Şimdinin Tonton Teyzeleri Olan, Geçmişin En Hızlı ve Asi Kadın Motorcuları
Bugün, sokakta motosiklet kullanan bir kadın görme sıklığımız oldukça düşük. Fakat eski zamanlarda bu oranın daha yüksek olduğunu söyleseler de inanmamız güç olurdu. ama gerçekten de öyleymiş, değil motosikleti düz yolda süren; plajda, ilginç pistlerde hatta ayakta bile motosiklet süren kadınlar için 1940'lara 50'lere gidiyoruz.
Türkiye'de Kadınların Yarıya Yakını Şiddet Mağduru
Türkiye’ de kadınların yüzde 41.9’u yaşamları boyunca en az bir kere fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Bahçeşehir Üniversitesi araştırmalarının sonuçlarına göre, Türkiye’ de maddi durumu iyi olmayan kadınların yüzde 50’si şiddet görürken, yüksek gelirli kadınların yüzde 27.2’si şiddete maruz kalıyor.Türkiye’de okuma yazma bilmeyen kadınların yüzde 43’ü hayatlarında  en az bir defa fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtirken, bu oran yüksek öğrenim gören kadınlarda yüzde 12.0'yi buluyor.Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları tarafından çıkarılan, Uzman Psikolojik Danışman Fulya Kurter ve Prof. Dr. Jacqueline S. Mattis’in kaleme aldığı 'Türkiye’ de Uygulamacıların Gözüyle Psikolojik Danışmada Kültüre Duyarlı Olma' kitabının lansmanı yapıldı.Lansmanda Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden 'Aile İçi Şiddet', 'Kadına Yönelik Şiddet', 'Cinsel Şiddet', 'İntihar2, 'Askeri Travmalar' gibi 12 farklı konuda yapılan araştırmanın sonuçları ve 45’in üzerinde uzmanın vurguladığı örnek durumlar ve izlenimler katılımcılar ile paylaşıldı.'BİR-İKİ TOKAT ŞİDDETTEN SAYILMIYOR'Türkiye' de şiddet döngüsünü kırmanın önündeki en büyük engelin halk arasında şiddetin ne olduğunun anlaşılmaması olduğuna dikkat çekilen kitapta, araştırmalara göre çoğu kadın için 'bir iki tokat' şiddetten sayılmıyor.Kadınlar tarafından psikolojik, ekonomik, sosyal ve cinsel şiddetin ne olduğu bilinmiyor ve eşler arasında zorla cinsel ilişki kadınlık görevi olarak algılanıyor. Aile, komşu ya da herhangi bir kişi ile görüştürülmemesini ise kadınlar eşlerinin kıskançlığına bağlıyor.EŞLER HASTA EŞLERİNİN TEDAVİLERİNE KASTEN ENGEL OLUYOR Yapılan araştırmaya göre kadınlara yönelik şiddet, fiziksel, cinsel, duygusal, ekonomik, eğitimsel, tıbbi ve sosyal veya ilişkisel şiddet olarak yedi başlıkta toplanıyor.Fiziksel ve cinsel şiddetin yanında eşler, kadınların veya kızlarının eğitim alma fırsatına engel oluyor. Eğitim almak isteyenleri tehdit ediyor, herhangi bir maddi kaynağa erişimden uzak tutuyor ya da onların çalışma, para kazanma fırsatına, hakettiği halde mirasçı olmasına engel yaratıyor.Tıbbi yönden de kadınları güç duruma sokacak şekilde ihtiyaç duydukları tedaviye kasten engel oluyor veya bu konuda şartları zorlaştırmak gibi davranışlar içersine giriyor. Kitabın yazarı Uzman Psikolojik Danışman Fulya Kurter, 'Şiddet hayatın her alanında var ve çok değişik şekillerde karşımıza çıkıyor. Ancak şiddet gören bireyler korku ve suçluluk içinde yaşadıkları için şiddeti gizlemeyi tercih ediyorlar' dedi.YÜKSEK ÖĞRENİM GÖREN KADINLAR YAŞADIĞI ŞİDDETİ PAYLAŞMIYORYapılan araştırmanın bir diğer çarpıcı noktası da Türkiye'de toplumun hemen her sosyal tabakasında şiddet yaşandığına dair veriler. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye’de okula gitmemiş veya ilkokulu bitirmiş kadınlar arasında fiziksel şiddetin yaşam boyu görülme sıklığı yüzde 52, ilköğretimin ikinci seviyesini tamamlamış kadınlarda yüzde 40, lise veya daha yüksek bir okulu bitirmiş kadınlarda ise yüzde 25 oranında bulunuyor.Bir diğer araştırmaya göre de okuma yazma bilmeyen kadınlar arasında en az bir defa fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 43 iken, yüksek öğrenim gören kadınlar arasında bu oranın yüzde 12 olması, yüksek öğrenim gören kadınların yaşadıkları şiddeti paylaşmak konusunda daha ketum olabileceklerini düşündürüyor. Bu veriler ışığında şiddete yalnızca eğitim seviyesi düşük kadınların maruz kalmadığı sonucu  çıkarılabilir.FİZİKSEL ŞİDDETE ‘SÜREKLİ’ MARUZ KALMA ORANI (%)Okula gitmemiş veya ilkokulu bitirmiş kadınlar               12.6İlköğretimin birinci seviyesini tamamlamış kadınlar          9.1İlköğretimin ikinci seviyesini tamamlamış kadınlar         12.3Lise veya daha yüksek bir okulu bitirmiş kadınlar            7.9FİZİKSEL VEYA CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALMA ORANLARI (%)Kuzeydoğu Anadolu     57.1Orta Anadolu              52.8Ortadoğu Anadolu       51.5Guneydogu Anadolu    51.1Batı Karadeniz           46.6Doğu Karadeniz         42.6Batı Anadolu             44.1Akdeniz                    44.0Istanbul                   39.4Doğu Marmara         38.5Ege                         34.7Batı Marmara           26.2'TÜRKİYE' DE ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREN KÜLTÜREL İDEOLOJİLER VAR'Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Türkiye'de şiddeti destekleyen kültürel bakış açılarının ve ideolojilerin altını çizerek 'Türkiye'de kadına yönelik şiddeti destekleyen birçok deyim bulunuyor' dedi ve şöyle devam etti:''Kadının sırtından sopayı, karnında sıpayı ihmal etmeyin.' Bu kültürel deyimlerden yalnızca biri. Şiddetin kullanımı ve onu haklı gösterme konusunda bir diğer deyim ise, 'Dayak cennetten çıkmadır'. Dayağın cennetten geldiğini söylediğiniz zaman ne olur? Saldırgan,  şiddet içeren davranışını haklı göstermiş olur. Saldırılan birey, şiddete neden katlanması gerektiği konusunda geçerli bir neden bulmuş olur. Dolayısıyla şiddeti kabul eder. Nitekim, şiddetle karşı karşıya olan kadınlar hakkındaki çoğu istatistiğe baktığımızda, kadınların hemen hemen yüzde 60'ının kocasının haklı olduğunu düşündüğünü görürüz. Saldırgan kabul etmekte ve zaman içinde onunla özdeşleşiyor.'DHA
Sokak Röportajları: Sizce İnsanlar Matematiği Neden Sevmez?
Çocukluğumuzdan gelen çarpım tablosu kabusundan mı, iç açıların toplamının bir türlü 180 etmemesinden mi yoksa 'x'in değerinin her geçen gün düşmesinden mi?  SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; 'Sizce insanlar matematiği neden sevmez?'
Happy Hour Nedir?
Happy Hour inanılmaz yoğun geçen bir haftanın ardından, her Cuma eğlencenin su gibi aktığı gecenin sonunda CEO'yla halay çekme ihtimalinizin olduğu bir etkinlik ya da aktivitedir. Rahatlamanın etkisiyle hoşlandığınız kıza yürüyün ama koşmayın.
Reklam
Kentsel Dönüşüm Piyangosuna Bayraktar’tan Yalanlama
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve ailesinin 2 yıl önce 42 milyon liraya aldığı Koşuyolu’ndaki 10 dönümlük arsa tek bir binayla kentsel dönüşüme sokulduğu, yaklaşık 50 milyon lira vergi muafiyeti sağlanan arsadan Bayraktarların 114.4 milyon lira gelir elde edeceği, 2 yıllık kârın ise 72.4 milyon lira olduğu bugün basına yansımıştı. Habere Erdoğan Bayraktar cephesinden yalanlama geldi. Yapılan açıklamada ''Şu andaki mevcut olan kentsel dönüşüm uygulamasının Bayraktar İnşaat'a sağlayacağı bir muafiyet ve bir mali fayda da bulunmamaktadır. Haber içeriğinin Bayraktar İnşaat ve şahsım Erdoğan Bayraktar ile alakasız olmasına rağmen, fotoğraflarım ve ailemin ismi kullanılarak haber yapılması, kasıtlı ve basın ilkeleriyle çatışan bir habercilik anlayışıdır' deniliyor.Hürriyet'ten Gülistan Alagöz'ün haberi şöyleydi. “İstanbul Koşu-yolu’ndaki 10 dönüm arsada tek bir bina vardı, içinde de bir kişi oturuyordu. Bu riskli bina sayesinde yeni işimiz kentsel dönüşüm projesi oldu. Gayrimenkul projemizden 80 milyon dolar (208 milyon lira) ciro bekliyoruz. Bunun yüzde 55’i arsa sahibinin. Kentsel dönüşümde en büyük pay arsa sahibine düşüyor. İnşaatı yapan firmalar ufak karlarla ilerliyor. Ne yazık ki kapitalizm böyle bir şey.” Bu sözlerin sahibi Ofton İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun. Projeyi diğer gayrimenkul projelerinden farklı kılan nokta ise arsanın sahibi. Arsanın sahibi eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile ailesi.Hürriyet’in arsa ile ilgili sorularını yanıtlayan Altun, “Projede arsa sahibi Bayraktar İnşaat. Gizlimiz saklımız yok bu. Geçen yıl Bayraktar İnşaat ile anlaştık” yanıtını verdi.Bayraktar’ın Koşuyolu Emin Bey Sokak’taki yaklaşık 10 dönümlük arsayı 22 milyon dolara aldığı ilk önce basına yansımıştı. Daha sonra Bayraktar Hürriyet’e verdiği bir demeçte, olayı doğrulamış ve aile şirketlerinin ‘masum bir yatırım’ı olarak tanımlamıştı. Ancak dün Oftan İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun’un açıklamaları Bayraktarlar’ın yaptığı yatırımın iki yılda net 72.4 milyon lira kazandığını ortaya çıkardı.  Erdoğan Bayraktar ve ailesinin ortak olduğu Bay­rak­tar İn­şa­at’ın 10 dönümlük ar­sa­yı ün­lü işada­mı Se­la­hat­tin Be­ya­zı­t’­ın oğ­lu Meh­met Mu­rat Be­ya­zı­t’­tan 2013’te satın almıştı. Şirket, arsa için 22 milyon dolar yani o günkü kurlarla 42 milyon lira ödemişti.Arsa sahibi olan Bayraktar İnşaat, arsada proje geliştirecek Ofton İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle 2014’ün ikinci yarısında anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre arsa sahibi Bayraktar İnşaat, proje satışıyla elde edilecek gelirin yüzde 55’ini, müteahhit firma Ofton İnşaat ise yüzde 45’ini alacak. Ofton İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Altun, ‘Elysium Elit Koşuyolu’ adını verdikleri projeden dün 80 milyon dolar hasılat beklediklerini, anlaşmaya göre bunun 44 milyon dolarını arsa sahibine vereceklerini açıkladı. Arsayı 42 milyon liraya alan Bayraktarlar, 44 milyon doların karşılığı bugünkü kurla 114.4 milyon lira kazanacak. Böylece sadece bir arsadan iki yılda net 72.4 milyon lira kâr etmiş olacak. Bu arada projenin tüm masraflarını müteahhit firma üstlenecek. Ayrıca projenin masrafının ‘kentsel dönüşüm’ avantajı kullanılarak azaltıldığı da ortaya çıktı.   50 MİLYON AVANTAJ İsmail Hakkı Altun, arsanın içinde tek bir bina ve tek bir oturum olduğunu ve bu yapı riskli olduğu için kentsel dönüşüm kapsamına girdiklerini söyledi. Yani yaklaşık 10 dönümlük bir arazi tek bir bina ile kapsama sokuldu. Bu şu anlama geliyor; Bir proje kentsel dönüşüm kapsamına girince KDV oranı yüzde 18 değil yüzde 1 oluyor. İnşaatı yapan firma belediye ve ruhsat harcı, iskan öncesi ve sonrası harcı, damga vergisi ve noter harcı ve tapu harcı ödemiyor. Çünkü 2012’de çıkan ve halk arasında kentsel dönüşüm olarak bilinen ‘Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ dönüşüm yapan inşaat firmalarına avantaj sağlıyor. Eğer arsa dönüşüm kapsamına girmeseydi, müteahhit firma yaklaşık 50 milyon liralık vergi yüküyle karşılaşacaktı. Bu durumda Bayraktar’a verilen yüzde 55’lik hasılat da azalacaktı. Böylece, Bayraktar kendi bakanlık döneminde uygulamaya soktuğu ‘kentsel dönüşüm’den önemli bir kazanç elde etmiş oldu.MİLYONLUK KÂRA GİDEN YOL NASIL AÇILDI2012 yılında ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ çıktı.Bayraktar İnşaat Koşuyolu’ndaki 10 dönüm arsayı 2013 yılında satın aldı.Bayraktar ailesi 2014’ün ikinci çeyreğinde Ofton İnşaat ile anlaştı.Arsadaki tek bina depreme karşı riskli ilan edildi. Proje  kentsel dönüşüm kapsamına alındı.MASUM YATIRIM DEMİŞTİErdoğan Bayraktar, bakanlığı döneminde şirketinin Koşuyolu’nda 42 milyon TL’ye arsa aldığını Hürriyet Gazetesi’ne verdiği açıklama ile doğrulamıştı. Bayraktar, 21 Temmuz 2014’te yayımlanan haberde şu ifadeleri kullandı:  “Benim kurduğum ve 1994 yılından sonra çocuklarıma bıraktığım şirket Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok makul, çok masum. Hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Gizli saklı değil ki. Şirket benim ve yüzde 7 hissem var. Özünde ben kurdum, ben büyüttüm. Ama son 20 yıldır işleri çocuklarım devam ettiriyor. Ben bürokrasiye girince şirket çok büyüyemedi. Ama şirketin mal varlığı 70-80 belki 100 milyon, belki daha fazladır.”
Fenerbahçe ve Galatasaray PFDK'ya Sevk Edildi
TFF resmi internet sitesi aracılığıyla yaptığı açıklamayla Galatasaray ve Fenerbahçe'nin PFDK'ya sevk edildiğini belirtti.Konuya ilişkin olarak yapılan açıklama şu şekilde;1- GALATASARAY A.Ş. Kulübü'nün 03.03.2015 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. - MANİSASPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.2- BURSASPOR Kulübü'nün 04.03.2015 tarihinde oynanan BURSASPOR - GENÇLERBİRLİĞİ Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'saha olayları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. BURSASPOR Kulübü futbolcusu VOLKAN ŞEN'in aynı müsabakadaki 'kural dışı hareketi' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi uyarınca 05.03.2015 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.3- MERSİN İDMANYURDUSPOR Kulübü'nün 04.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMANYURDUSPOR - FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca ve 'talimatlara aykırı hareket' nedeniyle 2014-2015 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü m. 8/13 ile Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.4- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü'nün 04.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMANYURDUSPOR - FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.Eurosport
Reklam
Arıları Hiç Bu Kadar Yakın Gördünüz mü?
Melitta cinsi arıların çoğu Afrika, Avrupa ve Asya’ya özgüdür. Kuzey Amerika’da yaşayan tek türü Melitta melittoides. Fotoğraftaki arının bacaklarındaki turuncu maddeler bacaklarına yapışmış polenlerdir.
Mars'ın Uzun Zamandır Sularla Kaplı Olduğu Ortaya Çıktı
Mars’ta hayat olup olmadığıyla ilgili çalışmalarını tüm hızıyla yürüten NASA, gezegende su olup olmadığı hakkında açıkladığı yeni bilgiler ile herkesi şaşırttı. Şimdilerde su izine rastlanamayan Mars’ın bir zamanlar sularla kaplı olduğu belirtiliyor.NASA bilim insanlarının belirttiğine göre kızıl gezegende yılar öncesinde Arktik Okyanusu’ndakinden bile daha fazla su alıyordu. Bu sular, gezegenin tamamını kaplıyordu ve derinliği ise 137 metreye ulaşıyordu. Araştırmacıların belirttiğine göre Mars’ta bulunan bu büyük su kitlesi zamanla uzayın derinliklerinde kayboldu. Kızıl gezegende eskiden böylesine büyük bir su kütlesinin olması, yaşamın var olduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bilim insanlarının şimdi ise gezegenin zamanla suyun yüzde 87 ‘sini nasıl kaybettiği üzerinde çalışmalar başlattığı ifade ediliyor.
Oran Twitter'dan Gelen Belgeyi Paylaştı: 'Malum Şahsiyetle Tek Bir Satır Yazışma Yok'
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, 'Twitter üzerinden Sümeyye Erdoğan'a suikast planı' iddiaları üzerine Twitter'a başvurdu. Oran, Twitter'dan bugüne kadar yaptığı tüm doğrudan mesajlaşmaların kendisine gönderilmesini istedi. Twitter'dan Oran'ın doğrudan mesajlarına ilişkin 73 sayfalık bilgi geldi.Oran, Twitter'ın gönderdiği bu 73 sayfa içinde 'Fuatavni' adlı karakterle herhangi bir mesajlaşmasının bulunmadığını düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.Hükümete yakın Akşam, Star ve Güneş gazetelerinde, Umut Oran'ın Twitter üzerinden doğrudan mesajlaşma yolu ile 'Fuatavni' adlı karakterle birlikte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a suikast planladıklarına ilişkin haberler yer almıştı. Haberler üzerine savcılık soruşturma açmıştı.Umut Oran basın toplantısında şöyle konuştu:''Bu pislik çamur yayınlar üzerine hemen Twitter’ın merkezine başvurarak bana direkt mesajlarımın (DM) tamamını gönderin, bu ahlaksızlığı yapanların suratına çarpayım dedim. İşte Twitter’in merkezinden gelen resmi yanıt:'
Reklam
Eve Çıkmak İsteyen Öğrencilere 15 Altın Öneri
Hangimiz genç olmadık da eve çıkmayı hayal etmedik! Kafa dengi kankalarımız varsa ne âla; yoksa da olur, nasıl olsa öğrenci evi boş kalmaz. Ancak ev kiralamadan tut, yerleşmeye varıncaya kadar pek çok can yakıcı duruma da hazırlıklı olman gerekebilir. Hazırsan başlıyoruz!
Fenerbahçe'den Taraftara Karaborsa Uyarısı
Fenerbahçe Kulübü, resmi internet sitesi üzerinden taraftarlarına karaborsadan bilet almamaları için uyarı yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:'İnternet üzerinden bazı platformlarda, 08 Mart 2015 Pazar günü oynanacak olan Galatasaray maçının karaborsa bilet satışının yapıldığı tespit edilmiştir.Bu platformlarla ilgili tüm hukuki girişimler yapılmış ve karaborsa biletlerin iptaline yönelik çalışmalar başlatılmıştır.İptal edilen biletlerle ilgili olarak kulübümüz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.Taraftarlarımızdan, bu tarz yasal olmayan yollarla bilet satışı yapan platformlardan kendi menfaatleri adına bilet almamalarını önemle rica ederiz.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ 'Fanatik
Reklam
2030'da Küresel Düzeyde Sellerin Etkisi Üç Kat Artacak
Gelecek 15 yıl içinde dünya çapında taşkın ve sellerden etkilenecek insanların sayısının yaklaşık üç kat artacağı bildirildi.Dünya Kaynakları Enstitüsü'nce (WRI) yapılan incelemede, bu yükselişe iklim değişikliği ile nüfus artışının neden olduğu vurgulandı.Günümüzde dünya çapında nehir taşmalarına ilişkin tehlikeleri değerlendiren ve geleceğe ilişkin tahminlerde bulunan Enstitü'ye göre, her yıl 20 milyon dolayında insan taşkın ve sellerden etkileniyor; bunun maliyeti de 100 milyar dolara yaklaşıyor.Yapılan yeni değerlendirmelere göre, 15 yıl içinde sellerden etkilenenlerin sayısı 55 milyona ulaşacak; bunun dünya ekonomisine maliyeti de 518 milyar dolara çıkacak.Sellerin artışı büyük ölçüde dünya iklimindeki değişiklik ve sosyoekonomik gelişmeyle ilişkili görülüyor.Dünya Bankası yapılan tahminlerin hükümetlere taşkınların azaltılması ve savunma stratejileri hazırlanması konusunda yardımcı olacağını kaydetti.
Reklam
İki Resim Arasındaki 3 Farkı Bulunuz...
Çizer, yazar ve bisikletsever Aydan Çelik Marmaray vagonlarında yer alan çizimlerin gerçekleri gizlediğini çarpıcı bir kolajla gösterdi.Birinci çizim Marmaray vagonlarında yer alıyor. İkinci karede ise Aydan Çelik’in dokunuşuyla olması gereken görüntü yer alıyor. Aradaki 3 farkı bulabilir misiniz?Aydan Çelik’in konuyla ilgili notu şöyle:“İlk kare Marmaray vagonlarının kapılarının üstünde yer alıyor. Marmaray güzergahı, modernize bir minyatür tadında anlatılıyor. İstanbul’un temsil eden bütün binalar, Haydarpaşa, Kız Kulesi, Boğaz Köprüsü, Galata Kulesi Ayasofya, Sultan Ahmet… Hepsi gayet güzel.Ama bir sorun var. Kazlıçeşme durağında, Sultan Ahmet Camii’nin arkasında güzel/oryantal bir bulut duruyor. Oysa orada bir bulut yok. Orada tarihi yarımadanın silüetini bozan adı da 16/9 olan, yapan kişiye dönemin başbakanının küstüğü 3 gökdelen var.Bazı tv kanallarında sigara sahnelerinin üstüne böyle çicek böcek resimleri konuyor.Bu çizimi yapan kişi onlardan mı ilham aldı acaba?”Kaynak: Yeşil Gazete
En Yüksek İşsizlik Oranı Gazetecilik Mezunlarında
Üniversite mezunlarında genel işsizlik yüzde 10.6 olurken, en yüksek işsizlik oranı yüzde 29.1 ile gazetecilik mezunlarında gözlendi. Güvenlik eğitimi alan üniversite mezunlarında ise işsizlik oranı sadece yüzde 2.5 düzeyinde.İşgücü verilerini üçer aylık hareketli ortalamalarla aylık bültenlerle duyuran TÜİK, 2014 yılının tamamına ilişkin gelişmeleri açıkladı. Buna göre 2014 yılında işsiz sayısı 2 milyon 853 bin, işsizlik oranı ise yüzde 9.9 olarak ölçüldü. 16 Mart’ta yayınlanacak Aralık ayı bülteninde ise işsizliğin yüzde 11 civarında çıkması bekleniyor.Aldıkları eğitimin türüne göre işsizlik değerlendirmesinde ise ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Buna göre üniversite mezunlarında genel işsizlik oranı yüzde 10.6 olarak belirlenirken, işsizlik oranının en yüksek olduğu eğitim grubu yüzde 29.1 ile gazetecilik mezunları oldu. İşsizlik bilgisayar mezunlarında yüzde 16.6, sanat eğitimi alanlarda yüzde 16.3, yaşam bilimleri mezunlarında yüzde 15.1 olarak ölçüldü. Aldığı eğitim itibarıyla en şanslı meslek grubu ise güvenlik ve sağlık meslekleri oldu. İşsizlik sağlık mezunlarında yüzde 3.2, güvenlik mezunlarında ise yüzde 2.5 olarak açıklandı.Hüseyin Gökçe | Dünya
Kuş Cenneti'ne Sanayi Tehdidi
Manyas Kuş Cenneti sanayi tesislerinin tehdidi altında. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, itirazları dikkate alıp tesislerin yapılacağı alanı küçülttü ama endişe giderilebilmiş değil. Plana itiraz edenler bölgede turizm ve tarıma ağırlık verilmesini istiyor. Balıkesir sınırları içerisinde bulunan Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı, 256 türden yaklaşık üç milyon göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor. Kuşların, yaz ve kış aylarındaki kıtalararası göç yolları üzerinde bulunuyor. Park, Avrupa Konseyi tarafından, çok iyi korunan ve kıta ölçeğinde değer taşıyan doğal alanlara verilen A sınıfı diplomaya sahip.
BM'nin #HeForShe Kampanyası Türkiye'de
BM'nin erkeklerin de cinsiyet eşitliği için mücade etmesini amaçlayan #‎HeForShe kampanyası Türkiye'de. Kampanyanın amacı Eylül'e kadar 1 milyar erkeğe ulaşmak.Birleşmiş Milletler’in (BM) erkeklerin de cinsiyet eşitliği için mücade etmesini amaçlayan #‎HeForShe kampanyasının Türkiye lansmanı dün yapıldı.Kampanya tanıtımı BM Kadın Birimi Avrupa-Orta Asya Bölge Direktörü ve Türkiye Temsilcisi Ingibjorg Gisladottir, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un katılımıyla gerçekleşti.Gisladottir, Özgecan Aslan’ın ölümünden sonra erkeklerin sokaklara dökülmesinin önemli bir dönüm noktası olduğunu söylerken, bunun arkasını getirmek gerektiğini ifade etti.Mustafa Koç da iş hayatında kadınların güçlenmesinin, kadınlara yönelik önyargıların kırılmasında çok büyük önem taşıdığını belirtti.Bakan İslam da “Dünyanın yarısı kadın. Dünyanın yarısına siz diğer yarı ile eşit değilsiniz dediğinizde işleri rayına koymanız başlangıçta imkansız hale gelir” derken, hükümetin kadın politikaları ve Aile ve Dinamik Nüfusun Korunması paketini anlattı. “'Erkekler kadınlarla birlikte kadın hakları için çalışırsa adalet ve barış içinde çalışmış olacaklar. Türkiye'de güçlü kadın, güçlü toplumu oluşturacak, buna inanıyorum” diye konuştu.Kampanya kapsamında önümüzdeki günlerde televizyonlarda kamuoyunda tanınmış isimlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine destek verdiği videolar yayınlanacağı belirtildi.He For She kampanyası nedir?“Kadın-erkek eşitsizliği sadece kadınları değil; her yaştan kadını ve erkeği, kısacası hepimizi etkileyen bir insan hakları meselesidir” diyen BM, kampanyanın her yaştan erkeği toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için suskunluğu bozmak, sesini çıkartmak ve harekete geçmek üzere savunucu olmaya çağırdığını belirtiyor.Kampanya kapsamında hazırlanan el kitabında BM kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve bireyler için uygulama planları yer alıyor.Hedef 1 milyar erkekKampanya Eylül 2015’e kadar dünya çapında 1 milyar erkeğin katılımını amaçlıyor.5 Mart 2015 itibarıyla kampanyaya tüm dünyadan toplam 230 bin erkek katıldı. Türkiye’den katılımcı erkek sayısı ise 2 bin 425.He For She el kitabının Türkçesi için tıklayın.Kampanyanın web sitesi için tıklayın.Bianet
Reklam