onedio
Yoksulluk Bazen 'Domuz Gribi'nden Daha Tehlikeli Olabilir!
Son birkaç gündür ulusal gazete ve televizyonlar 'Domuz Gribi' haberleriyle dolu. İster istemez insanın yüzünde -tıpkı varlığından rahatsızlık duyulan bir tanıdık ile karşılaşıldığında beliren- sevimsiz bir ifade oluşuyor. Haberleri veren televizyonlar hiç vakit kaybetmeden konunun uzmanlarından görüş almaya başlıyorlar. 'Efenim domuz gribinden korunmanın yolları...' diye başlayan cümleleri uzun uzun burada yazmaya gerek yok. Çünkü neredeyse bu reçeteler tüm hastalıklar için aynı. Nasıl mı?Ne diyorlardı, hijyen kurallarına, iyi beslenmeye ve stresten uzak yaşamaya özen göstereceksiniz... İyi de bunlar nasıl olacak?
‘Kürt Sorunu Değil Kürt Kardeşlerimizin Sorunları Vardır’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Türkiye'nin Kürt sorunu yoktur. Türkiye'de her kesimden insan gibi Kürt kardeşlerimizin de sorunları vardır' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili, Haydar Aliyev Anadolu Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi ile yapımı tamamlanan MEB yatırımlarının toplu açılış törenine katıldı.Konuşmasına başlarken protokol hatasını düzeltmek istediğini belirten Erdoğan, 'Azerbaycan Milli Marşı'nı birlikte dinleyelim ondan sonra konuşmaya başlayacağım' dedi.Marşın çalınmasının ardından konuşan Erdoğan, 424 öğrenciye hizmet verecek 32 derslik, 200 öğrenci kapasiteli pansiyonu, spor salonu, modern atölyeleri, laboratuvarları ve diğer üniteleriyle bu okulu örnek bir eğitim kurumu olarak gördüğünü söyledi.Erdoğan, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik ilişkisinin samimi bir sembolü olarak gördüğü okulun yapımında emeği geçenlere ve inşasına vesile olan İlham Aliyev'e teşekkür etti.Türkiye'nin çeşitli illerinde yapılan ve 'Haydar Aliyev' adı verilen okulları anımsatan Erdoğan, 'Azerbaycan halkına ve Türkiye-Azerbaycan dostluğuna hizmetlerini daima saygıyla, hürmetle, takdirle yad ettiğimiz rahmetli Haydar Aliyev'in ismini ülkemizin her köşesinde yaşatmış oluyoruz ve yaşatmaya da devam edeceğiz' diye konuştu.'Coğrafyamızın 5 bin yıllık ortak bayramı'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Mart'ta kutlanacak Nevruz Bayramı'nı tebrik ederek, 'Azerbaycan başta olmak üzere Orta Asya'dan Balkanlara kadar tüm coğrafyamızın bu 5 bin yıllık ortak bayramının, birliğimize, beraberliğimize, uhuvvetimize vesile olmasını diliyorum. Baharın müjdecisi nevruzun, bölgemizde ve dünyada barış ve huzurun da habercisi olmasını canı gönülden arzu ediyorum' dedi.Erdoğan, Azeri Şair ve Yazar Bahtiyar Vahapzade'nin, 'Bir ananın iki oğlu, bir amalın iki kolu. O da ulu, bu da ulu, Azerbaycan-Türkiye / Dinimiz bir, dilimiz bir, ayımız bir, ilimiz bir, eşkimiz bir, yolumuz bir Azerbaycan-Türkiye / Anayurtta yuva kurdum, ata yurda gönül verdim. Ana yurdum, ata yurdum, Azerbaycan-Türkiye' dizelerini okudu.Azerbaycan'ın, Türkiye için sadece devletlerden bir devlet, Azerbaycanlıların da sadece milletlerden bir millet olmadığını vurgulayan Erdoğan, 'Biz aynı dili konuşan, aynı inanca mensup, ortak tarihi geçmişi paylaşan, sözde değil, özde kardeş, tek millet, iki devletiz' şeklinde konuştu.'Azerbaycanın acısını, her kardeşiniz yüreğinde hissetmiştir'Bakü'yü 1918'de işgalden kurtaran Kafkas İslam Ordusunun yarısının Anadolu halkından, yarısının da Azerbaycan halkından oluştuğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:'Bugün de Karabağ'da zulme maruz kalan Azerbaycanlı kardeşlerimizin acısını, inanın Anadolu topraklarındaki her kardeşiniz yüreğinde hissetmiştir. Bizim nazarımızda Kars'taki, Iğdır'daki, Erzurum'daki vatandaşlarımızla Nahçivan'daki kardeşimiz arasında hiç bir fark yoktur. Bizim için İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya neyse Bakü odur. Aynı şekilde, Trabzon, Samsun bizim için neyse Batum, Tiflis bizim için odur.Şu anda ülkemizin güneyinde yaşanan hadiselere ne kadar üzülüyorsak, geçmişte Gürcistan'da yaşanan olaylar karşısında da o kadar üzüntü duyduk. Çünkü oradakilerle de tarih bizi kardeş olarak yazdı. Bizim hiç kimseye karşı düşmanlığımız yok ama kardeşlerimizin hakkını, hukukunu savunmak, dökülen kanının, çektiği eziyetin hesabını sormak da boynumuzun borcudur. Bu anlayışla bugüne kadar Vahapzade'nin ifadesiyle bir ananını iki oğlu olduğumuz kardeşlerimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.''Kars çok şeye şahit oldu'Erdoğan, Kars'ın Türkiye'nin tüm renklerini, tüm zenginliklerini, tüm potansiyelini yansıtan bir şehir olduğunu belirtti.Erdoğan, 'Burada adeta kesret içinde vahdet nasıl olur görmek isteyen Kars'a baksın, Karslı kardeşlerime baksın. Bin yıllık beraberliğin, gelecek bin yılların teminatı haline nasıl dönüşebileceğini görmek isteyen gelsin, Kars'a baksın. Üzerinde yaşadığı vatan topraklarının, teneffüs ettiği özgürlük havasının, sahip olduğu imkanların kıymetini bilmek isteyen gelsin Kars'a baksın, Karslı kardeşlerimle konuşsun. Çünkü bu topraklar çok şeye şahit oldu' ifadelerini kullandı.Kars'ın zafere, işgale, şehri çevreleyen tabyalarda yaşanan dişe diş mücadelelere şahit olduğunu dile getiren Erdoğan, kentin, Sarıkamış'ın vatanın, fedakarlığın, azmin ne demek olduğunu çok iyi bildiğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Benim dedem Sarıkamış'ta şehit oldu ve diğer dedem ve büyük ninelerimden onu dinlerdim' dedi. Bu coğrafyadaki mücadelenin şahidinin Kars Kalesi, Harakani Hazretleri olduğunu belirten Erdoğan, 'Biz Kars'taki bu kardeşlik iklimini işte hastanemize Harakani Hazretleri'nin ismini vererek yaşattık ve yaşatacağız' diye konuştu.Çözüm sürecini, tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yaymak, tüm Türkiye'de hakim kılmak için başlattıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:'Burada bir kez daha ifade ediyorum: Türkiye'nin Kürt sorunu yoktur. Türkiye'de her kesimden insan gibi Kürt kardeşlerimizin de sorunları vardır. Kimliklerinin tanınmaması sorunu vardır. İnançlarına saygı duyulmaması sorunu vardır. Geri kalmışlık, ihmal edilmişlik, hor görülme sorunu vardır. Biz geçtiğimiz 12 yılda, Kürt kardeşlerimizle birlikte Türkler'in de Araplar'ın da Azeri kardeşlerimizin de Lazlar'ın da Çerkezler'in de Romanlar'ın da Arnavutlar'ın da Gürcüler'in de Boşnaklar'ın da dini azınlıkların da ülkemizde yaşayan ne kadar kesim varsa hepsinin sorunlarına çözüm bulmaya gayret ettik. Bugün artık hiç kimse kökeni, inancı, kılığı kıyafeti, yaşam biçimi, fikri, zikri yüzünden tehdit altında değildir, baskı altında değildir. Hala eksikler yok mu, aksaklıklar yok mu? Var tabii. Her şey dört dörtlük mü? Değil tabii ama bunlar her geçen gün eksiliyor.'Kars'ın, 10-12 yıl önce bu durumda olmadığına dikkati çeken Erdoğan, bugün havalimanından yollarına kadar farklı bir noktada olduğunu söyledi.Havalimanından girerken Allah'a hamdettiğini belirten Erdoğan, eskiden çadır bile olmayan bir yerde şu anda havalimanı bulunduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'de 26 havalimanı varken, bu rakamın 52'ye yükseldiğini bildirdi. Ağrı'da, Iğdır'da, Erzurum'da havalimanı bulunduğunu belirten Erdoğan, 'Nerelerden nerelere geldik' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, '78 milyonu birbirinden ayırmak yok. Üniversitesine varıncaya kadar hepsini inşa, ihya ettik. Devam ediyoruz, edeceğiz. Daha iyi, güzel olacak hiç endişe etmeyin. Nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımız etnik, sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel kimliğine bakılmaksızın bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Eşit haklara sahiptir. Her kim ki bunun aksini iddia eder, bunun aksi bir davranış içine girer, karşısında bizleri bulur. Hiç endişeniz olmasın. Biz şimdi ne diyoruz? Çözüm Süreci diyoruz. Çözüm Süreci ile neyi hedefliyoruz? İşte bunu. 'Birlik, beraberlik' diyoruz' ifadelerini kullandı.Türkiye'de 12 yılda özgürlüklerde, demokraside, insan haklarında, ekonomide, yatırımlarda, sosyal destekler gerçekleştirilenlerin ortada olduğunu ifade eden Erdoğan, eğitimde de ileri bir seviyeye gelindiğini vurguladı. Bu konuda daha da ileri gidileceğini dile getiren Erdoğan, '76 üniversitemiz vardı, şimdi 81 vilayetimizin tamamında 175 üniversitemiz var' dedi.AA
Beyazıt Meydanı'ndan Çağrı: Raşit Tükel Rektörümüz, Seçimimize Saygı Gösterin
İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önünde gerçekleşen eylemde öğrenciler, akademisyenler, üniversite çalışanları, meslek odaları “Rektörlük seçiminde en çok oy alan Raşit Tükel atanmalı” çağrısı yaptı.İstanbul Üniversitesi (İÜ) rektörlük seçimlerinde en yüksek oyu alan İÜ Demokratik Üniversite Girişimi adayı olarak katı Prof. Dr. Raşit Tükel’in atanması için çağrılar sürüyor.Bianet'ten Beyza Kural'ın haberine göre, Üniversite Dayanışma Platformu ve İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu’nun Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirdiği ve Raşit Tükel'in de yer aldığı eyleme akademisyenler, öğrenciler, üniversite çalışanlarının da aralarında olduğu yüzlerce kişi katıldı.“#Rektör Raşit Tükel. Oylarımıza ve demokrasiye sahip çıkıyoruz” pankartı ardından toplanan insanlar “Raşit Tükel Rektörümüzdür”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları attı.Meslek odaları, Üniversite Dayanışma Platformu, öğrenciler, taşeron çalışanlar adına yapılan konuşmalarda YÖK’e ve cumhurbaşkanına üniversitenin iradesine saygı gösterme çağrısı yapıldı.Raşit Tükel de seçimlerden önce de dile getirdikleri en yüksek oyu alanın atanması taleplerini yineledi, atamaların takipçisi olacaklarını söyledi.12 Mart’ta gerçekleşen ve 2 bin 537 oyun geçerli sayıldığı seçimlerde Prof.Dr. Raşit Tükel 1202 oyla ilk sırada yer alırken Tükel’i 908 oy ile mevcut rektör vekili Mahmut Ak takip etti.Üniversite, seçimlerde belirlenen altı ismi Yükseköğretim Kurulu’na gönderecek. YÖK, altı adaydan üç kişi seçerek Cumhurbaşkanı’na öneri listesi verecek. Rektör, cumhurbaşkanının atamasıyla belirlenecek.Meslek Odaları Koordinasyonu: Üniversitenin iradesine saygıİstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu adına konuşan Kazım Mermer, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet sandığın iradesine saygı duymanın demokrasi eşiği olduğunu dillendiriyor” diyerek YÖK’e ve cumhurbaşkanına “İstanbul Üniversitesi’nin iradesine saygı duyma” çağrısı yaptı.“Demokratik, özgür, çoğulcu ve özerk bir üniversite inşa etmek adına gerçekleştirilecek dayanışma, tüm politik dinamiklerin, kurulların ve de kurumların birinci sorumluluğudur. Bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek, akademik özgürlüklere, toplumsal barışa ve ülkede özlemini çektiğimiz demokrasiye katkı sağlayacaktır.”
Akustikhane'de Bu Yıl Gerçekleştirilmiş En Acayip 10 Performans
Akustikhane müzisyenlerin canlı canlı performanslarını sergiledikleri, hoş sohbetin hakim olduğu bir performans evi. Bugüne kadar 525 şarkı kaydedildi. Bu sezon sadece internet yayınına başlayan Akustikhane'de gerçekleşmiş güzide performansları listeledik.
Dondurmayı Çalma Amacına Ulaşamayan Talihsiz Kedi
Masanın üzerindeki dondurmalardan bir tanesini kendine hak gören sevimli kedi 'şu da benim olsun' dercesine uzanıp almaya çalıştığı dondurma ile uzaklaşmaya çalışırken uğradığı talihsiz kazasını izliyoruz.
Reklam
Emma Roberts'ten Sakız Patlatmalı Tuhaf Dizi Fragmanı
Amerikan Fox'ta başlayacak yeni korku ve komedi dizisi(Scream Queens) fragmanı için kamaralar karşısına geçen Emma Roberts dizinin anlam ve önemine vurgu yapmak amacıyla olsa gerek tuhaf ama komik olmayan bir fragman çekmiş. Dizinin yaratıcısı ise Ryan Murphy'i daha önce American Horror Story, Glee gibi popüler dizilerden tanımıştık.
Reklam
Avustralya'da Türk Hakeme Ödül
2014 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya adına maç yöneten FIFA kokartlı eski hakem Hakan Anaz, ülkede yılın hakemi ödülüne layık görüldü.Melbourne Kriket Sahası'nda yapılan 2014 Victoria Spor Ödülleri töreninde, 2011 Asya Kupası, 2012 Londra Olimpiyatları, 2013 20 Yaş Altı Dünya Kupası ve 2014 Dünya Kupası'nda görev alan Türk kökenli Avustralyalı Hakan Anaz, tüm spor dallarında Victoria eyaletinde 'Yılın Hakemi' ödülünü kazandı.Victoria eyaletinin en prestijli spor ödülüne layık görülen Hakan Anaz, AA'ya yaptığı açıklamada, kazandığı ödül nedeniyle hem kendisi ve ailesi hem de Türk toplumu adına çok mutlu olduğunu belirterek, 'Ailem kariyerim için çok fedakarlık yaptı. Bu ödülün Türk toplumuna ve sporculara örnek olmasını umuyorum. Türk sporcuları çok yetenekli, mesela Aziz Behiç Avustralya Milli Takımı'nda oynuyor, kendisi ile gurur duyuyoruz inşallah böyle isimlerin devamı gelir' dedi.Brezilya'da düzenlenen 2014 Dünya Kupası'nda yönettikleri 3 maçta yardımcı hakemlik görevini başarı ile yaptıktan sonra faal hakemlik mesleğini bırakan Hakan Anaz, 'hakemliğe hedeflediği başarı zirvesine ulaştıktan sonra' veda ettiğini belirtti. Anaz, bundan sonraki hedefini ise, genç sporcuları başarıya ulaştırmak olarak açıkladı.Hakemliğe 1994'te başlayan, 2005'te FIFA, 2008'de Asya Futbol Federasyonu kokartı takan Anaz, ayrıca Avustralya Vergi Dairesi'nde görev yapıyor.Skorer
Olimpiyat İstanbul Proje Yarışması
Sevgili gençler,Kabataş Erkek Lisesi öğrencileri ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği Olimpiyat İstanbul Proje Yarışması, sizlerden İstanbul'u daha yaşanabilir kılacak ve güzelleştirecek fikirler veya İstanbul'un tarihi ve coğrafyası hakkında araştırmalar bekliyor. Katılmak için tek koşul lise öğrencisi olmanız,Türkiye'nin neresinden olduğunuzun hiçbir önemi yok! 28 Mart'a kadar bize sadece fikirlerinizi bidirmeniz yeterli. Onaylanacak fikirler ve araştırmalar, seçkin akademisyenlerden oluşan jürilere, 14 Nisan günü Kabataş Erkek Lisesi'nde sunulacak. 15 Nisan günü ise Cemal Reşit Rey Konferans Salonu'nda her branştan başarı gösteren ilk 2 proje, harika ödüllerin sahibi olacak.Ayrıntılı bilgi için : http://www.olimpiyatistanbul.com
"Daha Çok Dinliyor, Fikirleri Alıyor, Sorunları Not Ediyoruz"
Türkiye Futbol Direktörü Terim: 'Daha çok dinliyor, fikirleri alıyor, sorunları not ediyoruz. Biz de bu arada TFF olarak plan, proje ve fikirlerimizi anlatıyoruz'Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 'Futbol Buluşmaları' etkinliğine ilişkin, 'Daha çok dinliyor, fikirleri alıyor, sorunları not ediyoruz. Biz de bu arada TFF olarak plan, proje ve fikirlerimizi anlatıyoruz' dedi.Terim, Adana'da bir otelde gerçekleştirilen toplantı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Futbol Buluşmaları' adı altında futbolun tüm bireyleri ile bir araya geldiklerini söyledi.Toplantıların ilkini Adana'dan başlattıklarını aktaran Terim, ' Adana'ya bağlı tüm profesyonel takımların başkanları, yöneticileri, futbol şubesi sorumluları, teknik direktörleri, altyapı direktörleri, BESYO temsilcileri ve hakemler ile görüşüyoruz. Yani futbolun tüm bireyleri ile futbol buluşmalarında bir araya geliyoruz' dedi.Terim, toplantı hakkında bilgi vererek, şunları kaydetti:'Daha çok dinliyor, fikirleri alıyor, sorunları not ediyoruz. Biz de bu arada TFF olarak plan, proje ve fikirlerimizi anlatıyoruz. Kanaatim, çok güzel geçiyor. Futbol adamları, hangi durumda olduklarını, neler yapılması gerektiğini, ortak sıkıntılarını dile getiriyorlar. Futbol buluşmalarının tamamı sona erdikten sonra hazırlayacağımız sorunlar ve çözümleri içeren dosyayı TFF başkan ve yöneticileri ile paylaşacağız. Çok memnunum, gayet iyi geçiyor.'Terim, Bucaspor 17 Yaş Altı Takımı futbolcusu Ömer Teymur'un trafik kazasında hayatını kaybetmesine çok üzüldüğünü belirterek, ' Bir genç evladımız trafik kazasında hayatını kaybetti . Çok üzüldüm. Bucaspor ve futbol ailesine başsağlığı diliyorum' diye konuştu.Terim'in, organizasyonun ilk etabının son toplantısını Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği ve Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu başkanlarının yanı sıra , Merkez Hakem Kurulu bölge sorumlusu ve üniversite temsilcileriyle gerçekleştireceği bildirildi.Eurosport
Reklam
Kuveytlilerin Dövdüğü Pilot Yarbay İçin 6 Yıl Hapis Talebi
Ankara'da, trafikte tartıştığı Kuveyt Büyükelçiliği personeli tarafından darp edilen Pilot Yarbay Ömer Karakuş'a 6 yıl, Karakuş'u darp eden elçilik şoförüneyse 4.5 yıl hapis cezası istendi.Ankara'da, 10 Eylül 2014 günü, trafikte Kuveyt Büyükelçiliği personeliyle tartışan ve ardından büyükelçilik personeli tarafından feci şekilde dövülerek elmacık kemiği kırılan Pilot Yarbay Hakan Karakuş hakkında 6 yıl hapis cezası istendiği ortaya çıktı. Yarbaya isnat edilen suç Kuveyt Büyükelçiliği'ne ait aracı 'tekmelemek'... Karakuş'u darp eden elçilik şoförü için ise 4.5 yıl hapis talep edildi.'İki taraf da şüpheli ve mağdur'Hava Kuvvetleri Komutanı Orgenaral Akın Öztürk'ün de damadı olan Pilot Yarbay Hakan Karakuş ile Kuveyt Büyükelçiliği personeli arasında trafikte yol verme anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgayla ilgili dava açıldı. Habertürk gazetesinin haberine göre elçilik aracına tekme atan Yarbay Karakuş'un 6 yıla kadar hapsi istenirken, Karakuş'un elmacık kemiğini kırmakla suçlanan elçiliğin şoförü Selahaddin Aydın için 4.5 yıl hapis cezası istendi.Cumhuriyet Savcısı Banu Özenç İslim tarafından açılan davanın iddianamesinde, 10 Eylül2014'te Turan Güneş Bulvarı'nda yaşanan olayda; tarafların yol verme yüzünden tartıştıkları, birbirlerini araçla takip ettikleri ve yol kenarında durup kavga ettikleri belirtildi. İki tarafın da şikâyetçi olmaları nedeniyle 'şüpheli ve mağdur' olarak yer aldıkları iddianamede, F-16 pilotu Yarbay Karakuş'un önce elçilik şoförü Selahaddin Aydın'la, sonra Kuveytli diplomatlarla aralarında çıkan arbedeye yer verildi.
Reklam
Paris'in, 2024 Olimpiyatları Ev Sahipliğine Adaylığını Açıklaması Bekleniyor
Fransa'nın başkenti Paris, 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları evsahipliği için adaylığını açıklamaya hazırlanıyor.Fransa basınında yer alan haberlerde, hükümetten gereken desteği alan Paris'in, 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları ve Paralimpik Oyunları evsahipliğine adaylığını, yaz aylarına kadar açıklayacağı öne sürüldü.Paris'in daha önce 1924'te evsahipliği yaptığı olimpiyatları, yüz yıl aradan sonra 2. kez düzenlemek için yeterli altyapıyı ve bütçeyi bulundurduğunu ifade eden Fransa Olimpiyat Komitesi Başkanı Denis Masseglia, kullanılacak tesislerin yüzde 80'inin şimdiden hazır olduğunu belirtti. Evsahipliği yapma hakkı kazandıkları takdirde iki spor salonu ve bir yüzme havuzu inşa etmelerinin yeterli olacağını kaydeden Masseglia, bütçenin kalanını Stade de France başta olmak üzere bazı statlarda yenileme yapmak için harcayacaklarını ifade etti.PSG boss Laurent Blanc admits it has been difficult to prepare his team against the backdrop of terror attacks in Paris this week, but inists football stands with the rest of society in revulsion and determination to continue life as before. - PerformFransa Spor Bakanlığı Genel Sekreteri Thierry Braillard da Paris'in aday gösterilmesinin yüksek bir ihtimal olduğunu doğrulayarak, buna karşın önlerinde uzun bir zaman bulunduğunu ve başvuru konusunda acele etmeyeceklerini aktardı.Bu arada, ülke basınında 2024 Olimpiyatları evsahipliği adaylığı bütçesi için 6,2 milyar avronun ayrıldığı ileri sürüldü.Boston ve Roma'nın adaylıkları açıklandıDaha önce 2024 Olimpiyat Oyunları evsahipliği için ABD'nin Boston ve İtalya'nın Roma şehirleri adaylıklarını duyurdu.ABD son olarak yaz olimpiyat oyunlarına 1996'da Atlanta ile evsahipliği yapmıştı. İtalya'da ise 1960'ta Roma'da düzenlenen oyunlardan bu yana yaz olimpiyat oyunları gerçekleştirilmedi.Hamburg için resmi açıklama bekleniyorAlmanya'nın 2024 Olimpiyat Oyunları için 1936'da evsahipliğini üstlenen Berlin'in yerine Hamburg'u tercih etmesi bekleniyor.Şehirler için hazırlanan tanıtım dosyalarını inceleyen Almanya Olimpiyat Komitesi tarafından yapılan açıklamada, adaylık için Hamburg'un ön plana çıktığı duyurulmuştu.Son olarak 1972'de Münih ile olimpiyatlara evsahipliği yapan Almanya'nın aday şehri, 21 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek genel kurulda resmiyet kazanacak.Madrid bu kez aday olmayacakOrganizasyon için 2012, 2016 ve son olarak 2020'ye aday olan Madrid, 2024'e aday olunmayacağını duyurdu.Madrid Belediye Başkanı Ana Botella, son 3 denemede organizasyonun evsahipliğini başka kentlere kaptırdıktan sonra bu defa aday olmak istemediklerini açıklamıştı.2024 Yaz Olimpiyat Oyunları evsahipliği adaylığının son başvuru tarihi, 15 Eylül olarak belirlendi.Organizasyonun evsahipliğini kazanan kent ise Eylül 2017'de Peru'nun başkenti Lima'da yapılacak Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Kongresi'nde belli olacak.Eurosport
Filmmor Kadın Film Festivali Başladı
13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Film Festivali başladı. İstanbul'un ardından Denizli, Bodrum, Diyarbakır, Adana ve İzmir'e gidecek olan festivalde 25 ülkeden, 61 film gösteriliyor.'Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması' temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Film Festivali, 13 Mart Cuma günü başladı.Festivalde 25 ülkeden, 61 film gösteriliyor ve filmler 'Kadınların Sineması', 'Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi', 'Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi', 'Kendine Ait Bir Cüzdan', 'Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler' ve 'Bedenimiz Bizimdir' adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşuyor.Festivalin İstanbul gösterimleri 22 Mart’a kadar sürecek.Filmmor 28-29 Mart'ta Denizli'de, 4-5 Nisan'da Muğla-Bodrum'da, 11-12 Nisan'da Diyarbakır'da, 18-19 Nisan'da Adana'da, 25-26 Nisan'da İzmir'de seyirciyle buluşacak.Festival programı ise şöyle:
Reklam
Kılıçdaroğlu: '77 Milyon DEVA Programı ile Fişlendi’
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsüde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bir iddianameden bölümler okudu ve 77 milyon vatandaşın fişlendiğini söyledi.Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:Son 7 yılda 181 milyar lira faiz ödedi bu insanlar. Niçin? Türkiye 1984'te en büyük 20 ekonominin 14'üncü sırasındaydı. Bugün 19'ncu sırasına geriledi. Bu da Türkiye'nin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Bir kaçak saray olayı var. Orada oturan kişiyi de biliyorsunuz. Ankara Mimarlar Odası bu sarayla ilgili olarak olağanüstü çaba harcadı. Hukuk yoluyla mücadele etti. Yürekten kutluyorum. Dediler  ki AOÇ ile ilgili Atatürk'ün bir vasiyeti var. Bu vasiyete aykırı yapılıyor bu bina. Mahkeme de olur dedi, devlet arşivlerine sordu. Arkadan bir basın açıklaması yaptılar. Kurumumuzda mahkeme tarafından talep edilen AOÇ'ye ilişkin bir vasiyetname bulunmamaktadır diye yazı gönderdiler. Atatürk'ün AOÇ ile ilgili olarak hazineye bağışladığı yazı bu arkadaşlar. Bu yazı devlet arşivleri genel müdürlüğünde. İnönü, Atatürk'e telgraf çekiyor, AOÇ'yi hazineye bağışladığı için. Bunun üzerine Atatürk İnönü'ye bir yazı yazıyor. Son cümlesini okuyacağım sizlere. Atatürk, İnönü'ye şunu söylüyor 'Mevzu bahis olan hediye, AOÇ yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm hediye karşısında hiçbir kıymete haiz değildir. Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim'“EN AZINDAN ATATÜRK’E BİR RAHMET OKUTUR İNSAN” Ve bu belge mahkemeye gönderilmiyor. Hangi gerekçeyle göndermiyorsunuz siz? Çanakkale savaşlarının yüzüncü yılı. Mustafa Kemal Atatürk’ün çabalarını biliyoruz. O günün genç askerlerine ‘size ölmeyi emrediyorum’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Diyanet Vakfı, camilerde hutbe indiriyor, güzel bir şey yapıyor. Ama bir şeyi yapmıyor, en azından Atatürk’e bir rahmet okutur insan. Canımı veririm diyor Türkiye için ve siz onu görmezden geliyorsunuz. “SEN ACABA MAL VARLIĞINI BU MİLLETE ADADIN MI?”Başındaki kişiye söylüyorum. Diyanet İşleri Başkanlığının başında olan kişiye sesleniyorum. Bütün devlet büyüklerine rahmet okutmak zorundasınız, özellikle Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına okutmak zorundasınız. Sen acaba mal varlığını bu millete adadın mı? Sen bu millet için mücadele ettin mi? Koltuğunda oturuyorsan o oturduğun koltuk da Mustafa Kemal’in sayesinde.“SİZ NASIL BU KADAR NANKÖR OLABİLİRSİNİZ?” Siz nasıl bu kadar nankör olabilirsiniz? Din adamısınız siz. Herkese sevgiyle yaklaşmak zorundasınız. Geçmişimizi yüceltmek zorundasınız. Şehitlerimize gazilerimize saygı duymak zorundasınız. Bir Mustafa Kemal’i düşünün. Avustralya’dan gelen askerler için annelerine sesleniyorum “onlar bizim evlatlarımızdır” diyor. İşte büyüklük yücelik budur, din budur iman budur işte. 7 Haziran’da seçimler olacak. Kamudan da bürokrat istifa eder ve gider aday olmak istiyorum der. Bunlardan birisi de MİT Müsteşarı. İstifa etti, edebilir. Dilekçesini verdi aday olmak istiyorum diye, verebilir. Ankara il başkanlığını ziyaret etti, edebilir istifa etmiş zaten. Gitti parasını yatırdı. Temayül yoklamasına girdi. Ama ben tekrar dönmek istiyorum dedikten sonra ertesi gün görevinin başına geliyorsa orada dur deriz. “O GÖREVE AHLAKEN DÖNEMEZSİN, DÖNMEMELİSİN”Kanun sadece senin için değil. senin bir özelliğin daha var MİT Müsteşarısın. Yani adında milli olan bir teşkilatın başındasın, milli olmak zorundasın. Siyasal kimliğin ortaya çıktıktan sonra, yoklamaya girdikten sonra, AKP il başkanlığını ziyaret etikten sonra o göreve ahlaken dönemezsin, dönmemelisin. O kurumun üzerine hepimizin titremesi gerekiyor, sen yıpratıyorsun. O kurumun özel bir yasası var. Beş yıl süre dolmadan görevinden ayrılanlar, beş yıl geçmeden görevlerine dönemiyorlar. Şimdi 17 Nisan 2010. Atandığı söyleniyor. Resmi Gazete’de yayınlanmadığı için kararnamesi bilmiyoruz. Ama atandığı söyleniyor, çünkü 18 Nisan’da açıklama yapıyor görevimin başındayım diye. Beş yılı dolmadan. Geri dönmesi için en az beş yıla ihtiyaç var. Diğer devlet memurlarından niye farklı? Yasasında özel hüküm var. MİT mensupları hakkında kendi kanunları uygulanır diyor.Davutoğlu’na açık net çağrı yapıyorum. Hakan Fidan ne zaman MİT müsteşarlığına atandı, beş yılı doldu mu dolmadı mı bunu açıklasın. Davutoğlu’nu ilk gördüğünüz yerde sorun bu ülkenin 77 milyon yurttaşı fişlendi mi fişlenmedi mi diye. Dikkatle izledim, hiçbir gazeteci sormadı. Niye sormuyorsunuz arkadaşlar? Şu söylendi bana. Hangi sorunun hangi gazeteci tarafından sorulacağı önceden planlanıyor, Davutoğlu’nun karşısına öyle çıkılıyor. Eğer Davutoğlu bunu yapıyorsa, başbakanlık koltuğunu derhal bıraksın.“77 MİLYON İNSAN SENİN İKTİDARIN DÖNEMİNDE FİŞLENDİ Mİ FİŞLENMEDİ Mİ?” Artık bu ülkede Davutoğlu’na adam gibi soru soracak adam gibi gazeteciler istiyoruz biz. Bize her türlü soruyu sorarlar. Onların hakkı zaten soru soracaklar. Ama Davutoğlu’na gelince Erdoğan’a gelince e soru sormayalım, acaba açığa düşer diye. Açık ve net sordum, 77 milyon insan senin iktidarın döneminde fişlendi mi fişlenmedi mi? Cevap yok. E bugün açıklayalım artık. Fişlenmek, bir kimseyi izlenmesi gerekenler listesine almak, kayıtlara geçirmek. Peki fişlemek güzel bir şey mi? Kötü olduğunu biz de biliyoruz.Hüseyin Çelik, 5 aralık 2013 “Eğer kendi insanınıza yönelik fişleme yapıyorsanız bu alçaklığın en büyüğüdür” Aynen kabul ediyorum. Yine ertesi gün 6 Aralık 2013 “insanları mağdur etmek veya kategorizasyona tabii tutmak için fişleme yapılması alçaklıktır” Evet alçaklıktır. Bülent Arınç ağlamadan söylemiş ama bunu “insanların takip edilmesi, özel hayatlarına girilmesi fevkalade çirkindir, suçtur, ahlaki noktadan bakarsak ahlaksızlığın ta kendisidir” diyor. Evet doğru. “BİZ FİŞLENDİĞİMİZİ BİLİYORDUK DA 77 MİLYON NEDEN FİŞLENİYOR” Elimde bir iddianame var. İddianame şu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir savcının düzenlediği iddianame. Mağduru Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi. Savcı ne diyor, “emniyet genel müdürlüğü istihbarat daire başkanlığının, ülke genelinde yani Türkiye’de herkese ait istihbarat bilgilerini sanal ortamda detaylı veri analizi (deva1 ve 2) programı ile topladığı, program içerisinde ülkedeki herkese ait istihbari kişisel bilgilerin bulunduğu” Yani bunu birisi bana anlatsa böyle saçma şey olur mu deriz. Biz fişlendiğimizi biliyorduk da 77 milyon neden fişleniyor. Hadi biz siyasetçiyiz, yahu taksi şoförünü niye fişliyorsun sen? 77 milyon insanı fişliyorlar. Polis vazife ve selahiyetleri kanunun ek 7’nci maddesi, polis devletin bölünmez bütünlüğüne, önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere ülke seviyesinde istihbarat faaliyetinde bulunur. Bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir. İddianameden okuyorum  “Detaylı veri analizi programında kişilere ait özel her türlü bilginin yer aldığı, herhangi bir devlete ait (gizli) sır niteliğinde herhangi bir bilgi bulunmadığı…” Diyor bu fişlemelerde. Yani özel hayatı fişliyorlar.“SEN BUNUN HESABINI 7 HAZİRAN’DA SORMAK ZORUNDASIN SEVGİLİ YURTTAŞIM” Ülke iyi yönetilmiyor diyordum. Her vatandaşın özel yaşamı mercek altına alınıyor. Sen bunun hesabını 7 Haziran’da sormak zorundasın sevgili yurttaşım. Suç neymiş, kişisel verileri hukuka aykırı olarak geçirmek. Bazı polisler Erdoğan ve ailesiyle ilgili bilgi toplamış ne zaman oluyor? 17-25 Aralık’tan sonra. Ondan önce her şey iyiydi. Devlet arşivindeki verileri de çok iyi kullandıklarını biliyoruz. Oradan bazı dosyaların AKP genel merkezine gittiğini de biliyoruz. CHP iktidarında bu tür pespayelikler asla ve asla olmayacaktır. Üstelik 1994’te bir kanun çıktı. Bu tür fişlemelerin tamamen kaldırılmasıyla ilgili. Siz kalkar vatandaşların özel hayatıyla ilgili bilgileri toplarsanız anayasayı ihlal etmiş olursunuz. Sevgili savcı, senin yeni mi aklın başına geldi? Erdoğan olunca mı davayı açıyorsun? 77 milyonun hakkını kim koruyacak? Neden dosyaları gizli gizli görüşmeye çalışıyorsun? Çık milletin önüne, iddianamede az yazmışsın. Daha çok şey yazman gerekirdi. Özel hayatın gizliliği diye emredici hüküm var, neden onun üzerinde durmuyorsun? 77 milyon insan, herkes fişlendi diyor. Benim özel hayatımla ilgili bilgileri, neden AKP fişliyor, depoluyor? Bunlar bir de demokrat diyorlardı kendilerine değil mi?“77 MİLYON YURTTAŞIN BİLGİLERİNİ NE YAPACAKSIN SEN?”Bizi bütün dünyaya rezil ettiniz siz. Davutoğlu’na söylüyorum. Şimdi konuş bakalım. Gazeteciler sormadılar sana, fırsat bulamadılar bilemiyoruz. Ben söylüyorum, sende dinliyorsun, arkadaşların yandaşların dinliyor. Şimdi çık şu sorunun cevabını ver. 77 milyon yurttaşın bilgilerini ne yapacaksın sen? Benim özel hayatımı merak ediyorsan, gel ben sana anlatayım. Ama sen vatandaşın özel hayatından ne istiyorsun? O bilgiler, deva1 ve deva2 programı hangi gerekçeyle tutuluyor orada? Hukukta böyle bir şey yoktur. “SÖZÜM NAMUS SÖZÜDÜR, AKP SÖZÜ DEĞİL”Devleti şirket gibi yönetirseniz böyle olur. Sonunda eden bulur. Allah büyüktür, Erdoğan olmasa biz bunları nereden öğrenecektik? Ne diyordu? Çocuklarıma helal lokma yediremedim diyordu. Ben dedim ya Allah büyüktür diye. İşsizlik var, yoksulluk var, emeklinin durumu iyi değil. emekliye söz, diyorlar ki parayı veremezsin. Önümüzdeki Salı, emekliler beni dinleyin. Size sözüm söz dedim, onu nasıl olduğunu size anlatacağım. Size ramazan kurban bayramında birer ikramiye vereceğim, sözüm namus sözüdür, AKP sözü değil.Ajanslar
Coyote ve Road Runner Çizgi Filminin 9 Altın Kuralı
Looney Tunes'un muhteşem ikilisi Wile E. Coyote ve Road Runner'ı bilmeyinimiz yoktur. Avına ulaşmak için daima ilginç mekanizmalar kullanan ve asla vazgeçmeyen çakal Coyote ve yalnızca ''Beep Beep'' sesiyle kendini sevdiren Road Runner, yönetmen Chuck Jones tarafından Warner Bros için yaratıldı. Bütün maceraları birbirine benzese de izlemekten keyif aldığımız bu ikili, ilk kez 1949'da seyirci karşısına çıktı. Yönetmen Chuck Jones'un 9 altın kuralı neden her bölümün birbirine benzediğini açıklıyor.
Reklam