Evcil Dostlarına Kıyasla, Zor Görevlerin Üstesinden Gelen 11 Köpek Türü
Fotoğrafçı Andrew Fladeboe, ilginç bir proje için fotoğraf makinesini kaptığı gibi, köpekleri fotoğraflamaya koyulmuş. Ama alışık olduğumuz, evlerimizde bizlere yoldaşlık eden dostlarımızı değil, yaptıkları işler için özel eğitim görmüş köpekleri fotoğraflamayı hedeflemiş. Andrew Fladeboe, projesine The Shepherd's Realm (Çobanın Dünyası) ismini verse de, işlediği konu yalnızca çoban köpekleri değil. Bakalım fotoğrafçının mercek altına aldığı köpekler, ne gibi işlerin üstünden geliyorlarmış..
Devlet Bahçeli: 'Bedelini Ödemekten Kaçıyorlar'
Bahçeli, 'Tarihe, millete ve mukaddes emanetlere bağlılıkta taviz üstüne taviz verenlerin yüzü kızarmadığı gibi dili susmuyor, dibi görünmüyor. Tırnakçılıkta ustalaşanlar, tırtıklamakta uzmanlaşanlar, tırnak edebiyatı yapıp tırpanladığı topraklarımızın bedelini ödemekten kaçıyorlar' dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Bahçeli, şunları kaydetti:“Yalan çınarları, korkaklık anıtları, doğruluk nedir tanımayan sahte mabutlar toplum ve devlet bünyesinde kamburlaşan ur gibi oldular. Vatanı arazi, bayrağı bez, milleti yığın, devleti yağma şantiyesi, inançlarımızı istismar malzemesi gören zevat sendeliyor, değersizleşiyor. Türbe kaçırıp vatan toprağından kaçanlar vicdan ve ahlaklarına maske geçirip utanmadan kahramanlık taslıyorlar, cesaret nutku atıyorlar. Cesaret şahsiyet demektir. Şahsiyetini operasyonla aldırıp şahsi hesaplarını vatanın önüne geçirenler ürkek tavşanlara özeniyorlar. Tarihe, millete ve mukaddes emanetlere bağlılıkta taviz üstüne taviz verenlerin yüzü kızarmadığı gibi dili susmuyor, dibi görünmüyor. Tırnakçılıkta ustalaşanlar, tırtıklamakta uzmanlaşanlar, tırnak edebiyatı yapıp tırpanladığı topraklarımızın bedelini ödemekten kaçıyorlar. Oysa tırnak herkeste vardır, mertlik er kişiye hastır. Tek tırnaklılar gibi dörtnala kaçmaktansa vatanın yanında durmak en doğru olanıdır. Merhum Akif’in Şeyh Sadi’den alarak nazma çektiği Kalender fıkrasındaki kötürüm tilki misali inlemektense aslan olup kükremek evladır. Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre isimli eserindeki Zekiye kadar dirayeti olmayanlar tırnakla değil ciğerli davranmakla uğraşmalıdır.”“Şeref ve namus hasletleri vatan gemisini batırmakla değil selametin kıyılarına çıkarmakla ayakta kalacaktır” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:“Yaşanan hezimetlerden sonra ruhumdaki fırtınaları tam ifade edebilmek için Namık Kemal’in Vaveyle şiirine müracaat etmek istiyorum: ‘Git vatan! Kabe’de siyaha bürün. Bir kolun Ravza-i Nebi’ye uzat, birini Kerbela’da Meşhed’e at. Kainatta o heyetinle görün. Aç vatan göğsünü İlah’ına aç, Şühedanı çıkar da ortaya saç.’ Eminim ki, nefesi vatan kokan, bakışı milliyet saçan, kalbi bayrak gibi dalgalanan kardeşlerim hissiyatıma ortak olacaklardır. Yenilgi, acziyet ve gıybet rekoru kıranlar; yerinde saya saya, fazilet ve muhabbete kıya kıya vatanı gazoz kapağına çevirdiler. Ne hazin! Şeyh Galip’in, ‘meydandaki baş içindir efser, ser ver ki olasın bu yolda server’ tavsiyesi ecdadımıza tırnak geçirenlerce yok sayılıyor. Tarihin kahramanlık sıfatını layık gördüğü, fatih unvanı verdiği müstesna milletlerden olan Türk milleti namertlerin elinde bunalıyor. Mabedi rüşvet ve ihanet olanlar sürekli geri viteste dolaşıyor, sürekli riyakarlık makyajıyla dolambaçlı yollara sapıyor, sel gibi akıyor. Merhum Müfide Ferit Tek’in Aydemir Roman’ında anlattığı, ülkü, gönül ve iman insanı olan Demir Bey’in varisleri kemirenlerle mücadele ediyor. Teröristlerden izin alıp Türbemizi bombalayan, Türbedar milletimize düşmanlık eden kaçgınlar taifesi bir de edep hatırlatması yapıyor. Oturdukları koltuğa on gömlek küçük gelen taslak zihniyetler söküklerini dikmek, yırtıklarını yamamak yerine edep sorusu yöneltiyorlar. Edep; karanlık sarayın duvarlarında hiç çınlamayan, yurt topraklarını PKK’yla imha edenlerin alınlarında hiç yazmayan bir değerdir. Edep; Süleyman Şah’ın kemiklerini muazzep kılıp vatana düğüm atan vefasızların, dili laçkalaşmış vizyonsuzların tam zıt kutbudur. Merhum Yusuf Has Hacip ne güzel de söylemiş: ‘Dil aslandır, bak, eşikte yatar; ey ev sahibi, dikkat et, senin başını yer. Sözüne dikkat et ki başın gitmesin, dilini tut ki dişin kırılmasın.’ Vatan ve millet ziynetlerini kaybetmiş azınlığın son perdesi inecek, boyunlarına asılan vatansızlığın ibret levhası ise ilelebet duracaktır.”ONUR EMRE DURAKİHA
Motorola Moto E 2015 Duyuruldu
Motorola'nın giriş seviye akıllı telefon modeli Moto E yenilendi. İkinci nesil Moto E 2015 modeli, LTE ve 64 Bit işlemci ile geliyor. İşte Moto E 2015 hakkında detaylar.Lenovo 'nun satın almasına karşın, hiç bir müdahalenin yapılmadığı Motorola , başarılı çalışmalarını sürdürüyor.Son olarak Moto G 4G 2015 modelini tanıtan Motorola , kısa süre önce yeni giriş seviye Moto E 2015 adlı modelini duyurdu.Önceki Moto E 'ye kıyasla daha güçlü özellikler sunan Motorola Moto E 2015 , temelde iki farklı model olarak geliyor.3G ve 4G LTE destekli olarak iki farklı model olan Motorola Moto E 2015 'in farklı sürümleri, iki farklı akıllı telefon gibi düşünülebilir.Tasarım açısından hiçbir farklılıkları olmasa da içerisindeki yonga setleri farklı olan Moto E 2015 modelleri, Sony 'nin son giriş seviye modeli Xperia E4 ile rekabet edecek gibi görünüyor.4.5 inç 540x960px çözünürlükte Corning Gorilla Glass 3 korumalı IPS LCD ekrana sahip Motorola Moto E 2015 modelleri, HD video kaydı yapabilen 5 megapiksel arka ve VGA ön kameralara sahipler.Android 5.0 Lollipop ile gelen akıllı telefonlar, 1 GB RAM , 8 GB depolama ve 32 GB kadar MicroSD kart desteğide sunuyor.3G bağlantılı Motorola Moto E 2015 modelinde, 1.2 Ghz hızda Cortex-A7 tabanlı 4 çekirdekli Qualcomm Snapdragon 200 işlemci ve Adreno 302 grafik işlemciye yer verilmiş.4G LTE bağlantı destekli Motorola Moto E 2015 modelindeyse 1.2 Ghz hızda Cortex-A53 tabanlı 4 çekirdekli 64-Bit Qualcomm Snapdragon 410 işlemci ve Adreno 306 grafik işlemci yer alıyor.İçerisinde yeterli seviyede görünen 2390 mAh bataryanın yer bulduğu Motorola Moto E 2015 , siyah, beyaz renk seçenekleri ve 150 Dolar fiyat etiketiyle önümüzdeki aylarda satışa sunulacak.ShiftDelete
Beyaz Saray: Netanyahu'nun Ziyareti 'Yıkıcı' Olur
Beyaz Saray, önümüzdeki hafta Kongre’nin daveti üzerine Washington D.C.’de konuşma yapacak olan İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ziyareti öncesi sert açıklamada bulundu. Başkan Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, İsrail Başbakanı Benyamin (Bibi) Netanyahu’nun ziyaretinin iki ülke ilişkileri adına 'yıkıcı' olacağını söyledi.Netanyahu'yu, Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner’ın davet ettiğine dikkat çeken Rice, “Geçtiğimiz son bir kaç hafta içinde olup bitenlere bir bakın. Meclis Başkanı davet ediyor, Başbakan Netanyahu ise ülkesinde iki hafta sonra yapılacak seçimlere rağmen bunu kabul ediyor. Bu talihsizlik değil, her iki tarafın da partizanlığı. Bunun ilişkilerimizi yıkıcı olacağına inanıyorum!” dedi.PBS televizyon kanalında Charlie Rose programına katılan Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, partizanlığın her zaman sıkıntılara yol açtığına işaret etti. Obama hükümetinin partizanlığa prim vermediğini belirten Rice, “İsrail’in de partizanlığını desteklediğini düşünmüyorum. Amerikan halkı da bunu böyle istiyor (partizanlık istemiyor). Bu siyasetin içine enjekte edilmiş sorundur.” şeklinde konuştu.Başkan Obama, Meclis Başkanı Boehner’in davetine hemen olumlu yanıt veren Netanyahu ile ABD ziyareti esnasında görüşmeyeceğini dile getirmişti. Obama, görüşmeme nedenini de 17 Mart’ta İsrail’de yapılacak seçimleri göstermişti. Barack Obama, ABD’nin prensip olarak seçimin yaklaştığı bir dönemde ülkelerin liderleri veya siyasi önderleri ile görüşmeme gibi bir prensibi olduğunu kaydetmişti.Beyaz Saray, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, Meclis Başkanı Boehner’in Bibi’yi davet etmesini de protokolü hiçe saymak olarak eleştirmişti. Boehner ise Beyaz Saray’a sormadan davet etmesini, 'bir engel çıksın istemedim' diye savunmuştu.İran’ın nükleer çalışması hakkında konuşmak üzere davet edilen Netanyahu'ya Kongre’de bulunan birçok Demokrat Partili milletvekili ve senatör de tepki gösterdi. Demokrat Partililer, Bibi’den ziyaretini nisan ayına ertelemesini, aksi takdirde Kongre’deki konuşmasını boykot edeceklerini bir mektupla İsrail Başbakanı’na iletmişlerdi.Cihan
Reklam
Reklam
'8 Haziran'da AKP Nakliyat Büyük Kaçışa Hazırlanıyor Tüm Sınır Kapılarını Tutacağız'
CHP Sözcüsü Haluk Koç, CHP Merkez Yönetim Kurulu sonrası basın toplantısı yaparak gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Ak Parti aday adaylarını eleştiren Koç, 'Yat yat uyu arada bir kalk parmak kaldır. Sorgulayan vekil değil. Yatan vekil istiyorlar. Milletin vekili değil saraya vekil istiyorlar saraya' dedi.'SABAHTAN BERİ BİR BAŞBAKAN BİR CUMHURBAŞKANI HABER KANALLARINDA'Koç, 'İktidarın medya işgali öyle boyuta ulaştı ki sabahtan beri bir başbakan, bir cumhurbaşkanı sürekli olarak Türkiye'nin haber kanallarında bir toplantıyı vesile kılarak sürekli olarak kamuoyunu işgal etme görevlerini sürdürüyorlar. Seçim yaklaştıkça, dizi, futbol maçı da kalmayacak. Gece de devam edecek bu seanslar. Numaralı muhtarlar toplantıları. Sivil toplum kuruluşu toplantıları. Her vesile ile bir konuşma vesilesi yaratılacak gibi görünüyor' diye konuştu.'GENELKURMAY BAŞKANLIĞI KONUYLA İLGİLİ DAHA CİDDİ, DOYURUCU BİR AÇIKLAMA YAPMALI'Koç, Malatya 7'nci Ana Jet Üssü'nden keşif uçuşu yapmak üzere havalanan keşif uçaklarının düşmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek hayatını kaybeden pilotlara rahmet diledi. Koç, 'Mutlaka Genelkurmay Başkanlığı'nın konuyla ilgili daha ciddi, doyurucu bir açıklama yapması gereğinin de altını çiziyoruz' dedi.'PERDE ARKASINDA İSRAİL'E TİCARETTE GETİRİLEN YÜZDE 25 VERGİ KIYAĞI'Şah Fırat operasyonu üzerinden hükümetin dış politika tutumunu eleştiren Koç, 'Hayaller ve boylarından büyük ihtiraslarla sürdürdükleri dış politikanın bu alandaki yanlışların Türkiye'ye nelere mal olduğunu sayın Kılıçdaroğlu anlattı. Perde arkasında İsrail'e ticarette getirilen yüzde 25 vergi kıyağı. Perdenin önünde dayılanma, efelenme var. İçeride hamaset politikası dışarıda teslimiyet politikası' diye konuştu.'TEREYAĞINDAN KIL ÇEKER GİBİ TESLİM ETTİNİZ VATAN TOPRAĞINI DÜNYA GURUR DUYUYORMUŞ BREH, BREH, BREH'Koç, 'Belli medya gruplarına bakarsanız dünya gurur duyuyormuş. Breh, breh, breh. Perdenin arkası hiç de öyle değil. Korku, teslimiyet bu hükümetin kaçarak boşaltması. Tereyağından kıl çeker gibi teslim ettiniz vatan toprağını' ifadelerini kullandı.'BU İŞLE KİM UĞRAŞIYORSA ADINI DA GÖREV YERİNİ DE BİLİYORUZ İPLİĞİNİZİ PAZARA ÇIKARTIRIZ'Koç, 'Cemaati CHP ile ilişkilendirme, Türkiye'nin en önemli bankalarından birisini üzerine dönük bir takım oyunları CHP üzerinden tezgahlama bunlar komik olaylar. Bu işle kim uğraşıyorsa adını da görev yerini de biliyoruz. Kimlerin hangi dairede ne ürettiğini biliyoruz. Kimlerin rezil kepaze oluruz dediklerini biliyoruz. Hiç boşuna yorulmayın ipliğinizi pazara çıkartırız' dedi.'SAYIN BAŞBAKAN BU KURULUŞ DOĞRUDAN SANA BAĞLI. HABERİM YOK DEMEK DE SENİ KURTARMAZ'Koç, 'Sayın Başbakan bu kuruluş sana bağlı olarak çalışıyor. Adının önündeki eke uygun olarak o kurumda bu tezgahın içene giren ve girmek zorunda olanları hedef alıyorum. Sayın başbakan bu kuruluş doğrudan sana bağlı. Haberim yok demek de seni kurtarmaz. Vebali çok ağır olacak. Ya müdahil olur engellersin. Ya da bedelini çok ağır bir şekilde ödemek zorunda kalırsınız. Bağıra bağıra gelen bir tükeniş fotoğrafı' dedi.'MALATYA'DA 4 PİLOTUMUZU ŞEHİT VERDİK HABER KANALLARINA İPOTEK KOYMUŞ'Koç, 'Malatya'da 4 pilotumuzu şehit verdik. Her gün konuşma alışkanlığına olan biri tüm haber kanallarına ipotek koymuş. Bütün haber kanallarında şu fotoğraf var. Yorumsuz gösteriyorum. Hiç mi, vicdanın yok. Rüşvetlerle anılan bir kuruluşun bir aile vakfının bir toplantısı için oraya çağrılmış doldurulmuş insanlar. Ekranlar ikiye bölünmüş bir tarafta bu milletin acısı bir tarafta birilerinin hezeyanı tedavi edilmeye çalışılıyor. Bu şehitlere saygı gösterelim. Sen de bu da yok. Senin vicdanının hiç milli bir bölgesi yok mu? Bu kadar mı gözünüz dönmüş. Mateme bu kadar mı saygısızsınız. Yazıklar olsun. Tezgahla, kumpasla uğraş' diye konuştu.'AKP NAKLİYAT HİZMETE VATAN TOPRAĞI TAŞIYARAK DEVAM EDİYORLAR'Koç, 'AKP nakliyat. Para taşımaktan bir ara yoruldular biliyorsunuz. Şimdi hizmete vatan toprağı taşıyarak devam ediyorlar. Uluslararası sözleşmelerle vatan toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'ni, İŞİD'li katillere kendi eliyle indirerek teslim eder bir hale geldi. Daha dün terörist dediği YPG ile işbirliği Türkiye sınırlarına yakın Kobani sınırlarında bir yere taşıdılar. Suriyeli bir vatandaşın toprağına kaçak bir türbe inşaatı. AKP her yerde hem kurduğu kumpaslarda, tezgahlarda, bu milletin vicdanında kaybedecek' dedi.'8 HAZİRAN'DA AKP NAKLİYAT BÜYÜK KAÇIŞA HAZIRLANIYOR TÜM SINIR KAPILARINI TUTACAĞIZ'Koç, 'Bunlar daha iyi günleri. Haziran'da AKP nakliyat büyük kaçışa hazırlanıyor. 8 Haziran sabahında CHP olarak yapacağımız ilk iş tüm sınır kapılarını tutmak olacaktır' dedi.'BİRİLERİ KENDİSİNİ HALA AKP GENEL BAŞKANI SANIYOR'Koç, 'Birileri kendisini hala AKP genel başkanı sanıyor. Peki güvenilir biri mi? Tablo ortada nesine güveneceksiniz. Bunlara hırsız veya katil dendiğinde korkuyorlar mı? Tabiki korkuyorlar. Biz onları bu korkudan arındıracağız. Vatanın toprağına peşkeş çekenlerden hesap sorulacaktır. Milletin acılı bir gününde kendi reklamını yapanlardan hesaplaşılacak' dedi.'BATAN GEMİYİ İLK FİDAN TERK ETTİ'Koç, 'Batan gemiyi ilk Fidan terk etti. Bir şeyler gördü herhalde sonuçta istihbarat elemanı. Bir başka zırha sığınmak işitiyor. Milletvekilliğin dokunulmazlık zırhına sığınmak istiyor. Hepsinden hesap sorulacak. O günler yakında' dedi.'SORGULAYAN VEKİL DEĞİL. YATAN VEKİL İSTİYORLAR. MİLLETİN VEKİLİ DEĞİL SARAYA VEKİL İSTİYORLAR SARAYA'Koç, 'Yat yat uyu arada bir kalk parmak kaldır. Sorgulayan vekil değil. Yatan vekil istiyorlar. Milletin vekili değil saraya vekil istiyorlar saraya' dedi.'SENİN KENDİ İRADEN VAR MI SAYIN DEMİRTAŞ? AKP İLE DE ÇOK İYİ FLÖRT EDİYORSUNUZ'Koç, 'Ya HDP'ye ne demeli? Evrensel solu biz temsil ediyoruz. Yok canım sen adayları nasıl belirliyorsun. Bize İmralı'dan, Kandil'den liste gelecek. Sevsinler seni. Nerede senin demokratik iraden? Nerede. Demokratların oylarına nasıl talip oluyorsun sen? Senin kendi iraden var mı sayın Demirtaş? AKP ile de çok iyi flört ediyorsunuz. Bu iktidar terörüyle siz ne yapıyordunuz? Bütün Türkiye'nin gözü delil peşinde koşarken senin üyen ne yaptı Demirtaş? Arazi oldu. Aman iktidarı ürkütmeyelim. El altından başka işlerde ortağız. Bugün tek adam ihtirası ile gelecekten korkan bir ülke haline getiren tek kişi, cumhurbaşkanlığı yemini ederken sen ayağa kalkıp dakikalarca alkışlamadın mı? Alkışladın' ifadelerini kullandı.'SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU HDP'Yİ ZİYARET ETMİŞTİR'Koç, 'Sayın Kemal Kılıçdaroğlu HDP'yi ziyaret etmiştir. Verdikleri yanıt şudur: 'Bizim adayımız var. kendi adayımızı çıkartacağız. Ertuğrul bey milletvekilidir.' Gerçekleri hatırlatalım. Herkes aynanın karşısında politikası yapsın' dedi.'CHP ÜLKEDEKİ TÜM SİYASİ PARTİLERE ÖRNEK OLACAK BİR ŞEKİLDE ÖN SEÇİMLERE GİDİYOR'Koç, 'Gerçekler saptırılırsa hatırlatılır. 55 ilde CHP demokrasi şölenine girecek. Ve adaylar içerisinde boy gösterecek. Diğerleri burada kuyruğa girip mülakata girecekler. CHP üyelerine güveniyor. Onun için CHP ülkedeki tüm siyasi partilere örnek olacak bir şekilde ön seçimlere gidiyor. Ben tüm demokrasi güçlerini CHP içine ve farklı bir Türkiye'ye davet etmek istiyorum' dedi.'İÇ GÜVENLİKTE MECLİS TERÖRÜ DEVAM EDİYOR'Koç, 'İç güvenlikte Meclis terörü devam ediyor. Muhalefet sayısına oranla şu ana kadar 132 maddelik torba kanunun 20 maddesi görüşülebildi. Direniş devam ediyor. Türkiye ilki yaşadı. Talimatla iç tüzüğü ihlal eden, çiğneyen Meclis Başkan vekillerine tanık oldu. Milletvekilleriyle ağız dalaşına girdi. Emir büyük yerden ya çıkacak ya çıkacak. Vurun, kırın. Terör estiren parti iktidar partisidir. Buna ön ayak olanlar da Meclis'i yöneten 2 tane iktidar mensubu Meclis Başkan vekilidir' açıklamasında bulundu.'HER ŞEYE MAYDANOZ OLAN BİR KİŞİ HAKKINDA BENİM SÖYLEYECEK BİR SÖZÜM YOK'Bir gazetecinin 'Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel ve Devlet Bahçeli arasında bir tartışma yaşandı. Buna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dahil oldu bu polemikle ilgili bir değerlendirme yapar mısınız?' sözleri üzerine Koç, 'Genelkurmay Başkanlığı'nın siyasetçilerle muhatap olmasının doğru olmadığına inanıyoruz. Askerlerin muhatabı siyasetçiler, siyasilerin muhatabı askerler olmamalı. Bir kişiden bahsettiniz. Her şeye maydanoz olan bir kişi hakkında benim söyleyecek bir sözüm yok' dedi.DHA
Avusturya'da Yeni İslam Yasasına Onay
Avusturya parlamentosu yeni İslam yasa tasarısına onay verdi. Yeni yasa, İslami derneklerin ve camilerin yurt dışından finanse edilmesi uygulamasına son veriyor.Yeni İslam yasası, Avusturya'daki Müslümanların toplumdaki hukuki konumlarını belirliyor. Çoğunluğu Boşnak ve Türk olmak üzere Avusturya'da yaklaşık 600 bin Müslüman yaşıyor.Muhalefet, sosyal demokrat – muhafazakâr hükümet koalisyonunu Müslümanlara ayrımcılık yapmakla suçlarken Dışişleri ve Uyum Bakanı Sebastian Kurz Avrupai İslam istediklerini söylüyor.Avusturya yüz yıl önce çıkarılan İslam yasasını günün şartlarına adapte etmek için üç yıl önce yeni bir taslak üzerinde çalışma başlatmıştı. Dışişleri ve Uyum Bakanı Kurz yasanın neden gerekli olduğunu “Hedefimiz belli. Müslümanları hukuk güvenliğine kavuştururken diğer yandan da harici vesayet ve nüfuzdan arındırılmış Avusturya tarzı bir İslam'ın gelişmesini arzuluyoruz” sözleriyle dile getirdi.İslam'a Avrupalılık kimliğiYeni yasayla, Müslümanların topluma uyumunu sağlamak için din adamlarının yabancı ülkeler tarafından finanse edilmesi yasaklanıyor. Bundan böyle imamlar Avusturya'da eğitilecek. Dışişleri Bakanı Kurz ülkelerindeki Müslümanları yabancı ülkelerin etkisinden kurtarmayı amaçladıklarını söyledi. Kurz “Somut olarak artık Suudi Arabistan ve diğer İslam ülkelerinden para yardımı almak yasaklanıyor. Çünkü bu durumda, kadınların ehliyet alamadığı bir ülkenin yardım yapmanın yanında toplum hayatı üzerinde nüfuz kazanması da söz konusu olabiliyor. Almanca bilen ve Avusturya'da yetişmiş din adamlarına ihtiyacımız var. Ülkemizi ve kültürümüzü tanıdığı için Avusturya'daki Müslüman gençlerin problemlerine vakıf olan din adamları istiyoruz” dedi.Önümüzdeki yıl Viyana Üniversitesi'nde İslam ilahiyatı fakültesi kurulacak ve Müslümanlar ilk kez olmak üzere orduda, hastanede ve ceza evinde din adamlarından manevi destek alabilecekler. Bu görevi yapan ve Viyana gençlik cezaevindeki 300 tutukluyla ilgilenen Ramazan Demir öncelikle cezaevlerindeki gençlerin radikalleşme tehlikesinden korunmaları gerektiğini söyledi. Ramazan Demir, cezaevlerindeki ardıma ihtiyacı olan ve aradığı manevi desteği bulamayan çok sayıdaki Müslüman gencin devlet tarafından ihmal edilmesinin gençlerin radikal akımlara kapılmalarını kolaylaştıracağını sözlerine ekledi.
Türkiye'yi Saat Yönünde 90 Derece Çevirsek Ne Olurdu?
etiket
Ekşi Sözlük'ten ertunga kullanıcı adlı yazarın entrysi ve o başlıkta verilen yanıtlardan derlenmiştir.Türkiye'yi doğusundan ve güneyinden kesiyoruz. Trakya tarafını Ukrayna'ya doğru dayıyoruz ki buradan rahat rahat Ukrayna'ya turistik seyahatler yapabilelim. Kültürümüzü geliştirelim, kaynaşalım, hem vize de yok, Oh git gel Simferepol 2 saat.Ege bölgesi de Ukrayna tarafına doğru bakıyor, zaten kültürleri, kızları da birbirine benziyor birbirine, çabuk alışırlar. Fethiye, Marmaris, Kaş, Kalkan'da biraz iklim soğuyacak ama ders olsun ibnelere. Ulan 2 kişi rakı balık yapıyorsun yazın buralarda, 300 tl hesap geliyor. Çeksinler biraz karakış.Karadeniz bölgesi yine karadeniz'de, onlar için değişen pek bir şey olmayacak. hamsiye, lüfere, palamuta devam. Hem dağlar da artık balkanlara dik olacağı için gelen soğuklardan pek etkilenmeyecekler, ılıman bir iklime kavuşacaklar. Artvinliler eskiden gürcü bacılarımızı tıktıklıyordu, Şimdi kuş uçuşu 1 saatte Kudüs'teler. ehe.Güneydoğu anadolu ve doğu anadolu denizle tanışıyor. Irak, Suriye gibi bela ülkelerle sınır komuşusu olmaktan kurtuluyoruz. Sınır köyleri balıkçılığa sarıyor. sazan avı bitiyor. Lagos, barbun avı gibi daha değerli balıkların avı başlıyor. işte turizm ve balıkçılık ile gelişen ekonomi.Kıbrıs altta kaldı, altta kalanın canı cıksın, zaten bizden daha ucuza rakı içip, benzin alıyorlardı.Olur bu iş. Evet.Proje bu şekilde. Kimi destekledi, kimi karşı çıktı... Ama 'Yeni Türkiye' için yapılan yorumlar da en az onun kadar ilginç ve yaratıcı oldu!
Reklam
Rodgers: "Zor Bir Maç Olacağını Biliyoruz"
UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş ile karşılaşacak Liverpool'da menajer Brendan Rodgers kısa bir basın toplantısı yaptı.Liverpool Menajeri Brendan Rodgers, kısa bir basın toplantısı yaptı. Brendan Rodgers, yine kazanmak istediklerini söylerken, takımın genç isimlerinden Sterling de taraftar hakkında konuştu.''BİR TAKIM EKSİKLER OLACAK''''Hafta sonu oynanan maçtan bir takım eksikler olacak. İstanbul Liverpool için büyük bir anlam ifade ediyor. Biz de bunu biliyoruz. Bütün Liverpoollular buna önem veriyor. Biz işimizi tamamlamak için buradayız.''''İlk maçta şanslı olduğumuzu düşünmüyorum. Beşiktaş'ın kalemize sadece 2 şutu vardı. Mignolet Demba Ba'nın önemli bir topunu kurtardı. Ancak oyunu domine ettiğimizi düşünmüyorum. Buraya saygı duyarak geldik. Beşiktaş zorlu bir takım. Zor bir maç olacağını biliyoruz. Ancak biz de deplasmanda iyi bir performans sergiliyoruz.''STERLING'DEN TARAFTAR SÖZLERİ!''Öncelikle zor bir maç olacak. Türkiye'deki maçlar zorlu geçiyor. Biz yine topun kontrolüne sahip olarak hücum oynamaya çalışacağız. İstanbul'u, burada oynamayı merak ediyordum. Türk taraftarının çok ateşli olduğunu biliyoruz ama biz Anfield'da da ateşli bir taraftar önünde oynuyoruz. Çok farklı olacağını düşünmüyorum.''Sporx
TSK'dan Süleyman Şah'a İlişkin Haberlere Yalanlama
Genelkurmay Başkanlığı, Süleyman Şah Saygı Karakolunun yer değiştirmesine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı kaynaklarına atfen çıkarılan haberleri yalanladı.Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan açıklamada şu ifadalere yer verildi; 'Genelkurmay Başkanlığı, Süleyman Şah Saygı Karakolunun yer değiştirmesi ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı kaynaklarına atfen çıkarılan haberler gerçek dışıdır.Genelkurmay Başkanlığının konuya ilişkin hiç bir açıklaması olmamıştır.'Genelkurmay Başkanlığı
Reklam
Şili Devlet Başkanı Yolsuzlukla Anılan Oğlunu Görevden Aldı
Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet adı yolsuzluk olaylarına karışan oğlu Sebastián Davalos’u görevden aldı.Michelle Bachelet, Devlet Başkanlığına bağlı bir kültür vakfının başında olan oğlu Sebastián Davalos’un adının bir devlet bankasından arazi alımı için 6 milyon 500 bin dolar kredi aldığı bilgisinden haberdar olmadığını savunarak “Bu bilgi bana ulaşır ulaşmaz oğlumun istifasını istedim. Bu karar bir anne olarak beni yaralasa bile devletteki görevimi yaptım” dedi.Şili devlet başkanı Michelle Bachelet herkesin ülkedeki yasalara uyması gerektiğininde altını çizerek “Bu kişi evladım bile olsa ülkede kimse ayrıcalıklı değildir. Bir devlet başkanı olarak görevim ülkede yaşayan bireylerin eşitliğini sağlamaktır” sözlerini sarf etti.Bachelet daha da ileri giderek siyasetçilerin halkın seçtiği kişiler olduğunu hatırlattı ve Şili halkının kendisine verdiği güveni ailesinden kimsenin yok etmeye hakkı olmadığını da sözlerine ekledi. Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet’in ayrıca savcıları göreve davet ederek oğlu Sebastian hakkındaki soruşturmada sonuna kadar gidilmesi talimatı verdiği ifade ediliyor. DHA
Fırat Çakıroğlu'nun Annesi Konuştu: 'Bu Sağ Sol Davası Değil'
Ege Üniversitesi'nde çıkan olaylarda öldürülen Ülkü Ocakları temsilcisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun annesi Özlem Erdem, 'İntikam, taşla, sopayla alınmaz. Fırat gibi bilgi sahibi olup, kalemleriyle bir şey yapsınlar. Bu sağ sol davası değildir' dedi.Geçen cuma günü meydana gelen olayda Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4. sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu hayatını kaybetmişti. Çakıroğlu, 4 gün önce binlerce kişinin katıldığı törenle İzmir’de toprağa verilmişti.Çakıroğlu'nun Bursa’da yaşayan annesi Özlem Erdem, 2002 yılından bu yana eşinden ayrı yaşadığını, son 5 yıl içinde babasını, amcasını, amcakızını ve en son oğlunu kaybettiğini söyledi. Acıların peş peşe geldiğini belirten Erdem, “Çok yoğun geçiyor, bütün duyguları aynı anda yaşıyorum. Yüreğimdeki acıyı aynı anda, mutluluğu aynı anda yaşıyorum. Müthiş yüreğim yanıyor, çok acı çekiyorum. Halen kabullenemiyorum. Ama bir taraftan da o sevgi selini görünce bu beni çok mutlu ediyor. Fırat'ın sevildiğini biliyordum, ama bu kadar sevildiğini, bu kadar bir kalabalık topluluğu geleceğini ben düşünmemiştim. Duyuyorum, bazı yerlerde Fırat’ın adını yaşatmaya devam ediyorlar. Bir çok salona Fırat’ın adını vermişler. Bir Türkmen bebeğe Fırat Yılmaz adını vermişler, çok duygulandım. Fırat’la gurur duyuyordum, artık herkes gurur duyuyor” dedi.“BU SAĞ SOL DAVASI DEĞİL”Ege Üniversitesi’nde yaşanan üzücü olayın sağ sol çatışması olmadığına dikkat çeken Özlem Erdem sözlerini şöyle sürdürdü:“Bu sağ sol davası değildir. Biz ailece zamanında halk adamı diye Ecevit’in partisini tutuyorduk. Oğlum gençliğinin verdiği heyecanla MHP’ye yaklaştı. Demokratik bir aileydik Anne baba CHP’li, ama oğlumuz MHP’li. Böyle olmasından her zaman gurur duydum. Çünkü bu dönemde vatanını, toprağını, ülkesini seven insanlar. Eski faşist damgasını yiyen MHP yok artık. Daha bilgili, daha okumuş oranı yüksek gençler var. O yüzden karşıt görüşler denmesine ben çok üzülüyorum. Onun ileriye dönük idealleri vardı. Zaman zaman küçük çatışmalarımız olsa da hep ortada buluştuk. Bizi birleştiren ortak noktamız millet, bayrak ve Atatürk sevgisiydi. Altını çiziyorum, bunu yapanlar benim oğlumu öldürenler PKK yandaşlarıdır. Bizim vatanımızı bölmek isteyen PKK yandaşları işledi bu cinayeti. Ben Diyarbakır’da kaldığım dönemde, benim en samimi arkadaşım Kürt arkadaşımdı. Bütün sırlarımı paylaştığım arkadaşım Kürt idi. Ancak bunu yapanlar vatanı bölmek isteyen hainler. Bunu yapanlar, ortalığı karıştırmak, fitne çıkarmak, barışı huzuru bozmak isteyen insanlardır. Benim oğlumun mücadelesi karşıt görüşe karşı değil, bayrağımızı yakan, Atatürk büstlerini yıkan, vatanımızı bölmeye çalışan bu hainlere karşıydı. Hep diyordu, 'Anne, ben üzerimi değiştireceğim, merak etme sen' diyordu. Böyle konuşuyorduk ama, ölümüyle değiştireceğini hiç düşünmemiştim” dedi.“2 YILDIR TEHDİT ALIYORDU”Acılı anne Özlem Erdem, oğlunun uzun süredir tehdit aldığını, bunu okul yönetiminden polislere kadar herkesin bildiğini iddia etti. Oğlunun sınavlara bile arkadaşlarının koruması eşliğinde girdiğini savunan Özlem Erdem, şunları ifade etti:“Oğlum okuduğu üniversitede Atatürkçü Düşünce Derneği’nin organize ettiği bir yürüyüşe katılmış ve bunu Facebook adresinde fotoğrafla birlikte paylaşmış. Bu fotoğrafın altında “Ege’de ya ezeceğiz, ya ezeceğiz” yazılı tehdit mesajları vardı. Uzun zamandan bu yana bu sıkıntıları devam ediyormuş, ama bunların hiçbirini bana söylememişti. Bu kadar vahim durumda olduğunu bilmiyordum. Aklım hep onda kalıyordu, yüreğim hep ağzımda yaşıyordum. Hep onun ölüm haberini alacağım korkusuyla yaşıyordum. Bu nedenle bana çok fazla anlatmıyordu. Ama şunu söylemişti: ‘Anne, kampusta birçok şenlik adı altında, çadırların içerisinde kaleşnikof tüfekler ve birçok silahlar bulunduruluyor. Biz arkadaşlarla birlikte emniyete gittik, rektörlük bize izin vermeden biz müdahale edemiyoruz’ dediler. Rektöre söyledik rektör hiçbir şey yapmıyor’ demişti. Oğlum Oktay Vural’a kadar herkesi aramış. 2 defa Oktay beyle görüşmüş bu konuyla ilgili. Ama maalesef hiçbir şekilde önlem alınmamış. Bu gerçekten çok üzücü bir durum. Maalesef beklenen sonuç yaşandı, zaten beklenen sonuç buydu. Tehdit vardı. Her şey vardı. Şikayetçi oldum, ihmali olan herkesten şikayetçiyim. Oğlumun vesikalık şeklinde fotoğraflarını asıp üzerlerine çarpı işaretleri yaparak okuldaki sınıflara asmışlar. Bunların hepsini ifademde dile getirdim. Diğer davaları da avukatlar takip ediyor.'“UMARIM BOŞUNA ÖLMEMİŞTİR”Acılı anne, “Fırat çok farklı bir çocuktu. O zaman da böyle sevgi doluydu. Şimdi resimlerde kalan gözlerinin içi o zaman da gülüyordu. Tuttuğunu koparan bir çocuktu. Çok hareketliydi adı gibi. Fırat gibi yerinde durmaz, deli doluydu. Nasıl Fırat nehri deli doluysa oğlumda öyle bir çocuktu. 6 sene Diyarbakır’da kaldık, ilkokulu orada okudu. Daha sonra öğretmen olarak Almanya’ya gittim, o dönemde benimle birlikte geldi. Üniversiteyi ikinci denemesinde kazandı, okumayı çok seviyordu. Bu yüzden tarih bölümüne büyük bir heyecanla kayıt oldu. Okulunu da çok seviyordu. Derslerinde çok başarılı ve okul birincisiydi. Formasyon derslerinin hepsini alsa bile, ‘Anne, ben senin gibi öğretmen olamam, ben senin kadar sabırlı değilim’ derdi. Aklında akademisyen olmak vardı. Almanya’da Gülay isminde arkadaşım var. Ona seneler önce, ‘Gülay teyze, ben asker olacağım ve şehit düşeceğim’ demiş. Seneler sonra arkadaşım bana bunları söyledi. Benim dedem var, Akşehir’liyiz biz. Dedem Yeşil Ahmet diye bilinir. Akşehir’in ikinci Nasrettin hocası derlerdi. O da 1970 senesinde sağ sol davasının ilk kurbanlarından biri oldu. Öldürüldü. Büyük ağabeyim facebook’ta onun resmini paylaşmış. Fırat, resmin altına, “Ben de Yeşil dedeme çekmişim” şeklinde bir yorum yapmış. Şimdi parçaları oturtuyorum. Bana göre burada bir görevi vardı Fırat’ın. Bunların hepsini bir araya getirdiğimde, bunu düşünüyorum. Fırat dünyaya bu görevi yerine getirmek için geldi. Bana hep, ‘Anne, merak etme, ben bu düzeni değiştireceğim. Yarın öbür gün bir yerlere geleceğiz. Mutlaka bu düzeni değiştireceğim. Sen hiç merak etme’ derdi. Ben bunu Fırat’ın ölümüyle yaptığını düşünüyorum. Gerçekten Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Umarım bu bir başlangıç olur. Olumsuz giden bütün olaylara bir son olur. Birlik oluruz. Çünkü beraberlik çok önemli vatan için birlik olmak zorundayız yoksa başa çıkamayız. İnsanlar bazı şeyleri anladı. Umarım Fırat diğer gençlerimiz gibi boşuna ölmemiştir” diye konuştu.“KEŞKE BU KALABALIK ÖLÜMÜNE DEĞİL DÜĞÜNÜNE GELSEYDİ”Fırat’ın mezuniyetinin ardından emekli olmayı arzuladığını anlatan acılı anne, “Bu olaydan sonra kesinlikle sağlığım el verdiği sürece devam edeceğim öğretmenliğe, Fırat gibi daha birçok gencin yetişmesi için elimden ne gelirse yapacağım. Vatan sevgisi, bayrak sevgisi, Atatürk sevgisi olan, cumhuriyetine sahip çıkan gençler yetiştirmek istiyorum. Ancak bu şekilde düze çıkacağımızı düşünüyorum. Fırat’ın öncelikli hedefi, okulunu bitirip iyi bir iş sahibi olmaktı. 5 yıllık çok iyi giden bir ilişkisi vardı. Ailece görüştüğümüz çok sevdiği bir nişanlısı vardı. Nişanlısı sanat tarihinde okuyordu. Ancak deşifre olmasın diye Fırat onunla okulda el ele bile yürümezdi. Bir an önce evlenmek hayaliydi. Cenazesindeki kalabalığı görünce keşke bu kalabalık ölümüne değil düğününe gelseydi diye düşündüm. Onunla her zaman gurur duydum en güzel yere geleceğini biliyordum. Öyle de oldu. Umarım şehit mertebesine ulaşmıştır. İlk kez bir MHP taziyesine CHP’liler de geldi. Bu beni çok mutlu etti. Çünkü sağcısı, solcusu, vatanı, milleti bayrağını seven herkes birlik olmalı” dedi.'İHMALİ OLANLARDAN ŞİKAYETÇİYİM'Oğlunun ölümüyle ilgili ihmali olan herkesin gerekli cezayı alması gerektiğini dile getiren Özlem Erdem şunları söyledi:'Hakkımızı arayacağız. Oğlumun ölümüyle ilgili kimin ihmali varsa, kim bu konuda suçluysa ceza almasını istiyorum. Sağduyu çağrısında bulunuyorum; Fırat'ın bu ölümü güzel bir şekilde anılmasını istiyorum. 'İntikamı bu şekilde alamazsınız, kendinizi bilgiyle donatacaksınız, taşla sopayla bir yerleri yıkmayla bunu elde edemezsiniz. Tam tersine Fırat'ıma zarar verirsiniz. Çünkü Fırat mertti, yiğitti, vatanını, milletini seven delikanlıydı, benim gibi. Kendisini o şekilde yetiştirdim. Onlar da Fırat gibi bilgi sahibi olsun, kalemleriyle bir şey yapmaya çalışsınlar”.BERKTUĞ ÖNCÜİHA
Reklam
Marsel İlhan, Novak Djokovic İle Eşleşti
ATP Dubai'de üçüncü tura yükselen Marsel İlhan, dünya bir numarası Sırp tenisçi Novak Djokovic ile eşleşti.İkinci turda altı numaralı seribaşı İspanyol Feliciano Lopez ile karşılaşan Marsel İlhan, ilk seti 6-3 kaybetti. Zorlu geçen ikinci seti 7-5 kazanarak momentumu ele geçiren Marsel, son sette de 4-1'i yakaladı. Marsel'in 5-3 öndeyken çevirdiği iki servis kırma puanı maçın kırılma anı oldu. Seti 6-3 kazanan Marsel, adını üçüncü tura yazdırdı.Dünya 13 numarası Lopez, Marsel'in kariyerinde mağlup ettiği en yüksek sıralamaya sahip raket oldu.Dubai'de elemelerden gelerek ana tabloya kalan Marsel, ilk turda Alexander Zverev'i saf dışı bırakmıştı. 2015'e iyi başlayan ve dünya sıralamasında ilk 100 içine girmeyi başaran 27 yaşındaki raket, Pazartesi günü açıklanan sıralamada ise 104 no'lu basamakta yer aldı.Eurosport
Yanal: "İstifa Haberlerini Gülerek İzliyorum"
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, istifa ettiği ve yönetimin bunu kabul etmediği yönünde çıkar haberlerle ilgili olarak, 'Medyanın görevi manüplasyon yapmak değil, kamuoyunu yönlendirmektir. Bizler de maalesef elimiz kolumuz bağlı, hiçbir şey yapmadan sadece gülerek izlemekteyiz' dedi.UEFA Avrupa Ligi'nde yarın akşam deplasmanda Napoli ile karşılaşacak olan Trabzonspor'da Teknik Direktör Ersun Yanal ve oyuncu Özer Hurmacı maçın oynanacağı San Paolo Stadyumu'nda basın toplantısı düzenledi. Napoli'nin güçlü bir takım olduğunu belirten Ersun Yanal, şunları söyledi:'Kendi liginde Şampiyonlar Ligi mücadelesi veren, zirveye oynayan formda bir Napoli takımıyla karşılaşacağız. İlk maçta farklı bir skorla kazandılar. Bu maçta çok erken yediğimiz bir golle bu skoru rakibe vermiş olduk. Bu, gücümüzün olmadığı, gücümüzü gösteremediğimiz bir karşılaşmaydı. 11 oyuncumuzdan eksik olarak çıktık. Bu maçta da bize sadece iki oyuncumuz katıldı. Sezon başından bu yana süregelen süreçte özellikle bazı oyuncularımızdan faydalanamadık. Afrika Kupası ve sakatlıklar kadro yapımızda problem oluşturdu. Yarınki maç bizim için önemli bir prestij maçı olacak. Yarınki mücadelemiz de prestijimizi yeniden geri almak için olacak. Bizim mücadele gücümüz asla ilk maçtaki güç değildi. Yarınki maçta da mücadelemizin üst seviyede olacağını düşünüyorum.'Yanal, takımın genel psikolojisiyle ilgili bir soru üzerine de şu ifadeleri kullandı:'Sonuç ne olursa olsun turu geçmekten çok müsabakanın kazanılmasını oyuncular hissetmeli. Hiçbir oyuncu maçı kaybetmek için sahaya çıkmaz. Bizim takımımızda da yenilmeyi hazmetmeyecek çok sayıda iyi oyuncu var. Ülke puanı için çok önemli tabi maç. Bunun için de oynayacağız. Ama ilk maçta ortaya koyduğumuz oyunu tekrarlamak niyetinde değiliz. Hiçbir maç kaybedilmek için oynanmayacaktır.'İSTİFA ETTİĞİ HABERLERİNİ DEĞERLENDİRDİErsun Yanal, istifa ettiği ve yönetimin bunu kabul etmediği yönünde çıkan haberlerle ilgili bir soruyu yanıtlarken de şu ifadeleri kullandı:'Medya hayatımızda önem taşıyan önemli pozisyona sahip. Medyanın bugün yüklendiği yükümlülük bilgilendirme ve bunu doğru biçimde yapmaktır. Maalesef benim bile haberim olmadı. Başkanın hiç haberi olmadı. Saçma bir haber gündeme gelmiştir. Medyanın görevi manüplasyon yapmak değil, kamuoyunu yönlendirmek değil, bilgilendirmektir. Maalesef özellikle spor medyasının bir kısmı bu türlü asparagas haberlerle, kamuoyunu yönlendirme ve biçimlendirme yoluna gitmektedir. Bizler de maalesef elimiz kolumuz bağlı, hiçbir şey yapmadan sadece gülerek izlemekteyiz.'ÖZER HURMACI: 'BİZE YAKIŞIR FUTBOL OYNAMAK İSTİYORUZ'Trabzonsporlu Özer Hurmacı ise, 'Oynadığımız ilk maçta maalesef ilk 25 dakikaya iyi başlayamadık. Kendi yaptığımız hatalar nedeniyle erken gelen gollerle kötü skor elde ettik. Bu kadar gruplarda iyi oynamışken, iyi bir başarı elde ederek iki yıl üst üste gruptan çıkmışken, geçen yıl Juventus'la karşılaşıp elendik. Bu yıl da Napoli karşısında kötü sonuç elde ettik. Bu maçta bu sonucu telafi edip bize yakışır biçimde futbol oynamak istiyoruz.SON ANTRENMAN YAĞMUR ALTINDA YAPILDITrabzonspor, maçın oynanacağı San Paolo Stadyumu'nda son antrenmanını da gerçekleştirdi. Yoğun yağmur altında yapılan ve ilk 15 dakikası basına açık olan antrenmanda oyuncular düz koşu ve ısınma hareketlerinin ardından taktik çalışma gerçekleştirdi. Antrenmanı Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu da saha içindeki yedek kulübesinden izledi.Şampiy10
Samsung Tüm Galaxy S6 İddialarıyla Tek Tek Dalga Geçti
Samsung’un gelecek nesil amiral gemisi Galaxy S6’ya dair şimdiye kadar ortaya birçok farklı iddia atıldı. Ekranı kavisli mi olacak, kasasında metal mi cam malzememi mi kullanılacak derken telefonun neye benzeyeceği konusunda kafalar bir hayli karışık. Ancak Samsung tüm bu iddialardan sıkılmak bir yana, bir hayli eğleniyormuş gibi görünüyor.Teknoloji devi, resmi internet sitesinde tüm iddialara kendi üslubunca cevap verdi. Samsung hazırladığı IS THIS THE NEXT THING? adlı galeride o iddialarla birlikte komik birer görsel de yayınladı. İşte Samsung’un hazırladığı o eğlenceli cevaplar:
Bakan Yılmaz: 'Siyasetçinin Muhatabı Yine Siyasetçidir'
Milli Savunma Bakanı Yılmaz, bazı siyasi parti temsilcilerinin TSK mensuplarını eleştirdiğini belirterek, 'Öncelikle siyasetçinin muhatabı yine siyasetçidir' ifadesini kullandı.ANKARAMilli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, son günlerde bazı siyasi parti temsilcilerinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensuplarını haksız şekilde eleştirdiğini belirterek, 'Muhalefet partilerine mensup siyasilerin, devlet geleneği ve hukuki mevzuatın bir gereği olarak, kendilerine cevap verme durumunda olmayan kişilere ve özellikle günlük siyasi tartışmalara konu yapılmaması gereken TSK mensuplarına yönelik, akla, izana ve insafa sığmayan eleştiri ve saldırıları kesinlikle doğru değildir' ifadesini kullandı.Bakan Yılmaz yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde bazı siyasi parti temsilcilerinin Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını haksız bir şekilde eleştirdiğini, yakışıksız bir üslupla muhatap aldığını belirtti.'Öncelikle siyasetçinin muhatabı yine siyasetçidir ve siyasetçi olmak durumundadır' görüşünü paylaşan Yılmaz, şunları kaydetti:'Eğer bir siyasi tarafından uygulanan politikaların siyasi sorumluluğuna sahip olan hükümete yönelik bir eleştiri getirilecekse, bu eleştiri hükümete ve ilgili bakana yönelik olmalıdır. Yönetimde sorumluluk, karar alma mercisinde bulunanlara aittir. Eleştiri yapan siyasetçi, gelecek dönem için iktidara talip ise farklı bir politika izleyeceğini söyleyebilir ve bu da zaten muhalefetin asli görevidir. Ancak, hükümetin aldığı kararları uygulayan devlet bürokrasisini eleştirmek, bu eleştiriyi de hakaretamiz bir üslupla yapmak, hem hukuka hem siyasi ahlak ilkelerine aykırıdır. Hükümet yerine bürokratı hedef alan bir muhalefet, iktidar olma umudunu yitirmiş demektir. Bu muhalefet anlayışından da bu siyasi üslup seviyesinden de aziz milletimize bir hayır gelmeyeceği bilinmelidir. Gerçek bu olmasına rağmen, bakan yerine bürokratların veya bakanla birlikte bürokratların eleştirilmesi en azından siyasi acziyeti göstermektedir.''Bu tür beyanları şiddetle kınıyorum'Yılmaz, üzerine titrenmesi gereken kurumları hedef alan siyaset tarzının, milletin engin ferasetinden kaçmadığını ve ma'şeri vicdanda mahkum edildiğini vurgulayarak, 'Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal çıkarlarını gözetme sorumluluğu sadece iktidara ait değildir. Muhalefetten beklenen, hassasiyet arz eden bu tür durumlarda, milli şuurla hareket etmek olmalıdır' değerlendirmesinde bulundu.Milli Savunma Bakanı Yılmaz, şöyle devam etti:'Muhalefet partilerine mensup siyasilerin, devlet geleneği ve hukuki mevzuatın bir gereği olarak, kendilerine cevap verme durumunda olmayan kişilere ve özellikle günlük siyasi tartışmalara konu yapılmaması gereken TSK mensuplarına yönelik, akla, izana ve insafa sığmayan eleştiri ve saldırıları kesinlikle doğru değildir. Her zaman olduğu gibi aziz milletimizin bu konuda da en doğru değerlendirmeyi yaptığına inanıyor, bu tür beyanları şiddetle kınıyorum.''Teamüllere aykırı bir davranış'Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliğinden yapılan yazılı açıklamada da çeşitli vesilelerle, siyaset kurumu mensuplarınca Türk Silahlı Kuvvetleri personeline yönelik itham ve sözlü saldırılarda bulunulduğu belirtildi.Genelkurmay Başkanının, 'Genelkurmay Başkanının Görev ve Yetkilerine Ait Kanun' gereğince, silahlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından birinci derecede sorumlu makam olduğu, görev ve yetkilerinin söz konusu kanunla belirlendiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Kamuoyu araştırmalarına göre hala en güvenilir kurumlarımızın başında gelen ve Türk halkının gönlünde müstesna yerini muhafaza eden kuruma, hak etmediği ithamlarda bulunmak, bilgi noksanlığı olduğu kadar, teamüllere aykırı bir davranış olarak da değerlendirilmektir. Her seviyedeki askeri personel, sahip olduğu yüksek vatan ve bayrak sevgisiyle, kanunlarla tevdi edilmiş görevlerini şevkle yerine getirmeye ve içtikleri andın gereği, icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatını feda eylemeye hazırdır.' Muhabir: Sarp Özer, Kadir KarakuşAA
Reklam