarmıha gerilerek, diri diri gömülerek ya da kafaları kesilerek öldürdüğünü belirtti.1998'den bu yana ilk kez Irak'ta çocuk haklarının durumunu inceleyen komitenin hazırladığı rapora göre, dini ve etnik azınlıklardan çocuklar daha da zor durumda. Ancak rapor 'Çocuk istismarı mezhep tanımıyor' çıkarımında bulunuyor.18 bağımsız uzmandan oluşan komitenin sözcüsü Renate Winter, Reuters haber ajansına, 'Çocukların, özellikle de zihinsel engelli olanların intihar bombacısı olarak kullanıldığına dair duyumlar aldık. Bu çocuklar büyük olasılıkla ne yaptıklarının farkında bile değil' dedi.Çocukların çok küçük yaşta, yaklaşık sekiz yaşında veya bu yaşın altında asker olarak eğitildiklerini gösteren bir video bulunduğunu anlatan Winter, 'IŞİD'in güçlü olduğu birçok yerde azınlık çocukları kaçırılıyor, üzerlerine fiyat etiketi konulup pazarlarda köle olarak satılıyor' diye konuştu.Winter, özellikle Ezidi ve Hıristiyan çocukların bu muameleye maruz kaldığını, ancak kurbanlar arasında Şii ve Sünnilerin de bulunduğunu belirtti.BM komitesinin raporunda, çocukların sistematik olarak öldürülmesi kınanıyor ve IŞİD'e karşı düzenlenen hava saldırılarında ve Irak hükümet güçlerinin bombardımanında da çok sayıda çocuğun öldüğüne ya da yaralandığına dikkat çekiliyor.Raporu hazırlayan uzmanlar, Irak'tan 'çocukları kurtarmak' için gerekli önlemleri almasını istedi.Ancak küçük yaşta çocukların kontrol noktalarında görevlendirilmeleri ve terör bağlantılı suçlardan gözaltında tutulan çocukların durumu gibi IŞİD'den kaynaklanmayan sorunlara da çözüm çağrısında bulunuldu.Ayrıca 'namus cinayetleri' ve yaşları bazen 11'e kadar inen küçük kızların muta nikahıyla evlendirilmesi kınandı.BBC Türkçe
Reklam
Hastanede 4 Saatlik Arıza 2 Cana Mal Oldu
AĞRI Devlet Hastenesi'nin yoğun bakım ünitesine oksijen sağlayan sisteminde meydana gelen 4 saatlik arıza nedeniyle, ambulanslarla Erzurum ve Patnos'taki hastanelere sevk edilen 5 hastadan Hüseyin Seçen ve Keje Yalçın'ın ölümü üzerine soruşturma başlatıldı.Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ağrı Şubesi Hukuk Sekreteri Emin Bayram, uzun süredir arızalı olan oksijen sisteminin 29 Ocak'ta tamamen bozulduğunu iddia etti. Arıza nedeniyle yoğun bakımdaki 5 hastanın Erzurum ve Patnos'taki hastanelere sevk edildiğini belirten Emin Bayram şunları söyledi:'29 Ocak günü 02.00- 06.00 saatleri arasında yaşanan arıza nedeniyle 5 hasta doktorların kararı ile hastanelere sevk ediliyor. Bu sırada iki hasta yaşamını yitiriyor. Bu üzücü olaydan 3 gün sonra haberimiz oldu. Ağrı'daki 150 yatak kapasiteli devlet hastanesinin fiziki koşulları yetersiz. Çoğu hasta Erzurum'a gidiyor. Kentte 300 yataklı yeni bir devlet hastanesinin inşasına başlanmış ancak 3 yıldır bitirilemiyor.''AMBULANSLARDA HASTALARA OKSİJEN BAĞLANIR'Ağrı Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği İdari Hizmetler Başkanı Uzman Dr. Murat Dicle, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:'Saatlerini tam bilmiyorum. 21 Ocak'ta ana kompresör arıza yapıyor. Teknik servis gelip bakıyor. Ankara'ya gönderiyorlar. Ellerinde iki kompresör kalıyor. Bu şekilde kullanmaya devam ediyor. 29 Ocak günü saat 02.00'de bunlardan biri arıza veriyor. Teknik servis yine geliyor. Saat 04.00'te sistemi yine devreye alıyor. Yani oksijen veriliyor. Bu süreçte yoğun bakımdaki doktorumuz hastaların sevk edilmesini uygun bulan kararı alıyor. Yoğun bakımdaki 5 hastanın sevki tamamen doktor kanaatidir. Hastanın o anki durumunu en iyi oradaki doktor değerlendirir. Doktor, sistem arazası tekrarlar ya da giderilemezse endişesi ile hastaları sevk etmişler. Ambulanslarda hastalara zaten oksijen tüpleri bağlanır. O nedenle hastalar oksijensiz bırakılmaz. 'SORUŞTURMA SÜRÜYORÖlüm olaylarıyla ilgili olarak başlatılan soruşturmanın sürdüğünü anlatan Kamu Hastanaleri Birliği Genel Sekreterliği İdari Hizmetler Başkanı Uzman Dr. Murat Dicle, Patnos'a sevk edilen çoklu organ yetmezliği olan Hüseyin Çeçen ile Erzurum Buhara hastanesine sevk olan akciğer kanserinden tedavi gören 62 yaşındaki kadın hasta Kejen Yalçın'in yolda hayatını kaybettiğini bildirdi.DHA
G.Saray'a Burak Yılmaz Müjdesi
Galatasaray Futbol Takımı, Süper Lig'in 19. haftasında Eskişehirspor ile deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarına bu sabah yaptığı antrenmanla başladı.Balçova Yaşamapor karşılaşmasında forma giyen oyuncular, günü rejenerasyon çalışmasıyla geçirdi. Diğer oyuncular, ısınma hareketlerinin ardından pas çalışması yaptı.Antrenmanın ana bölümünde taktik çalışma gerçekleştirildi. Sabah idmanı, soğuma hareketlerinin ardından tamamlandı. Sabri Sarıoğlu ve Hamit Altıntop, günü tedaviyle geçirdi. Semih Kaya, tedavisinin ardından düz koşulara başladı. Burak Yılmaz, takımdan ayrı dayanıklılık ve sprint çalışması yaptı.Antrenmandan önce Burak Yılmaz'ın son durumu hakkında sağlık ekibinden bilgi alan Hamza Hamzaoğlu, golcü futbolcunun Eskişehirspor maçına kadar hazır duruma gelebileceğinin müjdesini alınca rahat bir nefes aldı.Burak Yılmaz'ı Eskişehirspor maçının kadrosuna dahil edecek olan Hamza Hamzaoğlu, golcü futbolcuya ilk 11'de forma şansı vermeyecek ve yedek kulübesinde tutacak.Sporx
Reklam
Operada Kamera Skandalı
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, yasadışı izleme iddialarıyla çalkalanıyor. İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Atasayar hakkında “kurumdaki 70’e yakıngüvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Atasayar, kurumun genel müdür yardımcılığına da vekâlet ediyordu.Selda Güneysu'nun Cumhuriyet'te yer alan haberine göre, kurumun İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcı Vekili Fahrettin Atasayar hakkında, “kurumun farklı yerlerinde bulunan 70’e yakın güvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca soruşturma başlatıldığı öğrenildi.Rengim Gökmen’in geçen yaz görevden alınmasının ardından DOB Genel Müdürlüğü’ne getirilen Selman Ada, kurumun işleyişinde de yeni görevlendirmeler yapmıştı. Genel müdür yardımcıları Şadi Erdoğan, Nilgün Çelebi görevden alınırken, Ankara Müdürü Aykut Çınar istifa etmişti. Kurumda, 11 Nisan 2006 tarihinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na, 8 Temmuz 2009’da da Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’na atanan Fahrettin Atasayar, Ada’nın genel müdür olmasının ardından 19 Eylül 2014’te vekâleten genel müdür yardımcılığına getirilmişti.Emekliye ayrıldıAncak Atasayar’ın kurumdan geçen günlerde “apar topar” emekliye ayrıldığı öğrenildi. Atasayar’ın emeklilik dilekçesi vermesinin ardında da Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca “hakkında açılan soruşturmaların yer aldığı” kaydedildi. Edinilen bilgiye göre Atasayar hakkında kurum personelinden yapılan şikâyetler gerekçesiyle 3 farklı soruşturma başlatıldı. Bu soruşturmalardan birinin Atasayar’ın “kurumun farklı yerlerinde bulunan 70’e yakın güvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle başlatıldığı belirtilirken, bakanlık yetkililerinin kurumdaki bilgisayarlarda da inceleme yaptığı, soruşturmaların halen sürdüğü belirtildi.DOB’da, sadece otopark bölümünde 9-10 adet güvenlik gerekçesiyle kameraların olduğu biliniyor. Genel müdür odasının olduğu alanda 4, fuayede de 4 güvenlik kamerasının bulunduğu dile getiriliyor.Kameraların en yoğun olduğu bölümlerin başında ise atölyelerin geldiği dile getiriliyor. Atasayar’ın bu kameraları kullanarak, “hem kurumun idari personelini, hem de sanatçıları yakından takip ettiği” iddia ediliyor.
Kulübede Neden Siyah Yok?
Profesyonel futbol liglerinde birçok siyah oyuncu forma giyiyor ama siyah teknik direktör sayısı çok az. Al Jazeera, bunun sebeplerini araştırdı.İngiltere'de profesyonel futbolcuların yüzde 25'i siyah. Siyah teknik direktör ise yok denecek kadar az. Ekvator Ginesi'nde süren Afrika Uluslar Kupası'nda bile 16 takımın sadece üçünün teknik direktörü siyah. Siyah teknik direktör sayısının bu kadar az olmasının nedeni ayrımcılık mı; yoksa başka sebepler var mı? Al Jazeera , 'Teknik direktörlük için fazla mı siyahlar?' isimli özel dosyasında bu sorunun cevabını aradı.Kasım 2014'te Burton Albion, Hollandalı eski yıldız Jimmy Floyd Hasselbaink'i teknik direktörlüğe getirdi. O döneme kadar İngiltere'de profesyonel liglerde sadece iki siyah teknik direktör çalışmıştı.Hasselbaink, teknik direktörlüğü seçerken bu durumun gözünü korkutmadığını, aynı zamanda kendisine ekstra bir motivasyon da getirmediğini söyledi:“Evet, siyahsam siyahım. Ama burada olmamın sebebi, bu iş için doğru kişi olmam.”'Ben sadece 'Teknik direktör olmak istiyorum' diye düşündüm. Bu kadar. Siyah olduğumu biliyorum. Siyah olmaktan gurur duyduğumu biliyorum. Fakat teknik direktörlük eğitimini alırken, 'Siyah olduğum için iş bulamayablirim' diye düşünmedim. Bu göreve, doğru kişi olduğumu bildiğim için talip oldum. Başkan da bu sebepten beni işe aldı. Evet, siyahsam siyahım. Ama burada olmamın sebebi, bu iş için doğru kişi olmam.'İngiltere Futbol Federasyonu'na çokkültürlülük konusunda danışmanlık yapan Brendon Batson, kendisinin futbol oynadığı 1970'lerde siyah oyuncu sayısının çok az olduğunu ama artık bu durumun değiştiğini hatırlattı ve aynı artışın teknik direktör sayısına da yansıması gerektiğini söyleyerek, 'Teknik direktörlük hâlâ beyazlara yönelik bir meslek gibi görülüyor' dedi.FIFA İkinci Başkanı Jeffrey Webb de futbolun patronu konumundaki kurumun bu problemin farkına vardığını söyledi:'FIFA'ya üye 209 federasyon var. Birçok farklı kültür buluşuyor. Futbol dünyasını, çokkültürlülüğün iyi bir şey olduğu konusunda eğitmek zaman alacak. Burada mühim olan, bu konuları konuşabilmek. Futbol dünyası, çokkültürlülüğü konuşabilmeye başladı.'Addo: Afrika'nın parası yokGana'nın en köklü kulübü olan Accra Hearts of Oak'u çalıştıran Herbert Addo ise, siyahlarla beyazlar arasında bu konudaki eşitsizliğin altında finansal sebeplerin yattığını söyledi:'Para her şeydir. Özellikle Afrika'da. Avrupa'da da para her şeydir ama Avrupa'nın parası var, Afrika'nın yok. Burada da çok yetenekli teknik direktörler var fakat Avrupa'daki gibi sponsorlarımız yok. Avrupalı meslektaşlarımız otomatikman bizden daha ileride.'Addo'nun bahsettiği eşitsizlik, ülkenin milli takım tercihini bile etkilemiş görünüyor. Zira, Afrika Uluslar Kupası öncesi teknik direktörlük için adı geçen beş isim de beyazdı ve göreve İsrailli Avram Grant getirildi.Gana'nın eski yıldız oyuncularından Osei Kofi, daha önce dört kez Afrika şampiyonu olduklarını ve dört şampiyonluğu da siyah teknik direktörlerle kazandıklarını hatırlattı ve 'Madem beyaz teknik direktörler bu kadar iyi, neden kupayı bir kez bile kazanamadılar?' diye sordu.Gana Futbol Federasyonu Başkanı Kwesi Nyantakyi'ye göre bu eleştiri haksız. Nyantakyi, 'Önemli olan teknik direktörün uyruğu değil, yeteneği. Yeterince yetenekli olan bir Ganalı teknik direktör de bir yabancı teknik direktör de kupayı kaldırabilir. Burada asıl soru şu: Başarılı olabilecek bir teknik direktör mü istiyorsunuz; yoksa milliyetçi duygularınıza hitap edecek bir teknik direktör mü?' diye konuştu.“Gana'da beyaz teknik direktörleri seçiyorlar çünkü futbolcular beyaz teknik direktörlere daha fazla saygı duyuyor. Dediklerini yapmazlarsa teknik direktörün şikayette bulunacağını ve onları işlerinden edeceğini biliyorlar.”Kofi'ye göre meselenin başka bir yönü var:'Gana'da beyaz teknik direktörleri seçiyorlar çünkü futbolcular beyaz teknik direktörlere daha fazla saygı duyuyor. Dediklerini yapmazlarsa teknik direktörün şikayette bulunacağını ve onları işlerinden edeceğini biliyorlar.'Campbell: Durum iyiye gidiyor. Asıl mesele ne kadar hızlı iyiye gittiği.'Irkçılığa Karşı Futbol' oluşumunun Avrupa sorumlusu Piara Powar, İngiltere Futbol Federasyonu yöneticilerinden Heather Rabbatts ve İngiltere Futbol Milli Takımı'nın eski kaptanı Sol Campbell, konuyu Al Jazeera stüdyolarında tartıştı.Futbol dünyasındaki en üst mevkilerde ağırlıklı olarak beyazların bulunduğunu hatırlatan Powar, bu isimlerin özellikle Avrupalı olduğunu ve bu yüzden Avrupa'nın çokkültürlülük konusunda daha büyük bir sorumluluk taşıması gerektiğini, teknik direktör yetiştirirken 'eski alışkanlıklarla' değil yeteneğe göre hareket etmesi gerektiğini belirtti.Rabbatts da Powar'a katıldığını ve en üst düzeydeki isimlerin, 'Bu artık değişmeli. Bu eşitsizlik kabul edilemez. Sahalarda bu kadar çok siyah oyuncu varken, sadece teknik direktörlük koltuğunda değil, yönetim kurullarında da birçok siyah olmalı' demeleri gerektiğini söyledi.'Durum iyiye gidiyor. Asıl mesele, ne kadar hızlı iyiye gittiği...' diyen Campbell, sözlerini şöyle sürdürdü:'Şu anda Premier League ve Championship'te beş siyah teknik direktör var. Bu da %5'e tekabül ediyor. Bu oran tabii ki kabul edilemez. Ama değişecek. İnsanlar siyah oyuncuların zekalarını da ciddiye almaya başlayacak. Teknik direktörleri işe alanların da bakış açılarının değişmesi gerekiyor. Mesela bir beyaz için 'Çok tutkulu, o yüzden...' denen hareketleri bir siyah yapınca sinirlerine hâkim olamamakla eleştiriliyor. Bunun değişmesi lazım.'Hollanda ve Fransa'da daha fazla siyah teknik direktör olduğunu ve bunun sebebinin, bu ülkelerde yeteneğe İngiltere'dekine oranla daha çok önem verilmesi olduğunu iddia eden Powar, şunları söyledi:'Burada asıl mesele, genellemeler. 'Siyahsa iyi koşar. Yahudi ise parası vardır. Asyalı ise Yahudi'nin parasının muhasebesini tutuyordur.' Bunlar çok zalimce genellemeler. Ama aynı zamanda birçok insanın bakış açısını yansıtıyor. Bunu değiştirmemiz gerekiyor.'Powar ayrıca, reddedilme korkusu yüzünden yeni nesil birçok siyah futbolcunun teknik direktör olmayı aklından bile geçirmediğini ve futbolu bıraktıktan sonra başka işlere yöneldiğini iddia etti.Seedorf: Rooney Kuralı işe yararFutbolculuk döneminde üç ayrı takımla Şampiyonlar Ligi'ni dört kez kazanan, geçen yıl beş aylığına Milan'ı çalıştıran Clarence Seedorf, şu anda UEFA'nın çokkültürlülük elçisi olarak görev yapıyor.Avrupa futbol pazarında karar alma mekanizmalarını elinde bulunduranların %99'unun beyaz olduğunu söyleyen Hollandalı yıldız, bunun muhtemel sebepleri arasında ayrımcılık, önyargı, korku, tektipleştirme gibi faktörlerin olduğunu ifade etti.'İnsanlar şunu unutmamalı: Futbol, toplumun bir parçasıdır ama toplumun kendisi değildir' diyen Seedorf, 'Bu sadece siyah teknik direktörlerle ilgili bir problem değil. Genel anlamda çokkültürlülükle alakalı bir sorun' diye konuştu.“Rooney Kuralı siyahların antrenör olarak daha fazla iş bulmasını sağlamakla kalmadı, en az bir siyahın iş görüşmesine çağrılmasıyla birlikte beyazların siyahlarla ilgili algısı da değişti. Önyargılar azaldı.”UEFA'nın ırkçılık karşıtı kampanyalarını olumlu bulduğunu belirten Seedorf, bu tip sorunları çözebilmek için daha şeffaf bir futbol ortamına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.Futbolda azınlıkların teknik direktör olarak fazla tercih edilmemesi bir yana, iş görüşmesine bile çağrılmadığını ifade eden Seedorf, Amerika Birleşik Devletleri’nde, Amerikan futbolu takımlarının yeni bir antrenör ararken azınlıklardan isimlerle de görüşme yapmasını mecbur kılan Rooney Kuralı’nın futbolda da faydalı olabileceğini belirtti:“ABD’de beyazlar ve siyahlar meselesi vardı. Futboldaki meselenin sadece siyahlarla ilgili olmadığını, tüm azınlıkları kapsadığını not düşerek söylüyorum; Rooney Kuralı siyahların antrenör olarak daha fazla iş bulmasını sağlamakla kalmadı, en az bir siyahın iş görüşmesine çağrılmasıyla birlikte beyazların siyahlarla ilgili algısı da değişti. Önyargılar azaldı. Bu, sadece zorunluluktan bir siyaha iş vermekten daha faydalı oldu.'Seedorf, siyahlarla yapılan iş görüşmeleriyle algının değişmesi sayesinde işverenlerin artık karşılarında “farklı bir ten rengi” görmeyi bıraktıklarını ve bu kişilerin yeteneklerini fark ettiklerini de ekledi.“Futbol toplumun aynasıdır” diyen Seedorf, “Bu yüzden de henüz sorunun tamamen çözüldüğünü söylemek zor. Fakat toplumumuzda kölelik kalkalı da öyle çok uzun yıllar olmadı. Küresel sistemin çokkültürlülüğü çoktan benimsemiş olmasını bekleyemeyiz. Ben sporun, özellikle de futbolun bu süreci hızlandırabilecek bir güç olduğuna inanıyorum” diye konuştu.Kaynak: Al Jazeera
Apple Google'a Rakip Olabilir
Apple'ın iş ilanları sayfasında beliren yeni bir duyuru, şirketin arama motoru üzerinde çalıştığı iddiaları doğurdu. 'Apple Search' başlığı taşıyan ilan, yüz milyonlarca kişinin kullanacağı arama platformu kurulmasını içeriyor.Apple, Google'ın egemen olduğu arama motoru piyasasına adım atmayı planlıyor olabilir. Cult of Mac sitesi, Apple'ın iş ilanları sayfasında 'Apple Search' başlığı taşıyan yeni bir duyuru yayımlandığı tespit etti. İlanın hemen başında yer alan açıklamada, 'yüz milyonlarca kullanıcının kullanacağı bir arama platformunun geliştirilmesinde yer alacak kreatif program yöneticisi arandığı' belirtildi.San Francisco'da açılan pozisyon için alınacak kişinin aynı zamanda alanında en az üç yıl deneyimi olması gerektiği ve ekip çalışmalarını kontrol edeceği ifade edildi. İş ilanının yüz milyonlarca kullanıcının yararlanacağı Apple Search adında bir projeden bahsetmesi, Apple'ın yakın gelecekte Google'a rakip olabileceği iddiasını da beraberinde getirdi.Google'ın Safari anlaşması sona eriyorABD merkezli yatırım bankası Piper Jeffrey'in analisti Gene Munster, Apple'ın 2010'dan sonra arama motoru piyasasına girme ihtimalini yüzde 70 olarak belirtmişti.Apple, Amazon ve AltaVista'daki çalışmalarıyla bilinen arama motoru gurusu Willaim Stasior ile 2012'de anlaşmıştı. Kasım 2014'te ise geliştirici Jan Moesen, Apple'ın sunucularından yayılan bir Arama Motoru Robotu (Web Crawler) tespit etmişti. Web sayfalarını gezerek programlandıkları komutlar altında belli bağlantıları kaydeden yazılımın, Apple tarafından ne amaçla kullanıldığı anlaşılamamıştı.Apple'ın arama motoru projesini Spotlight Search hizmetini geliştirmek için hazırladığı da iddia edilirken, Safari tarayıcısının 2015 sonrasında hangi arama motorunu kullanacağı şimdiden merak konusu. Apple ile Google arasındaki anlaşma, bu yıl sona erecek. Google'ın yerine ana sayfasına Yahoo'yu koyan Mozilla'nın ardından, Apple'ın da kendi arama motorunu Safari'ye koyabileceği iddiası güçleniyor.Kaynak: Apple ve Al Jazeera
Reklam
Avukatlardan İç Güvenlik Paketi Protestosu
Kamuoyunda ‘İç Güvenlik Paketi’ olarak bilinen yasa tasarısı, İstanbul Barosu’na kayıtlı bir grup avukat tarafından protesto edildi. Tasarının geçmesi durumunda özgürlüklerin kısıtlanacağını öne süren avukatlar, adliye içinde oturma eylemi düzenledi.Avukatlar, mecliste önümüzdeki günlerde görüşülmesi planlanan “Güvenlik Yasa Tasarısı”nın özgürlükleri kısıtlayıcı tedbirleri beraberinde getireceğini öne sürdü.Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın ‘C’ kapısı önünde toplanan avukatlar, “Özgürlüklerimiz ve güvenliğimiz için polis devletine dur de” yazılı pankart açarak basın açıklaması yaptı. Topluluk adına basın açıklamasını okuyan Avukat Züleyha Gülüm, “Herkesten zorunlu olarak parmak izi, damar izi, avuç alası gibi kişisel verilerin alınmasına neden olacak ‘Güvenlik Yasa Tasarısı’nın Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesine sayılı günler kaldı. Tehlikede olan bizlerin değil, iktidarın güvenliğidir. ‘Kanuna aykırı’ döviz taşımanın bile hapis cezası ile cezalandırıldığı bir düzenleme bizlerin yaşamını daha mı güvende kılacaktır? Bu tasarı polis devletine giden yolun son adımıdır. Tasarıyı meclis kuruluna getirmeyin. Bir an önce gündemden kaldırın ve özgürlükleri kısıtlayıcı düzenlemelerin kaldırılması için yasa taslakları hazırlayın” dedi.“BU YASA VALİLERE DEREBEYİ KURMA, HAKİMLERE ÖZEL YETKİ VERMEKTEDİR”Daha sonra söz alan Avukat Ercan Kanar da, “Güvenlik tedbiri denilen bu yasa faşist bir yasadır. Bir nazi yasasıdır ” diye konuştu.Bu yasa ile kalıcı olağanüstü hal ve sıkı yönetim getirilmek istendiğini ileri süren Kanar, “Bu yasa, valilere derebeyi kurma yetkisi vermektedir. Süper özel yetkili bir hakim yaratılmakta, yürütmenin emrinde Türkiye’nin her tarafındaki insanları dinleme yetkisine haiz bir özel hakimlik kurulmak istenmektedir” ifadesinde bulundu.
'Ulan İstanbul' İnternet Üzerinden Devam Edecek
Kanal D'nin Pazartesi akşamları yayınladığı, Uğraş Güneş'in senaryosunu yazdığı ve başrollerinde Şebnem Bozoklu, Uğur Polat, Kaan Yıldırım, Salih Bademci'nin rol aldığı 'suç-komedisi' Ulan İstanbul televizyona veda ediyor. Sevilen dizi artık internetten devam edecek.Mesut Yar'ın bugün köşesine taşıdığı habere göre dizi 45 dakika olarak yayınlanacak. Bütün dünyanın digital platformlarda dizi izlemeye başladığı bu dönemde Ulan İstanbul bir ilki başlatıyor.Dizinin yeni bölümlerinin Kanal D internet sitesi üzerinden yayınlanacağı ayrıca bölümlere iTunes ve Apple TV  üzerinden paralı olarak ulaşılması planlanıyor. Genel alışkanlıklara göre dijital izlemeler 1.99 ila 2 lira arasında olduğuna göre Ulan İstanbul bölümlerine de muhtemelen bu fiyatla ulaşacağız. Kanal D, bu konu hakkındaki detaylı bilgilendirmeyi haftaya düzenleyeceği bir lansman toplantısı ile yapacak.Özetle bu Pazartesi yayına girecek olan 33. bölüm ile Ulan İstanbul son kez televizyonda yayınlanacak ve 34. bölümü www.kanald.com.tr'den izleyeceksiniz.Ranini.tv
Reklam
Dirk Kuyt Trabzonspor Maçı Öncesi Konuştu: Bizler Yenilmeziz!
Fenerbahçe'nin Hollandalı futbolcusu Dirk Kuyt, camia olarak başarıya kilitlendiklerini söyledi.FBTV'ye açıklamalarda bulunan Kuyt, Spor Toto Süper Lig'de 7 Şubat Cumartesi günü Trabzonspor ile yapacakları karşılaşma için taraftarlardan destek istedi. Ligin son aşamasının başladığını belirten Hollandalı oyuncu, herkesin kalan maçları kazanmanın öneminin farkında olduğunu belirterek, 'Bizler; taraftarlarımız, hocalarımız ve takımımızla birlikte tüm takım olarak yenilmeziz' ifadesini kullandı.Lig maçlarında uzun zamandır Kadıköy'de yenilgi görmediklerini hatırlatan Kuyt, bunun sadece teknik heyet ve oyuncular sayesinde olmadığını, taraftarların da önemli rolünün olduğunu kaydetti. Elde ettikleri galibiyetlerin kolay olmadığını vurgulayan tecrübeli futbolcu, son dönemde taraftarları statlarında göremediklerinden yakınarak, 'Taraftarlarımıza mesajım, hep birlikte maçlara gelsinler. Şu anda stadımızın tekrar dolu olacağı günleri iple çekiyorum. Bu günlerin geleceğine de son derece eminim' şeklinde görüşlerini aktardı.Süper Lig'in ikinci bölümünde iki deplasman galibiyetini geride bıraktıklarını kaydeden Kuyt, 'Şimdi Trabzonspor karşılaşması bizi bekliyor. Karşımızda tekrar çok güçlü bir rakip bulacağımızı biliyoruz. Son derece önemli ve zor bir takıma karşı oynayacağımız bir karşılaşma olacak. Üst üste 7 galibiyet aldık ve 8'incisi için çok açız' değerlendirmesinde bulundu. Dirk Kuyt, Trabzonspor maçı öncesi herhangi bir sakatlığının bulunmadığını ve maça hazır olduğunu sözlerine ekledi.Eurosport
EPDK'dan Yüksek Elektrik Faturalarıyla İlgili Açıklama
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, elektrik dağıtım şirketlerini yakından izlediklerini, faturalara yönelik manipülasyonları kabul edemeyeceklerini belirterek, 'Vatandaşlarımız rahat olsunlar. Şirketlerin yapacakları manipülasyonlar ve etkilerinin tamamı kurumumuzca bilinmekte ve gerekli tedbir ve önleyici düzenlemelerimiz hazır' ifadesi kullandı.Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, elektrikte tüketici şikayetleri ve akaryakıt fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Son günlerde özellikle fatura dönemlerinin değiştirilmesi ile gündeme gelen elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin mevzuat uyarınca yapması gerekenleri, tüketicilere doğrudan veya dolaylı olarak yansıyan tüm işlemleri kurum olarak yakından takip ettiklerini ve gerekli değerlendirmeleri yaptıklarını belirten Yılmaz, elektrik dağıtım şirketlerini yakından izlediklerini bildirdi.Tüketici şikayetleriyle ilgili konuya özel önem verdiklerini ifade eden Yılmaz, Elektrik Piyasası Dairesinde bir grup başkanlığının tamamen tüketici problemleriyle ilgili çalışmaları yürüttüğünü ve EPDK'ya ulaşan tüketicişikayetlerinin ilgili birimce değerlendirilip cevaplandırıldığını ve gerekli görüldüğünde dağıtım şirketlerinin uyarıldığını vurguladı.Yılmaz, faturalara yönelik manipülasyonları kabul edemeyeceklerini belirterek, 'Fatura dönemlerinin yılın son ayında uzaması, ilk ayında kısalması, güvence bedeli tahsili-iadesi, sayaç sökme-takma, sayaç bedeli gibi fatura tutarını veya ödeme sürecini etkileyen, tarifelere etkisi olan tüm elektrik dağıtım ve tedarik şirketlerinin faaliyetlerini yakından takip ediyoruz ve gerekli önlemleri alıyoruz' ifadelerini kullandı.EPDK Başkanı Yılmaz, fatura döneminin uzaması-kısalmasının kayıp-kaçak hedeflerinde şirkete kazandırabilecekleri ya da 2016 yeni tarife dönemi hesaplarına yönelik etkisi, yine güvence bedelinin geç iadesi gibi usulsüz uygulamaların, sayaç bedeli gibi usulsüz tahakkukların, tüketiciye veya 2016 yeni tarife dönemine etkileri üzerinde değerlendirmelerin devam ettiğine dikkati çekti.Tüm fatura bileşenleri ile voltaj-gerilim dalgalanması, kesintilerin süresi ve sayısı gibi teknik bileşenlerin de her an yakından kontrol edildiğini, aynı zamanda şirketlerin hizmeti, tüketiciye etkileri ve mali boyutlarının da incelendiğini belirten Yılmaz, 6446 sayılı Kanunla oluşan dağıtım sisteminde tüketicilerin tesis ettiği hatların işletilmesi, arızalarının giderilmesi, bakım-onarımının yapılması ve bu hatların devir alınmasında oluşan problemlerin de takip edildiğini ve gerekli yaptırımların uygulandığını kaydetti.Yımaz, elektrikte yatırım ve işletme planlarının dönemlik olduğunu, 2011-2015 döneminin son yılı olması nedeni ile de dağıtım ve tedarik şirketlerinin tüm harcamalarının, gelirleri ile birlikte dağıtım faaliyeti kapsamında yapılmış tüm satın alma ve ihale işlerinin de ayrıca incelendiğini bildirdi.Yılmaz, '2016 ve sonrası tarifelerinin belirlenmesinde kullanılmasının yanı sıra usulüne uygun olmayan harcamalar düzeltilerek gerekli yaptırımlar uygulanacaktır' ifadesini kullandı.Önleyici düzenlemeler hazırVatandaşların dağıtım ve tedarik şirketleri ile karşılaştıkları problemlerden haberdar olduklarını anlatan Yılmaz, usulsüzlüklerin üzerine doğrudan gidildiğini, herhangi bir istisna gözetilmeden sorunların çözümü konusunda yaptırımların uygulandığı ve şirketlerin gerektiği şekilde cezalandırıldığını kaydetti. Yılmaz, şöyle devam etti:'Vatandaşlarımız rahat olsunlar, tüm haklarını koruyacak şekilde kurumumuz çalışmakta, şirketlerin yaptığı manipülasyonlar için gerekli düzeltici/cezalandırıcı çalışmalar yapılmaktadır. Yapacakları manipülasyonlar veetkilerinin tamamı Kurumumuzca bilinmekte ve gerekli tedbir ve önleyici düzenlemelerimiz hazırdır.''EPDK olarak haksız kazanılacak bir kuruşun bile peşine düşüyoruz'Petroldeki ve dövizdeki son artışların akaryakıt fiyatlarına olumsuz yansıdığına işaret eden Yılmaz, bu dalgalanmanın önümüzdeki süreçte durulacağını ümit ettiğini ifade etti.Tüketicilerin rahat olmasını isteyen Mustafa Yılmaz, EPDK'nın akaryakıt piyasasındaki rafineri ve dağıtım şirketlerinin fiyat oluşumunu yakından izlediğini belirtti. Yılmaz, haksız kazanılacak bir kuruşun bile peşine düştüklerini bildirdi.AA
Reklam
"Galatasaray Kariyerimdeki En İyi Kulüptü"
Galatasaray'da 3 sezon forma giyen Albert Riera, Sarı-Kırmızılı takımdan ayrılığının ardından ilk kez konuştu. Şu anda boşta olan ve serbest oyuncu olduğu için transfer dönemi bitmiş olmasına karşın gelecek sezon için bir kulübe imza atma şansı bulunan İspanyol oyuncu, Türkiye ile ilgili unutamadığı birçok anısının olduğunu ifade etti.“Galatasaray’da her an özeldi. Ama Kadıköy’de kaldırdığımız şampiyonluk kupası en unutulmaz olanıydı” diyerek söze giren 33 yaşındaki orta saha oyuncusu, “İlk sezonumda, Fenerbahçe’nin stadında şampiyon olduk. Bunu asla unutamam. Kutlama yapmayalım diye ışıkları kapattılar. Ama biz buna rağmen kutlamayı doyasıya yaptık” ifadelerini kullandı.“EN İYİ TARAFTAR”İspanyol oyuncu “Hayatımda elde ettiğimiz en özel, önemli başarılardan bir tanesiydi. Ezeli rakibin stadında şampiyonluk kupasını kaldıran takımın bir parçası, bu tarihi anın kahramanlarından biri olmaktan dolayı gurur duyuyorum Galatasaray kariyerimdeki en iyi kulüptü” diye konuştu.'DÖNMEK İSTİYORUM'Kendisini Galatasaray’ın bir taraftarı gibi hissettiğini belirten Albert Riera, “Desteğimi her zaman sürdüreceğim. Galatasaray taraftarı, daha önce görmediğim kadar iyi bir taraftar topluluğu. Gördüğüm en iyi taraftar” şeklinde konuştu. Galatasaray’a dönmeyi çok istediğini de ifade ederek “Daha uzun süre oynayarak çok daha iyisini yapabilirdim. Profesyonelliğin gereğini her zaman kusursuz biçimde yapmaya çalıştım. Ama bazen bu yetmeyebiliyor. Umarım bir gün oyuncu, yardımcı antrenör veya teknik direktör olarak dönebilirim” dedi.Bugün
Alibaba, İnsansız Hava Aracıyla Teslimata Başladı
Çin'in en büyük internet mağazası Alibaba, deneme amaçlı olarak insansız hava aracıyla teslimatlara başladı.Şirket üç gün sürecek deneme programı kapsamında, Pekin, Şanghay ve Guangzhou kentlerinde dağıtım merkezlerine en fazla bir saatlik mesafedeki yüzlerce adrese teslimat yapılacağını açıkladı.Alibaba'nın açıklamasında, yeni teknolojinin teslimatları hızlandırma potansiyeli olduğu belirtildi.Amazon, Google ve UPS gibi şirketler de insansız hava araçlarıyla teslimat üzerinde çalışıyor.Alibaba deneme kapsamında, gönderilerin ağırlığının 340 gramı geçmemesi için sadece zencefil çaylarını bu uçaklarla gönderiyor.Tech in Asia adlı blog sitesi, denemenin Alibaba'nın üçüncü parti satıcılarla alıcıları buluşturan ve eBay'e benzer bir platform olan Taobao kolu tarafından gerçekleştirildiğini ve toplam 450 alıcıyı kapsayacağını duyurdu. Tech in Asia'dan Paul Bischoff, BBC'ye 'Teslimatların kapsamının sınırlı olmasına rağmen, Taobao gerçek insanlara gerçek mallar gönderiyor. Bu, Batılı muadili Amazon'unkinden daha ileri bir adım' dedi.Bischoff, bununla birlikte insansız hava araçlarının yaygınlaştırılmasının uzun zaman alabileceğine dikkat çekti.2013'ta InCake adlı bir pastane, Şanhhay'da yerden kumanda edilen uçaklarla pasta teslimatına başlamıştı. Ancak şirketin bu teslimatı, ruhsat almadığı gerekçesiyle yerel sivil havacılık kurumu tarafından durduruldu.Google, Amerika Birleşik Devletleri'nde insansız hava araçlarının kullanımına ilişkin sınırlamalar nedeniyle, bu alandaki testlerini Avustralya'da gerçekleştirmeye başlamıştı.BBC
Reklam