Öcalan'ın Nevruz Mektubu Değişti mi?
Öcalan'ın Nevruz mektubu okunduktan sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı izleme heyeti ile ilgili sözleri nedeniyle eleştiren Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Bu açıklama yapılmasaydı mektup nasıl olurdu?' diye sordu. Bu da akıllara, 'Öcalan'ın mektubu değişti mi?' sorusunu getirdi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik çıkışıyla PKK'nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan'ın Nevruz mektubunda değişiklik olup olmadığı tartışılıyor.Öcalan'ın 21 Mart'ta Diyarbakır'da Kürtçe ve Türkçe okunan Nevruz mektubunda, daha önce silahlı mücadeleyi bırakma çağrısı yaptığı örgüte yönelik mesajları okundu. Öcalan iki sayfalık mektubunda, PKK için silahlı mücadelenin sürdürülemez olduğunu vurguladı.'Ülkemiz halklarının, demokrasi, özgürlük, kardeşlik ve onurlu barışı için yürüttüğümüz mücadele bugün tarihi bir eşiktedir. Kırk yıllık hareketimizin acılarla dolu geçen bu mücadelesi boşa gitmediği gibi, aynen sürdürülemez bir aşamaya da varmış bulunmaktadır. Tarih ve halklarımız bizden dönemin ruhuna uygun bir demokratik çözümü ve barışı talep etmektedir. Bu temelde tarihi Dolmabahçe Sarayı'nda, hepimizce resmen ilan edilen on maddelik deklerasyon temelinde yeni bir süreci başlatma görevi ile karşı karşıyayız.'Arınç'tan 'değişti' imâsıÖcalan'ın mektubu okunduktan hemen sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gazetecilerin karşısındaydı. 'Barış Kenti Kudüs Zirvesi' programından çıkışta soruları cevapladı. Arınç çözüm süreci için izleme heyeti oluşturulmasını doğru bulmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirerek, 'Dünkü konuşma (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması) olmasaydı bugün İmralı'dan Nevruz dolasıyla verilen mesaj acaba nasıl olabilecekti? Ben şimdi o mesajın içerisindeki çok olumlu noktaları düşünerek bunun çok daha iyi olabileceğini, çok daha iyi bir aşamayı hedef gösterebileceğini de tahmin ediyorum. Ancak verilen mesaj bu haliyle bile olumludur, ümit vericidir' dedi.Öcalan tarih mi vermişti?Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi de Pazartesi günkü yazısında mektubun içeriğinde değişiklik olduğunu savundu. Selvi'ye göre, Öcalan mektubunda 40 yıllık çatışma dönemini bitirmesi için kongre toplama çağrısı yaptığı PKK'ya kongre tarihi veriyordu. İşte bu da çıkarılan kısımdı.'Öcalan PKK'nın 15 Nisan tarihinde kongreyi toplaması için çağrı yapıyordu. Bu cümle çıkarıldı. Bir de Süleyman Şah Türbesi ile ilgili güçlü vurgu vardı. Ortak tarih bilinci açısından yapılmıştı bu vurgu ama Eşme olarak yuvarlandı.'Önder ve Buldan yalanladıÖcalan'ın mektubunu Diyarbakır'daki Nevruz'da Türkçe okuyan HDP İmralı heyetinden Sırrı Süreyya Önder ise İMC TV’de katıldığı programda, mektubun değiştirildiği iddialarını yalanladı.Önder, 'Buna imkân yok. Çünkü bizim Sayın Öcalan’ın yazdığı metne, ne bir virgül ekleme ne bir virgül eksiltme gibi bir yetkimiz yok' dedi. Önder ayrıca, 'Mektupta silah bırakmaya yönelik tarih yoktu' diye de ekledi. Al Jazeera’nin ulaştığı HDP heyeti üyelerinden Pervin Buldan da mektupta başından bu yana kongre için net bir tarih olmadığını söyledi.Ancak hem Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın sözleri hem de Selvi'nin iddiaları Öcalan'ın mesajının, Erdoğan'ın açıklamalarından sonra değiştirildiği ihtimalini gündeme getiriyor.Mesaj trafiğinin anlamıDolmabahçe’de yapılan ortak açıklamanın ardından hükümet kanadı, Öcalan’ın Nevruz mesajında kongre için net bir tarih vermesini istiyordu. Ancak izleme heyetinin oluşturulup adaya gitmesini “müzakerelerin başlaması” anlamına geleceğini savunan HDP kanadı, heyet oluşmadan ve hasta tutukluların tahliyesi ile ilgili bir düzenleme yapılmadan Abdullah Öcalan’ın kongre tarihi vermesinin mümkün olmadığını, Öcalan’ın da böyle bir düşüncede olmadığını söylemişti.Bu yüzden Nevruz öncesi son hafta yapılan görüşmelerin gündeminde bu iki başlık vardı, kongre tarihi ve izleme heyeti. 13 Mart günü Kandil’e giden İdris Baluken ve Ceylan Bağrıyanık, Kandil’in Nevruz öncesi konuyla ilgili son mesajını aldılar. Aynı gün heyetin diğer üyeleri Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile bir araya geldi. Bu görüşme sonrasında basına izleme heyeti üzerinde uzlaşıldığı haberleri yansıdı, ancak bu haberler hem Akdoğan hem de HDP tarafından yalanlandı. Yapılan açıklamalara göre “görüşmeler sürüyordu.”Kandil’den gelen Baluken ve Bağrıyanık ile Ankara’dan yola çıkan Buldan ve Önder, beraberlerinde Hatip Dicle ile birlikte hemen ertesi gün yani 14 Mart günü bu defa İmralı’ya gittiler. Hem Kandil’in mesajını ilettiler, hem de zaten genişletilmiş devlet heyeti üyeleri ile görüşmeleri devam eden Öcalan’a, hükümet ile kendi görüşmelerine ilişkin bilgi aktardılar.Bu görüşmede Nevruz mesajı tartışıldı ancak henüz şartlar mesaja son nokta konulması için uygun değildi. Heyet İmralı’dan ayrıldı ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile yeniden görüşmeler başladı. 18 Mart günü Anadolu Ajansı’na konuşan Akdoğan, izleme heyetinde yer alacak isimlerin bazılarının belirlendiğini söyledi. Son kararı Başbakan Davutoğlu’nun vereceğini belirten Akdoğan, o karar için de bu haftayı işaret etti.Bu açıklamadan bir gün sonra yoğun trafiğin sonunda heyet Nevruz’a iki gün kala, 19 Mart günü bu defa mesajı almak için İmralı Adası'na gitti. Onlar İmralı’dan yanlarında mesajla birlikte ayrıldıktan sonra yine çözüm sürecinin en kritik maddesi haline dönüşen izleme heyetine ilişkin bilgiler sızmaya başladı, Artık Öcalan’ın mesajı hazırdı, bir gün sonra Nevruz’da okunacaktı. Cumhurbaşkanı’nın izleme heyeti ile ilgili açıklaması tam da bu aşamada geldi. Heyet artık ellerinde mesaj ile Diyarbakır’ın yolunu tutmuştu, Öcalan ile tekrar temas kurulmasına yetecek kadar zaman yoktu.Kaynak: Al Jazeera
Enes Kanter'in 27 Sayısı Galibiyeti Getirdi
NBA'de Oklahoma City Thunder forması giyen Enes Kanter, takımının Miami Heat'i 93-75 yendiği maçta 27 sayı, 12 ribauntla oynadıAmerikan Basketbol Ligi'ndeki (NBA) Türk oyunculardan Enes Kanter, takımı Oklahoma City Thunder'ın Miami Heat’i 93-75 yendiği maçta 27 sayı ve 12 ribauntla 'double double' yaptı.NBA'e 11 maçla devam edildi. Play-off mücadelesi veren takımların karşılaşmasında, Batı Konferansı ekibi Oklahoma City Thunder, Doğu temsilcisi Miami Heat'i 93-75 mağlup ederek üst üste 3'üncü, sezonun 40'ncı galibiyetini elde etti.Ev sahibi Thunder'da 27 sayı ve 12 ribauntla 'double double' yapan Enes Kanter, sahanın en skoreri oldu. Thunder'ın all-star oyun kurucusu Russell Westbrook da 12 sayı, 10 ribaunt, 17 asist ve 4 top çalmayla sezonun 10. 'triple double'ına imza attı.Heat'te Hasan Whiteside 13 sayı, 6 ribaunt ve 3 blokla mücadele etti. Dwyane Wade, Goran Dragic ve kenardan oyuna giren Mario Chalmers ise 12’şer sayı kaydetti.Doğu takımları Milwaukee Bucks ile Cleveland Cavaliers'ın mücadelesinde gülen taraf, 108-90'lık skorla misafir Cavaliers oldu.Cavaliers'ı sezonun 46. galibiyetine, 28 sayı, 10 ribaunt, 6 asist, 5 top çalmayla 'double double' yapan LeBron James, 20 sayı, 7 asistle oynayan Kyrie Irving ve 23 sayı atan J.R. Smith taşıdı.Peş peşe 6. yenilgisini alan Bucks'ta Michael Carter-Williams'ın 19 sayı, 5 asist, 4 top çalma, Giannis Antetokounmpo'nun 15 sayı, 9 ribaunt, 5 asist ve milli basketbolcu Ersan İlyasova'nın 14 sayı, 6 ribaunt üretti.Türkoğlu'nun takımı, Aşık'ın takımını yendiHidayet Türkoğlu'nun forma giydiği Los Angeles Clippers, Ömer Aşık'ın takımı New Orleans Pelicans'ı sahasında 107-100 mağlup ederek art arda 4'üncü, sezondaki 46. maçını kazandı.Clippers'ta 23 sayı, 11 asist, 7 ribauntla 'double double' yapan Chris Paul, 23 sayı, 5 ribaunt üreten Blake Griffin ve 20 sayı atan J.J. Redick galibiyetin mimarları oldu. Oyuna sonradan dahil olan Hidayet Türkoğlu, 3 sayı ve 2 ribauntla oynadı.Mağlubiyet serisi 3 maça çıkan Pelicans'ta Anthony Davis'in 26 sayı, 12 ribaunt, 5 asist ve yedek oyuncu Eric Gordon'ın 23 sayı, 5 asisti galibiyete yetmedi. Ömer Aşık, sakatlığı nedeniyle sahaya çıkmadı.NBA'deki bir diğer Türk basketbolcu Furkan Aldemir ise takımı Philadelphia 76ers'ın Los Angeles Lakers'a 101-87 kaybettiği maçı, 3 sayı ve 5 ribauntla tamamladı.SonuçlarOklahoma City Thunder-Miami Heat: 93-75Atlanta Hawks-San Antonio Spurs: 95-114Milwaukee Bucks-Cleveland Cavaliers: 90-108Los Angeles Clippers-New Orleans Pelicans: 107-100Toronto Raptors-New York Knicks: 106-89Orlando Magic-Denver Nuggets: 100-119Sacramento Kings-Washington Wizards: 109-86Boston Celtics-Detroit Pistons: 97-105 (uzatmada)Minnesota Timberwolves-Charlotte Hornets: 98-109Phoenix Suns-Dallas Mavericks: 98-92Los Angeles Lakers-Philadelphia 76ers: 101-87Eurosport
'Eğitimi Erken Terk' Oranlarında Avrupa Şampiyonu Olduk...
Türkiye’de yapılan tüm kampanyalara rağmen kız çocuklarının yüzde 40’ının liseye ulaşamadan eğitimi terk ettiği ortaya çıktı. Erkek öğrencilerde yüzde 35 olan eğitim bırakma oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi oldu...Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu Raporu’ Türkiye’nin yapılan tüm kampanyalara rağmen kız çocuklarının eğitiminde yeterli başarıyı sağlayamadığını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 40’ı eğitimi erken terk ediyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Avrupa Komisyonu’nun raporundan derlediği verilere göre, 2013’te Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 39,9’u lise ve dolayısıyla yükseköğrenim aşamalarına geçemeden eğitim sürecini terk etti ya da bırakmak zorunda kaldı. Vatan'dan İlker Akgüngör'ün haberine göre, eğitimin ileri aşamalarına devam edemeyen bu gençlerin büyük çoğunluğu iş bulmakta da zorlanıyor. Türkiye erkek öğrenciler açısından da umut vermiyor. Kız öğrencilere göre daha avantajlı olsalar da erkek öğrencilerde de mevcut durum korkutucu. Erkek öğrenciler de yüzde 35 olan terk oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi olarak öne çıkıyor.AB’de 4 kat düşükEğitimi erken terk etme oranında Türkiye’nin ardından ikinci olan İspanya’da bile kız çocukların eğitimi erken terk oranı, Türkiye’nin oranına kıyasla 20 puan daha düşük. AB-28 ortalaması ise yüzde 10.2 ile Türkiye’nin dörtte biri düzeyinde. Kız öğrencilerin eğitimi erken terk oranı yüzde 2.6 ile en düşük Slovenya’da kaydedildi. Türkiye’de kız öğrenciler erkek öğrencilere göre eğitim açısından dezavantajlı durumundayken Avrupa ülkelerinde ise tam tersi yaşanıyor. Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti hariç Avrupa ülkelerinin tümünde erkek öğrenciler okulu daha erken bırakıyor. 28 üyeli AB’de 18-24 yaş aralığındaki, ortaokul diploması ile yetinmek zorunda kalan genç erkeklerin ortalaması yüzde 13,6 olurken, kızlarda bu oran yüzde 10.2 düzeyinde bulunuyor.İki yılda 400 bin öğrenci bıraktıGeçtiğimiz günlerde Millî Eğitim Bakanlığı 2014 İdare Faaliyet Raporu’nu değerlendiren Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS), 2013’te 174 bin 625 öğrenci, 2014’te ise 234 bin 932 öğrenci ilköğretim kurumlarında eğitimini tamamlamadan okulu terk ettiğini açıkladı. 2014’te ilköğretim kurumlarında (ilkokul ve ortaokul) okul terkleri 2013’e göre yüzde 35 artış gösterdi. Böylelikle 2013 ve 2014’te toplam 400 binden fazla çocuk okulu bıraktı.Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki eğitim ve öğretim faslında yer alan AB 2020 stratejisinde belirlenen başlıca eğitim hedefleri erken okul terk oranlarının yüzde 10 oranının altına düşürülmesi ve yükseköğretim derecesi elde etmiş 30-34 yaş arasındaki bireylerin oranının yüzde 40 seviyesine yükseltilmesi olarak öne çıkıyor.‘Türkiye’nin üstesinden gelecek stratejisi yok’Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu Raporu’nun Türkiye değerlendirmesinde, “Türkiye’nin erken terkin üstesinden gelecek etkili bir stratejisi bulunmamaktadır” tespiti yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile işbirliği yapılarak devreye sokulan ‘Şartlı Nakit Transferi’ uygulamasının da sadece muhtaç ailelerin çocuklarını desteklemeyi, onların ilk ve ortaöğretim programlarını özel finansal desteklerle takip etmeyi amaçladığına işaret edildi. Raporda mesleki eğitimi erken terk konusunda hiçbir önlem alınmadığı, eğitimi erken terkin üstesinden gelmek için diğer önlemlere başvurulmadığı, eğitim ve kariyer rehberliğinin ihmal edildiği kaydedildi.
TSK'dan 'Eşme Ruhu' Tepkisi
Genelkurmay Başkanlığı, Öcalan’ın Nevruz mesajında yer alan “Eşme ruhu” vurgusuna ilişkin internet sitesi aracılığıyla yaptığı açıklamada 'TSK ile PYD/PKK’nın işbirliği yaptığı yolundaki yayın ve haberler tamamen gerçek dışı' denildi. Açıklama şöyle: 1. Bazı basın yayın organlarında; hiçbir zaman muhatabımız olmayan ve olmayacak olan terörist başının “EŞME RUHU” açıklamasına atfen, Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun Suriye toprakları içinde yer değiştirmesi ile ilgili olarak “TSK ile PYD/PKK’nın işbirliği yaptığı” yolundaki yayın ve haberler tamamen gerçek dışı olup; 31 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasal düzenini değiştirmeyi hedefleyen bir terör örgütü ile silahlı mücadele eden ve bu uğurda binlerce şehit ve gazi vermiş olan şerefli, haysiyetli ve onurlu Millî Ordu Türk Silahlı Kuvvetlerine bu yakıştırmayı yapan kişileri ve yayın organlarını Yüce Türk Milleti önünde şiddetle kınıyoruz.2. Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisine yasalarla verilmiş görevleri ve Hükümetlerimizin talimat ve direktifleri doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Yüce Türk Milleti’ne yönelik her türlü terör örgütü ile mücadele etme azim ve kararlılığını sürdürmektedir.3. Açıklamalarımızda defaatle vurguladığımız üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri, iç siyasi çekişmelerin bir aktörü olmayacak, Demokratik, Laik, Sosyal, Hukuk Devleti’nin gereklerini yerine getirmeye devam edecektir.Yüce Türk Milleti’ne saygıyla duyurulur.Kaynak: Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı
Türkiye A Milli Futbol Takımı Almanya'ya Gitti
Türkiye A Milli Futbol Takımı, Hollanda ile oynayacağı 2016 Avrupa Şampiyonası grup eleme maçı öncesi hazırlık kampı için Almanya'ya gittiSabiha Gökçen Havalimanı'ndan bu sabah kalkan özel bir uçakla Almanya'ya hareket eden Milliler, Marienfeld kasabasında 4 günlük kamp yapacak. A Milli Takım, ilk idmanını bugün TSİ 17.30'da kamp yapacağı otelin sahasında gerçekleştirecek.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim yönetimindeki kafilede şu isimler yer aldı:'Volkan Babacan, Fehmi Mert Günok, Harun Tekin, Gökhan Gönül, Şener Özbayraklı, Mahmut Tekdemir, Serdar Aziz, Mehmet Topal, Caner Erkin, Hakan Kadir Balta, Gökhan Töre, Volkan Şen, Ozan Tufan, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Mehmet Ekici, Emre Belözoğlu, Olcay Şahan, Alper Potuk, Umut Bulut, Burak Yılmaz.'Kazım Kazım, Mevlüt Erdinç ve Hakan Çalhanoğlu'nun Almanya'da kafileye katılacağı açıklandı.HT Spor
Emenike'nin Formasını Çıkarması Dış Basında da Yankı Buldu
Beşiktaş ile oynanan ve Fenerbahçe'nin 1-0 kazandığı derbini önüne geçen Emenike'nin taraftarla yaşadığı tartışma dış basında da yer buldu.Emmanuel Emenike'nin formasını çıkarıp sahadan ayrılmak istemesi dış basında da yer buldu.İngiltere'den Daily Mail gazetesi 'Emenike kendi taraftarları tarafından değiştirilince değiştirilmek istedi' başlığıyla verdiği haberde Taraftarının protestosuna dayanamayan Emenike, Beşiktaş maçında formasını çıkarıp oyundan çıkmak istedi. Bu sezon 22 maçta 4 gol atan Emenike'yi İsmail Kartal engelledi. Oyundan ilk yarı sonunda alındı' diye okuyucularına aktardı.Bir başka İngiliz gazetesi Metro ise 'Emenike'nin çağdaş futbolda gittikçe yaygınlaşan bir hastalığın yani taraftarın kendi futbolcusunu yuhalamasına kurban olduğunu ve buna daha fazla dayanamayayarak maçtan çıkmak istedi. Delilik' ifadelerini kullandı.Brezilyalı Ceonzeiros, 'Emenike kendisini görmek istemeyenler için maçın ilk yarısında formasını çıkardı ve çime bıraktı' dedi.Eurosport
Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s'ten Güçlü Dolar Uyarısı
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, doların değer kazanması nedeniyle dış finansmana ihtiyaç duyan Türkiye ve benzer gelişmekte olan ülkelerde şirketlerin borç geri ödemelerinin daha maliyetli hale geldiğini belirtti.Doların değer artışının dış finansman ihtiyacı yüksek olan ülkelere etkisini değerlendiren ve bugün yayımlanan raporda, 'Malezya, Türkiye ve Şili gibi yüksek tutarlı dış borç ödemeleri bulunan ülkelerde para birimlerinin göstediği belirgin değer kaybı şirketlerin dış borçlarını ödemelerini daha maliyetli hale getirmektedir. Ayrıca yabancı kreditörlerin yerel para cinsi dış borcu yeniden finanse etme isteği azalabilir' denildi.Raporda ayrıca Türkiye ve Güney Afrika gibi cari açığı yüksek olan ülkelerin 'açıklarını finanse etmekte biraz daha zorlukla karşı karşıya kalabilecekleri' ifade edilerek bu ülkelerin dış baskılar karşısında kırılgan durumda oldukları da belirtildi.Doların değer kazanması nedeniyle bazı ülkelerin para birimlerindeki değer kaybettiği ve döviz rezervlerinin azaldığına dikkat çekilen raporda, 'Bu baskılar sermaye çıkışlarına veya sermaye girişlerinin belirgin şekilde azalmasına yol açarsa dış finansman gereksinimi yüksek ülkeler üzerinde baskı oluşuyor' denildi.TL yılbaşından bugüne dolar karşısında yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.Türkiye'yi Baa3 kredi notu ve negatif görünüm ile derecelendiren Moody's, değerlendirme takvimine göre Türkiye'nin notuna dair ilk değerlendirmesini 10 Nisan'da yayımlayabilecek.CNN Türk
Cezaevindeki Hasta Mahkum 'Cebinde Yol Parası Olmadığı İçin' Ölmüş...
Manisa T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan kimsesiz mahkum 31 yaşındaki Abdullah Akgün, gece rahatsızlandı. Cezaevine çağrılan sağlık ekipleri müdahalenin ardından buradan ayrıldı. Gece uykuya dalan Akgün ise sabah koğuş arkadaşları tarafından yatağında ölü bulundu.Akgün'ün cesedi otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırılırken, cezaevine giderek yetkililer ile mahkumlarla görüşen CHP Manisa Milletvekili ve Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyesi Özgür Özel; ölen mahkumun cebinde yol parası olmadığı için hastaneye götürülemediğini öğrendiğini söyledi.Tekelliler Mahallesi yakınlarında bulunan Manisa T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda, borcunu ödeyemediği için verilen 2 yıl hapis cezasını çeken ve 3 aydır burada tutulan Mardinli mahkum Abdullah Akgün, gece rahatsızlandı. Cezaevine çağrılan sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Akgün, bugün saat 08.00 sıralarında koğuş arkadaşları tarafından yatağında ölü bulundu. Akgün'ün cesedi kesin ölüm nedenin tespit edilmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Arkadaşlarının, Akgün'ün götürülüşü sırasında dua ettikleri görüldü.Komisyon üyesi cezaevine gittiCHP Manisa Milletvekili ve Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyesi Özgür Özel, cezaevine giderek konu hakkında yetkililerden bilgi aldı. Mahkumlarla da görüştüğünü kaydeden Özel, Abdullah Akgün'ün cebinde taksi parası olmadığı için hastaneye götürülmediğini öğrendiğini söyledi. CHP'li Özel, 'Bu ölümün; defalarca dikkat çektiğimiz bir sağlık sorunu, aslında ülke için bir sağlık skandalı yüzünden meydana geldiğini görmüş durumdayız. Abdullah Akgün adında bir mahkum hayatını kaybetti. Dün (cumartesi) saat 22.30 sıralarında üşüme, titreme ve yüksek ateş şikayetiyle 112 çağırılıyor. 112 geldiği zaman hastayı muayene ediyor. Orada şöyle bir sorunla karşılaşılıyor; Hastanın ateşi var ve normal şartlarda hastanın hastaneye götürülmesi lazım. 20'ye yakın mahkumun teyit ettiğine göre; eğer açık cezaevinde rahatsızlanırsanız ve ambulans sizi hastaneye götürürse geriye kendi imkanlarınızla dönmeniz gerekiyor. Cezaevi ile hastane arası 26 kilometre uzaklıkta. Taksi ücreti ise 50 liradan aşağı tutmuyor. Bu nedenle hiç kimsesi olmayan ve hiç parası olmayan bu mahkum hastaneye gidemiyor. Geçmişte geçirdiği bir rahatsızlığının olduğu ve kendisinin ilaç alerjisinin bulunduğunu söylediği, daha sonra bir iğne vurularak başında beklendiği, alerjik reaksiyon gelişmemesi üzerine 112 ekibinin cezaevinden ayrıldığı, hastanın birkaç sonra tekrar rahatsızlandığı, saat 02.00'de titremeyle birlikte uykuya daldığı ve sabah ölü bulunduğunu öğrenmiş durumdayız' diye konuştu.Cezaevinde kurum hekimi olmadığını öğrendiğini söyleyen Özel, 'Ben cezaevi yetkilileri, gardiyanlarla, savcıyla, hastanın koğuş arkadaşları ve 100'den fazla mahkumla görüştüm. Genel olarak herkesin üzerinde durduğu sorun şu oldu; Burada bir kurum hekimi yok. Aile hekimliği uygulaması ile Sağlık Bakanlığı tüm kurum hekimlerini aldı. Kurum hekimi olmadığı için hastayım diyenin durumunu değerlendirecek kimse yok. Kurum hekimi olmadığı için hastaları, mahkumları tanıyan, kimin gerçekten rahatsız veya kimin o günü dışarı da geçirmek için gitmek istediğini bilen kimse yok. Bu kararları buradaki revirden sorumlu sağlıkçı olmayan birisi veriyor. Mahkumlara 'siz bunu daha önce yaşadınız mı' diye sordum. 20'den fazla mahkum şunu söylüyor; 'Parası olmayan birisinin hastaneye gitmesi gerektiğinde bir tepsi çıkarıyoruz. Herkes içine para atıyor. 50 lira toplanırsa hastaneye gidiyor. Çünkü dönüşte topladığımız para ile geri dönecek. Dönmezse ve yok yazılırsa açık cezaevinden kapalı cezaevine gider. O nedenle dönmek zorunda' diyorlar. Zaman zaman kurum amirleri bu konuda yardımcı olduklarını söyleseler de burada çok ciddi sıkıntılar ile karşılaşıldığı belirtiliyor' dedi.Sorunlara dikkati çektiCezaevinin en yakın devlet hastanesine yarım saatlik mesafede olduğunu belirten Özel, belirlediği sorunları sıraladı. En önemli sorunun kurum doktorunun olmayışı, ikinci sorunun ambulansın en erken 30 dakika içinde gelebilmesi olduğunu belirten Özel, üçüncü sorunun ise hastaların hastane dönüşü ne ambulans ne de kuruma ait bir araç imkanına sahip olmayışı olduğunu dile getirdi. Özel, konuyu meclis gündemine taşıyacağını vurguladı.Sağlık müdür yardımcısından açıklamaManisa İl Sağlık Müdür Yardımcısı Ali Özer de bir açıklama yaparak, 'Hasta 112 ekiplerimiz tarafından doktor eşliğinde muayene edildi. Kendisine üst solumun rahatsızlığından kaynaklanan ateş sebebiyle ağrı kesici ve ateş düşürücü iğne yapıldı. Hasta muayene edildikten ve iğne yapıldıktan sonra 112 ekibimiz ve doktorumuz belli bir müddet hasta için bekledi. Ardından 112 ekibimiz cezaevinden ayrıldı. Eğer alerjisi olsaydı, 112 ekibimiz iğne yaptıktan sonra beklediği süre içinde hasta bir reaksiyon gösterirdi. Ancak böyle bir şey olmamış. Ölüm iğneden değil başka bir sebepten meydana gelmiş olabilir' diye konuştu.DHA
Sezen Aksu'nun Başka Sanatçılar İçin Bestelediği 30 Şarkının Kendi Sesinden Yorumu
Sezen Aksu büyük bir ses, çok iyi bir besteci. Melodisyenlikte aşması bir tarafa gönüllere hitap eden sözleri dallarından taşarcasına taşıyan kirazlar gibi taşıyan her bir melodisinde bir ses duyulan eşsiz bir sanatçı.Bazı şarkıları başkalarına verdiğinde hayıflanırız:-Bunu Sezen Aksu kendi söyleseydi keşke, diye.İşte o şarkılardan ve Sezen Aksu'nun sadece kendi seslendirdiği şarkılardan biraz paylaşıyoruz.
Google Arama Kurallarını Yeniden Belirliyor
Arama motoru Google, 21 Nisan'dan itibaren arama algoritmalarını yenileyecek. Yeni sistemde aramalarda mobil uyumlu web siteleri daha üst sıralarda yer alacak.İnternet kullanıcılarının en çok tercih ettiği arama motoru Google, 21 Nisan'da Deep Link isimli yeni arama algoritmasını faaliyete geçirecek. Yeniden yazılacak kurallarla mobil uyumlu web siteleri daha üst sıralarda yer alırken, aramalarda karşımıza çıkan alakasız sayfaları elenecek ve son kullanıcının hayatı pratikleşecek.İşletmelere bilişim hizmetleri sunan Spotzer'in Türkiye Genel Müdürü İnan Aras, Google'ın yeni filtreleme yöntemini ve reel ekonomiye muhtemel yansımalarını AA muhabirine değerlendirdi. İnternetin çok geniş bir içerik kaynağı olduğunu belirten Aras, şu örneği verdi:'Önce Google'un genel algoritmasını anlamak için Google'a girip 'seyahat planı' yazın mesela. Birçok veri çıkar önünüze. Arama sonuçlarınız boş bir levha gibi karşınızda duruyor, istediğiniz bilgileri almak için bu içeriği anlamlandırmanız ve gerçekten ihtiyacınız olanı seçmeniz lazım. Aradığınız spesifik veriye ulaşmak için 'seyahat planı İstanbul' gibi farklı anahtar kelime kombinasyonları kullanmayı deneyebilirsiniz. Ancak daha kompleks aramalar yapıyorsanız işiniz zorlaşır. Arayan kişinin ekstra efor sarf ederek bu içeriğe anlam kazandırması gerekir.'Anahtar kelimeden sorularaGoogle'ın gelecekte öngördükleri ile arama vizyonunu değiştireceğini aktaran Aras, arama trendlerinde anahtar kelimeden sorulara geçiş olduğunu hatırlattı.'Google'da arama yapmak yerine Google Amca'ya soruyoruz' diyen Aras, 'Google'a soruyoruz 'İstanbul'da ne yapılır?' diye. Benim dönemimdekiler Uzay Yolu'nda Mr. Spock ile tüm soruları yanıtlama özelliğine sahip olan kompüter arasında geçen diyalogları hatırlar. Aynı burada olduğu gibi artık sadece ham içerik istemiyoruz, sayfalarca dolaşıp, birçok farklı kaynağın içinde tarama yapmak istemiyoruz. Bilirkişimiz olan Google Amca'dan bir cevap istiyoruz. Makineye sor, cevap al - bu kadar basit olmalı.'Sorulardan düşünce gruplarınaApple'ın Macintosh'ı tanıttığı ilk reklamda, George Orwell'in Romanı 'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'e atıfta bulunan reklamıyla devrim yarattığını söyleyen Aras, 'Asıl devrim bundan sonra olacak. Nesnelerin internete dahil olmasıyla, hayatımız tamamen dijital olacak. Google'a girip, soru sormamıza gerek kalmayacak ya da şöyle diyelim; soru sorma ve cevap alma kısmı bir metin ile olmayacak. Dijitalleşme ile her şey otomatize olmaya başladı. İnternet bağlantısı olan akıllı buzdolaplarını duymuşsunuzdur, kendi kendilerine domates, patates siparişi veren' ifadelerini kullandı.AA
İspanya'ya Bağlı Endülüs'te Yapılan Seçimleri İspanyol Sosyalist İşçi Partisi Kazandı
Endülüs'te yapılan bölge seçimlerini İspanyol Sosyalist İşçi Partisi kazandı. Sol parti Podemos, seçimlerden üçüncü çıkarak ilk kez bir bölgesel parlamentoya girmeyi başardı.İspanya'nın 17 özerk topluluğundan biri olan Endülüs'te bölge parlamentosu seçimlerini İspanyol Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) kazandı. PSOE 109 sandalyeli mecliste 49 milletvekili çıkararak 2012'de elde ettiği sandalye sayısını korudu. Bu sonuçlara göre özerk yönetimin başbakanı Susana Diaz, ya koalisyon ya da bir azınlık hükümeti kurarak görevini sürdürecek.İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un muhafazakar Halk Partisi (PP) ise açık bir yenilgi aldı. Mecliste 50 sandalyeye sahip olan PP'nin vekil sayısı 33'e düştü.Yunanistan'daki Syriza’nın kardeş partisi olan Podemos ise ilk kez girdiği mecliste 15 vekil kazandı. Podemos'un seçimlerde başarılı olması bekleniyordu ancak bu başarının daha büyük olacağı tahmin edilmişti.
AKM’deki ‘İşgal’ Belgeli
Üstün Akmen, Atatürk Kültür Merkezi’ne ait alanın Gezi Pastanesi’nce işgal edildiği konusunda ısrarlı.Cumhuriyet'ten Ceren Çıplak'ın haberine göre Atatürk Kültür Merkezi’ne ait alanın Gezi Pastanesi tarafından işgal edildiği iddiaları üzerine başlayan tartışma büyüyor. “Tek santimetrekarelik taşma söz konusu değil” diyen pastanenin sahibi Hakan Kıran’a, iddiaları gündeme getiren eski Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Başkanı Üstün Akmen, “Doğru! Taşma tek santimetrekarelik değil, parsel parsel” yanıtını verdi.Cumhuriyet'te 14 Mart’ta yayımlanan “AKM’nin Orada Ne Oluyor” başlıklı haberde AKM’nin kullanım alanı içersinde olan yeşil alanda Gezi Pastanesi tarafından onarım adı altında inşaat faaliyetleri yürütüldüğü belirtiliyordu. Gezi Pastanesi’nin sahibi, mimar Hakan Kıran’ın “İddia gerçekdışı” açıklaması üzerine, Üstün Akmen’in görüşüne yeniden başvurduk. Akmen, Kıran’ın “AKM’nin bahçesine tek santimetrekarelik taşma söz konusu değildir” sözüne karşılık “Doğru! Taşma tek santimetrekarelik değil, parsel parsel” yanıtını verdi.Ufak ufak gidiyorGezi Pastanesi’nin AKM’nin alanına girerek genişlemesini “Tamamını yok edemediler, AKM’yi ufak ufak elden çıkarıyorlar” diye yorumlayan Akmen, Kıran’ın yapılan işlerin yasal olduğu imajını yaratmak istediğini belirtti. Akmen, “Ben Gezi Pastanesi yetkilisinin, bulunduğu bina maliklerinden izin alarak ve belediyeye ecrimisil ödeyerek sadece kendi binasının önünde tadilat yapabileceğini, AKM’ye ait parsellerin önüne onların yolunu kesen, çıkışlarını engelleyen, görünümlerini ortadan kaldıran bir uygulama yapamayacağını söylüyorum” dedi.Kıran’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yakını olduğunu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yakın ilişkiler içinde bulunduğunu öne süren Akmen, “Kıran, AKM’ye ait olan parsellere ilişkin mülkiyet belgelerinden bahsetmemiş. 750 ada 30 parselin Hazine adına kayıtlı olduğunu, yani AKM’ye ait bulunduğunu Tapu ve Kadastro İdaresi ile Milli Emlak Müdürlükleri’nden kendisi bizzat öğrenebilir. Kesin konuşuyorum: Taksim’de yaratılan bu yeşil alanın önünü kapatmaya hiç kimsenin hakkı yok. Buralar kentsel sit alanıdır. Yeniden iddia ediyorum: Yapılan bu uygulamalarla ilgili Koruma Kurulu’ndan izin alınmamıştır” dedi.Müdahale edinKültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nu göreve davet eden Akmen, AKM Müdürü ve Kültür Bakanı’nın duruma derhal müdahalede bulunması gerektiğini vurguladı. Akmen, Milli Emlak Müdürü Bedri Duman imzalı 750 ada 30 parselin Hazine’ye ait olduğunu gösterir yazıyı da kanıt olarak gösterdi.
'MHK'da Evrensel Akıl ve Adalet Yok'
Mehmet Demirkol, derbi sonrası yaptığı değerlendirmede Emenike'ye ve Fırat Aydınus'a eleştirilerde bulundu.Ünlü futbol yorumcusu Mehmet Demirkol, Fanatik gazetesindeki köşesinde derbiyi değerlendirdi. Emenike olayına ayrıntılı bir biçimde değinen Demirkol, Fenerbahçe'nin 'reset'e ihtiyacı olduğunu savundu. Ünlü yorumcu, derbiye Fırat Aydınus'un atanmasını da eleştirerek 'MHK'da evrensel akıl ve adalet yok' ifadelerini kullandı.İşte Mehmet Demirkol'un derbi değerlendirmesi'Seyirci Emenike’yi istemiyor, Emenike de oynamak istemiyor. Ama İsmail Kartal formasını çıkarıp sahayı terk eden Emenike’yi kündeyle sahaya döndürüyor. Seyircinin daha 20. dakikada santrforunu rakipten sayıp yuhalaması anlaşılır bir iş değil. Ancak kader maçında ortada böyle bir kriz varken onu canlı tutup körüklemenin manası da yok. Emenike’nin yaptığı hareketin karşılığı sarı kart. Aydınus vermemiş olsa da... Sahaya döndüğünde sarı kart görmesi kesin bir oyuncuyla risk almak neyin nesi? Aynı şuursuzluğu iki dakika sonra protestolar daha da arttığında tekrarlamayacağı ne malum? İnat, kolaylıkla kırmızı kart getirebilecekse asıl kontrol kaybı teknik heyettedir.Planı bozmak niye!Fenerbahçe formasını çıkaranın da, maçın 20. dakikasında ıslıklayanın da statta işi yoktur. Ama garip bir duruma teslim oldu Fenerbahçe. Galatasaray maçları dışında hiçbir konsantrasyon yok. Beşiktaş maçının 20. dakikasında kendisini sabote edecek kadar kopmuş... Gerçek olan şu: Bir reset atmak lazım artık. Bunu düzeltmek lazım.Öyle ki Raul sakatlanıyor. Ve hemen planı terk ediyor Kartal, Sow’u sola alıyor. Hâlbuki plan eldekinin en iyisi. Girmesi gereken Diego değil mi? Bununla kalmıyor arada Emre kırmızı kart görebileceği onca laf sarf ediyor Bilic’e. Kart yok. Bilic’e uyarı yok. Serdar’ın Caner’i çekmesine de sarı kart yok. Peki ama FIFA’nın ‘benim standardımda değil’ deyip kokartını aldığı Aydınus’un derbide işi ne? Derbi standardı Steaua-Dnipro standardından daha mı düşük? Yani MHK’da da evrensel akıl ve adalet yok.Beşiktaş beraberliğe razıBununla da kalmıyor. Gökhan maç öncesi, Raul ve Kuyt ise maç içinde darbeye bağlı olmayan sakatlıklarla devre dışı kalıyor. Üçü de oyunu kökünden etkileyen kayıplar. Hele Gökhan... Bu durumda maçın normal derbi ritmine hiç oturmadığını söyleyebiliriz. Emenike ve Topal’ın net pozisyonları dışında heba olmuş bir 60 dakika. Kendi planı işlerken hep birlikte sabote eden bir ev sahibi. Beraberliğe razı ve yorgun bir konuk. Tolga’nın sakatlığı sonrası tecrübe eksikliği olan Günay’ın kalesine Alper dışında şut deneyen olmadı neredeyse.Bu sığ oyunu Beşiktaş’ın cezalandırmak konusundaki isteksizliği de enteresandı. 80’e kadar akın geliştiremediler. Olcay ve Oğuzhan oyuna girdikten sonra net 3 pozisyon var. Ve bu da Fenerbahçe’de en azından bir kaç oyuncuyu hareketlendirdi. Webo-Sow’la gelen gol maçı kurtardı ama anlattığı daha farklı. Webo tek merkez santrforu Fenerbahçe’nin, destek oyuncu da Sow. Bu kadar...'Fanatik
Fransa Rotasını Sağa Çevirdi
22 Mart Pazar günü yapılan Fransa İl Meclis seçimlerinde ilk turun galibi sağ partiler oldu. Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin partisi Halk Hareketi İçin Birlik Partisi (UMP) ile ittifak yapan merkez sağcı Bağımsız ve Demokratlar Birliği Partisi (UDI) yüzde 30-32 oyla seçimlerin ilk turunu kazanan partiler oldu.UMP başkanı ve eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ülke siyasetinde yeniden büyük avantaj yakalamayı başardı. İlk tur seçimlerini kaybeden ise iktidarda olan Cumhurbaşkanı François Hollande'nin partisi (PS) Sosyalistler oldu. Sosyalist Parti sandıktan çıkan yüzde 20-22 oyla ilk turda başarı gösteremedi. Radikal sağcı Ulusal Cephe Partisi (Front National) lideri Marine Le Pen ise yüzde 24-26 oyla tahminlerin biraz altında kaldı. Son iki haftada yapılan anket sonuçlarında Marine Le Pen'in yüzde 28-30 oy kazanması tahmin ediliyordu. Parti Başkanı Marine Le Pen sandıktan çıkan sonuçtan memnun olduğunu, partisinin başarıyı yakaladığını ve ikinci turda daha fazla oyla kazanacaklarını iddia etti.İlk turda seçimlere olan katılımın yüzde 50-51 yüksek olması dikkat çekti. 29 Mart Pazar günü seçimlerin ikinci turu için Fransızlar yine sandık başına gidecek. UMP parti başkanı Nicolas Sarkozy ilk turun zaferiyle halkın güvenini kazanıp, ikinci tur için seçim kampanyalarına hız verdi. UMP, sosyalistlerin planlarını alt, üst etti. Kesin seçim sonuçlarının bugün akşam saatlerinde belli olması bekleniyor. DHA