onedio
'İtimadın Tahrip Olduğu Bir Ortamda Somut Adımları Görmeden Daha İleriye Gidemeyiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ülkede siyaset yapmak istiyorlarsa önce silahların gölgesinden kurtulacaklar. Silahların gölgesinde barış olmaz' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda muhtarlarla bir araya geldiği toplantıda, Türkiye'de Kürt sorunu kavramının geçerliğini yitirdiğini söyledi.Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:Biz bu coğrafyanın insanları olarak birbirimize kenetlenebilsek, dışardan hiçbir güç bizim aramıza nifak sokamaz. Biz emredildiği gibi birbirimizi kardeş görsek, Allah’ın ipine sımsıkı sarılsak inanın dışarıdan hiçkimse gelip de bizim ağzımızın tadını bozamaz. Bu coğrafyanın tüm bireyleri ellerini şöyle kenetleyecek, başını da iki elinin arasına alacak ve başkalarını suçlamadan önce kendi muhasebesini yapmak suretiyle yoluna devam edecektir.SUNNİLERİN, ŞİİLERİN AKLI YOK MU?Sunnilerle şiilerin birbirleriyle çatışması dışarıdan birilerine fayda sağlıyor. Sunni’lerin aklı yok mu, şii’lerin aklı yok mu, bir takım terör örgütlerinin vahşice saldırıları, o terör örgütlerine değil, onları kukla gibi oynatanlara fayda sağlıyor. O terör örgütlerine sempati duyanların, kol kanat gerenlerin allah aşkına hiç aklı yok mu? Kuranı kerim’de rabbimiz bizi uyarıyor “hiç akletmezmisiniz, tefekkür tezekkür etmez misiniz?” işte akledilmediği için şii yada sunni üzerine bombaları bağlayıp bir camiye girip ibadet eden Müslümanları barbarca katledilebiliyor. Yemen’de olanları duyuyorsunuz değil mi? 350 bin insanın katili, sırf mensubu olduğu mezhep nedeniyle hoş görülebiliyor. Katliamları barbarlığı maalesef destek görebiliyor. Babası, humus’ta 30 bin insanı öldürdü, kendisi 11 kat insanı suriye’de öldürdü. Genlerine işlemiş bunların. İnanın ne sunni kazanıyor, ne de şii. Ne türk kazanıyor, ne de kürt arap kazanıyor. Her zaman kaybeden biz, Müslüman. Kazanan ise bizim kardeşlerimizi birbirleriyle çatıştıranlar oluyor.GEZİ’DE OLANLARI UNUTMAYALIM6-8 Ekim tarihlerinde olan olayları unutmayalım, Gezi olaylarında olanları unutmayalım. Vatandaşlarımızın araçları dükkanları nasıl yakıldı yıkıldı unutmayalım. Belediyelerin otobüslerinin nasıl yakıldığını unutmayalım. Bütün bunlar nerede oluyor? Kendi ülkemizde olanlar da bunlar. Türklerle kürtlerin kardeşliği öyle sıradan pamuk ipliğine bağlı bir kardeşlik değildir. Bunun özellikle bilinmesini isterim. Özellikle genç nesillerin, kardeşliğin boyutunu derinliğini ruhunu çok çok iyi anlamasını gönülden arz ederim. Biz Malazgirt savaşında kürt kardeşlerimizle omuz omuza savaştık, haçlı seferlerine karşı omuz omuza savaştık.ORTAK TARİHİMİZ 30-40 YILDAN İBARET DEĞİLAynı sofraya oturduk, kız aldık kız verdik. Aynı toprağı değil aynı kaderi paylaştık. Şunu açık açık ifade etmek isterim. Yaklaşık bin yıldır bu topraklarda Kürtlerin yegane dostu ve kardeşi Türkler. Türklerin de yegane dostu ve kardeşi kürtler olmuştur. Açın bin yıllık tarihine bakın. Kürtlerin zor zamanlarında yanlarında sadece Türklerin olduğunu göreceksiniz. Türklerin yanlarında Kürtlerin de olduğunu göreceksiniz. Birinci dünya savaşının ardından ayrıştırma çabasına, Türklerden önce kürtlerin kendisi karşı çıkmış, bizi birbirimizden ayıramazsınız diye duygularını gayelerini ifade etmişlerdir. Bizim ortak tarihimiz öyle 30-40 yıldan ibaret değildir. 30-40 yıl içindeki gelişmelere bakıp kardeşliği sorgulayanlar tarihe haksızlık ederler. Bizim Kürtlerle olan ilişkimizi muhabbetimizi ancak ve ancak Türkler ve Kürtler olarak biz tanımlarız. Marjinal, ateist, inançsız, bu topraklarından değerinden kopuk akımları çıkıp da bizim birbirimize olan muhabbetimizi yeniden tanımlayamazlar.2005 YILINDA DEDİM Kİ...2005 yılında Diyarbakır’da kardeşlerime dedim ki “Kürt meselesi benim meselemdir” o gün inkar politikalarını elimizin tersiyle ittik. O gün asimilasyonu bir daha geri gelmemek üzre tarihe havale ettik. Red inkar politikalarının son bulmasıyla birlikte, yani devletin sorunları kabul ederek çözüm çabasına girmesiyle birlikte Kürt sorunu kavramı artık geçerliliğini yitirmiştir. Ben Kürt sorunu yoktur dediğimde, bunu artniyetli şekilde başka yerlere çekmeye çalışıyorlar. Benim söylediğim açıktır. Türkiye ’de artık Kürt sorunu yoktur, kürt kardeşlerimin sorunları vardır. Bu başka bir şey, yatıp kalkıp Kürt sorunu şöyle kürt sorunu böyle, başka bir şey yok ağızlarında. Kardeşim bana bırak bu işleri söylemeyi, Kürt kardeşlerimin sorunu varsa bana onu getir. Türk kardeşimin de var, Romanın da var, Azerinin de var, Zaza kardeşimin hepsinin sorunları var. ha bunları gidermek için çalışacağız. Ayrım yapmayacağız. Sanki bu ülkede Kürt sorunundan başka mesele yok. Bu bu ülkeyi bölmeye gayret etmektir. Bu ayrımcılıktır.İTHAL KAVRAMLARLA YOLA ÇIKANLAR DOKU UYUŞMAZLIĞI YAŞIYORsorunların çözüldüğü bir ortamda, kürt sorunu kavramını kullanmak, açıkça haksızlıktır. Bu ülkede 36 ayrı etnik unsur var. hepsini biz türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı altında topladık. Millet nedir biliyor musunuz, her türlü etnik unsuru tek çatı altında toplayan çatının anlamıdır. Millet bununla oluşur ve bunu hazmedemiyorlar. İthal kavramlarla yola çıkanlar, ithal çözümler önerenler doku uyuşmazlığı yaşarlar. Şu anda doğu ve güneydoğu illerimizde, kürt kardeşlerimiz nezdinde çok önemli bir tehdit mesele var. hem terör örgütü hem siyasi parti, kendi yaşam tarzını dayatarak benim kürt kardeşimin ruhuyla özüyle oynamaya çalışıyor. Onların dünya görüşü yaşam tarzı bu coğrafyaya ait değildir. Onların diliyle konuşmaya başladığınız anda bu tahribatın bir unsuru olursunuz.Bütün hayatım boyunca, farklı etnik unsurlara bakışım çok net olmuştur. Yaradılanı severim yaradandan ötürü.Bundan 40 yıl önce de bu zaviyeden bakıyordum, bugün de bu zaviyeden bakıyorum. Bu bakış açısı bu toprakların özüdür, ruhudur. Kim ki etnik unsurları bir farklılık ayrışma husumet vasıtası olarak kullanıyorsa, bu topraklar üzerinde bin yıllardır muhafaza eden kardeşliğe ihanet içindedir.POLİTAKALARIMIZI TERÖR BELİRLEYEMEZHiçbir zaman tehditlere telkinlere saldırı ve sabotajlara aldırış etmedik. Terör bizi tehdit etti boyun eğmedik. Nice darbe girişimi, nice saldırı, Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimi, hepsi de Kürt kardeşlerimin sorunlarının çözümünü engellemek için sahneye konulmuştur. Ama biz hiçbirine eyvallah etmedik. Bizim politikalarımızı terör belirleyemez. Bizim istikametimizi, darbe tehditleri, çatışma tehditleri de belirleyemez. Sadece ve sadece milletimiz belirledi, bundan sonra da sadece ve sadece milletimiz belirler.Kürt kardeşlerimize bakışımızla, inanın 40 yıl önce neredeysek bugün de oradayız. Biz de hiç kırıklık göremezsiniz. İstikametimizin sarsıldığını göremezsiniz. Ne terör ne de çeteler, uluslararası çeteler, ulusal paralel çeteler bize istikamet çizemez. Bu meseleyi çözmek için kefenimizle yola çıktık. Ne dedik? terör örgütü silahları bırakacak dedik. Öyle mi? Çünkü ben cumhurbaşkanlığı makamına gökten zembille inmedim, 12 yıl başbakanlık yaptım. Ondan öncesinde belediye başkanlığı yaptım. Buralardan halkımın içinde bu toprakları eşiye eşiye bu duruma geldik. Hangi köyde, hangi beldede, hangi ilçede, ilde ne var ne yok bunları bilen birisiyiz.ANKARA’DA OTURUP ÜLKE YÖNETİLMEZDaha dün evvelsi gün Denizli’deydik. 24 kere ben denizli’ye gitmişim. Acaba şöyle cumhuriyet tarihinde hangi başbakan, cumhurbaşkanı bir ile 24 kere gitmiş olsun? Ankara’ya oturup buradan yönetmeye kalkarsan işte 12 yıl önceki Türkiye olurdu.ECDAD ÇİZMİŞ PROJEYİAz önce söylendi bak İstanbul boğazı. Boğazın altından Marmaray. Ecdadımız hayal etmiş, projeyi de çizmişler. Ama onların projesini biz hayata geçirdik ve şu anda Marmaray çalışıyor. Ve şimdi bir de tünel yapılıyor. Yine Marmarayın güneyinde, oradan da iki katlı tünelden otomobiller geçecek. Bir de Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılıyor. O da inşallah yetiştirilebilirse bu yıl sonuna yetiştirilmeye çalışılacak. Bir de iki köprü arasından yine denizin altından, oradan da yine aynı şekilde hem raylı hem de lastikli sistem üç katlı bir tünel daha yapılacak. Yani bu ne demek, asya ile avrupa’yı üç denizin altından, üç denizin üstünden birbirine bağlıyoruz.ÇÖZÜME KATKI SUNMAK İSTİYORLARSA SİLAHLARIN GÖLGESİNDEN KURTULACAKLARTerör örgütü silahları bırakacak dedik, söyleyecek sözü varsa siyaset zemininde söyleyecek dedik. 13 yılda yaptıklarımız, silahı tamamen zeminsiz bahanesi bırakmıştır. Sıkılı yumruklarla hiçbir sorun çözülemez. O silahları bırakmadığınız sürece zerre kadar katkınız olmaz. Şimdi söylüyorlar, silahlar bırakılsın. İfade olarak çok güzel. Tamam da bir yıl önce Nevruzda yine bunlar söylenmişti. Ve tamam dendi. E ne oldu? Ben ne dedim, uygulamaya bakarız. Uygulama görmeden bunlara inanmak mümkün değil. Dolayısıyla uygulamayı görelim, işte şimdi 2,5 ay sonra seçimler var. 30 mart seçimlerinde tehditlerle bu işler yürüdü, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tehditlerle yürüdü. Artık bu tehditlerden halkımızı kurtarmak zorundayız. Burada da muhatabım asla terör örgütü değildir. Bu çağrımı terör örgütüne değil, vesayetinden kendisini kurtaramayan o siyasi partiye yapıyorum. Eğer çözüme katkı sunmak istiyorlarsa, önce silahların gölgesinden, tasallutundan kurtulacaklar.SİLAHLARIN GÖLGESİNDE BARIŞ OLMAZ, SOMUT ADIMLARI GÖRMEDEN DAHİ İLERİ GİTMEYİZTekrar söylüyorum. Her ne pahasına olursa olsun, son nefesimize kadar bu ülkede çözüm süreciyle tesis ettiğimiz kardeşliğimizin mücadelesini sürdüreceğiz. Ancak hiç kimsenin Kürt kardeşlerimi zehirlemesine, haksız muhataplık kazanmasına müsaade edemeyiz, etmemeliyiz. Silahların gölgesinde barış olmaz. Verilen sözlerin defalarca çiğnendiği bir ortamda somut adımları görmeden daha ileriye gidemeyiz. Şurada allah aşkına soruyorum. Diyarbakır’daki merhum yasin börü ve arkadaşlarının alçakça katledilmesinin üzerinden çok geçmedi.İstanbul Okmeydanı’nda, Burakcan’ın ölümünün üzerinden daha çok geçmedi. Terör örgütü nasıl onu da orada şehit etti biliyorsunuz. Şu ana kadar çıkıp da bunun özeleştirisini yaptılar mı? Kendilerini hala sorgulamadılar. Biz bu şımarıkça tavırlar boyun mu eğeceğiz? Yasin börü, olayların içinde değildi, kurban eti dağıtıyordu. Bu sözüne güvenilmeyen figürlerle yol mu yürüyeceğiz? Her türlü oyunu oynayanlarla nasıl devam edeceğiz? Önce silahı bırakacaksın. Bak IRA ingiltere’de irlanda’da silahları betonlara gömdüler. Sizin buna benzer attığınız bir adım var mı şu anda? Yok. Silahı bırakacaksın, savaşın fitne ve nifakın dilini bırakacaksın. Söyleyecek sözün varsa, siyaset zemininde söyleyeceksin. Ha siz çözüm istemiyorsanız, kusura bakmayın keyfiniz bilir. Biz bu meseleyi çözmek için onlara değil milletimize güvenerek yola çıktık. Silahlara rağmen, silahların tasallutunda siyaset yapanlara rağmen biz bu meseleyi çözeriz.6-8 EKİM’DE KİM SOKAĞA DAVET EDEN KİMDİ?6-8 ekim tarihlerinde milleti sokağa davet eden kimdi? Ondan sonra yalana başladılar. Ne yapmadın ya, sokağa davet ettin. Kendileri için hak aradılar. Şimdi çıkmışlar utanmadan cumhurbaşkanı çözümün karşısında diyorlar. Cumhurbaşkanı çözümün yanında mı karşısında mı geriye dönüp 12 yıllık döneme bakarsın görürsün. Kürt demek yasaktı bu ülkede. Kürtçe şarkı türkü yasaktı. Sokakta kürtçe konuşmak yasaktı. Anne evladıyla cezaevinde kürtçe konuşamıyordu. Bölgede seyehat etmek yasaktı. Yol yoktu, öğretmen yoktu, hastane doktor yoktu. Bunların hepsini biz çözdük. İktidara geldiğimizde, ne yapılması gerektiğini sormuştum. Bana bir şey söylediler, ohal’i kaldırın yeter dediler. O zaman başbakan sayın Abdullah gül’dü. İki ayda OHAL kaldırıldı. Hükümet güvenoyu aldı, 28 Kasım’da, 30 Kasım’da OHAL kaldırıldı. Bununla kalmadık. Faili meçhul dönemini sona erdirmekten, kürtçe televizyondan, seçmeli kürtçe dersine, çocuklara isim verilmesinden, yerleşim birimlerinin adlarına kadar her anlamda tarihi adımlar attık. Bu bölgede de çok büyük yatırımlar gerçekleştirdik. Batıda ne varsa, güneydoğuda doğuda aynı hizmetlerin verilebilmesini biz sağladık. Önce demokratik açılım diyerek, sonra milli birlik ve kardeşlik projesi diyerek, ardından çözüm süreci diyerek bugünlere geldik. Bütün bunları birileri bizi zorladığı için değil, bölgedeki kardeşlerimizin de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olduğuna inandığımız için, ebedi kardeşlerimiz olduğu için yaptık.Elbette bu meselede tümüyle ortadan kalkmış değil. Ama biz türkiye’nin tüm meseleleriyle birlikte bu meseleyi de çözme irademizin sonuna kadar arkasındayız. Türk kardeşimin, Kürt kardeşimin, arap kardeşimin ne sorunu varsa, Alevinin sunninin, işçinin, sanayicinin ne sorunu varsa allahın izniyle hepsini de çözeceğiz. Çözüm süreci bir iki etnik unsurun değil, iki bölgenin değil, tüm milletimizin ve tüm Türkiye’nin ortak meselesidir. Kim çözümde yanımızda olursa onunla yürürüz, ama iki yüzlülerle asla yol yürüyemeyiz.EĞER İTİRAZ EDİYORSAM PARALEL YAPILANMAYA DİKKAT ÇEKEREK YAPIYORUMBizim hiçkimseye meşruiyet kazandırmak gibi bir gayemiz yok olamaz. Türkiye, terör örgütleri karşısında, Vandallar karşısında, paralel ihanet şebekeleri karşısında boyun eğmez. Eğer itiraz ediyorsam, bazı yanlışlara dikkat çekiyorsam, bugüne kadar yaşananları yakından bilen biri olarak yapıyorum. Bu ülkede paralele, yapılanmaya dikkat çekerek yapıyorum. Bir şeyi daha özellikle söylüyorum. Paralel devlet yapılanmasının, bizlere yönelttiği çağrılara bakarsanız, nerelerle nasıl paslaştıklarını görürsünüz.MESELESİ KOLTUK OLANLAR BİZİ ANLAYAMADIEğer eleştiriyorsam bunu ülkem adına, kardeşlik adına, barış adına yapıyorum. Biz dertliyiz. Dert adamı söyletir. Bu ülkenin derdini sızını içimizde hissettiğimiz için konuşuyoruz. Meselesini ikbal olanlar bizi anlayamadı, meselesi koltuk olanlar bizi anlayamadı. Ucuz kahramanlık peşinde olanlar bizi anlayamadı. Biz şahsi meseleleri işin içine katmadan, hükümetimizle devletimizle bu işi çözeceğiz. Muhalefet katkı sağlayacaksa buyursun sağlasın.Bundan sonraki gelişmelere ilişkin söz söylemek, değerlendirme yapmak, teklifte bulunmak herhalde benim hakkım.KENDİNİ BİL, HADDİNİ BİL, NESLİNİ BİLBirileri çıkmış ne diyor, artık tek adamsın, yanında kimse yok. Yahu bunlar çok zavallı ya. Ya ben cumhurun başkanıyım ya, ben bu milletin başkanıyım. Büyüklerimizin çok güzel bir lafı var “kendini bil, haddini bil, neslini bil” Ama bunlarda hiçbirisi yok.Sondakika.com
Ak Parti Grup Toplantısı İptal
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yarın Konya'da katılacağı açılış töreni nedeniyle AK Parti grup toplantısı iptal edildi.Başbakan Ahmet Davutoğlu yarın memleketi Konya’da olacak.Sabah saatlerinde Konya’ya gidecek olan Başbakan Davutoğlu, yarın yapılacak AK Parti grup toplantısını iptal etti.Günübirlik ziyaret için Konya’da bulunacak Başbakan Davutoğlu’nın, Çarşamba günü grup toplantısı yapıp yapmayacağına ilişkin ise herhangi bir açıklama yapılmadı.Kaynak: Habertürk
Xperia Cosmos'un Görüntüleri Sızdı
Selfie ’nin popüler olmasından sonra telefon geliştiricileri de bu alanı bir pazara dönüştürmek istemiş ve ön kamerası güçlü akıllı telefonları ile karşımıza çıkmıştı. Selfie odaklı telefonlara Sony’nin de Xperia Cosmos cihazı ile ekleneceği bugün sızan görüntüler ile ortaya çıktı.Xperia Cosmos Selfie odaklı olacağı için gelişmiş bir ön kameraya sahip olacak. Hatta Xperia Cosmos’un ön kamerasında bir adet flaş da olacak. Premium tasarıma sahip 5 Megapiksel ön kameralı ve LED flaşlı Xperia Cosmos’ un Android 5.0 Lollipop ile gelmesi bekleniyor. Orta segmentte yer alacağı için Sony, Xperia Cosmos'da MediaTek işlemciye yer verebilir.
Bursaspor'dan Ronaldinho Bombası
Bursaspor, yeni sezonda dünyaca ünlü yıldız oyuncu Ronaldinho'yu kadrosuna katmak için girişimlere başladı. Başkan Bölükbaşı, yapımı süren Timsah Arena Stadyumu'na yıldız ismi çıkarmak için menajeri ile temasa geçtiklerini duyurduYeni sezona yapımı süren 45 bin kişilik Timsah Arena Stadyumu ile girmeye hazırlanan Bursaspor, sürpriz bir girişimde bulundu. Meksika ekibi Queretaro forması giyen 35 yaşındaki Brezilyalı yıldız Ronaldinho’nun menajeri ile temasa geçen yeşil-beyazlı yönetim, yeni sezonda yıldız oyuncuyu kadrosuna katmak istiyor.BAŞKAN BÖLÜKBAŞI AÇIKLADIKulüp başkanı Recep Bölükbaş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Ronaldinho’nun menajeri ile temasa geçtik. Gelecek sezon yeni bir stadyumda oynayacağız. Yıldız bir ismi kadromuza katma düşüncemiz vardı. Ronaldinho da dünya çapında bir oyuncu. Menajeri ile görüşüyoruz. Herhangi bir rakam konuşmadık ancak transferi bitirmek için girişimlerimiz olacak' dedi.MEKSİKA EKİBİNDE OYNUYORGeçtiğimiz eylül ayında Brezilya ekibi Atletico Mineiro ile yollarını ayırarak Meksika’nın Queretaro takımıyla 2 yıllık sözleşme imzalayan yıldız oyuncu, bu sezon çıktığı 17 resmi karşılaşmada 3 gol, 3 asistlik performans sergiledi. İHA
Reklam
Mükemmel Bir Zamanlamayla Çekilen 9 Yaratıcı Bulut Fotoğrafı
Fotoğrafçılık sanatı doğru zamanda doğru yerde olmayı gerektirir. Ve şartlar uygunsa 'İşte o an' dediğimiz çalışmalar ortaya çıkar. Ancak bazen de, ufak dokunuşların yardımıyla, sıradan bir manzara bile oldukça başarılı bir fotoğraf karesine dönüşebilir. Teknik bilgi ve doğru ekipman dışında asıl olan, şüphesiz yaratıcılık ve hayal gücüdür. Bu sayede ortaya özgün işler çıkar. Tıpkı galerimizde örneklerini göreceğiniz fotoğraflar gibi...
Emenike İstanbul'dan Ayrıldı
Fenerbahçe'nin dün Beşiktaş ile oynadığı derbi maçta formasını çıkararak sahayı terk etmeye çalışan Nijeryalı futbolcu Emmanuel Emenike, bu sabah Londra'ya gitti.Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın milli maç arası nedeniyle futbolculara iki gün izin vermesi üzerine Emenike, bu sabah İstanbul'dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Londra'ya gittiği öğrenilen Emenike'nin, 25 Mart Çarşamba günü İstanbul'a dönerek sarı lacivertli takımın antrenmanında yer alacağı belirtildi.Uğur DEMİRKIRDI/İSTANBUL, DHA
Reklam
Ethan Swanson ve James Kingston'dan İnsanın Yüreğini Ağzına Getiren 2 Performans
James Kingston ve Ethan Swanson hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan insanlar. Swanson profesyonel bir tehlikeli sahne dublörü. Kingston ise serbest koşucu, aynı zamanda da bir şehir kaşifi. İkilinin ortak özelliği, istedikleri yere gitmek için bir çatıdan, diğerine atlamayı alışkanlık haline getirmiş olmaları. Bazıları onların bu durumu adrenalin bağımlılığı olarak adlandırıyor. Ama bu iki kafadar için yaptıkları sabah kalkıp çay içip, reçelli ekmek yemek kadar doğal şeyler. Ancak sizlere yine de, 'sakın bunları denemeyin' demeyi de ihmal etmeyelim. İyi seyirler..
39. Olağan UEFA Kongresi Yarın Yapılacak
UEFA'ya üye 54 ülke federasyonunun başkan ve yöneticilerinin katılımıyla her yıl düzenli olarak organize edilen Olağan UEFA Kongresi'nin 39.su, yarın Avusturya'nın başkenti Viyana'daki Reed Exhibitions Messe'de yapılacak.Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, 39. Olağan UEFA Kongresi, 24 Mart 2015 Salı günü TSİ 10.30'da başlayacak ve aynı gün TSİ 17.00'de sona erecek.39. Olağan UEFA Kongresi'nin gündemi şu şekilde:UEFA Başkanlık Seçimi'nin yapılmasıUEFA Yönetim Kurulu Seçimi'nin yapılmasıUEFA'dan FIFA Yönetim Kurulu'na girecek isimlerin seçilmesiUEFA Başkanı, UEFA Yönetim Kurulu ve UEFA Yönetimi'nin yıllık faaliyet raporlarının sunulması2013/2014 döneminin mali açıdan ibrası ve 2015/2016 dönemi bütçesinin onaya sunulmasıUEFA Komite Başkanları tarafından faaliyet raporlarının sunulması.Cihan
Google Fiber'le Hedefli TV Reklamı Mümkün Olacak
Google, 2011 yılında kablolu TV’ye rakip olacak televizyon servisi Google Fiber ‘i devreye almış ve testlere başlamıştı. İnternetin hedefli reklam devi Google, bundan böyle televizyon reklamcılığının da kaderini değiştirmeye aday olmuş gibi gözüküyor. Televizyon reklamlarında bugüne dek hedefli reklamların mümkün olmaması, reklamların herkese gösterilmesi hem pek çok yerel işletmeyi oyun dışında bırakıyor hem de reklam verenlere aslında hedef kitlesi olmayan kişilere reklam göstermeye itiyordu.Google Fiber, test etmeye başlayacağı yeni hizmetle reklam aralarında hedefli TV reklamları göstermeye başlayacak. Kansas’taki iki bölgede denenecek olan servis televizyon deneyimize etki etmeyecek ve izlediğiniz programlar/diziler/filmler reklama girdiği anda çalışmaya başlayacak.Google Fiber şimdilik üç farklı hedefleme seçeneği sunuyor fakat zamanla bunların genişleyeceğini tahmin etmek güç değil. Hedefleme seçeneklerinden ilki ve belki de en önemli olanı coğrafi hedefleme. Bu şehirde oturanlara bu reklamı göster demek pek çok yerel işletme hatta KOBİ’lere bile TV reklamı çıkmayı hayal ettirecek cinsten. Diğer hedefleme seçenekleri ise izlenen programın türüne göre, mesela bir spor müsabakası izleyene spor malzemeleri reklamları göster demek markaların elinde olacak. Son hedefleme seçeneği ise kullanıcının izlediği programların geçmişine göre, yani Google Fiber sizi izlediğiniz programlara göre profillemeye çalışacak. Ancak bu “geçmişinizi takip eden” özelliği kapatabildiğinizi belirtelim.Google Fiber şimdi Kansas’taki yerel işletmeleri TV reklamı vermeye çağırıyor. Eğer başarılı olurlarsa ve Google Fiber yaygınlaşmaya devam ederse, Google bir kez daha çok büyük bir işi başarmış ve gücüne güç katmış olacak. Bugün Austin, Provo ve Kansas City’de çalışan Google Fiber’in bir ABD genelinde bir genişleme planı da bulunuyor. Bakalım Google Fiber, diğer ülkelere ne zaman giriş yapacak?Webrazzi
Reklam
2014'te Uyuşturucudan Ölüm Bir Önceki Yıla Göre 4 Kat Arttı
2014 yılında uyuşturucudan ölüm bir önceki yıla göre 4 kat artarak 648 oldu. Ölenlerden biri ise sadece 13 yaşında.Emniyet Genel Müdürlüğü ‘2014 Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre, 2014 yılında 232 kişinin doğrudan, 416 kişi dolaylı olmak üzere toplam 648 kişinin uyuşturucudan hayatını kaybetti. Ölenlerden 1’i 13 yaşında, 26’sı 15-19, 54’ü 25-29, 25’i 30-34, 27’si 35-39, 26’sı 40-44, 8’i 45-49, 6’sı 50-54, 5’i 55-59, 3’ü 60-64 yaş aralığında. 2’si 65 yaşından büyük, 5’nin ise yaşının bilinmediği belirtiliyor. Uyuşturucu madde kullanıcılarının yüzde 69,74’ü ilköğretim mezunu, yüzde 66,49’unun hiç evlenmediği ve yalnız yaşayanlardan oluşuyor. 2013 yılı uyuşturucu raporunda ise toplam ölüm sayısı 162 kişi olarak verilmişti.CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven uyuşturucu kullanımında artışın şiddet olaylarına etkisini Meclis gündemine taşıdı. Adalet Bakanına uyuşturucu soruları yöneltti. 2014 yılı Emniyet’in uyuşturucu raporundan sayısal verileri de paylaşan Güven’in soru önergesi ve gerekçesi şöyle:“Ülkemiz dünyada en fazla eroin yakalayan ülkedir. Ülkemiz 2012 yılında AB ülkeleri ve Türkiye sıralamasında açık ara farkla en fazla eroin ve ikinci en fazla esas yakalayan ülkedir. Bu da oldukça fazla miktarda eroin ve esrarın da yakalanamadığını düşündürmektedir.2013 yılında kullanım amaçlı yakalan eroin miktarı 206 kg, esrar 6889 kg, ekstazi 47.311 kg, kaptagon 32.325 kg (2012 yılında 5.536 kg), ve sentetik kannaboid (bonzai) de 132kg (2012 yılında 34 kg) olarak belirtilmiştir.2011 yılında 26 ilde, 2012 yılında 43 ilde, 2013 yılında da 70 ilde sentetik kannabinoid (bonzai) yakalandığı belirtilmiştir. Raporda “Esasında bulunabilir ve yaygınlık birbirine paralel seyretmiş, az maliyetli ve kolay üretim fiyatlardaki ucuzluğu, fiyatlardaki ucuzluk ise yaygın kullanım ve bulunabilirliği beraberinde getirmiştir” denilmektedir.2014 yılında erkeklerin en az 281 kadın öldürdüğü, 109 kadın ve kız çocuğuna tecavüz ettiği veya tecavüz girişiminde bulunduğu, 560 kadını yaraladığı, 140 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu belirtilmektedir.Bağımlılık yapan madde kullanımının yoksunluk nedeniyle ya da madde ile etkisi ile şiddete yol açtığı bilindiğine göre:1) 2012, 2013 ve 2014 yıllarında şiddet uygulamaktan dolayı tutuklanan, hüküm giyen ve cezaevine gönderilen kişilerin cinsiyeti ve madde bağımlılığı durumu nedir?2) 2012, 2013 ve 2014 yıllarında kadınları yaralamaktan ve darp etmekten tutuklanan, hüküm giyen ve cezaevine gönderilen kişilerin cinsiyeti ve madde bağımlılığı durumu nedir?3) 2012, 2013 ve 2014 yıllarında kadınlara veya çocuklara cinsel tacizden tutuklanan, hüküm giyen ve cezaevine gönderilen kişilerin cinsiyeti ve madde bağımlılığı durumu nedir?4) Madde bağımlısı hükümlülere yönelik gerek mahkûmiyetleri sırasında gerekse tahliye sonrasında alına önlemler nelerdir? Rehabilitasyonları nasıl sağlanmaktadır?Ankara- ZETE
'Domuz Gribinden 30 Kişi Hayatını Kaybetti'
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, grip nedeniyle 39 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu vakalardan 30’u domuz gribinden” dedi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu'nun ilk toplantısına ilişkin Bakanlık Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen basın toplantısı sonrasında, gazetecilerin halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne bağlı ölümlere ilişkin sorularını yanıtladı.Gribin her yıl dönem dönem artışlar gösterebildiğini anımsatan Müezzinoğlu, 2013-2014 yıllarında yoğun grip salgını dönemlerinin yaşandığını ifade etti.Müezzinoğlu, 2013'ün kasım ve aralık, 2014'ün de ocak ve şubat aylarında grip vakalarında yoğunluk görüldüğünü dile getirerek, bu dönemlerde gece ve hafta sonu poliklinik hizmetlerine uzman doktor desteği gibi ek tedbirler alındığını söyledi. Bu yıl için aynı yoğunlukta bir pik dönemi ile karşılaşılmadığını, son 15-20 gündür sayısal bir artış görüldüğünü anlatan Müezzinoğlu, buna rağmen şu an ek bir tedbire ihtiyaç olmadığını vurguladı.Müezzinoğlu, hastanelerde günlük ortalama 60 hastayı yatarak tedavi ettiklerini belirterek, 'Son iki gündür bu yatışlarda da düşüş başladı. O pik dönemi bitti ve inişe geçti' diye konuştu. Bu dönemde yatan hastalarla ilgili eczanelerde ilaç bulunamadığını ifade eden Müezzinoğlu, 'Eczanelerde gerekli ilaçların bulunamaması gibi pik durumla karşılaşılmaması için 250 bin kutu ilacın hastanelere gönderildi' dedi.Müezzinoğlu, bu yıl da grip nedeniyle bazı hastaların hayatını kaybettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:' Grip salgını dolayısıyla toplam kaybedilenvaka sayısı bugün itibariyle 39'dur. Bizim 4 bin 300 grip şüphesiyle tetkik yaptığımız vakalardan 366'sında H1N1 grip virüsü teşhis edildi. Bu 366 H1N1 virüsünün dışında da H3N2 virüsü, influenza B virüsü teşhis ettiklerimiz var. Kaybettiğimiz vakalardan 5 tanesi influenza B virüsü teşhisiyle, 4 tanesi H3N2 virüsü nedeniyle ve 30 tanesi de H1N1 virüsü teşhisiyle...Ama bu vakalar yalnız grip enfeksiyonu nedeniyle kaybedilmiş vakalar değildir. Bu vakaların bir kısmında kronik akciğer hastalığı olan, bir kısmında böbrek yetmezliği, bir kısmında karaciğer yetmezliği ve bunların üzerine ilave bir gribal enfeksiyon nedeniyle kaybettiğimiz vakalar bugün itibariyle 39'dur.'Bakan Müezzinoğlu, bu koruya ilişkin son verileri kapsayan detaylı açıklamayı 25 Mart Çarşamba günü yapmayı planladıklarını sözlerine ekledi.AA
Hanefi Avcı: 'Haklarımın İadesi Önemli'
Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, hakkında 11 meslekten ihraç kararı bulunduğunu, şu ana kadar bunların 4'ünün kaldırıldığını belirterek, 'Tekrar polis müdürü olmak istemem. Bakanlıkta bir görev olur, başlayabilirim ama bu saatten sonra polis müdürlüğü yapmam, yapamam' dedi.Hanefi Avcı, hakkındaki meslekten men kararının Ankara 14. İdare Mahkemesince iptal edilmesini, değerlendirdi. Hakkında daha çok dava bulunduğunu, Ankara İdare Mahkemesinin aldığı kararın, bu davalardan biri olduğunu söyleyen Avcı, 'Bunun gibi 7 karar daha lazım' diye konuştu. İdare Mahkemesinin, hakkında verilen meslekten ihraç kararını kaldırdığını hatırlatan Avcı, şunları kaydetti: 'Mahkeme, bu kararın usulsüz alındığına ve oylamaya katılan üyelerin durumlarının uygun olmadığına dair bir karar vermiş. Ona benzer 4 karar daha olduğu için İdare Mahkemesi kararı üzerine, Bakanlık da diğer 4 kararı kaldırmış. Ama kaldırdığı kararlar daha yayınlanmadı.Hakkımda 11 ihraç vardı, 4’ü kalkmış oldu. Geriye daha 7 tane İdare Mahkemelerinde benzer kararlar var devam eden. Bu bir adım, 4 adım ileri gittik demektir. Olumlu gözüküyor.' 'Haklarımın iadesi önemli''Tüm süreç tamamlandıktan sonra mesleğe dönmeyi düşünür müsünüz?' sorusu üzerine Avcı, şunları söyledi: 'Ona çok daha zaman var. O biraz zor. Mahkeme kararları var, diğerleri var. Daha epey bir yol var. Tekrar polis müdürü olmak istemem ama en azından haklarımın iadesi noktası önemli. Belki farklı bir görev olur, bakanlıkta bir görev olur, başlayabilirim ama normalde bu saatten sonra polis müdürlüğü yapmam, yapamam. Ama haklarımın iadesi noktasında, şekli olarak göreve başlamayı ve bir süre sonra tekrar ayrılmayı düşünebilirim.'Aylin Sırıklı Dal, AA
Reklam
Öcalan'ın Nevruz Mektubu Değişti mi?
Öcalan'ın Nevruz mektubu okunduktan sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı izleme heyeti ile ilgili sözleri nedeniyle eleştiren Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Bu açıklama yapılmasaydı mektup nasıl olurdu?' diye sordu. Bu da akıllara, 'Öcalan'ın mektubu değişti mi?' sorusunu getirdi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik çıkışıyla PKK'nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan'ın Nevruz mektubunda değişiklik olup olmadığı tartışılıyor.Öcalan'ın 21 Mart'ta Diyarbakır'da Kürtçe ve Türkçe okunan Nevruz mektubunda, daha önce silahlı mücadeleyi bırakma çağrısı yaptığı örgüte yönelik mesajları okundu. Öcalan iki sayfalık mektubunda, PKK için silahlı mücadelenin sürdürülemez olduğunu vurguladı.'Ülkemiz halklarının, demokrasi, özgürlük, kardeşlik ve onurlu barışı için yürüttüğümüz mücadele bugün tarihi bir eşiktedir. Kırk yıllık hareketimizin acılarla dolu geçen bu mücadelesi boşa gitmediği gibi, aynen sürdürülemez bir aşamaya da varmış bulunmaktadır. Tarih ve halklarımız bizden dönemin ruhuna uygun bir demokratik çözümü ve barışı talep etmektedir. Bu temelde tarihi Dolmabahçe Sarayı'nda, hepimizce resmen ilan edilen on maddelik deklerasyon temelinde yeni bir süreci başlatma görevi ile karşı karşıyayız.'Arınç'tan 'değişti' imâsıÖcalan'ın mektubu okunduktan hemen sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gazetecilerin karşısındaydı. 'Barış Kenti Kudüs Zirvesi' programından çıkışta soruları cevapladı. Arınç çözüm süreci için izleme heyeti oluşturulmasını doğru bulmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirerek, 'Dünkü konuşma (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması) olmasaydı bugün İmralı'dan Nevruz dolasıyla verilen mesaj acaba nasıl olabilecekti? Ben şimdi o mesajın içerisindeki çok olumlu noktaları düşünerek bunun çok daha iyi olabileceğini, çok daha iyi bir aşamayı hedef gösterebileceğini de tahmin ediyorum. Ancak verilen mesaj bu haliyle bile olumludur, ümit vericidir' dedi.Öcalan tarih mi vermişti?Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi de Pazartesi günkü yazısında mektubun içeriğinde değişiklik olduğunu savundu. Selvi'ye göre, Öcalan mektubunda 40 yıllık çatışma dönemini bitirmesi için kongre toplama çağrısı yaptığı PKK'ya kongre tarihi veriyordu. İşte bu da çıkarılan kısımdı.'Öcalan PKK'nın 15 Nisan tarihinde kongreyi toplaması için çağrı yapıyordu. Bu cümle çıkarıldı. Bir de Süleyman Şah Türbesi ile ilgili güçlü vurgu vardı. Ortak tarih bilinci açısından yapılmıştı bu vurgu ama Eşme olarak yuvarlandı.'Önder ve Buldan yalanladıÖcalan'ın mektubunu Diyarbakır'daki Nevruz'da Türkçe okuyan HDP İmralı heyetinden Sırrı Süreyya Önder ise İMC TV’de katıldığı programda, mektubun değiştirildiği iddialarını yalanladı.Önder, 'Buna imkân yok. Çünkü bizim Sayın Öcalan’ın yazdığı metne, ne bir virgül ekleme ne bir virgül eksiltme gibi bir yetkimiz yok' dedi. Önder ayrıca, 'Mektupta silah bırakmaya yönelik tarih yoktu' diye de ekledi. Al Jazeera’nin ulaştığı HDP heyeti üyelerinden Pervin Buldan da mektupta başından bu yana kongre için net bir tarih olmadığını söyledi.Ancak hem Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın sözleri hem de Selvi'nin iddiaları Öcalan'ın mesajının, Erdoğan'ın açıklamalarından sonra değiştirildiği ihtimalini gündeme getiriyor.Mesaj trafiğinin anlamıDolmabahçe’de yapılan ortak açıklamanın ardından hükümet kanadı, Öcalan’ın Nevruz mesajında kongre için net bir tarih vermesini istiyordu. Ancak izleme heyetinin oluşturulup adaya gitmesini “müzakerelerin başlaması” anlamına geleceğini savunan HDP kanadı, heyet oluşmadan ve hasta tutukluların tahliyesi ile ilgili bir düzenleme yapılmadan Abdullah Öcalan’ın kongre tarihi vermesinin mümkün olmadığını, Öcalan’ın da böyle bir düşüncede olmadığını söylemişti.Bu yüzden Nevruz öncesi son hafta yapılan görüşmelerin gündeminde bu iki başlık vardı, kongre tarihi ve izleme heyeti. 13 Mart günü Kandil’e giden İdris Baluken ve Ceylan Bağrıyanık, Kandil’in Nevruz öncesi konuyla ilgili son mesajını aldılar. Aynı gün heyetin diğer üyeleri Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile bir araya geldi. Bu görüşme sonrasında basına izleme heyeti üzerinde uzlaşıldığı haberleri yansıdı, ancak bu haberler hem Akdoğan hem de HDP tarafından yalanlandı. Yapılan açıklamalara göre “görüşmeler sürüyordu.”Kandil’den gelen Baluken ve Bağrıyanık ile Ankara’dan yola çıkan Buldan ve Önder, beraberlerinde Hatip Dicle ile birlikte hemen ertesi gün yani 14 Mart günü bu defa İmralı’ya gittiler. Hem Kandil’in mesajını ilettiler, hem de zaten genişletilmiş devlet heyeti üyeleri ile görüşmeleri devam eden Öcalan’a, hükümet ile kendi görüşmelerine ilişkin bilgi aktardılar.Bu görüşmede Nevruz mesajı tartışıldı ancak henüz şartlar mesaja son nokta konulması için uygun değildi. Heyet İmralı’dan ayrıldı ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile yeniden görüşmeler başladı. 18 Mart günü Anadolu Ajansı’na konuşan Akdoğan, izleme heyetinde yer alacak isimlerin bazılarının belirlendiğini söyledi. Son kararı Başbakan Davutoğlu’nun vereceğini belirten Akdoğan, o karar için de bu haftayı işaret etti.Bu açıklamadan bir gün sonra yoğun trafiğin sonunda heyet Nevruz’a iki gün kala, 19 Mart günü bu defa mesajı almak için İmralı Adası'na gitti. Onlar İmralı’dan yanlarında mesajla birlikte ayrıldıktan sonra yine çözüm sürecinin en kritik maddesi haline dönüşen izleme heyetine ilişkin bilgiler sızmaya başladı, Artık Öcalan’ın mesajı hazırdı, bir gün sonra Nevruz’da okunacaktı. Cumhurbaşkanı’nın izleme heyeti ile ilgili açıklaması tam da bu aşamada geldi. Heyet artık ellerinde mesaj ile Diyarbakır’ın yolunu tutmuştu, Öcalan ile tekrar temas kurulmasına yetecek kadar zaman yoktu.Kaynak: Al Jazeera
Enes Kanter'in 27 Sayısı Galibiyeti Getirdi
NBA'de Oklahoma City Thunder forması giyen Enes Kanter, takımının Miami Heat'i 93-75 yendiği maçta 27 sayı, 12 ribauntla oynadıAmerikan Basketbol Ligi'ndeki (NBA) Türk oyunculardan Enes Kanter, takımı Oklahoma City Thunder'ın Miami Heat’i 93-75 yendiği maçta 27 sayı ve 12 ribauntla 'double double' yaptı.NBA'e 11 maçla devam edildi. Play-off mücadelesi veren takımların karşılaşmasında, Batı Konferansı ekibi Oklahoma City Thunder, Doğu temsilcisi Miami Heat'i 93-75 mağlup ederek üst üste 3'üncü, sezonun 40'ncı galibiyetini elde etti.Ev sahibi Thunder'da 27 sayı ve 12 ribauntla 'double double' yapan Enes Kanter, sahanın en skoreri oldu. Thunder'ın all-star oyun kurucusu Russell Westbrook da 12 sayı, 10 ribaunt, 17 asist ve 4 top çalmayla sezonun 10. 'triple double'ına imza attı.Heat'te Hasan Whiteside 13 sayı, 6 ribaunt ve 3 blokla mücadele etti. Dwyane Wade, Goran Dragic ve kenardan oyuna giren Mario Chalmers ise 12’şer sayı kaydetti.Doğu takımları Milwaukee Bucks ile Cleveland Cavaliers'ın mücadelesinde gülen taraf, 108-90'lık skorla misafir Cavaliers oldu.Cavaliers'ı sezonun 46. galibiyetine, 28 sayı, 10 ribaunt, 6 asist, 5 top çalmayla 'double double' yapan LeBron James, 20 sayı, 7 asistle oynayan Kyrie Irving ve 23 sayı atan J.R. Smith taşıdı.Peş peşe 6. yenilgisini alan Bucks'ta Michael Carter-Williams'ın 19 sayı, 5 asist, 4 top çalma, Giannis Antetokounmpo'nun 15 sayı, 9 ribaunt, 5 asist ve milli basketbolcu Ersan İlyasova'nın 14 sayı, 6 ribaunt üretti.Türkoğlu'nun takımı, Aşık'ın takımını yendiHidayet Türkoğlu'nun forma giydiği Los Angeles Clippers, Ömer Aşık'ın takımı New Orleans Pelicans'ı sahasında 107-100 mağlup ederek art arda 4'üncü, sezondaki 46. maçını kazandı.Clippers'ta 23 sayı, 11 asist, 7 ribauntla 'double double' yapan Chris Paul, 23 sayı, 5 ribaunt üreten Blake Griffin ve 20 sayı atan J.J. Redick galibiyetin mimarları oldu. Oyuna sonradan dahil olan Hidayet Türkoğlu, 3 sayı ve 2 ribauntla oynadı.Mağlubiyet serisi 3 maça çıkan Pelicans'ta Anthony Davis'in 26 sayı, 12 ribaunt, 5 asist ve yedek oyuncu Eric Gordon'ın 23 sayı, 5 asisti galibiyete yetmedi. Ömer Aşık, sakatlığı nedeniyle sahaya çıkmadı.NBA'deki bir diğer Türk basketbolcu Furkan Aldemir ise takımı Philadelphia 76ers'ın Los Angeles Lakers'a 101-87 kaybettiği maçı, 3 sayı ve 5 ribauntla tamamladı.SonuçlarOklahoma City Thunder-Miami Heat: 93-75Atlanta Hawks-San Antonio Spurs: 95-114Milwaukee Bucks-Cleveland Cavaliers: 90-108Los Angeles Clippers-New Orleans Pelicans: 107-100Toronto Raptors-New York Knicks: 106-89Orlando Magic-Denver Nuggets: 100-119Sacramento Kings-Washington Wizards: 109-86Boston Celtics-Detroit Pistons: 97-105 (uzatmada)Minnesota Timberwolves-Charlotte Hornets: 98-109Phoenix Suns-Dallas Mavericks: 98-92Los Angeles Lakers-Philadelphia 76ers: 101-87Eurosport
Reklam
'Eğitimi Erken Terk' Oranlarında Avrupa Şampiyonu Olduk...
Türkiye’de yapılan tüm kampanyalara rağmen kız çocuklarının yüzde 40’ının liseye ulaşamadan eğitimi terk ettiği ortaya çıktı. Erkek öğrencilerde yüzde 35 olan eğitim bırakma oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi oldu...Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu Raporu’ Türkiye’nin yapılan tüm kampanyalara rağmen kız çocuklarının eğitiminde yeterli başarıyı sağlayamadığını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 40’ı eğitimi erken terk ediyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Avrupa Komisyonu’nun raporundan derlediği verilere göre, 2013’te Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 39,9’u lise ve dolayısıyla yükseköğrenim aşamalarına geçemeden eğitim sürecini terk etti ya da bırakmak zorunda kaldı. Vatan'dan İlker Akgüngör'ün haberine göre, eğitimin ileri aşamalarına devam edemeyen bu gençlerin büyük çoğunluğu iş bulmakta da zorlanıyor. Türkiye erkek öğrenciler açısından da umut vermiyor. Kız öğrencilere göre daha avantajlı olsalar da erkek öğrencilerde de mevcut durum korkutucu. Erkek öğrenciler de yüzde 35 olan terk oranıyla Türkiye açık ara Avrupa birincisi olarak öne çıkıyor.AB’de 4 kat düşükEğitimi erken terk etme oranında Türkiye’nin ardından ikinci olan İspanya’da bile kız çocukların eğitimi erken terk oranı, Türkiye’nin oranına kıyasla 20 puan daha düşük. AB-28 ortalaması ise yüzde 10.2 ile Türkiye’nin dörtte biri düzeyinde. Kız öğrencilerin eğitimi erken terk oranı yüzde 2.6 ile en düşük Slovenya’da kaydedildi. Türkiye’de kız öğrenciler erkek öğrencilere göre eğitim açısından dezavantajlı durumundayken Avrupa ülkelerinde ise tam tersi yaşanıyor. Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti hariç Avrupa ülkelerinin tümünde erkek öğrenciler okulu daha erken bırakıyor. 28 üyeli AB’de 18-24 yaş aralığındaki, ortaokul diploması ile yetinmek zorunda kalan genç erkeklerin ortalaması yüzde 13,6 olurken, kızlarda bu oran yüzde 10.2 düzeyinde bulunuyor.İki yılda 400 bin öğrenci bıraktıGeçtiğimiz günlerde Millî Eğitim Bakanlığı 2014 İdare Faaliyet Raporu’nu değerlendiren Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS), 2013’te 174 bin 625 öğrenci, 2014’te ise 234 bin 932 öğrenci ilköğretim kurumlarında eğitimini tamamlamadan okulu terk ettiğini açıkladı. 2014’te ilköğretim kurumlarında (ilkokul ve ortaokul) okul terkleri 2013’e göre yüzde 35 artış gösterdi. Böylelikle 2013 ve 2014’te toplam 400 binden fazla çocuk okulu bıraktı.Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecindeki eğitim ve öğretim faslında yer alan AB 2020 stratejisinde belirlenen başlıca eğitim hedefleri erken okul terk oranlarının yüzde 10 oranının altına düşürülmesi ve yükseköğretim derecesi elde etmiş 30-34 yaş arasındaki bireylerin oranının yüzde 40 seviyesine yükseltilmesi olarak öne çıkıyor.‘Türkiye’nin üstesinden gelecek stratejisi yok’Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu Raporu’nun Türkiye değerlendirmesinde, “Türkiye’nin erken terkin üstesinden gelecek etkili bir stratejisi bulunmamaktadır” tespiti yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile işbirliği yapılarak devreye sokulan ‘Şartlı Nakit Transferi’ uygulamasının da sadece muhtaç ailelerin çocuklarını desteklemeyi, onların ilk ve ortaöğretim programlarını özel finansal desteklerle takip etmeyi amaçladığına işaret edildi. Raporda mesleki eğitimi erken terk konusunda hiçbir önlem alınmadığı, eğitimi erken terkin üstesinden gelmek için diğer önlemlere başvurulmadığı, eğitim ve kariyer rehberliğinin ihmal edildiği kaydedildi.
TSK'dan 'Eşme Ruhu' Tepkisi
Genelkurmay Başkanlığı, Öcalan’ın Nevruz mesajında yer alan “Eşme ruhu” vurgusuna ilişkin internet sitesi aracılığıyla yaptığı açıklamada 'TSK ile PYD/PKK’nın işbirliği yaptığı yolundaki yayın ve haberler tamamen gerçek dışı' denildi. Açıklama şöyle: 1. Bazı basın yayın organlarında; hiçbir zaman muhatabımız olmayan ve olmayacak olan terörist başının “EŞME RUHU” açıklamasına atfen, Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun Suriye toprakları içinde yer değiştirmesi ile ilgili olarak “TSK ile PYD/PKK’nın işbirliği yaptığı” yolundaki yayın ve haberler tamamen gerçek dışı olup; 31 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasal düzenini değiştirmeyi hedefleyen bir terör örgütü ile silahlı mücadele eden ve bu uğurda binlerce şehit ve gazi vermiş olan şerefli, haysiyetli ve onurlu Millî Ordu Türk Silahlı Kuvvetlerine bu yakıştırmayı yapan kişileri ve yayın organlarını Yüce Türk Milleti önünde şiddetle kınıyoruz.2. Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisine yasalarla verilmiş görevleri ve Hükümetlerimizin talimat ve direktifleri doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Yüce Türk Milleti’ne yönelik her türlü terör örgütü ile mücadele etme azim ve kararlılığını sürdürmektedir.3. Açıklamalarımızda defaatle vurguladığımız üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri, iç siyasi çekişmelerin bir aktörü olmayacak, Demokratik, Laik, Sosyal, Hukuk Devleti’nin gereklerini yerine getirmeye devam edecektir.Yüce Türk Milleti’ne saygıyla duyurulur.Kaynak: Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı
Türkiye A Milli Futbol Takımı Almanya'ya Gitti
Türkiye A Milli Futbol Takımı, Hollanda ile oynayacağı 2016 Avrupa Şampiyonası grup eleme maçı öncesi hazırlık kampı için Almanya'ya gittiSabiha Gökçen Havalimanı'ndan bu sabah kalkan özel bir uçakla Almanya'ya hareket eden Milliler, Marienfeld kasabasında 4 günlük kamp yapacak. A Milli Takım, ilk idmanını bugün TSİ 17.30'da kamp yapacağı otelin sahasında gerçekleştirecek.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim yönetimindeki kafilede şu isimler yer aldı:'Volkan Babacan, Fehmi Mert Günok, Harun Tekin, Gökhan Gönül, Şener Özbayraklı, Mahmut Tekdemir, Serdar Aziz, Mehmet Topal, Caner Erkin, Hakan Kadir Balta, Gökhan Töre, Volkan Şen, Ozan Tufan, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Mehmet Ekici, Emre Belözoğlu, Olcay Şahan, Alper Potuk, Umut Bulut, Burak Yılmaz.'Kazım Kazım, Mevlüt Erdinç ve Hakan Çalhanoğlu'nun Almanya'da kafileye katılacağı açıklandı.HT Spor
Emenike'nin Formasını Çıkarması Dış Basında da Yankı Buldu
Beşiktaş ile oynanan ve Fenerbahçe'nin 1-0 kazandığı derbini önüne geçen Emenike'nin taraftarla yaşadığı tartışma dış basında da yer buldu.Emmanuel Emenike'nin formasını çıkarıp sahadan ayrılmak istemesi dış basında da yer buldu.İngiltere'den Daily Mail gazetesi 'Emenike kendi taraftarları tarafından değiştirilince değiştirilmek istedi' başlığıyla verdiği haberde Taraftarının protestosuna dayanamayan Emenike, Beşiktaş maçında formasını çıkarıp oyundan çıkmak istedi. Bu sezon 22 maçta 4 gol atan Emenike'yi İsmail Kartal engelledi. Oyundan ilk yarı sonunda alındı' diye okuyucularına aktardı.Bir başka İngiliz gazetesi Metro ise 'Emenike'nin çağdaş futbolda gittikçe yaygınlaşan bir hastalığın yani taraftarın kendi futbolcusunu yuhalamasına kurban olduğunu ve buna daha fazla dayanamayayarak maçtan çıkmak istedi. Delilik' ifadelerini kullandı.Brezilyalı Ceonzeiros, 'Emenike kendisini görmek istemeyenler için maçın ilk yarısında formasını çıkardı ve çime bıraktı' dedi.Eurosport
Reklam