Herkes Bunu Konuşuyor: Tarhan Erdem'den HDP ve AKP Yorumu
HDP barajı geçecek mi? Seçmenin Ak Parti’ye bakışı nasıl? 8 Haziran sabahı Türkiye nasıl bir sabaha uyanacak? Konda Araştırma şirketinin yönetim kurulu başkanı Tarhan Erdem 7 Haziran’daki seçimlere ilişkin bidebunuizle.com’dan Mehmet Güç’e konuştu.Ak Parti Değerlendirmesi2010 yılına kadar başlangıçta söylediğini destekleyen ve onları gerçekleştirmek isteyen bir yolda yürüdü. 2010 yılından sonrada çok farklı, Türkiye’de çok alışılmış, iktidarını bırakmak istemeyen bir parti havasıyla ifade özgürlüğü demokraside gerilemeler başladı maalesef. Benim yorumlayabildiğim Ak Partinin 2010’dan sonra kendisine çok haksızlık ettiğidir. Ak Parti eğer söylediğimi yapabilmiş olsaydı bugün 330 falan sözkonusu değildi hepsini geçmişti. Çok ileri bir noktadaydı. Ama bugün çok ciddi bir ders verilmek üzeredir Ak Parti’ye.Neden bu değişiklik?İktidarını bırakmak istemiyor. Türkiye'de 1908 meşrutiyetinden sonra, bir meclise dayalı ilk hükümet denebilir buna, halk değişim istiyor, heyecanlı, ama maalesef İttihat ve Terakki iki yıl sonra Türkiye’yi kendilerinin aldıkları dönemden daha bir korkunç hükümet terörü yapan bir duruma getirdiler. Harpler nedeniyle gördüler ki iktidarı seçimle devam ettiremeyecekler, başka bir yol buldular. Maalesef meşrutiyetten sonraki bütün iktidarlarda iktidarlarını muhafaza etmek için benzer bazı tedbirler almıştır.2012’den itibaren Türkiye bir siyasi tıkanıklığa girdi ve bunun şimdiki idarecilerin umdukları tasarladıkları gibi bitmeyeceğinden eminim, bu hepimiz için çok ağır bir durumdur. Düşününüz ki, 12 sene bir memleketi idare etmiş, milli gelirini çok iyi halletmiş, ekonomisini pek çok olaya karşı büyütmeye devam etmiş, fiziki ve demokratik olarak çok iyi şeyler başlatmış bir siyasi partinin bu hale gelmesi, yalnız kendileri için değil hepimizin de kusuru olan bir şeydi. Biz bunu beceremiyoruz, demokrasiyi ve o hale geliyoruz.Bu hale gelmemizin nedeni netice itibariyle üç beş kişinin iktidarını muhafaza etme endişesidir.Neden iktidarlar bu hale geliyor?Önemli olan ilk geldiklerinde iyi idare ediyorlar, sonraki dönemlerde çok farklı nedenlerle yollarını şaşırıyorlar. Şu mu oldu bu mu oldu değil, mesele çok basit. Ben o adam değilim, ben verdiğim sözü tutarım, üç dönem kuralını muhafaza edeceğim dedi, dedi ama sanıyorum ki sonradan biz ne yaptık da dedi. Bu kuralı muhafaza etmek demek milletvekilliğinden ve dolayısı ile başbakanlıktan ayrılmak demektir. Ne yapacak o zaman, 2011 seçimleri geliyor, 2015’de milletvekilliği bitecek. 2015’te iktidarını muhafaza etmek için birşey düşünmek lazım. İki şey yapabilirdi; üçüncü dönemi kaldırırdı kural olarak ve çok da yanlış bir kural bana göre ya da Cumhurbaşkanı olabilirdi, o ikincisini seçti. İşte delikanlıklık psikolojisi ile üç dönem kuralını değiştirmemeye karar verdi, sonra bütün hareketleri, kararları, düşünceleri 2015 sonrası iktidarı nasıl muhafaza edeceğine yöneliktir.Bütün hesaplar köşk için mi yapıldı o tarihten sonra?Her gün sabah kalktığında ne olacak bu 2015 diye düşünüyordu artık. O kendi psikolojisini esir aldı. Bizim için hepimiz için hüsran. Kendisi için ne olduğunu bilemiyorum. Ben rahatsız oluyorum bu konudan. Çok önemli bir siyaset adamı olmak üzereyken kendi kararının neticesinde bu hale gelmiş bir insandan bahsediyoruz. Onun için kendisine yazık, kendisine karşı diye söylüyorum. Çok acı bir şey.Seçim sonucu ne olacak?2015 seçiminde önemli bir krize gidiyor Türkiye. İktidar çoğunluğunu almış olsalar dahi az bir ekseriyetle alacaklar. 276, 290, 300 de olsa aynı şey. Düşününüz ki yüce divan oylamasında en az 45 fire vardı. Bu demek ki gelecek aritmetik zor bir aritmetiktir. Onun için her türlü şeyi yapabilir diyor arkadaşlar. Ama ben aynı kanaatte değilim, sonuçta Türkiye bir kanun devletidir.Ağrı da bu bağlamda mı değerlendirilmeli?Ağrı'daki olay basit bir olay değil, yapılmaması gereken bir şeydi. Bu her yıl yapılan bir hareket orada, gidip onlarla ilgili, aileleriyle buluşmması, bunu orada oturan herkes biliyor, siz oraya onbeş tim gönderiyorsunuz asker, jandarma, niçin, efendim? Oraya gelirlerde şunları yaparlar diye. Geçen sene yaptılar mı? Dolayısıyla bu hani eskiden böyleydi şimdi niçin böyle sorusuna yanıt da veriyor, yanıt net, iktidarını muhafaza etmek istiyor…Bana göre sayın Erdoğan yüzde 52 oy aldığı zamanki kamuoyu değerlendirmesinin dışına çıkmıştır: Yani kendisi değil değerlendirmeyi yapanlar bir hüküm vermişlerdir. Bu hüküm kendisini ve arkadaşlarının iktidardan düşürmek değil, iktidarlarına çok önemli bir ders vermektir. Bana göre, bunu siz dersiniz ki 300 idare eder, ben derim ki 310 idare eder, arkadaşınız derki 280 idare eder ama seçim akşamı hepimiz göreceğiz ki toplum Ak Partiye önemli bir uyarda bulunacak, bu görülecek.Bu düşüş ne zaman başladı?Bana göre geçtiğimiz kasım ayında bu karar verilmişti. O karar nedir; HDP. Halk ne yapacak, bu kararı bir partiye oy vererek gösterecek, mesaj taşıyıcı oy verilen bir parti olacak. O parti hangi parti olacak? Halk şunu gördü, CHP veya MHP’nin oyunu yüzde iki üç arttırarak bu dersi veremez, ama HDP’yi barajı geçirirse 50 milletvekili farkeder ve barajı geçirmek için de dört puan kafidir. Bunu halk gördü ve Kasım Aralık ayında bu karar verildi, karar verilmiştir, karar temyiz edilmiştir ve her birinin bir safhası vardır.Araştırmalara bakarak mı veriyorsunuz bu bilgiyi?Siyasi olarak bakıyorum ve şuradan yola çıkıyorum, 10 Ağustosta halk yüzde 52 verdi. Bir iki ay bakayım dedi, baktı. Adamda herhangi bir değişiklik olmadı. Sen Cumhurbaşkanısın artık, bütün insanları aynı şekilde değerlendirmek zorundasın, hatalı görsen bile onları itham etmeden uyarması lazımken taraf oldu. Bu çok bariz bence. Halkın tamamı tabi aynı düşünmüyor ama, zaten öyle düşünmediği için yüzde 4’ü kafi gördüğü bir karar verdi. Eğer Erdoğan ve Davutoğlu, Ak Parti teşkilatı, bizler onlar söylemine devam ederlerse bizim bütün bu düşüncelerimiz daha da yanlış olur, daha da büyük kayıplar olabilir.Her gün konuşuyor ama Cumhurbaşkanı, bu durumu o göremiyor mu?Her gün konuşuyor, bunların olumlu etkisi yok.Yani siz cumhurbaşkanı olmuşsunuz, biz onlar diye başlarsanız konuşmalarınıza bunu halkın kabul etmesi mümkün değil, olamaz böyle bir şey. 1954 seçimlerinden beri bu hikayelerin içinde yaşadım doğru çıktı. Halk genel bir karar verir ve o kararını uygular, ben konuştum, onlar bana destek olacak diye bir şey yok.Türkiye’deki insanlar kararlarını sanki bir tek insan karar veriyormuş gibi verir. Zaten Pazar sabahı bir makul adam gelseydi Türkiye’yi inceleseydi, gerçekten vatanını seven bir insan, ne karar verecektiyse o kararı 53 milyon insanın vereceğini göreceğiz. 1953ten beri söylüyorum, halk doğru karar verir, sizin gibi düşünmeyebilir ama bakarsınız ki adamlar doğru karar verdi, ne yapsaydı dersiniz.HDP’nin barajı geçmesi kendi başarısı olmayacak mı?HDP bence barajı geçecek ama burada HDP seçilmeyecek, Ak Parti cezalandırılacak. Çünkü bunun başka yolu yok. Diyelim ki size verecek olsaydı oyu, siz o mesajı tam olarak taşıyabilecek miydiniz , taşıyamazdınız. Bu mesajı vermenin en kolay yolu. Halkın öyle bir kararı olabilirdi ki bir iki müessese yıkılabilirdi, o olmayacak. Derli toplu bir karar verecek ve Türkiye rahatlayacak göreceğiz.Halkın elinin ayarı kaçar mı?Olabilir ama koalisyona kadar gideceğini sanmıyorum, son günlerde biraz toparlanmış görünüyor, eğer o ilk günlerdeki gibi biz onlar diye başlayan cümleleri sıralarsa bu da olabilir. En çok etkinin oradan olduğunu düşünüyorum.Kaynak: Birdebunuizle
Bakanlar Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkanlığında Toplandı
Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında üçüncü kez toplandı.Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki toplantıda, enerji, dış politika, bölgesel gelişmeler ve iç güvenlik konularının ele alınması bekleniyor.Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki ilk Bakanlar Kurulu toplantısı 19 Ocak, ikinci Bakanlar Kurulutoplantısı 9 Mart 2015'te yapılmıştı. AA
"Devler Ligi"nde Yarı Finalistler Belli Oluyor
UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçları yarın ve 22 Nisan'da oynanacak.UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale yükselen takımlar, yarın ve 22 Nisan'da oynanacak çeyrek final rövanş maçlarının ardından belli olacak.Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli organizasyonu Şampiyonlar Ligi'nde, yarın Bayern Münih-Porto ve Barcelona-Paris Saint Germain (PSG), 22 Nisan'da ise Monaco-Juventus ve Real Madrid-Atletico Madrid karşılaşmaları oynanacak.
'Kutlu Doğum Haftası Bir Doğum Günü Kutlaması Değildir'
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, 'Kutlu doğum haftası, bir doğum günü kutlaması değildir. O büyük doğumun getirdiği rahmeti insanlığa taşımak için insanımızın yüreğinde var olan o muhteşem sevgiyi bir ilim sofrasına bir irfan mektebine bir hikmet sofrasına dönüştürmek için onu yaşanan bir ahlaka dönüştürmek için bu toprakların insanlarının çeyrek asırdır, kutlaya geldiği bir haftadır' dedi.'İnsanlık kainatı bozmaya başladı'İslam coğrafyasında yaşanan savaşlara da değinen Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, 'İnsanlık, ortak evimiz ve yurdumuz olan kainatı, bozmaya başladı. İnsanlar birlikte yaşama ahlakını kaybetmeye başladı. İnsanlık birbirine zulmediyor. İnsanlık hepimizi taşıyan ortak gemiyi deliyor. Kainat, tabiat, insanlığı taşıyamamaya başladı. Onun için bu yıl ki konuyu birlikte yaşama ahlakı dedik.' dedi.'Müslümanlar birbirini katletmeye başladı'İslam coğrafyasından ateşler yükseldiğine ve Müslümanların birbirini katletmeye başladığına dikkat çeken Görmez, şöyle konuştu:'İslam coğrafyası, selam yurdu, selam barışı kaybetti. Emam yurtları emanı kaybetti. Bağdat’tan, Şam’dan, Kahire’den, Yemen’den, Libya’dan ve bütün İslam coğrafyalarından ateşler yükseliyor. Birlikte yaşama ahlakını dünyaya göstermiş Müslümanlar birbirlerini katletmeye başladı. Asabiyetini, ırkını, mezhebini, meşrebini Müslümanlar, dinlerinin, imanlarının Muhammet Mustafa’ya ümmet oluşlarının önüne çıkarmaya başladı. Onun için Rasuli Erkemin yer yüzüne getirdiği hak ile adalet ile barış ile hukuk ile yeniden nasıl bir arada yaşayabiliriz bunu yeniden inşa ve ihya etmeye çalışıyoruz.'
Reklam
Avrupa'ya Giden İlk Türk Takımı Küme Düştü
UEFA Kupası'na katılan ilk Türk takımı olan Altay, Spor Toto 2'nci Lig Kırmızı Grup'ta Kocaeli Birlikspor'u deplasmanda yenerek 22 maçlık galibiyet hasretine son vermesine rağmen sezonun bitimine 2 hafta kala ligden düştü.Evinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor'u 2-1 mağlup eden Kahramanmaraşspor 34 puana ulaşarak, 27 puanlı Altay'ın ipini çekti. Tarihinde ilk kez 3'üncü Lig'e düşme acısı yaşayan Altay, son 2 haftada Tepecikspor ve Bandırmaspor'la prestij maçlarına çıkacak.Toplamda 41 sezon yer aldığı Süper Lig'e 2002-03 sezonunda veda ettikten sonra 2010-11'de de PTT 1'inci Lig'den düşen siyah beyazlı ekip, 4 sezon 2'nci Lig'de mücadele ettikten sonra 3'üncü Lig uçurumuna sürüklendi.
En Mıncıklanası Halleriyle Su Altında Çekilmiş 17 Bebek Fotoğrafı
Daha önce su altında fotoğrafladığı köpekler ile bir içeriğimize konu ettiğimiz New Yorklu ünlü fotoğrafçı Seth Casteel bu projesinde kadrajına su altındaki bebekleri yansıtıyor. Fotoğrafçı, bu projeyi gerçekleştirmek için bebeklere verilen yüzme derslerini hiç kaçırmamış ve toplamda 750 bebeğin 10 binden fazla fotoğrafını çekmiş.
Reklam
Hannover 96 Tayfun Korkut ile Yollarını Ayırdı
Bundesliga takımlarından Hannover 96, teknik direktörü Tayfun Korkut ile sözleşmesini feshetti. Kulübün yeni teknik direktörü Hoffenheim maçından önce açıklanacak.Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre Türk teknik adam Tayfun Korkut ile yolların ayrıldığı duyuruldu. Yapılan açıklama şu şekilde:“Bu sabah sportif direktör Dirk Dufner’in aldığı karar sonrası Tayfun Korkut Hannover 96 teknik direktörlüğü görevinden alınmıştır. Yeni teknik direktörümüz önümüzdeki hafta yapacağımız Hoffenheim maçından önce açıklanacak ve takımın başında sahaya çıkacaktır.”https://twitter.com/Hannover96/status/590066414838554624Tayfun Korkut’un görevden alınma kararını veren isim olan Hannover 96 sportif direktörü Dirk Dufner sadece 24 saat önce FIFA’ya yaptığı açıklamada Tayfun Korkut’u desteklediklerini belirterek, kötü gidişatın sorumlusunun futbolcular olduğunu söylemişti. Dirk Dufner “Onu tamamen destekliyoruz. Çok iyi bir teknik direktör. Futbolcular, isteneni yapmazsa teknik direktörün yapabileceği bir şey yok” ifadelerini kullanmıştı. DHA
8 Yaşındaki Pınar, Babaannesinin Kucağında Vuruldu...
Gaziantep'te evinin önünde oynayan 8 yaşındaki Pınar Keklik, nereden geldiği henüz belirlenemeyen 'yorgun mermi' diye adlandırılan kurşunun kalbine isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti.Olay Barış Mahallesi'nde bulunan Kırıcı Geçit'te meydana geldi. Celal Doğan İlkokulu öğrencisi olan Pınar Keklik, elindeki çöp poşetini sokağın başındaki konteynere bıraktı. Daha sonra da evlerinin karşısında sandalyede oturan babaannesi Ümmühan Keklik'in kucağına oturarak oynamaya başladı. Ancak saniyeler sonra göğsünde bir acı hisseden Keklik, acılar içerisinde yere yığıldı. Ne olduğunu anlayamayan mahalle sakinleri 8 yaşındaki Keklik'i en yakın özel hastaneye kaldırdı. Burada küçük kız çocuğunun göğsüne kurşun sağlandığı tespit edildi. Keklik, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Reklam
İlk Bakışta İnsana Photoshop Marifeti Gibi Görünen 6 Eşsiz Bulut Formu
Bazen günlük hayatın akışına öylesine kapılırız ki, gökyüzüne günlerce bakmadığımız olur. Sanki görülesi her şey, önümüzdeki kaldırımlardan ya da çevremizdeki vitrinlerden ibaretmiş gibi... Böylece hayatlarımız monotonlaşır. Bizler de robotlar misali takip ettiğimiz rutinlerin esiri oluruz. Oysa tek yapmamız gereken arada sırada bile olsa kafalarımızı yukarı kaldırıp, gökyüzüne şöyle bir bakmaktır. Belki aşağıdakiler gibi bulut formlarını göremeyebiliriz. Zira çoğu az rastlanır cinsten. Ama en azından halen hayatta olduğumuzu ve harika bir gezegende yaşadığımızı hatırlarız...
Güneş Işığı, Büyüteç ve Sabır: Filipinli Sanatçının Dikkat Çeken Çalışmaları
Ödüllü Filipinli sanatçı Jordan Mang-osan, güneş ışığından yararlanarak harika eserler ortaya çıkarıyor. Çalışmaları büyük ilgi gören sanatçı, bir büyüteç yardımıyla güneş ışığını kullanarak kontrplaklar üzerinde oluşturduğu yanıklar ile sanatını icra ediyor. Resmin küçük bir alanını yapabilmesi için elini dakikalarca aynı şekilde tutması gereken sanatçının sadece bir çalışmasını tamamlaması haftalarını alabiliyor.
OneDrive'a Apple Watch Desteği!
Microsoft , bulut servisi OneDrive 'ın iOS uygulamasını güncelledi. Yeni iOS için OneDrive sürümü, Apple 'ın ön siparişe çıkan akıllı saati Apple Watch desteğine odaklanıyor. Minor güncelleme sayesinde Apple Watch kullanıcıları da OneDrive hizmetlerinden yeni cihazları üzerinden yararlanabilecek.iOS için OneDrive uygulamasının en büyük özelliği Apple Watch için bulut ortamındaki fotoğrafları görüntüleyebilme olanağı sunması. Apple Watch kullanıcıları, son sürüm ile birlikte cihazlarının ekranında OneDrive alanlarında depoladıkları görselleri görebilecekler. Ayrıca, en son kullanılan görselleri de yeni sürüm ile birlikte görüntülenebilecek. Fotoğrafları cihaz üzerinden silme ve etiketleme gibi özellikler de yeni sürümle birlikte sunuluyor.
Reklam
Reklam
Norveç, FM Radyo Yayınlarına 2017’de Son Vererek DAB Standartına Geçiyor
Radyo yayıncılığında uzun yıllardır standart olarak kullanılan FM bandı gelişen teknolojiyle birlikte evrilmeye başlıyor. Norveç’te ilk olarak 2011 yılında açıklanan plan çerçevesinde radyo kanalları 2017 yılından itibaren FM bandında yayını terkedip DAB ya da DAB+ teknolojisini kullanacaklar.Norveç Kültür Bakanı Thorhild Widvey’in yaptığı açıklamaya göre DAB ve DAB’in geliştirilmiş versiyonu olan DAB+ Norveç’te ulusal standart olacak. DAB teknolojisi ile karasal yayın yapan radyo kanallarının kapanmayacağını bunun yerine teknolojilerini geliştirerek ses kalitesini ve fonksiyonlarını artıracağını aktaran Widvey, bu standardı getiren ilk ülkenin Norveç olduğunu da açıklamış.
İlber Ortaylı: ‘Yeni Türkiye Kuracakmış! Sen Kim Yeni Türkiye Kim’
Bir süre önce 'Kendine göre yeni Türkiye kuruyorlar. Bok kurarsınız. Güldürmesinler adamı' sözleriyle gündeme gelen İlber Ortaylı, 'Yeni Türkiye' ile ilgili 'Yeniyi bilemem ama oturdular. Bunların hiçbiri gerçek adam değil. Çıkmış oradan Yeni Türkiye kuracakmış! Sen kim Yeni Türkiye kim!' dedi.Prof. Dr. İlber Ortaylı, Sözcü'den Özlem Gürses'e konuştu.Röportajdan bazı kısımlar:“Türklerin Tarihi” kitabını neden yazdınız?Ben onu yazmadım. Bu, böyle çok uzun bir sohbet, Engin Atatimur bunu banda almıştı, revize etti. Bu işi en ciddi yapan adam odur. TRT kökenlidir.Kitapta “İran Şiileri ile Anadolu Alevilerini birbirine karıştıramazsınız” diyorsunuz? Mezhepçi bir dış politika var mı?Bunların mezhepçiliğini bilmiyorum ama bunlar kasaba insanı. Memleketin en büyük sorunu kasabalılık. Kasaba insanının kafa yapısını biz hâlâ daha çok kavrayabilmiş değiliz. Çünkü bunların eğitimi yoktur. Daha kötüsü buraya eğitim kurumu diye çeyrek çepelek kurumlar getirip kurdular, 50’lerden sonra. Üniversitesi, lisesi… Bu çok kötü oldu. Halkı kandırayım derken aslında büyük problemler açtılar. Sonra tabii biliyorsun bu çeyrek eğitimin üzerine üretim süreci içinde olmayan yerleşmelerin insanları siyasete girdiler. Üretim sürecinde olmayanların siyaset yapmaları kötü.Siyaset yapmaları neden kötü olabilir?Hiçbir şeye kendi karar veremez, hiçbir tutulacak yeri yoktur onun. Beslenmeye bakar. Bu şimdi büyük problem, çok büyük zorluk. Bugünkü dış politikanın sloganları burada gidiyor. Kasabada böyle kafa sallayıp “cık cık” dediğin tipteki konuşmaların, düşüncelerin, hükümet çapında gittiğini görüyorsun.'Ne bilirsin Mısır'ı?'Değerli yalnızlık, stratejik derinlik  gibi mi?‘Ben diyor darbeyi önleyeceğim, Sisi’ye karşı Mursi’yi tutacağım’ diyor. Ne anlarsın Mursi’den? Ne anlarsın Sisi’den? Ne bilirsin Mısır’ı? Bilmiyorsun da zaten.Yeni Türkiye için…Yeniyi bilemem ama oturdular. Bunların hiçbiri gerçek adam değil. Çıkmış oradan Yeni Türkiye kuracakmış! Sen kim Yeni Türkiye kim!
Gazetelerde Bugün | 20 Nisan Pazartesi
Hürriyet: İnsanlık boğuldu Milliyet: Koalisyon çıkışı Sabah: Paralel rektör paniğe kapıldı SABAH'a saldırdıVatan: O katiller niye özgür?  Birgün: Nükleer felaket tanığı BirGün'e konuştu: 'İş verdik' diyecekler, ölüme götürecekler!Akşam: 1 Mayıs'’ta Taksim‘e Kanlı Kobani planı Taraf: Yaşanacak Türkiye için yol haritası Star: Birlikte yeni Türkiye'ye Cumhuriyet: Demokratik devrim rüzgarı...Zaman: Sırrı Süreyya Önder: İhaleyi askere yıkacaklardı, Genelkurmay tuzağa düşmediYeni Şafak: İşte o gizli görüşme
‘Ali İsmail'e Adalet’ Demenin Bedeli: Dayak ve Dava
Kayseri'deki Ali İsmail Korkmaz davasına girmek isteyen 14 gence 'direnme ve hakaret' suçlamasıyla dava açıldı. Amirlerinin bile 'Bazıları zor kullanımının üzerine çıkmış' dediği polisler hakkında ise takipsizlik kararı verildi.Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ali İsmail Korkmaz Davası’nın 9 Ekim 2014’teki duruşmasını izlemek için gelen Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) üyesi 70 kişi, polis tarafından arama noktasında durduruldu.Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine ve iddianameye göre, grubun başında bulunan Musa Ülken, megafonla arkasındaki topluluğa dönerek, “Arama kararına uymuyoruz, barikatı yıkıp katillerden hesap soracağız, karşımızda katiller var, Ali’nin yoldaşları olarak bu barikatı yıkacağız” dedi. Bunun üzerine, topluluk flamalarla polislerin üzerine yürüyüp barikatı geçmeye çalıştı. Polisler zor kullanarak grubu dağıttı. İddianamede gençlerin ellerindeki flama çubuklarını ve dokuz adet pili polise attıkları, Armanç Yıldırım’ın, “Ben SDP il temsilcisiyim, Ali’nin katili sizsiniz”, Osman Yel’in, “Taksim'i yaktık, burayı da yakarız” diye bağırdığı, Musa Ülken’in ise, “Kendimi canlı bomba yaparak patlatacağım, size gününüzü göstereceğim” diye tehdit ettiği ileri sürüldü. 14 gencin tümü için “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan, Ülken ve Yıldırım hakkında ayrıca “hakaret” suçundan dava açıldı. Polisler hakkında, “basit yaralama, hakaret ve tehdit” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada ise takipsizlik kararı verildi.
Reklam