onedio
Bu Bukalemuna Dikkatli Bakın! Bu Bukalemun Aslında Bir Bukalemun Değil; 2 Kadın!
Fazlasıyla yetenekli vücut boyama sanatçısı İtalyan Johannes Stötter; vücutlarını boyadığı kadınlarla hazırladığı görsel şölenle görenleri şaşkına çeviriyor. Çünkü bukalemun sandığımız şey aslında iki kadının yarattığı bir göz yanılması. Bunun farkında vardığınızda ise Johannes'in o göz alıcı sanatıyla karşı karşıya kalıyorsunuz.2012 yılında Dünya Vücut Boyama Şampiyonu olan Johannes'in tam yarattığı bu illüzyonu görenler gerçekten hayret ediyor; bukalemun vücuduna saklanan iki kadına bir bakan bir daha bakıyor. İşte o bukalemun...
Gördüğünüzde Her Şeyin Yavrusu Güzel Diyeceğiniz Avustralyalı Minik Yarasalar
Kundağa sarılmış minik yarasa yavrularından daha tatlı ne olabilir ki şu yalan dünyada? Anneleri ölen bu minik yavrulara Avustralya Yarasa Kiliniği ve Doğal Yaşam Travma Merkezi sahip çıkıyor hatta klinik bu bebeklere sahip çıkmakla kalmayıp yetişkin yarasaları da bir çok hastalıktan kurtarıp onlara ev sahipliği yapıyor. Bu küçük battaniyeler yalnızca sevimli gözükmek adına yapılmıyor çünkü annelerinin kanatlarından mahrum kalan yavru yarasaların sıcak bir kucağa ihtiyacı var.Yarasalardan korkuyorsanız; bu minik bebeklerin fotoğraflarını gördükten sonra yeniden düşüneceksiniz, bizden söylemesi...
Putin'den Yunanistan'a 'Türk Akımı' Daveti
Derin mali krizdeki Yunanistan çıkış yolu arıyor. Başbakan Çipras kritik ziyaret için Moskova'da. Avrupa ziyareti kaygıyla izliyor. Rusya'ya yönelik yaptırımlara karşı çıkan Çipras yeni sayfa açmaya geldim dedi. Putin de Atina'nın Türk gazı projesine dahil olması halinde kredilerini ödeyebilir mesajı verdi. Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinde Türk Akımı ile ilgili Rusya’nın önerilerini değerlendirdi.Türk Akımı isminin kendilerine hoş gelmediğini ifade eden Tsipras, “Türk Akımı doğalgaz boru hattı ismi Yunanistan’da kulağa hoş gelmiyor. Ancak projenin Yunanistan ve Türkiye arasında ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.Ortak basın toplantısında konuşan Putin, Güney Akım’ın iptalinin ardından Türkiye üzerinden inşa edilecek Türk Akımı’nın Yunanistan açısından önemli bir fırsat olacağını söyledi. Anlaşma konusunda net bir şey söylemenin henüz zor olduğunu, kurumsal düzeyde çalışmaların yapılacağını ifade eden Putin, Yunanistan’ın projeye katılıp katılmayacağı ile ilgili kararın kendilerine ait olduğunu belirtti.Rusya Devlet Başkanı Putin, söz konusu proje ile Yunanistan’ın jeopolitik statüsünün artacağını, Avrupa ’nın güneyi ve merkezi için transit ülkeye dönüşeceğini ve yıllık yüz milyonlarca avro kazanacağını ifade etti.Türkiye sınırından Yunanistan’a uzanacak doğalgaz boru hattının hem Yunanistan enerji ihtiyacını karşılayacağını, hem de Avrupa’nın enerji güvenliğini artıracağını kaydeden Tsipras, proje konusunda Yunanistan ve Avrupa Birliği yasaları ile uygun hareket etmek zorunda olduklarını hatırlattı. CNN Türk
Fenerbahçe Saldırısında Failler Hâlâ Meçhul
Türkiye'yi ayağa kaldıran saldırının üzerinden dört gün geçti ama soruşturmada önemli bir ilerleme sağlanamadı. Vali'nin 'deliller, bulgular, büyük ipuçları var' açıklamasının altı henüz doldurulamadı.Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı soruşturmasında gözaltına alınan iki şüpheli Nihat S ve Emre A 48 saat dolmadan delil yetersizliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Haberi kamuoyuna Sürmene Belediye Başkanı Rahmi Üstün duyurdu.Salı sabahı saat 07:13’de gözaltı haberini duyuran Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise herhangi bir açıklama yapmadı.Şüphelilerin avukatı Turan Çelik ise Al Jazeera’ye “Müvekkillerim suçlamaları kabul etmiyor. Zaten ortada somut bir delil yok. Tüfekteki izler örtüşmüyor” demişti. Çelik şüphelilerin neden gözaltına alındığı sorusuna, “Onu gözaltına alanlara soracaksınız” diye yanıt vermişti.‘Büyük ipuçları’ mı?Vali Öz 7 Nisan sabahı, saldırının yaşandığı 4 Nisan gecesinden 7 Nisan sabahına kadar yaptığı her şeyi basın karşısında tek tek anlattıktan sonra saldırının av tüfeğiyle gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Ardından da iki şüphelinin gözaltına alınması sürecini anlattı ve gazetecilere ' büyük ipuçları, deliller ve bulgular' olduğunu söyledi:“Alan çalışmaları, deliller, tanıklar, istihbaratlar ve diğer çalışmalarla beraber sabaha doğru 2 kişi üzerinde yoğunlaştık. Bu iki kişiden birisinin otobüsle beraber konvoyla Rize'den intikal eden, bir kişinin de silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi olduğu yönünde bulgular vardı ve bu iki kişiyi sabah erken saatlerde aldık. …. Deliller, bulgular, olay yerindeki araç, plaka ve diğer ibarelerin bu iki kişiyi doğruluyor. … Tahkikat devam ediyor ve bu iki kişinin büyük oranda olayın failleri olduğunu değerlendiriyoruz. … Bulgular var ancak dediğimiz için alan çalışmaları, teknik bilgiler, deliller, görgü tanıkları ve bölgede aldığımız ifadeler, bunların bu işin faili olduğu yönünde büyük ipuçları veriyor'Vali “büyük oranda olayların failleri olduklarını değerlendiriyoruz”, “büyük ipuçları” gibi ifadeler kullandı. Ancak gazetecilerin soruları üzerine henüz şüphelilerin parmak izlerinin alınmadığı, telefon trafiklerinin kontrol edilmediği de anlaşıldı.Vali Öz şüphelilerin konvoydaki aracının görüntülere takıldığını belirtti, bazı televizyonların çekimlerinde o kişiyi olay yerinde olduğunu teyit eden görgü tanıklarının bulunduğunu da ekledi.‘Vali ne söyleyecek, merak ediyorum’Şüphelilerin aileleriyse seslerini duyurmaya çalıştı. Emniyetin önünde gelişmeleri takip eden Nihat S.'nin amcası Dursun S. yeğeni ile teyze oğlunun haksız yere gözaltında tutulduklarını öne sürmüş ve Vali’nin iki şüpheliyi daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan ettiğinden yakınmıştı:“Ellerinde ne delil var? Nihat, Trabzon ile Sürmene arasında dolmuşçuluk yapıyor. Hat kiralamış, üç çocuğunun nafakasının peşinde. Olay akşamı, teyze uşağı Emre Rize’den geliyor. O da otobüsçülük yapıyor zaten. Nihat, Emre’yi telefonla arıyor buluşmak için. İki kuzenin buluşmasından daha doğal ne olabilir? Emre de yaklaştıkça telefonla buradayım, şuradayım diye bilgi veriyor. Sürmene girişinde olayı gören Emre durup fotoğraf çekiyor. Yeğenlerimin bu olayla ilgisi bundan ibaret. Ne parmak izi var, ne başka bir şey. Köprü dibinde bir tane çift kırma uyduruk tüfek bulmuşlar. Ne olmuş, kim atmış onu oraya belli değil. … Sayın Vali çocuklarımızı daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan etti basının önünde. Şimdi bu çocuklar serbest kalırsa ne söyleyecek çok merak ediyorum.”Şüphelilerden Emre A 'nın eniştesi Ömer Yıldızbaşoğlu da akrabalarının suçsuz olduğunu anlatmaya çalışıyor ve medyaya “saldırganların İstanbul bağlantısı olarak anlatılan seyahatin bir hasta ziyareti olduğunu belirtiyordu:“İki gündür araştırıyorlar, açıklamalar yapıyorlar. Ama ortada ne var? İstanbul bağlantıları araştırılıyor diye bir şey attılar ortaya. Oysa bu çocukların bir teyzeleri Avusturya’da kanser hastası. İki ay önce İstanbul’a geldi. Tüm aile hatta benim eşim de dahil İstanbul’a gitti, teyzeleriyle buluşup helallik aldılar. Şimdi bu son derece insani bir durumu bile sanki bir örgüt bağlantıları varmış gibi sunuyorlar. Herkesi vicdanlı olmaya davet ediyorum.”Fenerbahçe kafilesine düzenlenen saldırının üzerinden dört gün geçti. Ligler bir hafta ertelendi. Fenerbahçeli futbolcular Sürmene’den geçerken otobüse av tüfeğiyle ateş açan saldırganlar hâlâ bulunamadı.Kaynak: Al Jazeera
80 Bin The Interview DVD'si Balonlarla Kuzey Kore'ye Bırakıldı
Güney Koreli bir aktivist, Kuzey Kore'nin diktatör liderini konu alan The Interview filminin DVD'lerini helyum balonlarıyla ülkeye dağıttı.2014'ün Aralık ayından bu yana çok fazla gündeme gelen ve Sony'nin hacklenmesine sebep olan The Interview filmi, tüm siber saldırılara ve tehditlere rağmen internet üzerindenyayınlanmıştı. Kuzey Kore'nin yönetim şeklini ve dolayısıyla diktatör olarak tanımlanan lideri Kim Jong-un'u konu alan film, şimdi de bir aktivistin gerçekleştirdiği ilginç bir olay ile tekrar gündeme geldi.Ayrıca Bkz: Tüm Detaylarıyla 'Sony Pictures' Hack SkandalıGüney Koreli Lee Min-bok adında bir aktivist, The Interview filminin DVD'lerini balonlara yerleştirerek, yasaklar ülkesi olarak bilinen Kuzey Kore'nin semalarından aşağıya bıraktı. Güney Kore ile Kuzey Kore sınırında hazırlanan balonlar ile 80 bin DVD'yi ülkeye dağıtan aktivist bir anda gündeme oturdu.CNN'e konuşan Lee Min-bok, rejimin bu filmden nefret ettiğini; zira filmin Kim Jong-un'u bir tanrı olarak değil insan olarak gösterdiğini belirtti.
Reklam
Başbakan Davutoğlu: 'Teşvik Sistemini Yeniden Değerlendireceğiz'
Başbakan Davutoğlu, sadece il bazında değil, ilçe bazında teşvik sistemini yeniden değerlendireceklerini belirtti.ANKARABaşbakan Ahmet Davutoğlu, TOBB genel merkezinde düzenlenen 8. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası kapanış toplantısının yaklaşık 6,5 saat sürdüğünü, Hakkari’den Edirne’ye, Muğla’dan Artvin’e kadar Türkiye’nin her yerinden gelen temsilcilerden bütün Türkiye’yi dinlediklerini belirtti.Teşvik sisteminin, iller arasındaki farklı avantajların değerlendirilmesi amacıyla ortaya konulan bir mekanizma olduğunu belirten Davutoğlu, ''Hem gelir dağılımı adaletsizliklerini ve alt yapı farklılıklarını ortadan kaldırmak hem de belli alanlarda, belli sektörleri belli bölgelerde teşvik ederek, Türkiye'nin geneline ekonomik kalkınmayı yaymak... Şimdi o çerçevede teşvik sistemi uygulamasını performans değerlendirmesine tabi tutuyoruz ve sizden bugün gelen talepleri de göz önünde bulundurarak, sadece il bazında değil, ilçe bazına inecek şekilde teşvik sistemini yeniden değerlendireceğiz'' diye konuştu.Toplantının kendisi için çok faydalı bir istişare olduğunu vurgulayan Davutoğlu, toplantıda Organize Sanayi Bölgesi Kanunu'nun geçici 9. maddesindeki 'bedelsiz parsel tahsisinin' 12 Nisan 2015’ten itibaren 2 yıl daha uzatılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.Başbakan Davutoğlu, 'Şu anda hibe ve destekte kadın girişimcilere yüzde 20, kredi garanti fonunda ise yüzde 10 ek destek sağlama kararı almış bulunuyoruz' dedi.Çözüm süreciToplantıda, kendisini memnun eden bir hususun, geçen hafta ilan edilen istihdamı ve üretimi teşvik paketinin çok kısa sürede özümsenmiş ve benimsenmiş olması olduğunu kaydeden Davutoğlu, 'Birçok konuşmacımız bu teşvik paketine atıfta bulundu. Bunun ekonomide bize katkı sağlayacağını ifade etti. Bunun, bu teşvik paketinin böylesine benimsenmiş olması bizim için çok önemli göstergedir. Bu yönde gelebilecek ek tekliflere, her zaman açığız' ifadesini kullandı.'Yine beni çok memnun eden, gerçekten ülkemizin geleceği açısından sadece ekonomik bağlamda değil siyasi bağlamda da ümitlenmemizi, ümitvar olmamızı güçlendiren husus da özellikle Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinden gelen oda temsilcilerimizin çözüm sürecine yaptığı atıftır' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'Çözüm Süreci sadece siyasal bir proje değildir, kültürel proje değildir. Bugün sizlerin de ortaya koyduğu gibi büyük bir ekonomik projedir, sosyoekonomik projedir ve ülkemizin kalkınmasındaki en önemli katkı alanlarından biridir. Çevre ülkelerde etnik ve mezhep ayrımlı çatışmalarla ülkeler bir ateş hattında yaşarken Türkiye, Çözüm Süreci üzerinden, demokratik bir seçime giderken demokrasinin getirdiği olumlu ortam üzerinde bir bütünleşme, bir araya gelme, kenetlenme dönemi yaşıyor. 6-7 Ekim olaylarından sonra yine bu salonda, Doğu ve Güneydoğu’dan gelen oda başkanlarımızla buluşmuştuk. O günkü bazı karamsar yorumların kısa zamanda nasıl dağılmış olduğunu, nasıl tekrar bir heyecan ve güvenin bölgeye yayılmış olduğunu görmekten büyük memnuniyet duydum. Gün bugündür. Bu ülkenin geleceğini bu ülkenin etnik ve mezhebi bakımdan hangi kökenden gelirse gelsin bütün vatandaşların refahını düşünenler birlik, milli birlik ve beraberlik için ayağa kalkmalılar. Hakkari’dekiler Edirneliler ile birlikte ayağa kalkmalılar, Diyarbakırlılar Bursalılarla birlikte ayağa kalkmalı. Batmanlılar, Sakaryalılarla birlikte ayağa kalkmalılar. Urfalılar, Rizelilerle birlikte ayağa kalkmalı. Hep beraber ayağa kalkmalıyız, kenetlenmeliyiz, bütünleşmeliyiz ki bin yıllık kardeşliği teminat altına alalım. Ben bugün bu çerçevede ortaya çıkmış olan güçlü iradeyi görmekten, bizim sergilediğimiz güçlü siyasi iradenin sizler tarafından da benimsenmiş olduğunu görmekten büyük memnuniyet duydum.'Davutoğlu, 'Bütün ülkemizde her köşesinden gelmiş olan işadamlarımız bilsinler ki ülkemizin her köşesinde kamu düzeni egemen olacak' dedi.Kamu düzenini bozmak isteyen, kamu düzeni üzerinden iş dünyasını tarumar etmek isteyen, iş yerlerini yakan yıkan çabalara hiçbir zaman izin vermeyeceklerini bildiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Kamu düzenini mutlaka egemen kılacağız ve kamu düzeni üzerinden de ekonomik yatırımlarınızın garanti edilmesini sağlayacağız. Hiç tereddüdünüz olmasın. Türkiye’nin her bir santimetrekaresinde hem barış ve kardeşlik hakim olacak hem de kamu düzeni olacak. Bu konuda Doğu ve Güneydoğu’dan gelen oda başkanlarımıza gösterdikleri hassasiyet ve kararlılık dolayısıyla bir kez daha teşekkür ediyorum.''Mesleki eğitimi yeniden yapılandıralım'Oda başkanlarından bir seferberlik ilan etmelerini rica ettiğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:''Gelin, fabrikalarınızda, iş yerinizde çalışan insanlarımızın niteliklerini güçlendirelim. Gelin, işçi ya da teknisyen ararken, rastgele arama çabasının yerine hep beraber eğitimi birlikte üstlenelim. Mesleki eğitimi, iş dünyasıyla yeniden yapılandıralım. Milli Eğitim Bakanlığı'nda yaptığım toplantıda söyledim, odalarımızdan gelecek ara eleman anlamında ne talep varsa sizler alt yapı, bina konusunda destek verin, biz insan kaynağı konusunda... Yüzde 50 resmi, yüzde 50 özel katılımlarla meslek liselerini en kaliteli hale getirelim. Nihayetinde o yetişen kaliteli insan unsuru sizde istihdam edilecek ve siz onun üzerinden markalaşma değerinizi yükselteceksiniz.''Bazı sektörlerde de dile getirilen özel projeleri aktaran Davutoğlu, 'Turizmle ulaştırmanın birleştirildiği talepler oldu. Çok doğru talepler. Antalya-Kayseri hızlı tren talebi. Antalya'nın turizm havzasını Kapadokya'nın turizm havzasıyla birleştirecek hızlı tren projesi zaten gündemimizde. Bunun en kısa zamanda hayata geçirilmesi çalışmaları sürüyor' değerlendirmesinde bulundu.Başbakan Davutoğlu, Nisan sonuna kadar da ödeneceklerin toplamının 1 milyar 383 milyon lira olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:'Tarıma destek ve hibeler konusundaki hiçbir ödemede bir günlük dahi gecikme yok. Devlet söz verdiğinde yapar. Borçlu olduğunda da vatandaşına, çiftçisine borcunu günü gününe öder. İşte devlet olmak bu demek. Dolayısıyla 2015 Nisan sonuna kadar toplam 4 milyar 952 milyon Türk lirası ödemiş olacağız. Mayıs ayında ödenecekler ise toplam 1 milyar 384 milyon Türk lirası. Mayıs ayı bittiğinde, 5 ayda toplamda yüzde 64 tarımsal destek ödemesi yapılmış olacak ve 6 milyar 400 milyon Mayıs sonuna kadar ödenecek. Devletimizin ve ülkemizin bereketi, çiftçimizin de bu anlamda semeresini almasıyla inşallah en iyi düzeye çıkarılacak.'AA
Reklam
Time Lapse Olarak Kaydedilmiş Güneş Hareketleri
NASA'nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi( Solar Dynamics Observatory) güneşin 2011-2015 yılları arasındaki önemli hareketlerinden time lapse video yaratmış. Daha öncede 5. yılını kutlayan NDS şöyle bir videoya yer vermişti.
Banvit Avrupa'ya Veda Etti
Banvit, ULEB Avrupa Kupası yarı final ilk maçında sahasında 1 sayı farkla yendiği Khimki'ye rövanşta 93-89'lük skorla yenildi ve elendi.Tarihinde ilk kez Eurocup yarı finalinde mücadlee eden Banvit, ilk maçta 1 sayı ile yendiği Khimki’ye deplasmanda 93-89 mağlup olarak finali kaçırdı.Son 4 takım arasına giren ve çok iyi bir mücadele ortaya koyan Bandırma ekibi, son periyotta Rice’ın performansına ve verilen 19 hücum ribaunduna engel olamadı.Maça müthiş başlayıp 7-0 üstünlük sağlayan Banvit daha sonra yakalansa da farkın fazla açılmasını engelledi. Hep bir adım geride olan ve üçüncü periyotta çift haneli rakamlarla geri düşmesine karşın dış atışlarıyla dönen Banvit son periyotta 4 kısaya döndü. Eşleşmeli alan savunması yapmasına karşın hücum ribauntları veren Banvit, Rice’e bir türlü çare bulamadı. Rice’ın sorumluluk almasıyla Khimki son 4 dakikaya 15 sayı önde girdi. (87-72) Üst üste top kayıpları da gelince Khimki ‘maçı kazandım’ havasına girdi. Ancak üst üste gelen iki üçlükle son 13 saniyede fark 4′e inince Banvit yeniden umutlandı. Ancak süre yeterli olmadı ve Khimki maçı 93-89 kazanarak finale çıktı.Şampiy10
Reklam
Hrant Dink Ödülü İçin Aday Önerileri Bekleniyor
15 Eylül 2015 günü yedinci kez sahiplerini bulacak olan Uluslararası Hrant Dink Ödülü için aday önerileri süreci başladı.Ödül, her yıl ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan, bunları yaparken, insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut veren kişi, kurum veya gruplara verilecek. Hrant Dink Vakfı, ödülle, bu yönde çaba gösterenlere, seslerinin duyulduğunu, yaptıklarının görüldüğünü ve yalnız olmadıklarını hatırlatmayı, onlara manen destek olmayı, tüm insanları idealleri uğruna mücadeleye teşvik etmeyi amaçlıyor.Bu yılın ödülleri için aday önerileri, 30 Nisan 2015 tarihine kadar kabul edilecek.Aday önerilerini, 30 Nisan 2015 tarihine kadar başvuru formunu doldurarak ya da vakfın adresine postalayarak ulaştırmak mümkün. AGOS
Mirgün Cabas ve Savcı Sayan Canlı Yayında Birbirine Girdi
CNN Türk'te yayınlanan Mirgün Cabas'ın sunuculuğunu yaptığı Her Şey programında olay çıktı. AK Parti İzmir 2. bölge 7. sıra adayı, eski CHP'li Savcı Sayan'ın konuk olduğu programda Sayan ve Cabas birbirine girdi. Sayan'ın CNN Türk'e yüklenmesiyle başlayan tartışma, Mirgün Cabas'ın Savcı Sayan'ı yayından almasıyla son buldu.KAVGANIN FİTİLİNİ ATEŞLEYEN CÜMLEMirgün Cabas'ın Deniz Baykal'ın arkasından ağlamasını hatırlatması üzerine Savcı Sayan, 'Orada ağlamamın bir sebebi daha vardı. CHP'nin sizin medya grubunun eline geçeceğini bildiğim için hıncımdan ağlıyordum' dedi. Kavganın fitilini bu cümle ateşledi.'O KADAR MAKBUL BİR İNSAN OLAYDINIZ 7. SIRADAN ADAY KOYMAZLARDI'Mirgün Cabas, bu sözler üzerine 'Sizin siyasi kimliğiniz, siyasette kapladığınız ağırlık ülkede herhangi bir kişinin nifak sokması için işe yarayacak bir ağırlık değil. Bunun farkına varın da. Siz yanaştığınız partide 7. sıradan aday gösterilmiş bir insansınız. Bu kadar makbul bir insan olsaydınız sizi 7. sıraya koymazlardı.' dedi.BERKİN TWEET'İNİ HATIRLATTIBunun üzerine Savcı Sayan, 'Ben savcının ardından Berkin Elvan için attığınız tweet'i bildiğim için sizin ne kadar makbul bir insan olduğunuzu biliyorum' diyerek cevap verdi.'TERBİYESİZLİĞİ SÜRDÜRMEYECEĞİM' DEYİP YAYINDAN ALDIBerkin Elvan, tweet'ini hatırlatması üzerine Mirgün Cabas, 'Bunu söylemek için zahmet edip yayına gelmeseydiniz. Telefonda konuşsaydık. Bunu Türkiye'nin önünde yapmakla gerçekten şov yapmak niyetinde olduğunuz anlaşılıyor. Bunu bana söylerseniz, ağzınızın payını alırsınız. Bu terbiyesizliği sizinle daha fazla sürdürmeyeceğim. Bugüne kadar hiç saygıdeğer bir profil çizmediniz. Şimdi rica ediyorum ya siz sesinizi kesin, ya da sizi yayından alacağım' deyip Savcı Sayan'ı yayından aldı.REKLAM DÖNÜŞÜ ÖZÜR DİLEDİCabas, reklam arasına gitti. Mirgün Cabas, reklam dönüşünde ise olanlar için izleyicilerden özür diledi.Sondakika.com
Reklam
F.Bahçe'de Sürpriz Doğum Günü Partisi
Fenerbahçe'de Alper Potuk'a doğum günü kutlaması yapıldı.Kulübün internet sitesinde yapılan açıklamaya göre 25 yaşına giren sarı-lacivertli futbolcu, Can Bartu Tesisleri'ndeki sürpriz organizasyonda hazırlanan pastayı kesti.Bu arada hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe günü tek antrenmanla geçirdi. Teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde gerçekleştirilen idmanda, sakatlıkları bulunan kaleci Volkan Demirel, Egemen Korkmaz, Diego Ribas, Bruno Alves ve Mehmet Topuz takımdan ayrı çalıştı.Fenerbahçe hazırlıklarına yarın sabah yapacağı antrenmanla devam edecek.Sporx
Burak Yılmaz Takımdan Ayrı Çalıştı
Galatasaray, Spor Toto Süper Lig ve Türkiye Kupası maçları öncesindeki çalışmalarına bu sabah yaptığı antrenmanla devam etti.Florya Metin Oktay Tesisleri'nde, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki antrenman gruplar halinde yapılan koşu çalışmasıyla başladı. Daha sonra gerçekleştirilen 5'e 2 top kapma çalışmasının ardından ikiye ayrılan sarı-kırmızılı futbolcular, hedefli pas çalışması gerçekleştirdi.Felipe Melo, rehabilitasyon ve kuvvet çalışmasına devam ederken, Burak Yılmaz ise tedavisinin ardından salonda ve sahada takımdan ayrı çalıştı.Galatasaray, çalışmalarına bu akşam saat 17.30'da yapacağı günün ikinci antrenmanı ile devam edecek.Milliyet
Reklam
Deniz Baykal: 'Milleti Sen Aldattın'
CHP eski Genel Başkanı, Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Ergenekon ve Balyoz davalarına ilişkin, 'Yargılayacaksın, mahkum edeceksin ondan sonra bir mahkeme beraat kararı verecek, 'Yanlışmış düzelttik' diyeceksiniz. Diyor ki şimdi 'Beni de aldatmışlar, sizi de aldatmışlar.'Sen aldattın. Milleti sen aldattın' dedi.CHP Antalya Milletvekili ve 2'nci sıra milletvekili adayı Deniz Baykal, Burdur İl Örgütü'nü ziyaret etti. İl Başkanı Ali Özdemir, Merkez İlçe Başkanı Barış Ayten ve milletvekili adayları Mehmet Göker, Kadir Koç ve Okan Kurd ile sohbet eden Deniz Baykal, daha sonra partililere seslendi. 7 Haziran'da yapılacak milletvekili genel seçimleri için başarılı bir ön seçim yapıldığını söyleyen Deniz Baykal, bunun olumlu sonuçlarının sandığa yansıyacağını belirtti.Örgütün sözünü tutan insanları sahiplenip, destekleyeceğini kaydeden Deniz Baykal, 'O insanlar örgüt sayesinde oraya geldiklerini unutmayacaklardır, bileceklerdir. Artık partinin kıblesi Ankara'daki kapalı kapılar ardındaki 2- 3 kişi arasındaki kulis değildir. Partinin kıblesi örgüttür, üyedir, tabandır, gerçek Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Böyle olması partiye güç katar. Bunu özlemiştik, buna ihtiyacımız vardı. Şimdi bu seçimde bu denemeyle giriyoruz geniş ölçüde. İnşallah iyi olacak. Önümüzdeki seçimde bunun olumlu sonuçlarını umarım göreceğiz. Türkiye'nin buna ihtiyacı var' dedi.'TÜRKİYE'NİN TEMELLERİYLE OYNANIYOR'Türkiye'nin çok tarihi ve kritik bir dönemin içinden geçtiğini vurgulayan Deniz Baykal, şöyle devam etti:'Bir süreden beri Türkiye'de ülkenin kimliğini, ulusal bütünlüğünü, tarihsel sürekliliğimizi sarsan, tedirgin eden çabalara, arayışlara tanık olduk. Türkiye'nin temelleriyle oynanıyor. Böyle sıkıntılı bir sürecin içinden geçerken tabi gözler ister istemez Cumhuriyet Halk Partisi'ne dönüyor. Yaşanan 13 yıllık sürenin sonuna gelindi. 13 yıl toplumda bir bezginlik, bıkkınlık, karamsarlık yaratmıştır farkındayım. Size güvenle söylüyorum; hiç telaşa gerek yok. Bir dönemin sonuna gelinmiştir. Bu böyle gitmeyecektir. Siyasette statükolar hiçbir zaman ebedi olmamıştır. Bu kurulu düzenin de sonuna geldiğimizi görüyorum. Bunun gereğini hep beraber yapacağız. Yeter ki güveninizi, heyecanınızı, umudunuzu yitirmeyin. Merak etmeyin bu dünya kimseye kalmamıştır. Bunlara da kalmayacaktır. Hele bunca yolsuzluk, bunca hukuksuzluk, bunca haksızlık, adaletsizlik, zorbalık böylesine birikmişse bunun sürekli kılınması mümkün değildir. Her şeyin bir sınırı var. Zorbalığın da bir sınırı var.''MİLLETİ SEN ALDATTIN'Ergenekon ve Balyoz davalarına ilişkin de konuşan Deniz Baykal, şunları söyledi:'Ne oldu? Davalar açtılar, Ergenekon davası, yok Balyoz davası. Genelkurmay Başkanı'nı tutukladılar, müebbete mahkum ettiler. Yıllarca içerde tuttular ne oldu? Beraat, hepsi tahliye oldu. Ne oldu? Yargılayacaksın, mahkum edeceksin ondan sonra bir mahkeme beraat kararı verecek, 'Yanlışmış düzelttik' diyeceksiniz. 'Bir dakika dur' derler adama. Ne yanlışı, kim yaptı bu yanlışı? Nasıl yaptı? Gerçekten haberi olmadan bilmeden aldatılarak, yanıltılarak mı yaptı? Yoksa milleti aldatan, yanıltan birileri var mı? Diyor ki şimdi 'Beni de aldatmışlar, sizi de aldatmışlar' Yok bizi aldatmadılar. Seni aldatmadılar, sen aldattın. Milleti sen aldattın. Bu davaları açtıkları zaman biz bunlara 'Yapmayın, yaptığınız yanlıştır, hukuki adli bir olay değil, siyasi bir olay, intikam mücadelesi veriyorsunuz' demedik mi? 'Hukuka, yargıya sığmaz' demedik mi? 'O deliller sahte' dediğimiz zaman 'Ben bu davanın savcısıyım, ben bu davayı sonuna kadar takip edeceğim.' O zaman CHP'nin Genel Başkanı çıkıp 'Ben de bu davanın bütün mazlum sanıklarının avukatıyım' demiyor muydu? Ne oldu, savcı mı haklı çıktı, avukat mı haklı çıktı?'Deniz Baykal, daha sonra Burdur Belediye Başkanı CHP'li Ali Orkun Ercengiz'i makamında ziyaret ederek, bir süre görüştü. Başkan Ercengiz Baykal'a, Hacılar seramiği imitasyonu ve Alaca dokuma fular hediye etti. Baykal buradan karayoluyla Antalya'ya gitti.BAYKAL MAZBATASINI ALDICHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, 7 Haziran seçimleri nedeniyle partisinde katıldığı önseçim sonrasında ilk kez CHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Önseçim sonrası 4-5 günlüğüne Ankara’ya gittiğini ve kontenjan adaylarının belirlenmesi ve süreci izlemeye çalıştığını anlatan Deniz Baykal, 7 Haziran seçimleri için Antalya CHP’den 2’nci sıradaki milletvekili adaylığına ilişkin mazbatasını İl Başkanı Semih Esen’den aldı. Partililer tarafından karşılanan Baykal, Antalya’da yeni bir döneme başlandığına işaret etti.Bütün iyi niyet ve heyecanla çıkılan yolun bu aşamasında yine bir arada olunduğunu belirten Baykal, Antalya’da ve Türkiye’de önseçimle siyaset yolunun açılmasının çok olumlu bir ortam yarattığını söyledi. Baykal, önseçimin herkesin saygı duyacağı bir yöntem olduğunu da anlatarak, önseçimle meşrutiyet kriterinin yerine getirildiğini kaydetti.Baykal önseçimde ikinci sırada çıkmasına yönelik de şunları söyledi: 'Önseçimde bulunduğum yerin beni ruhsal bakımdan rahatsız edecek hiçbir tarafı yoktur. 40 yıla yaklaşan siyasi yaşamım boyunca bu heyecan mutlulukları yeterince yaşadım. Ama daima örgütle beraber yürümeye çalışmışım, tabanın aldığı kararı başımın üstünde taşımışım. Bu kararı da şimdi heyecan ve mutlulukla yaşıyorum. Herkese de Allah’ın böyle bir durumu nasip etmesini temenni ediyorum. İnşallah herkes bu heyecanı yaşar.'KILIÇDAROĞLU’NUN ADINI SÖYLERKEN DİLİ SÜRTÇÜAntalya’dan 8 kez milletvekili seçildiğini de anlatan Baykal, 1973, 77, 87 ve 91’de genel başkan olmadığını, 1995, 2002 ve 2007’de genel başkan olarak seçildiğini ve yine 2011’de genel başkan değilken seçildiğini anlattı. Baykal, bu anlatımları sırasında da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyadını ‘Kırıkoğlu’ diye iki kez yanlış söyledi. Dili sürçen Baykal, bir dostunun cenazesi olduğunu belirterek, 'Dün rahmetli olan Kırıkoğlu’nu buradan tekrar anıyorum' dedi.Mesut MADAN / BURDUR (DHA)
11 İşçinin Öldüğü Esenyurt Yangınında İşverene Beraat Talebi
11 Mart 2012’de şantiyede çalışan işçilerin kaldığı çadırda çıkan yangın sonucunda 11 işçiye mezar olan Marmara Park AVM davasında yetkililer için en alt sınırdan hapis cezası, AVM’nin ve yüklenici şirketin sahibi için beraat istendi.Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15. duruşması yapılan davada mütaalasını sunan savcı taşeron firma KALDEM İnşaat yetkilileri Mehmet Altun, Abdullah Altun, Kadir Altun, Şaban Bakırcı, Cem Yıllar, Ömer Faruk Gülmez ve Hikmet Tezcan’a üç yıldan 15 yıla kadar hapis talep etti.AVM’nin sahibine ve ana yükleniciye beraatCan Bursalı'nın Diken'de yer alan haberine göre, savcı mütaalasında Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, bilirkişi raporları ve yangından önce hazırlanan sekiz işçi sağlığı ve iş güvenliği raporuna rağmen, Avrupa ve Türkiye çapında içinde Marmara Park’ında bulunduğu 196 AVM’nin işletmecisi olan ECE ve inşaatın ana yüklencisi Kayı İnşaat’ın sahiplerinin kusurunun bulunmadığını belirterek beraatini istedi. Ailelerden karara öfke, avukatlardan itirazİşçilerin kaldığı çadırların yönetmeliğe göre yanmaz olması gerekliliği, şantiye sahasındaki kabloların suların içinde kalmış olması ve işçilerin insanlık dışı ortamlarda barındırılmasına rağmen savcının cezayı en alt sınırdan istemesi, işçi ailelerini öfkelendirdi. İşçi ailelerinin avukatları da savcının mütaalasına, ‘suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki uygulamasını tamamen hatalı yorumlandığı’ gerekçesiyle itiraz etti.Can Bursalı | Diken
Oktay Vural: 'AKP Listelerinde Bir Tükenmişlik Sendromu Var'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te basın toplantısı düzenledi.MHP'nin, adaylarını belirlemeden önce geniş temayül yoklaması gerçekleştirdiğini ifade eden Vural, 'Bu listelere bakıldığında dengeli bir yenilenme ve değişim söz konusu. İktidara yürüyen bir kadroyla toplumun karşısına çıkıyoruz' dedi.Milletin tedirginlik ve bezginlik içinde olduğunu öne süren Vural, 'Hem siyasi hem ekonomik olarak meseleleri bilen, Türk ekonomisini sağlıklı bir şekilde yönetecek kadroyla toplumun huzuruna çıkıyoruz' diye konuştu.AK Parti'nin 'her geçen gün Türkiye'yi ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa doğru sürüklediğini' savunan Vural, MHP gerçeğinin her geçen gün kendini daha da belirginleştirdiğini ifade etti. Vural, şunları söyledi: 'AKP listelerinde bir tükenmişlik sendromu var. AKP listeleri umutsuz, vasat. Ununu elemiş eleğini asmış bir görüntü hakim. Listelerde, 17-25 aralık sürecinde hukuksuzlukları savunan bürokratik oligarşi var. Uçak kabini ekibi, akraba, damat, yeğen, şarkı türkü... Bütün bunlarla müseccel bir kadro. Bu kadro bir tükenmişlik sendromu içerisinde. Millete umut vermeyen bir kadro. Amaç birilerini memnun etmek. CHP listesi savruk ve dağınık. Bu liste biraz da çözüm sürecine kaynaklık yapmak amacıyla oluşturulmuş bir liste gibi.'Vural, HDP'nin aday listesini görüp görmediği sorusu üzerine, 'Onu Yalçın Akdoğan'a sorun. Dolmabahçe'de birlikte hazırlamış olabilirler' diye konuştu.Abdullah Öcalan'ın yeğeninin de HDP listelerinde olduğunun ifade edilmesi üzerine Vural, 'Bütün bu soruların cevabını Dolmabahçe'de seçim koalisyonu anlaşmasını imzalayan Yalçın Akdoğan ve Beştepe'ye sormakta fayda var' görüşünü savundu.Vural, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığıyla ilgili, 'Ekmeleddin bey aynı zamanda önemli, saygın bir diplomat. Türkiye'nin, bu coğrafyada sokulduğu sıkıntılı ortamdan çıkarılması için katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz' dedi.Vural, 'MHP iktidar olursa aklınızda bir bakanlık var mı?' sorusuna, 'Önemli olan milletimizin beklentileri. Kişisel beklentiler içinde değiliz' karşılığını verdi.Vural, MHP listesinde yer almayan bazı milletvekilleriyle ilgili bir soru üzerine, adayların, geniş bir teşkilat yoklaması ve anketler sonucunda Genel Merkez tarafından belirlendiğini kaydetti.DHA
Reklam