onedio
Uçağın Kasıtlı Düşürüldüğü Doğrulandı
Fransa’nın güneyinde düşen Lufthansa'ya ait Germanwings uçağının ikinci karakutusunun incelenmesi sonucunda yardımcı pilotun uçağı kasıtlı şekilde düşürdüğünün doğrulandığı bildirildi.Fransa Sivil Havacılık Güvenlik İnceleme Bürosu'ndan (BEA) yapılan yazılı açıklamada, uçağın dün bulunan ikinci karakutusunda yapılan ilk incelemeye göre yardımcı pilot Andreas Lubitz'in uçağı kasıtlı olarak düşürdüğünün anlaşıldığı belirtildi.Açıklamada, kokpitte bulunan yardımcı pilotun düşmekte olan uçağı otomatik pilotta kullandığı ve düşüşü hızlandırmak için otomatik pilotun ayarlarını değiştirdiğinin tespit edildiği kaydedildi.İkinci karakutuda uçuşla ilgili teknik bilgiler yer alıyordu.Kazanın meydana geldiği gün bulunan ilk karakutudaki kokpit kayıtlarının incelenmesi sonucunda da, yardımcı pilotun uçağı kasıtlı olarak düşürdüğü tespit edilmişti.Geçen hafta Barselona-Duesseldorf seferini yaparken düşen uçakta 144 yolcu ve 6 kişilik mürettebattan kurtulan olmamıştı.Onur Usta, AA
Enflasyon 3 Ayın Zirvesinde
Mart ayında enflasyon yüzde 1,19 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 7,61 oldu. Mart ayının zam şampiyonu ise karnabahar. Ekonomistler martta enflasyonun yüzde 0,86 artmasını bekliyordu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyonda bir önceki aya göre yüzde 1,19, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,61 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,70 artış gerçekleşti.Enflasyondaki yüzde 1.19 artış, yüzde 0,86 olan beklentilerin çok üzerinde geldi. Enflasyonun beklentilerin üzerinde artmasında yine gıda fiyatları başrol oynadı.Gıda fiyatlarındaki yüzde 2.47 oranındaki artış, enflasyonu yüzde 0.6 oranında yükseltti. Mart ayında zam şampiyonu yüzde 31,31 fiyat artışı ile karnabahar oldu. Yıllık enflasyon ise yüzde 7.61'e çıktı.Yıllık enflasyon yüzde 7,61 seviyesine yükseldi. Yıllık enflasyon Ocak'ta yüzde 7,24, Şubat'ta yüzde 7,55 düzeyindeydi. Yİ-ÜFE Mart ayında aylık yüzde 1,05, yıllık yüzde 3,41 oldu. Çekirdek enflasyon yerine açıklanan özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden 'H' Mart'ta yıllık yüzde 7,75, 'I' yüzde 7,10 oldu. En fazla düşüş gösteren grup haberleşmeAna harcama grupları itibariyle 2015 yılı Mart ayında endekste yer alan gruplardan lokanta ve otellerde yüzde 1,42, eğlence ve kültürde yüzde 1,22, giyim ve ayakkabıda yüzde 1,06 ve sağlıkta yüzde 0,99 artış gerçekleşti.Ana harcama grupları itibariyle 2015 yılı Mart ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise yüzde 0,01 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.Yıllık en fazla artış gıda ve alkolsüz içeceklerdeTÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre lokanta ve oteller (yüzde 12,76), çeşitli mal ve hizmetler (yüzde 8,44), sağlık (yüzde 8,43), konut (yüzde 8,03) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.Aylık en yüksek artış Gaziantep, Adıyaman, Kilis’deİstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış yüzde 4,12 ile TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 8,66 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış yüzde 9,35 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale) bölgesinde gerçekleşti.Mart 2015’te endekste kapsanan 426 maddeden  48 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 284 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 94 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.Dünya
Hamzaoğlu'nun Son Kararı!.. Burak Yılmaz...
Galatasaray, Pazar günü oynayacağı Kardemir Karabükspor engelini 3 puanla aşarak liderliğini sürdürme hesabı yapıyor.Sarı - Kırmızılılar'da milli maçlar nedeniyle lige verilen aranın ardından oyuncuların yaşadığı sakatlık sorunları teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nu düşündürüyor. Hollanda maçında sakatlanan Burak Yılmaz'ın Kardemir Karabükspor maçında forma giyip giyemeyeceği Hamza Hamzaoğlu'nun yanıtını merakla beklediği ilk soru olarak dikkat çekiyor. Milli maçtan sonra İstanbul'a dönen yıldız golcünün tedavisi olumlu ilerlerken antrenman eksiği bulunması Hamza Hamzaoğlu'nun elini zayıflatıyor. Sakatlığını büyük ölçüde atlatan Burak Yılmaz'ın Kardemir Karabükspor karşısında yine Sarı Kırmızılılar'ın en önemli gol silahı olması bekleniyor.Sakatlıkları bulunan diğer isimler ise Sabri Sarıoğlu, Semih Kaya, Bruma ve Felipe Melo... Sabri Sarıoğlu'nun Kardemir Karabükspor maçına yetiştirilmesi için tedavi programı uygulanıyor. Tecrübeli oyuncunun sakatlığını tam olarak atlatamaması halinde Hamza Hamzaoğlu'nun savunmanın sağında Tarık Çamdal'ı görevlendireceği gelen haberler arasında.Ligin devre arasında hazırlık maçında sakatlanan ve ligde henüz ikinci yarıyı açamayan Semih Kaya'nın Kardemir Karabükspor karşısında forma giymesi beklenmiyor. Portekiz Ümit Milli Takımı'nda sakatlanan Bruma'nın da tedavisine devam ediliyor.Geçirdiği operasyonun ardından hızla iyileşen Felipe Melo ise rehabilitasyon çalışmalarını sürdürüyor. Brezilyalı oyuncunun beklenenden daha erken sürede takıma dahil olması bekleniyor.Hamza Hamzaoğlu'nun Kardemir Karabükspor karşısında 11'i de büyük ölçüde şekillendi. Kaleyi Fernando Muslera'ya emanet edecek olan Hamza Hamzaoğlu'nun iyileşmesi halinde savunmanın sağında Sabri, Aurelian Chedjou, Hakan Balta ve Alex Telles'ten defans hattını kuracağı kaydedildi. Selçuk İnan ve Hamit Altıntop ikilisinin yeri garanti görülürken orta alanın kanatlarında Yasin Öztekin ve Olcan Adın forma giyecek. Hamza Hamzaoğlu, zorlu mücadelede Wesley Sneijder ve Burak Yılmaz ile hücum hattında gol arayacak.Ligtv
CHP'den Erdoğan'a Yanıt: ‘Nerede Kabataş Belgeleri? Nerede Camide İçki İçildi Belgeleri?’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Berkin Elvan ekmek almaya giderken vuruldu diyen Kemal Kılıçdaroğlu bunun belgesini açıklasın' sözlerine CHP'den sert tepki geldi.Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Erdoğan'ın Gezi olayları döneminde meydana geldiği iddia edilen Kabataş saldırısı ile camide içki iddiaları konusunda 'Cuma günü belge açıklayacağım' dediğini hatırlatarak, 'Neredeyse 350 Cuma geçti. Nerede Kabataş belgeleri? Nerede Dolmabahçe camisinde içki içildi belgeleri' dedi. Tekin, Erdoğan'ın 'Berkin Elvan'ın terör örgütü içinde olduğuna ilişkin belgeler bulunduğuna ilişkin sözlerine ise, 'Berkin belgeleri de, Kabataş ve Cami'de içki içtiler iddialarının belgeleri gibi olmasın?' tepkisini gösterdi. 'İYİ Kİ VİCDANLI BİR DİN ADAMI VARDI.. O DİN ADAMI DA EMNİYETTE 6.5 SAAT SORGULANDI'Tekin, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde dile getirdiği, Gezi olayları sırasında polisten kaçanların sığındığı Dolmabahçe'deki Bezmialem Valide Sultan Camisi'nde içki içtikleri iddiasının, bizzat Cami'nin müezzini tarafından yalanlandığını hatırlatarak, şöyle konuştu; 'Sayın Cumhurbaşkanı, o dönemde camide içki içildiğine ilişkin belgesi olduğunu söylemişti. Vicdanlı bir din adamı çıktı, öyle bir şey olmadığını söyledi. Sonra o din adamı, altı buçuk saat, bakın altını çizerek söylüyorum, altı buçuk saat, Emniyet'in terör bölümünde sorguya çekildi. Niye çağırdığınız o din adamını acaba? Orada polisler, müezzine 'aman ne olursunuz ifadenizi değiştirin, Beyefendi'yi yalancı çıkarmayın' dediler mi? Sayın Cumhurbaşkanı önce bunları açıklasın.'Tekin, Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde partisinin grup toplantısında, Kabataş saldırısına ilişkin görüntüleri 'cuma günü açıklayacağına' ilişkin konuşmasına da vurgu yaparak, 'neredeyse, 350 Cuma geçti. Hala Kabataş saldırısının olduğuna dair ne görüntü var, ne de belge' diye konuştu. 'SAYIN CUMHURBAŞKANI'NA RİCAM; YARALARI DEŞMEYİN...'Erdoğan'ın, Berkin Elvan'ın ekmek almaya giderken vurulmadığına ilişkin Erdoğan'ın olduğunu söylediği belgeler konusunda ise, 'Bu belgeler, Kabataş ve Camide içki içtiler iddialarının belgeleri gibi olmasın? ' sorusunu ortaya koydu. Berkin Elvan'ın öldürülmesi gibi acı bir olay üzerinden siyaset yapılmasını 'doğru bulmadıklarını' da vurgulayan Gürsel Tekin, 'Bu süreci, siyasete alet etmeyin. Siyasetçilerin dillerini, cümlelerini özenle kullanmaları gereken bir dönemden geçiyoruz' dedi. Tekin şöyle konuştu;'Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu konudaki sözleri çok açık ve net. Ama Sayın Cumhurbaşkanı'nın söylemiş olduğu ve bir türlü ortaya çıkmamış Kabataş ve Dolmabahçe camisi belgeleri ortadaykan, tekrar tekrar bunun tetiklenmesini doğru bulmuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'ndan ricam şu; yaraları deşmeyin artık...''BERKİN'İN BABASI GİBİ, SAVCI'NIN BABASI GİBİ SAĞDUYU BEKLİYORUZ'Tekin, gerek Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan'ın, gerekse Çağlayan Adliyesi'nde yaşanan terör saldırısında şehit olan Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın babası Muhammed Kiraz'ın tüm Türkiye'ye verdikleri sağduyu mesajlarını da hatırlatarak, 'Herkesi Berkin Elvan'ın babası kadar sağduyulu, Muhammed Amca kadar vakur durmaya davet ediyoruz.' dedi. Tekin, şöyle konuştu:'Sayın Cumhurbaşkanı da, Sayın Davutoğlu da merak etmesinler. Seçimlere az bir zaman kaldı. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasinin, kardeşliğin, birliğin, bütünlüğün, hatta Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu'nun da güvencesi olacak. merak etmesinler, telaşlanmasınlar. 'ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylediği, 'bir savcının Berkin Elvan üzerinden katledilmesi, hiç kimsenin içine sindireceği olay değil' sözlerine, şu yanıtı vermişti;'Berkin Elvan'ı 'Bakkala ekmek almaya gidiyordu' diye tanımlayan sen değil miydin? Bakkala ekmek almaya gittiğine dair bir belgen var mı? Biz emniyetin tüm belgelerini açıkladık. Elinde sapanla, demir bilyeyle terör örgütünün içerisinde nasıl resimlerinin çekildiği, bunların hepsi açıklandı. Fakat hala bunu istismara devam ediyor. Onu asıl istismar eden sen oldun. Mezarına demir bilye atan malum. Bunların hepsini gördük.'
Reklam
Erbakan’ın Kurduğu Pancar Motor Fabrikasının Arazisi Satılıyor
Merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından kurulan Pancar Motor’un üzerinde bulunduğu arazi 225 milyon liraya satışa konuldu. 44 dönümlük arazinin konut veya ticaret alanı olarak kullanılması planlanıyor. Arazi için nihai pazarlık görüşmeleri 6 Nisan'da yapılacak.Türkiye’nim ilk dizel motor fabrikası olarak temeli atılan Pancar Motor’un temeli 1956’da Erbakan tarafından atıldı. Ancak fabrika 4 yıl kadar önce kapandı. Fabrikanın üzerine kurulu olduğu arazinin sahibi ise Kayseri Şeker ve Konya Şeker Fabrikaları. Hissenin 3’te ikisi Kayseri Şeker’e kalan kısım ise Konya Şeker’e ait. İstanbul Bayrampaşa’da bulunan fabrika arazi için 225 milyon TL muhammen bedel belirlendi.İhale sürecini Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. yönetiyor. Arsa için daha önce yapılan ihalede 25 Mart son teklif tarihi olarak açıklanmıştı. Ancak gelen teklif sayısı, 3’ün altında kalınca ihale, şartname gereği, iptal edildi.PAZARLIK 225 MİLYON LİRADAN BAŞLAYACAKHürriyet'ten Dinçer Gökçe'nin haberine göre yeni ihale süreci için ise takvim belirlendi. Edinilen bilgiye göre ihaleye katılmak isteyenlerin bugün saat 17.00’ye kadar teminat bedelini yatırmaları gerekiyor. Teklif vermek isteyen kişi veya firmaların, muhammen bedelin yüzde 3’ü olan 6 milyon 750 bin TL’yi Kayseri Şeker Fabrikası’nın banka hesabına yatırması gerekiyor. Nihai pazarlık görüşmeleri ise 6 Nisan günü yapılacak. Arazi için ödenecek bedelin, yapılacak pazarlıklar ile 225 milyon TL’nin üzerine çıkması bekleniyor.
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: 'Berkin Elvan'ın Ekmek Almaya Gittiğine Dair Belgen Var mı?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye genelindeki elektrik kesintisi ile savcı Kiraz’ın öldürüldüğü saldırının art arda yaşanmasını detaylı bir şekilde araştıracaklarını söyledi ve güvenlik zafiyetine dikkat çekerek 'Özel güvenlik tarih olmalı' dedi. Ayrıca Erdoğan Kılıçdaroğlu'na “Berkin Elvan’ı, ‘bakkala ekmek almaya gidiyor’ diye tanımlayan sen değil miydin? Ekmek almaya gittiğine dair bir belgen var mı?' diye sordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovenya, Slovakya ve Romanya’yı kapsayan 3 günlük gezisi dönüşünde uçakta kendisini izleyen gazetecilerin sorularını yanıtladı.Erdoğan, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın öldürülmesini çözüm sürecine indirilmiş bir darbe olarak niteledi. Erdoğan, “Olayı sadece malum terör örgütü bazında düşünmüyorum. Bu da bir başka terör örgütü. Ama şunu biliyoruz ki bu örgütün geçmişi, malum terör örgütünden daha eski. Tabii istismara konu olan durum da hepinizin malumu. Her zaman söylediğim şey, bu kadar saf olmaya gerek yok. Saf niyetle bakmayalım demiştik. Ve gerekçelerini nereye getirip dayadıkları ortada” dedi.'Avukatlar aranmalı'Yıllardır avukatların üstünün aranmasını savunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu söylediğinde diğer siyasetçilerin kendisine saldırdıklarını belirtti. Erdoğan şöyle devam etti:“Nitekim bugün de işi avukatlara, ‘cübbelerinizi çıkarın ve rahat rahat içeri girin, size kimse bir şey yapamaz’ noktasına getirmişlerdir ki ben o düşüncede değilim. Artık adalet saraylarına, neresi olursa olsun, -dünyanın genelinde bu böyledir- avukatların da aranarak girmesi lazım. Aranmadan asla. Diğer görevliler de aranmalı. Hükümet, bu konuyu masaya yatıracaktır.'Özel güvenlik kaldırılmalıdır'Özel güvenlik teşkilatlarının gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, 'Bence tarihi bir karar olacaktır belki de ama bunu bir tavsiye olarak da söylemiş olabilirim. Yani, Türkiye’nin bir emniyet teşkilatı var. Türkiye Cumhuriyeti, polislerimizle veya değişik bir şekilde yine emniyet teşkilatı adalet saraylarına yönelik bir koruma teşkilatını kendisi kurmalıdır. Özel güvenlik kaldırılmalıdır. Özel güvenlik teşkilatlarının hangi amaçla, kimler tarafından, nasıl kuruldukları hepsi soru işaretidir. Hassasiyetle üzerinde durulması gereken bir konudur' dedi.Sadece adalet saraylarında değil, birçok kurumlarda özel güvenliğin artık tarih olması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, şöyle konuştu:“Hatta stadyumlarda, hastanelerde görev tümüyle polislere bırakılmalı. Hastanelerde de zaman zaman mafyanın birçok teşebbüsleri oluyor. Onun için oralarda taşın altına vücudunu koyacak insanlara ihtiyaç var. Emniyet teşkilatımız, bu işleri yapacak güç ve kabiliyettedir. Ben özel güvenliğin tamamen kaldırılmasını arkadaşlarıma teklif edeceğim. Onların çoğu emekli zaten. Biz, şu ana kadar özel güvenlikten çok ciddi neticeler alamadık ki. Elinde taşıma ruhsatı olan, silahı olan varsa, hepsi geliyor buralarda görev alıyor. Veya elinde sadece cop var. Bunlar olaylara zaten müdahale edemez. Korkar, kaçar. Şimdi ben böyle söyledim diye rahatsızlık duyanlar olabilir. Bunların içinde yaşı, vesairesi müsait olanlar varsa zaten emniyete alımlar yapılıyor, gider emniyete müracaat ederler.”'Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor'Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Twitter hesabından yaptığı, ‘Savcının göz göre göre rehin alınmasını izleyen hükümet... İstihbarata sormak istiyorum. Bayrak, flama, silah, plastik kelepçe gibi eylem araçlarıyla adliyeye nasıl girdiler?’ açıklamalarına tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi:“Ama aynı parti, cübbeli olanlara müdahale edildiği zaman da adeta yırtınıyor, ‘nasıl müdahale edersiniz?’ diye. Oradaki özel güvenlik de büyük ihtimalle buna böyle bakıyor. Çok daha enteresanı, ‘bu malzemelerin adliyeye sokulmasında o gün yaşanan elektrik kesintisi etkili mi olmuştur?’ diyor. Bu elektrik kesintisi sadece adalet sarayında olmamıştır. Türkiye genelinde kesilmiştir ki araştırılıyor. ‘Adliyenin var olan jeneratörü devrede değilse, bu malzemelerin içeriye sokulmasında kimler yardım etmiştir? Hükümetin kesinti sonrası terör saldırısı olabilir açıklaması rehin alma olayında parmağı olduğunun göstergesi midir?’ diye soruyor. Ya hükümete böyle bir soru sorulabilir mi? Ne kadar yanlış bir soru. İnsaf. Yani, böyle bir rehin alma olayına, özellikle DHKP-C gibi kendisiyle bunca yıldır mücadele eden bir hükümete bu soruyu yöneltiyorsun. Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor.”'Davul zurnayla çıkacak'Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun ‘Bir ülkenin milli istihbarat teşkilatı, vazifesi olmayan işlerle uğraşırsa, cumhuriyetin savcılarının odası davul zurnayla basılır’ dediğini de belirterek, “Şu ifadeye bak. Şu anda ana muhalefetin başı davul zurnayla sokaklarda dolaşıyor. İfadelerden ben onu anlıyorum. Bu kadar çirkin ve çılgınca bir yaklaşım. Bitmiyor. ‘Toplumda hangi görüşten olursak olalım, hangi inançtan olursak olalım, teröre karşı ortak tavır sergilemek zorundayız’ diyor. Cenaze günü neredeydin? Gidip cenazede kendini gösterseydin. Bir milli birlik gösterisi yapsaydın. Niye orada yoktun? Bu sorunun cevabını vermen lazım” dedi.'Ekmek almaya gittiğine dair bir belgen var mı?'Erdoğan şöyle devam etti:“Berkin Elvan’ı, ‘bakkala ekmek almaya gidiyor’ diye tanımlayan sen değil miydin? Ekmek almaya gittiğine dair bir belgen var mı? Biz, emniyetin tüm belgelerini açıkladık. Elinde sapanla, demir bilyeyle terör örgütünün içerisinde nasıl resimlerinin çekildiği, hepsi açıklandı. Fakat bakın hâlâ bunu istismara devam ediyor. Onu asıl istismar eden sen oldun. Mezarına demir bilye atan malum. Hepsini gördük. Şimdi bunu bile şu anda hâlâ istismar ediyor. Ama öbür tarafta Burak Can’ın ne annesi ne babası kalkıp bu işin istismarını yapmadı. Aynı örgüt o gün Burak Can’ı şehit etti Okmeydanı’nda. O da bir insanlık dersi verdi. Aynen Özgecan’ın babası gibi. Bakın herhangi bir ses duyulmadı.”“Tahrik ediyorlar”“Terör anında Che Guevara’nın beresiyle görüntü verenler bile oldu. Silah, savcımızın başına dayanmış vaziyette. Ya bunu mu savunuyorsun? Bu nasıl bir muhalefet anlayışıdır?” diye soran Erdoğan, “İstanbul Baro Başkanı da o şekilde pozlar vermişti. Bunlar tahrikten başka bir şey değil. Diğer muhalefet partisinin başkanı (MHP lideri Devlet Bahçeli’yi kastediyor) zehir zemberek bir açıklama yapıyor. Terörü lanetliyor ama, ‘Berkin Elvan bir kez daha katledilmiştir’ diyor. Nasıl katledilmişse?” diye konuştu.Konuşması sırasında HDP’yi de eleştiren Erdoğan şunları söyledi:“Diğer muhalefet partisinin konuşması hepten berbat. ‘Savcı Mehmet Kiraz ve operasyonda öldürülenlerin ailelerine sabır ve başsağlığı dileklerimizi sunarız’ diyor. Bu vatanperverlik yaklaşımı değildir. Böyle bir zamanda bile iktidarıyla bu acıyı paylaşamayan bir muhalefetle bir yere varılmaz. Birleşme günlerimiz olması gerekirken, bunlar birleşme bir yana hâlâ yarayı daha da deşme, yayma operasyonu yapıyorlar. Biz, bir çözüm sürecinin içindeyiz, sonuna kadar arkasındayız. Ben isterdim ki Selim Kiraz kardeşimizin cenaze merasiminde bütün siyasi partilerin genel başkanları beraber saf tutsunlar, bir milli duruş sergilesinler. Teröre karşı lafla değil icraatla beraberliğin duruşu olurdu. Bazı partiler maalesef oraya gitmemekle kalmayıp siyaseten ne çıkarırız gayreti içine girmişlerdir.”'Affedilir bir şey değil'Erdoğan bir gazetecinin, “Elektrik kesintisinin zamanlaması üzerinde durulacak mı?” sorusuna, “A’dan Z’ye her şey gözden geçirilecek. Ama ne olursa olsun bu affedilir, vazgeçilir bir şey kesinlikle değil. Türkiye gibi bir ülkede böyle bir enerji kesintisi, hatta hatta buna çökme denir; böyle bir şeyin olması doğru değil. Enerji Bakanı bizimle birlikteydi, Slovakya’dan geri dönmesini istedim. Failleri kimdir, kim olabilir, hepsi gözden geçirilecek” yanıtını verdi.“Seçime doğru giderken Türkiye’yi karıştırmak gibi bir provokasyon mu söz konusu?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Erdoğan, şöyle konuştu:'Kesinlikle seçime giderken İçişleri Bakanlığımız, hatta sınır boylarında tabii karakollar ile TSK da dahil tüm tedbirler alındı. Adalet Bakanlığı ve YSK, üzerine düşeni yapacak. Arzumuz en az hasarla, en sağlıklı demokrasi sınavını 7 Haziran’da Türkiye verebilsin. Milletime özellikle şunu söylüyorum: Bu tür olaylar bizi ürkütmemeli, korkutmamalı. Hep şu mısrayı söylerim: ‘Kaderin üstünde bir kader vardır’. Buna inanmazsak, hiçbir şey yapmak mümkün değildir. Korkmayalım. Siz gazetecilere de çok tehditler gelebilir. Geliyordur da. Biz yıllar yılı ne tehditler aldık. Son tehditleri sizlerle de paylaştık. Bunların hepsi belli bir planın yansımalarıdır. Bunları yaparlar, yapacaklar. Ama biz de görevimizi yapacağız. İnönü’nün lafını unutmayın, ‘Namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadığı müddetçe başarıyı yakalayamayız’. Cesur olacağız. Mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Dik duracağız, ama dikleşmeyeceğiz. Sizler de dik durun. Millet de dik durur. Neyle, fikrinizle. Kalemden daha keskin bir şey asla yoktur.''Tezgahların mazisi eski'Terör örgütlerinin hepsinin taşeron olduğunu belirten Erdoğan, 'Yani bu oyunlar öyle 3 senede, 5 senede kurulmuyor. Tezgahların mazisi epey eski. Benim ofiste operasyona giren emniyet müdürü ile polis memurunu yargı istedi, Romanya hemen gönderdi. Onların da bizden istediği Suriyeli iki kişi vardı. Bir tanesini yakalamıştık. Hemen iade ettik. Terörle mücadele budur. Ama bakın Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya, İngiltere, hepsi dahil; bunlardan birçok PKK teröristi istedik vermediler, oyaladılar. Onlar oyalayınca başka yere kaçtı. Özdemir Sabancı’nın katili çok ülke dolaştı. Temenni ederim ki bunları düzeltiriz' dedi.'PKK ile DHKP-C anlaşamaz'Erdoğan, 'PKK’yla çözüm sürecinden sonra yerine DHKP-C ikame ediliyor algısı var. Savcıyı şehit eden teröristlerin eylem anında bazı ülkelerle bağlantı kurduğu söyleniyor. Doğru mu?' sorusunu ise şöyle yanıtladı:'İddiaların hepsi değerlendirilir. Ancak, PKK’nın yerine DHKP-C’nin ikame edilmesi falan bunlar tartışma konusudur. Bunlardan biri mezhep dayanaklı, diğeri ırk, etnik dayanaklı. Bunların birbiriyle çok çok iyi anlaşabileceklerine doğrusu ihtimal vermiyorum. Ama ortak paydaları terör olduğu için, onları, üst akıl zaman gelir farklı yerlerde istihdam edebilir.''O Fotoğrafın gazetede yayınlanması ihanettir''2013 yılında, ‘Kılıçdaroğlu’nun bir tek DHKP-C’ye üye olmadığı kaldı’ demiştiniz. Bir süre önce bazı sanatçıların klibinde, ‘hayatı durduralım’ çağrısı yapıldı. Elektriklerin kesilmesi örtüştü, aynı gün terör eylemi oldu. Medyanın tavrı. ‘Her şey planlıydı’ gibi bir tablo mu çıkıyor?' şeklindeki bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, 'Arkadaşlarımızın elde ettiği belge, bilgiler dar kapsamlı toplantıda değerlendirilecek. Şu anda, ‘şöyledir’ dersem yanlış olur. Söylediklerinizin her birinin buralarda adeta bir payı var gibi bir durum da insanın aklına geliyor. Bilgileri sabırla toparlayıp nihai değerlendirmeyi yapmak daha isabetli olur' dedi.Savcı Kiraz’ın başına silah dayalı fotoğrafın bazı gazetelerde yayımlanmasına tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi:'Şu anda Türkiye’de basında özellikle patron takımının hâlâ kavramak istemediği, uzak durduğu bir şey var. Bu ülkede milletin hayrına olan şey nedir, ne değildir bunu gözetmiyorlar. Dediğiniz türden bir görüntü Allah aşkına sosyal medyada, gazetelerde yayımlanabilir mi? Bu bir ihanettir ya. Savcının günahı ne? Görevi, önüne gelen dosyaya bakmaktır. Savcı, Berkin Elvan’ın faili midir? Tam tersine, o olayın failini bulmaya yönelik bir davayla ilgilenen bir savcıya o tür bir hareket yapılamaz. O tür bir hareketi yapana adeta sahip çıkan ne siyasetçi, ne medya hiçbir zaman vatansever olamaz. Medya patronlarına da bu noktada, Başbakan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı sizi aradığı zaman mı siz yayından kaldıracaksınız? Yani şimdi ben Cumhurbaşkanı olarak kalkıp Slovakya’dan Türkiye’yi arayacağım, ‘bunlar yayından kalksın’ diyeceğim olur mu? Ben fotoğrafı gördüğüm anda irkildim. Ne var ki kimileri insafsızca bunu yapabiliyorlar. Halbuki bunların on yıllara dayanan tecrübesi var. Anında kesip atmaları lazım. Maalesef yayınladılar. Birileri de (Kılıçdaroğlu’nu kastediyor) utanmadan, ‘basını oraya sokmadılar’ diyor. Niye cenaze merasimine sokacak, niye? Siz o şehidin faillerini o fotoğraf karesiyle faş edeceksiniz. Bunu faş edenleri de kalkıp cenaze törenine sokacaklar. Ben de olsam sokmazdım.'Barış için mücadele verdiklerini ancak birilerinin bu mücadeleyi tamamen inkıraza uğratmak için ellerinden geleni yaptıklarını kaydeden Erdoğan, “İşte bakın, öldürülen teröristlere adam rahmet diliyor ya. Bu teröristlere rahmet dileyenlerin bu ülkede çözüm süreci diye bir sorunu olabilir mi? Olmaz.” Diye konuştu.'Üst akıl var'“Denklemde Suriye meselesi var, İran var? Üst akıl yok mu burada?” sorusunu üzerine Erdoğan, “Suriye’yi bu işe karıştırmayalım. Bu, ülkemizin sorunu. Bence bu orayla bağlantılı bir olay değil. Üst akıl genelleme zaten. DHKP-C daha önce neredeydi? Amerikan Büyükelçiliği’ne gelenler nereden geldi? Üst akıl tabii ki var. Ama şu anda şurasıdır, şuradan gelmiştir denemez. Değerlendirmeler sonrası bunları göreceğiz” dedi.Kaynak: Al Jazeera, Milliyet ve Star Gazeteleri
Reklam
Sony'nin Satın Aldığı Bulut Tabanlı Oyun Şirketi Onlive Ay Sonunda Kapanıyor
Sony bugün itibarıyla online oyun yayını hizmetleri sunan OnLive ‘ı satın aldığını duyurdu. Ancak OnLive Sony’nin yeni bir organı olarak hizmet etmeyecek. Şirket aksine 30 Nisan’da kapılarını tamamen kapatacak.İlk etapta Sony’nin PlayStation Now ‘ı güçlendirmek için gerçekleştirdiği düşünülen satın almanın perde arkasında bambaşka planlar yatıyor. Söz konusu satın almayla birlikte PlayStation Now yine güçlenecek ancak bu OnLive’ın yayın katkılarıyla olmayacak. Daha ziyade San Fransiscolu şirketin elinde bulundurduğu patentler , PlayStation Now’ın gelecekte rakipsiz bir yayın platformuna dönüşmesinde önemli rol oynayacak. Satın almanın rakamsal detayları basınla paylaşılmadı ancak OnLive’ın elinde bulundurduğu patentlerin değeri yüz milyonlarla ifade ediliyor.Bulut üzerinden video oyunu oynatma gibi yenilikçi bir fikirle hayata geçirilen OnLive daha önce de iflasın eşiğinden dönmüş, aldığı yatırımlar neticesinde kısa bir süre sonra yeniden toparlanmıştı. Şirket sonuç olarak 30 Nisan’da kendini tamamen imha edecek. Onlarca şirket çalışanının akibeti ise henüz bilinmiyor. LOG
İş Güvenliği Tasarısı'nın 7 Maddesi Kabul Edildi
Tasarının 7 maddesi kabul edildi, 2 maddesi metinden çıkarıldı.TBMM Genel Kurulu'nda, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 7 maddesi kabul edildi, 2 maddesi metinden çıkarıldı.Kabul edilen maddelere göre, işverene teknik rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı iş yerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirleyecek ve işverene yazılı olarak bildirecek.Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması halinde, bu durum iş yeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine yoksa çalışan temsilcisine bildirilecek. Bildirim yapmadığı tespit edilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi 3 ay, tekrarında ise 6 ay askıya alınacak.AA
Kendi Elektriğini Üreten Veysel Narin, Dev Kesintiden Etkilenmedi
Türkiye, yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle karanlığa gömülürken, Yozgat’ta güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik üreten ilkokul mezunu inşaat ustası Veysel Narin ise bu durumdan etkilenmedi. İki yıldır güneş ve rüzgar enerjisinden elektik üreten Narin, yılda sadece 120 lira elektrik faturası ödüyor. Televizyonu, buzdolabı, bilgisayarı normal günlerde olduğu gibi elektrik kesintisinin yaşandığı dün de çalışan Veysel Narin, 'Herkes benim gibi kendi elektriğini üretmiş olsa Türkiye böyle bir sıkıntıya düşmez, hiç kimse kimseye muhtaç olmaz” dedi.
Reklam
Semih Saygıner 9 Yıl Sonra Avrupa Şampiyonası'nda Boy Gösterecek
Milli bilardocu Semih Saygıner, 9 yıllık aranın ardından yeniden Avrupa Şampiyonası'nda boy gösterecek.Türkiye'yi son olarak 2006 yılındaki Avrupa 3 Bant Bilardo Şampiyonası'nda temsil eden ve gümüş madalya alan Milli bilardocu Semih Saygıner, profesyonel bilardoya dönüş kararının ardından Almanya'nın Brandenburg kentinde 26-28 Nisan'da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'na katılacak.Milli bilardocu, şampiyonayı düzenleyen Avrupa Bilardo Konfederasyonu tarafından turnuvaya doğrudan katılmaya imkan veren 'wild card' ile davet edildi.Saygıner, şampiyonaya ilişkin, 'Dokuz yıl sonra Avrupa 3 Bant Bilardo Şampiyonası'nda diğer sporcu arkadaşlarımla ülkemi temsil edecek olmak heyecan verici. İyi hazırlanıp elimden gelen en iyi performansı sergilemeye çalışacağım' ifadelerini kullandı.AA
Slaven Bilic'ten İngiltere Tepkisi!
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Boşnak basınına yaptığı açıklamalarda; 'İngiltere’de yaşadım, futbol oynadım. En beğendiğim lig orada. Gitmek istiyormuşum gibi gösterildi ancak ben Beşiktaş’ın teknik direktörüyüm ve bundan gurur duyuyorum. ' ifadelerini kullandıBeşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Bosna Hersek Televizyonu BHT’ye ses getirecek açıklamalarda bulundu.BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde Bosnalı televizyoncu Sanela Prasovic Gadzo’yu ağırlayan siyah-beyazlı hoca, şampiyonluk yarışından stat konusuna, İstanbul’daki yaşantısından sezon sonunda İngiltere’ye gideceği iddiasına kadar birçok konuda çarpıcı ifadeler kullandı.İşte Bilic’in açıklamaları...'Biz büyük bir kulüp ve takımız. Bizim için her maç önemli. Ama önceliğimiz Süper Lig. Bize hangi kupayı daha fazla kazanmak isterseniz diye sorsalar Süper Lig derdik. Her yıl bunun için uğraşıyoruz. Bu lig bizim ekmeğimiz.Şampiyon olmak için şansımız var. Önümüzde zor maçlar bulunuyor ama hâlâ oyundayız. Bazıları bizi yeteri kadar motive olamamakla eleştirdi fakat bunlar doğru değil. Büyük bir yorgunluk söz konusu takımda. Çünkü çok fazla maç oynadık. Türkiye ligi zor ve çok çalışmayı gerektiren bir lig. Bu ligde her şey olabilir. İyi ve formdayız. 3 puan önde olsak çok daha iyi olurdu. Fakat bu erişilmeyecek bir durum değil. Hata yapma şansımız düşük. Sakatlık olmaz ve de şansımız yaver giderse hedefimize ulaşırız.''İTİCİ GÜÇ OLARAK KULLANMAK GEREK''Türkiye’de büyük bir baskı var. Her maç izleniyor. Her maç televizyonda ölesiye analiz ediliyor. Bu inanılmaz bir şey. Bu kadar popüler olup böyle büyük bir maddi destek alıp da baskı altında kalmamak mümkün değil. Ama bu baskıyı iyi yönetip bir denge kurmak çok önemli. Bunu itici bir güç olarak kullanmak gerekir. Belki Türkiye’de, İngiltere ya da Almanya’da olduğundan daha büyük bir baskı var.''İNGİLTERE SORUSU ÇOK SORULDU''Evet İngiltere’de yaşadım, futbol oynadım. En beğendiğim lig orada. Futbolun hikayesi bütün olarak Premier Lig’de. İngiltere’den teklif alırsanız sorusuna cevap vermek istemiyorum. Bunlar çok konuşuldu burada. İngiltere’ye gitmek istiyormuşum gibi gösterildi. Ben Beşiktaş’ın teknik direktörüyüm ve bundan gurur duyuyorum. Bunun dışındaki her şey asılsızdır.Bursaspor maçı Beşiktaş için belki de en büyük derbi. Maçı kazandıktan sonra Futbol tanrısı ilan edildik. Liverpool maçı 1-0 bitti, çok iyiydik. Üç gün sonra Eskişehir’e kaybettik, adeta taşa tutuldum.'Sadece üç gün sonra!Bizim ekibimiz genç ve biraz tecrübesiz. Yaş olarak değil, kazanılan kupalar açısından söylüyorum bunu. O yüzden kazanan takım zihniyeti oluşturmak için vakit harcadık.Hırvat ve Bosnalı oyunculara gelince. Benim ve yönetimin istediği isimleri getirmek imkansız. Hırvatistan’dan Modric, Mandzukic, Rakitic... Bosna’dan Dzeko, Pjanic ve Spahic’i kim istemez? Ancak ne onlar için Türkiye ligi enterasan ne de bizim imkanlarımız böyle transferlere açık.‘Evsiz ve göçebeyiz’Slaven Bilic, stat sorunuyla ilgili ilginç benzetmeler yaptı. Hırvat hoca, “Bizim en büyük sorunlarımızdan biri stadımızın olmaması. Halen inşaatı sürüyor. İnşaatçı değilim ve stat inşaatının zor olduğunu düşünüyorum. İç saha maçlarımızda sıkıntı yaşıyoruz. Ankara ve Konya’da büyük destek gördük. Ancak sürekli yoldayız ve bu da ideal bir durum değil. Evsiz ve göçebeyiz. Yine de ligde her şey iyi gidiyor ama umarım bu seyahatlerin ve kilometrelerin bedelini sahada ödemeyiz. Dilerim stadımız gelecek sezon için hazır olur. Stada maddi anlamda ciddi yatırım yapıldı. Galatasaray ve Fenerbahçe bizim kadar seyahat etmiyor. Bu durum onlar için bir avantaj” dedi.Bilic, Şükrü Saracoğlu ve Türk Telekom Arena’da neden oynamadıkları sorusuna ise “Türkiye’de, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin stadında oynama gibi bir durum söz konusu olamaz. Hatta taraftarımızın bu statlara gelip bizi desteklemesi bile meçhul” yanıtını verdi.‘2015 veya 2019 bir önemi yok!’Bilic sözleşme süresiyle ilgili soruyu yanıtlarken önemli bir bilgiyi de paylaştı. Başarılı hoca, “Başkan’ın 2019’a kadar sözleşme uzatılsın dediğini duymak güzel. Ama benim sözleşmem önümüzdeki maçtır ve bu düşünceye konsantre oluyorum. Yoksa kağıttaki sözleşme 2015’e kadar mı 2019’a kadar mı bu önemli değil. Dolayısıyla uzun süreli planlardan bahsetmek biraz zor” diye konuştu.‘Türkiye süper güç’Beşiktaş’ın hocası, Türkiye’nin ekonomi ve nüfus olarak çok büyük bir ülke olduğunu dile getirdi. Türkiye’den övgüyle söz eden Bilic, “Türkiye bir süper güç ve büyük bir nüfusa sahip. Sporda da yetenekliler. Türkiye’de insanlar aynı Hırvatistan’da, Bosna’da olduğu gibi sporu ve futbolu seviyor ve çok sıcakkanlı. Her şey saygı çerçevesinde gerçekleşiyor. Bazıları bizim 15 milyon taraftarımız var diyor. Tabii ki bu bir baskı. Hem benim hem de oyuncular için” dedi.‘İstanbul muhteşem’“Bana göre İstanbul muhteşem bir şehir. İklim tıpkı doğdum şehir Split’teki gibi. Yine deniz kenarındayım. Buranın keyfini çıkarıyorum. Saat 09-17 arasında çalışıyorum. Arada bir öğle yemeğine çıkıyorum. Koskoca şehrin küçük bir kısmında yaşıyorum. İzin günleri olunca farklı. O zaman şehrin tarihi yerlerini de geziyorum. Burada her şey var. En çok da kahvaltı kültürünü seviyorum.”Sporx
Melda Onur'dan Ön Seçim Sonrası Yazılı Açıklama: 'Teşekkür Ederim'
CHP'nin ön seçiminde alt sıralara düşmesi şaşkınlıkla karşılanan ve 7 Haziran seçimlerinde tekrar milletvekili adayı olması için change.org’da imza kampanyası başlatılan İstanbul Milletvekili Melda Onur internet sitesinden yaptığı açıklamada teşekkür etti ve 'Önümüzde önemli bir seçim var ve halktan aldığım bu destek bu seçim sürecinde çalışmalarıma büyük güç katacak. 2 aylık sürede tıpkı daha önce olduğu gibi yine bir Türkiye Milletvekili gibi çalışacağım. Yine yaşam hakkına uzanan her türlü müdahalenin karşısında olmak için Türkiye’nin her yerinde çalışacağım. Şimdi daha çok çalışmak zamanı' dedi. 
Reklam
Konya'da Bir Liseliye Daha Erdoğan'a Hakaret Davası
Konya'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla 2 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan lise öğrencisi 16 yaşındaki M.E.A. ile aynı anma programına katılan lise öğrencisi 17 yaşındaki A.E.K.'ye de aynı suçtan dava açıldı. Attığı sloganlarla Cumhurbaşkanı'na hakaretle suçlanan A.E.K., 2 Haziran'da 3'üncü Çocuk Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.Konya'da 23 Aralık 2014 tarihinde, sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütlenen ve kendilerine 'Halkçı Liseliler Grubu' olarak adlandıran gençler, saat 17.00'de Gedavet Parkı'nda toplanarak, Menemen'de 84 yıl önce gericiler tarafından katledilen şehit Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ı andı. Anma etkinliğinde grup adına basın açıklamasını Meram Endüstri Meslek Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi M.E.A. yaptı. İddiaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren sözler sarf eden M.E.A.'nın konuşması polis tarafından kamerayla kaydedilerek tutanak tutuldu. Bunu inceleyen Cumhuriyet Başsavcılığı M.E.A. hakkında 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçundan soruşturma başlattı. Bir gün sonra okulunda gözaltına alınan M.E.A. çıkarıldığı 1'inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla tutuklandı. Avukatları tarafından yapılan itiraz sonucu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Megafonla slogan atan lise öğrencisine de davaAynı anma törenine katılan Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi Lisesi 11'nci sınıf öğrencisi A.E.K.'ye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret suçundan dava açıldı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12 Şubat tarihinde verdiği izin üzerine açılan davayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından A.E.K. hakkında hazırlanan iddianamede, M.E.A.'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren basın açıklaması yaptığı sırada A.E.K.'nin megafonu alarak 'kaçak sarayın kaçak' şeklinde slogan attığı, ancak sloganını tamamlayamadığı bunun üzerine megafonu alan M.E.A.'nın alıp, topluluğa 'kaçak sarayın hırsız Tayyibi' şeklinde iki kez slogan attırdığı, A.E.K'nın da bulunduğu grubun bu slogana eşlik ettiği belirtildi.İddianamede, 'A.E.K.'nin hakaret kastı olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmeyeceğini, hakaret kastı açık olan sloganlara eşlik ettiği, bu yönde slogan attırdığı, düşünce vasfını aşan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan müştekinin şeref, onur ve saygınlığını zedelemeye yönelik olduğu anlaşılan sözlerle Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret ettiği kanaatine varılmaktadır' denildi.'Ben 17 yaşındayım, bizim bir geleceğimiz var'Şehit Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ı anma programına sosyal medyadan duyup gittiğini belirten A.E.K., aynı anma törenine katılan ve 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçundan yargılanan M.E.A. ile de yine sosyal medya üzerinden tanıştığını belirtti. Yaşadıklarını anlatan A.E.K., 'Bir etkinlik oluşturulmuş ben de bu etkinliğe katılıp görev almak istedim. Basın açıklamasının yapılacağı yere gittim. Burada da görev aldım, slogan attım' dedi.Hakkında soruşturma açıldıktan sonra Cumhuriyet Savcılığı'na gidip ifade verdiğini ve daha sonra dava açıldığını öğrendiğini belirten A.E.K., ailesi ve yakınlarının kendisini desteklediğini ifade etti. Anma töreninde 'Kaçak sarayın kaçak' şeklinde slogan attığını öne süren A.E.K. 'Attığım sloganda and lsquo;Kaçak saray, kaçak' dediğim için açılan bir soruşturma. M.E.A., içinde beraat istiyorum. Çünkü bizim için en hayırlısı bu. Bu konunun geleceğimizi etkilemesini istemiyoruz. Arkadaşım 16, ben 17 yaşındayım. Bizim bir geleceğimiz var ve bunlar bizim için önemlidir' diye konuştu.4 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak2 Haziran günü 3'üncü Çocuk Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak olan A.E.K., Türk Ceza Kanununun 299'uncu maddesi gereği 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak.Hasan Dönmez, DHA
YouTube Videolarını Instagram'a Yükleyin
Eski PayPal çalışanı tarafından 2005 yılında kurulan YouTube günümüzde dünyanın en büyük video paylaşım platformu haline geldi. İnternet kullanıcılarının çeşitli videolar yüklediği YouTube içeriklerini PC veya akıllı cihazlara indirmek bazen işkence haline dönüşebiliyor. Biz de bu haberimizde YouTube’da yer alan videoları PC’ye çok kolay bir şekilde indirmenin yanında Instagram ve Vine’a nasıl yükleyeceğinizi anlatacağız.Tube2gram sitesi sayesinde YouTube’daki videoların linklerini kopyalayarak ister Instagram için videonun 15 saniyelik beğendiniz bölümünü kesebilir, ister Vine için yine beğendiniz bölümün 6 saniyelik bölümünü kırpabilir ya da videonun tamamını PC ’ye indirebilirsiniz.
Reklam
Erdoğan, İ.Ü. Rektörlüğü'ne Seçilen Yerine YÖK'ün Önerdiği İsmi Atadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut Ak'ı atadı. Üniversitede yapılan rektörlük seçiminde Prof. Dr. Raşit Tükel açık ara birinci çıkmış ancak YÖK'ün önerdiği listede ikinci sırada yer almıştı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün akşam saatlerinde 6 üniversitenin rektör atamasını yaptı. Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklama şöyle:'Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 130'uncu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13'üncü maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulu'nun önerdiği adaylar arasından;İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK'ı, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yusuf ULCAY'ı,Galatasaray Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Eyüp Ertuğrul KARSAK'ı, Harran Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ramazan TAŞALTIN'ı,Tunceli Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ubeyde İPEK'i,Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğüne yeniden Prof. Dr. Peyami BATTAL'ı, atamışlardır.'
312 Vekile 1000 TL'lik Davutoğlu İmzalı Kol Saati
TBMM, seçim öncesinde son hafta çalışmasını yaparken, kulisler milletvekillerinin veda konuşmalarına sahne oluyor.Ak Parti’de aday olmayan 9 isim çıktığında 235 kişiyi liste heyecanı sararken, 3 dönemlik 68 milletvekilli 7 Haziran’a kadar halen görevlerinde olmalarına rağmen son kez Genel Kurul çalışmalarına katılıyorlar. Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, AK Parti, her seçim döneminde gelenek haline geldiği gibi milletvekillerini “hediye” ile uğurlayacak. Çoğu, yeni bir hayat için hazırlık yapan 3 dönemlik milletvekilleriyle birlikte bu dönem siyaset yapan 312 milletvekiline, yaklaşık değeri 1000 lira olan Armani marka kol saati hediye edilecek. Saatlerin arkasında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun imzası bulunacak. Ayrıca, özel olarak hazırlanan ve istiklal madalyasını anımsatan AK Parti arması da verilecek.
Savcı Kiraz'ın Son Röportajı: ‘Berkin Davası İçin Hafta Sonları Dahil Çalışıyorum’
Teröristlerce şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz, saldırıdan birkaç gün önce Akşam Gazetesi'nden Hilal Yıldırım'a bazı açıklamalar yapmış. 'Berkin Elvan'ın dosyası için evimde, hafta sonları dâhil çalışıyorum. Olayda suçu olanı ortaya çıkaracağız' diyen Kiraz, hakkında çıkan haberler için ise isminin yazılmasının çok canını sıktığını söylemiş.Savcı Kiraz’ın, röportajdaki açıklamaları:“Elimdeki dosyalara hakim olabilmek için gece gündüz, evimde, hafta sonları dahil çalışıyorum. Berkin Elvan'ın dosyasının kamuoyu için hassas olduğunun farkındaydım. Berkin’in dosyası için çok titiz hareket ediyorum. Berkin Elvan'ın dosyası kamuoyu içinde çok hassas farkındayım. Sol basında dosyada hiçbir ilerleme olmadığına ilişkin haberler yapılıyor. İsmim yazılıyor. Bu çok canımı sıkıyor. Ben bu dosya için elimden geleni yapıyorum üzülüyorum böyle şeylere. Beni siyasi boyutu ilgilendirmiyor. Olayda suçu olan varsa ortaya çıkaracağız.' Berkin Elvan dosyasında sona gelmiştiSavcı Kiraz, Berkin Elvan'ın dosyasında kendisinden önceki savcılara göre en hızlı ilerlemeyi kaydetti. Son olarak dosyada mart ayında önemli gelişme yaşandı. Kiraz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazarak daha önce eşkâlleri belirlenen üç polisin açık kimliklerinin belirlenmesi amacıyla 21 polisin kimlik bilgilerini ve farklı açılardan çekilmiş fotoğraflarını istedi. Emniyetin gönderdiği fotoğrafları Adli Tıp'a göndererek, isimleri tespit edilemeyen polislerin kimliklerinin belirlenmesini talep etti.'Tüm gayretim incitmemeye'Kiraz'ın elindeki önemli dosyalardan biri de Gezi olayları sırasında polisin orantısız güç kullandığı iddialarına ilişkindi. Kiraz bu dosya için 'O kadar kapsamlı ki. İğne arar gibi şüpheli arayacağız. Önce mağdurların fotoğraflarını istemeyi düşündüm ama yaşananları hatırlatıp onları incitmemek için dikkat ediyorum' demişti.Hilal Yıldırım, Akşam
Reklam