Cem Yılmaz'ın Yeni Filminden Karakter Görüntüleri Geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz yeni filmi için kolları sıvadı.Son olarak ‘Pek Yakında’ filmini çeken Cem Yılmaz yeni film için kolları sıvadı. Cem Yılmaz Instagram hesabından Zafer Algöz ve kendisinin yeni filmine ait karakterlerinin fotoğraflarını paylaştı. Fotoğrafları altına “Yeni filminizin konusu ne acaba ? Hımmm enteresan:)” notunu düşen Yılmaz takipçilerini heyecanlandırdı. Ayrıca Yılmaz’ın Zafer Algöz’ün fotoğrafınıda paylaşması oyuncu kadrosunun yine değişmeyeceği yorumlarına neden oldu.İHA
Wesley Sneijder Antrenmanda Sakatlandı
Galatasaray, resmi siteden yaptığı açıklama ile Wesley Sneijder'in antrenmanda sakatlık geçirdiğini bildirdi.İşte o açıklama:Dün yapılan antrenmanda sol arka alt adalede grubunda ağrı hisseden Wesley Sneijder'ın yapılan MR tetkiklerinde kas gerilmesi ve zorlanması tespit edilmiştir.Oyuncumuzun tedavisine başlanmıştır.Eurosport
Dünyanın İlk Klon Devesi Injaz Doğum Yapmaya Hazırlanıyor
İsmi Arapçada 'başarı' anlamına gelen dünyanın ilk klon devesi Injaz'ın hamile olduğu açıklandı. 2009 yılında öldürülen bir devenin yumurtalıklarından elde edilen hücrelerden klonlanan ve taşıyıcı anne sayesinde dünyaya gelen Injaz, dün 6 yaşına girmişti.Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayın yapan The National gazetesinin haberine göre, emirliğin Üremeyle İlgili Bioteknoloji Merkezi'nin direktörü olan Dr. Nisar Wani, Injaz'ın döllenmesinin doğal yollardan gerçekleştiğini açıkladı. 'Bu durum, klon develerin de üretken olduğunu ve doğal yollardan dünyaya gelen diğer dişi develerle aynı şekilde üreyebileceğini kanıtlıyor' diyen Wani, Injaz'ın bu yılın sonlarına doğru doğum yapacağını belirtti.T24
Yargıtay'dan Katile 'Sadakatsizlik' İndirimi
Adana'da, 4 yıl önce boşanmak isteyen eşi 22 yaşındaki Ezgi Köseoğlu'nu başına 4 el ateş ederek öldüren 33 yaşındaki Mehmet Köseoğlu, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. İtiraz üzerine dosyayı görüşen Yargıtay, Ezgi Köseoğlu'nun sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını dikkate alıp, katil zanlısı hakkında 'tahrik hükümlerinin uygulanması gerekir' diyerek kararı bozdu.22 Ağustos 2011'de meydana gelen olayda, Mehmet Köseoğlu, kendisine boşanma davası açıp evi terk eden eşi 2 çocuk annesi Ezgi Köseoğlu'nu, 'Çocuğumuzu sana göstereceğim' diyerek çağırıp bir yakınının evine götürdü. Burada bir süre görüşen Mehmet Köseoğlu, iddiaya göre çıkan tartışma sonucunda tabancayla eşinin başına 4 el ateş edip öldürdü. Evde bulunanları da ölümle tehdit ederek kaçan katil zanlısı, bir hafta sonra yakalandı.Yerel mahkeme indirim yapmadıEşini 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Mehmet Köseoğlu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan ceza ehliyetinin tam olduğu yönde verilen raporu kabul etmediğini söyleyerek, 'Eşimi neden öldürdüğümü bilmiyorum. Ben planladım, tasarladım, silahla öldürdüm. Sebep bilmiyorum. Sebep arıyorum, bulamıyorum' diye savunma yaptı. Mahkeme heyeti, Köseoğlu'na eşini kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıp cezasında tahrik ve iyi hal indirimi uygulamadı.Yargıtay 'tahrik var' dedi indirdiİtiraz üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin Mehmet Köseoğlu hakkında verdiği ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası kararını bozdu. Yargıtay, Ezgi Köseoğlu'nun boşanma davası açıp ayrı yaşadığı süreçte soruşturma aşamasında ifade veren tanık Ö.Ç. ile ilişki yaşadığını belirtirken kararında şu görüşlere yer verdi: 'Her ne kadar maktüle olay tarihinden önce aralarında şiddetli geçimsizlik nedeniyle sanık aleyhine boşanma davası açmış ve fiilen kendisinden ayrı yaşamaya başlamış olsa da, boşanma kararı verilerek kesinleşinceye kadar maktülenin resmi nikahlı eşi olan sanığa karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiği ve bu yükümlülüğün fiilen ayrı yaşanılan dönemde ihlalinden oluşan haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak cezadan asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.' Yargıtay'ın bozma kararının ardından duruşma 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Cinayeti işlediğini kabul eden Mehmet Köseoğlu, 'Meşru müdafa altında işledim. Meşru müdafada ceza yoktur' dedi. Müşteki avukatları ise 'Kadın cinayetlerinin arttığı bu tür ortamda mahkemenin önceki kararında diretmesini talep ediyoruz' dedi. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.DHA
"Fair Play'in Gerçekten Uygulandığı Yerdir Sokaklar"
Nike Halı Saha Ligi’nde heyecan başlıyor. Organizasyonun reklam yüzlerinden biri olan Atletico Madrid'in yıldız ismi Arda Turan, yapılan işin önemine vurgu yaparken, gerçek fair play'in de sokaklarda olduğunu söyledi.Lise ve büyükler kategorisinde düzenlenecek olan Nike Halı Saha Ligi'nin kayıtları 20 Nisan’a kadar uzatıldı. Nike Halı Saha Ligi ile ilgili düşüncelerini paylaşan, sokak futbolundan yetişmiş önemli oyunculardan biri olan Arda Turan, Atletico Madrid’in son durumu ve futbola dair hayalleriyle ilgili de açıklamalar yaptı. Nike Halı Saha Ligi’nin gençler ve tüm futbol severler için özel ve güzel bir fırsat olduğunu söyleyen Arda Turan, tüm futbol severleri turnuvaya davet etti.Türkiye Futbol Federasyonu ve Nike’ın Türkiye’de spor kültürünün oluşması ve geliştirilmesi adına organize ettikleri Nike Halı Saha Ligi’nin kayıtları başladı. Lise okul takımları ve büyükler kategorilerinde düzenlenecek olan ligin kayıtları 20 Nisan’da sona erecek. Lise kategorisinde 15-18 yaş arasındaki lise öğrencilerinin, büyükler kategorisindeyse 18-35 yaş aralığındaki öğrencilerin katılacağı Nike Halı Saha Ligi, Türkiye genelince yüzlerce halı sahada gerçekleşecek. Nike Halı Saha Ligi Türkiye Finali ise 1-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Riva’daki Milli Takım Tesisleri’nde yapılacak. Nike’ın her zaman her yerde futbol anlayışı doğrultusunda futbolu gençlere sevdirmek amacıyla düzenlenen ‘Nike Halı Saha Ligi’ ile organizasyona katılanlar futbola doyacak.Kendisinin de sokak futboluyla yetiştiğini ve halı sahaların hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Arda Turan Nike Halı Saha Ligi ve futbol geçmişiyle ilgili soruları cevapladı. Arda Turan ayrıca Atletico Madrid’in durumu ve futbola dair hayalleri üzerine de konuştu.Nike’ın düzenlemiş olduğu Halı Saha Ligi ile amatör ruhun profesyonelleştirilmiş halinini sahaya yansıttığını söyleyen Arda Turan halı saha maçlarını birçok kişinin rahatlıkla izleyebildiğini belirtti.'Nike Halı Saha Ligi sokaktan gelen veya futbol oynamaya hevesli insanlar için çok önemli bir fırsat.' diyen Arda Turan, 'Hem 15-18 yaş aralığındaki lise kategorisindeki gençler hem de 18-35 yaş aralığındaki büyükler için ayrı kategoriler olması çok güzel. Nike bununla yaşlar arasındaki fizik gücü farkını, yetişkinlik ve çocukluk farkını da ortadan kaldırmış oluyor. Böylece herkes kendi dalında ilerleme fırsatı bulacak. Finale kalan futbolcular, Riva’da 1-4 Haziran tarihleri arasında aynı profesyonel futbolcuların yaşadığı gibi bir kamp ortamı yaşayacak. Bu amatör, sokaktan gelen veya futbol oynamaya hevesli insanlar için çok önemli bir fırsat.' şeklinde konuştu.Türkiye’de spor yapmanın zorluklarına değinen Arda Turan lige katılan gençlerin Riva’da güzel bir futbol ortamı yaşayacaklarını söyledi. Nikehalisahaligi.com’dan herkesin takımını kuracağını ve hem lise kategorisindeki gençlerin, hem de büyükler kategorindeki yetişkinlerin katılımıyla çok güzel bir turnuva olacağını da belirten Arda Turan, 'Riva’da gerçekleşecek finallerde amatör ruhu profesyonelleştirmek adına federasyon yetkilileri de olacak. Orada karşılaşacakları bir cevheri, bir yeteneği keşfetme şansları olabilecek. Nike Halı Saha Ligi, insanların hem ruhuna hem yaşayışına hem spor zevklerine hem de kendilerini geliştirmelerine katkı sağlayacaktır.' dedi.'İSPANYOLLAR FUTBOLDA KAZANMANIN DA KAYBETMENİN DE DOĞAL OLDUĞUNU KABUL EDİYOR'İspanyolların futbola bakışı ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Arda Turan, İspanya’da futbolun eğlence olarak görüldüğünü ifade etti. Turan, 'Takımda dünyanın en üst düzey oyuncuları da olsa, dünyanın en iyi statlarına da sahip olsalar futbolda kazanmanın da kaybetmenin de doğal olduğunu kabul ediyorlar. Spor eğitimi çok gelişmiş durumda. Biz de spor eğitiminde önemli eksiklikler var. Spor yapmayı çok seviyorlar, biz ise sporla uğraşmayı çok sevmiyoruz. Hangimiz bisiklete biniyoruz? Hangimiz başka bir spor dalıyla ilgileniyoruz? Hangimiz jimnastik izlemeye gidiyoruz? Hangimiz masa tenisinden haberdar? Olimpiyatta derece kazanan sporcularımızın bile ismini hatırlayamıyoruz. Eğer biz sporu seversek, spor yapmayı seversek, spor eğitimine yönelebilirsek her şey daha farklı olur.' diye konuştu.Türkiye’nin genç nüfusunun daha fazla olduğunu, 7 farklı coğrafi bölgede farklı karakterlerin, her türlü sporun fiziğine uygun yapıda insanların bulunduğunu belirten Arda Turan bu özelliklerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sokakta futbol oynadığı dönemlerden de bahseden Arda Turan konuşmasını şöyle sürdürdü:'Mahallede maç yapıyorsunuz. Kolasına oynuyorsunuz ve cepte kolayı ödeyecek para yok. Sadece yeteneğinize güvenerek bu işe kalkışıyorsunuz. Benim için verdiğim sözü tutamamaktan daha önemli bir şey olamaz. Hayatımdaki en büyük streslerden birisidir. Sokak insana çok şey öğretiyor. Verdiği sözü yerine getirmeyi, dürüst olmayı gibi. Sokağın kendine has raconları vardır ve ben bunlarla yaşayan, bunlara uyan bir insanım. Bunlar benim karakterimi geliştiren unsurlar.Bunun yanı sıra sokakta oynamak en eğlenceli şeylerden biridir. Çünkü tamamen masum duygularla bu keyfi yaşıyorsunuz. Kimsenin kimseden herhangi bir çıkarı söz konusu değil ve kimsenin kimseden bir beklentisi yok. Sadece arkadaşlarınızla oynarken onlara karşı üstünlük sağlamak gibi bir amacınız var. Aslında ‘Fair-Play’in gerçekten uygulandığı yerdir sokaklar. Çünkü kimse delikanlılığa sığdıramadığı bir şeyi sokaklarda yapmaz. Hatta sokak futbolunun bazı kuralları vardır. Kaleye başkası geçerse iki penaltı atılır gibi. Aslında bunlar sokakların yazılı olmayan ‘Fair-Play’ kurallarıdır.''BEN HER ZAMAN ÜLKEME HAYIRLI BİR EVLAT OLMAYA ÇALIŞTIM'Yurtdışında başarılı bir futbolcu olmanın, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmenin en büyük hayali olduğunu ifade eden Arda Turan, sokaktan gelen bir oyuncu olarak bunun büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Her zaman ülkesine hayırlı bir evlat olmaya çalıştığını belirten Turan, şöyle devam etti:'Ülkesinin bayrağını en güzel arenalarda dalgalandırmaya çalışan birisiyim ve bunu gerek oynadığım kulüp bazında gerekse Milli Takım’da başardığımı düşünüyorum. O yüzden mutlu ve gururluyum. Ancak bu daha iyisini yapamayacağım anlamına gelmiyor. Bunun için her gün daha çok çalışıyorum. Kendimi geliştirmek için çaba sarf ediyorum, çünkü kendimden önce ülkemde beni seven insanlara ve gençlere karşı sorumlu olduğumu düşünüyorum. Futbolculuk hayatımda gerçekleştiremediklerimi de teknik heyet veya yönetici olarak gerçekleştirmek istiyorum.''Futbol sonrasında işin teknik kısmında veya yöneticilik kısmında yer almak istiyorum.' diyen Arda Turan, her futbolcunun Şampiyonlar Ligi’ni kazanma hayali olduğunu ifade ederek, hayalleri arasında Şampiyonlar Ligi’ni kazanma, milli takım ile Avrupa şampiyonası ve dünya şampiyonasında oynamanın bulunduğunu belirtti.Futboldan sonrasında ise işin teknik kısmında veya yöneticilik kısmında yer almak istediğini vurgulayan Arda Turan, 'Bunu zaman gösterecek ama bu noktada gerekli donanımlara da sahip olmam gerekir. Çünkü sadece futbolcu olmakla bu işin olmayacağını biliyorum. İyi bir eğitim ve iyi bir destekle bunu gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum.' dedi.'SAHADA SONUNA KADAR SAVAŞARAK ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ'Atletico Madrid ve Şampiyonlar Ligi ile ilgili de değerlendirmelerde de bulunan ünlü futbolcu, 'Takım olarak 9-10 adet finalimiz olduğunu düşünüyoruz. Sadece buna konsantre oluyoruz ve her maçı ayrı bir final olarak görüyoruz. Sonunda da şampiyon mu olacağız? İkinci mi olacağız? Yoksa Şampiyonlar Ligi’ne gitme hakkı mı kazanacağız? Ne olacağını da hep beraber göreceğiz.' diyerek sözlerini şöyle noktaladı:'Diğer tarafta ise Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız. Real Madrid’i eleyebiliriz. Şansların yarı yarıya olduğunu düşünüyorum. Hem güzel bir derbi olacak hem de tüm dünyaya güzel maçlar izlettireceğiz. Her zaman söylediğim gibi bu seviyelerde olmak hayalimdi. O yüzden bunun keyfini çıkartmaya çalışacağız. Ama kanımızı vererek, terimizi dökerek, sahada sonuna kadar savaşarak elimizden geleni yapacağız.'CHA
'Parmak İzi Diye Bir Şey Yok, Ele Geçirilen Silah Olayda Kullanılan Silah Değil'
Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı sonrası olay yerine yakın bir noktadaki dere yatağında bulunan silahın, saldırıda kullanılan silah olmadığı ifade edildi. Şüphelilerin avukatı, 'Parmak izi diye bir şey de yok. Zaten ele geçirilen silah olayda kullanılan silah değil. Olayda kullanılan vasıflarda olan bir silah olduğu tespit edilememiş.' dedi.Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüs, geçtiğimiz cumartesini günü Çaykur Rizespor maçından dönerken Trabzon’un Sürmene ilçesi girişinde silahlı saldırıya uğramıştı. Otobüs şoförü Ufuk Kıran’ın ağır yaralandığı olayda otobüsün şoför mahallindeki sol yan cam patlamış, ön cam da 5 ayrı noktada hasar görmüştü. Saldırının aydınlatılmasıyla ilgi başlatılan çalışmalar doğrultusunda pazar günü olay yerine yaklaşık 200 metre mesafedeki dere yatağında otomatik bir av tüfeği bulunduğu açıklanmıştı. Saldırı ile ilgili 2 gün gözaltında sorgulandıktan sonra dün akşam tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şüpheliler N.S ile E.A’nın avukatı Turan Çelik, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, 'Müvekkillerimle ilgili sabit bir delil yok. Sadece Facebook’ta paylaştığı bir takım yazılardan dolayı soruşturma yapılmış. Yeterli delil görülmediği için de mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar. Parmak izi diye bir şey de yok. Zaten ele geçirilen silah olayda kullanılan silah değil. Olayda kullanılan vasıflarda olan bir silah olduğu tespit edilememiş.' dedi.CHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Partiler milletvekili adaylarını belirledi... Seçimden sonra Meclis’teki 550 sandalye sahibini bulacak... Ama acaba o sandalyelerde oturanlar, onların gerçek sahipleri mi olacak? Yani gerçekten milletin vekilliğini mi yapacak... Yoksa başka güçlerin, odakların ya da kişilerin sözcüsü mü olacak?Yüzde 10 barajı gibi antidemokratik bir engelden dolayı bazı önemli ama küçük partiler ve onların temsil ettikleri görüşler Meclis dışında kalıyor... Böyle yüksek bir barajla işleyen sisteme gerçek bir demokrasi demek olanağı ne yazık ki yok... Yok ama, AKP’nin ileri demokrasisi işte böyle bir şey:Seçim barajı gibi, YÖK gibi, 12 Eylül’ün baskıcı anayasasının ve yasalarının demokrasiyi sınırlayan ve kısıtlayan bütün kurumlarını ve hükümlerini aynıyla koruyor!
"Ortada Başarısızlık Varsa; Kimsenin Yeri Garanti Değil"
Beşiktaş İkinci Başkanı, “Bir-iki kötü sonuç geldiği için hoca aradığımız yönünde ortaya iddialar atılıyor. Ancak böyle bir düşüncemiz yok. Ama başarısızlık varsa; hoca da gider, futbolcu da gider, yönetici de gider... Kimsenin yeri garanti değil” dediAvrupa Ligi’nde Club Brugge’e her iki maçta da yenilerek elenen, ardından F.Bahçe mağlubiyeti ve Başakşehir beraberliğiyle iki haftada 5 puan kaybederek liderlikten 3. sıraya gerileyen Beşiktaş’ta teknik direktör Slaven Bilic, hedef adam olarak ilan edilmişti. Yeni sezonda Hırvat çalıştırıcının gönderilip Siyah-Beyazlılar’ı 2002-03 sezonunda şampiyon yapan Mircea Lucescu’nun takımın başına getirileceği iddiaları iyiden iyiye yayıldı. Ancak dün Habertürk’e özel açıklamalarda bulunan ikinci başkan Ahmet Nur Çebi , böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi ama ince mesaj göndermekten de kendini alamadı.'HENÜZ BİTEN BİR ŞEY YOK'Çebi, “Bir-iki kötü sonuç geldiği için doğal olarak hoca aradığımız yönünde ortaya iddialar atılıyor. Özellikle de Lucescu ismi çok konuşuldu. Tabii ki kendisi değerli bir teknik adam. Ancak şu ortamda onunla görüşmemiz ve teklifte bulunmamız söz konusu bile değil. Hocamız Slaven Bilic’in sonuna kadar arkasındayız. Evet, birkaç kötü sonuç almış olabiliriz ancak henüz biten bir şey yok. Ama şu var ki; günümüzde artık her şey başarıya endeksli. Başarısız olanın bu ortamda yerinin olması zor. Bir futbol takımında başarısızlık varsa; hoca da gider, futbolcu da gider, yönetici de gider... Kimsenin yeri garanti değil. Şu anda hedefimizden bir sapma yok. Ancak sezon sonunda baktığımızda ortada istenmeyen bir durum varsa gereken kişiler gidebilir. Ancak tekrar vurguluyorum; ‘mevcut hocamızı gönderelim yerine şu gelsin’ diye asla bir düşüncemiz yok” diye konuştu.'DEMBA BA ESKİ GÜNLERİNE DÖNECEK'Ahmet Nur Çebi, taraftarların adına beste bile yaptığı Demba Ba’nın son dönemdeki performans düşüklüğü ile ilgili de konuştu. Çebi şu ifadeleri kullandı: “Kendisiyle özel bir görüşme yapmadık. Arada bir konuşuyoruz, sohbet ediyoruz. Onun da gol kaçırdığı zaman morali bozuluyor, kötü hissediyor. Her futbolcu özellikle büyük oyuncular dönem dönem bu tip inişler yaşayabiliyor. Demba Ba’nın içinde bulunduğu durum da aynen bu. Ancak göreceksiniz yakın zamanda çıkışa geçecek ve ligdeki ilk maçla birlikte eski günlerine dönecek.”FUTBOLCULARA PSİKOLOJİK DESTEK ŞAMPİYONLUK SEFERBERLİĞİArka arkaya alınan kötü sonuçlar, Beşiktaş Yönetimi’ni harekete geçirdi. Takımın içinde bulunduğu durumu en çok destek olunması gereken zaman olarak belirleyen yönetim kurulu, bu sebeple Ümraniye’de transfer ve sözleşme gibi konuların konuşulmaması kararını aldı. Aynı zamanda futbolcuların son maçlardaki yetersizliğinin fiziksel değil mental olduğunu ve maça kendilerini tam olarak veremediğini düşünen Siyah-Beyazlı kurmaylar, gerekirse oyunculara psikolojik destek de verecek. Bu doğrultuda devre arasında takıma katılan ve daha çok altyapı ile ilgilenen spor psikoloğu Ömer Ateş’ten destek alınacak.HTSPOR / Kartal YİĞİT
"Beni Mal Gibi Trabzonspor'a Sattılar"
Ligin devre arasında çok konuşulan bir transfer sürecinin ardından Trabzonspor'a transfer olan Erkan Zengin, transfer sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.Tecrübeli oyuncu, 'Ben Fenerbahçe ile görüşürken, Eskişehirspor Başkanı beni arayarak, 'Seni Trabzonspor'a verdik' dedi ve telefonu suratıma kapattı. Çocuğumla, eşimle İstanbul'a kadar gitmişken, beni mal gibi sattığını söyledi' dedi.Bordo-mavili ekibin devre arası transfer döneminde Eskişehirspor'dan kadrosuna kattığı tecrübeli oyuncu Erkan Zengin, kulübün resmi dergisine açıklamalarda bulundu. İsveç Milli Takım forması giyen Erken Zengin, U15-16 ve 17 kategorilerinde Türkiye forması giydiğini belirterek, 'Ancak hem okulum vardı, hem de çok sık maçlar oluyordu ve seferlerle birlikte çok yorucu bir hale gelmişti milli kamplar. Bu sebeple ailemle görüştüm ve U21'de İsveç'i seçtim. A Milli Takım aşamasına geldiğimizde, öncelikle İsveç'ten bir kaç davet aldım ama sakatlığım nedeniyle gitmedim. Bu aşamada Türkiye'den herhangi bir teklif almadım. Ne zaman ki İsveç'i seçtim, sonra Türkiye A Milli Takımı'ndan davet aldım. Ancak tabii doğal olarak iş işten geçmişti dedi.'İSVEÇ MİLLİ TAKIMI GİBİ OLMALIYIZ'İsveç Milli Takımı'nın kaliteli oyunculardan kurulduğunu belirten Zengin, 'İsveç Milli Takımı'nda herkes aşmış durumda. Hepsi kaliteli futbolcular, iyi insanlar. Futboldan öte oradaki ortam bizi çok daha iyi yapıyor. Mesela Trabzonspor'da da bu ortamı yakalasak bir çok şeyi aşmış oluruz. Bence sahadaki problemlerden önce, dışarıda takım olabilmek çok daha önemli. Zaten dışarıda bu kimliği oluşturduğunuzda sahada da her şey kolaylaşıyor. Tabii İsveç'te ben, Jimmy Durmaz ve bir kaç genç oyuncu hariç çoğunluk uzun yıllardır beraber oynayan isimler. Trabzonspor'da da inşallah kısa zamanda bunu yakalayabiliriz. Çünkü oradaki arkadaşlık çok çok iyi seviyede' ifadesini kullandı.'ESKİŞEHİR TARAFTARINA TEŞEKKÜR EDEMEDİM'Eskişehirspor taraftarı ile arasında hiçbir sıkıntı olmadığını belirten yıldız oyuncu, 'İyi günde de, kötü günde de hep en çok alkış alan isimlerden biri oldum. Bir an olsun benden desteğini esirgemediler. Orada futbolumu geliştirip milli takıma kadar geldim. 5 senemi verdim orada. O yüzden onlara da çok teşekkür ediyorum, çünkü o taraftarın da bende büyük hakkı var. Orada da ekmek yedim. Maalesef onlara sıkıntılı transfer dönemi nedeniyle teşekkür etme fırsatı bulamadım diye konuştu.'BAŞKAN BENİ MAL GİBİ SATTIĞINI SÖYLEDİ'Trabzonspor'a transferinde yaşanan sürecide aktaran Zengin, 'Öncelikle benim transferimin başında Trabzonspor kesinlikle yoktu. Biraz da sıkıntı bu yüzden çıktı diyebilirim. Eskişehirspor Başkanı bana 'Seni Trabzonspor ya da şu kulüpler istedi' demedi. Bana sadece 2 ay önce 'Alacaklarını bırak ve şu kadar para getir. O zaman gidebilirsin' dendi. Ben de 'Tamam' dedim ve menajerim ile bana gelen teklifleri değerlendirmeye başladım. Ben de son gün Eskişehir'deki evimi de sattım ve geri dönüşü olmaksızın bana ciddi bir teklif yapan Fenerbahçe ile görüşmeye gittim. Ben Fenerbahçe ile görüşürken, bir akşam bana Eskişehirspor Başkanı'ndan telefon geldi. Başkan 'Seni Trabzonspor'a verdik' diyerek telefonu suratıma kapattı. çocuğumla, eşimle İstanbul'a kadar gitmişken, beni mal gibi sattığını söyledi. Beni Trabzonspor'dan arayan bile yoktu henüz. Bu süreci bir de basına yansıttı Eskişehirspor. Bir sürü televizyon kanalı beni aradı ve en sonunda o aramaları cevaplayarak o açıklamaları yaptım. Buradaki tepkim tamamen Eskişehirspor Başkanı'naydı, başka hiç kimseye değil. Eğer söz konusu kulüp Fenerbahçe değil, örneğin Karabükspor olsaydı da ben yine aynı tavrı sergileyecektim. Bir insana eşya gibi davranırsanız, onun da 'Ben hiçbir yere gitmiyorum' demesi en doğal tepkidir. Yoksa ben futbolcuyum, her yerde oynarım. Beni arayıp 'Mısır'dan seni istiyorlar' deselerdi de ailemle düşünüp, değerlendirip gerekirse oraya da giderdim. Benim işim bu, aileme bu şekilde bakıyorum. İnsanların bana tepki göstermesini anlıyorum ama bazen her şey dışarıdan gözüktüğü gibi olmuyor. Bana 'Trabzonspor da seni istiyor' deselerdi bile bu süreç böyle olmazdı. Zaten taraflar Trabzonspor ve Fenerbahçe olduğu için bu kadar konuşuldu her şey' dedi.'BAŞKAN VE HOCAYI MAHCUP EDEMEM'Yaşananlardan sonra Türkiye'ye dönmeyi düşünmediğini belirten Erkan Zengin, 'Tüm bu olaylardan sonra bir daha geri dönmemek üzere İsveç'e gittim. Kesinlikle dönmeyi düşünmüyordum. Ne haberlere baktım, ne kimseyle görüştüm. O sırada KAP'a açıklama yapılmış, haberim yok. Hatta KAP açıklamasını Trabzon'a geldiğimde duydum. Fikrimi değiştiren şey ise havalimanında Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu ve teknik direktörümüz Ersun Yanal'ı görmem oldu. Ben onları gördüğümde 'Trabzonspor benim kaderim. Oraya gitmekten kaçışım yok' dedim. Böyle önemli insanların sırf benim için kalkıp İsveç'e kadar gelip beni onurlandırmasından sonra artık reddedemezdim. Hatta son bir kaç maçtır etkisizim ve bunlar benim aklıma geliyor. Diyorlar ki 'Şu kadar para alıyor' falan, artık para yok ortada. Bu benim için başka bir noktaya geldi, o insanları mahcup edemem. Para artık çok arka planda. Yoksa ben bu paralara Eskişehirspor'da da oynardım. Hoca'nın ve Başkan'ın İsveç'e gelmesinin ardından da sadece eve gidip çantamı hazırladım ve olay orada bitti' ifadesini kullandı.Cihan
Milli Takım, Nisan Ayında Yükselişe Geçti
FIFA'nın aylık olarak yayınladığı Dünya Sıralaması'nda A Milli Futbol Takımı, dört sıra yükseldi ve 603 puanla 52.'liğe çıktı.Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) dünya sıralamasında 4 basamak ilerleyen Türk Milli Takımı, 52’nci sıraya yükseldi.FIFA’nın internet sitesinden açıklanan nisan ayı dünya sıralamasına göre, 2014 FIFA Dünya Kupası’nın şampiyonu Almanya zirvedeki ve Dünya Kupası finalisti Arjantin 2’nci sıradaki yerini korudu.2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) elemelerinde ay içinde oynadığı Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail maçlarını kazanan Belçika, 3’üncü sıraya tırmanarak tarihinin en iyi derecesine ulaştı.EURO 2016 elemelerindeki 5. karşılaşmasında deplasmanda Hollanda ile 1-1 berabere kalan ve hazırlık maçında Lüksemburg’u 2-1 yenen Türkiye, aylar sonra yükselişe geçti. 4 basamak atlayan ay-yıldızlılar, 52’nci sıraya çıktı.Milli takımın EURO 2016 elemeleri A Grubu’ndaki rakiplerinden Hollanda bir basamak gerileyerek 6’ncı sıraya indi. Gruptaki diğer takımlar Çek Cumhuriyeti 19’uncu, İzlanda 38’inci, Letonya 85’inci ve Kazakistan 133’üncü sırada yer aldı.FRANSA VE İTALYA İLK 10’UN DIŞINDA KALDIAvrupa’nın önemli takımlarından Fransa ve İtalya, 3 basamaklık düşüşle ilk 10’un dışında kaldı. Fransa 11’inci, İtalya ise 13’üncü sıraya geriledi.Dunga’nın yönetiminde yükselişini sürdüren Brezilya, bir basamak atladı ve 5’inciliğe yerleşti. Evsahipliği yaptığı 2014 FIFA Dünya Kupası’nın yarı finalinde 7-1’lik tarihi skorla Almanya’ya yenilen Brezilya, Dunga teknik direktörlüğe geçtikten sonra oynadığı 8 hazırlık maçını da kazanmıştı.Sıralamada ilk 10’a giren ülkeler şöyle:1 Almanya 1687 2 Arjantin 14903 Belçika 1457 4 Kolombiya 1412 5 Brezilya 1354 6 Hollanda 1301 7 Portekiz 1221 8 Uruguay 1176 9 İsviçre 1135 10 İspanya 1132 AMK Spor
'Bu Bir Terör Saldırısıdır'
Fenerbahçe’nin önde gelen isimlerinden, eski başkan Ali Şen, takım otobüsüne yapılan saldırının futbolla ilgili olmadığını, bunun bir terör saldırısı olduğunu düşündüğünü söyledi.TRABZONSPOR’LA UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOKRadyospor’da Özgür Sancar ’ın canlı yayın konuğu olan Şen, “Dünyanın her yerinde sorunlar var. Futbol fatanizmi ile terörizmi birbirine karıştırmamak gerek. Yapılan olayın Trabzonspor’la uzaktan yakından ilgisi olmadığına inanıyorum. Bütün mesele Trabzon şehrinin yakınında olması. Güney’de olabilirdi. Ben bunun futbolla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bir terör saldırısı olarak düşünüyorum. Ama dünyanın her ülkesinde bunlar oluyor. Her şeyi adalete bırakmak gerekir” dedi.YÖNETİMİN KARARINI ONAYLIYORUMŞen, “Fenherbahçe yönetiminin kararını onaylıyorum. ‘Bu işin yapanın adaletin önüne çıkarılmadan biz bu oyunu oynamıyoruz’ dediler. Herkes bunu onayladı. Gerekli tutum takınılmıştır. TFF’nin de ligi bir hafta tehir etmesi çok doğru. Bu bir zayıflık değil, karşı tarafa karşı takınılmış çok ciddi bir tavırdır” ifadelerini kullandı.ARANIN ARDINDAN YÖNETİMİN MAÇA ÇIKMIYORUZ DİYECEĞİNİ SANMIYORUMEski başkan Şen, “Fenerbahçe yönetim 1 hafta aranın ardından da, failler bulunamadı, ben sahaya çıkmıyorum demesin. Tepki ortaya konmuştur ve sonuç alınmıştır. Bundan sonra TFF ve diğer kulüplerle birlikte bir bütün olarak hareket etmeliler. Yönetimin tepkisi doğruydu. TFF ve kulüpler buna tepkisiz kalsaydı, Fenerbahçe’nin biz maçlara çıkmıyoruz tepkisini sürdürebilirdi. Ama herkes basın, kulüpler Fenerbahçe’nin yanında oldu. 1 haftanın ardından yönetimin maça çıkmayacağız diyeceğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.KUYT KORKMASIN, DİĞER YABANCILAR DA KORKMASINAli Şen, yabancı oyuncuların bu olaydan çok etkilenip, gitme kararı aldığı yönündeki iddialar için ise “Futbolcuların morallerinin düzelmesi için psikoloğ tutulması fikri fene değil. Ama futbolcular çocuk değil. Milyon euroları alanlar çocuk olamaz zaten. Güney Amerika’da futbol oynayanlar neden ürksün, oralarda daha fazla kan dökülüyor. Daha kötü olaylar oluyor. Afrika’da zaten şiddet olayları çok sık oluyor. Hatta Kuyt bile korkmasın, kendi memleketinde de olaylar oldu. Yabancı futbolcular psikoloğ, dişim-başın ağrıdı demesinler. Destek çıksınlar. Hiç biri çocuk değil” dedi.PARANIN YÜZÜ TATLIDIR. YAZIN DA ÇOK OYUNCU GELİRAli Şen, saldırı nedeniyle gelecek yaz yabancı transferinin zor olacağı yönündeki düşünce için ise Şen, “Bir ülkede bir olay olursa insanlar ürker, gitme konusunda tereddüt eder. Turizmde de bu böyledir. Ama paranın yüzü tatlı. Parayla ilgili bunlar. Dolayısıyla son noktada para bu işi çözer” değerlendirmesinde bulundu.BU OLAY FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUK ŞANSINI DEĞİŞTİRMEZAli Şen, şampiyonluk yarışı için “Çok güzel bir yarış, puan farkları az olması daha da heyecanlı yapıyor. Saldırı olayı Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını etkilemez. Fenerbahçe camiası her zaman ne kadar büyük olduğunu, kulübün başı derde girdiği, kulübün başındakilerin başı ağrıdığı zaman sokakta, tribünde nasıl birleştiğini herkes gördü. Bir kulübün taraftarı nasıl olur, Fenerbahçe taraftarının bakın, oradan öğrenin” dedi.Radyospor
Mars'ta 150 Milyar Metreküp Su
Mars’ın tozlu yüzeyinin altının buzullarla kaplı olduğu açıklandı. Bu buzulların yaklaşık 150 milyar metreküp su içerdiği tahmin ediliyor.'Geophysical Research Letter' adlı dergide yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, Kızıl Gezegen'in tozlu yüzeyinin altı buzullarla kaplı. Buzulların 1.1 metre kalınlığında olduğu düşünülüyor.Uydu çalışmaları sonucu söz konusu buzulların kuzey ve güney yarım kürede orta enlemler civarında olduğu tespit edildi. Buzulların yaklaşık 150 milyar metreküp su tuttuğu tahmin ediliyor.Kopenhag Üniversitesi Neils Bohr Enstitüsü araştırmacılarından Nanna Bjornholt Karlsson, “Orta enlemlerdeki buzlar bu nedenle Mars’ın önemli bir bölümü” dedi.Dünya benzeri bir gezegenden çöleBilim insanları Mars’ın sıcak, yağışlı ve muhtemelen Dünya benzeri bir gezegenden nasıl bugünkü gibi soğuk ve kuru bir gezegene dönüştüğünü bulmaya çalışıyor.Mars, milyarlarca yıl önce atmosferinin büyük bölümünü kaybetti. Yürütülen çalışmalarla Mars’taki suyun ne kadarının kaybedildiği ne kadarın yeraltı buzullarında kaldığı araştırılıyor.Bilim insanları son çalışma kapsamında, toz yığınlarının altında kaldığı için söz konusu buzulların olduğu gibi kaldığını belirtiyor.Daha önceki araştırmalarda, Mars’ın önceden kuzey yarımkürenin yarısını kaplayan bir okyanusa sahip olduğu açıklanmıştı. Kızıl Gezegen'deki suyun yaklaşık yüzde 87’sinin kaybedildiği tahmin ediliyor.Şu anda gezegenin bilinen en geniş su rezervuarı kutup bölgelerinde bulunuyor.© Deutsche Welle TürkçeReuters, BS/HS
Yalova Valisi ‘Doğruladı’
Halil Serkan Öz’ü öğrencilerinin önünde aşağıladığı, üzdüğü, kalp krizine neden olduğu iddiasıyla suçlanan Yalova Valisi Cebiroğlu ilk kez konuştu: “Gürültü vardı. Tıraş olmamıştı. ‘Sen nasıl öğretmenlik yapıyorsun’ dedim.”Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun öğrencilerin önünde azarlayıp dışarı çıkmasını istediği ileri sürülen matematik öğretmeni Halil Serkan Öz’ün (42), kendisine destek için düzenlenen ‘Öğretmene Saygı Mitingi’nde yaşamını yitirmesinin ardından sadece “Çok üzgünüm” diyen Vali ilk kez açıklama yaptı. Hürriyet'ten Oya Armutçu ve DHA'nın haberine göre tartışmaların odağında olan Vali Cebiroğlu, 27 Mart’ta Termal Fen Lisesi’nde yaşanan diyaloğu şu şekilde anlattı: ‘TOPLANTIYA TIRAŞ OLUP GELDİ’ “Koridorda yürürken, gürültü üzerine sesin geldiği sınıfa yöneldik. Öğretmenimiz masasında oturmuş, telefonu ile meşguldü. Ders işlenmiyordu, tahta tertemizdi. ‘Hocam bu sınıfın hali nedir? Sen nasıl öğretmenlik yapıyorsun’ dedim. Sakalı 4-5 günlük, tıraş olmamış ve giyimi özensizdi. ‘Öğrencilerine böyle mi örnek olacaksın’ dedim. Kastettiğim, kendisinin dağınıklığı, umursamazlığı, sınıfın düzensizliği idi. Gidip sakal tıraşı olmasını söyledim. Bilahare, öğretmenler odasında tüm öğretmenler ile sohbet toplantısı yaptım. Merhum öğretmen de toplantıya tıraşını olmuş olarak katıldı. Güzel bir sohbet gerçekleştirdik.”‘EYLEME GÖNÜLLÜ KATILMADI’Vali Cebiroğlu olay sonrası yaşananları da şöyle değerlendirdi: “Olayın üzerinden bir haftadan fazla zaman geçtikten sonra, merhum öğretmenimizin sendikaların zorlaması ve yönlendirmesi ile katıldığı protesto yürüyüşünde rahatsızlanarak hayatını kaybetmesi hepimizi derinden etkiledi. Öğretmenimizin protesto yürüyüşüne gönüllü olarak katılmak istemediğini, bu eylem öncesinde çok zorlandığını biliyoruz.”‘CEVAP VERMEK İSTEMEDİM’Öğretmen Halil Serkan Öz ile arasında geçen diyaloğun hiç yaşanmamış olmasını dilediğini belirten Vali Cebiroğlu şöyle devam etti: “Duyduğumuz üzüntüden ve başka üzüntülere de sebebiyet vermemek için, açıklamanın, olayın hemen akabinde yapılmasının uygun olmayacağı kanaatine vardım.”‘ÖĞRETMENİ SINIFTA AŞAĞILADI’ TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, öğretmen Halil Serkan Öz’ü kılık-kıyafetini beğenmediği için öğrencilerinin önünde azarlayan Yalova Valisi Selim Cebiroğlu hakkında “Kamu görevlisine görevinden dolayı sövmek suretiyle hakaret” ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. CANIM ÇOK YANIYORÖğretmen Halil Serkan Öz’ün acılı babası Kemal Öz “Canım çok yanıyor” diyerek İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarının başlattığı soruşturmada kendisiyle görüşülmediğini söyledi.
Photoshop Hilesi Olmadığına İnanamayacağınız Tasarım Harikası 16 Çanta
Fotoğraflardaki çantaların, mankenlerin ellerine bir Photoshop hilesiyle tutuşturulmuş olduğunu sandıysanız, baştan söyleyelim; çok yanılıyorsunuz. İnanılması ne kadar güç olsa da, bu çantalar tamamıyla gerçek. Tayvanlı Chay Su ve Rika Lin adlı iki tasarımcı arkadaşın, çocukluk günlerinden beri hayallerini süsleyen çizgi film karakterlerine benzeme çabalarının birer sonucu, bu tasarım harikaları..Her şey ikilinin aylar süren sıkı çalışmaları sonucu JumpFromPaper™ adında bir çanta serisini ortaya çıkarmasıyla başlıyor. Seri tüketiciden çılgınca talep görünce, Su ve Lin doğru yolda olduklarına ikna oluyorlar ve yollarına bu öz güvenle devam ediyorlar. Dışarıdan ilk bakışta göründüğü gibi sadece iki boyutlu olmayan bu çantalar, kişisel eşyalarınızı sığdırabileceğiniz genişlikte ve oldukça konforlu. Fiyatları ise 70 dolardan başlıyor. Daha fazla bilgi almak ve modelleri incelemek için tasarımcılara ait websitesini inceleyebilirsiniz.