onedio
Google'dan Görüntülü Müşteri Hizmetleri
Teknoloji devi Google, kendisinden tablet, telefon ya da Chromebook gibi cihazlar satın alanlara görüntülü müşteri hizmetleri desteği verecek.Google, Hangouts uygulaması ile videolu görüntülü hizmetleri servisini 2013 yılında ticari olarak kullanıma sunmuştu. Bu serviste kullanıcılar profesyonel başka kullanıcılardan ücret karşılığında görüntülü destek alabiliyordu.Bu hizmetin bir benzeri kendi ürünleri için test etmeye başlayan firma, kendisinden tablet, telefon ya da Chromebook gibi cihazlar satın alanlara görüntülü müşteri hizmetleri desteği verecek.Halen test aşamasında olan serviste kullanıcılar Hangouts yardımı ile destek personelleri ile görüntülü olarak görüşebilecekler. Ücretsiz olarak kullanılabilecek servis ile ilgili olarak Google adına açıklamalarda bulunan bir yetkili, ‘şimdilik sınırlı kullanıcılarla gerçekleştirdiğimiz testler sürüyor. Henüz tam anlamıyla planlarımızı açıklayabilecek durumda değiliz’ dedi.Google’ın resmi olmayan ismiyle 'Virtual Genius Bar’ adını verdiği servisinin ne zaman tam anlamıyla kullanıma sunulacağı ve kullanım şartlarının ne olacağı konusunda net bir açıklama yapılmadı.TechCrunch, Al Jazeera Turk
IŞİD Davasına 2. Erteleme
Savcılığın ‘Nakil’ talebine ilişkin mahkemenin görüş sorduğu emniyet, 12 maddelik cevabında provokasyon uyarısı yaparak, davanın nakli yönünde olumlu görüş bildirdi.
'Bilimsel, Laik, Anadilde Eğitim' İçin Binler Kadıköy'de Buluştu
Alevi örgütleri ve Eğitim Sen’in Kadıköy’deki mitinginde bir araya gelen binler demokratik yaşam ve laik eğitim taleplerini haykırdı.Alevi örgütleri ve Eğitim Sen’in Kadıköy’deki mitinginde bir araya gelen binler demokratik yaşam ve laik eğitim taleplerini haykırdı. Mitingde öne çıkan talepler zorunlu din dersinin kaldırılması ve cemevlerine ibadethane statüsünün kazandırılması oldu. Mitingde sık sık “Laik, bilimsel, ana dilinde eğitim” ve “Öğretmenler greve öğrenciler boykota” sloganları atıldı.Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), eğitimin dini kurallara göre biçimlendirilmesine, ‘tek din, tek mezhep’ dayatmasına ve asimilasyona karşı Kadıköy’de miting yaptı.Miting alanı olan Kadıköy İskele Meydanı’na iki koldan yürüyüş gerçekleşti. Haydarpaşa Numune Hastanesi kolunda HDP, HDK, ESP, DTK, DİSK, KESK, TBB; TMMOB, Eğitim Sen, Beşiktaş Çarşı taraftar grubu ve Cem Vakfı yürüdü. Söğütlüçeşme kolundan da CHP, EMEP, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Yöre Dernekleri, Dersim Dernekleri Federasyonu, Halkevleri, Emek Gençliği, FKF, BHH, Kaldıraç, AKA-DER, Partizan, Mücadele Birliği, BDSP, Sürekli Devrim Hareketi ve Fenerbahçe Sol Açık taraftar grubu yürüdü.
Kıdem Tazminatı İşçinin Banka Hesabına Yatacak
Yürürlüğe giren Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca, kamu kurum veya kuruluşlarınca yapılacak kıdem tazminatı ödemeleri, doğrudan işçinin banka hesabına yapılacak.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik, 11 Eylül 2014'ten geçerli olmak üzere Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, yapılan ihaleler kapsamında, alt işverenlerce çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesinde hizmet sürelerinin hesaplanması, alt işverenle alt işveren işçisinden istenecek belgeler, merkezi yönetim kapsamı dışındaki kamu, kurum veya kuruluşları arasındaki hizmet sürelerine tekabül eden tutarların tahsil ve ödeme işlemleriyle ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar düzenleniyor.Aynı kamu kurum veya kuruluşunda çalışanlar için alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın, aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, bu işyerlerinde yapılan ihaleler kapsamında geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit edilecek.Son alt işverenleriyle yapılmış iş sözleşmeleri, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona eren işçilerin tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, ilgili kamu kurum veya kuruluşunca ödenecek.Farklı kamu kurum veya kuruluşunda çalışanlar için ise aynı alt işverence ve aynı iş sözleşmesine tabi olarak, farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılan işçilerin, kıdem tazminatına esas hizmet süreleri farklı kamu, kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak tespit edilecek.Bu işçilerden son alt işvereniyle yapılmış iş sözleşmeleri, kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin, tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşunca ödenecek.Kamudan sonra özelde çalışmaya devam edenlerAlt işverenle yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermeyen ve alt işverence, kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında, bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunanlardan iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona eren işçilerin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı veya farklı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak belirlenecek.Bu işçilerden son alt işverenleriyle yapılmış iş sözleşmeleri, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş olanların tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldıkları son kamu kurum veya kuruluşunca kendi işyerindeki en son ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanarak ödenecek.Doğrudan işçinin banka hesabına yatırılacakKamu, kurum veya kuruluşlarınca yapılacak kıdem tazminatı ödemeleri, doğrudan işçinin banka hesabına yapılacak.Hesaplanan kıdem tazminatı tutarı, işyerlerinde kıdem tazminatıyla ilgili açılacak bütçe tertibinden, hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın doğrudan işçinin banka hesabına ödenecek.Farklı kamu, kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde ise kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenenkıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil edecek.Yazılı başvurulacakKıdem tazminatı, ödenmesi talebinde bulunan işçilerin veya ölümü halinde kanuni mirasçılarının, ilgili kamu kurum veya kuruluşuna banka hesap, IBAN numarasıyla birlikte yazılı olarak başvuruda bulunacak. Çalıştığı kamu kurum veya kuruluşlarının listesi ile iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiğine ilişkin olarak alt işverenden alacağı belgeyi de eklemesi zorunlu olacak.İş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiğine ilişkin olarak alt işverenden alacağı belgenin, alt işverence düzenlenmemesi halinde SGK kayıtları esas alınacak. Düzenlenen belgede yer alan bilgilere ilişkin uyuşmazlık durumunda mahkemece verilecek karara göre işlem yapılacak.Tutar, hizmet cetvelleri esas alınarak tespit edilecekKıdem tazminatına hak kazananlar için düzenlenen ödeme belgesine; işçinin yazılı talebi, harcama talimatı, hizmet cetveli ve kıdem tazminatının hesaplanmasını gösteren belge de eklenecek.Kıdem tazminatı talebinde bulunan ve iş sözleşmesi kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermiş işçinin, kıdem tazminatına esas toplam süresi, yapılan ihaleler kapsamında çalışmasının bulunduğu kamu kurum veya kuruluşlarınca düzenlenmiş olan hizmet cetvelleri esas alınarak tespit edilecek.Hizmet cetvelinin kamu kurum veya kuruluşunca, herhangi bir nedenle düzenlenememesi halinde SGK kayıtları esas alınacakİşçi aradaki farkı işverenden talep edebilecekKıdem tazminatının hesabında, daha önce kıdem tazminatı ödenmiş süreler dikkate alınmayacak, aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenmeyecek.Ödemede, işçinin son çalıştığı kamu kurum veya kuruluşundaki en son ücretinin asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı esas alınacak.Ayrıca kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması halinde, işçinin aradaki farkı işvereninden talep hakkı saklı olacak.Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında istihdam edilen ve iş sözleşmesi devam eden işçilerin kıdem tazminatlarının hesabında kamu kurum veya kuruluşlarında ilk işe başladıkları tarih esas alınacak.Tespit edilen hizmet süresine ilişkin kıdem tazminatı, 10 Eylül 2014 tarihli kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iş sözleşmesi feshedilmiş işçilere ödenmeyecek.İlkay Güder, AA
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Türk Sanat Müziği sanatçısı Müzeyyen Senar'ın kızı Feraye Işıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zatürre teşhisiyle Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altında tutulan annesinin sabah 07.30 sıralarında vefat ettiğini kaydetti. Müzeyyen Senar'ın Yorumuyla Tadına Doyum Olmayan 15 Türk Sanat Müziği Şarkısı
"Ne Çapulculara, Ne Paralel Çeteye, Ne de Vandallara Meydanı Bırakmadık"
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu , Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen AKP İstanbul 5. Olağan İl Kongresi'nde konuşuyor. Davutoğlu, AKP'nin eski genel başkanı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 'a atfen 'Reis'in bütün emanetlerine sahip çıkacağız' dedi.8 yıldır AKP istanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Aziz Babuşçu , görevi Selim Temurci 'ye devretti.Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle'Reisin bütün emanetlerine sahip çıkacağız. İstanbul yüreğimizde hiç bitmeyen bir aşktır. İstanbul AK Parti'dir. AK Parti İstanbul'dur. İstanbul'u anlayan tarihi anlar. İstanbul gibi AK Parti'de tarihe mührünü vurmuştur. AK Parti İstanbul il başkanlığı görevi en ağır görevdir.İstanbul'un 7 ilçesine benzer AK Parti'de. İşte onlar nedir? Birlik, özgürlük, güvenlik, adalet, kudret, izzet ve adalettir. Biz birlik siyasetinin takipçileriyiz.'Reisin bütün emanetlerine sahip çıkacağız. İstanbul yüreğimizde hiç bitmeyen bir aşktır. İstanbul AK Parti'dir. AK Parti İstanbul'dur. İstanbul'u anlayan tarihi anlar. İstanbul gibi AK Parti'de tarihe mührünü vurmuştur. AK Parti İstanbul il başkanlığı görevi en ağır görevdir.İstanbul'un 7 ilçesine benzer AK Parti'de. İşte onlar nedir? Birlik, özgürlük, güvenlik, adalet, kudret, izzet ve adalettir. Biz birlik siyasetinin takipçileriyiz.Birlik siyasetinin en önemli parçası çözüm sürecidir. Çözüm süreci için söz verdik. Bu topraklarda etnik siyaset yapılmayacak. Kimse bu ülkeyi bölme faaliyetini asla bulamayacak. Tek bir milletin ferdi olduğunu unutmayacak.Sütçü imamın torunları üniversite kapılarından alınmıyordu. Bu zulmü ortadan kaldırdık. Öncelikli hedefimiz özgürlükçü bir anayasa getirmek.Çözüm süreci mutlaka başarıya ulaşması gereken projemiz. Vatandaşlarımız hiç merak etmesin, bir daha kimse bu ülkeyi bölecek şekilde faaliyet yapamayacak. Alevi-Sünni ayrımı yapılamayacak. Kürt, Türk, Çerkez demeyecek. Allah bizimle millet bizimle İstanbul bizimle. İstanbul yeni bir destan yazmaya hazır mısın? Dimdik durmaya hazır mısın? İnşallah 7 Haziran'da yüzde 60 demeye hazır mısın? İstanbul'da birlik varsa Türkiye'nin her yerinde vardır.Başörtülüler üniversite kapılarında hakarete maruz kalıyorlardı, İmam Hatip liselerine ikinci sınıf muamelesi yapılıyordu. Gayrimüslim azınlıklar iç tehdit algılanıyordu ama AK Parti geldi ve insan onuru önemlidir dedi. Başörtü yasağını, katsayı zulmünü kim kaldırdı? Her türlü zulme önce İstanbul önce AK Parti direndi. 12 yıl içinde demokrasileşme paketleriyle büyük devrimlere imza attık.Ne çapulculara, ne paralel çeteye, ne vandallara…Gezi provokasyonlarıyla, 17-25 Aralık kumpaslarıyla, 6-7 Ekim Kobani olaylarıyla kaos ortamı oluşturmak istediler. Bu provokasyonlara karşı AK Parti kadroları dimdik durdu. Ne çapulculara, ne paralel çeteye, ne de vandallara meydanı bırakmadık, bırakmayacağız.Ana paralel partisi misin?Biz milletimizle halayda beraberiz, onlarda Paralel çeteyle her türlü tuzakta beraberler. Öyle bir tuzakla karşı karşıyayız ki 7 Haziran seçimlerine giderken bütün milletimizin teyakkuzda olması lazım. Kılıçdaroğlu İç güvenlik paketine direnin derken aynı saatlerde ABD'de New York Times'ta paralel çetenin makalesi yayınlandı. Bir kampanya başlatıyorlar, Türkiye'de CHP, MHP ve HDP'ye mesaj yolluyor. AK Parti'den kurtulmak istiyorsanız, bizimle işbirliği yapın diyor. Kılıçdaroğlu da ona cevap veriyor. Her türlü provokasyonu yaparız diyor. Bu ülkede kaosa izin vermeyeceğiz. Sen ana muhalefet partisi misin? Ana paralel partisi misin?MHP'de 6-7 Ekim olaylarında döndü bize dedi ki neden el koymuyorsunuz. Bahçeli'ye diyoruz ki adın Devlet ama neden vandallarla işbirliği yapıp İç güvenlik partisine karşı çıkıyorsun?T24
Reklam
Meteoroloji'den Kuvvetli Sağanak Uyarısı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü; Muğla, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş geneli ile Antalya ve Adana'nın doğu kesimlerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışların beklendiğini duyurdu. Meteoroloji tarafından yapılan yazılı açıklamada yağışların gökgürültülü ve kuvvetli sağanak şeklinde meydana geleceği belirtilerek 'Yapılan son değerlendirmelere göre; Ege ve Akdeniz'de görülen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; Muğla, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş il geneli ile Antalya ve Adana'nın doğu kesimlerinde kuvvetli, yer yer çok kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (su baskını, lokal dolu, yağış anında kuvvetli rüzgar vb.)dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir' ifadeleri kullanıldı.DHA
"Senar Her Zaman Sevgi ve Saygıyla Yad Edilecektir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müzeyyen Senar'ın vefatını derin bir teessürle öğrendiğini belirterek, 'Seslendirdiği eserlerle derin izler bırakan Senar, her zaman sevgi ve saygıyla yad edilecektir' değerlendirmesinde bulundu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Sanat Müziği sanatçısı Müzeyyen Senar’ın vefatı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Senar'ın vefatını derin bir teessürle öğrendiğini belirtti.Erdoğan, mesajında, şunları kaydetti:'Kıymetli sanatçımız Müzeyyen Senar'ın vefatını derin bir teessürle öğrendim. Türk Sanat Müziği'nin saygıdeğer ismi Müzeyyen Senar, unutulmaz sesiyle vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Seslendirdiği eserlerle kültür ve sanat hayatımızda derin izler bırakan Senar, her zaman sevgi ve saygıyla yad edilecektir. Müzeyyen Senar'a Allah'tan rahmet niyaz ediyor, ailesine, sevenlerine ve sanat dünyamıza başsağlığı diliyorum.'Muhabir: Durmuş Koçak | AA
Reklam
Galatasaray'a Burak Yılmaz Şoku
Galatasaray'ın sabah idmanında ağrı hisseden Burak Yılmaz, Eskişehir'e götürülmedi.Galatasaray Spor Toto Süper Lig'in 19. haftası için Eskişehir'e hareket ederken, hafta boyunca takımla antrenmanlara katılan Burak Yılmaz sabah antrenmanında ağrı hissedince kafiyele dahil edilmedi.eurosport
Fenerbahçe'de Caner Erkin En Az 2 Maç Yok
Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanan maçta önce sarı kart, maçın bitiş düdüğü ile beraber de direkt kırmızı kart gören Caner Erkin'in durumu da belli oldu.Toplam 4 sarı karttan dolayı Fenerbahçe'nin önümüzdeki hafta ligde Gaziantepspor ile oynayacağı maçta forma giyemeyecek olan Caner Erkin, direkt kırmızı karttan dolayı da sarı-lacivertli takımın Türkiye Kupası'nda Çaykur Rizespor ile oynayacağı maçta yer alamayacak.Hakem Bülent Yıldırım'a çirkin ve kötü sözlerinden dolayı kırmızı kartla cezalandırılan Caner Erkin'in cezasının hakemin raporuna göre artabilme ihtimali de bulunuyor.Sporx
Reklam
Tayfun İçli CHP'den İstifa Etti
21. ve 23. Dönem milletvekili, Eski Devlet Bakanı Tayfun İçli CHP parti üyeliğinden istifa etti.İçli, iktidarın anamuhalefet partisi sayesinde iktidarını koruduğunu savundu. Eski Bakan, 2015 seçimlerinde CHP yönetiminin iktidar olma şansının da kalmadığını vurguladı ve “Bu yapı ve halkımız ve seçmenimiz için değil, mevcut iktidar için güvencedir” dedi.İçli açıklamasında, 'Cebren ve hile ile zapt edilen CHP, artık bir kast sistemi, bir zümre yönetimi tarafından ahbap çavuş ilişkileri ile yönetilmektedir. CHP programına ve kurucu ilkelerine aykırı davranan, yönetim anlayışında da AKP taklitçisi olan bu yeni yapının halkın umutlarını köreltmekten başka bir görevi bulunmamaktadır. Tüm bu üzüntü veren gelişmeler ışığında, Atatürk’e “kefere” diyebilen, Atatürk ilke ve devrimlerini benimsemeyen, mikro Kürtçü, tarikat ve cemaat atıkları tarafından işgale uğramış bir parti bünyesinde yer almayı başta Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak, sonrasında bir Atatürkçü, bir vatansever ve bir hukukçu olarak içime sindiremiyorum.Şahsım adına artık bu kirli oyunların oynandığı, gizli ortaklıklarla CHP’nin tasfiye edilmeye çalışıldığı bir ortamda daha fazla bulunamayacağımdan parti üyeliğinden istifa ediyorum. Tüm bu süreç boyunca dik duruşunu koruyan, Atatürk’ün CHP’sine sahip çıkmaya çalışan tüm arkadaşlarıma şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum' dedi.Milliyet
Reklam
En Kaygan Kar Kazaları
Kar ve buzla dolu bölgelerde kameraya yakalanan birbirinden komik ve eğlenceli kar kazaları.
Yalçın Akdoğan: “Türkiye’de Başbakan Bellidir"
MİT Müsteşarı Hakan Fidan'nın milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etmesini değerlendiren Yalçın Akdoğan, 'Hakan Fidan, Ahmet Davutoğlu'nun yanında yer alacak, arkasında duracak en çok güvendiği isimlerden biridir' dedi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, CNN Türk'te gündeme ilişkin soruları yanıtladı.AK Parti'nin Genel Başkanı'nın belli olduğunu, böyle bir arayış bulunmadığını vurgulayan Yalçın Akdoğan, şunları söyledi:' Hakan Fidan'nın böyle bir düşüncesi de yoktur. Bu tür şeylere çekmek Fidan'ı ve Başbakan'ı yıpratmaya dönük yorumlardır. Gülmeden edemiyorum. Komik şeyler bunlar. Hakan Fidan sanki Ahmet Davutoğlu'na karşı bir şekilde, bir senaryonun parçası olarak istifa ettirildi falan. Bu son derece yanlış. Büyük bir kara cehalettir bu. Davutoğlu'nun en güvendiği isimlerden biridir. Koruma kalkanı içine girme gibi bir şey yok niye korksun?'HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 'Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklama, çok büyük gelişmelere yol açacak gibi kimse beklenti içine girmesin, rutin devam ediyor' açıklamasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Akdoğan, 'Önümüzdeki günlerde bir açıklama yapılacak ve bu açıklamayı böyle çok önemli bir gelişmelere sebep olacak gibi görmemek lazım' şeyi, çok anlamsız görüyorum' dedi.'Eğer Öcalan, İmralı görüşmesinden sonra bir mesaj veriyorsa; bu mesajı bir şekilde sıradanlaştırmaya çalışmak, rutin bir şey gibi göstermeye çalışmak... Buna ben anlam veremedim açıkçası' diyen Akdoğan, şunları kaydetti:'HDP Genel Başkanı niçin böyle bir şey yapar? İmralı'dan gelen mesajı sıradanlaştırmaya çalışır, buna çok anlam verebilmiş değilim. Yani, Öcalan bu görüşmeleri tarihi bir görüşme gibi algılarken ve nitelendirirken, bunları çok rutin, sıradan görüşmeler gibi takdim etmek ne derece doğrudur veya buradan diyelim ki çok pozitif bir mesaj çıkacak, siz 'ya bunu çok önemli görmemek lazım' gibi bir takdimde bulunmak ne derece doğrudur?Bunun iyi irdelenmesi gerekir. Burada ne yapılmaya çalışılıyor? Ben, çok kötüye yormak da istemiyorum. Neticede HDP, bu süreçte önemli bir rol oynuyor ama bu tür yaklaşımları doğru bulmam. Bu süreçte, bir asayişi bozan olaylar konusunda HDP'nin, o yapının hassasiyet göstermesi gerekir. İkincisi algıyı bozan olaylar veya söylemler konusunda hassasiyet gösterilmesi gerekir. Bunların hepsi, süreçte kırılganlık meydana getirir.''Tünelin ucundaki ışığın görülmesi açısından önemli noktaya geldik'Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akdoğan, bu konuda önemli bir aşamaya gelindiğini düşündüğünü söyledi.Akdoğan, görüşmelerin başlamasının ve devam ediyor olmasının başlı başına önemli olduğunu ifade ederek, 'Şu anda böyle bir çabanın sergilenmesi, ilk defa tünelin ucundaki ışığın görülmesi açısından önemli bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Bunu da çok sıradanlaştırmamak, değersizleştirmemek, önemsizleştirmemek gerektiğini düşünüyorum' diye konuştu.'Biz, kendimiz buna önem atfedersek, bu toplum tarafından daha çok önemsenir ama kendimiz küçümsersek bu doğru olmaz' diyen Akdoğan, hep birlikte toplumsal desteğin artmasını sağlayacak şekilde bir pozisyon alınması gerektiğini bildirdi.Akdoğan, bunun zor bir süreç olduğunu vurgulayarak, onbinlerce insanın hayatını kaybettiğini, bir sürü insanın yer değiştirdiğini ve geçmişte çok büyük acılar yaşandığına dikkati çekti. Bunun travmatik ve kronik bir sorun olduğunun altını çizen Akdoğan, şöyle devam etti:'Biz, Türkiye'nin birlik bütünlüğünü korumak için; kardeşliğimizi pekiştirmek için, 'Türkiye bölünmesin, başka sıkıntılar yaşamasın' diye bu süreçte bir neticeye varmaya çalışıyoruz. Bu kadar hayati bir süreç var önümüzde.Hükümet, büyük riskler alarak, büyük bir cesaret ve kararlılıkla taşın altına elini, yüreğini, gövdesini, her şeyini koymuş durumda. Yeter ki bu akan kan dursun, analar ağlamasın, akan gözyaşı dinsin diye çaba ortaya konuyor. Burada herkesin, 'ben nasıl katkıda bulunabilirim?' diye pozitif katkı yapması lazım.'Akdoğan, bunun yıllardır ele alındığını, konuşulduğunu dile getirerek, AK Parti iktidara geldikten sonra birçok reformlar yaptığını, ekonomik tedbirler alındığını, demokratik reformların gerçekleştirildiğini söyledi.'Birtakım süreçler olaylarla sabote edildi'AK Parti'nin çok önemli adımlar atarak meseleyi normalleştirmeye, yumuşatmaya başladığını ifade eden Akdoğan, 'Onun üzerine biz birtakım süreçler yaptık. Demokratik açılım süreci, milli birlik kardeşlik süreci... Bunların hepsi sabote edildi. Büyük terör hadiseleriyle, birtakım olaylarla sabote edildi' dedi. Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bugün benim daha çok umutlu olmam da; yani bir kere kendi içimizde bu meseleyi çözmeye çalışıyoruz. İkincisi, bir takım sabotaj girişimlerine rağmen, sürecin devam ediyor olması önem ifade ediyor. Düşünün, Kobani olayları gibi daha önceki süreçler, bu tür olaylarla hep sabote oldu. Bu sefer, hala görüşmeler, süreç devam ediyor. Yeni bir kazanımdır, bir tecrübedir. Yaşananlardan ders alabilmek, tekrar diyalog kapısının açık olması, ileriye doğru yol yürümeye çalışmak önemli şeyler. Türkiye, bunu öğrendi. Bizim, böyle bir tecrübemiz var mıydı? Sorunu çözme yöntemi olarak böyle bir tarz biliyor muyduk? Bilmiyorduk. Bir gelenek oluştu. Akil adamlar diye geleneğimiz oluştu. Bu diyalog mekanizmasıyla yeni bir gelenek oluşturmaya çalışıyoruz. Daha öncekileri denedik, bu yöntemlerle bu sorunlar çözülmedi, aksine daha da büyüdü.'Şimdi sürece ilişkin yeni şeyler yapıldığını ve buna şans tanınması gerektiğini ifade eden Akdoğan, 'Burada, AK Parti, Tayyip Erdoğan'a duyulan güvenle bu süreç, bu kadar toplumsal destek buldu. Güçlü bir iktidar var. Ahmet Davutoğlu'nun bu meseleye inanması, böyle bir vizyona sahip olması, bunların hepsi şans ve bu şansı iyi değerlendirmemiz lazım. Bardağın dolu tarafından bakarak bu meselenin götürülmesi lazım' diye konuştu. Akdoğan, çözüm sürecine ilişkin 'en umutlu dönemde' olduğunu söyledi.'Abdullah Öcalan bakımından, bu meselenin bütünüyle ortadan kalkması halinde, kişisel bir beklentisi ortaya çıkabilir mi?' şeklindeki bir soru üzerine Akdoğan, 'Böyle bir insan zihninde ne tür beklentisi olur, bilmiyorum ama kendisi ile ilgili meseleleri şu anda gündeme getiriyor değil. Yani, şu anda konuşulan konular içerisinde 'ben ne olacağım?' diye böyle bir konuyu gündeme taşımış değil, böyle bir konu da şu anda konuşuluyor değil' dedi.'HDP'nin barajı geçebileceğini düşünmüyorum'Akdoğan, 'HDP'nin barajı geçmesini ister misiniz?' şeklindeki bir soru üzerine de seçimlere yönelik sürekli araştırma yaptıklarını söyledi. 'HDP'nin barajı geçebileceğini düşünmüyorum' diyen Akdoğan, 'Çok ciddi bir emanet oy alması lazım, bir geçiş olması lazım. Şu anda AK Parti'ye bir şekilde zarar vermek isteyenler, zayıf düşürmek isteyenler, bu süreçte 'HDP'nin üzerine nasıl oynayabiliriz, nasıl destek sağlayabiliriz?' diye çaba içesine de girdiklerini görüyoruz' dedi.'Bu çaba, AK Parti'ye kaybettirme ittifakı, daha önceki iki seçimde de oldu ama başarılı olamadılar' diyen Akdoğan, bu sefer HDP'ye oynanması halinde de başarılı olunabilineceğine inanmadığını bildirdi. Akdoğan, şu ifadeleri kullandı:'Çünkü, bu 'kaybet, kaybet' formülüne dönüşüyor. Bunu, 30 Mart'ta da 10 Ağustos'da da gördük. HDP, bu süreçte önemli rol oynuyor. 'Hep beraber destek olalım da HDP barajı geçsin, yoksa kıyamet kopar' Bunun takdim biçimi de yanlış. Düşünün, şöyle bir tehdit ve şantaj vari bir yaklaşım. 'Eğer barajı geçmezsek, alternatif parlamento kurarız, dünyaya bunu farklı yansıtırız' Böyle bir tehdit, demokrasiye inanmak açısından bir samimiyet ortaya koyar mı? Samimiyetsizliktir bu. Önce, demokrasiye inanacaksınız.Barajı geçseniz de demokratik sisteme inanacaksınız; geçmeseniz de inanacaksınız. Seçime, eğer bir şaibe karışmıyorsa, usulüne uygun bir seçim yapılıyorsa bu meşru bir seçimdir. İkincisi, Kürtleri sadece sen mi temsil ediyorsun? AK Parti'nin içinde belki 50-60-80 tane Kürt kökenli milletvekili olabilir, Kürt milletvekili olabilir. Kürtlerin temsili, sadece senin varlığınla ortaya çıkmıyor. Siyaset dışı kalmak değildir, barajı geçememek.''Siyaset sadece Meclis'te mi yapılıyor'Barajı geçemeyen başka siyasi partilerin de bulunduğuna dikkati çeken Akdoğan, 'Bunlar, siyaset dışında mı kalıyorlar? Siyaset, sadece Meclis'te mi yapılıyor? Bunların hepsi, demokratik münazaralar açısından sağlıklı yaklaşımlar değildir. Barajı geçip geçmemesi, milletin takdirinde olan bir şeydir. Millet oy verirse geçer, oy vermezse geçmez.' El birliğiyle bunu geçirelim, hadi biraz destek olalım' böyle bir şey olmaz' değerlendirmesinde bulundu.'HDP barajın altında kalırsa, çözüm sürecine etkisi azalır mı? Bir aktör olarak, bu oyun alanının dışına mı itilmiş olur? O zaman Öcalan ya da Kandil mi daha çok öne çıkıyor olur sürecin çözümünde?' sorusu üzerine, Akdoğan, şöyle konuştu:'Şimdi burada HDP'nin oynadığı bir rol var. HDP tabi ortadan kalkmış olmuyor. HDP, parti olarak barajı geçse de var geçmese de var. Şu anda mesela bağımsız olarak girdiler, sonra mesela Meclis'te grup kurdular. Bu şekilde bir rol oynayabiliyorlar. İmralı'ya gidenlerin hepsi de milletvekili değil, biliyorsunuz. Hatip Dicle'de gitti. Bunu o gün değerlendiririz. Ama benim gördüğüm zaten seçime kadar çözüm süreci belli bir kıvama ulaşır, belli bir noktaya varır diye düşünüyorum. Bunlar biraz çözüm sürecinin gidişatıyla da bağlantılı konular. Sadece HDP'nin olduğuyla alakalı konular değil. Çözüm sürecinin total olarak nereye doğru gittiğiyle ilgili konular.''Birilerinin ütopyaları olabilir'Türkiye'de çözüm sürecine kuşkuyla bakanlar ve Kürt devleti kurulacağı yönünde temal kaygıların hatırlatılması üzerine Akdoğan, kendisinin öyle bir endişesinin bulunmadığını söyledi.'Birilerinin bu tür Kızıl elmaları olabilir, hayalleri, ütopyaları olabilir. Bunları engellemek mümkün müdür? Adamın böyle bir hayali vardır, ütopyası vardır, bu olabilir. Böyle bir anlayışta olan insan varsa, siz siyaset zemininde bunla mücadele edersiniz. Eline silah alırsa sizde silahla mücadele edersiniz veya bir şekilde etkisizleştirmeye çalışırsınız. Veya birileri böyle düşünüyor olabilir' diyen Akdoğan, şöyle devam etti:'Bu süreç, yani çözüm süreci Türkiye bölünmesin diye, bu tür korkuları gidermek için zaten başlayan bir süreç. Bunlar olmasaydı Türkiye'nin bir beka sorunu olurdu, bu riskler ortaya çıkardı. Bunları telafi etmek için, gidermek için, biz bu sürecini yürütüyoruz. Öncelikle bunu anlamak lazım. Bu sürecini eleştirenler, 'Türkiye bölünecek vesaire.' Arkadaş sen zihninde bölmüşsün Türkiye'yi. Sen Şırnak'a gidemiyorsun, Hakkari'de siyaset yapamıyorsun. Yani Diyarbakır'da varlık gösteremiyorsun. Bu kadar, en böyle şiddeti eleştirenleri biraz zorlayın bir aşama sonrasında ver kurtulcu olurlar. Yani orayı bölelim, ayıralım biz burada rahat edelim. Bir adım sonra bunu söylemeye başlarlar. Biz bunların hepsine karşıyız. Ne ver kurtul çözüm, ne bu yaklaşımlar çözümdür. Bu süreç birilerinin ütopyasını, örgütsel hedeflerini yerine getirme süreci değil.'Akdoğan, 'Bu Türkiye hepimizin, biz birlikte Türkiyeyiz. AK Parti'nin sloganı bu ve oralarda varlık gösteren, siyaset yapabilen tek parti AK Parti kaldı. Türkiye'nin birliğinin, bütünlüğünün sigortası durumunda şu anda AK Parti' dedi.Bu yüzden tablonun doğru okunması gerektiğini vurgulayan Akdoğan, 'Biz bunları yapmazsak, bu sorunu çözmezsek, kan akmaya devam edersek, bu sosyal travmaya dönüşürse, insanlar birbirine kem gözle bakmaya başlarsa, o zaman bir risk vardır. Bunu gidermek lazım, biz de bunun için uğraşıyoruz. Yani biz toplumun kabul etmeyeceği, milletimizin içine sinmeyeceği bir adımı atmayız. Türkiye'nin birliğinin, bütünlüğünün teminatı da AK Parti iktidarıdır. Kimsenin ütopyasını gerçekleştirmek için de çaba göstermiyoruz. Böyle bir şeye de izin vermeyiz. Türkiye vatan topraklarında da ameliyata izin vermeyiz. Bunun için burada bu kaygıları, korkuları pompalamak doğru değil. Bunu kaşıyanların ne dediğine bakın, ne önerdiğine bakın, bu konuda bir şey söyleyebiliyorlar mı? Onların zihniyeti zaten bu sorunları derinleştirdi ve eğer o yaklaşımla hareket edilirse bu riskler o zaman büyür.''Seçim güvenliği de önemlidir, bunlara karşı da duyarlı olmak gerekir'1 Mayıs ve Nuvruz bayramlarının yaklaştığı, bazı dönemlerde olayların yaşandığı hatırlatılarak, bu senenin yumuşak geçip geçmeyeceği sorusu üzere, Akdoğan, Haziran'da yapılacak seçimin avantaj olduğunu kaydetti.Akdoğan seçim süreci olması hem bir avantajdır, hem bir dezavantajdır. Avantaj, seçim süreçlerinde, partiler sandığı odaklandığında, işte milletvekilliği listeleri, adaylıklar, kampanyalara odaklandıklarında, birtakım şeyler biraz devre dışı kalır. Farklı hesaplar, senaryolar, sandık ortaya geldiğinde, bütün siyaset seçime endekslendiğinde farklı birtakım senaryolar devre dışı kalır' dedi.Bazı grupların seçim günlerini bahane ederek siyasi rant peşinde koşabileceğini söyleyen Akdoğan, geçmişte bazı olayların yaşandığını hatırlattı.Akdoğan, 'Bunlar beklenebilecek şeylerdir. Elbette seçim güvenliği de önemlidir, bunlara karşı da duyarlı olmak gerekir. Ümit ederiz ki huzur içinde, güvenlik içerisinde, kardeşçe bir seçim süreci geçer, gerilim, tansiyon yükselmez. Hep birlikte, milletimizin iradesi nasıl tecelli edeceğini hep birlikte görmüş oluruz. Ben şu anda çok büyük olumsuzluklar beklemiyorum. Şuanda siyasi tansiyonda o kadar yükselmiş değil. Dediğim gibi seçim varsa, sandık varsa birtakım komplolar, oyunlar devre dışı kalmış demektir' diye konuştu.'MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın istifası ve milletvekilliğine aday olacağını iki türlü yorumladılar. AK Parti içinde Sayın Erdoğan'ın desteğiyle yeni bir başbakan adayı hatta 'başbakan olur' diyenler oldu. İkinci iddia da dokunulmazlık koruması zırhına ihtiyacı olduğu için milletvekili seçilmek istediği söylendi' sorusuna Akdoğan, 'Doğrusu çok komedi filmlerini takip edemiyorum, biraz da ciddi bir adam gibi beni görüyorlar. Ama bu tür siyasi değerlendirmeleri görünce gülmeden edemiyorum, çok komik şeyler bunlar' şeklinde cevap verdi.Akdoğan, 'Hakan Fidan'ın, Ahmet Davutoğlu'na karşı bir senaryonun parçası olarak istifa ettirildiği' gibi yorumların son derece yanlış olduğunu bildirdi.'Büyük bir kara cehalettir' diyen Akdoğan, Hakan Fidan'ın, Tayyip Erdoğan'ın da Davutoğlu'nun da en güvendiği isimlerden olduğunu söyledi.Akdoğan, 'Biz, 12 yıldır birlikteyiz. Hakan Fidan farklı kademelerde görev yaptı. TİKA Başkanı oldu, MİT Müsteşarı oldu. Biz, bir ekibin parçasıyız, Ahmet Davutoğlu'nun rızası olmadan böyle bir şey zaten olamaz. Böyle bir yorum yapmak, sanki Davutoğlu'na karşı başka bir siyasi senaryonun parçasıymış gibi, böyle konumlandırmak bu tamamen taban tabana zıt bir okuma biçimidir' değerlendirmesinde bulundu.'Fidan ne yanlış yaptı da korkacak?'Yalçın Akdoğan, iddia edildiği gibi Fidan'ın koruma zırhı, koruma kalkanı içerisine girmek gibi bir durumunun olmadığını belirterek, şunları söyledi:'Niye korksun Hakan Fidan, ne yanlış yaptı da korkacak? Yani kurulan kumpaslar, komplolar... Biz bunlarla mücadele ederek bugünlere geldik. Bunlar dün de vardı, bugün de olur, yarın da olabilir. Bunlardan korkumuz olsaydı bu işe girmezdik. Hakan Fidan da böyle bir şeyden korkacak bir karaktere sahip değildir. Bulunduğu pozisyonda bu açıdan hukuki bir şeye de sahip bir yerdir. Bunun için milletvekili olmasına falan da gerek yok. Hakan Fidan değerli bir devlet adamıdır. Onun üzerine bu tür farklı siyasi kurgular, senaryolar uydurmak da doğru değildir. Benim de şahsen çok sevdiğim, değer verdiğim, güvendiğim bir arkadaşımdır Hakan Fidan. Gerçekten son dönemde AK Parti iktidarında çok değerli bürokratlar ortaya çıktı, büyük bir tecrübe oluştu, bunların belki de en önemli isimlerinden birisi de Hakan Fidan'dır.''Hakan Fidan'ın böyle bir düşüncesi de yoktur''Hakan Fidan'ın Başbakanlığı gibi bir ihtimal söz konusu mu?' sorusu üzerine Akdoğan, şunları kaydetti:'Bu tür şeyler çok yanlış. Böyle bir ihtiyaç mı var, böyle bir konu mu var Türkiye'de? Şu anda Türkiye'de Başbakan bellidir, AK Parti'nin Genel Başkanı bellidir, böyle bir arayış da yoktur, Hakan Fidan'ın böyle bir düşüncesi de yoktur. Bu tür şeylere çekmek Hakan Fidan'ı ve Başbakan'ı yıpratmaya dönük yorumlardır. Bunları bir kere tamamen gündem dışında tutmak lazım. Hakan Fidan da buna karşı bir senaryonun içerisinde olacak kişi değildir. Ahmet Davutoğlu'nun yanında yer alacak, arkasında duracak en çok güvendiği isimlerden biridir. Hepimiz bir ekibiz, ekip olarak hareket ederiz, bu bir takım oyunudur, biz de bu hareketin, AK Parti ailesinin bir ferdi olarak hep birlikte hizmet ederiz. Bu tür yakıştırmaların, fitne fesat çabasının bir parçasıdır sadece.'Akdoğan, Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olacağı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine de 'Bu tür siyasi görevlendirmeler Genel Başkan'ın, Başbakan'ın takdirinde olan konulardır. Elbette Cumhurbaşkanı'nın da onay merciyi olarak bir iradesi vardır. Onun ötesinde bizim yakıştırma yapmamız doğru olmaz. Hakan Fidan değerli, tecrübeli bir arkadaşımızdır. Her pozisyona da layıktır, ama onun ötesinde biz yorum yapamayız, bu siyasi takdirdir' dedi.'Fidan'ın kişisel tercihidir'Akdoğan, bir soru üzerine, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın katıldığı bir televizyon programında, 'Hakan Fidan'ın MİT Müsteşarlığında başarılı olduğu, aslında milletvekilliğine çok anlam veremediği, Başbakan da olamayacağı' yönündeki açıklamalarını da değerlendirdi.Programı izlemediğini söyleyen Akdoğan, 'Bu Hakan Fidan'ın kendi kişisel tercihidir, elbette Sayın Başbakan ile de istişare etmiştir, değerlendirme yapmıştır ve kendi kararını vermiştir diye düşünüyorum' ifadesini kullandı.Akdoğan, 'Acaba Hakan Fidan'ın karar almasını etkileyen şey Sayın Davutoğlu'nun daveti mi oldu?' sorusuna karşılık, şu değerlendirmelerde bulundu:'Sayın Başbakanımızın burada bir değerlendirmesi, takdiri elbette olmuştur. Yani MİT Müsteşarı pozisyonundaki kişi, kendi kendine böyle bir karar alamaz. Dediğim gibi, biz bir ekibin parçasıyız, bu ekibin başında Sayın Başbakanımız var, onun rızasını almıştır. Burada tabii Hakan Fidan'ın neticede kişisel tercihi. Kolay bir görev değil MİT Müsteşarlığı, 5 yıldır bu görevi yürütüyor. Ne tür sıkıntılar yaşandığını hepimiz gördük, yaşadık. Bundan dolayı farklı bir görevde bulunmak istemiş olabilir. Buna da saygı duymak gerekir.''Fidan'ın varlığı çok önemliydi'Hakan Fidan sonrasında 'Hakan Fidan'sız bir MİT, böylesine bir dönemde bir dizi soruna neden olabilir gibi yoruma katılıp katılmadığı sorulan Akdoğan, şunları söyledi:'Bunlar Cumhuriyet döneminin en önemli kurumlarıdır. Hakan Fidan bu kurumun dönüşümünde, son dönemdeki performansını yükseltmesinde çok önemli katkılar yapmıştır. Onun oradaki varlığı da çok önemliydi. Elbette bu kurumsal yapı kendini bir şekilde devam ettirecek. Orada da çok değerli arkadaşlarımız var bu işi yapabilecek. Bir kurumun başarıyla devam etmesi kişilerden sonra o kişinin başarısıdır zaten. Eğer onu devam ettiremiyorsa orada, o kişide bir eksiklik aramak gerekir. Bu kurumun başarıyla devam etmesinde de Hakan Fidan'ın oradaki yaptıkları, dönüşümünün etkisi vardır, bu da Hakan Fidan'ın başarısı olur.'Star
Reklam
Kolombiya'da 62 Kişiye Ait Toplu Mezar Bulundu
Cinayetleri faşist milis örgütü AUC'un işlemiş olduğu şüphesi var Kolombiya'nın güneybatısında içinde 62 kişiye ait kalıntıların olduğu toplu mezar bulundu. Mezardaki kalıntıların Kolombiya'da ABD destekli faşist milis örgütü AUC tarafından öldürülen kişilere ait olduğu tahmin ediliyor.Kolombiya'da bulunan toplu mezarlara bir yenisi daha eklendi. Ülkenin güneybatısında bulunan Olaya Herrera belediyesine bağlı Narino kasabasında Ekvador sınırına yakın yerde bulunan toplu mezarda 62 kişinin kalıntılarının yer aldığı tespit edildi. Bunlardan 13'ünün kimliği tespit edilirken, yetkililer mezarın tam olarak ne zaman bulunduğuna ilişkin bilgi vermekten kaçındı.FAŞİST AUC TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜKLERİ TAHMİN EDİLİYORYerel yönetim, savcılık, Kızıl Haç örgütü ve yerel adli tabip yetkililerinin eşliğinde açıldığı belirtilen mezarın ABD destekli faşist milis örgütü olarak bilinen Kolombiya Özsavunma Birliği (AUC) tarafından öldürülen kişilerin izini kaybettirmek için hazırlandığı tahmin ediliyor. Mezarda kalıntıları bulunanların 2000-2005 yılları arasında öldürüldüğü ve sadece Narino kasabasında değil, ülkenin diğer yerlerinde katledilenlerin de bulunduğu belirtildi.AUC ÜLKEDE HALA ÖRGÜTLÜABD desteği başta olmak üzere, ülkedeki gerici güçlerden de destek alarak faşist milislerin kurduğu Kolombiya Birleşik Öz savunma Güçleri (AUC), Kolombiya Anayasası'na göre yasadışı olsa da şu an 31 bini aşkın üyesi ile ülkenin birçok yerinde örgütlü bulunuyor.2006 yılı ortalarında eylemliliğini görece durdurarak hükümet ile görüşmelere başlayan örgüt, Kolombiya hükümeti tarafından yapılan Adalet ve Barış Yasası adı altında adeta koruma altına alındı. Söz konusu yasa ile insanlığa karşı işlenen suçlarda cezalarda indirime gidilirken, örgütün topluma adaptasyonu için de yasal çerçeve oluşturuldu.Evrensel
WhatsApp ve Facebook'tan Ortak Yenilik
Milyonlarca kişinin kullandığı WhatsApp ve Facebook’tan bir yenilik daha geliyor.Geçtiğimiz günlerde Web Whatsapp ile tarayıcı üzerinden WhatsApp kullanma özelliğinden sonra, şimdi de Facebook aracılığı ile giriş yapma imkanı sağlayan bir hizmet geliyor.Kullanıcılar ileride alpha.whatsapp.com sitesinden Facebook hesabı ile WhatsApp’a bağlanıp aynı anda hem Facebook bildirim ve mesajlarını, hem de WhatsApp mesajlarını bir arada görebilecekler. Facebook’un WhatsApp’ı satın aldıktan sonra iki uygulamayı birbirine bağlayan en büyük yeniliklerden biri bu hizmet olacak.Öte yandan iddiaya göre Facebook ile entegre olan WhatsApp’ın alpha.whatsapp.com adresinden şimdilik sadece WhatsApp çalışanlarının girişine izin verilmesi ise bilgiler arasında.İHA
"Devlete Sızan Acem Ajanları, Hapishaneye Giden Vatan Evlatları"
Selam-Tevhid soruşturmasında görev alan polislere yönelik algı opearsyonunda gözaltına alınan eski Başkomiser Mehmet Işık, sağlık kontrolünden geçirildi. Işık, hastaneye girerken 'Devlete sızan Acem ajanları, hapishaneye giden vatan evlatları' diye bağırdı.Selam-Tevhid terör örgütü soruşturmasında görev alan polislere yönelik operasyonda gözaltına alınanlar sağlık kontrolünden geçiriliyor. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ilk olarak Mehmet Işık getirildi. Işık, hastaneye girerken 'Devlete sızan Acem ajanları, hapishaneye giden vatan evlatları. Aynı saçmalıktan üçüncü kez gözaltına alınıyorum. Yeni Türkiye herkese hayırlı olsun. Yazıklar olsun!' diye tepki gösterdi.CİHAN
Trabzonspor Yönetiminden Fenerbahçe'ye Tepki
Spor Toto Süper Lig'de deplasmanda Fenerbahçe ile golsüz berabere kalanTrabzonspor'da, kulüp Başkan Yardımcısı Yakup Aslan, rakipleri karşısında aldıkları sonucun kendilerini memnun etmediğini söyledi.Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Afrika Uluslar Kupası'na giden milli oyuncular, sakatlıklar, cezalı oyuncular ve yeni transferlerin uyumu nedeniyle Fenerbahçe maçında istedikleri futbolu ortaya koyamadıklarını belirtti.Fenerbahçe karşısına her maçta olduğu gibi kazanmak için çıktıklarını ifade eden Aslan, 'İstanbul'a galibiyet için gitmiştik. 0-0'lık sonuç bizi memnun etmedi. Baskılı bir futbol ortaya koyamadık ama 3-4 net pozisyon yakaladık. Rakibimiz de kendi sahasında seyirci desteği önünde oynadı. Hakan iyi günündeydi ama Volkan da net kurtarışlar yaptı. Maçın en iyi oyuncuları kalecilerdi' dedi.Aslan, ligin ilk yarısında Fenerbahçe ile sahalarında golsüz biten karşılaşmada ise kendilerinin daha baskılı oynadığını söyleyerek, 'Trabzon'da oynanan maçta bizim 4-5 net pozisyonumuz vardı. Ligin ilk yarısında sahamızda oynanan maçta Fenerbahçe'nin yarım pozisyonu vardı. Biz çıkıp da 'büyük takım gibi oynamadılar' ifadesini kullanmadık' diye konuştu.-'Yıldırım'ın tek hatası Egemen'i atmamaktı'Karşılaşmanın hakemi Bülent Yıldırım'ın ortada bir maç yönettiğini belirten Aslan, 'Hakemin tek ciddi hatası Egemen'e Aykut Demir'e attığı tokat sonrası kırmızı kart vermemekti. Rakip takımın lehine bir penaltı pozisyonu söz konusu değildi' dedi.Aslan, Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun maç öncesi hakem Yıldırım'ı aramasına ilişkin de şunları söyledi:'Başkanımız, Yıldırım'ı aradığını da kendisi söylemiş, gizli kapaklı bir iş yapmamıştır, yaptığını kendisi açıklamıştır. Adalet istemek bir kulüp başkanının en doğal hakkıdır. Haftalardır aleyhimize yapılan hakem hatalarının bir türlü önünün alınmaması başkanımızı böyle bir yola sevk etti diye düşünüyorum. Başkanımızın yaptığı sadece hakkaniyetle bir maç yönetilmesini istemektir.'Kaynak: AA
Reklam