Salih Uçan: "Roma'ya Alıştım, İstanbul'u Özlememeye Başladım"
Salih, İtalya ile Türkiye'deki mantalite farkını kıyasladı: 'Fenerbahçe'ye geldiğimde 'Aman geceleri dışarıda gezme, haber olma' derlerdi, Roma'da ise niye gezmiyorum diye kulüpten sormuşlar, uyarı aldım!'Avrupa'da Türkiye'yi temsil eden birkaç yıldız futbolcudan biri olan Salih Uçan'la Roma'da buluştuk... Henüz 21 yaşında dünyanın en önemli ekiplerinden birinde boy gösteren Salih, KİP'in yeni reklam yüzü olmasından, Roma'daki yaşamına, Fenerbahçe'ye dönüp dönmeyeceğinden yaptığı yatırımlara kadar merak edilen birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. İşte Salih'in bilinmeyen yüzü... Sosyal hayat nasıl Roma'da? Neler yapıyorsun? Kültür çok farklı, her şey farklı. Buraya geldikten sonra 'Aaa bu böyleymiş, aaa şu da farklıymış' dediğim çok şey oldu. Örneğin Fenerbahçe'ye transfer olduğumda 'Genç oyuncusun aman çok gezme, sakın haberin çıkmasın' demişlerdi. Burada bana yardımcı olan Murat'a Roma kulübünden 'Salih nasıl, çok geziyor mu?' diye sormuşlar, o da 'İzin günlerinde arada çıkıyor dışarı ama genelde evde kalıyor' demiş. Kulüp yöneticileri de şaşırmış 'Neden evde duruyor, niye arkadaşlarıyla gezmiyor' demişler. Yani niye gezmiyorum diye uyarı aldım. Duyduğumuza göre kahvaltıda bile makarna yiyormuşsun? (Gülüyor) Makarna buranın vazgeçilmezi. İlk geldiğim gün omlet istedim. Ben genelde omlet yerdim Türkiye'de. 'Ya yapabiliyor muyuz bir sorayım' dedi garson gitti geldi ve 'Omlet verilmiyormuş' dedi. Zaten geldiğimden beri birkaç kere omlet yedim, onlar da izin günlerimde... Roma'da nasıl bir yerde yaşıyorsun? Bana iki bölge söylediler, ben de Marmarisli olduğum için denize yakın bir yeri tercih ettim. Şehirden biraz uzakta ama sakin huzurlu bir yer. Yalnız mı yaşıyorsun? Evet, ama şu an annem babam yanımda beni ziyarete geldiler. Ne sıklıkta geliyor ailen? Bir keresinde kasım ayında geldiler, 40 gün kaldılar. Şimdi yine buradalar, iki hafta oldu, sezon bitene kadar kalacaklar. Annem, babam emekli, rahatlar. Vakitleri bol, gelip gidiyorlar. Birlikte yaşayın işte ne güzel… Yok, gelip gitsinler ama yalnız olunca daha rahat oluyorsun (gülüyor) Çok fazla Türkiye'ye gelip gitmiyorsun galiba... Çok yoğun tempoda çalışıyoruz izin fazla olmuyor. Genelde iki gün falan iznimiz oluyor. O günlerde de İtalya'yı gezmeyi tercih ediyorum. Floransa'ya, Milano'ya gittim. Türkiye'ye çok sık gitmiyorum, milli takım kampları olduğunda gidiyorum. Burada kalmak bana daha cazip geliyor. ROMA'YI SEVİYORUM. Duyduğumuza göre İtalyanlar uzun yaşıyormuş... Roma'ya ilk geldiğim zaman rehber, çevirmen Ömer Abi ile tanıştım. O '100 yaşının üstünde 17 bin insan yaşıyor. İtalyanlar çok rahat insanlar, hiç kasmıyorlar kendilerini, sıkıntıya sokmuyorlar. Bu kadar uzun yaşamaları normal' demişti. Öyleymiş ben de bunu gördüm rahat insanlar. Futbol açısında Türkiye ile İtalya arasındaki farklar neler? Futbolun dili her yerde aynı. Türkiye'ye de yabancı hocalar geldiği için pek fark yok. Roberto Mancini, Türkiye'ye geldiğinde Galatasaraylı futbolcu arkadaşlarımız 'Genelde defans çalışıyoruz' demişlerdi. Burada da her antrenmanda önce defans çalışıyoruz. Bir de buradaki antrenmanlarda tempo daha yüksek. Fenerbahçe maçlarını takip ediyor musun? Senin yokluğun dışında Fenerbahçe'de ne eksiklikler görüyorsun? Takip ediyorum… Fenerbahçe bu sene çok iyi gidiyordu ama son maçlarda puanlar kaybettik, inşallah şampiyon oluruz. Fenerbahçe'de sürekli oynamıyordum, benim olmamam eksiklik olarak görülmemeli. Fenerbahçe maçlarını izlerken ne hissediyorsun? Keşke onların yanında olsaydım diyor musun? Roma'ya ilk geldiğim dönemde bunu çok söylüyordum. Bazen sabahları uyandığımda 'Keşke İstanbul'da olsaydım' diyordum. Sonuçta yeni bir yere gelmiştim. Çok fazla arkadaşım olmadığı için de canım çok sıkılıyordu. Ama zamanla Roma'ya alıştım, İstanbul'u özlememeye başladım. Fenerbahçe kötü gittiğinde bazen 'İşte Salih'i yollarsan böyle olur' tarzı eleştiriler duyuyorduk. Elbette öyle konuşanlar da olabilir ama sonuçta bir futbolcu Fenerbahçe'de oynuyorsa, iyi futbolcudur. 'Salih olsaydı daha iyi olurdu' doğru bir ifade değil. İtalyancan ne durumda? Gelişiyor, derdimi çok rahat anlatabiliyorum. Maçlarda çevirmen kullanmıyorum, ihtiyacım olmuyor.
Stephen Curry'nin Ateşi Houston Rockets'ı Küle Çevirdi
NBA'de Batı Konferansı final serisi üçüncü maçında Golden State Warriors, Houston Rockets'ı 115-80 mağlup etti ve seride üstünlüğünü 3-0'a taşıdı.7/9 üçlük isabetiyle oynayan Stephen Curry 40 sayı, 7 asist, 5 ribauntla maça damgasını vurdu. Maça müthiş bir başlangıç yapan Warriors, ilk çeyrekte attığı 12 basketin 9'unu asist üzerinden buldu ve hiç top kaybı yapmadı. Henüz ilk çeyrekte çift haneli farklı yakalayan konuk ekip, ilk yarıyı tam 25 sayı farkla önde tamamladı.Maçın geri kalanında da fark giderek açılmaya devam etti. Serinin ilk iki maçında triple-double'a yakın ortalamalar yakalayarak takımını sırtlayan James Harden 3/16 şut isabetiyle 17 sayıda kalarak bu kez hayalkırıklığı yarattı.
Gazetelerde Bugün | 24 Mayıs Pazar
Hürriyet: Harvard’lı Türk mucitin başarı hikâyesiMilliyet: HDP bombacısının ıslak sırları Sabah: 'Tayyip baba bizi kurtarsın'Vatan: Kamp Armen müjdesi! Taraf: Oy hırsızına mahkeme bulunamıyorAkşam: HDP‘nin isteği aykırı Türkiye Birgün: Engelli pikniğini mitinge çevirdiler Cumhuriyet: Mutlu nöbetiZaman: Manisa'da baskınlar ters teptiYeni Şafak: Ölüm listeleri hazırlıyorlar
Eski Diyanet Başkanı Yılmaz: "Meydanlarda Kuran Göstermek Doğru Değil"
Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meydanlarda Kuran'ın Kürtçe mealini göstermesine tepki gösterdi. Yılmaz, 'Kuranıkerim'in politikaya alet edilmesi doğru değil. Onun gösterileceği yer meydanlar değil' dedi.7 Haziran sürecinde Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın mitinglerine rastlayan ezanların geciktirilmesi, Cumhurbaşkanı’nın meydanda Kuran göstermesi ve son olarak da AKP’li adayların camilerde propaganda yapması konusunda Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’den gelmeyen yorum, eski Başkan Mehmet Nuri Yılmaz’dan geldi. “Ezanın geciktirilmesi uygun olmadı, meydanlarda Kuran göstermek doğru değil, camiler siyaset mekânı değil oralarda propaganda yapılması asla tasvip edilemez” diyen Yılmaz, “Partiler birbirleriyle din üzerinden değil, icraatlerı üzerinden tartışsınlar” çağrısında bulundu.
AKP Milletvekili Adayına Bıçaklı Saldırı
Olay, akşam saatlerinde Aladağ ilçe merkezinde meydana geldi. İddiaya göre göre seçim çalışması yapan, Ak parti 12'nci sıra milletvekili adayı Ramazan Demir, henüz kimliği açıklanmayan 2 kişinin bıçaklı saldırısIna uğradı. Karın bölgesine 3 bıçak darbesi alan Demir, beraberindekiler tarafından Aladağ Sağlık Ocağına götürüldü. Burada ilk müdahalesi yapılan Demir, ambulasla Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Polis olayla ilgili olarak 2 şüpheliyi gözaltına aldı.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik saldırıyı Twitter adresinden duyurdu. Bakan Çelik mesajında, 'Adana adaylarımızdan Ramazan Demir bıçaklı saldırıya uğradı. Bu saldırıyı lanetliyorum. Ramazan kardeşime acil şifa diliyorum. Şu anda Adana merkeze ambulansla sevkediliyor. İnşallah çabuk şifa bulacak. Ambulanstaki arkadaşları arayarak bilgi aldım. Ramazan kardeşimizin de sesini duydum. 3 bıçak yarası almış. İnşallah çabuk şifa bulacak' ifadelerini kullandı.Adana Ak Parti İl Başkanı Fikret Yeni de, milletvekili adayı Ramazan Demir'in, yapılan ilk müdahalesinde hayati tehlikesinin olmadığını, ancak tam teşekküllü hastaneye sevkinin uygun görüldüğünü söyledi. İl Başkanı Yeni, olayın nasıl meydana geldiği konusunda henüz net bilgilerinin olmadığını, bazı kişilerin gözaltına alındığını kaydetti.Ahmet ÖZMEN/ ADANA, (DHA)
Reklam
Reklam
Selfie Çeken Şehzade Heykeli Yenilendi
Amasya Belediyesi, saldırıya uğrayan 'selfie çeken şehzade heykelini' yeniledi. Kırılan elindeki cep telefonu ve belindeki kılıcın yenisi yapıldı.Osmanlı İmparatorluğu döneminde birçok padişah yetiştiren 'Şehzadeler Şehri' olarak anılan Amasya'da Yalıboyu Evleri önünde Yeşilırmak kenarına belediye tarafından yaklaşık iki hafta konulan 'selfie çeken şehzade' heykelinin önce cep telefonu, ardından da belindeki kılıç kırıldı. Olayla ilgili soruşturma polis, konuyla ilgili 2 kişiyi gözaltına aldı.
İğne Atsanız Yere Düşmeyecek Çin'de Kalabalığın Sanata Dönüştüğü 35 Fotoğraf
Dünya nüfusunun neredeyse %20'sini oluşturan Çin'de yapılan her etkinlik, görmeye alışık olmadığımız kadar kalabalık ve güzel görüntüler sunacak potansiyele sahip. Uzun lafın kısası; Çin Halk Cumhuriyeti'nde kalabalık, adeta sanata dönüşüyor. Böylesine kalabalık fotoğraflar varken, bir de biz laf kalabalığı yapmayalım. Bakarken hipnotize olma riskine karşı uyarıyor; sizi o muhteşem fotoğraflarla baş başa bırakıyoruz...
Reklam
MEB Gelecek Eğitim Öğretim Yılının Çalışma Takvimini Belirledi
Milli Eğitim Bakanlığı, gelecek eğitim öğretim yılının çalışma takvimini yayımladı.MEB, çalışma takvimine ilişkin hazırlanan genelgeyi illere gönderdi. Genelgede, Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2015-2016 eğitim ve öğretim yılının 14 Eylül 2015 Pazartesi günü başlayacağı, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı genelge ile belirlendiği hatırlatıldı.Bu eğitim ve öğretim yılına ait çalışma takviminin, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ile Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda düzenlenmesinin uygun görüldüğü ifade edildi.Buna göre, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı; okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5. sınıflarındaki öğrencilerineğitim ve öğretime uyum programı, 7-11 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacak.Birinci kanaat dönemi, 14 Eylül 2015 Pazartesi günü başlayacak ve 22 Ocak 2016 Cuma günü sona erecek. Yarı yıl tatili, 25 Ocak-5 Şubat 2016'da yapılacak.İkinci kanaat dönemi, 8 Şubat 2016 Pazartesi günü başlayacak ve 10 Haziran 2016 Cuma günü sona erecek.Çalışma takvimi, bu tarihler dikkate alınarak, 'Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve YaygınEğitim Kurumlarının Çalışma Takvimi' örneği esaslarına göre valiliklerce düzenlenecek.AA
NYT: Türkiye'deki Atmosfer Alışılmadık Biçimde Karanlık ve Korkutucu
New York Times Yazı İşleri Kurulu tarafından kaleme alınan yazıda, 'Türkiye geçmişte de çetin siyasi kampanyalar görmüştü. Ama bu seferki özellikle tehlikeli ve atmosfer alışılmadık biçimde karanlık ve korku verici. Sayın Erdoğan doğruyu söyleyenlere karşı giderek hasmane bir tavır takınıyor gibi. ABD ve Türkiye'nin diğer NATO müttefikleri, onu bu yıkıcı yoldan geri döndürmeye çalışmalı' denildi.New York Times gazetesinin yazı işleri kurulu, Türkiye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili “Türkiye üzerindeki kara bulutlar” başlıklı bir yazı kaleme aldı.Gazetenin internet sitesinde ve bugünkü New York baskısında yayımlanan yazı şöyle:“Türkiye’deki kritik genel seçimlere iki hafta kala, tansiyon yükseliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren bazı kesimlerse, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçimleri kazanmasını sağlamak için yeni bir baskının başlamasından korkuyor. Siyasi sürecin böyle zalimce manipüle edilmesi ciddi bir hata olur. Ayrıca bu durum, Türkiye’nin yıpranmış demokrasisini daha da zayıflatabilir ve olası bir zaferi lekeler.On yılı aşkın bir süredir Türkiye’nin lideri olarak gücünü artıran Sayın Erdoğan, başbakandan ziyade cumhurbaşkanını ülkenin ana siyasi otoritesi haline getirecek anayasa değişikliğini yapma hayalini gerçekleştirmenin eşiğinde olabilir. AKP olarak bilinen partisi, herhangi bir anayasa değişikliğini referanduma götürebilmek için mecliste üçte bir çoğunluğu yakalayabilmek adına 7 Haziran’daki seçimde 330 koltuk kazanmak zorunda.Parti 2011’deki son seçimde sadece 326 koltuk kazanmıştı. Reuters’ın Cuma günkü haberine göre, Konda Araştırma Şirketi’nin yayımladığı son anket AKP’ye desteğin azaldığını ortaya koydu.Sayın Erdoğan’ın Türk medyasına gözdağı vermek konusundaki mazisi biliniyor ancak bu hafta Sayın Erdoğan’ın karşı çıktığı bir başlıktan ötürü Hürriyet gazetesinin ve internet sitesinin yöneticilerine yönelik yapılan suç duyurusuyla yeni alarmlar çaldı. Muhammed Mursi davasında verilen karara atfen atılan başlıkta şöyle deniyordu: ‘Dünya şokta! Oyların yüzde 52’sini alan cumhurbaşkanına idam cezası.’Today’s Zaman’a göre, Sayın Erdoğan bu başlığın kendisinin de aynı cezayı alabileceğini ima ettiğini söyledi. Sayın Erdoğan da 2014’te yüzde 52 oyla seçilmişti. Bu sadece çarpıtılmış ve absürt bir suçlama değil, aynı zamanda Türkiye’de hala demokrasi olduğu düşüncesine atılmış bir tokat.AKP destekçisi avukat Rahmi Kurt, savcılardan ‘halkı hükümete karşı silahlı eyleme teşvik etmek’ ile suçladığı Hürriyet editörleri hakkında tahkikat başlatıp tutuklamalarını istedi. Suç duyurusu yapılmasından bu yana herhangi bir tutuklama olmadı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) yaptığı açıklamada; hükümeti, gazeteciliği terörizmle bağdaştırmakla suçladı ve Hürriyet’e karşı yapılan bu hamlenin ‘basın ve ifade özgürlüğüne vurulan yeni bir darbe’ olduğunu belirtti.Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütüne göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı pazartesi günü, geçmişte Sayın Erdoğan’ın müttefiki olan ancak şu an ABD’de gönüllü sürgünde bulunan İslamcı vaiz Fethullah Gülen’le bağlantılı çok sayıda medya organının yasaklanmasını istedi. Bu medya organlarından biri olan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi, geçen aralık ayında ‘terör örgütüne liderlik etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. Bazı gazeteciler, hükümetin terörle mücadele yasalarını kullanarak Hürriyet, Zaman ve bu gazetelerin bağlı olduğu iki ana bağımsız medya kaynağı konumundaki şemsiye şirketlerin, seçim öncesinden kapatılmasından ve varlıklarına el konulmasından korkuyor.Endişeli olan sadece gazeteciler değil. Önde gelen işçi sendikaları da perşembe günü, hazirandaki seçimlerin güvenliğine ilişkin endişelerini dile getirdi. Sendikalar, zafer arayışındaki AKP’nin hükümet kurumlarını kendisi için seferber ettiğini ve hem seçim kampanyalarında hem de konuşmalarında muhalefeti ‘düşman’ gibi göstermeye çalıştığını belirtti.Türkiye geçmişte de çetin siyasi kampanyalar görmüştü. Ama bu seferki özellikle tehlikeli ve atmosfer alışılmadık biçimde karanlık ve korku verici. Sayın Erdoğan doğruyu söyleyenlere karşı giderek hasmane bir tavır takınıyor gibi. ABD ve Türkiye’nin diğer NATO müttefikleri, onu bu yıkıcı yoldan geri döndürmeye çalışmalı.
İlber Ortaylı: 'Her Yere Üniversite Açılmaz'
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 'Her yere üniversite açıyorlar. Her yere üniversite açılmaz, her yerde çocuk okutulmaz' dedi.Eskişehir Odunpazarı Belediyesi'nin düzenlediği konferansa katılan ve kitaplarını imzalayan tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, kendi balmumu heykelinin de bulunduğu Yılmaz Büyükerşen Balmumu Müzesi'ni gezdi.Konferansta Türk tarihinin oluşumu ve problemlerinden bahseden Prof. Dr. Ortaylı, Türkiye’deki eğitim sistemini de eleştirdi. Her şehirde üniversite açılmasının doğru olmadığından söz eden Prof. Dr. Ortaylı, üniversiteden mezun olan her kişinin yüksek mesleklerde görev yapmak istemesinin doğru olmadığını dile getirerek, 'Her yere üniversite açıyorlar. Her yere üniversite açılmaz, her yerde çocuk okutulmaz. Çocuğun okutulacağı işler vardır, teknik eğitim falan. Öyle marangozsuz, elektrikçisiz insan olmaz. Kız adını bile duymadığı bir üniversiteye gidiyor. Doktorun yanındaki sekreter anası da ona para yetiştirmek için didiniyor. İşletme okuyormuş, genel müdür olacak herhalde. Kafaları bozuk, hepsi savcı olacak, hepsi genel müdür olacak. Dağın başında üniversite okuyacak ve genel müdür yardımcısı olacak ama hiçbir zaman doğru düzgün bir işe girmiyorlar ve bundan istifade ediliyor' dedi.
Reklam
Kredi Borçları İçin Çalıştığı İnşaattan Düşen Emekli Vatandaş Hayatını Kaybetti
Kayseri'de kredi borçlarını ödemek için inşaatta çalışmaya başlayan 51 yaşındaki işçi emeklisi Hüseyin Dulda, 5'inci kattan düşerek hayatını kaybetti.Olay, öğle saatlerinde merkez Melikgazi ilçesi 30 Ağustos Mahallesi Seda Sokak’ta meydana geldi. Borçlarını ödemek için inşaatta çalışmaya başlayan emekli Hüseyin Dulda, iddiaya göre asansörle yukarı çekilen malzemeleri almak için öne doğru eğildi.Yük asansörüne uzandığı sırada dengesini kaybeden Dulda, inşaatın 5’inci katından düşerek ağır yaralandı. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen Dulda, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.DHA
AK Parti Seçim Aracına İki İlde Saldırı
HDP'nin Mersin ve Adana'daki binalarında meydana gelen patlama ve birkaç gün sonra Ak Parti'nin Mardin'deki seçim bürosuna ses bombalı saldırı düzenlenmesi sonrası seçim güvenliği tartışmaları alevlenirken, biri Adıyaman'da, biri de Diyarbakır'da olmak üzere 2 yeni saldırı daha yaşandı.Adıyaman’da sokaklarda dolaşan Ak Parti seçim otobüsüne bir otomobilden tabancayla 3 el ateş açıldı. Olayda şans eseri yaralanan olmazken, 2 şüpheli gözaltına alındı.Seçim otobüsüne İmamağa Mahallesi'nden geçerken düzenlenen saldırıda ölen veya yaralanan olmadı. Şüpheliler başta kaçmayı başarsa da olay yerine gelen polis şüphelilerin araçlarını yakaladı. Kimlikleri açıklanmayan 2 kişi gözaltına alındı. İlk gelen açıklamalar ise saldırının siyasi bir amaç taşımadığı yönünde.DİYARBAKIR'DA TAŞ ATILDIDiğer taraftan Diyarbakır'da da AK Parti'nin seçim otobüsüne taşlı saldırı düzenlendi. Edinilen bilgiye göre, Diyarbakır-Elazığ karayolunda seçim çalışması yürüten AK Parti'nin seçim otobüsüne kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce taşlı saldırı gerçekleştirildi. Olayda aracın camı kırıldı.Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti seçim otobüsüne yönelik saldırıya ilişkin, 'Siyasi çalışmalar esnasında hangi partiye yapılmış olursa olsun, ister bizim partimize ister bir başka partiye bu tür saldırıyı yapanlar demokrasiden nasibini alamamış, halkın iradesine saygı gösteremeyen ilkel zihniyetli insanlardır' dedi.Sputnik Türkiye ve AA
Reklam
Dortmund'dan Bir Efsane Geçti: Günahıyla Sevabıyla Jürgen Klopp
1989 yılında başladığı futbolculuk hayatında 12 sene boyunca Mainz formasını giyen Klopp, 2001 yılında Eckhard Krautzun’un yerine takımın başına geldi. Sezon sonunda kıl payı takımını ligde tutan Klopp, 2002-03 sezonunda üst lige çıkmayı averajla kaybetmesine rağmen bir sonraki sezon averajla 3. olarak, futbol yaşamında ilk kez Bundesliga’da boy gösterme fırsatı yakaladı. 2006-07 sezonuna kadar takımını Bundesliga’da oynatan Klopp, o sezon tekrar 2. Lige düştü. Ertesi senede sözleşmesini uzatmadı ve takımından ayrıldı.
Ölümün Kıyısında Dolaştığı Yetmezmiş Gibi Bir de Fotoğraf Çektiren Yasadışı Tırmanıcı Kirill Oreshkin
Selife denilen kavram artık tüm insanların hayatında. Ancak bu listedeki kişilerin çektiği fotoğraflar arasında kimisi selfie, kimisi de normal olmak üzere oldukça tehlikeli bir iş içine giren fotoğrafçı Kirill Oreshkin'in de fotoğrafları var. Binaların, köprülerin en tepesine tırmandığı yetmezmiş gibi ölüme sadece bir kol gücü uzaklığında olan bu insanların tam olarak ne yapmaya çalıştığını sanırım sonsuza kadar anlayamayacağız.
Reklam