Sinema ve Tiyatro Oyuncusu Yavuz Şeker Vefat Etti
Tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı Yavuz Şeker, vefat etti. Yavuz Şeker’in cenazesi, yarın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde saat 10.30’da düzenlenecek anma töreninden sonra, Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.Yavuz Şeker, 1943 yılında Samsun’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olan Yavuz Şeker, 1961 yılında Şehir Tiyatroları’na girdi. 1963 yılında Şehir Tiyatroları'ndan ayrılarak, Gazanfer Özcan, Neşe Yulaç, Ulvi Uraz, Ankara Oyuncuları, İstanbul Güçbirliği, Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu gibi özel tiyatro topluluklarında roller üstlendi. 1974'te Şehir Tiyatroları'na dönen Şeker, sinema ve dizi filmlerde oynamanın yanı sıra, reklam filmi, seslendirme çalışmaları da yaptı, radyo skeçlerinde yer aldı. En son, Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı oyunda rol aldı.OYUNLARINDAN BAZILARIKahvehane, Deli İbrahim, Aynaroz Kadısı, Utanmazın Defteri, Genç Osman, Bir Şehnaz Oyun, Saka Kuşu, Keşanlı Ali Destanı, Çalıkuşu, Aslolan Hayattır, Metro Canavarı, Kafkas Tebeşir Dairesi, Sarıpınar 1914, Memleketimden İnsan Manzaraları, Tahteravallide Üç Kişi, Düğün Ya da Davul, Hırçın Kız, Kırmızı Pazartesi, Düşüş, Nekrassov, Bir Yaz Gecesi Rüyası.SİNEMA FİLMLERİOynadığı Sinema Filmlerinden Bazıları: Keloğlan İş Başında, Sınıfta Şenlik Var, Tatlı Cadının Maceraları, Hızlı Giden Yorulur, Korkusuz Korkak, Sakar Şakir, Gırgıriye, Atla Gel Şaban.DHA
Burger King'deki Suriyeli Çocuklara Dayağa Takipsizlik
Bahçelievler'deki Burger King restoranında müşterilerden kalan patatesi yemek isteyen Suriyeli 2 çocuğu darbettiği iddiasıyla restoran müdürü Ömer E. hakkında yürütülen soruşturma, takipsizlikle sonuçlandı.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şirinevler Meydanı'nda bulunan restoranın müdürü Ömer E. hakkında müşterilerden kalan patatesi yiyen Suriyeli H. C. ile H. M'yi tokatladığı iddiasıyla “basit yaralama” suçundan başlattığı soruşturma tamamlandı.Yaklaşık iki buçuk ay önce gerçekleşen eylemin basit yaralama niteliğinde olması ve mağdurların şikayetinin bulunmamasını göz önüne alan savcılık, şüpheli Ömer E. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, mağdurlarda tıbben 'yaralanma' olarak değerlendirilebilecek bir durum olmadığı belirtilmişti.Cumhuriyet
BTK'dan TTNET'e 1 Milyon Lira Ceza
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, abonelere fazladan yansıtılan ücretleri iade etmemesi nedeniyle TTNET AŞ'ye 1 milyon 9 bin 363 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) internet sitesinde yer alan Kurul kararı'na göre, abonelere fazladan yansıtılan ücretlerin iade edilmesini teminen TTNET AŞ'ye verilen 6 aylık sürede gerekli iadelerin gerçekleştirilmemesi nedeniyle şirkete, 1 milyon 9 bin 363 lira idari para cezası verildi. TTNET, abonelere fazladan yansıtılan ücretlerin iade edilmesi işlemini de 4 Mayıs'a kadar gerçekleştirilecek.  Söz konusu iadelerin verilen ek süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespitini teminen TTNET AŞ hakkında soruşturma açılacak ve soruşturma süresi 3 ay olacak. AA
Mizahın Ustalarını Buluşturan Festival
'Çizimden Çekime, Yazımdan Yapıma' mizah dünyasının başarılı isimleri 9 - 10 Mayıs'ta Akatlar Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde Mizah Festivali'nde buluşuyor.Hiç kaçırmadığınız televizyon dizilerinden, beyaz perdede izlediğiniz filmlere, okuduğunuz mizah dergilerinden, dinlediğiniz radyo programlarına ve takip ettiğiniz sosyal medya fenomenlerine…Yüzünüzü güldüren, hatta zaman zaman kahkahalara boğan, ünlü isimler sizinle mizahın büyüsünü paylaşmaya hazırlanıyor.  Zekası ve yeteneğiyle milyonları güldüren mizah ustalarıyla sohbet etmek, günlük hayatın akışına farklı bir açıdan bakmak ve tabi ki her şeye inat biraz daha gülmek için 9-10 Mayıs'ta İstanbul Beşiktaş'taki Akatlar Mustafa Kemal Kültür Merkezi'de yapılacak Mizah Festivali'ne katılabilirsiniz.KİMLER KATILIYOR?Ahmet Kural, Ali Leskay, Burak Aksak, Büşra Pekin, Ceyhun Yılmaz, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Umur Bugay, Emrah Kaman, Erdil Yaşaroğlu, Ersin Karabulut, Murat Cemcir, Murat Kaman, Nihat Sırdar, Selçuk Aydemir, Şinasi Yurtsever, Uğur Gürsoy, Ümmü Burhan, Yiğit Özgür, @argostroloji ve @otekidunyaliMARDİNLİ GENÇLERE DESTEKTürkiye 'de Mizah Festivalinde sanatçılar, 'ideal mizah nasıl olmalıdır ile hali hazırda nasıl bir mizah yapılmaktadır' ayrımını genç nesile sunarken, seyirci koltuğunda oturan kitle mizahı yaşamış olarak salondan ayrılırken, Mardin'de ise başka bir genç kitle mizahı öğrenmek için büyük bir imkan yakalamış olacak. Etkinlikten elde edilen gelirin bir bölümü 'Her Yerde Sanat Derneği' Aracılığıyla Mardinli gençlerin sanatsal çalışmaları için bağışlanacak.Sputnik Türkiye
Reklam
Reklam
Kapibara ve Yavru Ördeklerin Sevimli Su Keyifleri
JoeJoe isimli Kapibara ördek yavrularına suyun içinde yardımcı oluyor. Suda yüzüp adaya çıkarcasına JoeJoe'un üzerine çıkan yavruların eğlenceli anlarını izliyoruz.😍😍😍
'Kısa Boylularda Kalp Krizi Riski Daha Fazla'
İngiltere'de yapılan bir araştırma, kalp krizi geçirme riskinin kısa boylu insanlarda, uzun boylulara kıyasla daha fazla olduğunu ortaya koydu.Leicester Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmaya göre, bu farkın nedeni genetik faktörler.İngiltere'de her yıl 73 bin kişi kalp bağlantılı hastalıklardan hayatını kaybediyor.Bilim insanları uzun yıllardır yapılan farklı araştırmalarda, boy uzunluğu ile kalp hastalıkları arasında bir bağlantı olduğunu görüyordu.Ancak son araştırma, bunu daha net ortaya koydu.Araştırmada kalp hastalığı geçirmiş olan ya da sağlıklı, farklı boy uzunluğunda 200 bin kişinin DNA'larını inceledi ve bireylerin boy uzunluğunu belirleyen genetik değişkenlerin, kardiyovasküler sistemin gelişiminde de etkili olduğu ortaya çıktı.Buna göre kısa boylularda, kalbe kan sağlayan ana damarlar daha dar oluyor, ve bu da yağ birikimini artırarak damar duvarlarının kalınlaşmasını kolaylaştırıyor.Atardamarların tıkanması da kalp krizine neden oluyor.Profesör Sir Nilesh Samani, 'Genetik olarak sizi kısa ya da uzun yapan değişkenler, aynı zamanda kan damarlarınızın yapısını da etkiliyor. Bu da sizin kalp hastalığı geçirme riskinizi artırıyor ya da azaltıyor' diyor.Araştırmaya göre, iki insanın boyları arasındaki her 6,35 cm'lik fark, kısa boylu kişinin kalp krizi geçirme riskini diğerine göre %13,5 artırıyor.Profesör Samani, 'DNA bir kişinin yaşam tarzı ya da sosyoekonomik şartlarıyla değişebilecek birşey değil. Kısa boy koroner kalp rahatsızlıklarıyla doğrudan bağlantılı ise, kısa boyda etkili olan genetik faktörler de kalp rahhatsızlıklarıyla doğrudan bağlantılı demektir' diyor.Araştırmaya destek veren İngiliz Kalp Vakfı'ndan Profesör Jeremy Pearson da, Independent gazetesine yaptığı açıklamada, bunun 'Kalp rahatsızlıklarının genetik nedenleri de olabileceğini gösteren ilk araştırma' olduğunu belirtiyor.Bilim insanları yine de bu araştırmadan yola çıkarak kısa boylu insanların daha sık kalp kontrolünden geçirilmesinin gerekli olmadığını, kalp hastalıklarına neden olan birçok değişik faktörün bulunduğunu belirtiyor.Doktorlar kalp hastalıklarından korunmanın en iyi yolunun düzenli egzersiz yapmak, fazla sigara ve alkol tüketmemek, aşırı kilolu olmamak, yani sağlıklı bir yaşam tarzı izlemek olduğunu söylüyor.BBC Türkçe
"Fatih Terim Beni Aramadı"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, futbol takımına yönelik silahlı saldırının bir kesim tarafından yeteri kadar anlaşılmadığını belirterek, 'Herhalde takımın yarısı ölseydi, yarısından fazlası sakat kalsaydı belki o zaman anlarlardı.' dedi. Kartal, bir soru üzerine Fatih Terim'in kendisini aramadığını açıkladı.Kupa ve lig hazırlıklarına devam eden Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal, sabah yapılan çalışmada basın mensuplarıyla sohbet etti. Süper Lig'in 26. haftasında Çaykur Rizespor'u 5 - 1 yendikleri maçın ardından dönüş yolunda Trabzon'da uğradıkları silahlı saldırıyla ilgili açıklamalarda bulunan İsmail Kartal, 'Elimizden geldiği kadar bu olayı unutmaya çalışıyoruz. Burada söylenecek bir şey yok aslında. Böyle bir şey Avrupa ve Türkiye'de ilk defa oluyor. Bu da bize yapıldı. Hiç kimseye yapılmaması lazım. Ne bize ne başka takımlarımıza sporcularımıza. Bu kabul edilecek bir şey değil.' şeklinde konuştu.'HEP BERABER UNUTMAYA MORALLENMEYE ÇALIŞIYORUZ'Olayın kolay unutulacak bir şey olmadığının altını çizen İsmail Kartal, 'Bu takımın yaşadıkları 3 Temmuz'dan beri belli zaten. Onun için hep beraber elimizden geldiği kadar morallenmeye, yaşananları unutmaya çalışıyoruz.' diye konuştu.Kimle konuşurlarsa konuşsunlar herkesin 'verilmiş sadakalarının' olduğunu dile getirdiğini anlatan Kartal, 'Gerçekten de öyle düşündüğümüz zaman verilmiş sadakamız varmış, içimizden bir oyuncunun annesinin babasının duası veya muhtaç olan insanlara ettiğimiz bir yardım Allah bunun yüzü suyu hürmetine bizi çoluğumuza çocuğumuza bağışladı. İnanın düşündükçe, konuştukça büyük bir faciadan döndüğümüzü daha iyi anlıyoruz. Bu kadar büyük bir olay oluyor ve bir can kaybı olmadan, bir tane bile futbolcumuzun burnu kanamadan kurtuluyorsak düşünmek lazım. Sonuç olarak toparlanmaya çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.'CUMHURBAŞKANI İKİ KERE ARADI'İsmail Kartal, bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendileriyle yakından ilgilendiğini dile getirdi. Kartal, şunları söyledi: 'Cumhurbaşkanı'nın kendisine teşekkür ediyorum, ilgilendi. Beni iki kere aradı, kaptanımızı başkanımızı aradı. Sağ olsun kendisi bu olaya duyarlılık gösterdi. Bu olayın peşini bırakmayacaklarını söylediler.'LİGİN KAYDIRILMASILig'in 1 hafta kaydırılması ve konudaki olumsuz düşüncelerle ilgili de konuşan İsmail Kartal, 'Herhalde takımın yarısı ölseydi, yarısından fazla sakat kalsaydı belki o zaman anlarlardı. hala başka yerlerdeyiz, hala başka yerlerde bir şeylerin altında bir şeyler arıyorlar. Bunu o gün o otobüsün içinde olanlar yaşayanlar bilir.' ifadelerini kullandı.BİR BU KALMIŞTI, O DA OLDUKartal, 'Yakın zamanda bu futbolcuları Trabzon'a Rize'ye götürmek mümkün olur mu?' şeklindeki bir soruya da 'Yakın zamanda tabii çok büyük tedirginlik olur. Çok şeylik olur. Şu anda o taraflarla ilgili deplasmanla ilgili çok şeyimiz yok. Sağ olsun ülkemizin en büyüğü olarak Cumhurbaşkanı bizi arayıp işi sahiplendi. Sonuçta burası Türkiye kimse yalnız değil. Bugüne kadar çok olay yaşadık. Kayseri'ye gittik. 2 bin kişi otele Trabzonlularla el ele yürüyüş yaptılar. Bizim otelin camları kırıldı, ama bunlar hiçbir zaman fazla gündeme getirilmedi. Son 3 - 4 senedir o kadar büyük olaylar yaşadık ki bir bu kalmıştı o da oldu. Hala insanlar bir şeyler arıyorlarsa söyleyecek bir şey bulamıyorum.' cevabını verdi.Yabancı futbolcuların olayla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine ise Kartal, 'Bu olay olmaması gereken bir şey. Ülkemizin hiçbir sporcusuna antrenörüne yöneticisine, futbol takımlarına, hiçbir branştaki sporculara kulüplere yöneticilere yapılmaması gereken bir olay. Birkaç yıl önce yanlış hatırlamıyorsam Togo'da oldu. Avrupa'nın merkezinde bu kadar güzel bir ülke içinde olması, ülkemiz adına ve spor adına güzel şeyler değil. İnşallah bundan sonra olmaz.' diye cevap verdi.Kartal, psikolojik destek alıp almayacakları yönünde de 'Kolay gibi görünüyor. Biz düşünüyoruz kendi içimizde, otobüs çarpsaydı devrilseydi ne olurdu, takla atsaydık denize uçsaydık ne olurdu? Bunların hesabını siz bizim yerimize kendinizi koyun. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ayakta kalmaya dik durmaya çalışıyoruz. Moral olarak hep beraber kendimizi toparlamaya çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.Takıma izin verdiklerini hafta sonunu da izinli geçireceklerini dile getiren Kartal, 'Bir şekilde de hepten geriye çekilip beklemenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Antrenman yapmak da zorundayız. En azından kafalarımızı dağıtmak hem fizik olarak fazla düşmeden kendimizi hazır tutmalıyız.' dedi.'FATİH TERİM ARAMADI'Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in kendisini arayıp aramadığıyla ilgili de Kartal, 'Beni aramadı' demekle yetinirken, 'Bu sezon bir teknik adamın yaşayacağı çok şeyi yaşadınız. Psikolojik, saha içi, saha dışı. Şanssız bir teknik adamsınız. Bu takımı toparlamak da kolay değil' yönündeki düşünceye karşı da Kartal, şu ifadeleri kullandı:'Sonuçta ben Fenerbahçeliyim, Fenerbahçe'ye hizmet etmek içi buradayım. Olumsuzluklara rağmen takım olarak başta ben olmak üzere elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. İnşallah her şey gönlümüze göre olur. Taraftarı camiayı mutlu ederek sezonu bitiririz. Türk sporuna hizmet eden bir antrenör olarak yapmam gerekenleri yapmaya çalışıyorum. Bunlar olsun istemezdik ama oldu. Hepsi bizim başımıza geldi. Oldu diye kenara çekilip kara kara düşünecek halimiz yok. Bu krizleri nasıl yönetebiliriz, antrenörlük burada ortaya çıkıyor biraz da. İnşallah yüzümüzün akıyla hepsinin üstesinden gelip sezonu en iyi şekilde şampiyon olarak bitirebiliriz diye düşünüyorum.'Zaman
Reklam
Birlikte Yaşayan Çiftlerin Sık Sık Özlemini Duyduğu 11 Şey
Birlikte yaşama fikriyle ilgili her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünüyorsanız; çok yanılıyorsunuz. Korkmayın, amacımız moral bozmak değil; yanlış beklentiler içine girmemenizi sağlamak. Çünkü biliyoruz ki birbirini seven iki kişi aynı çatı altına girdiğinde, ilişkilerinde yeni problemler doğabiliyor. Bu problemler de bir süre sonra aşağıdaki gibi özlemlerin doğmasına sebep olabiliyor..
Reklam
Taner Yıldız: ‘Ek Tedbirlerimizi Alıyoruz’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 7 Haziran seçimlerinde elektrik kesintisi ihtimaline karşı takviye açıklamalarının hatırlatılması üzerine 'Ek tedbirlerimizi alıyoruz. Böyle bir tedirginliğe ne muhalefet partilerinin ne de herhangi bir sivil toplum örgütlerimizin kapılmasına inşallah gerek kalmayacak' dedi.Bakan Yıldız ile Gürcistan Enerji Bakanı Kakha Kaladze arasında enerji alanında iş birliğine dair anlaşma imzalandı.Yeşilköy'de bir otelde düzenlenen imza töreninin ardından her iki bakan basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Taner Yıldız, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 7 Haziran'da oy sayımı sırasında elektrik kesintisi ihtimaline karşı jeneratör takviyesi yapacakları yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:“YSK'nın özellikle oy sayımının yapılacağı binalarla ilgili jeneratör talebini, kendi içerisindeki bir mekanizma olarak görüyoruz. Bizim için önemli olan Türkiye'nin geleceğiyle alakalı, Türkiye'nin demokratik hayatıyla alakalı 7 Haziran seçimlerinde elektrik kesintisi olmadan bunu sağlıklı şekilde yapabilmektir. Bununla alakalı bütün tedbirlerimizi alıyoruz. Ek tedbirlerimizi alıyoruz. Böyle bir tedirginliğe ne muhalefet partilerinin ne de herhangi bir sivil toplum örgütlerimizin kapılmasına inşallah gerek kalmayacak. Bunu hep beraber göreceğiz, Allah'ın izniyle o gün bir problem yaşanmayacak'Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim kampanyası için hazırladığı kedili reklam filminin sorulması üzerine Bakan Yıldız, “Siyasette bir gündem belirleyenler vardır bir de gündemin peşinde koşanlar vardır. Tabii CHP'nin bir kedinin peşinde koşmasını ben biraz esprili buluyorum açıkçası' dedi.DHA
Reklam
İtalya'da Adliyeye Silahlı Baskın: 4 Ölü
İtalya'nın Milano şehrindeki adliye binasında bu sabah düzenlenen silahlı saldırıda; biri hakim biri de avukat olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti. İflas eden bir şirket sahibinin, davasının görüldüğü sırada silahını çıkarıp salondaki hakim ve kendi avukatı olmak üzere üç kişiye ateş edip öldürdüğü ve sonrasında motosikletle kaçarken yakalandığı açıklandı.
Davutoğlu'ndan Liste Açıklaması: 'Cumhurbaşkanı'nın Müdahalesi Söz Konusu Değildir'
Başbakan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aday listelerine müdahale edip etmediği sorularını yanıtladı: Müdahil olma durumu söz konusu değil. Hassasiyetler yansımış olur tabii ki, ben onun hassasiyetlerini en yakından bilirim.NTV'nin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran genel seçimi için partisinin aday listesine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın müdahale edip etmediği konusunu değerlendirdi. Davutoğlu, 'Aday listelerini inceleyenlerin yorumları oldu, Cumhurbaşkanı'na çok yakın isimlerin yer aldığı şekilde, bir dahli oldu mu?' sorusunu şöyle yanıtladı:'Bu yorumları ben de takip ediyorum, öyle bir intiba veriliyor ki sanki biz ayrı gelenek ve çizgilerdeydik ve ayrı ekiplerle çalışıyorduk da ayrı adaylar tespitte yarıştı, kime yakın olduğu konusunda ağırlık tespiti yapıldı ve sonuca ulaşıldı. Bu çok yanlış bir algı. Onun ekibi benim ekibim, benim ekibim onundu. Ben dışişleri bakanıydım, o başbakandı. Şunu açık şekilde söyleyeyim: 30 Mart'a giden ekip hangi mantıkla bir aradaysa, şimdi de öyle. Davutoğlu'nun ekibi Erdoğan'ın ekibi demek suni bir ayrımdır. Dava arkadaşlarımız hem ona hem bana bağlılar, değişik vesilelerle gösterdiler. Dışarıya farklı görüntü vermek isteyenlere söyledim, 'Cumhurbaşkanımızın yanında olmayan benim yanımda da olmasın' dedim. Ekip olarak bir dava yolculuğu, siyaset felsefesi yolculuğu olarak Cumhurbaşkanının ekibi, başbakanın ekibi gibi bir yaklaşımımız olamaz. Devletin kurumsal işleyişi olarak Cumhurbaşkanı'nın yeri de bellidir, benim yerim de bellidir.''Saatlerce görüşmeye ihtiyaç yok''Listelere müdahil olma durumu sözkonusu değil ama Cumhurbaşkanı'na yakın denilen isimlerin çoğu benimle akademik hayatta beraber olduğum arkadaşlar, bana yakın isimler de Cumhurbaşkanı'na danışmanlık yapmış isimler, insanlar kutuplaşıyor, şunun yanında olanlar bunun yanındalar. Hassasiyetler yansımış olur tabii ki, ben onun hassasiyetlerini en yakından bilirim. Saatlerce görüşmeye de ihtiyaç yok, benim hassasiytlerimi de bilen odur. Konuşmadan anlaşılan, sadece bakışlarla bile yürüyebilen bir ilişkiden söz ediyoruz. Bütün aday belirleme sürecinde benim de üst kuruldaki arkadaşların da esas aldığı kriterler oldu. Çözüm süreci başta olmak üzere duyulan aidiyet, AK Parti'nin vizyonunu benimseme, ulusal ölçekte bir katkı ve yerel ölçekte temsil edileceğ şehir tarafından bilinmek. Benim bana kimler yakın diye bir kriterim söz konusu olmadı ya da şuna kimler yakın onu alayım... Objektif kurallar ve saatlerce süren müzakerelerle ortaya çıkan bir tablo.''Görevi teslim ederim'Başbakan Davutoğlu’na seçimlerden birinci çıkamazsa ne yapılacağı da soruldu. Davutoğlu bunun üstüne, “Yani birinci parti olmazsak bu emanetin hakkını veremediğimi düşünür başka arkadaşıma görev tevdi ederim. Ben makam peşinde koşmadım, makam beni kovaladı. O da takdirdir Başarısız olduğumu düşündüğümde bunu teslim etmek benim için kutsi bir görev olur. Bakalım benim kullandığım rahatlıkta Kılıçdaroğlu, Bahçeli diyebilecekler mi? Birinci olamayacağının farkında, şimdiden garanti altına almaya çalışıyor” dedi.3 dönem kuralına takılanlar ne olacak?AK Parti’de üç dönem milletvekilliği yapanlar kural gereği yeniden seçilemiyor. Bu nedenle Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Ali Babacan gibi isimler liste dışı kaldı. Davutoğlu’na göre, üç dönem kuralına takılanlar verdikleri sınavla Türk siyasi tarihine geçti.'Dört yıl sonra yeniden aday olabilirler” diyen Davutoğlu, “Bu 4 yıl içinde benim en çok güvendiğim, en zor zamanlarda bürokratik statü, âkil insan anlamında en yakınımda devam edecekler. Bir mekanizma da olabilir, olağan kongrede MKYK içinde olabilirler, süreçte yerlerini alırlar” dedi.'İhtimal dışı değil'Davutoğlu, “Ara verdikten sonra dışarıdan bakanlık olarak devam imkanı tanınıyor mu?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:“Bunlar ihtimal dışı değil ama bunun doğası, seçimler yapıldıktan sonra bir iki istisna için benimle ilgili de oldu, yeni siyasete girmiş arkadaşlara, iki dönemliklerin de önünü açmak lazım. Teşkilatlarda yenilenmeye sebebiyet veriyor. İlkeleri koyalım dedim arkadaşlara, akrabalık ilişkileri nereye kadar olacak diye. Objektif kriteri uyguladık. Sadece milletvekilleri değil, parti yetkililerinin de akrabaları dedik. Olağan kongremizi seçimden sonra yapacağız, yeni bir siyasi kadro devreye girmeli, bu bir kartopu şeklinde büyümeli.”Savcı Sayan'ın adaylığıAK Parti’nin aday listesinde eski CHP’li ve eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yakın isimlerden Savcı Sayan da var. Davutoğlu, Savcı Sayan ve adaylığı için, “Şahsen de tanıyorum, hiçbir adayı tek başına değerlendirmedik. Çok geniş bir profil içinde bütün bir kadroyu 550 kişiyi birlikte düşünerek karar aldık. Eminin kendisine de önemli bir yerde, İzmir’de 7’yi çıkaracağız diye düşünüyoruz. Savcı Bey’in katkısıyla 7’yi alırız diye düşünüyorum. O’nun dinamizmini orada görmek ümidiyle onu oraya yerleştirdik. Kılıçdaroğlu’nu bilen bir figür olarak da O’nun performansına güvenimiz tam” dedi.Seçim anketlerinde tedirgin edici bir durum olmadığını da söyleyen Davutoğlu’na 7 Haziran akşamı bir balkon konuşması yapıp yapmayacağı da soruldu. Başbakan, “Ben her konuşmayı kafamda demlerim, yolda düşünürüm, bir yere yazmam, doğal seyri içinde olur. O gün yaklaştığında onu da demleriz. Güzel bir hitapta bulunuruz inşallah hayırlı bir sonuç olur da…” diye konuştu.'Ciddi bir eleme oldu”Hükümetin “paralel yapı” diye adlandırdığı Fethullah Gülen Cemaati ile mücadele de Davutoğlu’na sorulan başlıklardandı. Davutoğlu’na, “Fethullahçı terör örgütü” diye açılan dava hatırlatıldı. Davutoğlu öncelikle milletvekili aday listelerini hazırlarken bununla ilgili bir eleme yapıp yapmadığı sorusunu cevapladı.“Çok ince eleyip sık dokumaya dikkat ettik, bu tür bağlantıları düşünmek bizim görevimiz. Ben sadece beni seçecekler demeyeceğim, 550 kişi için oy isteyeceğim. Ciddi bir eleme, göz üzerinde olma hali oldu. Güç bir müddet sonra yozlaştırıcı bir etki yapıyor. Bürokraside askeri müdahaleler böyle oldu. Sivil toplumdan hareketle bürokrasiyi kontrol ederek devleti yönetmek, yani milletin önüne çıkmadan sistemi by-pass ederek devleti yönetme çabasının her biri darbe çabasıdır. Bu ister bir iç cuntalaşmayla olsun, dini ya da laik, şucu bucu, bir şekilde dışarıda yapılanıp devlet içine organize şekilde girmişse, irrasyonel taraftar tercihi yapmışsa, memur alımındaki sınav sorularını çalmaya başlamışsa bu, devleti ele geçirme operasyonudur. Ona karşı tedbirli olmak bu makamdakilerin asli görevidir.”“Özellikle görevlendirilenler var”Davutoğlu, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararından sonra bu konuyla ilgili özellikle görevlendirilmiş kişiler olduğunu söyledi. Kopya iddiaları nedeniyle soruşturmanın başlatıldığı 2010’daki Kamu Personeli Seçme Sınavı’nı (KPSS) da örnek verdi.“Bir kez bu devleti ele geçirdiğinde, artık tartışılmaz bir otorite ve tartışılamaz bir örgütsel yapı olur. KCK da böyle, seçilmiş bir yapı var, illegal olmayan onu yönetmeye çalışıyor. Bunu kim yaparsa yapsın tedbir alınır. Şu anda etkilerinin kırılmış olması, ÖSYM’de diğer yerlerde yaptığımız, attığımız adımlar, soruşturmalar, birçok yerde adımlar atılıyor. Bu konuda özellikle görevlendirilmiş arkadaşlar da var MGK kararından sonra. Devlete sızmış illegal paralel yapılanmalar, bunu kim yaparsa yapsın. Bu yapı veya başka bir yapı, benim önüme birisi bir isim getirdiğinde, bizim dışımızda bir güç onda belirleyici olmuşsa onu bertaraf etmek görevimizdir. İşlenen suç küçük suçlar değil, ‘Ya ne olmuş bir kopya çekilmiş’, hayır. Birinin yapabileceği en büyük ahlaksızlık eşit şartlar altında sınava girenler arasında ayrımcılık yapılmasıdır. KPSS’ye girenler arasında ister bana ertesi gün suikast tertip edecek varsa o ve başkası sınava girmişse, o sınava girmesi işini takip ederim. Birisinin girmesi diğerinin girmemesi demek, siz kader yazıcı değilsiniz. Bizim hiçbirimiz kader yazıcı değiliz, herkesin kendi çabasıdır. Ama siz oturduğunuz yerden şu isimler şu bakanlığa girecek, onun üzerinden şu isimler yükseltilecek. Onların yükselmesi için şunların itibarı zedelenecek, tapeler çıkaracak. Bunu kesmek insani bir görev.”Al Jazeera Turk
LG G4’ün Kamerası G3’e Göre Yüzde 80 Oranında Daha Fazla Işık Alacak
Tamamen farklı bir tasarıma sahip olması ve gelişmiş bir donanımla gelmesi beklenen LG G4‘ün geçtiğimiz günlerde yayınlanan tanıtım videosunda kameranın 1.8 diyafram açıklığına sahip olduğu belirtilmişti. LG’nin üst düzey yeni telefonunda yer alacak bu kamerayla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.2013’te piyasaya sürülen LG G2‘den bu yana kamera çözünürlüğünü ilk kez yükselten LG’nin yeni cihazında 16 megapiksel çözünürlükte kamera yer alacağı belirtiliyor. LG’nin donanım üreten kısmı olan LG Inotek’in seri üretimine başladığı kameraların LG G3’te yer alan kameraya göre yüzde 80 oranında daha fazla ışık alacağı söyleniyor. LG G3‘ün kamerasının birçok övgü aldığını düşünürsek G4’ün bunun da üzerine çıkacak olması heyecan verici görünüyor. Açıklananlara göre cihazın ön yüzünde 8 megapiksel çözünürlükte selfie kamerası yer alıyor. Ön kamerada da çözünürlüğü yükselten LG, böylece selfie tutkunlarının da tercihi haline gelmek istiyor.LOG
Mercedes ve Nissan Pick-up Geliştirmek İçin Ortaklığa Gittiğini Duyurdu
Mercedes ve Nissan ortaklığında pick-up otomobilin piyasaya sürüleceği duyuruldu. Mercedes’in uzun süredir pick-up modeli hazırlığı yaptığı biliniyordu ve hatta bir konsept çalışması dahi ortaya çıkmıştı. Yapılan ortaklıkla birlikte otomobille ilgili beklentiler de iyiden iyiye yükseldi.Geçtiğimiz gün içerisinde duyurulan ortaklıkla birlikte geliştirilecek pick-up ile ilgili de birçok bilgi ortaya çıktı. Yapılan açıklamaya göre Mercedes ve Nissan’ın ortaklaşa üreteceği pick-up modeli, Latin Amerika için Arjantin, Cordoba’da ve Amerika dışındaki ülkeler için İspanya, Barselona’da bulunan Nissan fabrikalarında üretilecek.Üretilecek olan pick-up’ın Nissan’ın NP300 modeliyle benzerlik taşıyacağı belirtiliyor. Her iki firmanın tasarım çizgilerini bir araya getirecek olan modelin Mercedes ve Nissan’ın kullanıcı kitlelerinin ihtiyaçlarını karşılayacağı söyleniyor. Lüks tutkunlarına hitap edeceği her halinden belli olan otomobilin konsept çalışmasındakine benzer bir tasarımla piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ayrıca pick-up’ın Amerika, Avrupa, Avustralya ve Güney Afrika’daki kullanıcılarla buluşacağı belirtiliyor.LOG
Reklam