Irak'ta Sivilleri Öldüren Blackwater Çalışanlarına Hapis
Irak'ta 2007 yılında kasten ateş açarak sivilleri öldürmekle suçlanan Amerikan özel güvenlik şirketi 'Blackwater'ın 4 eski çalışanı, en az 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Irak'ta, 2007 yılında hiçbir gerekçe olmadan kasten ateş açarak sivilleri öldürmekle suçlanan Amerikan özel güvenlik şirketi 'Blackwater'ın 4 eski çalışanı, en az 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.ABD’nin başkenti Washington’daki federal mahkemede görülen davada, yargıç Royce Lamberth, Ekim 2014’te jüri tarafından birinci derecede cinayetten suçlu bulunan Nicholas Slatten’a müebbet hapis cezası verdi.Yargıç Lamberth, jüri tarafından kasten adam öldürmekten suçlu bulunan diğer üç çalışan Paul Slough, Evan Liberty ve Dustin Heard’ı da 30’ar yıl hapis cezasına çarptırdı.Sanık avukatları, cezaların kesinleşmesinin ardından yaptıkları açıklamada, temyize gideceklerini bildirdi.Slatten, Slough, Liberty ve Heard, Irak’ın başkenti Bağdat’ta Eylül 2007’de bir Amerikan konvoyuna yol açmak için çevreye ateş açarak 14 sivili öldürdükleri, 12’den fazla da sivili yaraladıkları iddiasıyla yargılanıyordu.Kanlı olay Irak’ta büyük bir infiale neden olurken, sanık avukatları ise direnişçilerin silahlı saldırısına uğrayan güvenlik şirketinin 4 çalışanının kendilerini savunmak için ateş açtığını iddia ediyordu.Şirket, önce 'Xe Service' sonra 'Academi' adını aldıBlackwater özel güvenlik şirketi, Amerikan Deniz Kuvvetleri bünyesindeki özel birliklerde görev yapmış Erik Prince tarafından 1997'de kuruldu.Irak'ın başkenti Bağdat'ta Amerikalı diplomatları korumakla görevlendirilen şirket, 16 Eylül 2007'de, dünya kamuoyunda ABD'ye yönelik öfkenin alevlenmesine yol açan, sivillere silahlı saldırıdan sonra basının gündemine oturdu.Şirket, bu olaydan sonra adını önce 2009'da 'Xe Service', 2010'da da 'Academi' olarak değiştirdi.AA
Dünyanın İlk Bilgisayar Destekli Akıllı Drone’u
DJI‘ın yeni drone’u olan Phantom 3‘ün tanıtımının üzerinden henüz birkaç gün geçmişken bu kez de 3D Robotics özellikleriyle kendine hayran bırakan drone’unu duyurdu. Dünyanın ilk akıllı drone’u olarak lanse edilen cihaz, gelişmiş donanımıyla piyasada bulunan drone’larda bulunmayan birçok özelliği bünyesinde barındırıyor.Solo isimli bu drone, gücünü 1 GHz hızında çalışan Linux tabanlı iki bilgisayardan alıyor. Bu sistemlerden biri drone’un içerisinde, bir diğeri ise kontrol cihazında bulunuyor. Bu sistemler sayesinde drone akıllı özelliklerini kullanabiliyor ve havada yüksek çözünürlükte video ve fotoğraf çekimi gerçekleştirebiliyor.Drone’un en önemli özelliklerinden biri olan Cable Cam, kullanıcının akıllı telefon üzerinde belirlediği noktaya drone’un otomatik olarak uçuş yapmasını sağlıyor. Bu sayede drone’u kontrol eden kişinin uçuşla ilgili herhangi bir şeyle uğraşmasına gerek kalmıyor ve yalnızca kamera açılarını ayarlaması yeterli oluyor.Orbit modunda ise çekilmesi gereken nesne seçiliyor ve drone bu nesne etrafında daireler çiziyor. Kullanıcı bu esnada kamerayı ayarlıyor, cihazın yüksekliğini belirliyor ve dönüş hızını ayarlayabiliyor. Normal şartlarda amatör drone kullanıcılarının yapması çok zor olan çekimler, söz konusu mod ile kolaylıkla hayata geçiriliyor.
‘1 Ocak 2016'dan İtibaren 4G'nin Hizmete Sunulması Planlanıyor’
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Bilgin, '1 Ocak 2016'dan itibaren 4G'nin vatandaşların hizmetine sunulması planlanıyor' dedi.Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 26 Mayıs'ta yapılacak 4G ihalesinin ardından söz konusu hizmetin 1 Ocak 2016'dan itibaren hizmete sunulmasının planlandığını belirterek, 'Bu süreye kadar işletmecilerin şebekelerini 4G hizmetine hazır hale getirmeleri gerekiyor' dedi.Bakan Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4G yetkilendirme ihalesiyle 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz frekans bantlarından toplamda 20 frekans paketinin satışının gerçekleştirileceğini anımsattı.BTK tarafından 26 Mayıs'ta yapılacak ihale sonucunda, 800 MHz, 900 MHz, 1800 MHz ve 2100 MHz frekans bantlarının tamamının, mevcut 2. ve 3. nesil mobil haberleşme işletmecileri olmak üzere en fazla 3 işletmeci, 2600 MHz frekans bandında ise 3'ü mevcut mobil haberleşme işletmecileri olmak üzere en fazla 4 işletmecinin yetkilendirileceğini anlatan Bilgin, 'Böylelikle yeni bir işletmecinin de pazara girmesine imkan sağlanmış olacak' diye konuştu.Mobil şebekeler üzerinden tüm vatandaşlara daha hızlı internet erişimi sunulmasının artık zorunlu hale geldiğini dile getiren Bilgin, bakanlık olarak sektördeki tüm paydaşların azami ölçüde yararı gözetilerek 4G yetkilendirmesine ilişkin politika ve stratejinin belirlendiğini ifade etti. Bilgin, söz konusu politika ve strateji çerçevesinde 4G ihalesi işlemlerinin yürütülmesi konusunda BTK'nın görevlendirildiğini söyledi.'Yetkilendirme 2029’a kadar geçerli olacak'İhaledeki 20 paketin asgari değer toplamının KDV hariç yaklaşık 2,3 milyar avro olduğunu belirten Bilgin, yetkilendirme süresinin, yetkilendirme tarihinden itibaren 30 Nisan 2029'a kadar olacağını kaydetti.4G ihalesi sonucu yapılacak yetkilendirmeler ile 4G hizmetinin Türkiye'de yaygınlaşacağını ve mobil sektörde önemli gelişmeler yaşanacağını vurgulayan Bilgin, vatandaşların dünya standartlarında yüksek kaliteli mobil genişbant deneyimini yaşama imkanı bulacağını bildirdi.'Veri hızı 3G’ye göre 10 kat artacak'4G’ye geçilmesiyle 3G ile ulaşılan veri hızının en az 10 kat artacağına dikkati çeken Bilgin, 'Video izleme, veri indirme ve akıllı mobil uygulamaları kullanma gibi hizmetler, 3G’ye oranla çok daha kolay ve çok daha hızlı sunulabilecek' dedi.4G mobil haberleşme hizmetlerinin yetkilendirmesiyle haberleşme alanında Türkiye'de önemli ilerlemeler kaydedileceğini dile getiren Bilgin, mobil genişbant hizmetlerde artan talep ve kullanıcıların beklentilerinin büyük ölçüde karşılanacağının düşünüldüğünü ifade etti.Bilgin, 4G yetkilendirmesiyle mobil sektördeki büyümenin ivmelenerek devam edeceğini belirterek, 'Doğrudan ve dolaylı olarak ülkemizin büyümesine önemli katkılar sağlanacak. BTK tarafından 26 Mayıs 2015'te gerçekleştirilecek olan 4G yetkilendirme ihalesinin başta ülkemiz ve vatandaşlarımız olmak üzere tüm elektronik haberleşme sektörüne hayırlı olmasını temenni ederim' diye konuştu.AA
"Hiçbir Şeyin Favorisi Değilim"
Sezona 3. sırada başladığı erkekler dünya sıralamasında 5'inciliğe gerileyen İspanyol tenisçi Rafael Nadal, rakiplerinden daha kötü oynadığını belirterek, 'Hiçbir şeyin favorisi değilim' dedi.Sert kortta oynanan Miami Masters Turnuvası'na 3. turda veda eden Nadal, en başarılı olduğu zemin toprakta yapılacak Monte Carlo Masters öncesinde Profesyonel Tenisçiler Birliği'nin (ATP) internet sitesine açıklamalarda bulundu.Geçen yılın ağustos ayında sağ el bileğinden yaşadığı sakatlığın ardından ocakta kortlara dönen Nadal, bu yıl üzerinde baskı hissetmediğini söyleyerek, 'Hiçbir şeyin favorisi değilim. Rakiplerimden daha kötü oynuyorum. Şu an için en önemlisi, yeniden kortta kendime güvenmek ve geliştiğimi hissedebilmek. Miami öncesinde oyunum, her hafta iyiye gidiyordu ama turnuvada kötü oynadım. Burada, toprakta güvenimi ve oyunumu geri kazanabilirsem her şey kolaylaşacak' ifadelerini kullandı.28 yaşındaki Nadal ayrıca 'Mümkün olan en kısa zamanda iyi oynayabilmek için çalışıyorum. Buna inanmasam burada olmazdım. Monte Carlo'dayım çünkü tenis oynama konusundaki motivasyonumu ve tutkumu koruyorum' değerlendirmesini yaptı.Toprak kortta oynanan tek 'grand slam' turnuvası Fransa Açık'ı 9 kez kazandığı için 'toprak kortun kralı' ilan edilen Nadal'ın 46'sı toprakta 65 tekler şampiyonluğu bulunuyor.AA
Reklam
CHP Heyetinden Ağrı'daki Çatışmayla İlgili İlk Açıklama
CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Ağrı milletvekili adayı Cemil Erhan, Diyadin ilçesindeki terör saldırısına ilişkin 'Çözüm sürecine maalesef etki etmek bahanesiyle yapılmış gibi geliyor. Bütün kamuoyundaki, Diyadin halkının bütün tedirginliği, bu ölüm sessizliği ve bütün iş yerlerinin kapalı oluşu bunun bir göstergesidir' dedi.Diyadin'de yaşanan terör saldırısını incelemek üzere kente gelen Erhan, CHP Ağrı İl Başkanlığında gazetecilere yaptığı açıklamada, Diyadin'e girdiklerinde ölü bir şehirle karşılaştıklarını ifade ederek, 'Gerçekten derin bir sessizlik ve halk arasında büyük bir tedirginlik var. Bunun sebebi de olmaması gereken bir olayın tahakkuk etmesi ve tezahür etmesidir' dedi.Erhan, şöyle devam etti:'Genelkurmay'ın 10 bin tane mermi atıldığı ve büyük yapılanma yapıldığı deniliyorsa demek ki burada bir bilgi eksikliği ve bir istihbarat zafiyeti var demektir. Buranın MİT'i, emniyeti ve teşkilatı var. Her şey yerli yerindeyken bu olay olmayabilirdi. Kendilerince diyorlar ki 'biz şenlikler yapıyoruz, bu şenliklere gidiyoruz ve iki üç senedir yaptığımız şenliklerde hiçbir olay olmadı ama bu seçim gününe denk gelmesi çok manidardır'. Bunlar bizi kesinlikle ve kesinlikle provokasyona sokacaklar. Bizi başka türlü göstermeye çalışacaklar. Eğer birkaç asker ölürse diyecekler ki 'bunlar seçimle ilgili bizim oylarımızı yok etmek istiyorlar'. Diyecekler ki 'efendim biz isteseydik hiç oraya da gitmeyebilirdik'. Bu askerin gidişi, eğer gerçekten samimiyetle söylemek gerekirse önceden tedbir alınsaydı vatandaşlar o gerilla diye tabir edilen, Genelkurmayca terörist diye ifade edilen bunlar. karşı karşıya gelmeyebilirdi.''Bütün mana, önümüzdeki seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oy almasına dönük bir olay olduğunu söyleyen Erhan, şunları kaydetti:'Bunun geliş nedeni çok basite indirgeniyor. Deniliyor ki 'efendim bunlar askerleri öldürecekler, bu çözüm süreci boşa çıkacak, o nedenle biz oy kaybına uğrarsak bunlar oy alacaklar'. Asker daha çok yaralanabilirdi. Hatta söyleniyor ki askerlere ateş edildiği zaman vücutlarına değil de hep ayak kısımlarına ateş edilmiştir. Bu ölen kardeşlerimiz de bir sivil iki canlı kalkan olarak kendisini önüne atıyor. Şuan da hastanede olan kardeşimiz de o ölen kardeşimize kalkan olmak istiyor ve o nedenle vuruluyor. Belediyeye gittik, Belediye Başkanı da bütün teferruatıyla olayları anlattı. Biz bunları sesli olarak da aldık. Bunların hepsini rapor olarak kağıda dökeceğiz. Çözüm sürecine maalesef etki etmek bahanesiyle yapılmış gibi geliyor. Bütün kamuoyundaki Diyadin halkının bütün tedirginliği, bu ölüm sessizliği ve bütün iş yerlerinin tamamiyle kapalı oluşu bunun bir göstergesidir. 5 ölü olmadığını söylemek istiyorum, çünkü burada söylenenler 1 ölü ve 1 yaralı Diyadin halkından, 1'de ölü gerilladan var.'AA
Reklam
Papa: ‘Olayları Adıyla Telaffuz Etmek Gerekir’
Türkiye’nin 'Ermeni Soykırımı' açıklamasına tepki gösterdiği Papa Françesko “Gördüğümüz ve duyduğumuz şeyler konusunda sessiz kalamayız” dedi. Alman hükümeti ise 1915 olaylarını 'tehcir ve katliam' olarak niteledi.Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi'ni geri çağırması sonrasında Papa Françesko yeni bir açıklama yaptı. Katoliklerin ruhani lideri Papa Françesko Vatikan'daki sabah ayininde “olayları adıyla telaffuz etmek gerektiğini” belirtti.Günümüzde Kilise'nin mesajının “içtenliğe ve Hristiyan cesaretine giden bir yol sunmak' olduğunu belirten Papa Françesko “Gördüğümüz ve duyduğumuz şeyler konusunda sessiz kalamayız” diye konuştu.'Papa ayrımcılık yapıyor'Papa Françesko pazar günü 20'nci yüzyılın “ilk soykırım kurbanlarının” Ermeniler olduğunu açıklamıştı. Bunun üzerine Türkiye Vatikan Büyükelçisi Mehmet Paçacı istişare için geri çağrılmıştı. Vatikan'ın Türkiye Büyükelçisi Antonio Lucibello'nun da hafta sonu açıklama için Türk Dışişleri Bakanlığı'na davet edildiği bildirildi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise bugün yaptığı açıklamada Papa'nın 'acılar arasında ayrımcılık' yaptığını söyledi. Çavuşoğlu '(Papa) Bosna ve Ruanda olayları uluslararası mahkemelerce soykırım olarak saptanmasına rağmen bunlara 'toplu kıyım' diyor ama hukuken tanınmayan 1915 olaylarıyla ilgili 'soykırım' ifadesini kullanıyor. Burada bir çelişki ve ayrımcılık var' diye konuştu.‘Katliam ve tehcir'Almanya hükümeti ise 1915 olayları için 'soykırım' kavramını kullanmama tutumunu sürdürdü. Hükümet sözcüsü yardımcısı Christiane Wirtz Berlin'de yaptığı açıklamada, hükümetin Ermenilere yönelik “katliam ve tehciri” kınadığını ifade etti. Wirtz, Alman hükümetinin bir uzlaşmadan yana olduğunu ifade etti.Tarihin araştırılmasının bir dayatma olmaması gerektiğini belirten Wirtz bu çalışmanın uzmanlara, tarihçilere ve ilgili ülkelere düştüğünü kaydetti. Wirtz bunun Alman hükümetinin vazifesi olmadığını söyledi. Wirtz, Papa'nın “Ermeni Soykırımı” açıklamasıyla ilgili yorum yapmaktan da kaçındı.İktidar ve muhalefet arasında tartışmaErmeni tehciri ve katliamının 100’üncü yılı vesilesiyle 24 Nisan’da Alman Federal Meclisi’nde bir saatlik bir oturum düzenlenmesi kararlaştırılmıştı. Bu oturumda oylanması öngörülen karar taslağında 'soykırım' kelimesinin geçip geçmeyeceği konusunda iktidar ve muhalefet partileri arasında bir tartışma yaşanmıştı.Muhalefetteki Sol Parti ve Yeşiller ‘soykırım’ kelimesinin kullanılmasını savunurken hükümet ile koalisyon partilerinin meclis grup yönetimleri buna sıcak bakmıyor.Deutsche Welle Türkçe
Kasımpaşa'nın Yeni Teknik Direktörü Önder Özen Oldu
Kasımpaşa'dan teknik direktörlük görevine Önder Özen getirildi. Yardımcısı Mehmet Aurelio olacakLacivert - Beyazlı kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:'Türk futbolunun önemli isimlerinden ve çalıştığı her takımda başarılı işlere imza atan Zeki Önder Özen ile Teknik Sorumlu olarak 1,5 yıllığına anlaşma sağlanmıştır. Yardımcılığını ise A Milli Takımımız formasını uzun yıllar başarıyla terleten Mehmet Aurelio yapacaktır.Kamuoyunun bilgisine sunulur.Sportif Faaliyetler A.Ş.'Haber Türk
İşte Türkçe Siri'ye Sesiyle Hayat Veren Kadın
Türkiye'de en çok evlilik teklifi alan kadını Siri'ye ses veren kişi Yelda Uğurlu. Kendisi seslendirme uzmanı ve radyocu.Apple'ın 8 Nisan'da yayınladığı iOS 8.3 güncellemesi ile iPhone'lara Türkçe Siri geldi. Yüzbinlerce kişinin soru sorduğu Siri'nin gerçeğine Türkiye Gazetesi ulaştı.  Siri olduğunu çarşamba günü öğrendiğini söyleyen Uğurlu, çalışmanın 3 yıl önce gerçekleştirildiğini anlattı. “Sesimin metro ve uçakta kullanılacağını sanıyordum” diyen Uğurlu aldığı ücreti ise “sözleşmeye göre söylemem yasak” diyerek açıklamadı.Apple sana nasıl ulaştı?Teklif Apple'dan gelmedi. Bir arkadaşım seslendirme şirketinin iki kadın sesi aradığını söyledi. Sesli demo göndermem için beni 15 dakikada bir arıyordu. Ben pek istekli değildim ama sonra kabul ettim. Siri olduğun ne zaman öğrendin?Çarşamba günü Türkçe Siri güncellemesi ile öğrendim. Bir arkadaşım beni arayarak “Siri'nin sesi senin sesine ne kadar çok benziyor” dedi. Peki ne hissettiniz?İlk başlarda çok heyecanlandım. Ancak sonra biraz korkmaya başladım. Çünkü Google'dan arama yaptığımda insanların bel altı konuştuklarını gördüm. Bir an kimliğimin açık olmasından endişe ettim.
Reklam
Taksim Dayanışması Üyelerinin Yargılandığı Gezi Parkı Davası Ertelendi
Duruşmada söz alan Avukat Arzu Becerik, 1 Mayıs davasındaki beraat kararını emsal gösterererk beraat istedi. Bilirkişi raporu henüz hazırlanarak mahkemeye ulaşmadığı gerekçesiyle duruşma 29 Nisan’a ertelendi.Taksim Gezi Parkı’nın İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu tarafından açıldığı 8 Temmuz 2013’te meydana gelen olaylarda gözaltına alınan Mimarlar Odası Çevre Etki Değerlendirme Kurulu 2. Başkanı Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 26 kişinin yargılandığı davanın 6. duruşması görüldü.İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 14 tutuksuz sanık katıldı.Duruşmada söz alan Avukat Arzu Becerik mahkemeye yazılı dilekçe sunarak, “1 Mayıs’da Taksim’de miting yapılması konusunda yapılan çağrı hakkında İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada beraat kararı verilmiştir. Çağrının barışçıl olduğu, ifade özgürlüğünden ibaret olduğu belirtilmiştir. Bu davada da aynı nitelikte çağrı söz konusudur” diyerek sanıkların beraatini istedi.Hakim Onur Özsaraç, dosya içerisinde bulunan CD’nin çözümü için bilirkişiye verildiği, ancak henüz bir rapor düzenlenmediğini belirtti. Daha önceki celselerde tutuksuz sanık Volkan Özer’in, dosyada bulunan görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını belirtmesi üzerine bilirkişi raporu alınmasına karar verilmişti.Bilirkişi raporunun ibraz edilmesinin beklenilmesine karar veren mahkeme duruşmayı 29 Nisan saat 9.30’a erteledi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Yapıcı ve Çerkezoğlu’nun da aralarında yer aldığı 5 kişi hakkında “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” ve “Halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtma” suçlarından 5’er yıldan 13’er yıla kadar hapis cezası isteniyor. Diğer 21 kişinin de “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri” iddiasıyla 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis talep ediliyor. DHA
Erken Sevinmenin Ödülü İkincilik Oldu
Oregon Üniversitesi sporcularından Tanguy Pepiot 3 bin metre yarışını önde götürürken arkasından gelen rakibi Meron Simon'ı fark etmeyince saniyenin 10'da 1'i farkla geçilerek 2.'likle yetinkmek zorunda kaldı.
Arsenal'in Genç Sağ Beki Hector Bellerin, Usain Bolt'u Geride Bıraktı
Arsenal'in 4 sezon önce Barcelona altyapısından kadrosuna kattığı genç sağ bek oyuncusu Hector Bellerin, Usain Bolt'a rakip olduArsenal'in parlayan genç isimlerinden Hector Bellerin, süratiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Genç oyuncu 100 metrede dünya rekorunun sahibi olan Usain Bolt'a rakip olacak kadar süratli olduğu ortaya çıktı.Arsenal idmanlarında elde edilen verilere göre, Bellerin'in 40 metreyi 4.42 saniyede koşarak, 40 metrede Londra temsilcisinin en hızlı oyuncusu olan Theo Walcott'un rekorunu egale etmeyi başardı.
Reklam
'Vatandaşlar Uyku Tulumunun Kenarından Tuttu'
Genelkurmay Başkanlığı'nın 'takdire şayan' diye nitelediği o görüntüler için, İçişleri Bakanlığı ikinci bir açıklama daha yaptı.Fidan dikme etkinliğine terör örgütü mensuplarının geleceği istihbari bilgisi alındığı ve sevk edilen birliklerin üzerine açılan yoğun ateş sonucu 4 jandarmanın yaralandığı, 5 teröristin etkisiz hale getirildiği 1 teröristin de yaralı olarak yakalandığı belirtilen açıklamada yaralı askerlerin tahliyesine ilişkin olarak 'Jandarmamız, kendilerine ait uyku tulumları ile yaralılarımızı helikopterlerin bulunduğu yere nakletmeye çalışırken, bölgeye giren vatandaşlar yaralıların kendilerinin de yardımıyla tahliye edilmesini talep etmiş, akabinde yaralıların taşındığı uyku tulumunun kenarından tutmak suretiyle taşıma faaliyetine katılmışlardır' denildi.İçişleri Bakanlığı'ndan Diyadin ilçesine bağlı Yukarıtütek Köyünde yaşananlarla ilgili olarak yapılan ikinci açıklama şöyle4 Nisan 2015 tarihinde Ağrı İli Doğubeyazıt İlçesi Güngören Köyü’nde düzenlenen etkinliğe Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensupları gelerek örgüt lehine propaganda yapmışlardır.Demokrasilerde propaganda yapmak demokratik bir hak iken, 'silahlı propaganda' yaparak halkın hür iradesinin baskı altına alınması ise asla kabul edilemez.11 Nisan 2015 tarihinde Ağrı ili Diyadin İlçesi Yukarıtütek Köyü bölgesinde fidan dikme etkinliğine terör örgütü mensuplarının geleceği istihbari bilgisi alınmıştır.Bu doğrultuda Doğubeyazıt İlçesi Güngören Köyü’nde yaşananların tekrarlamaması, bölücü terör örgütü mensuplarının vatandaşlara yönelik 'silahlı propaganda' yapmasının önüne geçilmesi, yaklaşan seçim öncesi vatandaşların hür iradelerinin baskı altına alınmaması ve etkinliğe katılacakların güvenliğini sağlamak maksadıyla bölgede jandarma birimlerimiz görevlendirilmiştir.Görevlendirilen jandarma birimlerimize terör örgütü mensupları tarafından ateş açılmış ve bu ilk ateşte 4 jandarmamız yaralanmıştır. Çatışmada 5 terörist etkisiz hale getirilmiş ve bir terörist yaralı olarak yakalanmıştır. Bölgeye geçiş sırasında saldırı olması, kamu düzenine ilişkin hassasiyetimizi doğrulamakta ve alınan tedbirlerin gerekliliğini göstermektedir.Tüm bu yaşananların ardından yaralı jandarmalarımızın tahliyesi ile ilgili olarak da aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur:
"Zor Günlerde Tek Yumruk, Tek Ses, Tek Vücut Olabiliyoruz"
Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ, 'Biz zaman zaman parça halinde gözüksek bile böyle zor günlerde tek yumruk, tek ses, tek vücut olabiliyoruz' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Spor Toto Süper Lig takım kaptanlarını kabulüne ilişkin açıklamalarda bulunan Gümüşdağ, 'Cumhurbaşkanımıza, bu program yoğunluğuna rağmen kabulünden dolayı şahsım ve futbolcu kardeşlerim adına bir kez daha teşekkür ediyorum' diye konuştu.Fenerbahçe Futbol Takımı kafilesini taşıyan otobüse geçen hafta yapılan silahlı saldırının iki gün sonrasında Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde ortak basın toplantısı yaptıklarını hatırlatan Gümüşdağ, 'Oradaki resim çok anlamlıydı. Tek ses, tek yürek olduğumuzu özellikle gördük ve gösterdik. Bunun mutluluğunu yaşadık. Hemen akabinde Süper Lig takım kaptanlarının da bu birlik ve beraberlik görüntüsünü vermesi... Aslında bir anlamda kaptanlarımızı, yeşil sahalardaki iyi niyet elçilerimiz olarak yorumlayabiliriz. Dolayısıyla onlar da bu konuda çok dikkat ederlerse, bu dönemdeki birlik, beraberlik ve kardeşlik için çok daha önemli olduğunu düşünüyorum' ifadelerini kullandı.'Saha içinde rekabet var ama saha dışında da 90 dakika bittiğinde yine sevgi, arkadaşlık, kardeşlik ve dostluk var' diyen Gümüşdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aslında biz baktığınızda, zaman zaman parça halinde gözüksek bile böyle zor günlerde tek yumruk, tek ses, tek vücut olabiliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da geçmiş dönemde profesyonel futbolcu olması, sporcu olması çok anlamlı. Pazar günkü kabulde onun da çok önemli tavsiyeleri oldu, çok önemli görüşlerini aldık. Özellikle ne kadar maç kazanma arzusu, adrenalin yükseldiği bir ortam da olsa 90 dakika bittikten sonra dost, arkadaş, kardeş olmamız gerekliliğini Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Futbolcular da zaten o duygular içindeydi. Bunu bir kez daha Cumhurbaşkanımızın önünde ifade etmiş oldular. Kabulünden dolayı çok mutlu olduk.'Gümüşdağ, saldırıyı yapan faillerin en kısa zamanda bulunmasını dileyerek, 'Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konuyu yakından takip ettiğini, bu konuda çok hassas olduğunu ve bizzat bilgi aldığını ifade etti' dedi.Gümüşdağ, bazı takım kaptanların da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın huzurunda isteklerini, sevgi, dostluk, kardeşlik duygularını bir kez daha dile getirdiklerini aktararak, sözlerini şöyle bitirdi:'Hatta bazıları da 'efendim bundan sonra çok daha dikkatli olacağız' dediler. Aslında baktığınızda, zaten saha dışında öyleler. Zaman zaman tribünlerin yaptığı kötü tezahüratların etkisinde kalıp, farklı davranabiliyorlar. Dolayısıyla onlar da daha dikkatli olacak. Biz de daha dikkatli olacağız. Hepimizin futbolun marka değeri için futbolun o özlenen arzu ettiğimiz noktaya gelebilmesi için üzerine düşeni yapması lazım ki hep beraber futbola katkı verelim.'Eurosport
Reklam
Kliksa Hızlı Ödeme Sistemini Başlattı
Sabancı Topluluğu’nun online alışveriş platformu Kliksa , tek tıkla online alışveriş imkanı sağlayan “Hızlı Ödeme” hizmetini başlattı.Online alışverişi daha hızlı ve kolay hale getirmeyi amaçlayan hizmetle, kliksa.com kullanıcıları her alışveriş sırasında kişisel bilgilerini ve kredi kartı detaylarını tekrar doldurulmak zorunda kalmayacak.Kişisel ve kredi kartı bilgilerini hiçbir üçüncü şahıs ya da kurumla paylaşmadan yüksek güvenlikle alışverişe imkan tanıyan “Hızlı Ödeme” hizmeti, daha hızlı online alışveriş deneyimi olanağı sunacak.
‘Biz Şimdiki Değil, 100 Yıl Önceki Türkiye'yi Cezalandırıyoruz’
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkan Yardımcısı Antonio Tajani, AP'de yarın oylamaya sunulacak, ‘Ermeni Soykırımı’nı tüm Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin tanımasına ilişkin tasarı hakkında, “Biz şimdiki değil, 100 yıl önceki Türkiye'yi cezalandırıyoruz. Türklere de aynı şey yapılmış olsa, onlara da zarar gelmiş olsa, onlar için de aynısını yapardık. Türkiye Ermeni soykırımını kabul etmekle önemini yitirmez” dedi. AB sınırları içerisinde yaşayan 450 milyon kişiyi temsil eden 736 parlamenterin görev yaptığı Avrupa Parlamentosu(AP), ‘Ermeni soykırımı’ iddialarının metne döküleceği bir kararı yarın oylayacak. “Ermeni soykırımının 100. yılında, AB üyesi ülkeler tarafından tanınması ve üye ülkeler tarafından kabulünün tavsiyesi” ibareleri içeren tasarının AP’de kabul edilmesi halinde Brüksel-Ankara hattında ciddi bir krizin yaşanabileceği belirtiliyor. “SOYKIRIM SOYKIRIMDIR”AP Başkan Yardımcısı Antonio Tajani, bu önemli oylama öncesi Roma’da Doğan Haber Ajansı’na çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda bu girişimin öncülüğünü yapan, AP'de grubu bulunan en büyük parti olan Avrupa Halk Partisi'nin (EPP) de bir üyesi olan İtalyan siyasetçi, “Soykırım, soykırımdır. Olmuş, olmuştur. Bu konunun Türkiye için çok hassas olduğunu anlayabiliyoruz. Ancak biz de Avrupa olarak hep insan hakları, insan onurunu korumak için mücadele veriyoruz ve bu temel ilkelerimizden, önceliklerimizden biri. Yani bunu Türkiye’ye karşı olmak için yapmıyoruz. Yahudi soykırımı için de aynı tavrı takındık, özeleştiri yaptık. Bu bizim tarihimiz. Binlerce Ermeni de öldürüldü ve bu da insanlık tarihinin bir parçası. Ermeni soykırımını inkar etmenin kimseye faydası yok. Bu, tarihin bir parçasıdır ve aşikar bir durumdur” diye konuştu.“AVRUPA’DA ÇOK SAYIDA ERMENİ VATANDAŞIMIZ VAR VE BU NEDENLE HASSASIZ”Avrupa’da, buraya göç etmiş çok sayıda Ermeni vatandaşa sahip olduklarını hatırlatan Tajani, “Biz bugüne kadar tüm soykırımları kınadık, Avrupa’da olanlar dahil. Avrupalılar, yine Avrupalı olan Yahudileri öldürdü mesela. AB ülkelerinde çok sayıda Ermeni yaşıyor, onlar bizim vatandaşımız. Bundan dolayı bu konuda hassasız. Bu tasarı, dünyaya ‘Bir daha soykırımlar olmasın’ mesajı vermek, insan öldürme eylemine karşı olmak içindir. Bunu sadece Türkiye için yapmış olsaydık, evet o zaman ‘Siz Türkiye’ye karşısınız’ diyebilirdiniz. Bunu Bulgaristan da yapsa, Çin de yapsa aynı tepkiyi verirdik. Bunu değerlerimizi korumak için yapıyoruz” diye sözlerini sürdürdü. “SOYKIRIMI TANIRSA ÖNEMİ AZALMAZ”“Soykırımı, şimdiki Türk Hükümeti yapmadı ya!” diyen Tajani, “Bu geçmişte, bir asır önce oldu. Bu Türkiye’ye bir saldırı değildir. Birçok ülkenin yaptığı bazı yanlışlıklar gibi, Türkiye de bu hatayı yaptı.Soykırımı tanırsa, Türkiye’nin önemi azalmaz. İtalya da Almanya da geçmişteki hatalarını kabul etti. İtalya hata yaptı desem, bu benim ülkeme karşı olduğum anlamına gelmez. Türkiye buna gücenebilir, ama biz bunu tüm dünya için, bir daha bu trajediler yaşanmasın diye yapıyoruz” şeklinde konuştu“BİZ TÜRKİYE DÜŞMANI DEĞİLİZ”İnsanlık tarihinde birçok hatalar olduğuna işaret eden Tajani, “Bizim bu tasarıyı oylama amacımız, insan haklarını savunmak, yani Türkiye, bu adımların kendisine karşı düşmanlık için olamayacağını hesaba katmalı. Biz günümüzdeki değil, 100 yıl önceki Türkiye’yi kınıyoruz, cezalandırıyoruz. Biz Türkiye düşmanı değiliz” diye konuştu. “TARİHÇİLERE KALSA YAHUDİ SOYKIRIMI DA OLMAZDI”Türkiye’nin, bu konuyu tarihçilere bırakma tezini ise Tajani, “Tarihçilere kalsa Yahudi Soykırımı da olmazdı. Olağanüstü sayıda Ermeni’nin öldürüldüğü kabul görmüştür. İnkarın faydası yok, bence bugünün Türkiye’si, geçmişinde olanı kabul etmeli” diye değerlendirdi. Aynen Nazilerin yaptığından dolayı hiçbir Almanın sorumlu tutulamayacağı gibi, bugün hiçbir Türk’ün, tarihte olandan dolayı sorumlu tutulamayacağını vurgulayan Tajani, “Birileri Türklere zarar verse, Türk oldukları için kökünü kazısa, biz onlar için de aynı mücadeleyi verirdik” dedi.“BELKİ 80 MİLYON TÜRK’TEN KORKTUK”Birçok kez gündeme gelmesine karşın Türkiye ile ilişkileri germemek için AP’nin böyle bir kararı almakta şimdiye kadar çekindiği hatırlatılan Tajani, “Şimdi çıkmaz bir durum içindeyiz. Türkiye’nin üyelik müzakerelerini ileri götürmeyerek Avrupa hatalı, ancak Türkiye de AB’ye girmek istiyorsa bir adım atmalı. İki tarafın da hatalarını saymıyorum bile. AB olarak geçmişte bu ülkeye karşı çok sert bir tavır içinde olduk” dedi. Belki 80 milyon Türk’ün Avrupa’da olmasından korktuklarını dile getiren Tajani, “Belki geçmişte daha cesur olmalıydık, biraz daha gayret sarfedilmeliydik. Belki Türkiye’ye karşı bazı korkularımızdan dolayı bunu yapamadık. Ne var ki bu, katılım müzakerelerinin ileriye götürülmemesi gerektiği anlamına gelmiyor. Elbette AB’ye katılım için de Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uyması lazım” diye konuştu. “AB’NİN KAPILARI TÜRKİYE’YE HER ZAMAN AÇIK”  AB’nin kapılarının her zaman Türkiye’ye açık olduğunu savunan Tajani, “Ancak bu ülke Kopenhag kriterlerine uymalı, müzakereler sürüyor ve Türkiye yapması gereken bazı şeyleri yapmadı ne yazık ki. Kıbrıs ve benzeri birçok sorun var, ama AB’nin de stratejik bir vizyonu var. Bu nedenle Türkiye ile müzakereler sürmeli. Çünkü Türkiye, dünyanın başka yerine değil, Avrupa’ya, bize daha yakın” ifadelerini kullandı.  Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası ve çok ortak çıkar olduğunun altını çizen Antonio Tajani, “Türkiye, yönünü bize dönmeli, başka bir yere değil. O, Asya-Avrupa arasında bir köprü, ama Türkler daha ziyade Batılı. Bu nedenle diyaloğu zorlamalıyız. İlişkilerimiz inişli-çıkışlı olabilir bu doğru, ama geleceğe bakmalıyız. Umarım Türkiye başka yapılara meftun olmaz” dedi.  “ERDOĞAN PAN-ARAPÇI BİR LİDER OLDU”Bölgesel konularda Türkiye’nin rolünü de vurgulayan Tajani, IŞİD terör örgütünün, bölgenin patronu olmasının engellenmesi gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:“Bu, Avrupa’nın olduğu kadar Türkiye’nin de içinde olduğu bir oyundur. Türkiye ne yapmalı? AB’ye girmek istiyordu, ama biz belki onlara karşı çok sert bir tutum içinde olduk. Erdoğan, Avrupa çizgisindeki liderlik tutumunu değiştirip, daha ziyade Pan-Arapçı bir lider oldu. Erdoğan belki Osmanlı İmparatorluğu’nun yeniden hayata geçirilmesini hayal ediyor olabilir. Türkiye her zaman Batı’nın dostu oldu, İsrail ile iyi ilişkiler içinde oldu. Umarım Türkiye Avrupa’nın karşısında bir tutum içine girmez. Bizim için önemli olan bölgenin istikrarıdır. Bence Türkiye, bir Pan-Arap lider olamaz.” Esma Çakır, DHA
'HDP Barajı Kesinlikle Geçecek, Bunu Ben Bile Görebiliyorum'
Şarkıcı ve İstanbul 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı Metin Şentürk siyasete girme nedeniyle ilgili 'Şimdiye kadar engellilerin sorunları görmezden gelindi. Bunu elimden geldiğince değiştirmek istiyorum' açıklamasında bulundu. Şentürk ayrıca'HDP barajı kesinlikle geçecek, bunu ben bile görebiliyorum' dedi.Cumhuriyet gazetesinden Erk Acarer'e konuşan Şentürk'ün açıklamalarının bir kısmı şöyle:İnsanlar neden siyasete bu kadar meraklı? Meclis’e girmek çok mu önemli?Vekil olursam daha fazla ünlü olma, daha fazla bilinir olma durumum var mı ya da şu andakinden daha fazla para kazanabilir miyim?Eğer amacıma ulaşırsam bazı haklarımı da kaybedeceğim. Meclis’te olursam düğünlerde, derneklerde şarkı söyleyemeyeceğim mesela. “Vekil, bir tıngırdat da dağıtalım” derlerse ne olur? İşte bu yüzden benim açımdan durum farklı. Ben samimi olarak bir yaraya merhem olmak istiyorum.Nedir o?Altı kardeşim var. Bazı kardeşlerim ve babam da görme engelli. Genetik bir rahatsızlık! Benim ailem küçük bir körler okulu gibiydi. Şaka bir yana; çok sıkıntı çektim, hayat öyle böyle zor olmadı benim için. Engellilerin ve ailelerinin sorunlarını benden iyi anlayan olabilir mi? Türkiye’de çok büyük bir sorun var. Tekerlekli sandalyesiyle kaldırıma çıkamadığı için çöp kamyonu altında kalıp ezilen insanlardan, okula, camiye, parka anne babalarının sırtında giden çocuklardan söz ediyoruz. Aslında bir zihinsel dönüşüm sürecine de ihtiyaç var.‘Ben işime geleni görürüm’Sloganımız “Görmezden gelme!” Şimdiye kadar engellilerin sorunları görmezden gelindi. Bunu elimden geldiğince değiştirmek istiyorum.Niye bağımsız adaylık, hiç teklif gelmedi mi?Net bir teklif gelmedi, benim de başvurum olmadı.Türkiyede acil öteki sorunları neler?Kadına ve çocuğa şiddet ile taciz konularına bir an önce önlem alınmalı.SYRİZA modeli sizi etkiledi mi?Orada görme engelli bir bakan var.Yunanistan’dan çok önce bunu gündeme getirmiştik. Yunanistan’ın Sağlık Bakanı Panagiotis Korumblis’ten randevu aldık, gidip çalışmalarına yakından tanık olmak istiyoruz.HDP barajı geçebilecek mi?Evet, HDP barajı kesinlikle geçecek, bunu ben bile görebiliyorum.
Piyasa Değeri Zirve Yapan Tencent, Facebook'u Sollamak İstiyor
Çin’in dev internet şirketlerinden Tencent, piyasa değerindeki artışla gündemde. Popüler anlık mesajlaşma uygulaması WeChat‘in de sahibi olan Tencent’in değeri yüzde 5’in üzerinde artış gösterdi ve bir çok Amerikan teknoloji devini sollamayı başardı.Piyasa değeri ilk kez 200 milyar Amerikan dolarını aşan Tencent, hisse değerindeki yüzde 5.38 artış yakaladığı anda Amazon (178 milyar dolar), Oracle (190 milyar dolar) ve IBM (161 milyar dolar) gibi Amerikalı küresel devleri geride bıraktı.Sosyal ağ, e-ticaret, web portalı, oyun vb. farklı iştirakleri olan Tencent, gelirler konusunda rekabet ettiği Facebook’u ise henüz geride bırakmış değil. Şu anda Facebook’un piyasa değeri 233 milyar dolar olarak gözüküyor. Tencent’in zirve yaptığı noktadaki değeriyse 206 milyar doları bulmuştu.Tencent, bir yandan ABD’li internet şirketlerini sollarken, piyasa değeri açısından Çinli e-ticaret devi Alibaba’ya da oldukça yaklaşmış durumda. New York Borsası’nda halka arz edilen Alibaba’nın piyasa değeri 210 milyar doların biraz üzerinde ki Tencent, e-ticaret tarafında Alibaba’ya da rakip olmuştu.Son 7 yılın en iyi performansını sergileyen Tencent’in bu yıl başından beri yüzde 52 değerlenmiş olması, rakipleri için oldukça şaşırtıcı olmalı zira Facebook’un 2015’te yüzde 5 değerlenirken, Alibaba yüzde 19 değer kaybetmiş.Diğer yandan bu değerlenmenin ardında yatan en önemli detaysa, Çinli yatırımcıların Hong Kong Borsası’na Shanghai-Hong Kong Stock Connect programı sayesinde rekor seviyede yatırım yapma şansı yakalamış olması. Geçen hafta Çinli yatırımcılar 10.5 milyar yuan (1.7 milyar dolar) günlük kotayı aşmıştı. Ancak bunun da bir balon olup olmadığı da tartışılıyor.Webrazzi
Reklam