onedio
Seks Yaptıktan Sonra Yaşanan Anın Ne Kadar Garip Olduğunu Gösteren 15 Seks Sonrası Selfie
Zaman içerisinde kültürler farklılaştıkça 'mahremiyet' ve 'denlilik' gibi kavramlar da anlamlarını yitiriyor. Özellikle seks konusunun çok daha rahat konuşulabildiği bir dünyaya doğru gittiğimizi kabul etmek lazım. Bundan 500 yıl önce erkek ve kadın göz göze bile gelemezken, günümüzde sokağın ortasında öpüşebiliyor ve hatta yatak fotoğraflarını arkadaşlarıyla paylaşabiliyor.Eğer seks yaptıktan sonra yaşadığınız duyguları internet üzerinden herkesle paylaşıyor olsaydınız ortaya nasıl görüntüler çıkardı? Bu içerikte bu sorunun cevabını sizlere sunuyoruz ve bunun için elbette son moda yöntem olan selfie metodunun kullanıldığı görüntüleri sizlerle paylaşıyoruz.#AfterSexSelfies (seks sonrası selfieleri) özellikle batı toplumlarında oldukça popüler hale gelmiş durumda. Bu etiket ile gönderilmiş fotoğrafların bir araya getirildiği bu içerik, bizleri seks sonrası yaşanan duygusal karmaşanın tam orta yerine götürüyor. İşte o fotoğraflar;
2015 Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri'nden 15 Muazzam Fotoğraf
Fotoğrafçılık alanında en prestijli yarışmalardan birisi olan Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri'ne bu sene de harika fotoğraflar katıldı. Doğanın, insanların çok iyi yakalanadığı bu karelerin her birisi gerçekten övgüyü hak ediyor.Yarışmada, elemeyi geçen fotoğrafların yer aldığı liste 24 Şubat 2015 tarihinde açıklanacak.
Karadeniz'in Göz Ardı Edilen ve Mutlaka Gezilmesi Gereken 10 Mekanı
Yason Burnu üzerindeki Rum kilisesi, Karadeniz bölgesinde deniz kenarında olan tek kilisedir. Ordu'nun Perşembe ilçesi sınırları içerisinde bulunan Yason Burnu bulunduğu alan yapılaşmaya açılmamış olduğundan, doğal güzelliği bozulmamış ender yerlerden biridir. Burada bulunan ve 1868 yılında inşa edilmiş olan kilisesi ile görülmeye değer güzellikte, özel bir alandır. Rumların mübadele ile ayrılmasından dolayı cemaatsiz kalınca, zaman içinde harabeye dönmüş olan kilise,  2004 yılında Ordu Valisi Kemal Yazıcıoğlu döneminde restore edilerek Ordu turizminin hizmetine sunulmuş.
İnsanoğlunun En Büyük Hayallerinden Biri: Uzay Asansörü
Rus bilgin ve kaşif Konstantin Eduardoviç Tsiolkovski, uzay asansörünün fikir babası olarak biliniyor. Tsiolkovski'den sonra uzay asansörü, kitaplarda geçmeye başlayan bir fikir haline gelse de, ondan eserlerinde ilk bahseden kendisidir.Bir roketin dünya yörüngesinden çıkması için ne kadarlık bir enerji harcaması gerektiğini, hangi hızla ilerlemesi gerektiğini o dönemlerde net olarak hesaplamıştır. Uzay boşluğundaki uzay aracı hareketine dönük, kendi adını taşıyan bir denklem de vardır. Uzayla ilgili 500'e yakın eser vermiş Rus kaşif Tsiolkovski, SSCB ve 'uzay yarışı'nın başladığı dönemde ABD ve diğer ülkelere de ilham kaynağı olmayı başarmış bir öncüdür.
Reklam
Ersun Yanal ve İsmail Kartal'dan Şaşırtan Hareket
Fenerbahçe ve Trabzonspor'u bir araya getiren 19. hafta mücadelesinde İsmail Kartal ve Ersun Yanal'ın birlikte poz vermemesi dikkat çekti.Geçtiğimiz sezon birlikte çalışan ve Fenerbahçe'yi şampiyonluğa ulaştıran ikilinin, maç öncesinde basın mensuplarına birlikte poz verme rituelini gerçekleştirmemesi futbolseverleri şaşırttı.Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal maç sonrası yaptığı açıklamada İsmail Kartal ile herhangi bir kırgınlığı olmadığını belirtirken, Kartal da Yanal ile koridorda tokalaştığını ifade etti.eurosport
İstanbul Merkezli 9 ilde Yapılan Operasyonda 21 Polis Gözaltında
Emniyette ‘paralel yapı’ iddialarına ilişkin 21 polisin gözaltına alınması amacıyla İstanbul merkezli 9 ilde operasyon başlatıldı.Hükümetin 'paralel yapı' olarak adlandırdığı Gülen Cemaati'nin emniyet ayağına yönelik yeni bir operasyon başlatıldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Temmuz'da gerçekleştirilen emniyette ‘paralel yapı’ iddialarına ilişkin yürütülen ‘casusluk’ soruşturması kapsamında, 21 polis hakkında daha gözaltı kararı alındı.Savcılığın talimatıyla harekete geçen İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabah saatlerinde İstanbul, Zonguldak, Nevşehir, Kırşehir, Afyonkarahisar'ın da arasında bulunduğu 9 ilde operasyonlara başladı. Kırşehir ve Afyonkarahisar'da birer polis gözaltına alındı. Haklarında gözaltı kararı alınan polisler arasında rütbeliler de bulunuyor.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Temmuz'da başlatılan soruşturma kapsamında bazı emniyet görevlileri şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmıştı. Şüphelilerin, 'sözde Selam Tevhid örgütü’ kurulduğu iddiasıyla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve bakanlarının, diğer ülke yetkilileri ile görüşmelerini kaydettikleri, MİT Müsteşarı'nı kod adıyla örgüt üyesi olarak dinledikleri, yasa dışı dinleme ve casusluk yaptıkları iddia edilmişti.AA
Reklam
Bakan Nihat Zeybekci: 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meydanlara İnmesi Son Derede Normal'
EKONOMİ Bakanı Nihat Zeybekci, memleketi Denizli'de, 'Girişimci Kadınlar Birliği' tarafından verilen yemeğe katıldı. Bakan Zeybekci, 'Hesap sorulan bir Cumhurbaşkanı varsa bu cumhurbaşkanının meydanlara inmesi son derece normaldir. Türkiye başkanlık sistemi konusunda kendi sistemini ortaya koymalıdır. Bu sistem hukuk normlarına en uygun sistem olmalı' dedi.Ak Parti Denizli Milletvekili ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, akşam saatlerinde memleketi Denizli'ye geldi. Denizli Girişimci Kadınlar Birliği'nin Pamukkale Colossae Otel'de verdiği yemeğe katılan Bakan Zeybekci, yemeğin ardından basın mensuplarıyla sohbet edip, onların sorularını yanıtladı. Bakan Zeybekci, Türkiye'deki başkanlık sistemiyle ilgili yapılan tartışmalar hakkında açıklamada bulundu. Bakan Nihat Zeybekci, 'Türkiye halkın oylarıyla ilk defa seçilen bir Cumhurbaşkanı ki bu siyasetin en dibinden gelen bir Cumhurbaşkanıdır. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı demek sorumluluk makamında olan bir cumhurbaşkanı haline geliyor. Çünkü halk elinde şöyle bir hak var artık 'ben sana oy verdim, bunun hesabını senden sorarım.' Hesap sorulan bir Cumhurbaşkanı varsa bu cumhurbaşkanının meydanlara inmesi son derede normaldir. Bu Cumhurbaşkanı meydanlara inmesiyle bir tartışmada başlamış oluyor. Yani Türkiye'de başkanlık sistemi tartışması. Türkiye'de eğer halk kendi oyuyla bir cumhurbaşkanı seçtiyse buna uygun bir rejimi, buna uygun bir siyasi sistemi de tartışmalı ve buna uygun bir çözüm de bulmalı. Bunun adını kalkıpta Amerikan sistemi, Fransız sistemi veya başka sistemler demenin bir anlamı yok. Türkiye kendi sistemini ortaya koymalı. Bu sistem en demokratik sistem olmalı. Bu sistem hukuk normlarına en uygun sistem olmalı. Bu sistem milli iradenin ülke yönetimine ve hizmetine en yansıdığı sistem olmalı. Bu tartışmaya müsaittir, İnşallah Türkiye bunun bir yolunu bulacaktır' dedi.EKONOMİYLE İLGİLİ OLUMSUZ KONUŞANLARLA İLGİLİ BİR SÖZ BULAMIYORUMTürkiye ekonomisinin aleyhinde iki yılı aşkın zamandır kara propaganda yapıldığını iddia eden Bakan Zeybekci, 'Türk ekonomisi ilgili bu şeylerle şimdi karşılaşmıyoruz. Bu yaklaşık 2 yıla yaklaşan bir süreçte var. Türkiye'ye birileri hep bir son biçiyor, ama o son biçenlerin hepsi o sona maruz kalıyor. 2014 yılının Ocak ayının başında söylediğimiz gibi Türkiye kim isterse istersin kriz çıkaramaz hatta biz istesek bile kriz çıkaramayız. Dün yayınlanan bilgilerde 47 ülke içinde Türkiye borçları milli gelire oranıyla baktığımız zaman en iyi dokuzuncu. Bankaların yeterliliklerine baktığımız zaman Avrupa Birliği üyesi 28 ülkeden 22'sinden daha iyi. Türkiye 2014 yılında cari açığını yüzde 32 oranına iyileştirmiş. Dış ticaret açığında yüzde 22 oranında iyileştirmiş. Türkiye 2014 yılında 1,4 milyon vatandaşını iş sahibi yapmış. Bütçe açığı şu anda yüzde 1 seviyesine inmiş. Bütün bunlara baktığımız zaman Türk ekonomisi ile ilgili olumsuz şey söyleyeceklerle ilgili hiçbir şey bulamıyorum. Ben sadece millete ve Allah'a havale ediyorum. Ama maalesef bazı yayın organlarına baktığımız zaman tabiki insanlar haberi dilediği gibi yorumlamakta özgürdür ama 180 derecede bir şey ters yorumlanmaz. Bir tarafta siyah derken bir tarafta beyaz demek, herhalde renk körü olmak veya bazı duyu organlarının kapalı olması lazım. Biz kendimizden, ülkemizden eminiz. Ülkemizin ekonomisinin performansından eminiz. Yurt dışında karşılaştığımız bütün uluslararası kuruluşlarda ve yurt dışında bütün ekonomi bakanlarıyla yaptığımız görüşmelerde Türkiye'nin aldığı takdirler ortada. Onun için düzeltme ve aksini ispat etme ihtiyacını duymuyorum. Zaman her şeyin ilacıdır, göreceğiz İnşallah' ifadelerini kullandı.KEŞKE TÜSİAD ÖNCE HÜKÜMETLE GÖRÜŞSEYDİBakan Zeybekci, TÜSİAD'ın Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ile ilgili yaptığı açıklamayı yorumlarken, Türkiye'nin sağlıklı konuşmayı, sağlıklı tartışmalardan pozitif sonuçlar çıkarması durumunda bunun yararlı olduğunu söyledi. TÜSİAD Başkanı'nın Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili açıklama yapmadan önce hükümetle istişare de bulunmasının daha iyi olacağın söyleyen Bakan Nihat Zeybekci, açıklamasını şöyle tamamladı: 'Türkiye hiç kimse faiz iyidir diye savunmamalı veya Türkiye için yüksek faiz iyidir diye savunuyorsa, ona çok büyük şüpheyle yaklaşmak lazım. Yani TÜSİAD'ın açıklamalarını görüyorum, Türkiye'de Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili bir tartışma başlamadı şimdiye kadar. Cümlelerin içine baktığımız zaman Merkez Bankası'nın bağımsızlığı konuşulmuyor. Yetki ve sorumluluklarıyla ilgili bir tartışma var. Dünyada büyük ekonomilerinin merkez bankalarına baktığımız zaman bir çoğunda sadece fiyat istikrarı ile ilgili bir sorumluluk yok. Yanında büyüme, dış ticaret, ihracat hatta istihdamla ilgili de öncelikleri dikkate alır diye bir sorumluluk var. Bizde merkez bankasının bu yönüyle tartışmamız gerekir. Yani bizim merkez bankamızda güçlü bir yetki var ama diğer taraftan bu yetkiyi kullanırken dikkat etmesini istediğimiz konular var. Sadece fiyat istikrarı ve finansal istikrar dersek bu yanlış olur. Bunun yanında eğer büyüme, dış ticaret dengesi, cari açık ve istihdamla ilgili öncelikleri de bunlara dikkat et dersek bence tartışma doğru yöne çekmiş oluruz. TÜSİAD'ın değerli başkanı tebrik ediyorum, yeni görevinde de başarılar diliyorum. Ama şunu beklerdik, önce hükümetle istişare ederek bu açıklamaları yapmış olsaydı daha sağlıklı olurdu. Göreve gelir gelmez uzaktan basın aracılığıyla mesajlaşmayı, Türkiye'de Sanayici ve işadamlarımızın bütün unsurlarıyla bence karşılıklı konuşabilmeliyiz diye düşünüyorum. Önce fikir alışverişinde bulunabilmeliyiz, istişare edebilmeliyiz, bunlara şimdiye kadar kapalı bir hükümet olmadık. İstişareyi ve mişavereyi, bu konularda fikir alışverişini hep öncelikli hale getirdik, ön planda tutmaya çalıştık. İnşallah ileride kendileriyle bu konuda konuşabiliriz diye düşünüyorum.'Ferah IŞIK-Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ, (DHA)
Sporun Manşetleri | 8 Şubat 2015
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Topbaş'a 400 Milyon Dolarlık Dava
Bağcılar-Otogar metro ihalesiyle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş hakkında “Kamuyu zarara uğratmak” iddiasıyla dava açıldığı ortaya çıktı. Hatta söz konusu davayla ilgili ifade vermeye gitmeyen Topbaş hakkında “zorla getirme kararı” çıkarıldığı da öğrenildi. Taraf’ın edindiği bilgilere göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 173.5 milyon dolara Gülermak-Doğuş grubuna ihale edilen “Otogar-Bağcılar” hafif metro projesine, “Bağcılar-Başakşehir-Olimpiyat köyü” metro projesini keşif artışı yoluyla eklemledi. 1.2 milyar dolar ek maliyet yaratan ve yüklenici firmaya ihalesiz bir şekilde verilen 1.355 milyar dolarlık metro projesiyle ilgili Topbaş hakkında “kamuyu 400 milyon dolar zarara uğrattığı” ve “yüklenici firmaya haksız menfaat sağladığı” iddiasıyla dava açıldı.VALİLİKTEN SUÇ DUYURUSUTaraf Gazetesi'nden Aysun Yazıcı'nın haberine göre; Kadir Topbaş’ın milyar dolarlık usulsüz işlem yapmakla suçlanmasına sebep olan ve skandalların yaşandığı dava süreci şöyle gelişti: Metro ihalelerinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin Cumhurbaşkanlığı’na bir bildirimde bulunuldu. İçişleri Bakanlığı‘nın talimatıyla İstanbul Valiliği’nce yaptırılan inceleme sonucunda usulsüzlük tespit edildi. Bu tespit üzerinde, Valilik tarafından, aralarında Kadir Topbaş’ın da olduğu isimler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.DANIŞTAY’DAN İZİNSkandallara sebep olan süreç bundan sonra başladı. Soruşturma başlatan savcılık, Kadir Topbaş hakkında inceleme yapabilmek için İçişleri Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlığın iki kez inceleme ve soruşturma izni vermemesi üzerine Danıştay’a yapılan itirazlar sonucunda bu kararlar kaldırıldı. Danıştay da, Topbaş hakkında soruşturma yapılması gerektiğini belirtti. Danıştay kararında, “Bedeli bir milyar Amerikan dolarını aşan maliyetle raylı sistem hattının Bağcılar’dan Başak Konutları’na kadar yaklaşık 17 kilometre uzatılması ve Olimpiyat Köyü bağlantısının yaptırılması işi için ayrı ihale yaptırılması gerekirken, mevzuata aykırı olarak rekabet ve yarışma koşullarını ortadan kaldıracak şekilde bir önceki ihaleyi alan ortak girişim grubuna ihalesiz verildiği ve söz konusu işin ihalesiz olarak yaptırılmaması nedeniyle kamunun zarara uğratılmasına sebep olunduğu anlaşılmıştır” dendi.İFADEYE GİTMEDİBu karar üzerine Topbaş hakkında savcılık soruşturma başlattı. Ancak bu sefer de Topbaş’ın ifade krizi patlak verdi. Topbaş savcılığın çağrılarına rağmen ifade vermeye gitmedi. Bunun üzerine savcılık, Topbaş’ın Mülkiye Başmüfettişi’ne verdiği ifadeyi dikkate alarak soruşturmayı tamamladı. 12 Şubat 2013’te tamamlanan iddianameyle Topbaş hakkında “Görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.ZORLA GETİRME KARARISkandallar krizi dava aşamasında zirveye ulaştı. Açılan dava kapsamında mahkeme, Topbaş’ın ifadesini almak istedi. Ancak Topbaş duruşmalara gelmedi. Bu sefer mahkeme, “İki celse arasında, günsüz olarak, istediği zaman ifade versin” diye karar çıkarttı. Topbaş yine ifade vermedi. Bunun üzerine mahkeme Topbaş hakkında “zorla getirme kararı” çıkarttı. Mahkeme, Temmuz 2013’te “Zorla getirilmesine karar verilen sanık Kadir Topbaş’ın duruşma için muayyen olan günde zorla getirilmesi için müzekkeredir” diyerek zorla getirme kararını yazdı.ARJANTİN’E GİTTİZorla getirme kararı Eylül 2013 başında Emniyet’e ulaştığında, Topbaş, dönemin Başbakanı Erdoğan’la birlikte olimpiyatların İstanbul’da yapılması için Arjantin’e “kulis” yapmaya gitti. Karar doğrultusunda ise polisler Ekim ayında, Topbaş’ın kapısını çaldı. Topbaş’ın evine giden polisler, Topbaş’ı komşularına bile sordu. Komşular Topbaş’ın, o adreste oturduğunu teyit etti. İki günlük çalışma sonucunda polisler tuttuğu tutanakta, “Adı geçenin belirtilen adreste bulunabileceğini bina sakinleri beyan etmiş, bunun üzerine belirtilen adreste adı geçen şahsın Şenlikköy Polis Merkez Amirliği’ne gelmesi gerektiği hususunda yazı bırakılmış ancak adı geçen şahıs merkezimize gelmemiş, belirtilen adrese defalarca gidilmesine rağmen, adresinde temin edilememiştir” ifadelerini kullandı. Tutanak mahkemeye gönderildi.TOPBAŞ: SORUMLULUĞUM YOKBu kararın ardından Topbaş, Ekim 2013’te ifade vermek üzere adliyeye geldi. Özel duruşmada ifade veren Topbaş, yedi sayfalık yazılı savunmasında beraatını istedi. Savunmada suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Topbaş, Danıştay’ın eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, söz konusu uzatma işinin ana ihaleyle birlikte ihale edilmiş olduğunu, ikinci defa ihale yapılmasına gerek olmadığını belirtti. Topbaş ayrıca, ana ihale ve uzatma işlemine yönelik encümen kararlarında imzası olmasına rağmen, olayda kendi sorumluluğu olmadığını iddia etti. Topbaş ifadesinde, “Bu yapım işinde sorumluluk İETT’ye aittir. Belediye başkanı olarak bu işte görev, yetki ve sorumluluğum bulunmamaktadır. Üst yönetici bile olmadığım bir kuruluşta yapılan ihaleyle ilgili hukuki bir sorumluluğum mevcut değildir” dedi.Taraf
Reklam
Gazetelerde Bugün | 8 Şubat Pazar
Hürriyet: Gelin maddesiMilliyet: Atanma değil seçilme zamanıSabah: Paralelcilere diyet borcu varVatan: Anlamlı tesadüfTaraf: Topbaş'a 400 milyon dolarlık davaAkşam: Savcılar göreveBugün: Bank Asya'ya yapılan suçturCumhuriyet: IŞİD davasına büyük karartmaZaman: Erdoğan konuştukça döviz borcu 71 milyar tl arttıYeni Şafak: Hakan bana siyasette lazımEvrensel: IŞİD Protestosuna 391 yıl hapis
Bugün Hava Nasıl Olacak?
METEOROLOJİK GÖRÜNÜMYapılan son değerlendirmelere göre; Yurdun büyük bir bölümünde görülecek yağışların, Muğla, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elazığ, Bingöl ve Muş çevreleri ile Antalya ve Adana'nın doğu, Hatay'ın kıyı kesiminde kuvvetli olmak üzere, genellikle yağmur ve sağanak, Marmara'nın güneydoğusu, Kuzey Ege'nin iç kesimleri, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Trakya, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile İç Anadolu'nun kuzeydoğusunda buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.HAVA SICAKLIĞI :Kuzey ve batı bölgelerde 4 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.RÜZGAR :Genellikle güney ve güneydoğu, zamanla Marmara'da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Güney Ege Kıyıları ile Akdeniz Bölgesi'nde kuvvetli olarak (40-60 km/saat), Akdeniz kıyılarında yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (50-70 km/saat) esmesi bekleniyor.UYARILARKUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların Muğla, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elazığ, Bingöl ve Muş çevreleri ile Antalya ve Adana'nın doğu, Hatay'ın kıyı kesiminde kuvvetli olması beklendiğinden oluşabilecek olumsuzluklara karşı (su baskını, ulaşımda aksamalar, vb) tedbirli ve dikkatli olunması gerekmektedir.
Çanakkale, Tarihinin En Görkemli Anma Törenine Hazırlanıyor
Çanakkale Savaşları'nın 100'üncü yıl dönümü ve kazanılan büyük zaferin coşkuyla kutlanması için hazırlıklara devam ediliyor.Türk tarihinin altın sayfalarından olan, milletin eşsiz kahramanlığı, vatan ve millet sevgisinin sembolleştiği, kutsal saydığı değerler için ülkenin her köşesinden gelen gençlerin kanlarını dökerek ' Çanakkale geçilmez' destanı yazdığıÇanakkale Savaşları'nın 100'üncü yıl dönümü ve kazanılan büyük zaferin coşkuyla kutlanması için hazırlıklara devam ediliyor.Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fiili olarak Çanakkale Zaferi'nin 100'üncü yılına girildiğini söyledi.Doğal olarak törenlerin, 100'üncü yılda öncekilerden daha fazla görkemli, katılımlı ve hazırlıklı gerçekleştirileceğini belirten Çınar, bunun seneye yayılan etkinliklerle süreceğini anlattı.Pek çok kurum ve kişi tarafından hazırlanan projelerin yıl içinde uygulanacağını dile getiren Çınar, şöyle konuştu:'Temelde Çanakkale Savaşları'nın, zaferinin kutlanması, Çanakkale Deniz Zaferi olarak adlandırdığımız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak milletimizle kutladığımız 18 Mart tarihimiz var. Akabinde Anzak Törenleri olarak da anılan ayrıca 57'nci Alay Yürüyüşü olarak tabir ettiğimiz 24-25 Nisan tarihlerimiz var. 100'üncü yıl olması münasebetiyle ilk olarak 18 Mart hazırlıklarımız tamamlanmış durumda. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla gerekli çalışmalar yapıldı. Program, taslak halinde somutlaştı. Bu zaferi en güzel şekliyle kutlayacağız. Devletimizde en üst seviyede katılım sağlayacak. Törenlere Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılacağı bilgisi var. 18 Mart'taki kutlamalarımızı halkımızla Şehir Stadyumu'nda gerçekleştiriyoruz. Buradaki törenin akabinde Büyük Anıt dediğimiz Şehitler Abidesi'ndeki törenlere geçilecek. Burada daha çok resmi ağırlıkta bir tören yapılıyor.''106 ülkenin devlet başkanı ve temsilcisine özel davet'Çınar, 24-25 Nisan'daki uluslararası törenlerin ise Cumhurbaşkanlığının himayelerinde gerçekleştirileceği bilgisini verdi.Bu törenlerle ilgili hazırlıklara değinen Çınar, 'Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde, Dışişleri Bakanlığımızın sekreteryası tarafından 106 ülkenin devlet başkanı ve temsilcilerine özel davet yazısı gönderildi. Bunun dışında Birleşmiş Milletler ve NATO gibi 36 uluslararası kuruluşlara da aynı davette bulunuldu. Tabii ki bu davete icabet edilecektir' dedi.Vali Çınar, bu davetler için katılım konusunda dönüşleri almaya başladıklarını belirtti.Programların dolu dolu geçeceğine dikkati çeken Çınar, sözlerini söyle sürdürdü:'Neredeyse Çanakkale'de dünya devlet başkanlarının katıldığı Birleşmiş Milletler toplantısı gibi en kalabalık ve en yoğun olan bir program gerçekleştirilecek. Bu konuyla ilgili hazırlıklarımız tamamlanma aşamasına geldi. Tabii kolay bir iş değil, çok detay var. Dünyanın farklı coğrafyalarından, farklı anlayışlarından, farklı kültürlerinden, farklı devlet gelenek ve görenekleri olan çok sayıda insan burada bir arada etkinliklere katılacağı için bunları buluşturmak, birleştirmek çok zor bir iş. Takdir edilir ki bu, çok çaba isteyen, çok nakış isteyen bir iş. Biz de bu çalışmaları tamamlanma noktasına getirdik. Cumhurbaşkanlığımız, Başbakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve ilgili diğer bakanlıklarımız, valiliklerimiz, belediyelerimiz hep birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her türlü tedbir alınmış durumda. İnşallah yüzümüzün akıyla bu 100'üncü yılda artık insanların savaşlardan çok çektiğinden farkında olarak ve bu savaştan ibret alarak bütün dünyada barışa en çok hizmet edebilecek o ülkelerin temsilcilerinin bir arada oluşu da dünya barışına bir mesaj verecek, iyi bir etki yapacak program olacaktır.''Şehir Müzesi' ve 'Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi' kurulacakÇınar, savaşların 100'üncü yılıyla ilgili bazı etkinliklere başlandığını aktardı.Bu etkinliklerin, toplumun hissiyatı, anlayışı ve bilincine etki edecek konferans, sempozyum, festival, konser, sergi, yayın ve filmler olduğunu bildiren Çınar, şunları kaydetti:'Tarihi eserlerin restorasyonu, şehitliklerde eksik kalan kısımların tamamlanması gibi önemli kalıcı eserler de olacak. Ayrıca projeler konusunda aklımızda olan bir Şehir Müzesi ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi gibi kalıcı eserler de yapılacak. 100'üncü yıl münasebetiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde büyük destekleriyle Türkiye'nin en büyük bütçeli 'Son Mektup' adı altında bir sinema filmi hazırlandı. 18 Mart günü bunun galası burada yapılacak. Ayrıca Türkiye'nin önemli sanayicilerinden İbrahim Bodur'un destekleriyle hazırlanan ve tamamlanma aşamasına gelen, dünyada önemli bir yere sahip ekibin üzerinde çalıştığı belgesel yapıldı. Bu da 100'üncü yıl için ortaya çıkmış eserler arasında yerini aldı.'Burak Akay, AA
Reklam
İnanılmaz ama Gerçek! Penisi İflas Etmeden Önce Sadece 100 Orgazmlık Hakkı Kalan Adam
Her gün onlarca 'işte şimdi mahvoldum' veya 'hayatımın anlamı kayboldu' tarzı haberler görüyoruz ve kendi kendimize 'yuh, adam ayvayı yemiş' diye düşünüyoruz. Bu gibi haberlerin neredeyse %95'inin üreme organlarıyla ilgili olması da dikkat çekici. Mastürbasyon yaparken kalp krizi geçirip öleninden kız arkadaşı tarafından çükü elinde bir pozisyonda yerde bayılmış yatarak bulunanına kadar, bu tarz haberler hem acıklı hem de ironik bir etki bırakıyor üzerimizde. Eminim ki hiç kimse bu tarz bir habere konu olmak istemez. Bu içerikte sizlerle paylaşacağımız haber de işte 'o' haberlerden ve hatta onların en beteri. Doktorlar tarafından yalnızca 100 kere orgazm olabilecek ve ardından penisi iflas edecek olan adamın hikayesine götürüyoruz sizi. Yaşadığı acı yüzünden kendi gibi bir soruna sahip olan diğer insanlara ulaşmak adına bir e-mail yazan ve bu yazıyı çeşitli dergi ve internet sitelerine gönderen bu adama R.L.S diyeceğiz. Onun yazdığı e-maili okuyunca kendi halinize şükredecek ve bu adam için gerçekten çok üzüleceksiniz.  İşte R.L.S. isimli bu şanssız adamın yazdıkları;
'Türkiye, Anka Kuşu Gibi Küllerinden Doğacaktır'
MHP lideri Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'deki adresinden açıklamalarda bulundu. Çalışma odasından bir fotoğraf da paylaşan Bahçeli'nin mesajları şöyle:Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Küfrü ezmek, yanlışa engel olmak için kolları sıvadım, ceketi çıkardım ve milletimle kucaklaşmak, doğruları haykırmak için daha da bilendim. Umut varsa hayat vardır, hedef varsa, şuur açıksa, iyiye, güzele, hidayete bağlılık tamsa tüm sorunlar yerle yeksan olacaktır. Meraklanmayın, Türkiye; Anka Kuşu gibi, küllerinden yeniden doğacaktır' dedi.'Hayat başlı başına bir mücadele mahsulüdür. İnanıyorsak, kendimize güveniyorsak, savunduğumuz ilkelere bağlıysak, her zorluk aşılacaktır. Yüksek hedeflere, kutlu başarılara cılız iddialarla, yetersiz hazırlıklarla, küçük heyecanlarla ulaşıldığı görülmemiş, duyulmamıştır. Büyük ülkülerin lezzetine kısa soluklu, sürekli mazeret imal eden, yılgınlık gösteren, cesaretini cüretiyle buluşturamayanlar varamayacaktır. Ürkek, tereddütlü, aciz, kararsız ve inançsız mizaçlar dereyi bile tepe yapacak ruh ve zihin açmazına sahiptir. Türkiye’de çok sorun vardır, Türk milleti bunalım ve buhran kapanındadır. Ama buna teslim olamayız, bunu es geçemeyiz. Tarihle eşanlamlı olan milletimizi ebediyetin patikasından savurmak için ihanetin potasında buluşanlar dur durak bilmemektedir. Şahsen Türk tarihinin ve Türk kültürünün Türkiye sevdalılarına yüklediği sorumluluğun farkında ve bilincindeyim. Bu itibarla uyku orucundayım, çalışma nöbetindeyim, sınırsız bir mücadele azmindeyim. Tıpkı bir merkezden çıkarak yayılan ışık huzmeleri ya da atılan bir taşla su üzerinde git gide yayılan çemberler gibi milletime ulaşıyorum. Tarih her şeyin bir kerede olup bittiği nihai yenilgiler, nihai zaferler sahnesi değildir. Ve tarih henüz hükmünü vermemiş, söz bitmemiştir. Merhum Ömer Seyfettin der ki; 'milletleri harekete geçiren büyük felaketlerdir. Bir millete sen yoksun demek ateşli bir küfürdür.' Bu küfür her gün duyuluyor, her gün kulaklarımızı çınlatıyor. Takdir edersiniz ki buna katlanmak, buna dayanmak imkansızdır. Küfrü ezmek, yanlışa engel olmak için kolları sıvadım, ceketi çıkardım ve milletimle kucaklaşmak, doğruları haykırmak için daha da bilendim. Umut varsa hayat vardır, hedef varsa, şuur açıksa, iyiye, güzele, hidayete bağlılık tamsa tüm sorunlar yerle yeksan olacaktır. Meraklanmayın, Türkiye; Anka Kuşu gibi, küllerinden yeniden doğacaktır.' DHA
Reklam
'Çok Kısa Zamanda Çok İşler Başarabiliyoruz'
İçişleri Bakanı Ala, 'Türkiye nereden nereye gitti? Demek ki çok kısa zamanda çok işler başarabiliyoruz' dedi.ERZURUMİçişleri Bakanı Efkan Ala, 'Gerçekten 2002'den beri çok ciddi mesafeler alınmış ama varmamız gereken hedefe baktığımızda daha çok alacağımız mesafe var. Türkiye nereden nereye gitti? Demek ki çok kısa zamanda çok işler başarabiliyoruz' dedi.Ala, Palandöken Dağı'nda bir otelde düzenlenen 'Erzurum İli Oda ve Borsaları Müşterek Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iş bölümü yapmanın başka, işbirliği yapmanın başka olduğunu belirterek, özel sektörün yapması gerekenin, kamunun yapması gerekenin de farklı olduğunu söyledi.Hem iş bölümüne hem de işbirliğine ihtiyaç olduğunu anlatan Ala, 'Otomobildeki aksam gibi fren kendi işini yapacak, gaz kendi işini yapacak, direksiyon kendi işini yapacak' ifadesini kullandı.Türkiye'nin hedefinin ilk on en büyük ekonomisi olan ülke arasına girmek olduğunun altını çizen Ala, şunları kaydetti:'Gerçekten 2002'den beri çok ciddi mesafeler alınmış ama varmamız gereken hedefe baktığımızda daha çok alacağımız mesafe var. Türkiye nereden nereye gitti? Demek ki çok kısa zamanda çok işler başarabiliyoruz. 2000'li yılları hatırlayın. Bir siyasi istikrarsızlık var. Türkiye'deki ekonomiyi derlesin, toplasın diye dışarıdan bakan ithal edilirdi. Bakan geliyordu dışarıdan. Şimdi 2002'den beri, yaptığımız işlere, başardığımız işlere bakın, dünyadaki krizlere rağmen, bölgesel krizlere rağmen. Ekonomik gelişmeyi iyi sağladık, borçları ödedik. Yetmedi o zaman bize Dünya Bankası'ndan bakan gelmişti ithal olarak. Şimdi biz müsteşarımızı IMF'ye ihraç ettik, biz oraya gönderdik, derlesin, toparlasın, buradaki başarıyı, tecrübeyi oraya aktarsın.'Ala, 160 milyar dolara yakın ihracatın olduğunu, hedefin 500 milyar dolar olduğunu belirterek, 'Zamanın ruhunu yakalamazsak, bu genel gidişatı görmezsek, tespit etmezsek yerelde de gelişme sağlayamayız' dedi.Dünyadaki gelişme dikkate alındığında Türkiye'nin önünün açık olduğunu vurgulayan Ala, söylemlerle kullandıkları dille ortaya koydukları beğeniyle destek olacaklarını vurguladı.Kadın istihdamına da değinen Ala, şöyle devam etti:'Hanımefendilerin oldukça faal olmaları, sadece bizim için değil, bölgemiz için de ülkemiz için de çok önemlidir. Bizim elimizdeki son rakamlara göre, yüzde 10'ların altında olan on yıl önce iş gücüne katılım oranı kadın nüfusumuzda, yüzde 45'ler seviyesine gelmiştir. Bu çok büyük bir oran, çok büyük bir gelişmedir ama biliyoruz ki TOBB Başkanımıza bir itirazım var. Sonuçta evde olan hanımefendiler de çok ağır işler yapıyorlar, çok ciddi çalışma içerisindeler. Onlar sisteme zaten dahiller ama belki yazılmıyor. Gerçekten çalışıyorlar. Dünyada, yeryüzünde kadın olup da çalışmayan zannediyorum hiç kimse yoktur. Erkeklerde belki vardır ama kadınlarda hiç olamaz. Sadece bazı erkekler kıymetini bilmiyordur onun dışında hakikaten çalışmayan kadın yoktur.'Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da 'Biz millet olarak doğru yapılan işleri takdir etmekte biraz kısıyoruz ama eleştirmeye gelince her şeyi yapmaya hazırız. Eleştiride üstümüze yok' şeklinde konuştu.'Anadolu'da şöyle bir usul var. 'Kızlarımız iyi bir üniversitede okusun istiyoruz, hepimiz. Ondan sonra da iyi bir koca bulsun, evde otursun' diyoruz' diyen Hisarcıklıoğlu, ülkenin girişimciye ihtiyacı olduğunu ifade etti.Hisarcıklıoğlu, kadın ve genç girişimcilere protokolde yer verilmesini, onların girişimci olmasını istedi.Protokol töreniKonuşmalarından ardından, TOBB tarafından yapılacak ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın isminin verildiği Pasinler İmam Hatip Ortaokulu'nun protokolü imzalandı. Bakan Ala, okulun yapımı için TOBB üyelerine teşekkür etti.Protokol töreninin ardından Bakan Ala, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 'Değişen Dünya ve Erzurum'un Yeni Fırsatları Ekonomik İstişare Forumu'nun değerlendirme toplantısına katıldı. Toplantı, basına kapalı gerçekleştirildi.Muhabir: Ayşe YıldızAA
505 Bin Kişi Baz İstasyonu Ölçüm Değeri Sorgulaması Yaptı
BTK Başkanı Tayfun Acarer, 31 Ocak 2015 tarihi itibariyle 505 bin 335 kişinin sisteme girerek milyon 276 kez baz istasyonu ölçüm değeri sorgulaması yaptığını söyledi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, baz istasyonu ölçüm değerlerinin e-Devlet üzerinden sorgulanabildiğini belirterek, '31 Ocak 2015 tarihi itibariyle 505 bin 335 kişi sisteme girerek, 1 milyon 276 kez baz istasyonu ölçüm değeri sorgulaması yaptı' dedi.Acarer,  GSM operatörlerinin BTK'dan izin alarak baz istasyonlarının kurulumunu yaptığını hatırlattı. Baz istasyonlarının izinsiz kurulduğuna ilişkin kamuoyunda yanlış bir algı olduğuna işaret eden Acarer, 'Bu konuda medyada yer alan haberler gerçeği yansıtmıyor. Baz istasyonları konusunda BTK olarak çok hassas davranıyoruz. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız sayın Lütfi Elvan da bu konuya özel önem veriyor' diye konuştu.Türkiye'de kurulan baz istasyonlarına BTK Bölge Müdürlüklerince güvenlik sertifikası düzenlendiğini anlatan Acarer, sertifika düzenlenen baz istasyonlarının elektromanyetik alan ölçümlerinin de BTK tarafından yetkilendirilen ölçüm yetki belgeli kuruluşlar ve BTK personelince gerçekleştirildiğini kaydetti.Ölçüm değerleri internetteAcarer, kamuoyunu baz istasyonlarının ölçüm değerleri ve uluslararası kuruluşlarca belirlenen limit değerler hakkında bilgilendirmek ve baz istasyonlarının izinsiz kurulduğu yönündeki yanlış bilgilenmeden kaynaklanan algıları gidermek amacıyla tüm baz istasyonlarına ait ölçüm değerlerinin kamuoyunun erişimine açıldığını vurguladı.Baz istasyonu ölçüm değerlerinin 4 Kasım 2013'ten itibaren e-Devlet üzerinden sorgulanabildiğini ifade eden Acarer, şunları kaydetti:'e-Devlet sistemine şifreyle girildiğinde, ekrana otomatik olarak gelen haritada, hizmeti kullanan kullanıcının e-Devlet sitesinde kayıtlı adresi otomatik olarak görülmektedir. Bu hizmeti kullanan isterse harita üzerinden başka noktalara ait ölçüm değerlerini de görebilmektedir.Söz konusu ölçüm değerinin Türkiye'deki ve uluslararası kuruluşlarca kabul edilen limit değerlerle karşılaştırması da yine aynı ekran üzerinde grafik şeklinde görülebilmektedir. Bununla birlikte seçilen noktaya en yakın baz istasyonunun seçilen noktaya uzaklığı, güvenlik mesafesi bilgileri de verilmektedir. Bu sistem seçilen noktanın yaklaşık bin 80 metre etrafındaki baz istasyonlarını taramakta, seçilen nokta için bu mesafede herhangi bir baz istasyonu yok ise ekrana 'seçtiğiniz alana yakın baz istasyonu bulunamadı' diye mesaj gelmektedir.Sorgulamanın başladığı günden 31 Ocak 2015 tarihine kadar 505 bin 335 kişi sisteme girerek 1 milyon 276 bin 240 sorgulama gerçekleştirmiştir.'Acarer, baz istasyonu ölçüm değerlerinin 'Baz İstasyonları Ölçüm Bilgileri' sayfasından e-Devlet şifresiyle girilerek sorgulanabileceğini bildirdi.AA
‘Twitter Yöneticilerinden Türkiye'de Ofis Açmalarını Arzu Ediyoruz’
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, 'Twitter yöneticilerinden Türkiye'de ofis açmalarını arzu ediyoruz' dedi.Bakan Elvan, Niğde Valisi Necmeddin Kılıç'ı ziyaretinde basın mensuplarının sorularını cevapladı.Bir gazetecinin 'Twitter yöneticilerinin randevu talebi oldu, nasıl değerlendiriyorsunuz' yönündeki sorusu üzerine, geçen günlerde böyle bir talebin kendisine iletildiğini söyledi.Geçen hafta çok yoğun olması nedeniyle görüşme imkanı bulamadığını ancak en kısa zamanda görüşmek istediğini belirten Elvan, şöyle konuştu:'Talep onlardan geldi, görüşmenin içeriği tam olarak ne olacak bilemiyorum. Bizim kendi taleplerimiz olacak. Bu talepler içinde ofis açılmasını istiyoruz. Twitter yöneticilerinden Türkiye'de ofis açmalarını arzu ediyoruz. Daha önce de ben görüşmedim ama arkadaşlarımız teknik düzeyde görüşmelerini yaptı. Şu ana kadar bir gelişme sağlanmadı. Umuyoruz ve diliyoruz ki inşallah böyle bir ofis açarlar. Ofis açılması  kendilerinin de yararına olacaktır diye düşünüyorum.'Musa Özyürek, AA
Haluk Koç'tan Davutoğlu'na 'Kumpas' Yanıtı: "Tezgahın Ana Aktörü Ağabeyin"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki 'çetenin kurduğu kumpas ile genel başkan olduğu' iddiasına yanıt verdi. Koç, 'Bak taşeron Başbakan, şunu çok iyi dinle. Sayın Baykal'a tezgahlanan oyunun ana aktörü şimdi seni siyasi mengeneye alan ağabeyin. Bunu unutma' dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu'nun, partisine ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sözlerine yanıt verdi. Siyaseti günlük polemikler üzerine kurmak istemediklerini dile getiren Koç, genel seçimlere 4 ay kaldığını hatırlattı. Koç, 'Bu 4 ay içinde siyaset, halkın karşı karşıya olduğu temel sorunlara çözüm üretsin, bu çerçevede önümüzdeki döneme hazırlansın diye gayret ediyoruz' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Sakarya'da kullandığı ifadeleri eleştiren Koç, 'Davutoğlu, kaçak saraydan verilen talimatlarla aynen fabrika ayarı bozulmuş bir televizyon gibi, görüntüsü olan ama kendi yetki alanı ile ilgili hiçbir iradesi olmayan bir şahsiyet konumunda şu anda Türkiye'de. Acı ama görünen tablo bu' diye konuştu. Koç, şunları dile getirdi:'Kendine çizilen kapasite alanı içinde, önce dağa taşa selam veriyor, sonra bağa bahçeye selam veriyor. Ondan sonra aldığı talimat gereğince konuşmasının ikinci bölümüne geçiyor ve CHP'ye, onun Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na asılsız saldırılarda bulunmaya başlıyor. Söylediklerinin ne kadar boş, ne kadar temelsiz olduğunu aslında kendisi de biliyor. Kendisine siyasette biçilen rol Küçük Hüsamettin tipi. Siyasette Davutoğlu'na biçilen rol, biliyorsunuz bir mizah serisi vardı, oradaki Küçük Hüsamettin tipi. Bunun ötesine geçemiyor. Kapasiteyle geçemiyor, tavırla geçemiyor, söylemle geçemiyor. Üzücü. Ancak onu oynayabiliyor, onu canlandırabiliyor, onun gereklerini yerine getirebiliyor. Neler söylüyor, neler. 'Kim tutar Ahmet Bey seni. Salla gitsin' demesi geliyor insanın.'Koç, Davutoğlu'nun Sakarya'dan Kılıçdaroğlu'na seslendiğini hatırlatarak, '(Eee) demesi geliyor insanın. 'Sen kendi genel başkanına ihanet ederek bu çetenin kurduğu kumpas üzerinden genel başkanlığa geldin. Anlaşılan şimdi bunun diyetini ödüyorsun. Biraz bağımsız davran kendin ol.' Aynanın karşısında konuşuyor Hüsümettin. 'Şuradan, buradan gelen talimata göre hareket etme.' Kendisi irade kullanıyor çünkü. 'Bir Türkiye Cumhuriyeti Devletinin anamuhalefet partisinin lideri olarak sorumlu hareket et.' Bırak bu Hacivat numaralarını Ahmet Bey. Bırak. Hacivat bile çok sevimli bir kahraman senin yanında' değerlendirmesinde bulundu.'Siz, kumpas kurmada da bir numarasınız''Bak taşeron Başbakan, şunu çok iyi dinle. Sayın Baykal'a tezgahlanan oyunun ana aktörü şimdi seni siyasi mengeneye alan ağabeyin. Bunu unutma' diyen Koç, 5 yıldır konunun üzerine gidilmediğini, soruşturulmasının engellendiğini öne sürdü. Koç, 'Allah aşkına, 5 yıldır iktidarda kim var Türkiye'de? Niye soruşturtmadınız bu işi? Niye sonuçlandırtmadınız bu işi? Ucu size mi dokunuyor? Ucu gözlüklerini burnunun ucuna kadar indirmiş laptop ekranına bakan yayınlayın talimatını veren kişiye mi dokunuyor? Meydan meydan dolaşıp o tarihten sonra 'Bunlar özel özel, genel değil bunlar' diye bağıran kimdi Allah aşkına?' sorularını yöneltti.Bunları yapanları Davutoğlu'nun çok iyi hatırladığını ileri süren Koç, şöyle devam etti:'Yıllarca devleti birlikte işgal eden 'Ne istediniz de vermedik' diye ağlaştığınız, birlikte kumpaslar, tezgahlar, oyunlar çevirenler, hep sizdiniz Ahmet Bey. Hep sizlerdiniz Ahmet Bey. Toplantılarda böyle menemen saksısı gibi yanyana dizilip 'Bitsin bu hasret, bitsin bu vuslat, kavuşalım' diye ağlaşanlar, zırlaşanlar, sizlerdiniz Ahmet Bey. Şimdi siz, yürütmede olduğu gibi götürmede de kumpas kurmada da bir numarasınız. Bunu hiç unutma. Siz değil misiniz, TSK'ya Sayın Baykal'a, MHP'li milletvekili aday listesinde yer alan kişilere, aydınlara, gazetecilere, Türk Silahlı Kuvvetlerine kumpas kuran veya kurduran siz değil misiniz Ahmet Bey? Bu ne genişlik? Herkes ahmak, herkes unutkan, herkes yaşadığını hafızadan silmiş.''Etekleriniz tutuşuyor''Siz sadece hırsızlığın, yolsuzluğun rüşvetin değil ahlaksız kumpasların Türkiye'nin yaşadığı tüm ahlaksız kumpasların da suç ortağısınız' görüşünü dile getiren Koç, hesap gününün yaklaştığını, iktidarın eteklerinin tutuştuğunu savundu. 'Siz, suç işlemek için kurulan bütün çetelerin suç ortağısınız' diyen Koç, şöyle devam etti:'Siz aynı zamanda değişik çetelere yardım ve yataklık dolayısıyla da sanık olacaksınız. Hesabını vereceksiniz tüm bunların. Çıldırmışçasına, ahlaksızca saldırganlaşmanız da bundan kaynaklanıyor hiç şüphesiz. Ama inanın korkunun ecele faydası yok. Sonra devam ediyor, Başbakanlık koltuğunda esnek istihdamla oturtulan kişi, geçici Başbakan.'Koç, Başbakan Davutoğlu'nun Sakarya'daki konuşmasında kullandığı ifadeleri anımsatarak, 'Bak Ahmet Bey, şunu kafana yerleştir: Sizi demokrasi, belirli hak ve özgürlükleri kullanmanıza olanak sağlayarak iktidara getirdi. Siz şimdi, sizi oraya getiren hak ve özgürlükleri ortadan kaldırarak demokrasiyi yok etmeye çalışıyorsunuz. Zaten demokrasilerin en tehlikeli durumu da budur. Hırsızlar eninde sonunda faşizme sığınırlar' dedi.Haluk Koç, 'Eğer siz bu süreci, demokrasiyi, sizi oraya getiren hak ve özgürlükleri yok etmeye kalkarak, rafa kaldırmaya kalkarsanız, yine demokrasilerde bir kural daha vardır: O zaman direniş, meşru bir hak haline gelir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği budur. Akademisyen sıfatın da var. Anlarsın sen bunları. Sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği budur. Demokrasilerdeki direniş ne zaman bir meşru hak haline gelir? Demokrasi adım adım tahrip edilir, bir faşizan düzen ülkeye dayatılırsa o zaman halkın direnme hakkı meşru hale gelir' diye konuştu.İç Güvenlik Yasa Tasarısını da eleştiren Koç, tasarıyla ülkede sürekli sıkı yönetim hali uygulanmak istediğini savundu. Koç, tasarıya karşı çıkanların da Başbakan tarafından suçlandığını anlatarak, 'Yurtsever CHP'liler, bu ülkenin demokrat insanları, bu ülkenin aydınlık insanları sizi çok iyi tanıyor Ahmet Bey. Seni de tanıyor, seni oraya getiren iradeyi de tanıyor, sizin kafanızın içindekini de çok iyi biliyor, kafanızın arkasındaki hırsları, saplantıları, beklentileri de çok iyi biliyor. Onun için sizin işbirlikçi, emperyalist, teslimiyet projelerinde üstlendiğiniz rolleri de çok iyi biliyor yurtsever CHP'liler. Onun için başka adrese' diye konuştu.'Fotoğraf bu, manzara bu' diyen Koç, 'Konuştukça cevabını alırsın. Sataştıkça hakettiğin cevabı CHP'den alırsın. Boyuna posuna bakmadan CHP'ye ve onun Sayın Genel Başkanına bir daha laf söyleyecek olursan hakettiğini misliyle alırsın Ahmet Bey' ifadesini kullandı.AA
Reklam