Twitter, Yeni Açtığı Hong Kong Ofisiyle Çin Yasağını Kaldırmak İstiyor
Çin’de yasaklı olan Amerika merkezli sosyal paylaşım ağı Twitter, bugün açtığı Hong Kong ofisi vasıtasıyla Çin hükümetiyle arasını düzeltmeyi deneyecek. Twitter, Hong Kong’daki ofisiyle Greater China olarak bilinen ve genellikle Hong Kong, Macau ve Tayvan’ı da içine alan bölgedeki ilişkilerini düzenlemek istiyor.Twitter’ın Asya Pasifik bölgesi yöneticisi Shailesh Rao, dünyaya açılmak isteyen Çinli girişimlerle çift yönlü bir ilişki kurmak istediklerini ve önemli bir satış ekibi kuracaklarını dile getiriyor.Asya’daki büyümesini sürdürmek için reklamverenlerle ilişki kuracak yönetici pozisyonları da açan Twitter’ın verdiği iş ilanları özellikle eğlence sektörüyle temasa geçmek istediğini gösteriyor. Twitter, bu yolla hem daha fazla kullanıcıya ulaşmayı hem de hükümetle herhangi bir sorun yaşamamayı başarabilir. Ama elbette öncelikle Twitter üzerindeki engelin kaldırılması gerekiyor.ABD’li sosyal ağlar Çin’e giriş yapmak istiyor288 milyon aktif üyesi bulunan Twitter’ın Uzakdoğu’da Tokyo ve Singapur ofisleri de bulunuyor. Hong Kong ofisi Çin’deki Sina Weibo gibi Twitter alternatiflerinin hoşuna gitti mi bilinmez ama Çinli çeşitli kişi ve kuruluşların Twitter’da boy gösterdiği ve böyle bir girişime açık olduklarını söylemek mümkün.Dünyanın en kapalı ülkelerinden biri olan Çin, dünyayı saran Amerikalı sosyal ağlara ne kadar direneceği meçhul ama çemberin giderek daraldığını da söyleyebiliriz. Twitter atağa geçerken, Çin’de engelli olan Facebook’un da Çin’e girmek için sabırsızlandığını söylemek de yanlış olmaz. Mark Zuckerberg’in son dönemde Çin’den övgüyle bahsetmesi de bunun bir göstergesi olabilir. Zira Facebook, internet olmayan bölgelerden bile kullanıcı kazanmaya çalışıyor.Webrazzi
İnsanlığın Geleceğine Dair Mükemmel Bir Kısa Film | Gezginler
Erik Wernquist tarafından hazırlanan bu uzay bilim kurgu filmi eşine rastlamadığımız bir tarzda. Uzay çağını anlatmaya çalışan Erik'in kullandığı teknolojinin ne olduğunu bilmiyoruz ancak video aşırı gerçekçi. Ayrıca videodaki anlatım ve sesin Carl Sagan'a ait olduğunun da altını ayrıca çizme gerek! Mutlaka izleyin!
PFDK, Ziraat Türkiye Kupası'nda Verdiği Cezaları Açıkladı
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Fenerbahçe’ye deplasmanda oynayacağı bir sonraki Türkiye Kupası maçı için tribün kapatma cezası verdi.Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), bugün yaptığı toplantı sonrası kararları açıkladı.Alınan kararlar şöyle;1- BURSASPOR Kulübü’nün, 04.03.2015 tarihinde oynanan BURSASPOR – GENÇLERBİRLİĞİ Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada BURSASPOR Kulübü sporcusu VOLKAN ŞEN’in rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle FDT’nin 43. maddesi uyarınca 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 8.500 TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,2- GALATASARAY A.Ş.’nin 03.03.2015 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. – MANİSASPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin kupa kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,3- MERSİN İDMAN YURDU SPOR Kulübü’nün 04.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMAN YURDU – FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin kupa kategorisinde ev sahibi olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada MERSİN İDMAN YURDU SPOR Kulübü’nün taraftarlarının spor ahlakına aykırı pankart açmalarından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların birleştirilmesi suretiyle MERSİN İDMAN YURDU SPOR Kulübü’nün toplam 25.000.TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,4- FENERBAHÇE A.Ş.’nin 04.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMAN YURDU – FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı TRİBÜN KAPATMA ve 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verildi.DHA
Tanrıkulu: 'Sosyal Medyadan Sizi Eleştirenlere Kaç Dava Var?'
CHP Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, Davutoğlu’na Çanakkale’deki temizlik işçisi A.S’nin Erdoğan’ı ve kendisini eleştirdiği için işten çıkarılıp çıkarılmadığını sordu: “Kaç kişi işten atıldı, kaçına dava açıldı”.Türkiye’de düşünceyi ifade özgürlüğü ve Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla açılan davalarla ilgili soru önergelerine son olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nunki eklendi.Çanakkale Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü’nün “gizli” damgalı resmi yazıyla taşeron firması temizlik işçisi A.S’yi işten çıkarılması iddiasını Başbakan Ahmet Davutolu’na soran CHP’li Tanrıkulu, 2010-2015 yılları arasında sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanı'nı ve Başbakanı eleştirdiği için işten çıkarılan taşeron işçilerin sayısını sordu.Temizlik işçisi A.S işten çıkarıldı mı?Önergesini Meclis Başkanlığı’na sunan Tanrıkulu,2010-2015 yılları arasında sosyal medyada yolsuzluk ile ilgili eleştiri yapan kişilere dair dava bilançosunu talep etti. Tanrıkulu’nun yönelttiği sorular şunlar:Taşeron firmada temizlik işçisi A.S. adlı kadının Çanakkale Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 'gizli' damgalı resmi yazı ile işten çıkarılmasının istendiği iddiası doğru mudur? İddia doğru ise 'gizli' damgalı resmi yazı kimin talimatı ile verilmiştir?   2010-2015 yılları arasında Cumhurbaşkanını ve Başbakanı sosyal medyada eleştirdiği için işten çıkarılan taşeron işçi sayısı nedir?Kaç kişiye dava açıldı? Kaçı ceza aldı, kaçı beraat etti?'Taşeron firmalar ile yapılan sözleşmelerde hükümeti, Başbakanı, Cumhurbaşkanını sosyal medyada eleştirmek işten çıkarılma sebebi midir?2010-2015 yılları arasında sosyal medyada yolsuzluk ile ilgili eleştiri yapan, paylaşımlarda bulunan kaç kişiye dava açıldı? kaç kişi ceza aldı? Bu cezalar nelerdir? Kaç kişi beraat etmiştir?'HDP’li Kürkçü de medya özgürlüğünü sorduTanrıkulu’dan önce de Hakların Demokrasi Partisi (HDP) Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, 26 Ocak’ta, gazetecilere yönelik hapis, sansür ve şiddetin devam etmesiyle ilgili olarak Başbakanın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi sunmuştu.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede Ekim-Kasım-Aralık 2014 Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Raporu’na atıf yapan Kürkçü, medya temsilcilerine yönelik şiddet ve cezasızlığı, “dini değerleri aşağılamak”tan açılan davaları da gündeme getirmişti.Kürkçü de, Oran da yanıt bekliyorKürkçü gibi, sunduğu soru önergelerine yanıt bekleyen milletvekilleri arasında, tekelleşme ve gazetecilere baskılar gibi medya sisteminde yaşanan birçok olumsuzluğu bakanların gündemine taşıyan CHP milletvekili Umut Oran da bulunuyor.Oran, bir önergesinde, 7 Ocak’ta Paris’te Charlie Hebdo mizah dergisinin silahlı saldırıya uğramasından sonra Cumhuriyet gazetesinin 14 Ocak 2015 tarihli dayanışma sayısının neden Emniyet denetiminden geçirildiğini Başbakan Davutoğlu’na sormuştu.Bianet
Berkin Elvan'ın Ailesinden 1 Milyon Liralık Dava
Gezi Parkı olayları sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın ailesi, oğullarının ölümünde 'idarenin ağır kusurlu olduğu' gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı'ndan toplam 1 milyon TL maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.Gezi Parkı olayları sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın ailesi, oğullarının ölümünde 'idarenin ağır kusurlu olduğu' gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı'ndan toplam 1 milyon TL maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan, annesi Gülsüm Elvan ile kardeşleri Özge ve Gamze Elvan adına avukatları tarafından İçişleri Bakanlığı'na sunulan 12 sayfalık tazminat talepli dilekçede, 'Müvekkillerin Berkin'i kaybetmeleri para ile ölçülebilir nitelikte değildir. Ancak ülkemiz hukukunda sorumluluğun kabulü bu şekilde gerçekleşmektedir. Müvekkiller tazminattan ziyade, idarenin kusurunu kabul etmesini ve bünyesindeki Berkin'in katillerinin isimlerinin verilmesini önemsemektedirler. Bu sebeplerle, idarenin ağır kusurunu kabul ederek, müvekkiller Sami Elvan ve Gülsüm Elvan için kendi adlarına asaleten, çocukları Özge ve Gamze adlarına velayeten fazlaya dair haklarımız saklı kalarak, baba ve annenin her biri için 200 bin TL maddi, toplam 200 bin TL manevi; çocuklar Özge ve Gamze'nin her biri için 200 bin TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1 milyon TL tazminat talep etmekteyiz. İdarenin ağır kusurunu kabul ederek talep konusu maddi ve manevi tazminat talep haklarımızın kabulünü, aksi takdirde hukuksal talep haklarımızı kullanacağımızı bildiririz' denildi.'ÇOCUKLARININ ACI İÇİNDE ÖLÜMÜNÜ İZLEMİŞLER, BİR ŞEY YAPAMAMANIN ÇARESİZLİĞİNİ YAŞAMIŞLARDIR'Dilekçede, 'İçişleri Bakanlığı'nın Berkin Elvan'ın öldürülmesinde hem ihmal hem hizmet kusuru hem de kusursuz sorumluluğu vardır.Devlet bir yandan öldürmeme yükümlülüğünü ihlal ederken, öbür yandan öldürülmemesi için gereken ortamı da ortadan kaldırmıştır. Ölüm bizzat polislerin atmış olduğu gaz fişeğinden meydana gelmiş olmasına rağmen, devletin Anayasa'da düzenlenen haklar ve uluslararası sözleşmelerdeki taahhütleri dikkate alındığında, kusursuz sorumluluğunun da olduğu açıktır. Bu anlamda, İçişleri Bakanlığı'nın açık ihmali ve kusuru nedeniyle müvekkiller zarar görmüştür. Vurulduğu anda henüz 15 yaşında olan çocuklarının/kardeşlerinin acı içinde ölümünü izlemişler, bir şey yapamamanın çaresizliğini yaşamışlardır. Üstelik çocuklarının katillerinin bulunarak adalet duygularının bir parça sağlanması yerine, günlerce seçim meydanlarında kitleler nezdinde aleyhlerinde propaganda yapılmıştır. Yaşadıkları acı ve üzüntü artmıştır' denildi.'İDARE, SORUMLULUĞUNDAKİ PERSONELİN İSMİNİ SAVCILIĞA VERMEMEKTEDİR'Dilekçede, İçişleri Bakanlığı'nın emrindeki personelini yeterince eğitemediği iddia edilirken, 'Bakanlık gerekli denetimi sağlayamamış, halkı ve müvekkillerin çocuğunu koruma noktasında kusurlu davranmıştır. Olayda hem ihmal hem hizmet kusuru hem de kusursuz sorumluluk vardır. Berkin'in öldürülmesinden sorumlu polislerin fotoğrafları bellidir. İdare, sorumluluğundaki personelin ismini savcılığa vermemektedir. Bu idarenin yapması gereken bir görevdir. İdare bu yükümlülüğü yerine getirmektense, tam tersine personelini korumaktadır' denildi.'BERKİN ELVAN'IN 'YAŞAM HAKKI' AĞIR BİÇİMDE İHLAL EDİLMİŞ VE AİLESİNE DE BU YOLLA ZARAR VERİLMİŞTİR'Dilekçede, şöyle denildi:'Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrası, gerek Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesine göre 'Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar'. Yani var olan sistemde kamu gücü kullanmak özelliğine sahip olan ve bu nedenle kendisine çeşitli araç ve yetkiler tanınmış olan kamu görevlilerinin işledikleri kusurlardan doğan zararlardan idare sorumlu olacak ve Anayasa'nın 129. maddesinde belirtildiği şekliyle 'Memurlar ve diğer Kamu Görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilecektir.' Yukarıda ayrıntılarıyla açıkladığımız nedenlerle, Berkin Elvan'ın en temel Anayasal hakkı olan 'Yaşam Hakkı' ağır biçimde ihlal edilmiş ve ailesine de bu yolla zarar verilmiştir. Başvurucular, oğullarının ve kardeşlerinin gün gün ölümüne tanıklık ettirilmiş, devlet yetkililerinin yapmış olduğu açıklamalarla acıları büyütülmüş ve hâlâ Berkin'in katilleri yargı önüne çıkarılmamıştır.' TOPLAM 1 MİLYON TL TAZMİNAT TALEBİDilekçenin son bölümünde ise, 'Dava öncesi uyuşmazlık çözme yolunu açmak üzere getirilen İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan başvurumuz değerlendirilerek, müvekkillerimizin maddi ve manevi zararının ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte karşılanması bir zorunluluktur. Bu sebeplerle idarenin ağır kusurunu kabul ederek müvekkiller Sami Elvan ve Gülsüm Elvan için kendi adlarına asaleten, çocukları Özge ve Gamze adlarına velayeten fazlaya dair haklarımız saklı kalarak baba ve annenin her biri için 200 bin TL maddi, toplamda 200 bin TL manevi, çocuklar Özge ve Gamze'nin her biri için 200 bin TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1 milyon TL tazminat talep etmekteyiz. İdarenin ağır kusurunu kabul ederek, talep konusu maddi ve manevi tazminat talep haklarımızın kabulünü, aksi takdirde hukuksal talep haklarımızı kullanacağımızı bildiririz.' Cem TURSUN / İstanbul DHA
Reklam
Beatles'ın Bunca Zamandır Özenle Saklanıp Kimselere Gösterilmemiş 11 Fotoğrafı
Yok Paul McCartney yıllar önce öldü, yok yerine başka biri geçirildi falan derken sürekli değişik haberler aldığımız Beatles'tan sonunda bir de güzel haber aldık. Geçtiğimiz aylarda Beatles ve Rolling Stones'un daha önce hiç yayınlanmamış fotoğrafları Ebay'de açık artırmaya konuldu. 1960'lı yıllarda bu iki grubun da menajeri olan Bob Bonis tarafından ortaya çıkartılan bu fotoğraflar umarız ki sizi heyecanlandıracaktır.
Telefonuyla Oyun Oynayan Şoförün Sertifikası İptal Edildi
İstanbul Esenler'de seyir halindeyken cep telefonuyla oyun oynarken görüntülenen özel halk otobüsü şoförünün sertifikasının iptal edildiği, otobüsün de seferden çekildiği bildirildi.İETT'den yapılan açıklamaya göre, yolcular tarafından çekilen görüntülerin medyada ve sosyal medyada yer almasının ardından harekete geçilerek, görüntüler ihbar kabul edildi ve inceleme başlatıldı.İnceleme sonunda yolcuların, yayaların ve seyir halindeki sürücülerin can güvenliğini tehlikeye attığı belirlenen şoförün sertifikası iptal edildi. Özel halk otobüsleri üzerinde denetim yetkisi bulunan İETT, olayın meydana geldiği otobüsün seferlerini iptal etti. Otobüs seferden çekildi.Esenler'de kaydedildiği belirtilen görüntülerde, Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi -Esenler Metro arasında sefer yapan HT1 sefer sayılı özel halk otobüsünün sürücüsünün, seyir halindeyken cep telefonuyla oyun oynadığı tespit edilmişti.Sefa Mutlu, AA
Reklam
Bank Asya 2014'te Zarar Etti
Gülen Cemaati'ne yakınlığı ile bilinen Bank Asya'nın Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamaya göre, banka 2014'te 876 milyon 872 bin lira zarar etti. Bank Asya 2013'te 180,6 milyon lira kar elde etmişti.Bank Asya 2014'te 876,9 milyon lira zarar etti.Bank Asya'nın 2014'te konsolide olmayan net zararı 876 milyon 872 bin lira oldu.Bank Asya'nın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan konsolide olmayan mali tablolarına göre, banka 2014'te 876 milyon 872 bin lira zarar etti. Bank Asya 2013 yılında 180,6 milyon lira kar elde etmişti.Bankanın aktif büyüklüğü ise 2014'te bir önceki yıla göre yüzde 51,3 gerileyerek 13 milyar 524 milyon liraya düştü. Bankanın 2013'te aktif büyüklüğü 27 milyar 785 milyon lira düzeyindeydi.Yönetim TMSF'deBank Asya'nın yönetimi 4 Şubat'ta TMSF'ye geçti. Kasım ayında banka 281 şubesinden 80'ini diğer şubeleriyle birleştirerek kapattığını açıklamıştı. Personel sayısı ise 2013 sonuna göre bin 708 kişi azalmıştı. Bank Asya’nın adı sık sık 'battı batıyor' söylentileriyle anılmıştı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Eylül ayında isim vermeden Bank Asya için 'Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor, o banka batmış zaten. Taşıma su ile ayakta kalmaya çalışıyor' demişti.Önce Katarlı bir grupla satın alma görüşmesi yapan, daha sonra ise Ziraat Bankası'nın talip olduğu açıklanan banka her iki satışı da gerçekleştirememişti.Bankanın borsada işlem gören hisseleri ise sert hareketler nedeniyle birkaç kez işleme kapatılmıştı. 18 Eylül’de yabancı yatırımcının bankanın hisselerini sattığı, hisselerin Bank Asya iştiraki olan Asya Yatırım tarafından satın alındığı açıklanmıştı.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Bank Asya'nın Bankacılık Kanunu'nun 'kısıtlayıcı önlemler' içeren 70. maddesi kapsamına alınmasına karar vermişti.Bankacılık Kanunu'nun 'kısıtlayıcı önlemler' başlığını taşıyan 70. maddesine göre, BDDK Bank Asya'dan yönetimi ve hissedar yapısını değiştirmesini isteyebileceğini açıklamıştı.AA, Al Jazeera Turk
Reklam
Türkiye'nin Baraj Problemi: HDP Barajı Aşabilir mi?
Esasında normal olan seçimlere siyasi hareketlerin parti olarak girmesi. 1980 darbesinin ürünü olan anti demokratik ve son derece yüksek seçim barajı 2002 yılında Türkiye'yi farklı bir manzara ile karşı karşıya bıraktı. Son derece yüksek oranda oy almasına rağmen bir çok parti, seçim barajının yüksekliği nedeniyle TBMM'de temsil imkanından yoksun kaldı.2007 yılında, bu durumun yarattığı sorunu çözmek için bazı yazar ve düşünürler küçük partilerin bağımsız adaylarla seçimlere girmesini önererek, bu halde bu siyasi hareketlerin TBMM'de temsil imkanına kavuşacağını ifade ettiler. Gerçekten de yapılan simulasyonlarda Demokratik Toplum Partisi ile bazı partilerin seçimlere bağımsız adaylarla girmesi halinde milletvekili çıkartabileceği gözüküyordu.Bu şartlar altında DTP, ÖDP, EMEP ve SDP 'Bin Umut Adayları' adı altında birleşerek bağımsız adaylarla seçimlere girdiler. Türkiye çapında 1 milyon 335 bin oy alan ve 22 milletvekili çıkartan bu hareket, anti demokratik seçim barajı engelini pratikte kadük duruma düşürüyordu.
Türkiye’deki Ateist Nüfus Hızla Artıyor
etiket
Türkiye’deki ateist nüfusun son yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, 5.5 milyon kişiye ulaştığı belirtiliyor.Haber: Osman Şahin2013 yılında Eurobarometer, KONDA ve diğer araştırma kuruluşlarının yapmış olduğu kamuoyu araştırmalarına göre, Türkiye’deki nüfusun 4.5 milyonunun ateist olduğu belirlenmişti. Aynı araştırma şirketlerinin 2015 yılında yapmış olduğu kamuoyu araştırmalarına göre ise, 2 yılda Türkiye’deki ateist nüfusun 750 bin – 1 milyon kişi arasında bir artışla 5.5 milyona ulaştığı belirlendi.Ateistler, yapılan anketlere göre, yüksek eğitim seviyeleriyle de dikkat çekiyor. Anketlere katılanların yüzde 72’si üniversite veya yüksekokul, yüzde 17’si yüksek lisans veya doktora, yüzde 7’si de lise mezunu. Kendi inançlarını tanımlarken en çok şu terimleri kullanılıyor: Ateist (yüzde 63), Agnostik (yüzde 13), Dinsiz (yüzde 8). Verilere göre, ateistlerin yüzde 85’i 35 yaşın altında. Katılımcıların yüzde 47’si 15-24, yüzde 37’si 25-34, yüzde 10’u da 35-44 yaş grubunda yer alıyor.Siyasi iktidar önemli bir faktörUzmanlar, ateist nüfusun artışında Türkiye’deki siyasi iktidarın artarak devam eden dini baskısının da etkili bir faktör olduğunu belirtiyor.
Aile Bakanlığı Araştırması: Kadına Yönelik Şiddetin Dozu Arttı
Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan kadına şiddet araştırması, Türkiye'de kadının hedef olduğu şiddetin dozunda artış olduğunu, şiddetin ağırlaştığını ortaya koyuyor.Aile Bakanlığı'nın mali desteğiyle Nüfus Etütleri Enstitüsü'nün yürüttüğü araştırma, kadınların şiddetin tahammül edilemeyecek noktaya ulaşmasıyla şikayete yöneldiklerine dikkat çekerken, şikayet ettikleri zaman da çoğunlukla polisin 'uzlaştırma' tavrına maruz kaldıklarını kaydediyor.'2014 Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması'nı yapan ekibin proje sorumlusu Doç. Dr. İlknur Yüksel-Kaptanoğlu, 'teknik ve şekilsel' nedenlerle bakanlığın henüz yayınlamadığı raporun ayrıntılarını BBC Türkçe'ye anlatırken, temel sorunun kadınlara acınacak varlıklar olarak bakılmasında yattığını söyledi.Kaptanoğlu, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, siyasetçilerin söylemlerinin soruna etkisine dikkat çekerken, ''Kadınla erkeğin eşit olmadığı söylenirken, 'fıtratları farklıdır' argümanı kullanılıyor. En üst düzeyde kadınla erkek eşit değildir derseniz bu sokaktaki insanda zaten erkeklerin kendilerini üstün gördüğü bir yetiştirme biçiminden geliyor, bunu pekiştirmiş oluyor'' dedi.Doç. Dr. Kaptanoğlu, 15 bin 72 hane halkı ile yapılan görüşmeye ilişkin söyleşinin başında raporu hazırlarken karşılaştıkları zorlukların sorulması üzerine şunları söyledi: '2008'e göre, şiddete karşı değişen toplumsal algı sahada bazı zorluklara yol açtı. İnsanların şiddetten daha az utandıklarını gördüm. Saha çalışması sırasında araç kiralıyoruz ve araçla dolaşıyoruz. Daha önce şoförler ya da mahalleliler şiddetten utanıyorlardı ve bu onlar için kötü bir şeydi. Ama bu kez, İstanbul'da bir arkadaşımız bir kadınla görüşme yaparken, kadının kocası gelmiş ve 'Ne soruyorsun, şiddet mi soruyorsun? Döveyim mi istiyorsun? İstiyorsan döveyim?' demiş. Böyle bir şeyin tanımadığın birisine bu kadar rahatça söylenmesi 2008'deki araştırmada rastladığımız bir şey değildi. Bize çok ilginç geldi.''Bir de Ankara'daki pilot çalışmamızda buna benzer bir deneyimimiz oldu. Ekibimiz bir köye gitti ve şöförlerinden bir tanesi kahvedekilere, 'bunlar şiddet araştırması yapıyorlar, sizi eşlerinizden boşandırmak istiyorlar' demiş. Daha önce bu tür şeylerle karşılaşmıyorduk. 2008'de şiddet uygulayanlar daha çok utanıyorlardı. O anlamda, arkadaşlarımız bazı evlerde kadınların eşlerinden dolayı sıkıntılar yaşadılar. Eşlerin soru kağıdını götürmemiz izin vermediği durumlar da yaşadık.'
Reklam
Davutoğlu: 'Hakan Fidan Konusunda Görüş Ayrılığı Yok'
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakan Davutoğlu, ekonomik durumla ilgili eleştirilere yönelik 'eğer siz kriz akbabasıysanız, biz Anadolu’nun aslanlarıyız, size ekmek yedirmeyiz' dedi.Davutoğlu, yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile görüşeceğini söyledi. Ayrıca Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 'AK Parti Grup Başkanvekilleri, 228 milletvekilimizle birlikle parti kapatılmasını imkansızlaştıracak bir anayasa değişikliği kanun teklifini Meclisimize sunmuştur' diyerek, 'CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde vehimlerden hareketle CHP'ye karşı bir parti kapatma davası açılacağını ve AK Parti'nin bunu destekleyeceğini ifade etti. O vehimlerle uğraşırken biz vizyonla uğraşıyoruz, demokrasi hedefinde yürüyoruz. İşte hodri meydan. Eğer gerçekten parti kapatılmasına karşıysalar işte gün bugündür' şeklinde konuştu.Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:Merkez Bankası Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşecekBugün öğleden sonra Genişletilmiş Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nu (EKK) topluyoruz. Bütün bakanlarımızın, kurumlarımızın işbirliği içinde bu küresel kriz ortamında alacağımız tedbirleri bir kez daha gözden geçireceğiz. Dün Bakanlar Kurulu'nda da bu konuları ele aldık. Sayın Cumhurbaşkanımız da yarın Merkez Bankası Başkanımızdan brifing alacak.Küresel ekonominin kriz ortamında süreç yönetimini yaptık her türlü tedbiri alır ve yaparız. Nitekim Merkez Bankası başkanı alınan kararlar doğrultusunda dolarda ve avroda Türkiye'de kurda bir istikrar eğilimi ortaya çıktı.Krizi bir taraftan yönetilirken bu tamamen dış kaynaklı bir dalgalanmanın Türkiye'ye yansımasıdır. Yapısal dönüşüm faliyetlerine ağırlık veriyoruz. Ekonominin ikinci hamle döneminde atılacak adımları sizlere aktarmıştık. Dış toplantılarda bu yapısal dönüşüm programını anlattık. Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisin artarak devam ettiğini görmek sevindirici.GAP bölgesi yatırımları bizden önce yüzde beşti şimdi yüzde 10'a çıkarıldı ve bölgedki bütün illere havalimanı yapıldı. Yeni teşvik sistemi ile 18,6 milyar dolarlık yatırım düzenlendi. Bölgede sulamaya açılan alan 424 bin hektara ulaşıldı. İstihdam 500 bin kişiye ulaşıldı ana sulama kanallarının yüzde 92'si bitirildi. İkinci eylem planın 26,7 milyon lira yatırım yapılacak. GAP'ın başarısı sadece Türkiye değil Ortadoğu'nun kaderini değiştirecek bir yatırımdır.Dün Bakanlar Kurulu toplantısında Hava Kuvvetleri Komutanı bilgi verdi bu konuda alınacak bütün tedbirler alınacak. Bir kısmı planma çerçvesinde envanterden çıkarılacak.AK Parti Grup Başkanvekilleri, 228 milletvekilimizle birlikle parti kapatılmasını imkansızlaştıracak bir anayasa değişikliği kanun teklifini Meclisimize sunmuştur. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, son bir hafta içinde vehimlerden hareketle CHP'ye karşı bir parti kapatma davası açılacağını ve AK Parti'nin bunu destekleyeceğini ifade etti. O vehimlerle uğraşırken biz vizyonla uğraşıyoruz, demokrasi hedefinde yürüyoruz. İşte hodri meydan. Eğer gerçekten parti kapatılmasına karşıysalar işte gün bugündür.Bundan iki hafta önce Şah Fırat Operasyonu ile Türkiye'nin gücünü gösterdik şimdi herkesi demokrasi sınavına sokuyoruz buyrun gelin. Kılıçdaroğlu böyle derde Demirtaş durur mu? AK Parti'yi demokrasi ile tehdit ediyoruz diyor iki kelime var birbirne yakışmayan o da tehdit ve demokrasidir. İşte başka bir karga daha. Diyarbakır sokaklarında demokrasiyi siz katlettiniz. Demokrasinin bu ülkedeki hamisi AK Parti'dir. Süreci hızlandıracağız ve göreceğiz takke düşüp kel görünecek. Herkesin demokrasi sınavında ne not alacağını göreceğiz.Deniz Gezmiş ve Necmettin Erbakan'ı andıBugün 10 Mart iki demokrasi acı hatırasını bir kez daha hatırlatıyorum 10 Mart Deniz Gezmiş ve arkadaşları oylamaı yapıldı ve yine bir 10 Mart'ta rahmetli Necmettin Erbakan bir yıl hapse mahkum edildi.Kriz akbabaları çıktıBu sefer de kriz akbabaları çıktı. Kılıçdaroğlu'nun ekonomiden bahsetme sebebi bu, şimdi ümidi bu. Kendisinin heybesinde hiçbir şey olmadığı için 'önümüzdeki aylarda dünyada bir kriz olur, bu kriz Türkiye'ye yansırsa bana bir ekmek düşer' diye düşünüyor. Eğer siz kriz akbabasıysanız, biz Anadolu'nun aslanlarıyız, size ekmek yedirmeyiz.Geçtiğimiz hafta dünyadaki küresel ekonomideki dalgalanmayı görerek bit yurt dışı ziyaretinde bulundum ve çeşitli toplantılar gerçekleştirdik yabancı yatırımcıları ülkemize davet ettik. Ülkemizdeki bazı çevreler kriz çığırtkanlığı yaptı. Türkiye'nin ekonmik göstergeleri diğer dünya ekonomilerinden daha iyi durumda. 2014 yılında bütçe açığımız yüzde 0,7 idi. Kamu borçlerı 2002'de yüzde 74 şimdi ise yüzde 33. Kılıçdaoğlu ekonomide ne yapacaksınız denildiğinde dört yıl verinde görün diyor bu halk meçhüle dört dakika vermez. Biz yerinde duran bir iktidar değiliz Türkiye ve yerkürenin her yerinde dolaşırız. 1 milyarın üzerindeki ürün sayısını dokuzdan 33'e çıkardık.İnşallah önümüzdeki dönem istihdamı artırıcı tedbirleri de alacağız. Enflasyon Kasım ayından beri düşüyor. Biz hükümet programını okuduğumuzda yüze 9 olan faiz yüzde 7'ye geriledi. Ekonomi sağlam ellerdedir.Çözüm süreci için annelere seslendiKadına yönelik şiddete yönelik ulusal eylem planı ve Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Kadınlarımız söz konusu olduğunda onların sosyal hayat içinde en iyi şekilde yer almaları konusunda gereken önlemleri aldık. Çözüm süreci artık milletimize mal olmuş bir süreçtir ve kim ne provokasyonu yaparsa yapsın milletimiz bu sürece sahip çıktığını her zaman göstermiştir. Herkesten önce de çözüm süreci doğulu batılı, kuzeyli güneyli annelere emanettir. Kadınlarımız bu sürece sahip çıktıkça önümüz ve istikbalimiz, gençlerimizin hayatı da teminat altına alınmış olacaktır.Medyaya öz eleştiri çağrısıMedya cinayetler konusunda çok detaylı fotoğraflar kullanıyor toplumda herkesin sağlıklı olduğunu düşünemeyiz. En namert kişi kadına el kaldıran kişidir. Medyamızı bir öz eleştiriye davet ediyorum.
Galatasaray'ın Efsanelerinden Down Sendromlu Çocuklara Destek
Eski Galatasaraylı futbolcular, down sendromlu çocuklarla gösteri maçı yaptı.Engelsiz Yaşam Vakfı'nın 21 Mart Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü çerçevesinde 'Sizinle tamamız' sloganıyla hazırladığı Down Sendromlular Ayrımcılıkla Mücadele Takvimi'nin çekimlerine katılarak katkıda bulunan Bülent Korkmaz, Ergün Penbe, Hakan Ünsal ile Emre Aşık, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen etkinlikte down sendromlu çocuklarla buluştu.Eski sarı-kırmızılı futbolcular, etkinlikte sohbet ettikleri çocuklarla daha sonra kısa süreli bir gösteri maçı yaptı. Renkli görüntülere sahne olan maçta, çocukların keyifli zaman geçirdikleri görüldü.
Reklam
SOR’UN Mobil Şikayet Uygulamasıyla Çağrı Merkezlerinin WhatsApp’ı Olmak İstiyor
SOR’UN, müşteriler ve şirketlerin iletişimi için geliştirilmiş bir mobil mesajlaşma uygulaması. Kullanıcıların farklı şirketlerle ilgili şikayet ve taleplerini tek bir kanal üzerinden yapmasını sağlayan uygulamasıyla, web’in popüler şikayet servisi Şikayetvar.com‘a da rakip oluyor. Bundan farklı olarak SOR’UN yalnızca şikayetler değil satışla ilgili müşteri taleplerine de odaklanıyor.iOS ve Android için yayınlanan SOR’UN uygulamasının kullanımı oldukça kolay. Birçok popüler internet girişimi, otomotiv, eğlence ve bankacılık sektöründen yaklaşık 40 adet şirket ismi uygulama içinde “Şirketler” bölümünde sıralanıyor. Burada listelenen tüm markaların SOR’UN ile henüz iş birliği yapmamış olduğunu belirtelim.Ulaşmak istediğiniz bu şirketlerden biriyse, isme dokunduğunuzda bir sohbet ekranı açılıyor ve otomatik bir yanıt görüyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey bu bölüme  talebinizi/şikayetinizi yazmak. Girdiğiniz talep ve şikayeti e-posta ile şirketlerin konuyla ilgili kişi veya birimlerine ulaştıran SOR’UN, şirketlerden gelen yanıtları doğrudan uygulama içindeki mesajlaşma ekranı içinde gösteriyor. SOR’UN ile iletilen taleplerin cevaplanma süresi firmaya göre değişiyor.
Tamamen Yerli Üretim Olan Milli Silahlarımız
etiket
Türk savunma sanayi son yıllarda yaptığı atakla birçok alanda başarılı projeler gerçekleştirmeyi başardı. Milli tank, milli uçak ve milli uydu projeleri devletin büyük kararlılığı ile devam ediyor. Türkiye'nin bölgesinde liderlik iddiasını artıracak ve ordunun gücünü katlayacak projelerimiz.
Instagram Apple Watch'ta Böyle Görünüyor
Apple’ın teknolojiden sorumlu başkan yardımcısı Kevin Lynch, dün düzenlenen etkinlikte Apple Watch için hazırlanan uygulamalardan Instagram’ı da görücüye çıkardı. Yeniden boyutlandırılmış fotoğraflarla birlikte gelen uygulama, akışınıza göz atmaya, hoşunuza giden fotoğrafları beğenmeye olanak sağlıyor. Uygulama aynı zamanda emoji’lerle yorum yapmaya da imkan tanıyor. Doğrudan bileğe gönderilen interaktif bildirimlerle, son gelişmeleri takip edebileceğiniz uygulamada ekranı yukarı ve aşağı doğru sürükleyerek fotoğraflar arasında geçiş yapılabiliyor. Fotoğraflara tıklandığında ise konum ve beğeni kısmı yer alıyor. Instagram uygulamasının Apple Watch’un çıkışıyla birlikte indirmeye sunulması bekleniyor.
Google'ın Android Wear'lı Yeni Reklamı Apple Watch'a Cevap Niteliğinde
Dün akşamki Apple Watch etkinliğinin yakın takipçilerinden biri de Google‘dı. Etkinlik öncesi hazırlıklarını tamamlayan Google, Tim Cook sahneden iner inmez Apple Watch’a karşı Android mottosunu vurgulayan bir video yayınladı: “birlik olun. benzer değil.“Google’ın 17 saniyelik küçük klibi, kayış konusundaki çeşitliliği saymazsak kullanıcıya tasarım açısından pek seçenek sunmayan Apple Watch’u hedef alıyor. “Android: Wear what you want” ismine sahip olan reklamda Android Wear işletim sistemine sahip pek çok akıllı saat gösteriliyor. İnsanlara bir alternatifleri olduğunu anımsatan Google, fiyatları 349 dolarla 17 bin dolar arasında değişen Apple Watch’a karşı kullanıcıları yeniden düşünmeye sevk ediyor.
Reklam