onedio
Kılıçdaroğlu: '77 Milyon DEVA Programı ile Fişlendi’
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsüde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bir iddianameden bölümler okudu ve 77 milyon vatandaşın fişlendiğini söyledi.Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:Son 7 yılda 181 milyar lira faiz ödedi bu insanlar. Niçin? Türkiye 1984'te en büyük 20 ekonominin 14'üncü sırasındaydı. Bugün 19'ncu sırasına geriledi. Bu da Türkiye'nin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Bir kaçak saray olayı var. Orada oturan kişiyi de biliyorsunuz. Ankara Mimarlar Odası bu sarayla ilgili olarak olağanüstü çaba harcadı. Hukuk yoluyla mücadele etti. Yürekten kutluyorum. Dediler  ki AOÇ ile ilgili Atatürk'ün bir vasiyeti var. Bu vasiyete aykırı yapılıyor bu bina. Mahkeme de olur dedi, devlet arşivlerine sordu. Arkadan bir basın açıklaması yaptılar. Kurumumuzda mahkeme tarafından talep edilen AOÇ'ye ilişkin bir vasiyetname bulunmamaktadır diye yazı gönderdiler. Atatürk'ün AOÇ ile ilgili olarak hazineye bağışladığı yazı bu arkadaşlar. Bu yazı devlet arşivleri genel müdürlüğünde. İnönü, Atatürk'e telgraf çekiyor, AOÇ'yi hazineye bağışladığı için. Bunun üzerine Atatürk İnönü'ye bir yazı yazıyor. Son cümlesini okuyacağım sizlere. Atatürk, İnönü'ye şunu söylüyor 'Mevzu bahis olan hediye, AOÇ yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm hediye karşısında hiçbir kıymete haiz değildir. Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim'“EN AZINDAN ATATÜRK’E BİR RAHMET OKUTUR İNSAN” Ve bu belge mahkemeye gönderilmiyor. Hangi gerekçeyle göndermiyorsunuz siz? Çanakkale savaşlarının yüzüncü yılı. Mustafa Kemal Atatürk’ün çabalarını biliyoruz. O günün genç askerlerine ‘size ölmeyi emrediyorum’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Diyanet Vakfı, camilerde hutbe indiriyor, güzel bir şey yapıyor. Ama bir şeyi yapmıyor, en azından Atatürk’e bir rahmet okutur insan. Canımı veririm diyor Türkiye için ve siz onu görmezden geliyorsunuz. “SEN ACABA MAL VARLIĞINI BU MİLLETE ADADIN MI?”Başındaki kişiye söylüyorum. Diyanet İşleri Başkanlığının başında olan kişiye sesleniyorum. Bütün devlet büyüklerine rahmet okutmak zorundasınız, özellikle Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına okutmak zorundasınız. Sen acaba mal varlığını bu millete adadın mı? Sen bu millet için mücadele ettin mi? Koltuğunda oturuyorsan o oturduğun koltuk da Mustafa Kemal’in sayesinde.“SİZ NASIL BU KADAR NANKÖR OLABİLİRSİNİZ?” Siz nasıl bu kadar nankör olabilirsiniz? Din adamısınız siz. Herkese sevgiyle yaklaşmak zorundasınız. Geçmişimizi yüceltmek zorundasınız. Şehitlerimize gazilerimize saygı duymak zorundasınız. Bir Mustafa Kemal’i düşünün. Avustralya’dan gelen askerler için annelerine sesleniyorum “onlar bizim evlatlarımızdır” diyor. İşte büyüklük yücelik budur, din budur iman budur işte. 7 Haziran’da seçimler olacak. Kamudan da bürokrat istifa eder ve gider aday olmak istiyorum der. Bunlardan birisi de MİT Müsteşarı. İstifa etti, edebilir. Dilekçesini verdi aday olmak istiyorum diye, verebilir. Ankara il başkanlığını ziyaret etti, edebilir istifa etmiş zaten. Gitti parasını yatırdı. Temayül yoklamasına girdi. Ama ben tekrar dönmek istiyorum dedikten sonra ertesi gün görevinin başına geliyorsa orada dur deriz. “O GÖREVE AHLAKEN DÖNEMEZSİN, DÖNMEMELİSİN”Kanun sadece senin için değil. senin bir özelliğin daha var MİT Müsteşarısın. Yani adında milli olan bir teşkilatın başındasın, milli olmak zorundasın. Siyasal kimliğin ortaya çıktıktan sonra, yoklamaya girdikten sonra, AKP il başkanlığını ziyaret etikten sonra o göreve ahlaken dönemezsin, dönmemelisin. O kurumun üzerine hepimizin titremesi gerekiyor, sen yıpratıyorsun. O kurumun özel bir yasası var. Beş yıl süre dolmadan görevinden ayrılanlar, beş yıl geçmeden görevlerine dönemiyorlar. Şimdi 17 Nisan 2010. Atandığı söyleniyor. Resmi Gazete’de yayınlanmadığı için kararnamesi bilmiyoruz. Ama atandığı söyleniyor, çünkü 18 Nisan’da açıklama yapıyor görevimin başındayım diye. Beş yılı dolmadan. Geri dönmesi için en az beş yıla ihtiyaç var. Diğer devlet memurlarından niye farklı? Yasasında özel hüküm var. MİT mensupları hakkında kendi kanunları uygulanır diyor.Davutoğlu’na açık net çağrı yapıyorum. Hakan Fidan ne zaman MİT müsteşarlığına atandı, beş yılı doldu mu dolmadı mı bunu açıklasın. Davutoğlu’nu ilk gördüğünüz yerde sorun bu ülkenin 77 milyon yurttaşı fişlendi mi fişlenmedi mi diye. Dikkatle izledim, hiçbir gazeteci sormadı. Niye sormuyorsunuz arkadaşlar? Şu söylendi bana. Hangi sorunun hangi gazeteci tarafından sorulacağı önceden planlanıyor, Davutoğlu’nun karşısına öyle çıkılıyor. Eğer Davutoğlu bunu yapıyorsa, başbakanlık koltuğunu derhal bıraksın.“77 MİLYON İNSAN SENİN İKTİDARIN DÖNEMİNDE FİŞLENDİ Mİ FİŞLENMEDİ Mİ?” Artık bu ülkede Davutoğlu’na adam gibi soru soracak adam gibi gazeteciler istiyoruz biz. Bize her türlü soruyu sorarlar. Onların hakkı zaten soru soracaklar. Ama Davutoğlu’na gelince Erdoğan’a gelince e soru sormayalım, acaba açığa düşer diye. Açık ve net sordum, 77 milyon insan senin iktidarın döneminde fişlendi mi fişlenmedi mi? Cevap yok. E bugün açıklayalım artık. Fişlenmek, bir kimseyi izlenmesi gerekenler listesine almak, kayıtlara geçirmek. Peki fişlemek güzel bir şey mi? Kötü olduğunu biz de biliyoruz.Hüseyin Çelik, 5 aralık 2013 “Eğer kendi insanınıza yönelik fişleme yapıyorsanız bu alçaklığın en büyüğüdür” Aynen kabul ediyorum. Yine ertesi gün 6 Aralık 2013 “insanları mağdur etmek veya kategorizasyona tabii tutmak için fişleme yapılması alçaklıktır” Evet alçaklıktır. Bülent Arınç ağlamadan söylemiş ama bunu “insanların takip edilmesi, özel hayatlarına girilmesi fevkalade çirkindir, suçtur, ahlaki noktadan bakarsak ahlaksızlığın ta kendisidir” diyor. Evet doğru. “BİZ FİŞLENDİĞİMİZİ BİLİYORDUK DA 77 MİLYON NEDEN FİŞLENİYOR” Elimde bir iddianame var. İddianame şu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir savcının düzenlediği iddianame. Mağduru Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi. Savcı ne diyor, “emniyet genel müdürlüğü istihbarat daire başkanlığının, ülke genelinde yani Türkiye’de herkese ait istihbarat bilgilerini sanal ortamda detaylı veri analizi (deva1 ve 2) programı ile topladığı, program içerisinde ülkedeki herkese ait istihbari kişisel bilgilerin bulunduğu” Yani bunu birisi bana anlatsa böyle saçma şey olur mu deriz. Biz fişlendiğimizi biliyorduk da 77 milyon neden fişleniyor. Hadi biz siyasetçiyiz, yahu taksi şoförünü niye fişliyorsun sen? 77 milyon insanı fişliyorlar. Polis vazife ve selahiyetleri kanunun ek 7’nci maddesi, polis devletin bölünmez bütünlüğüne, önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere ülke seviyesinde istihbarat faaliyetinde bulunur. Bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir. İddianameden okuyorum  “Detaylı veri analizi programında kişilere ait özel her türlü bilginin yer aldığı, herhangi bir devlete ait (gizli) sır niteliğinde herhangi bir bilgi bulunmadığı…” Diyor bu fişlemelerde. Yani özel hayatı fişliyorlar.“SEN BUNUN HESABINI 7 HAZİRAN’DA SORMAK ZORUNDASIN SEVGİLİ YURTTAŞIM” Ülke iyi yönetilmiyor diyordum. Her vatandaşın özel yaşamı mercek altına alınıyor. Sen bunun hesabını 7 Haziran’da sormak zorundasın sevgili yurttaşım. Suç neymiş, kişisel verileri hukuka aykırı olarak geçirmek. Bazı polisler Erdoğan ve ailesiyle ilgili bilgi toplamış ne zaman oluyor? 17-25 Aralık’tan sonra. Ondan önce her şey iyiydi. Devlet arşivindeki verileri de çok iyi kullandıklarını biliyoruz. Oradan bazı dosyaların AKP genel merkezine gittiğini de biliyoruz. CHP iktidarında bu tür pespayelikler asla ve asla olmayacaktır. Üstelik 1994’te bir kanun çıktı. Bu tür fişlemelerin tamamen kaldırılmasıyla ilgili. Siz kalkar vatandaşların özel hayatıyla ilgili bilgileri toplarsanız anayasayı ihlal etmiş olursunuz. Sevgili savcı, senin yeni mi aklın başına geldi? Erdoğan olunca mı davayı açıyorsun? 77 milyonun hakkını kim koruyacak? Neden dosyaları gizli gizli görüşmeye çalışıyorsun? Çık milletin önüne, iddianamede az yazmışsın. Daha çok şey yazman gerekirdi. Özel hayatın gizliliği diye emredici hüküm var, neden onun üzerinde durmuyorsun? 77 milyon insan, herkes fişlendi diyor. Benim özel hayatımla ilgili bilgileri, neden AKP fişliyor, depoluyor? Bunlar bir de demokrat diyorlardı kendilerine değil mi?“77 MİLYON YURTTAŞIN BİLGİLERİNİ NE YAPACAKSIN SEN?”Bizi bütün dünyaya rezil ettiniz siz. Davutoğlu’na söylüyorum. Şimdi konuş bakalım. Gazeteciler sormadılar sana, fırsat bulamadılar bilemiyoruz. Ben söylüyorum, sende dinliyorsun, arkadaşların yandaşların dinliyor. Şimdi çık şu sorunun cevabını ver. 77 milyon yurttaşın bilgilerini ne yapacaksın sen? Benim özel hayatımı merak ediyorsan, gel ben sana anlatayım. Ama sen vatandaşın özel hayatından ne istiyorsun? O bilgiler, deva1 ve deva2 programı hangi gerekçeyle tutuluyor orada? Hukukta böyle bir şey yoktur. “SÖZÜM NAMUS SÖZÜDÜR, AKP SÖZÜ DEĞİL”Devleti şirket gibi yönetirseniz böyle olur. Sonunda eden bulur. Allah büyüktür, Erdoğan olmasa biz bunları nereden öğrenecektik? Ne diyordu? Çocuklarıma helal lokma yediremedim diyordu. Ben dedim ya Allah büyüktür diye. İşsizlik var, yoksulluk var, emeklinin durumu iyi değil. emekliye söz, diyorlar ki parayı veremezsin. Önümüzdeki Salı, emekliler beni dinleyin. Size sözüm söz dedim, onu nasıl olduğunu size anlatacağım. Size ramazan kurban bayramında birer ikramiye vereceğim, sözüm namus sözüdür, AKP sözü değil.Ajanslar
Coyote ve Road Runner Çizgi Filminin 9 Altın Kuralı
Looney Tunes'un muhteşem ikilisi Wile E. Coyote ve Road Runner'ı bilmeyinimiz yoktur. Avına ulaşmak için daima ilginç mekanizmalar kullanan ve asla vazgeçmeyen çakal Coyote ve yalnızca ''Beep Beep'' sesiyle kendini sevdiren Road Runner, yönetmen Chuck Jones tarafından Warner Bros için yaratıldı. Bütün maceraları birbirine benzese de izlemekten keyif aldığımız bu ikili, ilk kez 1949'da seyirci karşısına çıktı. Yönetmen Chuck Jones'un 9 altın kuralı neden her bölümün birbirine benzediğini açıklıyor.
AYM'nin İptal Ettiği 'İnternet Sitesi Kapatma' Maddesi Yeniden Meclis'te
Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) daha önce geri dönen ve torba teklifte yer alan düzenlemeye göre, “milli güvenlik”, “kamu düzeninin korunması”, “suç işlenmesinin önlenmesi”,” genel sağlık” ve “ kişilerin hak ve özgürlüklerin korunması” gibi soyut gerekçelerle Başbakanlık ve Bakanlıkların talebi üzerine, TİB’e internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması, erişimin engellenmesi yetkisi veriliyor. Erişim engelleme kararı, sadece ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ve içerik için değil, internet sitesinin tümüne yönelik olarak yapılabilmesinin önünü açıyor. Karar 4 saat içerisinde uygulanabilecek.TBMM’den daha önce geçirilen, ancak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal ettiği “sakıncalı sitelerin” idarenin kararıyla kapatılması hükmü, yeniden TBMM Genel Kurulu’na geldi.TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan, 26 kanunda değişiklik öngören torba yasa, internete getirdiği yasaklarla yeni bir dönemin de habercisi.İLGİLİ BAKANLAR VE BAŞBAKANZete'den Hülya Karabağlı'nın haberine göre, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nda da değişiklik öngören düzenlemeye göre, “ Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Başbakanlık veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebilecek.Karar, Başkanlık tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilecek.DÖRT SAAT İÇİNDE UYGULANACAKİçerik çıkartılması veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilecek.Başbakanlık veya ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı, Başkanlık tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulacak. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklayacak aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkacak.Erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm, ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilecek.İNTERNET SİTESİNİN TÜMÜNE YÖNELİK YASAKErişimin engellenmesinin mümkün olmadığı durumlarda ya da ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilecek.Suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkanlık tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak.Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilecek. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.PARA CEZALARIİçeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek.
Reklam
Skype for Business Önizlemesi Yayınlandı
Microsoft'un video konferans uygulaması Skype'ın işletmelere özel sürümü ortaya çıktı. İşletmeler için Skype, Microsoft'un benzer hizmeti Lync'nin yerine gelecek.Microsoft'un çapraz platform anlık mesaj ve video konferans uygulamasıSkype'ın yeni bir versiyonu ortaya çıktı. Skype for Business adlı uygulama, Microsoft'un işletmelere özel iletişim aracı Lync'in yerini almaya çalışacak.Microsoft Lync yerine geliyorUzun yıllardır işletmeler için şirket içi ve dışı haberleşme olanağı sunan Microsoft Lync yazılımının geçtiğimiz Kasım ayında isim değiştirerek Skype for Business olarak adlandırılacağı açıklanmıştı. Son gelişmelerle birlikte nu yönde somut adımlar atılmış oldu.
Google, Arama Sonuçlarında Köprü Sayfaları Cezalandırmaya Başlayacak
Google, arama sonuçlarında spam’lerin etkisini azaltmaya yönelik bir yenilik planlıyor. Şirketin Webmaster blogunda duyurduğu güncellemeye göre Google, arama sonuçlarında köprü sayfalar (doorway pages) sorununun önüne geçecek şekilde bir sıralama değişikliğine gidecek.Google, bu uygulamaya tam olarak ne zaman geçeceğine dair bir açıklama yapmadı ancak duyuru, Google sonuçlarından daha fazla trafik elde etmek amacıyla köprü sayfaların kullanımına karşı şimdiden bir uyarı niteliğinde. Bunun için köprü sayfaların ne olduğunu açıkça tanımlayan Google, uygulamayla arama deneyimini iyileştirmeyi ve arama sonuçlarının kalitesini arttırmayı amaçlıyor.Arama sonuçlarında sıklıkla karşılaştığımız köprü sayfalar, belirli bir sayfanın arama sonuçlarında iyi bir sıralama alması için oluşturulmuş ve aslında konuyla ilgili bir içerik barındırmayan, anahtar kelime odaklı olarak geliştirilmiş sayfalara verilen isim.Daha detaylı bilgi için Google açıklaması ve tanımıyla ilgili linkleri takip edebilirsiniz.Webrazzi
Reklam
Mansur Yavaş CHP'den Ayrılıyor
Son yerel seçimde aday olan ve yüzde 43 oy alarak seçimi ‘kıl payı’ kaybeden Mansur Yavaş, CHP’yle yollarını ayırıyor.CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan ve seçimi az farkla kaybeden Mansur Yavaş partiden istifa etmeye hazırlanıyor. Yavaş, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kontenjandan milletvekili adaylığı teklifini de kabul etmediğini söyledi.Hürriyet’ten Deniz Gürel’e konuşan Mansur Yavaş, “Sayın Kılıçdaroğlu, arayıp kontenjandan milletvekili adayı olarak değerlendirilebileceğimi söyledi. Kendisine aynı gerekçeleri yineledim. Gerek sahip olduğum siyasi geçmişim ve düşüncelerim, gerekse CHP yönünden uygun olmayacağını ifade ettim. CHP’ye yıllarını vermiş, genel başkanlık yapmış isimler bile ön seçime girerken, benim kontenjandan girmem yakışmaz. Haksızlık olur ve etik bulmuyorum. Bu nedenlerle aday olmayacağım” diye konuştu.Mansur Yavaş “Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak için CHP’ye üye olmuştunuz. Milletvekili adayı olmayı düşünmediğinize göre istifa edecek misiniz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Üyelikten istifa noktasını arkadaşlarımızla değerlendireceğiz. Büyük ihtimalle de üyeliğimi sonlandıracağım” dedi.Cumhuriyet
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
İşgal altındaki İstanbul yıllarında, şehrin geleceği konusuna odaklanan İngilizler ve Amerikalılar, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını kontrol altına alabilmek için 'bağımsız bir İstanbul' projesini tartıştılar. Ancak uygulama zorluğu nedeniyle bu projeden vazgeçtiler.Birinci Dünya Savaşı (1914-18) sonunda yenilen Osmanlı İmparatorluğu'nun imzaladığı Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918), İtilaf devletlerine, güvenlik için gerekli gördükleri Osmanlı topraklarına asker çıkartma yetkisini tanımıştı. Bunu fırsat bilen Müttefikler, birer birer İstanbul’u işgal etti. Mondros’un imzalanmasından sadece 13 gün sonra Fransa ve İngiltere İstanbul’a asker çıkarttı. Ama İstanbul’un resmi olarak işgali, 16 Mart 1920 tarihinde ilan edildi. Bu tarihte yayınlanan bildiride, işgalin geçici olduğu, Boğazların ve azıklıkların güvenliği için buna gerek duyulduğu ilan edildi.
Erzurum'da Bir Kadını Öldürüp İş Makinesinin Altına Attılar
ERZURUM'da kimliği belirlenemeyen bir kadın, bıçaklanıp öldürüldükten sonra sokakta bulunan bir iş makinesinin altına atıldı...Olay bugün saat 12.15'de merkez Palandöken İlçesinde bağlı Yıldızkent semtindeki Şifa Sokakta meydana geldi. Bir kişi 112 Acil Servisi arayarak yaralı bir kadın bulunduğunu bildirdi. Olay yerine giden polisler kar temizleme çalışmaları kapsamında Palandöken Belediyesinin sokakta park halinde bulunan iş makinesinin altında kanlar içinde bir kadın cesediyle karşılaştı.
Reklam
Kafası Karışanlar İçin Erdoğan'ın Kürt Sorunu Külliyatı
Recep Tayyip Erdoğan 2002 yılında Moskova'da TOBB ile TİM'in ortak projesi olan Türk Ticaret Merkezi'nin inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. Şantiyeye gelen Erdoğan'ı bir grup işçi karşıladı. İşçilerin içerisinde Karslı olduğu öğrenilen Zülfükar Boran, Erdoğan'dan Kürt sorununu çözmesini isteyince şu diyalog yaşandı;Boran: Kürt sorunu hallolmalı. Erdoğan: Ben biliyorum. Ben Siirt'ten evliyim. Yani Siirt'ten evlenebilmişim.Boran: Bu acıların yaşanmasını istemiyoruz.Erdoğan: Sorun var diye inanmayacaksın. Yok diye inanacaksın. Sorun var diye inanırsan sorun olur. Sorun yok dersen, sorun ortadan kalkar. Biz böyle bir sorun yok diyoruz. (Kaynak: Sabah)
'Gökhan Töre Haberleri Maksatlı'
Beşiktaş, Gökhan Töre hakkında çıkan transfer haberleri üzerine bir açıklama daha yaptı.Beşiktaş artan Gökhan Töre haberleri üzerine dün bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamanın ardından siyah beyazlı kulüp bugün bir açıklama daha yayınladı.Beşiktaş Kulübü'nün yaptığı açıklama şöyle;Gökhan Töre'nin kulübümüz ile 2019 yılına kadar sözleşmesi bulunduğunu ve uzun yıllar Beşiktaş forması giymesini istediğimizi yeniden hatırlatırız. Gökhan Töre de Beşiktaş forması giymekten çok mutlu ve siyah-beyaz formamızla büyük başarılar kazanarak, efsane futbolcularımız arasına ismini yazdırmak arzusunda...Gökhan Töre ile ilgili gelen bir transfer teklifi olmadığı gibi, bonservis bedeli belirlemek gibi bir girişimimiz de, Gökhan Töre'yi satmak gibi bir niyetimiz de bulunmamaktadır. Beşiktaş'ın hem Avrupa'da hem de ligde iyi gittiği dönemlerde basın-yayın organlarında yer alan futbolcularımızla ilgili yanıltıcı haberleri maksatlı bulduğumuzu belirtir, kamuoyunun ve taraftarlarımızın bunlara itibar etmemesini önemle rica ederiz.Saygılarımızla,Beşiktaş JKEurosport
Reklam
Beş Kardeş Dizisi 5. Bölümde Ara Verdi
Yönetmenliğini Onur Ünlü'nün yaptığı, Kanal D'nin yeni dizisi Beş Kardeş, 5. bölümün ardından Haziran'a kadar ara verdi.Pazartesi akşamı 5. bölümüyle ekranlara gelen dizi, 'Haziran'da buluşmak üzere' mesajıyla ara verdi. Reytinglerde beklenenin bir türlü alınamamasından ötürü böyle bir karar alındığı tahmin ediliyor.
Reklam
Az Maaşla Krallar Gibi Yaşayan İnsan Hakkında Bilmeniz Gereken 13 Şey
Uzun süre bu arkadaşı “benim paramın bereketi yok” şeklinde izah etmeye çalıştım ama bir yere gelip tıkanıyor insan. İstanbul gibi bir yerde, 1250 lira maaş alıp, 2 kişi kaldıkları evde kirayı, faturaları bölüşüp, buna rağmen gayet iyi bir hayat yaşayan, hayatın tadını çıkaran insanlar var. Sen onların yaşadığı hayatı 3500 liraya yaşayamıyorsun misal. Adamlarda sürekli para var, yeri geliyor eve para yolluyorlar, bir öğreniyorsun bireysel emekliliğe girmiş, kıyıda parası var, istiyorsun sana borç veriyor, Taksim’e gidelim diyorsun geliyor, yiyor içiyor buna rağmen ağzından bir defa “ay sonunu getirememek” ile ilgili laf duymuyorsun. Ben böyle insanlara çok şaşırıyorum, benim çevremde de var bunlardan bir iki tane. Misal adam benim yarım kadar maaş alıyor ama benden iki kat iyi yaşıyor. Lcd televizyon alıyor, tatile gidiyor, ay sonu borç istiyorum çıkarıp veriyor...Yahu sizin sırrınız nedir? Alayınız kara para mı aklıyor nedir?
Cani Baba Bir Yıl İçinde İki Bebeğini de Öldürmüş...
Baba Cenap Tahtacı, 6 aylık kızı Aslıhan Zeynep Tahtacı’yı ‘ağladığı’ gerekçesiyle koltuğun üzerine fırlatarak öldürdü. Tutuklanan babanın, dokuz ay önce de 6.5 aylık kızı Beyza’yı öldürdüğünü itiraf ettiği bildirildi. Tahtacı’nın Beyza’yı üzerine yorgan kapatarak boğduğu iddia ediliyor.HaberTürk'ten Müslim Sarıyar ve Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre; İstanbul’da bir baba 6 aylık bebeğini ‘ağlıyor’ diye koltuğa fırlatarak öldürdü. Babanın geçen yıl da 6.5 aylık bebeği Beyza’yı boğarak öldürdüğü ortaya çıktı. İki bebeğini de öldürdüğünü itiraf eden baba, tutuklanarak cezaevine konulurken Beyza’nın mezarı otopsi işlemi için savcılık talimatıyla açıldı.Esenyurt Merkez Mahallesi’nde yaşanan olay iddiaya göre şöyle gelişti:İşsiz baba Cenap Tahtacı, Ekim 2014 doğumlu 6 aylık kızı Aslıhan Zeynep’i ‘ağladığı’ gerekçesiyle gectiğimiz Cumartesi günü koltuğun üzerine fırlattı. Aslıhan bebek, hızla çarptığı koltuktan yere düştü. Kanlar içerisinde hastaneye kaldırılan bebek, beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, baba Cenap Tahtacı’yı gözaltına aldı. Baba polisteki ifadesinde, “Ağlıyordu. Koltuğa attım. Bu sırada yere düştü” dedi.Aslıhan bebeğin ölümünün ardından ailenin yakınları, Cenap Tahtacı’nın geçtiğimiz yıl da 6.5 aylık kız bebeği Beyza’nın evlerinde öldüğünü, polise bilgi verilmeden Büyükçekmece Mezarlığı’na defnedildiğini bildirdi. Bunun üzerine savcılık, dosyayı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne gönderdi. Baba Tahtacı, sorgusunda iki bebeğini de öldürdüğünü itiraf etti. 2014 Ocak ayında doğan Beyza bebeğin aynı yıl Haziran ayında üzerine yorgan örtülerek boğulduğu bildirilirken Cenap Tahtacı, Büyükçekmece Adliyesi’nde tutuklanarak Metris Cezaevi’ne konuldu.MEZARI AÇILDI Savcılığın talimatı ile geçtiğimiz yıl ölen kız bebeğinin mezarı da dün açıldı. Cenaze otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Çiftin 5 çocuğu olduğu, geride 3 erkek çocuk kaldığı öğrenilirken acılı anne de polise, kocasının sürekli kendisine şiddet gösterdiğini ve tehdit ettiğini anlattı.
Merkez Faize Dokunmadı
Merkez Bankası kritik toplantısında politika faizini değiştirmedi, faizin alt ve üst koridorunu da sabit bıraktı.Merkez Bankası faizlerde beklendiği gibi değişikliğe gitmedi. Politika faizi yüzde 7.50 seviyesinde kaldı. 2015'e faiz indirimleriyle başlayan ve toplam 75 baz puan indirim yapan Merkez Bankası, mart ayını es geçmek zorunda kaldı. Özellikle kurdaki oynaklık ve TL'nin dolar karşısında rekor düşük seviyelere gerilemesi MB'nin bu kararında önemli rol oynadı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın görüşmesinin ardından gerçekleşen bu ilk faiz toplantısından sürpriz bir karar çımadı. TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizi olan 1 haftalık repo faizini yüzde 7,50 seviyesinde bıraktı. Faiz koridorunun alt bantı olan gecelik borç alma faizi yüzde 7.25, üst bandı olan borç verme yüzde 10.75, Piyasa Yapıcı (PY) bankalara tanınan borçlanma faiz imkanı oranı ise yüzde 10.25 seviyesinde tutuldu.Enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızı önemliKüresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışların para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesinde rol oynadığını belirten PPK, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacağını bildirdi.PPK'dan yapılan değerlendirmede şöyle denildi:Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir.Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan küresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışlar para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir.Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacaktır. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir.Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.Piyasalar nasıl tepki verdi?MB'nin faizlerde bir değişikliğe gitmemesinin ardından dolarda düşüş yaşandı. Güne 2,62 seviyesinden başlayan ve faiz kararı öncesi 2,6185 seviyesinden işlem gören Dolar/TL, faiz kararı sonrası 2.61'in altına indi. Dolar bankalararası piyasada 2,6070'le günün en düşük seviyesini gördü. Gösterge faiz ise yüzde 8.76 bileşik seviyesine geriledi. Borsa MB faiz kararının ardından ikinci seansa 93 puanlık düşüşle başladı.Dünya
Reklam