Madrid'te Hologram ile Protesto eylemi Yapan Göstericiler
İspanya'da Ulusal Güvenlik Yasası'na tepki göstermek için protesto gösterisi düzenleyen zeki insanlar Hologram yöntemi ile hükümete gözdağı verdi. “Özgürlük için hologram haraketi” tarafından Madrid’de düzenlenen gösteride, yeni yasayı çiğnemeden delmiş olan protestocular böylece amaçlarına ulaştı. Şiddet içermeyen ve aynı zamanda da İspanyol vatandaşların sorunlarını dile getiren eylem, dünya siyasi tarihine adını yazdıracak gibi görünüyor.
İstihbarattan Bombalı Saldırı Uyarısı!
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan tüm illerin emniyet müdürlüklerine gönderilen yazıda, aralarında Reyhanlı’daki bombalı saldırıyı yapanların da bulunduğu Suriye bağlantılı bazı kişilerin yeni eylem hazırlığında olduğu belirtildiBilgi notunda biri Hakkâri’den diğeri ise Suriye’den çalınan 2 otomobilin Suriye sınırındaki illerde keşif yaptığı ve bomba yüklenen birden fazla aracın da Suriye tarafında hazır bekletildiği ifade edildi. 81 ilin emniyet müdürlüklerine gönderilen yazıda, bombalı eylemlerin Suriye sınırdaki illerde veya büyükşehirlerde yapılabileceği uyarısı da yer aldı.
Dumanı Boya, Boş Şişeleri İse Bir Tuval Gibi Kullanan Sanatçıdan 13 Harikulade Çalışma
Jim Dingilian, yaratıcı ve hayal gücü yüksek bir sanatçınıni neredeyse her şeyle sanat eseri yaratabileceğini canlı bir kanıtı. Dingilian, olağanüstü dikkat ve incelik gerektiren şişeleri yapmak için, önce şişenin içini tamamen isle kaplıyor, sonrasında da, tahta çiviler aracılığıyla şişenin içine ulaşarak bu desenleri yaratıyor. Sanatçının eserlerinde kullandığı ana tema ise,  banliyölerdeki bozulma ve çürüme... Verdiği bir röportajda, banliyölerdeki bozulmayı betimlemek için atılmış cam şişelerin kullanılmasının bilinçli bir karar olduğunu belirten sanatçı; bunu, “Aslında tüketimin, sefanın veya acının bir sonucu olarak yol kenarlarına, derelere, veya ağaçlıklara atılan bu şişeler, sanat objeleri olarak kullanıldıklarında, içleri bulanık hafızalar olarak işlev gören değişik kum saatlerine dönüşüyorlar.” sözleriyle anlatıyor.
Parmak İzi Sensörü Orta ve Düşük Segment Modellerde de Yaygınlaşacak
Parmak izi tanıma özelliği üreticiler tarafından iyice kullanılmaya başlandı. Özellikle üst segment modellerde biyometrik güvenlik olarak parmak izi taraması bulunuyor. Artan taleple birlikte parmak izi sensörü tedarikçileri stratejilerini şekillendirmeye başladı. Ayrıca tedairkçi sayısının da artması rekabeti tetikliyor.Geçtiğimiz seneden bu yana parmak izi sensörlerinin maliyet açısından ucuzlayacağı ve üreticilerin marketi hareketlendirmek istediği konuşuluyordu. Bu konuda farklı kaynaklara dayandırılmış olan raporlar yayınlanmıştı. Sanayi kaynaklarına dayandırılan yepyeni bir rapor sensör üreticilerinin haziran ayıyla birlikte parmak izi sensöründe fiyatları ndireceğini vurguluyor. Rapordaki kaynak indirilen fiyatlar ve düşen maliyetle birlikte parmak izi tanıma özelliğinin sadece üst seviye telefonlarla sınırlı kalmayacağını ve diğer segmentlerde de yaygınlaşacağını düşünüyor. Kaynağın iddiası ise bu sene sonuna doğru parmak izi özelliğine sahip orta segment telefonların çıkacağı yönünde.Gözlemcilere göre ilk olarak Çin merkezli tedarikçiler sensör fiyatlarındaki düşüşü tetikledi. Bununla birlikte MediaTek gibi şirketlerin de ucuz parmak izi sensörü sunmak istediği de vurgulananlar arasında bulunuyor.teknokulis
7 Harita ile Her Ülkenin En Büyük İhracat Kalemi
Hangi ürün ülkenize para getiriyor hiç merak ettiğiniz mi? Sizin için derlediğimiz bu galeride CIA Factbook'tan alınmış her ülkenin en değerli ve en çok para getiren ihracat ürünlerine bakmak ister misiniz?
Reklam
24 Süper Sevimli Fotoğrafla İnsana "Her Ülkeye Böylesi Lazım" Dedirten Reykjavik Polis Departmanı
İnsanlarla doğru iletişim kurmanın, işlerini ne denli kolaylaştırdığı fark eden İzlanda, Reykjavik Polis Departmanı; bu uğurda başlattıkları bir farkındalık projesi kapsamında, Instagram aracılığıyla fotoğraflar paylaşmaya başlamış. Önceleri sadece yerel halkın ilgisini çeken proje, Reykjavik'e gelen turistler sayesinde giderek tanınmış ve sonucunda dünyanın dört bir yanından yaptıklarını ilgiyle takip eden onbinlerce insana ulaşmayı başarmışlar. Bu fotoğraflara bakınca insan içinden bol keşke soslu bir 'ahh' geçirmiyor değil. Ne diyelim darısı bir gün başımıza...
Başbakan Davutoğlu Yaralı Askerleri Ziyaret Etti
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ağrı'da teröristlerle girdikleri çatışmada yaralanan 4 askeri ziyaret etmek için Gülhane Askeri Tıp Akademisine (GATA) geldi.Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile geldiği GATA'da yaklaşık 45 dakika kaldı.Ağrı'nın Diyadin ilçesi Yukarıtütek Köyü bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarıyla gün boyu devam eden silahlı çatışmada 4 asker yaralanmış, 5 terörist öldürülmüş, bir terörist de yaralı ele geçirilmişti.Yaralı askerler Ağrı Devlet Hastanesinde yapılan müdahalenin ardından Sağlık Bakanlığına ait hava ambulans uçakla Esenboğa Havalimanı'na getirilmiş, buradan ambulanslarla GATA'ya sevk edilmişti.Öte yandan yaralı askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.Muhabir: Sarp Özer, Merve Yıldızalp | AA
Reklam
Almanya'dan Peşmergeye Yeni Silahlar
Almanya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Markus Grübel, ülkesinin bu ay içerisinde Peşmerge güçlerine yeni silahlar göndereceğini bildirdi.Grübel, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Mesrur Barzani ile Erbil'de bir araya geldi. Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre Grübel, görüşmede Kürt güvenlik güçlerine yeni bir silah yardımı yapacaklarını belirtti.Almanya'nın, Peşmergeye yönelik silah ve askeri desteğine devam edeceğini dile getiren Grübel, 'Bu ay içinde Peşmergeye askeri malzemeler, milan anti-tanklar, mayın imha cihazları ve patlayıcı maddelerden oluşan yeni bir yardım yapacağız. Almanya'nın bu konuda verilmiş milli bir sözü var' ifadelerini kullandı.Mesrur Barzani ise DAEŞ'in yenilgiye uğratılması için dost ülkelerle birlikte hareket etmenin önemine vurgu yaptı. Barzani, Almanya ve diğer ülkelerden Peşmerge güçleri için daha fazla askeri destek beklediklerini bildirdi.DAEŞ'le mücadelede kullanması için daha önce Kürt yönetimine silah ve mühimmat yardımı yapan Almanya, Bavyera Eyaleti'nde 30 Peşmergeye milan anti-tankların kullanımı ve diğer konularda askeri eğitim vermişti.Muhabir: Muhammet Kurşun | AA
Alex De Souza: 'Aykut Kocaman'dan da Aziz Yıldırım'dan da Nefret Etmiyorum'
''Ben ‘Evet, ediyorum’ desem birçok insan tepki verir, ‘Etmiyorum’ desem de öyle. Çünkü bir kesim beni kovdukları için tepkili olmam gerektiğini düşünüyor. Bir öfke hissetmiyorum. Ben böyle hisler barındırmam''''Onlar arkadaşım değiller, telefonla konuşup, görüştüğüm insanlar da değiller. Ama herhangi bir problemim yok onlarla. Aykut Kocaman beni istemediğini söyledi, Aziz Yıldırım da aynı şekilde. Ben de ‘Tamam, giderim’ dedim. Hepsi bu''''Aykut Kocaman şimdi Konya’da, umarım iyi de olur. Başkan hâlâ F.Bahçe’nin başında, Ona da her zaman başarılar dilerim. Onlar ister ya da istemez bilemem ama Türkiye’ye geldiğimde görüşme şansım olursa ben otururum, konuşurum'''İnsanların bir kısmı Aykut Kocaman’dan Aziz Yıldırım’dan nefret ettiğimi düşünüyor. Bana onlarca mesaj geliyor sosyal medyadan. İnsanlar ‘Aykut Kocaman’dan nefret mi ediyorsun?’, ‘Aziz Yıldırım’dan nefret mi ediyorsun?’ diye soruyorlar. ‘Evet, ediyorum’ diye bir cevap versem bir sürü insan tepki verir, ‘Etmiyorum’ desem de öyle. Çünkü bir kesim beni kovdukları için tepkili olmam gerektiğini düşünüyor. Ben kimin ne tepki vereceğini düşünmeden, hissettiğim doğruyu söylüyorum. ''Aykut Kocaman’dan da Aziz Yıldırım’dan da nefret etmiyorum. Bir öfke hissetmiyorum. Ve bunu dile getiriyorum. Ben böyle hisler barındırmam. Onlar arkadaşım değiller, telefonla konuşup, görüştüğüm insanlar da değiller. Ama herhangi bir problemim yok onlarla. Aykut Kocaman beni istemediğini söyledi, Aziz Yıldırım da aynı şekilde. Ben de ‘Tamam, giderim’ denim. Hepsi bu. Başkan olan, antrenör olan onlar. Karar verecek olan onlar. Ben de ‘ülkeme dönerim’ diye düşündüm. ''Ve bitti. Evet çok üzüldüm, evet bütün hayatım değişti. Ama hayat bu. Profesyonel bir hayat ve böyle bitişler var. 2012 yılında bu olay yaşandı ve bitti. Kontratım da bitti, kariyerim de. Benim için devamında hissedilecek bir olumsuzluk yok. Kimseye kötü hislerim yok. Aykut Kocaman şimdi Konya’da, umarım iyi de olur. Başkan hâlâ F.Bahçe’nin başında, Ona da her zaman başarılar dilerim. ''Ben Türkiye’ye geldiğimde eğer görüşme şansım olursa her ikisiyle de görüşür, oturur, konuşurum. Onlar bunu ister ya da istemez bilemem ama ben otururum, konuşurum. ''2012’de ayrıldım, 2015’teyiz. Bunca zaman hiç diyalog geçmedi aramızda. Kitabımla alakalı görüşme talebim oldu ama onlar istemediler. Kitabımın editörü Türkiye’ye geldi ve kitapta görüşlerine yer vermek istediğimi söyledi. Aykut Kocaman başta onayladı ancak sonra vazgeçti. Aziz Yıldırım ‘hayır’ dedi. ''Ben onların görüşleri de olsun istedim çünkü ben bir kitap yazıyorum ve içinde onlara dair de birtakım şeyler var. Dolayısıyla düşündükleri şeyleri söylesinler istedim. ''Türkiye'de diyaloğum olan insanlar bana şaşırdılar, ‘Seni sevmiyorlar, neden kitabında görüşlerine yer vermek istiyorsun?’ dediler. Ben görüşlerimi belirtiyorsam onlar da belirtebilmeli. Neden istemediklerini bilmiyorum ama merak ediyorum. Fakat kendi tercihleri, benim adıma hiçbir problem yok. ''Benzer bir örnek daha var. 2001’de çalışıp sorun yaşadığım bir antrenör vardı. Ona da aynı talepte bulundum. ‘Ben tüm hayatımı yazıyorum ve sen de varsın. Söylemek istediklerin varsa ben yer vermek istiyorum’ demiştim.'Sahada seni hiç kavga ederken görmedik, nabzın daha mı düşük atıyor?'Benim nabzım 45 üzerine çıkmıyor galiba. (Gülüyor.) Ben sahaya futbol oynamaya çıkarım. Sadece bu. Bir hakem var, hata yapabileceğine inanırım. Benim gibi, senin gibi onun da iyi bir gününde olmama ihtimali olduğunu düşünür ve saygı duyarım. Karşı tarafta bir başka takım var ve tüm bunlar oradaki oyuncular için de geçerli. Onlar da aynı şeyi istiyor; kazanmak. Bu nedenle kavgaya gerek yok, çık ve oyna. 'Sana yapılan sert müdahalelerde sinirlenmiyor muydun?'Sinirleniyorum tabii. Bazıları kendilerini daha motive hissediyor olabilir. Ama ben o kişiye zarar vermenin yolunun kavga etmek değil saha içinde oyun anlamında iyi bir şey; bir pas, asist, gol yapıp cevap vermenin daha etkili ve rahatsız edici bir cevap olduğuna inanıyorum. ''4 yaşındaki oğlum Felipe de futbol oynuyor. Her zaman ona da aynı şeyi söylüyorum; ‘Futbol oynamaya gidiyorsun. Karşındaki oyuncularla konuşarak vakit harcama. Çık ve oyna. Yapacağın en iyi şey futbol oynamak. ''Hayâl ettiğim her şeyi yaşadım, Dünya Kupası dışında. Kupanın kapısına kadar gittim ama Scolari kapıyı kapattı. Jübileme çağırdım, geldi. Ona karşı olumsuz bir hissim yok. '19 yıllık profesyonel kariyerinde keşke dediğin birşey var mı?'Hayal ettiğim her şeyi yaşadım. Biri dışında. Ben çok genç bir oyuncuyken hep Dünya Kupası hayâli kurardım. Dünya Kupası’nda oynamanın kapısına kadar da gittim ama Scolari o kapıyı kapattı. 'Ama jübile maçına davet ettin Scolari’yi, hayâllerinin kapısını kapatan insanı...'Evet, problem değil. Çünkü o benim teknik direktörlüğümü yaptı 1999’da. Elbette davet ettim. 2002’de bana Dünya Kupası’nda oynama şansı vermedi. ''Ve hata yaptığını söylüyor. Şimdi hatalı bir karar olduğunu biliyor, 13 yıl sonra. Ben saygı duyuyorum. Çünkü karar verme yetkisi olan kişi oydu ve o kararı verdi. Başını yastığa koyduğunda hatalı bir karar olduğunu düşünüyordur hâlâ zaman zaman. İnsanlar da çok üzerine gittiler. O zaman da üzüldüm tabii ama hiçbir olumsuz his beslemiyorum saygı duymaktan başka. 'Hayatının en büyük rüyasının kapısına kadar gelip, yüzüne kapatan kişiye bile saygı duymayı başarabiliyorsun.'Ben olayları kendi içinde değerlendiririm. Başka konularla karıştırıp başka zamanlara taşımam. Scolari’yi maça da davet ettim, geldi. Hep birlikte konuştuk, güldük, anılardan bahsettik. Hepsi bu. ''Türkiye'de görev alıp başarısız olmuş ve Türkiye sonrası büyük başarılar yakalamış pek çok isim var. Örneklere bakarsak; Schuster, Tigana, Aragones, Del Bosque, Löw, Mancini, Prandelli... Bana göre ortak noktaları Türkiye’deki futbol kültürünü anlamamış olamaları. İspanya’da uyguladığınız antrenman sistemini, oradaki eğitime göre şekillenmiş şeyleri burada uygulayamazsınız. ''İspanya'daki, Almanya’daki, İngiltere’deki, Brezilya’daki futbol oyuncudan taraftara başka başka kültürler demektir. Aynısını uygulamaya çalışırsanız oyuncu mutlu olmaz. Buna adapte olamaz. Mesela ben Aragones’le çalıştım, F.Bahçe’de uzun süre kalsaydı elbette çok şey değişirdi ama kısa vadede o kültüre adapte olmanız gerek ve İspanya’daki mantaliteyi Türkiye’de uygulamak işe yaramıyor. ''Bir tek Zico farklı bir örnek. Onun döneminde çok sayıda Brezilyalı oyuncu vardı takımda ve tüm takımın ekstra sevgi ve saygu duyması sebebiyle başka bir tablo ortaya çıktı. İletişim çok önemli. Mesela benim olduğum dönemde iletişim çok iyiydi. Ali, Samet, Umut... Tercüman olarak görevli ekibin de önemi büyük bana göre.'Maria tenisçi olma yolunda ilerliyor, Felipe futbol okuluna gidiyor. Babaları olarak tecrübelerinden bahsediyor musun?'Her an! her zaman sporla alakalı konuşuyoruz. Spor dünyasından da çevremizde çok insan olduğu için onlarla da bir araya gelip tecrübelerimizi paylaşıyoruz çocuklarla. Perreia var mesela... Sen de tanıştın burada. Brezilya’nın bir numarası ve Maria’nın idolü. Onunla da konuşuyor sürekli.''Türkiye'deki kariyerim boyunca bana karşı en sert oynayan futbolcuların başında Hürriyet var. Her zaman beni zorladı, sert müdahalelerde bulundu. Zaman zaman yaraladı. ''İstatistikleri tam hatırlamıyorum ama bakarsanız o hep sarı kart görmüştür ve ben de her zaman sonuca etki eden işler yapmışımdır o maçlarda. Maç sonu gelir ve bana ‘kusura bakma’ derdi. Önemli olan bu. Orda biter çünkü her şey. 'Eğer Türkiye’de bir maç oynarsam kesinlikle Hürriyet’i davet edeceğim. Kariyerimde önemli yer sahibi isimlerden biri.”eurosport
Belluschi'nin Menajerinden Beşiktaş Harekatı
Bursa ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Belluschi'nin menajeri Marco Kırdemir'den sürpriz bir hamle geldi.31 yaşındaki oyuncunun, Bursa ile sözleşme yenilemeyi reddetmesinden sonra Kırdemir'in, Ahmet Nur Çebi ile bir araya gelerek Arjantinli ön liberoyu siyah- beyazlılara önerdiği ortaya çıktı. Çebi'nin ilk hedeflerinin Atiba ile sözleşme yenilemek olduğunu ancak durumu değerlendireceklerini söylediği öğrenildi.Fotomaç
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Tarafsız (!) cumhurbaşkanının, damadı, avukatı, danışmanı, metin yazarı, özel kalem müdürü, tercümanı, müsteşarı, savcısı, şarkıcısı, mimarı, akil adamı, yandaş gaztecisi aday oldu.Atatürk’e “hayvan” diyen, TBMM’ye “pezevenkler meclisi” diyen şeriatçının oğlu, milletvekili adayı oldu.“Doğduğum yer Kürdistan’dır, asker bölgeden çekilmelidir, Öcalan muhatap alınmalıdır, dağdan inene iş verilmelidir, gerillanın ailesine para yardımı yapılmalıdır” diyenin oğlu, milletvekili adayı oldu.“Aday olduğumu televizyondan öğrendim” diyen aday var.“Laiklik kelimesi anayasadan çıkarılmalı” diyen aday var.
İtalyanlar Galatasaray'ın Kapısını Çalmaya Hazırlanıyor
Sezon sonunda Benitez'le yollarını ayırmaya hazırlanan Napoli'de, takımın başına büyük ihtimalle Spalletti geçecek. İtalyan hocanın yönetime sunduğu transfer listesinde ilk sırada yer alan iki oyuncudan biri ise Felipe Melo.Bir gün Sneijder, bir gün Muslera, bir diğer gün Bruma derken, Galatasaray’ın yabancılarına her geçen gün yeni bir talip çıkıyor. Bunlardan sonuncusu ise Felipe Melo. Geçirdiği bel fıtığı ameliyatının ardından geri dönüş için fizik tedavi çalışmalarına devam eden Brezilyalı futbolcu için önemli bir iddia ortaya atıldı. Napoli’yi mercek altına alan İtalyan medyası, sezon sonunda Rafael Benitez’le yolların ayrılacağını yazdı. İspanyol teknik adamın da bu durumdan haberdar olduğu ve duyduğu rahatsızlık nedeniyle istifaya hazırlandığı belirtildi. Benitez’in yerine düşünülen antrenör ise Luciano Spalletti. İtalyan teknik adamla, Napoli Başkanı Di Laurentis arasındaki görüşmeler başladı bile. Hatta son görüşmede, Spalletti’nin başkana bir transfer listesi sunduğu öğrenildi. Bu listenin tepesinde yazan iki isimden biri de Felipe Melo. Spalletti’nin istediği diğer oyuncunun Hulk olduğu belirtiliyor.İnler-Melo takası mı?Melo’ya talip çıkması, Galatasaray cephesinin hiç de hoşuna gidecek gibi görünmüyor. Çünkü Brezilyalı futbolcu, yeni sezon planlarında çok önemli bir yer tutuyor. Taraftarın şu sıralarda Muslera ve Sneijder’le birlikte en sevdiği futbolcu olan Melo’nun, olası bir transfer teklifinde nasıl bir tavır sergileyeceği ise merak konusu. Haberde ayrıca Galatasaray’ın çok istediği Gökhan İnler’le Melo’nun takas edilme ihtimalinin bulunduğu, ancak Napoli cephesinin bu değişime sıcak bakmayacağı da belirtildi.Kaynak: Fanatik
"Türkiye Nefretle Yönetiliyor"
Levent Üzümcü, Türkiye’nin psikolojisini şöyle değerlendirdi: “Türkiye nefretle yönetiliyor. Susmalar başladı. Asıl sıkıntı bu.”İŞTİSAN Başkanı, oyuncu Levent Üzümcü ile son günlerde istifaların gündeme geldiği Şehir Tiyatroları ve Türkiye gündemini konuşmak üzere evinde buluştuk. Üzümcü, Şehir Tiyatroları’nda iki buçuk yıldır teşvik maaşlarının ödenmediğini ve bürokratların elindeki yönetmeliği değiştirmek için mücadeleye devam edeceklerini söylüyor.Bildiğiniz gibi, Üzümcü de “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlarından soruşturma açılması talep edilen isimler arasında yer alıyor. Peki Üzümcü ne diyor? Mesela, söyleşide Türkiye’de “Cadı Kazanı”nın sahnelendiğini söyledi. Haksız mı?‘Teşvik maaşları ödenmiyor’Şehir Tiyatroları’nda istifalar cepte! ‘Tiyatroyu tiyatrocular yönetir’i anlatamadınız bir türlü...Anlatamadık. İki buçuk yıldan beri çalışanların teşvik maaşları ödenmiyor, insanlar hakları olan maaşları alamıyorlar. Yönetmelik değişmez, kadrolar verilmez ve teşvik maaşları ödenmezse Erhan Yazıcıoğlu ve ekibi burada durmaz, istifa ederler.Yönetmelik değişmez ve tiyatroyu bürokratlar yönetmeye devam ederse İŞTİSAN olarak ne yapmayı planlıyorsunuz?Bugüne kadar hakkın, hukukun karşısında olan insanların karşısında olduk. Buna devam edeceğiz. Bugüne kadar yaptığmız eylemlerle nerede duruyorsak orada durmaya devam edeceğiz. İsteklerimiz belli. Defalarca söyledim ama bir kez daha söylemek istiyorum. Bugünkü yönetmelik, ilaç mümessilinin doktor olarak ameliyata girmesine benziyor. Bugünkü tiyatronun yöntemi bu. Uzaktan yakından tiyatro yönetimiyle alakası olmayan kişiler tiyatronun her şeyinden sorumlu hale getirildi, sırf bize duydukları kinden dolayı. Çünkü doğrunun, dürüstün, hakkın yanındayız.Bugünkü Türkiye’yi en iyi hangi oyun anlatıyor?“Cadı Kazanı” ve “Macbeth”. Bir de “Yaşlı Kadının Ziyareti” oyunu vardır, çok fazla bilinmez. Günümüzün paraya dayalı sisteminin insanı nasıl kötü olmaya yönelttiğini anlatır.‘Yalan üretiyorlar’Eskiden politikacılar tiyatroya giderdi, şimdi ise birtakım ‘muhbir’lerin gittiğini, oyunu ve oyuncuları başta siyasilere olmak üzere toplumda hedef gösterdiklerini söyleyebilir miyiz?Artık başkalarını gönderiyorlar tiyatroya. Tiyatronun ucundan bilgisi olmayan, ama nasıl bir baskıcı dünyayı düşlediği bilinen birtakım insanları oyunları izlemeye gönderiyorlar. Onlar da oyunlarda cımbızla yer alıyor... Son örnek “Ölü Adamın Cep Telefonu” oyunu. Kendilerince sansür gerektiren yerleri bularak hedef gösteriyorlar. Birileri geliyor ve ihbar ediyor! O kadar acı ki... Nasıl olsa bize inanan milyonlar var, biz ne dersek diyelim inanacaklar, patlatalım gitsin diyorlar. Yalan üret ve söyle mantığı.Sizce Türkiye nasıl bir psikolojide?Bu iş çığrından çıktı. Türkiye nefretle yönetiliyor. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bu ülkede yönlendirilebilen her türlü yalana kanabilen bir çoğunluk var. Bu çoğunluk sürekli üzerimize doğru yönlendiriliyor, bizi yok etmek üzere güdüleniyor. Böyle bir gerçekliğin içinde yaşamak gelecekle ilgili umudumuzu öldürüyor. “Hiç mi değişmeyecek?” diyorsun; hiç mi insanlar görmeyecekler, bilmeyecekler, fark etmeyecekler...Evet, Türkiye’de böyle bir çoğunluk var. Bu çoğunluk, laftan sözden anlamayan, başlarındaki ne derse ona inanan, onu doğru bilen bir çoğunluk ve bu değişmeyecek. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünen arkadaşlarımız yavaş yavaş susmaya başladılar. Türkiye’de susmalar başladı. Asıl sıkıntı bu.Gezi Direnişi’ne katılmış, orada sesini duyurmuş insanların kaçının sosyal medyadan uzaklaştığına bakarsak görebiliriz bunu. Gezi’ye destek veren pek çok insan bu desteğinin bedelini ödemekten korktuğu için çekilmeye başladı, çünkü eninde sonunda şöhretlerini ve kazandıkları parayı devam ettirmek isteyecekler ve bunun yolu da susmaktan geçiyor.‘Beyinler paralize olmuş’Sanat Meclisi olarak Berkin Elvan için “Hayatı durdurun” dediniz. Bu da yanlış anlaşıldı...Sanat Meclisi “Berkin Elvan’ın katili nerede? Hayatı durdurun” diyor. Burada “hayatı durdurun”dan kasıt hayatı felç edin değil, bir dakika dur ve düşün, ne oluyor, neden Berkin Elvan’ı katili yok... Provokatör bir belediye başkanı da “Bu insanlar hayatı durdurmak istiyor, savcımız öldürüldü, onların azmettirmesiyle öldürüldü” diyor.‘Maaşlarını korumaya çalışıyorlar’At gözlüğü de denilemez buna, beyinler paralize olmuş. Gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibiler... O an bulundukları o gariban konumunu korumaya çalışıyorlar. Nedir o gariban konum, aldığı maaşı korumaya çalışıyor, zannediyor ki bu korkunç korku filmini yönetenler gidince para kaynakları kesilecek. Arkadaş, hiç mi çocuğunun geleceğini düşünmüyorsun? Hiç mi düşünmüyorsun daha iyi bir yarını?'Hırsların sembolü AKM'Bugünkü iktidar kendi istekleri olmadığı müddetçe yapmıyor. AKM’yi atıl hale getiriyorlar, çünkü kendi istedikleri şeyi yapamıyorlar, yapamayınca da kahrolsun diyorlar. Yok olsun, orada gözünüzün önünde çürüsün diyorlar. Altında bilginin olmadığı hırsla, bol vicdansızlıkla yüklü bir istek... Bana oy atmayan benden değildir, beni onaylamayan herkes benim düşmanımdır mantığıyla yapılan birtakım hareketler bunlar, AKM de bunların sembolü.Cumhuriyet
Reklam
Necip Uysal: "Derbi Kazanamadan da Şampiyon Olabiliriz"
Beşiktaşlı Necip Uysal şampiyonluğun derbi galibiyetlerinden geçmediğini, diğer maçları kazanarak da mutlu sona ulaşabileceklerini söyledi. Başarılı futbolcu 1-0 yenildikleri Fenerbahçe maçıyla ilgili de açıklamalarda bulundu.Beşiktaşlı Necip Uysal, derbi kazanmadan da şampiyon olabileceklerini söyledi.Hürriyet Gazetesi'ne konuşan 24 yaşındaki futbolcu, derbilerde konsantrasyon eksikliği yaşadıklarını ve Fenerbahçe'ye yenilmelerine neden olan golde hatalı olduğunu vurguladı.Necip Uysal, Fenerbahçe'nin son dakikalarda bulduğu golle ilgili 'stoper bendim ve ileri çıkmıştım. Atiba yerimi doldurmuştu, ancak orayı boşaltmamalıydım' dedi.Başarılı futbolcu, şampiyonluk için kalan 8 haftayı iyi değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Necip 'Derbiler çok önemli fakat diğer maçların tamamınında galip gelirseniz, şampiyon olabilrisiniz. Üçüncü sıraya geriledik ama takımdaki hava bozulmadı' ifadelerini kullandı.Necip, farklı mevkilerde görev yapsa da ön liberoda daha iyi olduğunu, düzenli olarak o mevkide oynamak istediğini açıkladı. Seyahatlerden yorulduklarını dile getiren siyah beyazlı futbolcu, 'Bazı arkadaşlarım yolculuktan bıktı. Ayrıca antrenman sahaları iyi değil. Sakatlıkların bir sebebi de bu olabilir' açıklamasında bulundu.Necip Uysal, Şükrü Saracoğlu'nda derbi öncesi seramonide yaşadığı ilginç olayı, 'Bana düşen çocuk Fenerbahçeliymiş, bana gelirse Beşiktaşlı olacağını düşündü. Ben de ona 'Sen gel bu hafta ben Fenerbahçeli olurum' dedim' sözleriyle anlattı. Necip, konuşmayı duyan Fenerbahçeli Emenıke'nin olaya çok güldüğünü söyledi.Kiralık olarak Gaziantep Belediye'de forma giyen Muhammed Demirci'nin medya tarafından çok erken yaşta büyütüldüğünü beliten Necip, genç futbolcudan patlama beklediğini dile getirdi.Demba Ba tezahüratını çok sevdiklerini belirten Necip Uysal, marşı takım içinde de söylediklerini sözlerine ekledi.Eurosport
LG'nin Yeni Amiral Gemisi G4'ün Görselleri Görücüye Çıktı
LG'nin yeni amiral gemisi LG G4'ün tanıtılmasına artık kısa bir zaman kaldı. Daha önce LG tarafından dağıtılan davetiyelere baktığımızda cihazın, bu ayın sonunda, resmiyete kavuşacağını görüyoruz. Ancak bugün sızan görüntü, LG G4'ü oldukça net şekilde gösteriyor.Bugün evleaks'in kurucusu Evan Blass tarafından sızdırılan LG G4'ün bu görüntüleri, cihazı tüm ihtişamıyla gösteriyor.Diğer taraftan Koreli kaynaklara göre LG G4'te şu özelliklerin olması bekleniyor; 5.5-inç 'Quantum' ekran(1440 x 2560 piksel çözünürlüklü), f/1.8 açıklıklı 13MP arka kamera, 8MP ön kamera, altı çekirdekli Snapdragon 808 yonga seti, Android 5.0 işletim sistemi ve 3000mAh değerinde pil.teknokulis
Reklam
Sporun Manşetleri | 12 Nisan 2015
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Yaralı Askerler Ambulans Uçakla Ankara'ya Getirildi
Ağrı'da bölücü terör örgütü üyesi teröristlerle girdikleri silahlı çatışmada yaralanan 4 asker, ambulans uçakla Ankara'ya getirildi.Ağrı'da bölücü terör örgütü mensubu teröristlerle girdikleri silahlı çatışmada yaralanan 4 asker, Sağlık Bakanlığı'nın hava ambulans uçağıyla Ankara'ya getirildi. Yaralı askerler, ambulanslarla Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)'ya sevk edildi.Ağrı ili Diyadin ilçesi Yukarıtütek köyü bölgesinde, bölücü terör örgütü mensubu teröristlerle gün boyu devam eden silahlı çatışmadayaralanan 4 asker, önce Ağrı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Burada yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı askerler Sağlık Bakanlığı'na ait hava ambulans uçağıyla Esenboğa Havalimanı'na getirildi. Burada sağlık bakanlığı personelince ambulanslara alınan 4 yaralı asker, GATA'ya sevk edildi. Askerlerin tedavileri sürüyor.Muhabir: Fatih Çakmak | AA
Ticari Araç, Metrobüs Durağına Daldı!
D-100 Karayolu'nda kontrolden çıkan hafif ticari araç, bariyerleri aşarak Merter Metrobüs Durağı'nın turnikelerine çarptı. Kazada, araç içerisinde bulunan 4 kişi yaralanırken, olay esnasında metrobüs durağında kimsenin bulunmaması ise faciayı önledi.ARAÇTAKİ 4 KİŞİ YARALANDIKaza, saat 02.30 sıralarında, D-100 Karayolu, Ankara istikametinde meydana geldi. İddiaya göre, Seçkin Pişkin yönetimindeki 34 HZ 4512 plakalı hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, bariyerleri aşarak metrobüs yoluna girdi. Takla atan araç, yaklaşık 200 metre boyunca metrobüs yolunda sürüklendikten sonra Merter Metrobüs Durağı'nın turnikelerine çarparak yan yattı. Kazada, turnike demirlerinin ok gibi saplandığı araçta bulunan Seçkin Pişkin, Ercan Birışık, Yavuz Arslan ve ismi öğrenilemeyen bir kişi, vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar, yaralıların yardımına koştu. Polis, sağlık ve itfaiye ekiplerine de haber verildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıları vatandaşlar yardımıyla araçtan çıkartarak ambulanslara bindirdi. Yaralılardan Yavuz Arslan ve Seçkin Pişkin, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Ercan Birışık (29) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. İsmi öğrenilemeyen bir kişi de çevredeki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.BİRA KUTULARI DİKKAT ÇEKTİİtfaiye ekipleri herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için aracın motor bölümünü kontrol etti. Aracın hemen yanında bira kutularının bulunması ise dikkat çekti. Araç, itfaiye ve belediye ekiplerinin yardımıyla çekiciye yüklenerek olay yerinden kaldırıldı.TURNİKELER YERLERİNDEN SÖKÜLDÜKaza sonrası, aracın çarptığı metrobüs turnikeleri yerlerinden söküldü. Turnike bölümünün etrafını çevreleyen camlar da patladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, zarar gören metrobüs durağında temizlik ve onarım çalışması yaptı. Kaza sonucu yerlerinden sökülen turnikelerde ekipler tarafından kaldırıldı.UCUZ ATLATILDIKazanın gece saatlerinde meydana gelmesi olası bir faciayı önledi. Kontrolden çıkan aracın hızla metrobüs durağına daldığı sırada, şans eseri durakta bekleyen kimsenin olmadığı öğrenildi.“ARAÇ 3-4 TAKLA ATTI'Olayın görgü tanığı Süleyman Tanrıverdi isimli vatandaş, “Ben üst geçitten geliyordum. Bir anda aracın 3-4 takla attığını gördüm. Eğer şuan ölmeyen varsa, yatsın kalksın dua etsin' dedi. Polis, Kazayla ilgili inceleme başlattı.Uzay KESMEN - Soner HASIRCIOĞLU / İSTANBUL DHA
MEB Eğitim İstatistiklerini Açıkladı
MEB, 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemi okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını kapsayan örgün eğitim istatistiklerini açıkladı.İstatistiklere göre, örgün eğitimden 17 milyon 559 bin 989 öğrenci yararlanıyor. Bu öğrencilerden 14 milyon 950 bin 897'si resmi, 823 bin 515'i özel, 1 milyon 785 bin 577'si ise açık öğretim kurumlarında okuyor.Resmi okullarda eğitim gören 14 milyon 950 bin 897 öğrencinin 7 milyon 279 bin 547'sini yani yüzde 48,7'sini kız, 7 milyon 671 bin 350'sini yani yüzde 51,3'ünü erkekler; özel okullarda eğitim görenlerin 823 bin 515 öğrencinin 384 bin 665'ini yani yüzde 46,7'sini kız, 438 bin 850'si yani yüzde 53,3'ünü erkek öğrenciler oluşturuyor. Açıköğretim öğrencilerinin ise 848 bin 73'ü yani yüzde 47,5'i kız, 937 bin 504'ü yani yüzde 52,5'i erkek.Temel eğitim kademesi resmi okullarında eğitim gören, 11 milyon 285 bin 574 öğrencinin yüzde 8,7'si yani 985 bin 13'ü okul öncesi, yüzde 46,4'ü yani 5 milyon 230 bin 878'i ilkokul ve yüzde 44,9'u yani 5 milyon 69 bin 683'ü ortaokullarda bulunuyor. Özel okullarda eğitim gören 583 bin 344 öğrencinin ise yüzde 29,4'ü okul öncesi, yüzde 34,8'i ilkokul ve yüzde 35,7'si ortaokullarda yer alıyor.Liselerde eğitim gören 5 milyon 691 bin 71 öğrencinin 3 milyon 980 bin 466'sı yani yüzde 70'i resmi okullarda, 1 milyon 470 bin 434'ü yani yüzde yüzde 25,8'i açıköğretim lisesinde, yüzde 4,2'si yani 240 bin 171'i özel okullarda okuyor.Genel ortaöğretimdeki öğrencilerin, 1 milyon 137 bin 110'u açık lisede olmak üzere 2 milyon 902 bin 954'ü yani 51,1'i genel liselerden, 333 bin 324'ü mesleki açıköğretim lisesinde olmak üzere 2 milyon 241 bin 674'ü yani yüzde 39,3'ü mesleki ve teknik liselerden, 546 bin 443'ü yani yüzde 6'sı din öğretiminden yararlanıyor. Özel liselerde okuyan 240 bin 171 öğrencinin yüzde 68,4'ü yani 164 bin 281'i genel liselerde, yüzde 31,6'sı da yani 75 bin 890'ı mesleki ve teknik liselerde bulunuyor.Özel eğitimin payı arttı2013-2014 eğitim öğretim yılında 698 bin 912 olan özel okullardaki öğrenci sayısı 2014-2015 eğitim öğretim yılında 124 bin 603 artışla 823 bin 515'e yükseldi. Böylece özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin toplam örgün eğitim içerisindeki oranı da yüzde 4'den yüzde 4,7'ye yükselmiş oldu.Örgün eğitimde 919 bin 393 öğretmen görevliBu dönemde, örgün eğitimde 59 bin 509 okul ve kurumda, 829 bin 77'si resmi, 90 bin 316'sı özel okullarda olmak üzere 919 bin 393 öğretmen görev yapıyor. Öğretmenlerin yüzde 45,7'sini yani 420 bin 591'ini erkek, yüzde 54,3'ü yani 498 bin 802'sini kadın öğretmenler oluşturuyor.Öğretmenlerden 621 bin 15'i temel eğitim kademesinde, 298 bin 378'i ise ortaöğretim kademesinde görev yapıyor.Derslik sayısı yaklaşık yüzde 10 arttıÖrgün eğitimde, 52 bin 35'i resmi, 7 bin 474'ü özel olmak üzere 59 bin 509 okul bulunuyor. Resmi okullarda, 528 bin 674 ve özel okullarda 61 bin 228 olmak üzere örgün eğitimde 589 bin 902 derslik var. 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında örgün eğitimde resmi ve özel okulların tamamında 538 bin 442 derslik bulunurken, bu dönemde yüzde 9,5'lik artışla 589 bin 902 derslik sayısına ulaşıldı.Okullaşma oranları arttıBu eğitim ve öğretim döneminde net okullaşma oranları da ilkokulda yüzde 96,3, ortaokulda yüzde 94,35, ortaöğretimde yüzde 79,37 olarak gerçekleşti. 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında yüzde 67,37 olan ortaöğretimde net okullaşma oranı, zorunlu eğitimin 12 yıl olarak uygulandığı ilk dönem olan 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında yüzde 70,06 olarak gerçekleşti, 2014-2015 eğitim ve öğretim döneminde ise yüzde 79,37'ye yükseldi.Yıldız Seçil Aktaş, AA
Reklam