IŞİD ve Bonzai Araştırma Önergeleri AK Parti Oylarıyla Reddedildi
Meclis Genel Kurulu'nda, MHP tarafından verilen bonzai ile mücadelenin araştırılması önergesi, AK Partili vekillerin hayır oyları ile reddedildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nun 59. Birleşimi yoklama ile açıldı. Birleşimi TBMM Başkanvekili Sadık Yakut yönetirken, katip üyelikleri Burdur Milletvekili Bayram Özçelik ve Erzincan Milletvekili Muharrem Işık yaptı.Başkanlığın Genel Kurula sunuşları tek tek ele alındı. Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge okunmaya başlandı. HDP Grubunun, IŞİD'in Türkiye'deki faaliyetlerinin araştırılması önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü. HDP Grubu önerisi AK Partili üyelerinin hayır oyu vermesi üzerine kabul edilmedi. Birleşime bir saat ara verildi.MHP Grubunun, bonzai ile mücadelenin araştırılması önergesinin gündeme alınması önerisi görüşülmeye başlandı. Önerge üzerinde ilk sözü MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri aldı. MHP önerisi üzerine AK Parti Milletvekili İsmail Tamer söz aldı. Ardından CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan önerge üzerine görüşlerini dile getirdi. AK Parti Ali Erçoşkun’da önerge üzerine konuştu.Konuşmaların ardından MHP’nin önergesi oylandı. Önerge AK Partili vekillerinin hayır oyları üzerine reddedildi. Cihan
Albayrak: "Gönlümdeki Aslan; Ali Dürüst"
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak Ali Dürüst 'ün başkanlığa aday olmasını istediğini açıkladı.Sivas'ta NTV Spor'un sorularını yanıtlayan Albayrak, Dürüst'e güvenini dile getirdi. Albayrak, 'Benim gönlümde yatan bir tane aslan vardır. O da Ali Dürüst'tür. Benim çok özel bir yakınım ve abimdir. Ali Dürüst'ün başkan olmasını çok fazla istiyorum. Olması için de elimden gelen her şeyi yapacağım' dedi.Tecrübeli yönetici, eski başkan Ünal Aysal 'a bir tek konuda kırgın olduğunu açıkladı. Albayrak, 'Galatasaray 4. yıldızı geçtiğimiz yıl takamadı, onun için kırgın ve üzgünüm' şeklinde konuştu.Abdurrahim Albayrak, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu 'nun uzun yıllar takımı çalıştırması gerektiğini de kaytetti. Albayrak, 'Hamza Hoca'nın ismi Hamzarelli veya Cesare Hamzaoğlu olsaydı devre arasında 15 ya da 20 milyon Euro'luk transfer yaptıracaktı. Onu çok eskiden beri tanıyorum ve onunla çalışmaktan dolayı da çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Biz gideriz ya da kalarız, hiç önemli değil. Ancak Hamza hocanın Galatasaray'a uzun yıllar hizmet etmesini istiyorum' dedi.Fanatik
Arda Turan ve Fernando Torres'in Çinli Çocuklarla Buluşması
Çin'in yeni yıl kutlamaları nedeniyle Madrid'de bulunan Çinli çocuklar için Atletico Madrid'in iki yıldızı Arda ve Torres bir etkinlikte yer aldı.Kulübün düzenlediği bir etkinliğe katılan Atletico Madrid'in iki futbolcusu önce mutfağa girdiler ve futbolcu adayları için Çin yemeği yaptılar. Arda Turan hamur açarken, Torres ocağın başına geçti.Ardında futbolcular etkinliğin sürpriz kısmında Çinli çocuklarla bir araya geldiler ve sohbet edip, resim çektirdiler.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Arzumuz 2015'İn Kıbrıs'ta Çözüm Yılı Olması'
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 'Arzumuz, 2015 yılının Kıbrıs'ta çözüm yılı olması. Bu konuda da Türkiye ile KKTC arasında hiç bir görüş ayrılığı yok' dedi.ANKARADışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2015'in Kıbrıs'ta çözüm yılı olması için çaba sarf ettiklerini belirterek, uluslararası topluma KKTC üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması ve bu konudaki haksızlıklara son verilmesi çağrısında bulundu.Bakan Çavuşoğlu ve KKTC'li mevkidaşı Özdil Nami, Bakanlıkta yaptıkları baş başa ve heyetler arası görüşmeler sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.Nami'nin Ankara'ya gelmeden önce Londra'da olduğunu ve orada önemli temaslarda bulunduğunu dile getiren Çavuşoğlu, yaptıkları görüşmede, 14 Ocak'ta Lefkoşa'daki görüşmelerinde gündeme gelen konuların takibini yaptıklarını söyledi.Türkiye'nin her zaman KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Çavuşoğlu, 'Bizim arzumuz 2015 yılının Kıbrıs'ta çözüm yılı olması. Bunun için samimi gayretlerimizi devam ettiriyoruz. Bu konuda da Türkiye ile KKTC arasında hiç bir görüş ayrılığı yok. KKTC içinde de cumhurbaşkanından hükümete ve muhalefete kadar bir uyum var. Tüm siyasi partiler arasında adeta bir konsensus var' diye konuştu.Rum kesiminin samimi bir şekilde müzakere masasına dönmesini arzuladıklarını ifade eden Çavuşoğlu, hep birlikte bu yılı çözüm ve müzakere yılı yapmak istediklerini dile getirdi.'Maaselef Rum kesimi çeşitli bahanelerle bu samimiyet testinden bu güne kadar geçemedi ve müzakerelerden çekildi' diyen Çavuşoğlu şöyle devam etti:'Ortada bir tablo var. Bir tarafta Annan Planı'nı destekleyen ve aynı şekilde bugüne kadarki yakınlaşmaları kabul eden ve de şimdi hala masada olan KKTC, diğer tarafta da maalesef Annan Planı'na hayır diyen, yakınlaşmaları bile bugün kabul etmek istemeyen ve masada olmayan Rum kesimi. Bu konuda da dünyanın bakışı, özellikle Avrupa'nın ve Birleşmiş Milletler'in bakışı da nettir. Bizim dünyaya da çağrımız şudur: Artık KKTC üzerindeki kısıtlamaları kaldırmamız lazım. Bu haksızlıklara son vermemiz lazım.'KKTC'nin uluslararası alanda görünürlüğünün artırılması ve KKTC'ye yönelik kısıtlamaların kaldırılması konusunda KKTC ile koordineli bir şekilde çalıştıklarının ifade eden Çavuşoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Nami'nin Cidde'de İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni ile bir araya gelecek olmasından ve Katar'da da önemli görüşmeler yapacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti.KKTC'nin İİT'nin yanı sıra diğer uluslararası örgütlere de üye olmasını arzu ettiklerini ifade eden Çavuşoğlu, bu konudaki çalışmaları en üst düzeyde devam ettirdiklerini dile getirdi.Doğu Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol rezervleri konusunda Türkiye ve KKTC'nin ortak bir anlayışa sahip olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, tek taraflı sondaj çalışmalarına karşı olduklarını, KKTC halkının haklarını garanti altına alacak her türlü girişimi de desteklediklerini vurguladı.'Bu konuda çok samimi ve yapıcı önerilerimiz oldu ama bugüne kadar o önerilerimiz maalesef askıda kaldı' diyen Çavuşoğlu, KKTC halkının hakkının korunması için her zaman KKTC ve halkının yanında olacaklarını ve söz konusu gelişmelerden dolayı mağdur olmalarına izin vermedikleri gibi, bundan sonra da izin vermeyeceklerinin altını çizdi.KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami ise KKTC'nin haklı mücadelesinde Türkiye'nin verdiği desteğin hayati önem taşıdığını dile getirdi.Zor koşullar altında çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Nami, 'Şu anda müzakere masasını terk etmiş bir Rum liderle karşı karşıyayız. Kendisinin müzakere masasına, ön şart koymadan geri dönmesi için çalışmalarımızı her gün yoğun bir şekilde devam ettiriyoruz. Ancak bu sorumluluğun sadece Türk tarafına yüklenmesi doğru değildir' dedi.Kıbrıs konusunun uluslararası boyutları olduğunun bilindiğine işaret eden Nami, şunları söyledi:'Bu konuda uluslararası camianın da artık daha yakın ilgi göstermesi ve Rum lidere gereken telkinleri daha da fazla gecikmeden yapması gerektiğini düşünüyoruz ve bu çağrıyı kendilerine iletiyoruz. Bu süreç içerisinde çözümsüzlüğün faturasının Kıbrıslı Türklere çıkarılmasının artık durdurulması gerektiğini söylüyoruz. İzolasyonların kaldırılması gerektiğinin altını çiziyoruz. Bu yönde de çok ciddi çalışmalarımız var. Eğer dünya verdiği bu taahhütleri, aldığı bu kararları hayata geçirirse o zaman Kıbrıs Rum liderinin müzakere masasına geri dönmesi için somut adımları onlar da atmış olacaklardır.'Kıbrıs sorunu konusunda üzerlerine düşen sorumlulukları ve bugüne kadar Kıbrıslı Türklere verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri yönünde dünyaya çağrıda bulunan Nami, 'Bunu yaparlarsa bizim de çözüm irademizin ne kadar güçlü olduğu ortada. O zaman 2015 yılının kapsamlı bir çözüm yılı olmaması için ortada hiç bir neden kalmaz' diye konuştu.Dışişleri Bakanı Nami, Kıbrıs Rum kesiminin hakimiyetçi bir zihniyetle, başta doğalgaz konusu olmak üzere AB ve diğer unsurları çözümü kolaylaştıracak değil de müzakere masasında taraflardan birinin diğeri aleyhine kullanacağı bir koz olarak görmeye devam etmesi ve dünyanın buna göz yumması durumunda, 2015'in kaçırılmış bir fırsat yılı olarak tarihte yerini alacağını söyledi. Nami, 'Arzumuz bu değil. Arzumuz gerek doğalgaz konusunun, gerek AB'nin gerekse diğer tüm konuların kapsamlı çözüme hizmet edecek şekilde kullanılmasıdır' ifadesini kullandı.'Mücadeleye devam edilecek'Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'de eğitilen ve donatılan muhalif gruplara ilişkin, 'Hem DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle, hem de rejim unsurlarıyla mücadele edecekler' dedi.Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Türkiye ve ABD arasında imzalanan Suriyeli muhaliflere yönelik eğit-donat programı mutabakatında, muhaliflerin kiminle savaşacağına ilişkin soru üzerine, eğitilen ve donatılan muhalif grupların hem terör örgütleriyle hem de rejim unsurlarıyla mücadele edeceğini söyledi.Eğit-donat programı konusunda ABD ile imzalanan mutabakat belgesi konusunda detaylı bilgiler verdiklerini kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye'de eğitilen ve donatılan muhalif grupların, dünyada 114 ülkenin tanıdığı Suriye Ulusal Koalisyonu'na bağlı gruplar olduğunu hatırlattı.'Kendilerine tehdit unsuru olan herkesle mücadele edecekler' diyen Çavuşoğlu, 'Bir tarafta DAEŞ ve diğer terör örgütleri, diğer tarafta da 200 binden fazla insanı öldüren ve Halep'e de sürekli saldırılar yaparak sivil insanları öldürmeye devam eden rejim unsurları vardır. Bu kişiler hem DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle, hem de rejim unsurlarıyla mücadele edecekler' ifadesini kullandı.Çin'den alınacak füze savunma sisteminin NATO'ya entegre edilmesine dair soruya cevaben Çavuşoğlu, Savunma Bakanlığı ve Savunma Müsteşarlığı'nın süreci takip edeceğini, atılacak adımların ve alınacak kararların değerlendirmesini birlikte yapacaklarını ifade etti.'Kıbrıs'ta tüm siyasi partiler arasında ortak bir akıl oluştu'KKTC Dışişleri Bakanı Nami, Rum tarafının tavrını Kıbrıs müzakerelerinin geleceği açısından nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya cevaben, Kıbrıs Türk tarafında özellikle 11 Şubat 2014 anlaşmasıyla birlikte tüm siyasi partilerin arasında ortak bir akıl oluştuğunu söyledi.Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin 11 Şubat 2014 belgesinde tarif edilen şekilde, iki bölgeli, iki toplumlu, iki kurucu devletli siyasi eşitliğe dayanan federal bir çözüm için bir vizyon birlikteliği bulunduğunu ve bunun çok güçlü bir şekilde sürekli ifade edildiğini söyleyen Nami, şöyle devam etti:'Rum tarafında bugün toplanan ulusal konseyin 11 Şubat 2014 belgesine atıf yapamaması, 'iki toplumlu iki bölgeli federal bir çözüm' ifadesini dahi kullanamaması son derece anlamlıdır ve endişe vericidir. Özellikle uluslararası camianın dikkatli bir şekilde not etmesi gerekir. Eğer Rum tarafının üzerinde gereken telkinleri yapmakta imtina ederlerse ve bir takım unsurları, doğalgaz, AB üyeliği gibi kozları Rum tarafının tekelinde bırakan, kapsamlı çözüme hizmet etmeyen tek yanlı kozlar olarak kullanılmasına yol açan unsurlar olarak gündemde tutarlarsa, Rum tarafının çözüm iradesi gittikçe daha da zayıflayacaktır. Biz bundan endişe ediyoruz. Rum tarafındaki çözüm iradesinin mutlaka aklın gerektirdiği yola gelmesi, uluslararası caminanın da oradaki gelişmeleri not edip gerekeni yapması lazım.'Doğalgaz konusunda Güney Kıbrıs Rum kesiminin yaptığı anlaşmaların sorulması üzerine Nami, doğalgaz ve hidrokarbon konusunun kapsamlı çözümü destekleyen bir unsur olarak kullanılması gerektiğini söyledi. Tüm uluslararası camianın da bu doğrultuda görüşlerini dile getirdiğini kaydeden Nami, 'Rum tarafı ısrarla Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını gözardı ederek, tek yanlı adımlar atmaya devam etmektedir' diye konuştu.Kıbrıs Türk halkınının meşru hak ve çıkarlarını korumakla ilgili herhangi bir tereddüte girmeyeceklerini belirten Nami, 'Kıbrıslı Türkler bugüne kadar bu konuda hiç şüpheye yer vermeyecek net iradelerini ortaya koymuşlardır' ifadesini kullandı.Türkiye'nin de verdiği güçlü destekle Kıbrıs Türk halkının haklarını korumaya devam edeceğiz' diyen Nami, Kıbrıs Rum yönetiminin hiçbir şekilde Kıbrıslı Türkleri temsil etme yeteneği olmadığını vurguladı.Kıbrıslı Türklere de ait olan bu haklar konusunda tek yanlı adım atılmayan daha yapıcı bir dönem görmek istediklerini ifade eden Nami, şunları ekledi:'Bu konu yüzünden kapsamlı müzakere masasından kalkan Rum liderinin tavırlarında ısrarcı olması, elbette yapıcı bir tavır olarak algılanamaz. İleriki dönemde Kıbrıslı Türkleri hiçbir şekilde temsil etme yeteneği olmayan Kıbrıs Rum yönetiminin, bizlere de ait olan bu konularda tek yanlı adım atmayacağı, daha yapıcı bir dönem görmek istiyoruz. Bizim arzumuz budur.'Muhabir: Ahmet Esad Şani, Sinan PolatAA
Reklam
Anadolu Efes, Finalde Fenerbahçe'nin Rakibi Oldu
Royal Halı Türkiye Kupası'nda Darüşşafaka Doğuş'u 88-73 yenen Anadolu Efes, finale yükseldi.Maçın ilk sayısı Anadolu Efesli Doğuş Balbay'dan geldi. Müsbakanın ilk 5 dakikası 13-12 Anadolu Efes'in üstünlüğüyle sonuçlandı. İstanbul temsilcisi Anadolu Efes, farkı açmaya çalışsa da bundan başarılı olamadı ve ilk çeyreği 28-26 önde bitirdi.İkinci periyodun ilk bölümünde Ersin Dağlı ile skoru 37-37'e getiren Darüşşafaka Doğuş maça dengeyi getirdi. Yaklaşık 2 dakika boyunca takımlar sayı bulamadı. Periyodun kalan bölümünde Anadolu Efes farkı 9 sayıya çıkarsa da devreye 48-45 önde girdi.Üçüncü periyotta perdeyi Anadolu Efes'ten Saric 3 sayılık atışla açtı. Bu çeyreğin ilk 5 dakikasında Darüşşafaka Doğuş üst üste top kaybedince, 10 sayı geriye düştü. Periyodun kalan bölümlerinde iyi savunma yapan, Perperoglou ve Saric ile dışarıdan sayılan bulan Anadolu Efes, çeyreği 68-57 önde tamamladı.Son çeyrekte Anadolu Efes aradaki farkı korumasını bildi. Periyodun son 5 dakikasına 77-64 önde giren Anadolu Efes, karşılaşmadan da 88-73 galip ayrıldı.Final biletini alan Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker'in rakibi oldu.Bu arada, maçın yıldızı Anadolu Efes'ten Perperoglou seçildi.Kaynak: AA
G.Saray'dan Soma Açıklaması
Galatasaray, resmi sitesi aracılığı ile Soma'ya yardım amacıyla yapılan Atletico Madrid maçının hasılatının ne olduğu ile ilgili bilgilendirme yaptı. Sarı-kırmızılılar, LFP'ın (Liga de Fútbol Profesional) ile bir ihtilaf olduğunu, bu nedenle henüz yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamadığını açıkladı.'Soma faciasında yaşamını yitirenlerin ailelerine yardım amacıyla 06.08.2014 tarihinde Galatasaray ile Atletico Madrid arasında İspanya Ligi’nin LFP World Challenge programı çerçevesinde oynanan maçla ilgili olarak son günlerde medyada çıkan haberler dolayısıyla kamuoyunun bilgilendirilmesi zorunlu olmuştur.İzmir Atatürk Stadı’nda oynanan Galatasaray ile Atletico Madrid maçı sonrası elde edilen hasılat, LFP'ın (Liga de Fútbol Profesional) resmi biletli seyirci sayısını kabul etmemesi sonucu ortaya çıkan ihtilaf nedeniyle bloke edilmiştir.İhtilafın halledilmesinin ardından söz konusu yardım ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacaktır.Galatasaray Spor Kulübü'Sporx
Reklam
Reklam
'7 Haziran Sonrası İlk İşimiz Bu Kirli Gazetelere El Koymak Olacak'
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, İzmir'de düzenlediği basın toplantısında ''Şimdi de Kılıçdaroğlu için yazıyorlar. Kılıçdaroğlu cam gibidir. 8-9 Haziran'da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır'' dedi.CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin İzmir’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hurriyet.com.tr'de yer alan habere göre, Tekin, gazetecilerin CHP Milletvekili Umut Oran hakkında ortaya çıkan iddialarla ilgili  sorularına “Hepsi kirliliktir, bu kirliliklerin hesabını soracağız. Hele Umut Oran gibi bildiğimiz bir kardeşimizin bu kirli işlerde olmayacağını hepimizin bilmesi lazım. Bu pis işler tuzak işler hep bunların işleri olduğu için zannediyorlar ki CHP’liler de bu işlerin içinde. CHP’liler bu işleri beceremez, CHP’liler çalma çırpma ve tuzak işleri beceremez” yanıtını verdi. İşte Gürsel Tekin'in açıklamaları:BU UÇAĞI KİM DÜŞÜRDÜ CEVABINI VERECEKSİNİZDaha önce Urfa’da kamuoyuna paylaşmış olduğum Süleyman Şah Türbesi ve düşürülen uçağımızla ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.  Düşen uçağımızla ilgili AKP yöneticilerinin tamamı bütün televizyonları işgal ettiler. Bırakın uçağımıza, bizim coğrafyasında uçacak kuşun kanadına dokunursanız bedeli ağır olur. Tutmayı bizi dediler. Sakin olun dedik. E tutmadık sizi? Bir soru soruyorum. Bu milli mesele, siyasi parti meselesi değil. Bu ülkenin uçağı düşüyorsa 76 milyon olarak bunu dert edinirizBasit soru sorduk. Hangi gerekçe ile hava sahasını ihlal ettiniz, pilotun ısrarına rağmen hava sahasısını ihlal edin diyen kim? Bu uçağı kim düşürdü. Bana Savunma Bakanı cevap göndermiş. Daha öncede siz dinleniyorsunuz demiştim. Bana cevap verdiler bizi kimse dinleyemez. Sonra rezillikler çıktı ortaya.SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ'NDE 8 AYDIR PERSONEL DEĞİŞİMİ OLMUYORŞimdi de dosyada gizlilik var cevap veremeyiz. Türkiye’nin uçağı düşmüş bu millet meselesi. Bu uçağı kim düşürdü cevabını vereceksiniz. Süleyman Şah’ta 8 aydır personel değişimi olmadığını söyledik. Konya ne kadar Türkiye’nin toprakları ise Süleyman Şah da Türkiye’nin parçasıdır. 8 aydır personel değişimi olmuyor. 7 aydır lojistik destek, yani personelin yiyeceği içeceği desteği yapılamıyor. Hodri meydan. Binelim uçağa gidelim Süleyman Şah Türbesi'ne.EN ÇOK GÜVENLİĞE İHTİYACI OLAN PARTİ CHPGelelim İç Güvenlik Paketi'ne.  Ak Parti’nin bir cahil grup başkanvekili şunu söyledi: Buna kim karşı çıkarsa vatan hainidir. En çok güvenliğe ihtiyacı olan parti CHP'dir. Utanmadan arlanmadan Almanya modeli diyorlar. Almanya'da iktidarın valisi, polisi, yargıcı var mı? 81 tane il valisi AKP il başkanı gibidir.ABDULLA GÜL'E TEŞEKKÜR EDİYORUMBir öğrenci kardeşimiz neden 18 ay yattı. Poşu taktığı için yattı. Terör Yasası'nda var zaten. Molotof dahil var. Neden yalan söylüyorsun. Bu bir sıkı yönetim yasasıdır. Gecikmiş bir açıklama olsa da sadece Abdullah Gül’e teşekkür ediyorum. Gül bir şey daha söyledi. Başkanlık sistemi tartışılıyor. Talan tipi başkanlık sistemi olmaz dedi.CHP İLE İLGİLİ OLAĞANÜSTÜ KAMPANYA VARSon dönemlerde CHP ile ilgili olağanüstü bir kampanya var. Biz CHP’yiz. Taşeron siyasi partiler geliyor gidiyor. Bir siyasi parti ayakta. Neden? Çünkü kirliliklere bulaşmamış. Önce benimle ilgili, bir gazeteyi açtım Alman ajanları Gürsel Tekin’e bilgi veriyor. Fotoğrafa baktım ben de şaşırdım, Burası neresi. Sözde belge açıklıyorlar Almanların gözleri kapalı benim gözlerim açık. Şimdi yargı yoluyla hesabını sorup burunlarından fitil fitil getireceğim.8-9 HAZİRAN'DA İLK İŞİMİZ BU KİRLİ GAZETELERE EL KOYMAK OLACAKŞimdi de Kılıçdaroğlu için yazıyorlar. Kılıçdaroğlu cam gibidir. Ama Davutoğlu’na AKP’lilere bakın nedene bakarsanız bakın kirliliği görürsünüz.  8-9 Haziran'da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır. Sadece el mi koyacağım, buna bulaşmış bütün iş adamlarından hesabını soracağız. Konuşulması gereken önemli meseleler var. IŞİD meselesi, Süleyman Şah Türbesi tartışılması gerekirken bu tartışmaların önünü neyle keseceksiniz. Kirli gazetelerinizin başka haberleriyle keseceksiniz.BU SIKIYÖNETİM YASASIİç Güvenlik Paketi demeyin, sıkıyönetim paketi. Biz sadist miyiz. Bizim güvenli yerlerde yaşamaya ihtiyacımız var. Bu sıkıyönetim yasası. Bu sadece AKP’lileri ilgilendiren mesele midir. Hayır 2-3 aileyi kurtarmak için.Erdoğan 400 vekil isterken onu CHP için istemiş. Parti adı verdi mi. Vermedi. Başta CHP olmak üzere 3 parti siyasi mücadele veriyor. Yetmiyor eski cumhurbaşkanı dahil oluyor buna. Bu yasayı uygulaması gereken kurumlar bunan neresinde diye soruyoruz. Asker, jandarma, polis bunun neresinde. Bunu cebren buradan geçirebilirler. Ama Anayasa Mahkemesi'nden yüzde 100 dönecektir.MECLİS'TEKİ SALDIRILARIN HESABI SORULACAKMeclis’teki saldırıların hesabı sorulacaktır. Biz mücadele alanlarından geliyoruz. Kimse merak etmesin.Hürriyet
Kılıçdaroğlu: 'Kardeşin Kardeşi Öldürmesine İzin Vermeyeceğiz'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti CHP'dir. Kardeşin kardeşi öldürmesine, Müslüman coğrafyasında kan akmasına izin vermeyeceğiz' dedi.TEKİRDAĞCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Ortadoğuluyu kurtarmak, Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir, herkes bunu çok iyi bilsin. Çünkü biz kardeşin kardeşi öldürmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü biz Müslüman coğrafyasında kan akmasına izin vermeyeceğiz' dedi.Kılıçdaroğlu, Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesindeki İsmet İnönü Spor Salonu'nda düzenlenen 'Tekirdağ Halk Buluşması' etkinliğinde yaptığı konuşmada, Tekirdağ'ın sosyal demokratların kalesi olduğunu ve Tekirdağ'da olmaktan, Tekirdağlılarla beraber olmaktan onur duyduğunu söyledi.2014 yerel seçimlerinde Tekirdağ'da CHP'nin başarısının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Beni mutlu eden bir şey daha var, 12-0 yaptınız. Birilerinin uykusunun kaçtığını biliyorum. Önümüzde haziran ayında seçim var. Hepimiz hazırlıklı olacağız, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarına bütün Türkiye hazır olsun. Sözüm söz, Türkiye Cumhuriyeti'nde yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Yoksul hiçbir ev olmayacak. Çünkü biz yoksulluğu yönetmeyeceğiz, yoksulluğu bitireceğiz. Ahdımızdır bu, göreceksiniz' diye konuştu.Türkiye için güzel projelerinin olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:'Çiftçi ektiği ürünün karşılığını, alın terinin karşılığını Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında alacak. Huzur içinde alacak. Çiftçinin tükettiği mazottan KDV'yi ve ÖTV'yi almayacağız. Bunun sözünü veriyoruz, bu söz Cumhuriyet Halk Partisi'nin namus sözüdür. Emekli de hayatından memnun değil. Geçinemiyorlar, 'sıkıntımız var' diyorlar. Emekli dernekleriyle bir araya geldik, oturduk, konuştuk ne istiyorsunuz dedik. Hesabını kitabını yaptık. Emeklilere de söyledik, yine söylüyorum, yine söyleyeceğim. Bütün emekliler bütün Türkiye'de söylesinler. CHP iktidarında emeklilere Ramazan Bayramı'nda ve Kurban Bayramı'nda birer maaş ikramiye vereceğim. 10 milyon emekli var, 10 milyon emekli kardeşimize sesleniyorum. Ramazan Bayramı'nda, Kurban Bayramı'nda torunları ile çoluk çocukla huzurlu bir bayram geçirmek istiyorsan adresin belli, yerin belli Mustafa Kemal'in partisi, Atatürk'ün partisi, Cumhuriyet Halk Partisi. Ha, şunu söylüyorsan, 'aldığım aylık benim için çok iyi, sürünüyorum ama böyle idare edeceğim' diyorsan onun da yeri belli, gidersin oyunu oraya verirsin ama 'ben adam gibi yaşamak istiyorum, Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulundum ben, alın teri döktüm, fabrikalar kurdum, tarlada çalıştım, esnaftım çalıştım şimdi emekli oldum geçinemiyorum' diyorsan yerin belli, yurdun belli, adresin belli. CHP'ye geleceksin, halkın partisine geleceksin.'Bunları söylediğinde 'Parayı nereden bulacaksın' dediklerini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'En son 17-25 Aralık olaylarını hepiniz biliyorsunuz, yaşadınız ve gördünüz. Bakanların çocuklarının yatak odalarında paraların nasıl istif edildiğini gördünüz. Kaçak saraya bir trilyon civarında elektrik faturasını gördünüz. Onların tamamını keseceğim, o hortumları keseceğim, emekçiye vereceğim, çiftçiye vereceğim, işçiye vereceğim, halka vereceğim. Onların iktidarında onlar zenginleşti, halk fakirleşti. Halkın iktidarında halk zenginleşecek, onlar fakirleşecek. Bunun sözünü veriyorum, hiç kimse bundan endişe etmesin. Çiftçi için mazotun fiyatını düşüreceğiz deyince 'nasıl yapacaksınız' diyorlar, biz onu yaparız. Biz halkı düşünürüz, halk için çalışırız biz. Söyledim, devlette 27 buçuk yıl çalıştım, devletin en büyük bütçesini yönettim. Vergi denetimi yaptım, çalıştım, vergi nasıl toplanır, para nasıl harcanır ama halk için, cep için değil, halk için nasıl harcanır onu çok iyi bilirim. Hesap uzmanlığını yaptım ben bu işin. Tabi para nasıl toplanır deyince onların yürekleri atıyor, çünkü ben parayı onlardan alacağım halktan değil. Onlar ödeyecekler bedelini.''Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti CHP'dir'İşsizliğin Türkiye'de çok temel bir sorun olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:'Türkiye'nin bütün illerinde işsizlik var. Yetmezmiş gibi 1 milyon 700 bin de Suriyeli kardeşimiz var. Şanlıurfaya git, 60 liraya saati belli olmayan sürede çalışmaya hazır Urfalı kardeşim var. 60 lira, bir günde, 8 saat, 10 saat bana sadece 60 lira ver, akşam eve giderken çocuklara yiyecek götüreyim ama Suriyeli geliyor diyor ki 60 lira ne gerek sen bana 20 lira ver ben 20 liraya çalışacağım. Şimdi diyor ki bakan, 'Suriyeli kardeşlerimize iş vereceğiz' diyor. Başbakan da gitti Davos'ta orada açıklama yaptı, efendim Avrupa'da işsizlik var ne kadar işsiz varsa Türkiye'ye gelsin onlara iş vereceğiz diyor. Hani derler ya ayranı yok içmeye... gibi. Kardeşim senin memleketinde dünya kadar işsiz var. 5,5 milyon insan işsiz. Biz ne yapacağız, Suriye politikasını bitireceğiz, izin vermeyeceğiz. Suriye'deki savaşı da bitireceğiz. Ortadoğu'daki karmaşayı da bitireceğiz. 1 milyon 700 bin Suriyeli kardeşimize de diyeceğiz, savaş bitti kendi ülkene dön, huzur içinde dön diyeceğiz.Diyorlar ki 'dış politikayı böyle yapabilir misiniz', elbette yaparız. Halk Partisiyiz biz yaparız, bizim yapma gücümüz ve irademiz var. Ortadoğuluyu kurtarmak, Ortadoğu'da kan akmasını engelleyecek tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir, herkes bunu çok iyi bilsin. Çünkü biz kardeşin kardeşi öldürmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü biz Müslüman coğrafyasında kan akmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü biz Türkiye'den kardeşini öldürmek için bekleyen insanların eline silah vermeyeceğiz, çünkü biz Katar'dan gelen paraları teröristlerin cebine koyan bir anlayışı asla savunmayacağız. Bizim ilkemiz, bizim hedefimiz belli. Kim koydu, Mustafa Kemal Atatürk, ne dedi, 'Yurtta barış, dünyada barış' dedi. Aynı şeyleri söyleyeceğiz.''İlk mücadele edeceğimiz alan işsizlik''Bizim iktidarımızda ilk mücadele edeceğimiz alan işsizlik. İşsizlik belasını ortadan kaldırmaya karalıyız. Herkesin işi, herkesin aşı olacak. herkes mutlu olacak, her evde huzur olacak' şeklinde konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:'Şimdi huzurunuz yok, gerginlik var toplumda. Diyor ya birisi, dışarıya çıkıyoruz, yüzde 50 bize düşman gibi bakıyor. Yüzde 50'yi sen düşman gibi görüyorsan o rakam yüzde 50 değil, yüzde 80'i düşman gibi bakıyor. Hem memleketi soyacaksın hem de dost görüneceksin. Kimse kusura bakmasın, biz 17 Aralık olayında bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. Onun için CHP iktidarının ilk 3 ayda çıkaracağımız kanunun adı temiz ahlak yasası olacak. Siyasette ahlakı egemen kılacağız. Parlamento zenginleşme aracı değil, halka hizmet aracıdır. Oraya gidecek insanlar, parlamentoda hizmet verecekler, halk için, halkın çıkarı için görev yapacaklar orada. Türkiye Büyük Millet Meclisinde hırsızlara yer yok, hırsızlara yer vermeyeceğiz, bunun yasasını çıkaracağım. Yine ilk 3 ayda çıkaracağımız kanunun adı aile sigortası kanunu olacak. Hiçbir aile bir başkasına muhtaç olmayacak, sosyal devletin güvencesinde olacak. Onun ayrıntılarını da sizlere daha sonraki süreçlerde anlatacağım.''Biz kadın erkek eşitliğine inanan bir siyasal gelenekten geliyoruz'Kılıçdaroğlu, kentte vatandaşlarla bir araya geldiğini, güzel bir sohbet yaptığını ifade etti.Kadın kardeşlerine seslendiğini, bir rejim değişikliğinde en büyük zararı görecek olanların kadınlar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:'Biz kadın erkek eşitliğine inanan bir siyasal gelenekten geliyoruz. Bu kadın erkek eşitliğini onlar kabul etmiyorlar. Fizyolojik eşitlikten bahsediyorlar, biz onu kastetmiyoruz. Hukukun önünde, yasaların önünde, kentte, kültürde, sanatta her alanda eşitlikten bahsediyoruz. Neşet Ertaş ne diyor, 'kadın insandır, biz insanoğlu' diyor. Ne kadar güzel değil mi. Neşet Ertaş kimdir? Anadolu'nun mayasıdır, bizim kültürümüzdür Neşet Ertaş, kadın insandır biz insanoğlu diyor. Ana dili vardır, ana kültürü. İlk dili ondan öğreniriz, ilk kültürü ondan öğreniriz. Babamızdan bir şey istemeyiz, annemizden isteriz. Ağlarken anne diye ağlarız. O nedenle annelerin bizim gönlümüzde de bizim kültürümüzde de ayrı bir yeri vardır. Anneleri yüceltecek olan kültür sosyal demokrat kültürüdür. Kadınlara önem verecek olan kültür, sosyal demokrat kültürdür. Kadını insan olarak görüp, yücelten kültür sosyal demokrat kültürdür. Kadını eve hapsedeceksin, bu bizim kültürümüzde yoktur.Tarlaya gidin, kadın erkek beraber çalışırlar, kentte gelince niye beraber çalışmasınlar. Tarlada çalışıyorlar, omuz omuza çalışıyorlar. Omuz omuza mücadele ediyorlar, beraber mücadele ederek güzel bir hayat kuruyorlar. Kente gelince neden eve hapsediyorlar, ben bunu kabul etmiyorum, eminim hiçbir kadın bunu kabul etmiyor. Onun için 2015 seçimlerinde en büyük beklentim kadınlarda. Nasıl çocuğunuza sahip çıkıyorsanız, bu ülkenin de geleceğine sahip çıkın. Bu ülkenin geleceği için mücadele edin.''4 yıllık yetki verin'Konuşması sırasında salonda bulunanlardan bir kişinin 'emeklilerden biraz da bahsedin' demesi üzerine Kılıçdaroğlu, emekliler, atanamayan öğretmenler, çiftçiler, işsizler, sanayiciler, esnaflar, hayatın her kesimine dokunduklarında bin ah işittiklerini söyledi.Daha önce söylediği bir şeyi yine dile getireceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan kendisine sadece 4 yıl yetki vermelerini isteyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'4 yılda yeni bir Türkiye çıkacak ortaya. 4 yılda bütün komşularıyla barışan bir Türkiye çıkacak ortaya. 4 yılda hiçbir üniversite öğrencisi 'yurdum yoktur' diyemeyecek, her öğrencinin yurdu olacak. 4 yılda işsiz kimse bırakmayacağım. 4 yılda yoksulluğu tarihe gömeceğim. Bu ülkede hiçbir aile ben yoksulum demeyecek. 4 yılda Türkiye'yi uçuracağım, sözünü veriyorum size. Uzun süre değil, 4 yıl. Neden güveniyorum? Biz bu ülkeyi namusumuzla yöneteceğiz. Biz bu ülkeyi kul hakkı yemeden yöneteceğiz. Biz bu ülkenin bütün yurttaşlarına sen ben demeden, benden ondan demeden hepsine hizmet edeceğiz. Bizim amacımız bu, biz bunu yapacağız. Onun için söylüyorum, kadın erkek demeden, doğu batı kuzey güney demeden, bu ülkeye barışı getireceğiz. 4 yıllık süre istiyorum. Namusumuzla 4 yıl yöneteceğiz bu ülkeyi. Avrupalı da görecek, 4 yılda Türkiye nereye geliyor.''Birinci sınıf demokrasi getireceğiz'Gidip Avrupa Birliği'nde, Brüksel'de 'yeni bir sayfa açalım' demeyeceklerini, Avrupa'da birinci sınıf demokraside ne varsa onlar sormadan kendilerinin ülkeye getireceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Benim ülkemin vatandaşı birinci sınıf demokrasiye layık değil mi? Niye onlar dayattığı zaman demokrasi geliyor, niye biz yapmıyoruz. Bakın çok ilginç, esaslı bir örnek vereceğim. Batıya karşı mücadele ettik, Kurtuluş Savaşı'nı verdik ama ne yaptık gittik İsviçre'den Medeni Kanun'u getirdik, onlar kadına seçme ve seçilme hakkını vermeden önce Türkiye Cumhuriyeti kadına seçme ve seçilme hakkını getirdi. Dayattılar mı? Hayır. Çünkü insana değer vermek lazım, kadına değer vermek lazım, kadın erkek eşitliğini savunmak lazım. Bunun için yapıyoruz, birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz.'Türkiye, zengin ülkeTürkiye'nin zengin ülke olduğunu, bütün kaynaklarının mevcut olduğunu, havasının, suyunun, tarlarının, her şeyinin olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamları:'Konya'dan küçük bir ülke Hollanda. 102 milyar dolar tarım ürünü ihraç ediyor, biz ne kadar tarım ürünü ihraç ediyoruz 15 milyar dolar. Konya'dan küçük bir ülke Türkiye'deki tarım ihracatının kat kat fazlasını yapıyor. Neyimiz eksik? Çiftçimiz tembel mi hayır. Toprağımız mı yok, hayır, güneşimiz mi yok, hayır, suyumuz mu yok, hayır. Olmayan ne? Olmayan bir şey var ahlaklı siyaset, temiz siyaset, olmayan bu. Onun için diyorum, her şey var her şeyi yapacağız. Namusumuzla yapacağız, ayrılık gayrılık yapmayacağız. Bölmeyeceğiz toplumu, bir arada dost ve düşman görecek imrenecek. Türkiye'de sosyal demokrat bir parti var diyecekler. İnsan hakları ihlallerinin olmadığı bir Türkiye, herkesin düşüncesini özgürce dile getirdiği bir Türkiye herkesin ürettiği ama hakça bölüştüğü bir Türkiye, çocukların yatağa aç girmediği bir Türkiye yurt dışına giden her vatandaşımın onurla 'Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım' dediği bir Türkiye, böyle bir Türkiye istiyoruz biz.'Konuşmanın ardından Kılıçdaroğlu'na isminin yazılı olduğu Tekirdağspor forması ve çiçek verildi.Muhabir: Yavuz Karaduman, Emrah GökmenAA
'Osmanlı'yı İstiyoruz' Yürüyüşü | Ehlisünnet TV
Birbirinden farklı röportaj ve videoları ile daha öncesinden bir çok kez dikkat çeken Ehli Sünnet TV yapmış olduğu yeni bir röportajla bir kez daha çok konuşulacak gibi duruyor. Sakarya'nın Sapanca ilçesinde konuk olduğu bir dergahta kendisini Derviş Mustafa Sakaryevi olarak tanıtan kişinin vermiş olduğu röportaj sosyal medya gündeminde konuşulmaya başlamış durumda. Zira bahsi geçen isim Pazar günü şehir meydanında bir açıklama yapacaklarını ve her kesimden insanı 'Osmanlı'yı İstiyoruz' mitingine beklediklerini dile getirdi.
Reklam
Kadına Yönelik Nefreti, Şiddeti, Ayrımcılığı Körükleyen Çağdışı Deyim, Deyiş ve Atasözlerimiz
etiket
Bugün ilkellik olarak adlandırdığımız, ülkemize ve çağa yakışmadığını düşündüğümüz, birçok yaşanmışlığın temelinde, sözel kültürümüzün etkisi olduğu gerçeğini görmemiz gerekir. Hastalığı doğru teşhis etmek; tedavi için gerekli ilk adımdır. Galerimizde, sözel kültürümüzde cinsiyetlere atfedilen 'çağdışı' roller, kadınlara yönelik - artık kurtulmamız gereken- söylem ve vurgular gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.
Reklam
Barcelona'dan Vilanova'ya Vefa
Barcelona Kulübü, Joan Camper Spor Tesisleri'ndeki bir sahaya, geçen yıl vefat eden teknik direktörleri Tito Vilanova'nın adını verdi.Kanser hastalığına yakalanarak, 25 Nisan 2014'te, 45 yaşındayken hayatını kaybeden Barcelona'nın eski teknik direktörü Tito Vilanova, kulübü tarafından unutulmadı.Vilanova'nın adının antrenman tesislerindeki bir sahaya verilmesi nedeniyle düzenlenen törene katılan Barcelona Kulübü Başkanı Josep Maria Bartomeu, 'Her nesilden gençler bu çimlere bastıklarında Tito'nun kim olduğunu bilmeli. Büyük bir teknik direktör ve büyük bir Barcelonalı. Onun ve diğer Barcelonalıların sayesinde futbol anlamında bir çıta atladık' dedi.Törene katılan Vilanova'nın eşi Montse Chaure de 'Tito burada kendini evinde gibi hissediyordu. Bu saha onu hatırlamanın en iyi şekli. Topun sesini dinlemeye devam edecek' dedi.Futbolcu olarak kariyerine 1988 yılında Barcelona alt yapısında başlayan ve futbolu bıraktıktan sonra Katalan kulübünün teknik kadrosuna dahil olan Tito Vilanova, 2012-2013 sezonunda Barcelona'nın teknik direktörlüğünü yapmıştı.Fotomaç
Fenerbahçe Ülker Finalde
Türkiye Kupası yarı finalinde Fenerbahçe Ülker, Pınar Karşıyaka ile karşılaştı.Royal Halı Türkiye Kupası yarı final karşılaşmasında Fenerbahçe Ülker, Pınar Karşıyaka'yı 74-69 yenerek finale çıkmaya hak kazandı.Gaziantep'te oynana kupanın yarı final karşılaşmasına hızlı başlayan Pınar Karşıyaka rakibine 5 sayı fark atarak periyodu önde tamamladı.Karşılaşmanın ikinci periyodunda temposunu arttıran Pınar Karşıyaka'dan Strawberry'nin 5, Cemal'in 6 sayısı takımının farkı daha da açmasının sağladı. Pınar Karşıya, ilk yarıyı 12 farkla önde tamamladı.Üçüncü periyota hızlı başlayan Fenerbahçe Ülker'den Goudelock'un arka arkaya bulduğu basketler takımını öne geçirdi. 12 sayı geriden gelen Fenerbahçe Ülker, periyodu 2 sayı önde tamamladı.Çekişmeli geçen son periyotta istekli oyun sergileyen Fenerbahçe Ülker, rakibini 74-69 yenerek finale çıkmaya hak kazandı.1.PERİYOT: 16-21İLK YARI: 28-403.PERİYOT: 55-53Şampiy10
İçişleri Bakanı Ala: 'Polise Sokakta İhtiyaç Var'
İçişleri Bakanı Ala, İç Güvenlik Paketi'yle ehliyet ve pasaportun nüfusta verilmesinin sağlanacağını belirterek, 'Polise sokakta hırsızlıkla mücadele gibi konularda ihtiyaç var' dedi.ANKARADışişleri Bakanlığının Ankara Palas'ta gerçekleştirilen İkinci Reform Eylem Grubu (REG) toplantısı sonrasında İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ortak basın toplantısı düzenledi.Bir gazetecinin, TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi'nin görüşülmesi sırasında yaşanan gerginlikler ve muhalefetin tutumuyla ilgili sorusu üzerine Ala, 'Yasa tasarısı hazırlarken muhalefetin memnuniyetini esas alarak değil milletin memnuniyetini esas alarak hazırlıyoruz' ifadesini kullandı.Milletin problemine 'çözüm olsun' diye yasa tasarısı hazırladıklarını vurgulayan Ala, söz konusu tasarıya milletten yüzde 80'lere varan destek geldiğini kaydetti.Ala, tasarıda molotofkokteyli atanları engellemeye yönelik düzenlemeler olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:'Ambulansta hastalar hastaneye giderken, ambulansları yakanları engellemeye yönelik düzenlemeler var. Öğrencilerimiz, çocuklarımız, vatandaşlarımız belediye otobüslerinde seyahat ederken, onlara molotof atmaya çalışanlarla ilgili düzenlemeler var. Nitekim daha önce çok elim hadiseler oldu bu ülkede, insanlar yandı, yakıldı bunları engellemeye yönelik düzenlemeler var. Okullarımızın, camilerimizin, öğrencilerimizin kaldığı yurtların etrafında eroin, bonzai, uyuşturucu satanları gözaltına almaya yönelik düzenlemeler var.Vatandaşımızın, esnafımızın alışveriş yapma özgürlüğü, vatandaşımızın seyahat etme özgürlüğü, işyerine ve okula gitme özgürlüğü yok mu? Çocuklarımızın uyuşturucuyla karşılaşmadan okulunu bitirme özgürlüğü, hakkı yok mu? Ailelerin bunlardan emin olma hakkı yok mu?''Üç ayda 100 bin insanımız bundan yararlandı'Pakette, hırsızın ve yankesicinin, vatandaş şikayet ettiğinde suçüstü halinde derhal gözaltına alınmasına yönelik de düzenlemeler bulunduğuna değinen Ala, 'Evinde hırsızlık yapılmış vatandaşımızın, 'Karakola gel, senin evinde hırsızlık yapıldığına dair ifade ver' anlayışının yerine, gidip evinde, iş yerinde şikayetini polisin, jandarmanın alabilmesini sağlayan düzenlemeler var' diye konuştu.Yerinde ifade alınmasına yönelik bu uygulamanın genelgeyle hayata geçirildiğini hatırlatan Ala, üç ayda 100 bin kişinin bundan yararlandığını vurguladı.Ala, İç Güvenlik Paketi'nde, molotof saldırısıyla vatandaşın evini, iş yerini, araçlarını yakanların bunları tazmin etmesine yönelik düzenlemelerin de yer aldığını bildirdi.Bu düzenmelelerden herkesin memnun olması gerektiğini ifade eden Ala, vatandaştaki desteği görünce bunu sabote etmeye yönelik bazı ittifaklar gördüklerini kaydetti.İsim ve soyisimler bir dilekçeyle düzeltilecekAla, tasarıda nüfusla ilgili düzenlemelerin de bulunduğuna değinerek, kişinin soy ismindeki yanlışlığı ya da kamuoyunda hoş karşılanmayan değişik soyisimlerin düzeltileceğini bildirdi. Ala, kişinin bunun için bir yılını verip dava açmasına gerek kalmadığını, bir dilekçeyle kolaylıkla bu değişikliklerin yapılacağını dile getirdi.Paketle ehliyet ve pasaportun polis yerine nüfusta verilmesinin sağlanacağını anlatan Ala, polise sokakta, eroin ve hırsızlıkla mücadele gibi konularda ihtiyaçları olduğunu vurguladı.Ala, 2014 AB İlerleme raporunda yer alan 'Özellikle valilerin, jandarmanın kolluk faaliyetlerine ilişkin sivil gözetimi halen yetersizdir. Ordunun, polis teşkilatının, jandarmanın ve istihbarat faaliyetlerinin denetiminin iyileştirilmesi için reformlara ihtiyaç vardır' ifadelerini hatırlatarak, şöyle devam etti:'Jandarma, emniyet, sahil güvenlik üzerinde sivil denetimi artıran jandarma ve sahil güvenliği de İçişleri Bakanlığına bağlayan düzenlemeler var. Asayişten sorumlu olanın, o sorumluluğu vatandaşın istediği biçimde yerine getirebilmesi için sivil irade ve idarenin yetkili olması gerekmez mi? Bundan daha doğal ne olabilir, bu gecikmiş bir reformdur. Buna Türkiye'nin ihtiyacı var. Çünkü iyi yapanın mükafatlandırılması, kötü yapanın da görevden alınması yetkisi elbette bakanda, valide olmalıdır. Çünkü hesabı, aynı meclis kimden soruyor? Bizden soruyor. Ama bu sorumluluğu yerine getirebilme yetkisini Meclis'e götürdüğümüzde de bazı kurnazlıklarla kelime oyunlarıyla karşı çıkılıyor. Bunlar çok yanlış şeyler.''Aziz milletimizin takdirine arz ediyorum'Emniyet teşkilatında, birinci sınıf emniyet müdürü ihtiyacının 3 katı emniyet müdürü olduğu bilgisini veren Ala, şunları kaydetti:'Peki sahada, sokakta, caddede görev yapacak olan kim? Komiser, başkomiser ve yardımcısı. İhtiyacımızın yarısı kadar komiser yardımcısı var. İhtiyacımızın 5'te biri kadar komiserimiz var, 7'de biri kadar başkomiserimiz var. Bu böyle mi devam etsin? Bin başkomiser var 7 bin ihtiyacımız var, yaklaşık 2 bin komiserimiz var 10 bin komisere ihtiyacımız var. Böyle mi devam etsin? Bu piramidi düzelten düzenlemeler var. Molotof atmayana, yakıp yıkmayana, bonzai satmayana yönelik bir şey yok. Ama esnafın ticaret, vatandaşın seyahat, öğrencinin okula gitme özgürlüğünü koruyan düzenlemeler var. Aziz milletimizin takdirine arz ediyorum.'Ala, Muhsin Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu'nun vefatı nedeniyle aileye başsağlığı dileğini de iletti.Bakan Bozdağ: 'Konuyu inceleteceğim'Adalet Bakanı Bozdağ, bir gazetecinin 'Kıbrıs gazisi olan bir vatandaşın 25 bin liralık borç sebebiyle cezaevine konulması' haberlerine ilişkin görüşlerini sorması üzerine 'Şu anda bende bir bilgi yok. Konuyu inceleteceğim, nedir, neden cezaevine konulmuş. Ondan sonra belki bir sağlıklı değerlendirme yapabiliriz' ifadesini kullandı.Muhabir: İlkay Güder , Ferdi TürktenAA
Erdoğan 400 Milletvekili Çağrısını Yineledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği için 400 milletvekili çağrısını yineledi 'Türkiye’nin daha hızlı karar almasını sağlayacak yeni bir sisteme ihtiyacı var. Bunun adı da başkanlık sistemidir, liderlik sistemidir' dedi.Elazığ'da halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemine geçilmesi için yaptığı çağrıları yineledi. 'Bu mevcut sistem artık bize dar geliyor' diyen Erdoğan, 'Türkiye’nin daha hızlı karar almasını sağlayacak yeni bir sisteme ihtiyacı var. Bunun adı da başkanlık sistemidir, liderlik sistemidir' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin halk tarafından seçildiğine işaret edip, 'Meşveret, istişare elbette olacak ancak davulu seçtiğiniz kişinin boynuna asıp, tokmağı millete karşı sorumsuz güçlerin eline teslim ederseniz, işte o sistem teklemeye başlar, yürümez. Onun için de yürümedi. Bak şimdi bu aralar şu Meclis'in haline bakın Meclis'te neler oluyor, yakışıyor mu, oluyor mu, bu doğru bir gidiş değil. Ülkemizde 1960 Anayasası ile böyle bir sistem kuruldu, bu sistem huzur getirmedi.'' diye konuştu.'Bu sistem huzur getirmedi'Erdoğan, Meclis'te İç Güvenlik Yasa Tasarısı sırasında yaşanan gerginlikleri de eleştirip, 'Şu meclisin haline bakın ya, neler oluyor? Yakışıyor mu? Bu doğru gidiş değil. Bu sistem huzur getirmedi. Bu sistem 15-16 ayda bir değişen hükümetleri getirdi. Böyle bir ülkede istikrar olur mu? Ne kadar değiştirirseniz değiştirin. Şu andaki sistem yamalı bohça. Bu çarpıklık giderilemiyor' dedi.Cumhurbaşkanı, başbakanlığı sırasında Meclis'te Anayasa Komisyonu kurulduğunu anımsatıp, komisyonun yeni anayasa yapamasından muhalefeti sorumlu tuttu. 'Samimi bir şekilde çalıştırmadılar' dedi. Erdoğan Kırşehir'de yaptığı konuşmada olduğu gibi 400 milletvekili isteyerek, '400'ü verin, yeni Türkiye'yi kuralım, 400'ü verin yeni Anayasa'yı yapalım. 400'ü verin başkanlık sistemini kuralım' dedi.Kaynak: Al Jazeera
Reklam