Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ekonomik istikrar için demokrasi ve hukukun üstünlüğünün şart olduğunu söyledi, 'Hukuk yoksa o ülkeden milyarderler çıkabilir ama o ülkede topyekûn bir zenginlikten söz edemezsiniz' dedi. Babacan, doların yükselişiyle ilgili olarak da 'İçimizdeki tartışma bunu biraz arttırdı' yorumunu yaptı.Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuştu. Küresel piyasaları değerlendiren Babacan, yükselen döviz kurlarıyla ilgili olarak 'Bizde de kurda dalgalanmalar oldu, içimizdeki tartışma bunu biraz artırdı ama hemen hemen her ülkede piyasa hareketlenmeleri yaşandı' değerlendirmesinde bulndu.Başbakan Yardımcısı, 'Gelişmekte olan ülkelerin gelecek 10 yılki büyüme hızı, geçmiş 10 yıla göre düşecek ama gelişmiş ülkelerin üzerinde olacak' öngörüsünde bulundu. Düşen petrol fiyatlarının dünya ekonomi piyasaları için olumlu olduğunu belirtirken, 'Rusya gibi petrol üreten bazı ülkeler bundan çok olumsuz etkileniyor. Ama bizim gibi petrol ithal eden ülkeler için ise olumludur' dedi:'Türkiye 2002 yılından beri çok önemli bir dönüşüm yaşadı. Bir sosyal, siyasi ve ekonomik bir dönüşüm yaşadı. 2002'nin Türkiye'si ile mukayae edilemeyecek bir ülke. Ekonomik göstergelerimiz çok daha iyi. AB sürecinde yaptığımız reformlar Türkiye'de tabloyu değiştirdi. Her ülke kendi kendisini demokratik olarak tanımlayabilir. Hukuk devleti olma noktasında, her ülke diyebilir ki 'Benim kanunlarım, mahkemlerim var, daha ne istiyorsunuz?' diyebilir. Ama gerçek öyle değil. Mutlaka demokratik hak ve özgürlükler konusunda uluslararası kriterler önemli. Evrensel standartlar... Bir demokrasi çalışıyor mu çalışmıyor mu? Bu noktada önemli reformlar yaptık ama yeterli değil. Yeni anayasa önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri olacaktır. Son derece temiz, kolay anlaşılan, açık, net ve sağlam bir anayasa. Burada tabii evrensel kriterler çok önemli. İyi işleyen normlar var. Kötü işleyen normlar var. Burada en iyinin en iyisini aldığımız, merkezine özgürlüklerin konduğu bir anayasa olması gerekiyor. Eğer yeni bir anayasa yazacak bir parlamento kompozisyonu oluşursa çok önemli olacak. 'İstikrar vurgusu yapan Başbakan Yardımcısı 'İstikrar bir ülke için çok önemli. Çok baskıcı bir rejimle de istikrar sağlanabilir. Oysa biz demokratik bir istikrardan söz ediyoruz. Gücünü demokrasiden alan bir istikrar önümüzdeki dönem için Türkiye için olmazsa olmaz' dedi.'Hukuk yoksa kaos gelir'Babacan yargı reformunun ekonomik kalkınma için şart olduğunu belirtip şunları söyledi:'İleri bir ekonomi olmak için hukukun üstünlüğü şart. Hukuk yoksa o ülke kaosa girebilir. Hukuk yoksa o ülkeden milyarderler çıkabilir ama o ülkede topyekûn bir zenginlikten söz edemezsiniz. Hukukun olmadığı bir ülkede kalkınma olmaz. En önemli reformlardan biri yargı alanında olacak. Adalet Bakanlığımız yeni bir yargı reformu taslağını bizimle paylaştı. İyi bir çalışma. Güzel çözüm yaklaşımları var. Seçimlerden sonra Türkiye'nin şiddetle ihtiyaç duyduğu yargı reformunu gerçekleştirmek. Yargının güven sağlayamadığı bir ülkede genel anlamda bir hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün değil. '17-25 Aralık operasyonları nedeniyle Cemaat'i de isim vermeden eleştiren Babacan, '17 Aralık olaylarının Türkiye'yi en çok yaraladığı nokta, Türkiye'de yargıya güveni yaralaması olmuştur. Bir yapılanmanın Türkiye'yi böylesi bir sıkıntıya sürüklemesi affedilir gibi değil. Yargının Anayasa, yasalar ve yargının hür vicdanıyla hareket etmesi gerekiyor' diye konuştu.Babacan, AK Parti iktidarında ekonomiyi 'güven üzerine inşa ettiklerini' belirtirken 'Güven olursa isithdam oluyor, ekonomi gelişiyor' dedi. ' Güven nasıl oluşuyor?' diye soran Başbakan Yardımcısı şöyle konuştu:'Bir şirket nasıl güvenilir ve itibarlı olur? Aynısı devlet için de geçerli. Söz vereceksiniz ve yapacaksınız. Yapamadığınız şeyin sözünü vermeyeceksiniz. Borcumuz milli gelirimize oranla yüzde 33'e düşmüş. Maliye politikası ayağında çok sağlam bir zemin ve güven var. Türkiye'nin kamu borcuyla ilgili olumsuz bir şey okuyor musunuz? Ben hazinenin borçlanma ihaleleriyle ilgili hiçbir şey görmüyorum. Eskiden ekonomi sayfalarında hazine ihaleleri ciddi bir kaygı kaynağıydı. Yapısal reformlarla ilgili 2018'e kadar 25 tane dönüşüm programı açıklandı. Her birinin takvimi ve sorumlu kuruluşu var. 2018'e kadar olan kalkınma planımız var. Detaylandırıp bunu takvime bağlandık. Bunu hükümetimizin siyasi taahhüdü haline getirdik. Yeter ki bunları uygulayalım. Bir siyasi iktidar için kendini bu kadar bağlamak kolay değil. Pek çok ülke bunu yapamıyor.'Para politikaları ve bu politikalarda Merkez Bankası'nın rolü konusunda ise Babacan şunları söyledi'Para politikaları konusunda öngörülebilirlik üzerinde çalışmamız lazım. Para politikalarımızın sorumlusu Merkez Bankası. Hedefleri Hükümet ve Merkez Bankası birlikte belirliyor. Bu hedefe nasıl ulaşılacağıyla ilgili Merkez Bankası'nın hareket alanı var, bağımsızdır. Bu üçüncü ayağı da daha sağlam bir yapıya kavuşturduğmuzda Türkiye için bir endişe yok. Zor bir dönemden geçsek bile kendi içimizde doğru politikalar uyguladığımız sürece sorun olmaz. Yeter ki her türlü senaryoya hazırlıklı olalım. Diyelim ki önümüzdeki yıl, programımızı yaparken petrol fiyatı 50 dolar 60 dolar. Ama bu 100 dolara da çıkabilir. Euro-Dolar çapraz kuru 1'e iner mi? 0,80 olur mu? Olabilir. Bunların hepsine hazırlıklı olmalıyız.'Kaynak: Al Jazeera
Cizre'de 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın arkadaşlarıyla oyun oynarken polis ateşiyle vurulması sırasında olay yerinde bulunan dört polise 'kamu görevlisinin suçu bildirmemesi' suçundan dava açıldı.Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Ocak 2015 tarihinde mahalledeki arkadaşlarıyla oyun oynarken polisin pompalı ateşi sonucunda 12 yaşındaki Nihat Kazanhan kafasından vurularak hayatını kaybetmiş, olay sonrasında polis memuru Hayri Vural kasten adam öldürmek suçuyla 27 Ocak 2015 tarihinde tutuklanmıştı. 16 Şubat’ta Vural Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ek ifadesinde üzerine zimmetli olan pompalı tüfekle polis memuru Mehmet Nurbaki Göçmez’in Kazanhan’a ateş ettiğini söyleyince tahliye edildi.16 Şubat’taki ek ifadesi sonrasında Vural serbest bırakılırken, Kazanhan’a ateş eden Göçmez ise kasten adam öldürmek suçu iddiasıyla tutuklandı. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Vural için kasten adam öldürmek iddiasıyla açılan soruşturmaya takipsizlik kararı verdi. Radikal'den İdris Emen'in haberine göre, Kazanhan’ı vurulurken olay yerinde bulunan Vural ve diğer üç polis memuru hakkında Cizre Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘ kamu görevlisinin suçunu bildirmeme’ suçuyla dava açıldı.
Her şey yolun ortasında duran adamın sokaktan geçen insanlara bankanın yerini sormasıyla başlıyor. Adresi aldıktan sonra ise koşarak soymaya gidiyor havası vererek kısa süreli bir şok etkisi yaratmış ekip. Adresi doğru verenlerin yüzlerindeki 'ben naptım' ifadesi ise görülmeye değer.
Kanadalı bir anne ve aynı zamanda da sanatçı olan Ruth Oosterman, kızı Eve'in gelişigüzel karalamalarını harika resimlere çeviriyor. “Sanatçı, her işte bir güzellik görmeli.” diyen Oosterman, kızı ve kendisi için gelecekte sevgiyle hatırlayacakları anılar oluşturuyor. Ruth Oosterman projesiyle ilgili olarak, “Oldukça hızlı çalışmaya özen gösteriyorum, hayal gücünün kaybolmasına ve eğlencenin azalmamasına önem veriyorum.Bu şekilde kızımı sanat konusunda cesaretlendirmiş oluyorum. Kızıma çok teşekkür ediyorum bana bu şekilde resim çizmenin güzelliğini hatırlattığı için.” diyor. Videolara baktığınızda annenin çabalarının nasıl sonuç verdiğini de göreceksiniz. Özellikle sonuncu video Eve'in katettiği yolu, gelişimini açıkça gözler önüne seriyor. Ruth ve Eve'in resim serüvenini severek izlemeniz dileğimizle...
Jeff Agard isimli profesyonel paraşütçü adam atlayışını gece gerçekleştirerek güzel bir şehir görüntü yakalamış. Aynı zamanda balon festivalinin içinde iniş için ayrılan yere de güzel bir iniş yaparak şovunu tamamlamış.
Biri demiş ki; 'gelin insanları rüzgar tüneline sokalım sonra da fotoğraflayalım'. Kimse de olmaz abi dememiş ve ortaya bu insanı rüzgardan soğutan fotoğraflar çıkmış.
Gebze Darıca'da, Osman Sarıboğa'nın mahalledeki fırından alarak yediği ekmeğin içinden çıktığı iddia edilen jilet, kalbine saplandı.Gebze Darıca'da, Osman Sarıboğa'nın mahalledeki fırından alarak yediği ekmeğin içinden çıktığı iddia edilen jilet, kalbine saplandı. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Sarıboğa'nın hayati tehlikesi sürüyor. Darıca'da yaşayan Sarıboğa ailesinin iddiasına göre, Osman Sarıboğa, mahalledeki ekmek fırınından aldığı ekmeğin içerisine tavuk koyarak yemeye başladı. Ancak Sarıboğa, ekmeği yutarken göğsünde bir sıkıntı hissetti. Eşi Dilek Sarıboğa, eşinin tavuk kemiği yuttuğunu düşündü. Ancak kendisini kötü hisseden Osman Sarıboğa'nın sıkıntısı artınca, aile önce Darıca Farabi Devlet Hastanesi acil servisine, oradan da Pendik'teki Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gitti. Hemen ameliyat edilen Osman Sarıboğa, ardından yoğun bakımda tedavi altına alındı.
Kaçak göçmen taşıdığı ihbarı yapılan Türk bandıralı yük gemisi, 'dur' ihtarına uymayınca Çanakkale'de motorlarına ateş edilerek durduruldu. Gemide 337 kaçak göçmen bulundu, 5 kişi gözaltında.İstanbul'dan yola çıkan ve kaçak göçmen taşıdığına dair hakkında ihbar yapılan 59 metrelik 'Doğan Kartal' isimli kuru yük gemisi, Çanakkale Boğazı'nda durdurulmak istendi. Ancak gemi uyarıya rağmen ilerlemeye devam edince Boğaz trafiği durduruldu ve operasyon başlatıldı. Gemide, çoğunluğu Suriye uyruklu olduğu bildirilen 85'i çocuk, 68'i kadın 337 kaçak olduğu ortaya çıktı. Gemideki 2 mürettebat ile organizötar olduğu öne sürülen yabancı uyruklu 3 kişi gözaltına alındı.Sahil güvenlik ekiplerinin operasyonunun ardından, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait 'Kurtarma 10' römorkörünce çekilerek Gelibolu İskelesi'ne yanaştırılan gemideki kaçaklar, geniş güvenlik önlemleri alınarak askeri ve sivil minibüslere bindirilip Gelibolu Spor Salonu'na götürüldü.
Geçtiğimiz yıl tartışılan ve sadece kadınların binebildiği pembe otobüs projesinden sonra şimdi de pembe internet kafeler geliyor. Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında hazırlanan ‘kadınlara özel internet kafe’ projesinin örnekleri sadece İran ve Afganistan’da var.Sadece kadınların kullanabileceği ‘pembe otobüs’ projesi geçtiğimiz yıl gündeme gelmiş ve oldukça tepki toplamıştı. Şimdi de sadece kadınların girebileceği internet kafeler hayata geçirilmeye hazırlanıyor. Hürriyet'ten Ahmet Can'ın haberine göre Kalkınma Bakanlığı, 2015-2018 için Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında “İnternet Kafelerin Şartlarının İyileştirilmesi Eylemi” bulunuyor. Bu kapsamda internet kafeler için hazırlanan en dikkat çeken maddede, “İnternet kafelerin kullanımını teşvik etmek için kadınlara özel, 16 yaş altı çocuklara yönelik, sadece internet gibi farklı işletme modelleri değerlendirilecektir” deniliyor. Böylece kadınlar ve 16 yaş altı çocuklar için özel internet kafeler açılacak. Eylem planı kapsamından söz konusu maddenin olduğu grup 2015 yılında hayata geçirilecek.İran modeliKadınlara özel internet kafeler ilk olarak İran’da açıldı. 2007 yılında hayata geçirilen sadece kadınların girebildiği internet kafe işletmeleri dünyadan büyük tepki toplamıştı. İran Hükümeti tarafından Tahran’da açılan bu internet kafe için yetkililer, internet kafelerde erkeklerin porno içerikli sitelere girdiklerini ve bundan da kadınların rahatsız olduğunu öne sürmüştü. Kadınlara özel diğer bir internet kafe de 2012 yılında Afganistan’da açıldı. Afganistanlı bir grup kadın aktivist tarafından hayata geçirildi. Afganistan’da kadınların gidebileceği bir internet kafe olmadığını ifade eden grubun sözcüsü Sahar Gul, ülkedeki internet kafelerin nerdeyse hepsinin erkeklerle dolduğunu ve kadınların rahatlıkla internete giremediğini ifade etti. Her iki ülkede de kadınlara özel internet kafe işletmelerinin sayısı artmaya devam ediyor.Yıldız sistemiBilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı kapsamından internet kafelere önemli düzenlemeler yapılacak. İnternet kafe işletmecileri, uzmanlar tarafından belirlenen bir eğitim içeriği üzerinden sertifikalı eğitimlerden geçirilecek. Yapılan sınıflandırmanın ardından internet kafelerin, ihtiyaç olan bölgelerde kamu, yerel yönetimler veya STK’lar tarafından verilen yaygın bilişim eğitimleri için mekân olarak kullanılabilmesine yönelik tedbirler alınacak. Belirlenen standartları taşıyan internet kafeler, otellerde olduğu gibi yıldız sistemine göre puanlanacak. Bu yıldızlar, internet kafelerin aydınlatma, havalandırma, büyüklük, bilgisayarların donanım ve yazılım kapasitesi, engellilere uygunluk gibi kriterlere göre verilecek. Bu yıldızlar ise rahatlıkla görünecek şekilde müşterilerin bilgisine sunulacak. Ayrıca uzmanların katılımıyla oluşturulacak bir komisyon ile internet kafelerde oynanan oyunlara ilişkin izin ve yaş kriterleri belirlenecek ve gerekli tedbirler alınacak.Kadınların daha rahat kullanması amaçlanıyorSöz konusu strateji planının internet kafelerin kadınların rahatça kullanabilecekleri alana dönüştürmek ve teknolojiye erişimini kolaylaştırmanın bir yolu olduğunu ifade eden İstanbul İnternet Kafecileri Esnaf Odası (İİKO) Başkanı Metin Baltaoğlu, oda olarak bu araştırma ve çalışmalarının her evresinde yer aldıklarını söyledi. Baltaoğlu, “Devlet kadınlara özel internet kafeler açacakmış gibi düşünülebilir. Böyle bir şey yok. Devlet mevcut işletmecileri uyuşturucu, çocuk istismarı, ergen psikolojisi gibi ehemmiyet ihtiva eden konularda eğiterek ve akabinde teşvikler sunarak internet kafeleri geliştirmeyi ve girişimcilerin bu yönde yerler de açmalarını sağlamayı amaçlıyor. Ancak Sayın Bakanımız Fatma Şahin’in projesi olan bu çalışma kendisi bakanlıktan ayrılıktan sonra bekleme sürecine girdi. Bizde halen bekliyoruz” dedi.Rakamlarla Türkiye internet kafe sektörü22 bin | Toplam internet kafe sayısı1000 $ | İnternet kafelerdeki bilgisayarların değeri700 bin | İnternet kafelerdeki bilgisayar sayısı5 yıl | İnternet kafelerin bilgisayar değiştirme süresi364 milyon $ | İnternet kafelerin sektörü yaptığı pay2 milyar $ | İnternet kafe sektörünün büyüklüğü
Japon bilim insanları, 1,8 kilovat enerjiyi kablo kullanmadan mikrodalga aktarımıyla 55 metre uzağa taşımayı başardıklarını duyurdu. Bu yöntem ile gelecekte uzayda kurulacak güneş panellerinden sağlanan temiz enerjinin dünyaya aktarılması hedefleniyor.Japon Hava-Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) bünyesinde yapılan son araştırma, kablosuz enerji aktarımı konusunda bir kilometre taşı olarak nitelendiriliyor. JAXA uzmanlarının 55 metrelik mesafede taşıdığı enerji, şimdilik sadece bir su ısıtıcısını çalıştırmaya yetse de gelecekte çok daha büyük uzaklıklarda başarılı sonuçlar elde edileceği belirtiliyor.UZAYDA GÜNEŞ ENERJİSİ TOPLANIP DÜNYAYA AKTARILACAKUzayda toplanabilecek büyük miktarda enerjinin dünyada kullanılması adına önemli bir adım attıklarını belirten JAXA sözcüsü, 'İlk kez 2 kilovata yakın yüksek bir elektrik enerjisi çıkışı, hassas bir yöneltme cihazının kullanımıyla ve mikrodalga aktarımıyla küçük bir hedefe gönderildi' açıklamasını yaptı.JAXA sözcüsü, yıllardır uzay - güneş güç sistemleri üzerinde çalıştıklarını belirtti. Dünyadan yaklaşık 36 bin kilometre uzağa kurulacak olan panel ve antenlerde toplanan güneş ışığı enerjisinin, mikrodalga aktarıcı uydular ile yeryüzüne gönderilebileceği ifade ediliyor.2040'LARDA HAYATA GEÇECEKUzayda güneş enerjisi panelleri kurmanın, dünyada kurmaya oranla birçok avantajları var. En önemlisi, hava durumu ve günün aydınlık olan saatleri gibi faktörleri düşünmeye gerek kalmadan 24 saat boyunca enerji toplanabiliyor. İlk olarak 1960'larda ABD'de ortaya atılan bu fikrin hayata geçirilmesi için 2009'dan bu yana Japonya'da çalışılıyor. Japon Ulaştırma Bakanlığı tarafından da finanse ediliyor. Henüz emekleme aşamasındaki projenin, Japonya'da alternatif enerji kaynağı olarak 2040'larda hayata geçirilmesi planlanıyor.Zaman
Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda 2015 sezonu, Avustralya Grand Prix'si ile başlıyor.Dünyanın en çok izlenen spor organizasyonlarından biri olan Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda 2015 sezonu, bu hafta sonunda yapılacak Avustralya Grand Prix'si ile başlayacak.Melbourne kentindeki 5 bin 303 metrelik Albert Park pistinde 58 tur üzerinden yapılacak Grand Prix'de bugün antrenman turları, yarın TSİ 08.00'de sıralama turları, 15 Mart Pazar günü de TSİ 07.00'de yarış gerçekleştirilecek.20 Grand PrixFormula 1'de bu sezon 20 Grand Prix düzenlenecek.Avustralya Grand Prix'si ile başlayacak Formula 1'de 2015 sezonu, 27-29 Kasım tarihlerinde yapılacak Abu Dabi Grand Prix'si ile sona erecek.Meksika eklendiFormula 1'de 2015 sezonuna yeni bir pist eklendi ve Meksika Grand Prix'si takvime alındı.Bu arada Almanya'da geçen sezon Hockenheim'daki pistte gerçekleştirilen yarışın, bu sezon hangi pistte yapılacağı henüz kesinlik kazanmadı. Yarışın, Nürburgring ya da geçen yıl olduğu gibi Hockenheim'da gerçekleştirilmesi bekleniyor.Sezon takvimi1. Avustralya Melbourne Albert Park 15 Mart2. Malezya Kuala Lumpur Sepang 29 Mart3. Çin Şangay Şangay 12 Nisan4. Bahreyn Manama Bahreyn 19 Nisan5. İspanya Barcelona Katalunya 10 Mayıs6. Monaco Monte Carlo Monaco 24 Mayıs7. Kanada Montreal Gilles Villeneuve 7 Haziran8. Avusturya Spielberg Spielberg 21 Haziran9. Büyük Britanya Northhamptonshire Silverstone 5 Temmuz10. Almanya 19 Temmuz11. Macaristan Budapeşte Hungaroring 26 Temmuz12. Belçika Spa Spa-Francorchamps 23 Ağustos13. İtalya Monza Monza 6 Eylül14. Singapur Singapur Marina Bay 20 Eylül15. .Japonya Suzuka Suzuka 27 Eylül16. Rusya Soçi Soçi 11 Ekim17. ABD Austin Circuit of the Americas 25 Ekim18. Meksika Mexico City Autodromo Hermanos Rodriguez 1 Kasım19. Brezilya Sao Paulo Jose Carlos Pace 15 Kasım20. Abu Dabi Abu Dabi Yas Marina 29 KasımGeçen sezon Rosberg kazandıAvustralya Grand Prix'sini geçen sezon Mercedes'in Alman pilotu Nico Rosberg kazandı.McLaren Mercedes'in Danimarkalı pilotu Kevin Magnussen'in ikinci olduğu yarışta aynı takımdan İngiliz Jenson Button ise üçüncü sırayı elde etti.Avustralya'da McLaren 11 kez ilk sırayı aldıAvustralya'da 1985 yılında sokak pisti şeklinde başlanan yarışlar, 1996 yılında Melbourne kentinde yapılan Albert Park'a alındı.Çoğu zaman sezonun açılış yarışı olan Avustralya'yı şimdiye kadar McLaren takımı 11 kez kazanırken, Ferrari 6, Williams ise 5 zafer yaşadı.Bu arada Albert Park pistinin en hızlı tur zamanı ise Formula 1'in efsane pilotu Michael Schumacher'e ait. Alman pilot, 2004'de 1.24.125 ile pistin en hızlı tur zamanını elde etti.20 pilot yarışacak20 Grand Prix'sin yapılacağı yeni sezonda 10 takım, 20 pilot mücadele edecek.12 ülkeden sürücünün yer aldı Formula 1'de Almanlar, İspanyollar ve İngilizler 3'er pilotla başı çekiyor.Vettel Ferrari'ye, Alonso ise McLaren Mercedes'e geçti.Yeni sezonda 4 pilot ilk kez Formula 1'de mücadele edecek.Alonso, geçirdiği kaza nedeniyle sezonun ilk yarışını kaçıracak.20 pilotun en yaşlısı Kimi Raikkonen, en genci ise Max Verstappen oldu.Bu sezon mücadele eden 20 pilottan 5'i dünya şampiyonluğuna ulaşmayı başardı.20 pilotun 9'u en az bir kez Grand Prix kazanırken, 11'inin ise henüz yarış birinciliği yok.Mercedes'in 30 yaşındaki pilotu Hamilton, geçen sezon 11 yarışı ilk sırada tamamlayıp, 384 puan toplayarak genel klasmanda şampiyonluğa ulaştı. Hamilton'ın takım arkadaşı Alman Nico Rosberg 317 puanla ikinci, Red Bull'un Avustralyalı sürücüsü Daniel Ricciardo ise 238 puanla üçüncü sırayı elde etti.En çok kazanan SchumacherFormula 1'in en çok kazanan pilotu Alman Michael Schumacher oldu.1950 yılından bu yana düzenlenen Formula 1'de, Michael Schumacher 7 kez mutlu sona ulaşıp zirveye yerleşirken, Arjantinli Juan Manuel Fangio 5 kezle 2'nci, 4 kez şampiyonluğa ulaşan Fransız Alain Prost ile Alman Sebastian Vettel ise 3. sırada yer alıyor.Formula 1'in efsane pilotu Schumacher 1994, 1995, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004'te şampiyon olurken, Fangio 1951, 1954, 1955, 1956 ve 1957, Prost 1985, 1986, 1989 ve 1993'te, Vettel ise 2010, 2011, 2012, 2013 sezonlarında birinciliği elde etti.Takımlarda FerrariTakımlar sıralamasında Ferrari, elde ettiği 16 şampiyonlukla en çok şampiyon olan takım unvanını açık ara koruyor.AA
Türkiye’de 2009-2014 yılları arasında 34 trans kadın nefret cinayetinin kurbanı oldu. Son 6 yılda İstanbul’da 14 trans kadın öldürülürken bu rakam Manisa, Kocaeli ve Hatay’da 1 olarak kayıtlara geçti. Türkiye trans kadın cinayetlerinde Avrupa’da birinci sırada yer aldı.CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, 20 Ekim 2014’te trans cinayetlerini TBMM gündemine verdiği soru önergesiyle taşımıştı. Onur, Meclis’te son 5 yılda kaç trans bireyin hangi illerde öldürüldüğünü ve nefret cinayetlerinin önlenebilmesi için hangi yasal adımların atılacağını sormuştu.Begüm Erginbay, M. Efe Altay ve Efe Sönmez’in DağMedya’daki haberine göre; Elde edilen veriler, Türkiye’de transfobinin ne boyutta olduğunu gözler önüne serdi. Son 6 yılda 34 trans kadın ateşli silahla, kesici aletle ya da dövülerek öldürüldü. Trans kadınlara yönelik nefret cinayetlerinde kullanılan yöntemler arasında ise yüzde 61’lik oranla kesici aletlerin fazlalığı göze çarptı.
Barcelona SC’de oynayan Ekvadorlu kaleci Maximo Banguera, kırmızı kart göreceğini anlayınca ‘ölü taklidi’ yaptı.Futbol sahaları uzun zamandır bu denli bir sahtekarlık görmemişti. Ekvador Ligi takımlarından Barcelona Sporting Club forması giyen Maximo Banguera, bir pozisyonda kalesine terk edip topa müdahale etmek istedi. Ancak rakip oyuncu erken davranıp Banguera’yı geçti, Ekvadorlu kaleci de gole giden oyuncuyu indirdi.Elinde kırmızı kartla Banguera’ya koşan hakem, yerde ölü gibi yatan kaleciye bakıp kaldı. Kötü oyunculuk, sıfır inandırıcılık...
1994 doğumlu İspanyol sanatçı David Lopera insanların kafasındaki güzellik standartlarını yıkmak derdiyle bir Photoshop serisi hazırlamış. Seride Lopera, Emma Watson, Katy Perry, Jennifer Lawrence gibi incecik kadınları Photoshop sayesinde büyük beden modellere çevirmiş. Sanatçı “Kadınlar sağlıksız olsun istemiyorum. Sadece insanların kilolu kadınları biraz daha kabullenebilmesini istiyorum.” diyor
Kavga etmek ilişkiyi canlı tutar ama kararında olursa ve tadında bırakılırsa. Ben tadında bırakmayı sevmiyorum, istiyorum ki sabaha kadar kavga edelim diyorsanız sizin için uygun birkaç kavga harlama cümlemiz var.
Başkanlığı dönemindeki yönetim kurulu üyeleriyle önceki gece bir araya gelen Ünal Aysal, “Galatasaray için her şeyi yaptım ama gerekli desteği göremedim.Bu yüzden çok kırgınım. Artık başkanlık gibi bir düşüncem olamaz. O defteri kapattım” dedi.G.SARAY eski başkanı Ünal Aysal’ın önceki gece eski yönetim kurulu üyeleri Mehmet Cibara, Ümit Özdemir, Şükrü Ergün, Candan Erçetin, Mehmet İpekdokuyan, Ahmet Ocaklı ve Sedat Doğan ile bir araya gelmesi, kulüp içi kulisleri hareketlendirmeye yetti...Aysal için “Acaba yeniden mi aday olacak” yakıştırmaları yapılırken gecede nelerin konuşulduğa gelin hep birlikte bakalım... 7 yönetim kurulu üyesiyle Les Ottomans Oteli’nde akşam yemeği yiyen Aysal, kırgın olduğunu belirtip, 28 Mayıs’taki Seçimli Genel Kurul’da başkan adayı olmayacağının altını çizdi.Aysal şunları söylediYARSUVAT’IN ADINI AĞZINA ALMADIBen bu işi G.Saray için yaptım. Camia bana gerekli desteği vermedi. Kırgınım. Artık başkan olmak gibi bir düşüncem yok. Adaylığım söz konusu değil. Defteri kapadım.Kongre kararı almama neden olan Divan Kurulu toplantısında üyelerin yaptığı eleştirilere halen kırgınım. Genel kurul ne isterse o şekilde hareket ederiz. Eğer ayrı ibra oylamasında karar kılınırsa, ben çıkıp kendi dönemimi üyelere anlatırım. Hatalarımı da onlara aktarmaktan çekinmem. Endişem yok.10 milyon dolarlık kasa kolaylığı krizi nedeniyle arasının açık olduğu Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat ve yönetimiyle ilgili de Aysal, yemek boyunca tek kelime etmedi.Hürriyet
Kumkapı’da 27 yıldan bu yana faaliyet gösteren Balıkçılar Çarşısı dün yıkıldı. Avrasya Tüp Geçidi Projesi kapsamında yıkılan Balıkçılar Çarşısı Samatya’ya taşındı.1988 yılından bu yana Kumkapı’da faaliyet gösteren Balıkçılar Çarşısı tarih oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekipler, dün sabah saatlerinde yıkım işlemlerine başladı. Burada bulunan 33 işyeri iş makineleriyle tamamen yıkıldı. Avrasya Tüp Geçidi Projesi kapsamında yıkılan Kumkapı Balıkçılar Çarşısı, geçici olarak Samatya’ya taşındı.Dernek Başkanı: 'Yıkılmasına olumlu bakıyoruz'Kumkapı Balıkçılar Çarşısı Dernek Başkanı Harun Yıldız, projenin olumlu olduğunu belirterek, 'Burası 1988 yılında merhum Turgut Özal zamanında yapıldı ve şimdiye kadar da tarihi yarımadada hizmet verdi. Avrasya Tüp Geçidi Projesi nedeniyle buranın artık kamu yararına bırakılması gerektiği bizlere söylendi. Bu yönde de destek verdik. Çünkü İstanbul trafiği nedeniyle burada zaten uzun süredir zorluk çekiyorduk' dedi.Kumkapı Balıkçılar Çarşısı’ndaki restoran sahibi olan Engin Yıldız ise ''Yaklaşık 25 yıldır buradaydım. Böyle bir proje olduğu için yıkılması gerekiyordu. Bizim için de geçici bir yer yaptılar. Bir proje için feda olsun' diye konuştu.DHA
Trabzonspor'un takım kaptanı Jose Bosingwa, teknik direktör Ersun Yanal'ın takımın başına gelmesiyle oynadıkları futboldan daha fazla zevk aldıklarını söyledi.Bosingwa, bordo-mavili kulübün internet sitesinden yaptığı açıklamada, Mersin İdmanyurdu galibiyetinin takımın moral motivasyonu için çok önemli olduğunu belirterek, 'Bu maçın farklı bir özelliği de ikinci deplasman galibiyetini almamız oldu. Üstelik farklı bir skorla kazandık. Bu farklı galibiyet takıma ekstra motivasyon oldu. Bu tarz maçlar takımı daha ileriye götürecektir. Ligde de daha yukarıya çıkacağımıza inanıyorum' ifadesini kullandı.Gaziantepspor ile deplasmanda oynayacaklarını hatırlatan Bosingwa, 'Takımımız için çok önemli bir müsabaka. Galip geldiğimiz takdirde hedeflerimiz doğrultusunda çok önemli bir adım atmış oluruz. Bu nedenle maçtaki amacımız güzel sonuçlu bir galibiyet olacak' dedi.'Stoperde iyi hissediyorum'Stoper olarak görev yapmanın kendisi için bir sorun teşkil etmediğini dile getiren deneyimli oyuncu, şöyle devam etti:'Benim için en zor pozisyon takımın dışında kalmaktır. Bu nedenle saha içinde hangi mevkide oynadığımın hiçbir önemi yok. Stoper mevkisinde de kendimi gayet iyi hissediyorum. Önemli olan takımıma yardım edebilmek. Bunu iyi yaptığımı düşünüyorum. Netice itibarıyla hocam bana nerede görev verirse orada elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Benim düşünce yapım bu.'Bosingwa, Trabzonspor kaptanı olarak sahaya çıkmanın kendisi için onur verici olduğunu vurgulayarak, 'Trabzonspor çok büyük bir kulüp. Ben de böyle büyük bir kulübün kaptanı olduğum için büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Üstelik buradaki ikinci sezonumda bu göreve layık görülmem büyük bir mutluluk. Şu anda takımın ikinci kaptanıyım ve görevimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Böyle bir kulüpte bunu yaşamak benim için ayrı bir tecrübe' değerlendirmesinde bulundu.'Ersun hocanın gelmesiyle bazı şeyler oturdu'Trabzonspor’un ligin ikinci yarısının lideri olduğunu anlatan Bosingwa, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bundan önceki sezonda ve bundan önceki antrenörümüz zamanında takımda çok fazla değişiklikler oluyordu. Çok fazla yeni oyuncu vardı ve çok fazla sistem geliyordu. Bu değişiklikler fazla olunca doğal olarak sağlam bir yapı oluşmuyordu. Ersun hocanın gelmesiyle bazı şeyler yerine oturdu. En azından oynadığımız oyundan daha fazla zevk alıyoruz. Bunun yanında çok fazla değişen oyuncu yok. Bir de sezon başından bu yana belirli bir süre geçti. Bu süre içerisinde oyuncular birbirini tanıdı ve birbirine alıştı. Hocanın taktiğine ve sistemine uyum sağladıktan sonra başarı otomatik olarak geliyor. Bu nedenle ikinci yarıda böyle bir çıkış yakaladığımızı düşünüyorum.'Bosingwa, her zaman bir sonraki maça odaklandığını belirterek, 'Her maç kendi içinde bir öneme sahip. Bu nedenle maç maç değerlendirmek gerekiyor. Bizim için önümüzdeki 11 maç arasındaki en önemli maç bir sonraki. Bu nedenle sezon sonunda kaçıncı olacağımızı hiç düşünmüyorum. Önemli olan önümüzdeki maçtır. Bu düşünce takım olarak bize katkı sağlayacaktır' diye konuştu.'Mehmet Ekici'nin performansı çok iyi'Heyecan ve mutluluğu topun çizgiyi geçmesi sonrası yaşadığını dile getiren Portekizli oyuncu, 'Takımda frikik kullanan çok iyi oyuncular var. Takıma önemli katkılar sağlıyorlar. İnşallah böyle devam eder. Bu konuda Mehmet Ekici’nin performansı çok iyi. Umarım böyle devam eder ve takıma katkı sağlar. Takım olma konusunda önemli aşamalar kaydettiğimizi düşünüyorum' dedi.Evcimen bir insan olduğunu söyleyen Bosingwa, 'Yaklaşık 1,5 yıldır Trabzon’dayım. Yoğun bir antrenman ve maç trafiğimiz var. Geri kalan zamanımı genelde evde geçiriyorum. Bu sadece Trabzon için geçerli bir durum değil, önceki takımlarımda da böyleydim' diyerek sözlerini tamamladı.Eurosport
Foursquare geçtiğimiz yıl uygulamasını ikiye bölmüştü. Kendi adıyla yoluna bir mekan keşfetme, mekan yorumları ve puanlamalarının yer aldığı bir mecra olarak devam ederken, ortaya çıkan yeni uygulama Swarm ise kullanıcıların daha sosyal yönünü ortaya çıkarma amaçlı konumlandırılmıştı. Tüm check-in olma gibi özellikler Swarm uygulamasına aktarılırken, Swarm, ‘Plans’ sekmesi gibi getirdiği bazı yeni özelliklerle de kullanıcıların birbiriyle buluşmasını sağlamayı amaçlıyordu.Foursquare ve Swarm ayrımından itibaren her ne kadar uygulamaya olan ilgi ülkemizde sorgulanmaya başlamış olsa da Foursquare, Swarm tarafında geliştirmelere devam ediyordu. Hatta yapılan açıklamara göre büyüme daha da hızlanmıştı.Dün gece gelen güncellemeyle birlikte Swarm’a özel mesajlaşma özelliği getirildi. Daha önce kullanıcılar profillerine telefon numarası ekleyebiliyor ya da Facebook hesabını bağlayabiliyor, böylece iletişim uygulama dışından sağlanarak bir sosyal rehber görevi de görüyordu. Ancak artık gelen özel mesajlaşma sayesinde tüm kullanıcılar birbirine mesaj atabilecek. Böylece ‘Plans’ sekmesi de tarihe gömülmüş oldu. Bundan böyle kullanıcılar herkese açık değil sadece istediği kişi ya da kişilere plan sorup, özel mesaj aracılığıyla konuşabilecek.Webrazzi