Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Club Brugge eşleşmesini değerlendirdi.Fikret Orman şunları söyledi:'Hayırlı olsun. Biz dünkü gibi oynarsak rakip hiç fark etmez. Camia olarak, ülke olarak kenetlenmiş bir takımız. Brugge diğer ekiplere göre daha iyi bir kura gözüküyor. Ama 16 takım da kuvvetliydi. Şu anda liderler. Bizim doğum günümüzde İstanbul’da maç yapacağız.Bir sitemde bulunmak istiyorum. Olimpiyat Stadı hakkında çok şey söylendi. Ama aynı stat, aynı saatlerde yaklaşık 80 bin kişiye yakın top oynadık. Biz şampiyonluğa oynuyoruz. Bursaspor ile oynadık, 5 bin bilet satıldı. Bu takım taraftarıyla bütünleştiği zaman daha iyi oluyor. Tüm taraftarlara Beşiktaş’ın ihtiyacı var.Devamlı deplasmana gidiyoruz. Sadece güzel maçlardan sonra sevinmek değil, birliğimizi her zaman yapmamız lazım.Ben ve arkadaşlarımın hedefi bir Avrupa kupasını kaldırmak istiyoruz. Bizim için en önemli hedefimiz lig şampiyonluğudur. Biz 'gavur eziyeti' çekerek maçlar yapıyoruz.'Eurosport
Dünyanın en ince cep telefonu olan Kazam'ın Tornado 348 modeli için yayınlattığı reklam filmi İnglitere'de kadınları nesneleştirici bir tavır sergilediği için engellenmiş
Kadın ve erkek arasındaki aşkı gerçek hayatın iyi ve kötü yanlarını kullanarak anlatan kısa animasyon. Bir çok festivalde de ödül alan The Gift, erkeğin gönlünü/kalbini verdiği kız ile arasındaki ilişkinin finalinde ise bilindik bir şekilde hüzünlü ayrılık şeklinde vermiş. Gönlünü verdiği kızdan ayrılan erkek yalnız kalır ve hayat devam ediyordur...
Köktendinciliğe karşı verdiği mücadeleyle tanınan ateist Bangladeşli yazarın, paramparça edilerek öldürülmesi uluslararası kamuoyunda büyük tepki topladı.ABD'de yaşayan ve Amerikan vatandaşı olan Avijit Roy, eşiyle birlikte bir kitap fuarına katılmak için gittiği Bangladeş'in başkenti Dakka'da saldırıya uğramıştı.Satırlarla saldıran grup, Roy'un kendisi gibi blog yazarı olan eşi Rafida Ahmed'i de ağır yaralamıştı.Yerel emniyet müdürü Sirajul İslam, 'Saldırıya birkaç kişi katıldı ve aralarından en az ikisi Roy ile eşine doğrudan vurdu. Saldırı sonrasında iki kanlı satır bulduk' dedi.Saldırıyla ilgili olarak henüz bir tutuklama olmadı ancak polis, suikasti öven yerel bir İslamcı grubun soruşturulduğunu bildirdi.Roy'un öldürülmesini protesto için Dakka'da yüzlerce öğrenci toplandı.
Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasıyla ilgili daha önce hazırlanan ancak eksiklikler olduğu gerekçesiyle iade edilen iddianame tamamlanarak yeniden Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden katliamına ilişkin iddianame hazırlanarak Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede yapılan değişikliklerle 8 tutuklu 45 sanıktan, tutuklu olmayan 37’sinin bir gün hapis yatmadan kurtulmasının önü açıldı. Buna tepki gösteren Manisa Barosu eski Başkanı Zeynel Balkız, bu yanlışın yargılama sürecinde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.Evrensel'den Muzaffer Özkurt'un haberine göre, hazırlanan yeni iddianameyi de yeterli bulmadıklarını söyleyen Balkız, “Daha önceki iddianamede eleştirdiğimiz hususlardan biri şuydu. Tutuklu 8 kişi, yani asıl şirket yöneticileri müebbet hapis yerine 20 yıl hapisle cezalandırılıyordu. İkinci derece şirket yöneticileri bilinçli taksirle yargılanıyordu. Kalan üçüncü derece yöneticiler de, ki aralarında Ege Linyit İşletmesi ve TKİ yöneticileri de var, kusurlu davranışlarıyla ölüme neden olmadan yargılanıyorlardı. Yeni iddianamede üçüncü ve ikinci grup birleştirilerek, 37 sanık için bilinçli taksir suçu kapsamına alınarak 32 ay hapis cezaları isteniyor. Bu şu anlama geliyor. 32 aylık bir ceza 3 yıl hapis cezasının altında kaldığı için infaz hükümlerinde erteleme sınırları içinde kalıyor. 8 tutuklu sanığın dışındaki yöneticiler 301 madencinin şehit olmasının ardından bir gün bile hapis yatmadan dışarıda olmaları mümkündür. Bu kamuoyu vicdanını yaralar” diye konuştu.DANIŞTAY 5 AY SONRA SAVUNMA İSTEDİBu kişilerin ihmali davranışlarını sürdürmek suretiyle ölüme neden olmak suçundan müebbet hapis yerine 15, diğer hapis cezaları yerine de 10 yılla cezalandırılmaları gerektiğini ifade eden Balkız, “Biz bunu öngörüyoruz. İddianamenin kabulünden sonra mahkeme başkanlığı da bu sanıkların ek savunmaların almak suretiyle bahsettiğimiz maddeden yargılamaları mümkündür” dedi.Balkız bir diğer eksikliğin ise ölümlerden sorumlu olan kamu görevlilerinin yargılanmasına izin verilmemesi olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 15 Eylül 2014 tarihinde verdiği yanıtla kamu görevlilerinin yargılanmasına izin vermediğini hatırlatan Balkız, şöyle devam etti: “Biz de Danıştay 1. Dairede dava açtık. 2014/1726 sayılı dava. Ama davanın akıbetini sorduğumuzda ancak 5 ay sonra 20 Şubat 2015 tarihiyle bakanlıktan savunma istendiğini gördük. Gecikmiş adalet adalet değildir diyoruz. Acil yargılama bekliyoruz. 301 kişin ölümüne neden olan olayda ihmali olan müfettişlerin soruşturulması bakanın iki dudağı arasında olmamalı. Buna hukuk devleti denmez.”İddianamenin iadesi nedeniyle davanın geç başladığını söyleyen Balkız, bundan sonraki yargılama sürecinin hızlı ve adil olmasını beklediklerini ifade etti.
Manisa’nın Akhisar İlçesi’nde geçen pazar günü zeytinlik alandaki barakada bulunan yanmış kadın cesediyle, aynı bölgede dün gece toprağa gömülü bulunan erkek cesedinin sırrı çözüldü. Çifte cinayetin hem kurbanlarının, hem de gözaltına alınan şüphelilerin sağır ve dilsiz olduğu vahşetin ayrıntıları ortaya çıktıkça, oluşturulan özel ekipteki deneyimli dedektifler bile olanlara şaşırıp kaldı.Her şey geçen pazar günü Akhisar Cumhuriyet Mahallesi Su yolu Mezarlığı Mevkii’ndeki zeytinliğin sahibinin buradaki barakada, 20 yaşının üzerinde olduğu sanılan, yakılmış bir kadın cesedi görmesiyle başladı. İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemede, cesedin yüzde 90’ının yanması nedeniyle nasıl öldürüldüğü belirlenemedi. Ayrıca yine aynı nedenle ölen kişinin tecavüze uğrayıp uğramadığı da tespit edilemedi.İŞARET DİLİYLE İFADEPolis bu cinayeti çözmek için kayıplar listesinde bulunanları araştırdı ve tüm ipuçlarını değerlendirdi. Günler süren bu çalışmaların ardından dün Akhisar’da oturan üçü de sağır ve dilsiz 43 yaşındaki Selda K., kızı 20 yaşındaki Saadet K., aile dostları D.D. gözaltına alındı. Selda K.’nın yine sağır ve dilsiz olan oğlu 20 yaşındaki Selim Burak K.’ya ise ulaşılamadı.İşaret dili tercümanı aracılığı ile ifadeleri alınan şüpheliler dün akşam saatlerinde önce yanmış kadın cesedinin bulunduğu yere, ardından evlerine götürüldü. Şüphelilerin evlerinde Olay Yeri İnceleme ekipleri bir dizi çalışma yaptı ve önemli ipuçlarına ulaştı.İKİNCİ BİR CİNAYET ORTAYA ÇIKTIYanmış kadın cesedinin bulunduğu bölgede ikinci bir ceset olduğu belirlenince, bu bölgede aramalar yoğunlaştı. İlk cesedin bulunduğu yere 100 metre uzaklıkta tarlada gömülen bir kişinin kemikleri bulundu. Kemikler buradan alınarak İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.ÖLDÜRÜLENLERİN KİMLİKLERİYapılan araştırmalar sonucu pazar günü yanmış cesedi bulunan kadının İzmir’in Seferihisar İlçesi’nde kaybolan sağır ve dilsiz 21 yaşındaki Emine Girginer, 100 metre uzaklıkta kemikleri bulanan erkeğin de 15 aydır haber alınamayan sağır ve dilsiz 44 yaşındaki Arif Altay olduğu belirlendi.Şüphelilerden D.D. ifadesinden sonra serbest bırakılırken, Selda K. ve kızı Saadet K.’nın sorgusunda ve elde edilen ipuçları ve delillerle çifte cinayetin tün detayları da ortaya çıktı.KÜFÜR EDİNCE BOĞULMUŞManisa Emniyet Müdürlüğü ve Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, cinayeti çözmek için ilçedeki ev ve işyerleri de dahil olmak üzere 400 güvenlik kamerası görüntüsünü inceledi. Ayrıca çevre kentler başta olmak üzere tüm kayıp listesi detaylı olarak araştırıldı.Soruşturmada, geçen hafta kaybolan Seferihisarlı sağır ve dilsiz 21 yaşındaki Emine Girginer’in ailesiyle temasa geçildiği, genç kızın İzmir’e gittiğini söylediği ve kaybolduğu andan itibaren kendisin haber alınamadığı bilgisine ulaşıldı. Akhisar Otogar ile ilçe çarşısındaki bazı işyerlerini güvenlik kameraları incelendiğinde kayıp Emine Girginer ile şüphelilerden Selda K.’nin birlikte yürüdüğü görüntülerle tespit edildi. Bunun üzerine evine yapılan baskında Selda K., kızı Saadet K. ve aile dostu D.D. gözaltına alındı. Selda K.’nın oğlu Selim Burak K.’ya ise ulaşılamadı.İşaret dili tercümanı aracılığıyla ifadesi alınan Selda K., önce suçlamayı kabul etmedi sonra itirafta bulundu. İzmir İşitme Engelliler Okulu’nda tanıştığı Emine Girginer’in yanlarına geldiğini, kendilerine ’o….’ diyerek küfür ettiğini ileri süren Selda K.’nın çıkan kavgada sinirlerine hakim olamayarak genç kızı elleriyle boğarak öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Yine sağır ve dilsiz olan kızı Saadet K.’nin de sorguda, annesiyle birlikte cesedi elektrikli motosiklet yardımıyla taşıyıp, evlerine yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki zeytinliğe götürüp benzin dökerek yaktıklarını söylediği belirtildi.Cinayetin işlenmesinin ardından bilet alıp İstanbul’a gittiğini belirten Saadet K.’nin burada bir yakınlarının evinde üç gün kaldıktan sonra ilçeye döndüğü de söylediği kaydedildi.İKİNCİ CİNAYET SORGUDA ÇIKTISelda K. ile aynı mahallede oturan ve 2013 yılı aralık ayında kaybolan sağır ve dilsiz 44 yaşındaki Arif Atalay’ın da böyle bir cinayete kurban gitmiş olabileceğini değerlendiren polis, nane kızı çapraz sorguya aldı. Arif Atalay’ın hem Selda K. hem kızı Saadet K. ile gönül ilişkisi olduğu, çıkan bir tartışmada şüpheliler tarafından boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı.Selda K. ve kızı Saadet K.’nın, öldürdükleri Atalay’ın cesedini de aynı bölgede yakıp gömdüklerini söylemesi üzerine ekipler zeytinlikte dün gece yeniden araştırma yaptı. Altay’a ait olduğu belirtilen çene kemiği ve dişleri bulundu. Havanın aydınlanmasıyla birlikte yanmış kadın cesedinin bulunduğu barakanın 400 metre çevresi güvenlik şeritleriyle çevirdi. Çim biçme makinesiyle bölgedeki otlar temizlendi. Toprak örnekleri elekten geçirilip kemik olup olmadığı araştırıldı. Ayrıca cesedin gömüldüğü bir incir ağacının altında kazı çalışması yapıldı. Arif Atalay’ın gömüldüğü yerden çıkarılan kemikleri de İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.EMNİYET MÜDÜRÜ: CİNAYETİ ÇÖZDÜKManisa Emniyet Müdürü Tayfur Erdal Ceren, çifte cinayeti çözdüklerini, DNA sonucu henüz alınmamış olsa da şüphelilerin suçlarını itiraf ettiğini söyledi.Ceren, şunları söyledi:'Ülke genelindeki kayıp kadınlarla ilgili çalışma başlattık. Sonra Seferihisar’daki kızın adına ulaştık. Kayıp kız ile Akhisar’daki kişilerin bağlantısını güvenlik kamerası görüntülerinden belirledik. Güvenlik kameralarının ne kadar önemli olduğunu daha önce de söylüyordum, tekrar hatırlatıyorum. Cinayeti çözdük. DNA sonucu henüz elimize ulaşmamasına rağmen zanlılar sorgularında suçlarını itiraf etti. İkinci bir cinayeti de sorguda ortaya çıkardık. Onun da elde ettiğimiz çene kemiği ve dişlerini DNA için gönderdik. Ekiplerimiz çok iyi çalıştı. Cinayeti çözeceğimize söz vermiştim. Yerine getirdiğim için mutluyum.'Şüphelilerin ek sorgularının sürdüğü, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.Taylan YILDIRIM- Mehmet Hakkı ÖZBAYIR- Barış GEZİCİ/AKHİSAR (Manisa) DHA
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine 11 kilometre uzaklıktaki 5 derslikli Atabakan Köyü İlkokulu’nda öğrenciler, ısınmak için okulda kömür olmasına rağmen ’tutuşturacak odun yok’ diyerek sobada yakmak için her sabah evlerinden tezek getiriyor.Doğubayazıt- Ağrı karayolu kenarında, 80 hane 750 nüfuslu Atabakan Köyü’nde bulunan 77 öğrencili ilkokulda, 5 öğretmen görev yapıyor.35 yıl önce yapılan okulda lavabo ve tuvalet yok, her taraf dökülüyor. İçme suyu bidonla taşınıyor, öğrenciler tuvalet için öğretmenlerinden izin alıp evlerine gidiyor.Hava sıcaklığı çoğu zaman sıfırın altında seyrederken, öğrenciler okulda ısınma sorunu yaşıyor. Milli eğitim okula kömür göndermiş ama tutuşturacak odun verilmediği için yakılamıyor. Bu nedenle nöbetçi öğrenciler her Sabah evlerinden getirdikleri tezekle sobaları yakıp diğer öğrenciler gelmeden sınıfları ısıtıyor. Ancak soba iyice yandıktan sonra kömür atılabiliyor.Okulda yaşanan su ve tuvalet sorununun yanında, bir de tezekle ısınmaya tepki gösteren veliler ise yetkililerden yardım istedi.AĞRI / DHA
İstanbul'a inşa edilecek 3. tüp geçit projesinin detayları açıklandı. Boğaz'ın altında 3 katlı inşa edileceğini açıklayan Bakan Elvan, 'Bu proje için devletin kasasından bir kuruş dahi para çıkmayacak' dedi. Projenin 2020'ye gelmeden açılacağını belirten Başbakan Davutoğlu, tüneldeki 3 katın anlamını da açıkladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Amerika dönüş yolunda açıkladığı ve İstanbul trafiğini rahatlatması beklenen Boğaz’a 3. tüp geçiti projesinin detayları açıklandı. Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’ın katıldığı tanıtım toplantısı Haliç'teki İstanbul Kongre Merkezi'nde yapıldı.Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü arasına inşa edilecek projeyle; Boğaziçi Köprüsü’nün Anadolu Yakası’ndaki ayağı ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Avrupa yakasındaki ayağı trafiği arasında geçiş sağlanması amaçlanıyor.HEM LASTİKLİ HEM RAYLIMarmaray ve Avrasya Karayolu Tüneli’nin ardından İstanbul Boğazı’na yapılacak 3. tüp geçidi öncekilerden farklı bir şekilde tasarlandı. Marmaray’ı sadece trenler kullanırken, inşaatı devam eden Avrasya Karayolu Tüneli olarak bilinen İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi’ni sadece tekerlekli araçlar kullanacak. Yapılacak yeni tüp geçitte hem lastik tekerlekli araç hem de demiryolu geçişi olacak.
Bangkok'ta alkolü fazla kaçıran Cenek isimli erkek arkadaşının sızması ile canı sıkılmaya başlayan kadının aklına gelen hinlik sonucunda bir şaka yapmaya karar vermiş. Yaptığı şakada da uyuyan erkek arkadaşının yanına bir kadın göndererek uyandığında kız arkadaşını aldatmış gibi göstermek istemiş. Her şey kadının planladığı gibi gitmiş ve uyandığında yanında farklı bir kadın gören Cenek çok zor durumda kalmış.
Dün olan bitenlere ve arka plan gelişmelere bakılırsa belli ki Erdem Başçı rahatsız; Başbakan'a böyle devam edemeyeceğini deklare etmiş olmalı. Başbakan'ın da zaman kazanmak istediği ve Başçı'yı ikna etmeye çalıştığı belli.Başbakan Yardımcısı Ali Babacan gibi adı istifa ettiği söylentilerine konu olan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’yı dün aradım. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada önemsiz bir sağlık sorunu nedeniyle bugün öğleden sonra görev başında olabilecekti. Buruk bir ses tonuyla açtı telefonunu. Geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Antibiyotik kullanmaya başladığını söyledi. Hatta öyle ki dün sabah Merkez Bankası sözcüsü Yücel Yazar aracılığıyla ilettiğim geçmiş olsun dileklerim ulaşmış, teşekkür etti.
AB'nin Yunanistan’a ikinci yardım paketinin dört ay uzatılmasını görüşen Alman parlamentosu, karara 'evet' dedi.Alman parlamentosu Bundestag, AB'nin Yunanistan’a ikinci yardım paketinin dört ay uzatılmasını onayladı.Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, halen yürürlükte olan ikinci yardım paketinin uzatılmasının milletvekilleri için zor bir karar olduğunu belirtti.Oylamanın yeni krediden çok ikinci yardım paketinin tamamlanabilmesi için Yunanistana ek süre kazandırdığını söyleyen Wolfgang Schauble, AB içerisinde dayanışma kadar tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesinin önemini vurguladı.Alman parlamentosunda yapılan görüşmede, hükümet ortakları CDU/CSU ile SPD temsilcileri, Yunanistan’ın Avrupa’yı da etkileyeceği için dayanışma içerisinde olunmasını vurgularken, Sol Parti ve Yeşiller adına yapılan konuşmalarda ise, Yunan hükümetine şans verilmesi gerektiği için paketin uzatılmasına olumlu baktıkları dile getirildi.17 milyar euro ek kaynak sağlayacak2010 yılından bu tarafa AB kredisi kullanan Yunanistan birinci ve ikinci yardım paketi kapsamında şu ana kadar yaklaşık 240 milyar euro kredi kullandı.Görüşmelerin ardından Yeşiller Partisi’nin önerisi ile isim okunarak yapılan oylamada 542 evet, 32 ret ve 13 çekimser oy kullanıldı.Kararla birlikte Yunanistan’ın Avrupa Finansal İstikrar Fonu‘ndan (EFSF) 1,8 milyar, Avrupa Merkez Bankası’ndan (EZB) 1,9 milyar, Uluslararası Para Fonu‘ndan (IWF) 3,5 milyar ve Yunan bankalarını stabilize etme fonundan 10 milyar olmak üzere yaklaşık 17 milyar euro ek finansal kaynak alacağı belirtiliyor.Al Jazeera Turk
İmam nikahlı eşinin kuzenini, kendisini taciz ettiği gerekçesiyle öldüren Yasemin Ak 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği dini nikahlı eşinin kuzeni 33 yaşındaki Oktay Özcan'ı av tüfeğiyle öldüren 30 yaşındaki Yasemin Ak'a, haksız tahrik indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.Geçen yıl 25 Nisan'da meydana gelen olayda Yasemin Ak'ın dini nikahlı eşi Yılmaz Özcan'ın kuzeni Oktay Özcan, iddiaya göre kadının evine giderek sözlü ve fiziki tacizde bulundu. Yasemin Ak, eşi evde olmadığı sırada gelen Oktay Özcan'ı av tüfeği ile ateş ederek öldürdü.Zonguldak 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Yasemin Ak, karar duruşmasına çıktı. Delilleri gizlediği iddiasıyla 2 yıl hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan Yılmaz Özcan ise duruşmaya katılmadı.Son sözü sorulan Yasemin Ak, 'Eşim Yılmaz orada değildi. Ben kendim vurdum. Şu an burada olsam da kafam başka yerde. Hala kendimde değilim' dedi.Mahkeme heyeti, Oktay Özcan'ın alkollü eve gelip konut dokunulmazlığını ihlal ettiğini göz önünde bulundurarak cinayeti haksız tahrik altında işlediği kanaatine vardığı sanık Yasemin Ak'a 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Yılmaz Özcan'ın ise beraatine karar verildi.DHA
UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda temsilcimiz Beşiktaş'ın rakibi Belçika ekibi Club Brugge oldu.İlk maç 12 Mart'ta Belçika'da, ikinci maç ise 19 Mart'ta İstanbul'da oynanacak. İşte UEFA Avrupa Ligi'nde son 16 eşleşmeleri;Everton - Dinamo KievDnipro - AjaxZenit - TorinoWolfsburg - InterVillarreal - SevillaNapoli - Dinamo MoskovaClub Brugge - BeşiktaşFiorentina - RomaİHA
Sekiz yaşındaki Gabi Mann, evinin bahçesine gelen kargalara yem atıyor. Kargalar ise bu iyiliği için Gabi'ye getirdikleri hediyelerle teşekkür ediyor.Gabi'nin evde en çok değer verdiği şey yemek odasının hemen yanında duran kutusu.'Kutunun içindekilere bakabilirsiniz' diyen Gabi hemen ardından bizi uyarıyor 'Ama dokunmak yok!'.Kutunun içinde bir dizi küçük obje şeffaf plastik poşetlerin içine teker teker özenle yerleştirilmiş, üzerlerine de tarihler ve saatler not edilmiş.Poşetlerden birisnde kırık bir ampul var. Bir diğer poşette ise kahverengi cam parçaları.Her bir obje özenle saklanıyor. Gabi tasniflenmiş bir plastik çantanın siyah fermuarını açıp 'Her şeyi olabildiğince iyi durumda tutmaya çalışıyoruz' diyor ve bize en sevdiği objelerden birisini anlatmaya başlıyor.
Erkekler gençken bile bi kot bi kazak modasına uydukları için, giyimine inanılmaz derecede dikkat eden bu dedeleri görünce tarzlarını alkışlamamak mümkün değil. Güzel ve kendini yansıtan şeyler giymenin hayattan keyif almayı artırdığını bilen bu amcalar ve dedeler gerçekten yaşlarının en iyisi olmuşlar. Size 'Yaşlanınca ben de böyle olmak istiyorum!' dedirtecek 31 amca ve dede;
Belediyenin, İstanbul'da yolların kenarlarındaki duvarlara ve elektrik direklerine çiçek dikmek için 32 milyon lira harcadığı ortaya çıktı. Belediye meclisi üyeleri 'Bu kadar para İstanbul'un başka sorunlarına harcanabilirdi' dedi.İstanbul 'da yeşil alanların yapılaşmaya kurban edildiği ve her geçen gün biraz daha azaldığı muhalefetin şehir yönetimine karşı en önemli eleştirisi... İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise 'duvarları bile' yeşillendirerek bu eleştirilere karşılık vermeye çalışıyor. Her yıl dikilen lalelere harcanan paralar tartışılırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi şimdi de ‘Duvarbahçe’ ve elektrik direklerine ‘modüler saksı’ projelerini geliştirdi. ‘Duvarbahçe’ projesi ile yolların kenarlarındaki duvarlar çiçek açarken, ‘modüler saksı’ projesi ile de yolların aydınlatılmasını sağlayan elektrik direkleri çiçeklendiriliyor. Böylece kente yeşil bir görünüm veriliyor. Duvar ve direklere çiçek projelerine ne kadar para harcandığı ise merak konusuydu.MALİYET SORU ÖNERGESİYLE ORTAYA ÇIKTIRadikal'den Ercan Sarıkaya'nın haberine göre, CHP ’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri Hüseyin Sağ ve Hakkı Sağlam, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanıtlaması istemiyle meclise konuyla ilgili bir soru önergesi verdi. CHP’liler verdikleri soru önergesinde, duvar ve saksıda çiçek uygulaması için belediye bütçesinden ne kadar para harcandığını ve projelerin kaç yıldır uygulandığını sordular. CHP’lilerin soru önergesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Başkan Kadir Topbaş imzalı bir cevap verdi. Belediyeden önergeye verilen cevapta direklere saksı uygulamasının 2009, duvarlara çiçek uygulamasının ise 2011 yılından itibaren yaşama geçirildiği ve her iki proje için bugüne kadar toplam 32 milyon lira para harcandığı dile getirildi.
Red Hong Yi adında Malezyalı bir kadının imzasını taşıyan bu dikkat çekici eserler, geleneksel kalem, resim fırçası vb. gibi araçların aksine alışılmamış malzemelerin kullanımıyla ortaya çıkarılmış sanat çalışmalarından oluşturuyor. Yeni çalışmalarından haberdar olmak Web Sitesini veya Instagram Hesabını takip edebilirsiniz