Liverpool Teknik Direktörü Brendan Rodgers , Beşiktaş maçının sonrasında açıklamalarda bulundu.İŞTE O SÖZLER...'Hayal kırıklığı yaşadık. Kazanmak istediğimiz bir turnuvaydı. Defansif olarak güçlüydük ve fazla şans vermemeye çalıştık. İyi bir gol geldi, bazen böyle şanssızlıklar oluyor. Artık lige konsantre olmak zorundayız. Bence çok kötü değildi hiçbir şey. Atmosfer çok güzeldi, fantastikti. İki takım taraftarı da çok iyiydi. Buraya kadar gelen Liverpool taraftarına da teşekkür ediyoruz. Beşiktaş taraftarı muhteşemdi. Çok yakın bir maç oldu, daha fazla şans yaratabilirdik ama olmadı.'Sporx
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapılan Şubat ayı olağan toplantısı yaklaşık 6,5 saat sürdü.Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, Suriye'de ortaya çıkan güvenlik sorunları ve askeri zaruretler nedeniyle icra edilen Şah Fırat Operasyonu'nun görüşüldüğü belirtilerek, operasyonu başarıyla icra eden Türk Silahlı Kuvvetleri'ne takdir ve tebriklerin ifade edildiği bildirildi.MGK toplantısının ardından yapılan açıklamada, 30 Aralık 2014'teki toplantıdan bugüne kadar geçen son iki aylık dönemde vatandaşların huzur ve güvenliğini ilgilendiren gelişmelerin görüşüldüğü, alınması gereken tedbirler üzerinde durulduğu ifade edildi. Çözüm Süreci'nde gelinen aşamanın değerlendirildiği aktarılan açıklamada, 'Terörün sona erdirilmesi için verilen mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi hususu vurgulanmıştır. Paralel devlet yapılanması ve legal görünüm altında faaliyet gösteren illegal oluşumlara karşı yürütülen ulusal ve uluslararası çalışmalar hakkında Kurul'a bilgi sunulmuştur' denildi. Suriye'de ortaya çıkan güvenlik sorunları ve askeri zaruretler nedeniyle 22 Şubat 2015'te icra edilen Şah Fırat Operasyonu'nun toplantıda görüşüldüğü belirtilen açıklamada, 'Operasyonu başarıyla icra eden Türk Silahlı Kuvvetleri'ne takdir ve tebrikler ifade edilmiştir' ifadesi yer aldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Suriye'de beşinci yılına girmekte olan çatışmanın mevcut dinamikleri, DEAŞ dahil Suriye kaynaklı risk ve tehditlerin ülkemizin güvenlik ve istikrarına etkileri, uluslararası toplumla işbirliği içinde attığımız adımlar, Suriye bağlamında uluslararası alanda meydana gelen gelişmeler, ülkemizdeki sığınmacıların durumu ve yardımlarımız görüşülmüştür.Milli ve NATO bakış açısından risk ve tehdit değerlendirmesi ve mücadele konsepti hakkında bilgi arz edilmiştir.Güney Kafkaslar'daki gelişmeler ele alınmış, bu vesileyle Hocalı Katliamı'nın şehitleri rahmetle anılmıştır. Libya ve Yemen'de yaşananlar ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki durum, İsrail-Filistin ihtilafında meydana gelen gelişmeler gözden geçirilmiştir.Toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı da katılmış, enerji alanındaki gelişmeler, riskler, fırsatlar ve AA
Yayımlanır yayımlanmaz bir fenomene dönüşen, yıllar içinde etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen Puslu Kıtalar Atlası'nın çizgi romanı 13 Mart'ta çıkıyor. İhsan Oktay Anar'ın kaleme aldığı kitabın çizgi roman versiyonunu hazırlayan isim ise İlban Ertem.
Elif Çakır'ın da avukatı olan Fidel Okan, kucağında 6 aylık bebeği ile Kabataş'ta saldırı iddialarının, kurgu ve düzmece olduğunu ve yalanlara ekleme üstüne ekleme yapıldığını söyledi.Kabataş'ta Gezi eylemleri sırasında, başörtülü bir kadına, belden yukarıları çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 80-100 kişilik grubun, genç kadını dövdüğü ve üzerlerine idrarlarını yaptığı iddiasının en önde gelen savunucularından Elif Çakır'ın o dönemdeki avukatlarından Fidel Okan, Kabataş'ta öne sürüldüğü gibi bir olay yaşanmadığını söyledi.Avukat Okan, kişisel Twitter ve Facebook sayfalarında yayınladığı 'Verdiğiniz zararın farkında mısınız?' başlıklı yazıda, Kabataş olaylarının kurmaca ve kandırmadan kandırmacadan ibaret olduğunu belirterek, 'Kabataş'ta, Gezicilerle gelin arasındaki sözlü tartışma, tacize, darba, aşağılamaya, insanlık dışı muameleye dönüşmüştür. Hiç kuşku yok ki; Sn. Başbakan da olayın gerçekten bu haliyle yaşandığına inandırılmıştır' ifadelerini kullandı. Okan, hükümete yakın gazetelerin gündeme getirdiği Fuat Avni ve Sümeyye Erdoğan'a suikast iddialarının da Kabataş iddiası gibi yalandan ibaret olduğunu, ileride hükümeti zor duruma düşüreceğini öne sürdü.
Batman: Arkham Knight oyununun yeni serisinde aksiyon ve maceranın eksiksiz devam edeceğinin garantisini verir nitelikte yeni bir fragman yayınlandı. 2 Haziran'da yayınlanacak serinin yeni oyunu PlayStation 4 ve Xbox One'da oynanabilecek.
Salvatore Murgia isimli sanatçının siyahın kötülüğü ve beyazın iyiliği/aydınlığı temsil ettiği metaforik ve soyut döngüsel hayatı anlattığı sanat çalışmasını izliyoruz...
Laird Hamilton Yeni Zelanda, Raglan'da gelişmiş sörf tahtası Foilboard ile sörf yapıyor. Foilboard çok ilginç bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Ayağınıza su değmeden dakikalarca sörf yapabiliyorsunuz ve ilk olarak 1993 yılında üretilmiş.
UEFA Avrupa Ligi'nde bu geceki Napoli-Trabzonspor maçı öncesinde olay çıktı. İtalya'daki rövanş karşılaşması öncesinde Napoli kent merkezinde çıkan olay nedeniyle bir Türk taraftarın yaralandığı bildirildi.Güvenlik güçlerinin iki grup arasında bugün olay çıkacağı istihbaratı ve 500 kişilik ekip görevlendirmesine rağmen kavganın engellenemediği belirtildi. Yaklaşık 600 Trabzonspor taraftarının ulaştığı kentte emniyet tedbirlerinin en üst seviyede olmasına karşın grupların karşılaşmasının engellenemediği ifade edildi.San Pasquale meydanı yakınlarında Motosikletli olduğu belirtilen bir grubun, içerisinde 5 Trabzonspor taraftarının bulunduğu bir arabaya saldırdıkları, şişe ve diğer yabancı maddeleri fırlattıkları belirlendi. Olayda yaralanan bir Türk'ün hastaneye kaldırıldığı, hayati tehlikesinin ise bulunmadığı kaydedildi. Arabanın camını kıran bir şişenin taraftarı yaraladığı iletildi.Skorer
Hocalı katliamının yıldönümü nedeniyle çekilen ‘Hocalının Emaneti Büyümeyen Çocuklar’ belgeselinin gösterimine katılan TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener, “Hocalı hukuki olarak bir soy kırımdır.” dedi.Hocalı katliamının 23. Yıldönümü nedeniyle yapılan ‘Hocalının Emaneti Büyümeyen Çocuklar’ belgeselinin gösterimi Marmara Üniversitesi’nde yapıldı. Gösterime TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener, Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Hasan Sultanoğlu Zeynalov, Azerbaycan Milletvekili Dr. Azay Guliyev, Azerbaycan Parlamento Gazeteciler Birliği Başkanı Elşad Eyvazlı ve üniversitenin akademisyenleri katıldı.Gösterim öncesi bir konuşma yapan Meral Akşener, “Her ailenin bir acı hikayesi vardır. Türk milletinin aslında talihi budur. Acıların ve soykırımların üzerine inşa edilmiş bir tarihtir. Bizim büyüklerimiz bunu anlatmazlar unutmayı tercih ederler. 1915 tehcir soykırım değildir. Hocalı hukuki olarak bir soy kırımdır. Çünkü ister bir kişi, ister 1 milyon kişi, insan olmaktan kaynaklanan etnik, dini, mezhep aidiyeti ve siyasi aidiyeti… Bir devlet tarafından kökünü kurutmak amacıyla öldürmeye tabi tutulduğu zaman bunun adı soykırımdır.” dedi.“Sovyet Rusya’nın gözetiminde kurulmuş olan Ermenistan’ın yöneticilerinin kararı ile yapılmış bir katliamdır.” diyen Akşener, şöyle devam etti: “ Ama hukuki olarak bir soy kırımdır. Bir kere bunda anlaşmak zorundayız. Katliam öldürmek demektir ona bir şey demiyorum. Ama sonuç olarak kardeşlerimiz öldürülmüştür. Ama anlamı soykırımdır.”Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın Hocalı katliamını yürütün komutanlardan biri olduğunu söyleyen Akşener, “Sonra Sarkisyan Cumhurbaşkanı oldu. Sonra biz ha böyle açılım yapıyoruz. Sonra açılım sebebiyle bir de bizim bir tane Ermenistan açılımımız var. Gerilim olmasın diye Azerbaycan bayraklarını getirenler yapılan maça alınmadı. Ben sizden temsil ettiğim Parlamento adına özür diliyorum.” ifadelerini kullandı.Her şeyden önce Türk oldukları söyleyen Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Hasan Sultanoğlu Zeynalov, “Biz Azeri değiliz biz Azerbaycanlıyız Türk’üz bunu bilin artık. Bu farklılıkları aradan kaldırmamamız lazım.” dedi.Azerbaycan Parlamento Gazeteciler Birliği Başkanı Elşad Eyvazlı da, “Biz Ermenistan’ın Türkiye’ye karşı soykırım tazminatı vermesini istiyoruz. Türkiye’nin Ermenistan’a değil. Ermenistan dünyanın, insanlığın görmediği dehşet dolu bir soykırım yaşattı. “ şeklinde konuştu.Cihan
Teknoloji dünyasındaki yeni ürün ve servis rüzgârı, her zaman kârlılık ve pazar payı getirmiyor. Bunun en son örnekleri ise Google, Apple ve Samsung oldu. Bu üç büyük devden bugün gelen veriler, işlerin pek de istedikleri gibi gitmediğini de ortaya koyuyor. Google’ın yüzlerce kişiyi zengin eden YouTube’u kendisine yaramazken, tablet bilgisayar pazarında Apple’ın iPad’i gözden düştü. Koreli teknoloji üreticisi Samsung’ta ise kötü giden finansal tabloların faturası çalışanlara çıktı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye’de darbeci zihniyetin değişmediğini ifade ederek, “AK Parti zihniyeti, 28 Şubat ve 12 Eylül darbecilerin zihniyetinden öteye bir zihniyete sahip değildir. 28 Şubat süresince yapılanların hepsi bugün AK Parti tarafından bir örnek olarak alınıp, uygulanmaktadır.” dedi.MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bir soru üzerine, 28 Şubat’ı yapan Çevik Bir’in, “Erbakan’dan sonra Recep Tayyip Erdoğan gelecek” kehanetinin gerçekleştiği bir dönemin yaşandığını ifade eden Vural, “Doğrusu, kimin kimle olduğu açık ve net. Darbeci zihniyet değişmemektedir. Bugün AK Parti zihniyeti, 28 Şubat ve 12 Eylül darbecilerin zihniyetinden öteye bir zihniyete sahip değildir. 28 Şubat süresince yapılanların hepsi bugün AK Parti tarafından bir örnek olarak alınıp, uygulanmaktadır. Tatbikat bu yöndedir. Bu yönleriyle bu darbelerin hedefinde milletimizin özgürlüğü olmuştur. Hukuk devleti olmuştur, demokrasisi olmuştur. Bugün de aynı yöntemlerle AKP demokrasiyi, hukuk devletini, özgürlükleri ele almakta, kampanya ve yalan yanlış bilgilerle camiaları ve partileri kötülemekte, fişlemekte, izlemekte ve dinlemektedir. Tablo budur.” değerlendirmesinde bulundu.Vural, “Böyle bir iradenin millet tarafından iktidara gelmiş olmasının da darbeci olmadığını gösteren bir karine olarak görülmesi de mümkün değildir.” dedi.“AK PARTİ MUHALEFETE KUMPAS VE KOMPLO HAZIRLIĞINDADIR”Başbakan Davutoğlu’nun, MHP’nin HDP ile ittifak içinde olduğu iddiasına sert tepki gösteren Oktay Vural, “MHP olarak bizim tavrımız açık, nettir. Terörle mücadeleden, şiddetle mücadeleden yanayız. Bunlarla müzakerelerden yana değiliz. Eğer yüreğin yetiyorsa ey Davutoğlu, terörle müzakereden vazgeç, terörle mücadele et. Utanmadan, sıkılmadan molotof kokteyli atanlarla, Kobani eylemleri yapanlarla, Kandil’le birlikte görüşeceksin, ondan sonra kalkacaksın terörle mücadeleden yana olduğunu söyleyerek utanmadan, sıkılmadan molotof ekseninde MHP’ye dil uzatacaksın. AK Parti, muhalefete kumpas ve komplo hazırlığındadır.” diye konuştu. Vural, Başbakan Davutoğlu’nun, “Bundan sonra molotoflu saldırılar olursa sorumlusu muhalefettir.” sözünün kabul edilebilir bir yanının olmadığını ifade ederek, MHP olarak molotof ve bonzai düzenlemelerinde iktidara destek verdiklerinin altını çizdi.“BUGÜN YAPILANLAR ESAD REJİMİNDE YAPILANLARDAN FARKI YOKTUR”Bir soru üzerine ise güvenlik güçlerinin, siyasi bir inzibata dönüşmesini istemediklerini kaydeden Oktay Vural, “Biz terörle, uyuşturucuyla, yolsuzlukla mücadele eden jandarmanın, PKK’nın isteğiyle tasfiye edilmesini istemiyoruz. Bu konudaki duruşlarını açık bir şekilde gelip burada beyan etsinler. Bu taktiklerle algı oluşturmak muhaberat devletinin işleridir. Bugün yapılanlar Esad rejiminde yapılanlardan farkı yoktur.” diye konuştu.Cihan
24 şubat’ta malatya’nın akçadağ ilçesinde düşen 2 adet rf-4e/tm uçağının enkazı, askeri ekipler tarafından iş makineleri yardımıyla toplanıyor.İkinciler Mahallesi’nde uçakların düştüğü dağın engebeli ve karla kaplı olması nedeniyle enkazların toplanması güçlükle devam ederken, iş makineleri yardımı ile toplanan parçalar, daha sonra dağdan indirilerek kamyonlara yükleniyor. Askeri güvenlik ekipleri kazanın yaşandığı bölgeye geçişlere izin vermezken, yaklaşık bir kilometrelik alana dağıldığı belirtilen parçaların toplanması halen sürüyor.İHA
Dana etinin kilosu bir yılda yüzde 30’a yakın zamlandı. Üreticiler, perakendecilerin fiyatları yüksek tutarak ithalat yapmak istediğini söylüyor. Eti üreticiden alıp satanlar ise “Piyasada et yok, kriz kapıda” diyor.“2010 yılında bu ülkeye binlerce ton hayvan ithal edildi. O tarihte insanlar eti ucuza mı yediler? Şimdi piyasada bir sorun yok ama sorun var diyerek sorun çıkarmaya çalışıyorlar.”Bu sözler Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç'a ait. Tunç’a son dönemde et fiyatlarındaki artışın nedenlerini soruyoruz. Tunç’a göre perakendeciler, dışarıdan et gelmesi için lobi yapıyor:“Bedava da et gelse yine ucuza et yedirmeyecekler. Ette kriz çıkacağına inanmıyorum. Kendi kendilerine kriz çıkarıyorlar. Türkiye’de yönelim dana etine ama küçük baş hayvanlar da tercih edilmeli. İnsanların elinde koyun var, koyununu satamıyor”Besicilere göre üretici le toptancı arasında fiyat artışı yok. Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Alp “Sorun perakendede. Ucuza alıp, pahalıya satıyorlar” diyor.1 yılda yüzde 28 zamAl Jazeera'den Melis Kobal'ın haberine göre, besiciler piyasada bir sorun olmadığını söylüyor ancak tüketici cephesinde et fiyatları günden güne artıyor. Ulusal Et Konseyi’nin internet sitesinde yaynladığı et fiyatları verilerine göre 2013’ün Temmuz ayı ortasında kilosu 15,93 lira olan dana eti, 2014 başında 16,40 liraya, 2015 başında ise 20,58 liraya yükseldi. Yılın başından beri neredeyse her gün zamlanan et fiyatı 19 Şubat’ta 22,58 liraya çıktı.Bu verilere göre dana eti bir yılda yüzde 28, yılbaşından beri de yüzde 9 zamlandı.Türkiye’nin önde gelen firmalarına et gönderen aynı zamanda besicilik yapan Etçii Yönetim Kurulu Başkanı Emin Arslan, et fiyatlarının her hafta yükseldiğini, piyasada yeteri kadar yeteri kadar et olmadığı için fiyatların artığını söylüyor:“İçeride tüketim fazla, et var ama yetmiyor. Böyle olunca kaçak et almış başını gidiyor. Özellikle Güneydoğu’da Hindistan’dan hastalıklı etler geliyor. Hükümetin önlem alması gerekiyor. Ette turistlerin gelmesinin de etkisiyle asıl alımlar nisan mayıs aylarında oluyor.'Et, son tüketiciye ulaşana kadar üç kez el değiştiriyor. Besici, hayvanı yetiştirip gövdesini (karkas et) tedarikçiye satıyor. Tedarikçi kemiklerini, sinirlerini temizliyor. Pirzola, bonfile gibi bölümlere ayırıp markete, kasaba, restorana satıyor. Emin Arslan’a göre et besiciden markete gelene kadar maliyetler yüksek. Arslan, karkas etin üzerine ortalama yüzde 15 işletme maliyeti (elektrik, çalışan ücretleri, su, kira vs.), yüzde 5 kâr ve yüzde 1 KDV eklendiğini söylüyor.İthalat yapılmalı mı?Arslan fiyatın düşmesi için ithalat yapılması gerektiğini savunuyor. Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı, aynı zamanda Ulusal Et Konseyi Başkan Vekili Fazlı Yalçındağ ise et ithalatına karşı. Ona göre besilik dana ithalatı yapılması gerekiyor. Al Jazeera’ye konuşan Yalçındağ, sorunun asıl kaynağının Türkiye’deki hayvan profili olduğunu düşünüyor:“Türkiye’de hayvan profilinin istenilen düzeye gelmesi lazım. Beslenecek hayvan sayısı ve niteliğinde sıkıntı var. Et ile ilgili fiyat sorununu 3-4 yılda bir yaşıyoruz. Etçi ırklardan et üretimine yönelmemiz lazım.”Yalçındağ, üreticilerin yeni mal bulmakta zorlandıklarını belirterek, fiyatın alıcı ile satıcının buluştuğu noktada oluştuğunu söylüyor:“Üreticiler malı ucuza veriyor, birileri almıyor. Öyle mi? Mal bulmakta zorluk var. Piyasa neye ihtiyaç duyuyorsa ona göre ortam yaratılmalı. Hükümet yerli damızlıkları korumak için gümrükte fiyatları ayarlayabilir.'2010’daki et sıkıntısı sırasında Angus ithalatı yapan Tarım Bakanlığı açıklamalarında ithalata sıcak bakılmadığı öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl konuyla ilgili bir toplantıda konuşan Müsteşar Vedat Mirmahmutoğulları, “Türkiye kapıyı açarsa, ithalata başlarsa besici biter.” demişti.Türkiye, ırk konusunda da çalışmalar yapıyor. Etçi ırkların yaygınlaştırılması projeleri hükümet programında da var. Hedef üç yılda Türkiye’de et tipi damızlık oluşturmak.
Teksas Üniversitesi Harry Ransom Merkezi Sözcüsü, Marquez'in 10 romanının orijinallerinin de bulunduğu arşiv için 2.2 milyon dolar ödediklerini söyledi.Nobel Ödüllü yazarın geçen yıl yaşamını yitirmesinin ardından kasım ayında kişisel arşivini satın alan Teksas Üniversitesi, gelecekte yapılacak satın almaları etkilememesi için miktarın açıklanmamasına karar vermişti. Ancak Adalet Bakanlığı, 19 Şubat'ta üniversiteden ödenen tutarı açıklamasını istemişti.2 BİN PARÇALIK DEV ARŞİVYaklaşık 50 yıllık bir dönemi kapsayan ve 2 bin parçadan oluşan arşivde 40'tan fazla fotoğraf albümü, Marquez'in eserlerini yazdığı Smith Corona daktiloları ve beş bilgisayarının yanı sıra yarım kalan eseri 'Birbirimizi Ağustos'ta Göreceğiz' de bulunuyor.Dünyanın çeşitli ülkelerinde 25 farklı dile çevrilen ve 50 milyondan fazla satan 'Yüzyıllık Yalnızlık' eserinin orijinalinin de bulunduğu arşivde, Marquez'in Graham Greene, Milan Kundera, Günter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlara gönderdiği mektuplar ve yazarın yakın arkadaşlarından Fidel Castro ile ilgili belgeler de yer alıyor.KÜLTÜR BAKANI 'BÜYÜK BİR UTANÇ' DEMİŞTİHayranları arasında 'Gabo' olarak da bilinen Marquez'in arşivinin Teksas Üniversitesi'ne satılması, Kolombiya ve Meksika tarafından eleştirilmişti. Kolombiya Kültür Bakanı Mariana Garces, arşivin Teksas Üniversitesi tarafından satın alınmasının ülke için büyük kayıp olduğunu söylemiş, Marquez ailesi ise Kolombiya hükümetinin yazarın arşivi için kendileriyle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini belirtmişti.Arşivin açık artırmaya çıkarılmadığını söyleyen aile, dünyaca ünlü edebiyat arşivi nedeniyle Ransom Merkezi'ne satıldığını açıklamıştı.ARŞİV AÇISINDAN YOK YOKRansom Merkezi, 2005'te Watergate dosyaları için gazeteciler Bob Woodward ve Carl Bernstein'a 5 milyon dolar, 2008'de Nobel ödüllü yazar Norman Mailer'in arşivi için 2.5 milyon dolar ve 2011'de de Güney Afrikalı yazar J.M. Coetzee'nin arşivi için 1.5 milyon dolar ödemişti.Harry Ransom Merkezi, aynı zamanda Jorge Luis Borges, William Faulkner, James Joyce, Samuel Beckett, Ernest Hemingway ve John Steinbeck gibi 20. yüzyılın en önemli yazarlarından bazılarının arşivlerine de ev sahipliği yapıyor.sputniknews
Tanya ve Adam Phillips, İngiltere'de Grimsby'da yaşayan evli bir çift. Henüz 18 aylık olan Honey-Rae isimli sevimli bir kız çocukları var. Bu tatlı kızın doğuştan sağ bacağında yer alan kırmızı doğum izine etraftan gelen bakışlardan şimdiden endişelenen bu anne baba, ileride Honey-Rae'nin daha da büyük zorluklar çekebileceğini düşünerek şimdiden ona tatlı bir destek vermeye başlamışlar. Kendini yalnız hissetmemesi için, Honey-Rae'in bacağındaki doğum izinin aynısını kendi sağ bacaklarına dövme olarak yaptıran sevimli çift 'gerçekten acı dolu bir dövme yaptırma süreciydi, oldukça büyük bir dövme olduğu için çok zaman aldı, ama çektiğimiz acının her saniyesine değer' demişler.Honey-Rae büyüdüğünde ne kadar çok sevildiğini görüp bu lekeleri kafasına bile takmayacaktır.
İş hayatına atılan herkesin kabusudur; baskıcı, zorba ve geçimsiz tavırları olan amirler. Çoğu insan bu tür insanlarla daha önce karşılaşmadıkları için bu tür durumlarda ne yapacağını bilmez. Ve genellikle de içe kapanırlar. İşe başladıktan kısa bir süre sonra ağlayarak istifa ettiklerini gördüğünüz kimseler, işte bu insanlardır..İstifa ederek bir an önce; kendilerini koşulsuz seven anne ve babalarının yanına yani güvenli bir ortam olan evlerine dönmek isterler. Nasıl olsa orada zorbalar yoktur. Ama bu tarz insanlar kendilerine şu soruyu sormalıdır, ' Hayatımın sonuna dek evimde saklanabilir miyim?' Şüphesiz cevap 'hayır' olacaktır. O halde yapmaları gereken, geri dönüp bu tarz insanlarla nasıl mücadele edileceğini öğrenmektir...