onedio
‘Cumhurbaşkanımız O Sistemi İstiyor, Başka Yorum Yapmaya Lüzum Yok’
Başbakanlık Yardımcısı Bülent Arınç, başkanlık sistemine ilişkin 'Böyle bir değişimi nasıl algılıyorsunuz' sorusunu 'Cumhurbaşkanımız o sistemi istiyor ve bunu her vesileyle dile  getiriyor. Bu yüzden başka yorum yapmaya lüzum yok' şeklinde yanıtladı. Arınç'ın Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre Bülent Arınç,  Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığı bağlamında Newsweek dergisine röportaj verdi.AK Parti'nin kimliğine ilişkin bir soru üzerine Arınç, kurulduğunda  tüzükte partiyi 'muhafazakar demokrat' olarak tanımladıklarını vurgulayarak, 'Kendimizi ne solcu ne de sağcı olarak gördük. Bizce muhafazakarlık, toplumun  değerlerini korumak ve bunlara saygı göstermek, demokratlık da herkesin  arzuladığı şekilde demokratik kriterleri yerine getirmek ve demokrasinin devamını  sağlamak anlamına geliyor' değerlendirmesinde bulundu. Kimliklerini böyle dile getirmelerinin, Türk kamuoyunca da takdir  edildiğine yönelik inancını dile getiren Arınç, bu tanımı herkesin uygun  gördüğünü söyledi. Halkın büyük kısmının kültürel, dini, milli ve ailevi  değerlere saygı gösterdiğini aktaran Arınç, ahlak ve onur gibi kavramların Türk  toplumu için önemli olduğunu belirtti. Arınç, muhafazakarlık kavramının bütün bunları kapsadığına işaret  ederek, 'Bu değerleri koruduğumuzu gören Türk kamuoyu bizi seçti. Demokrasi ortak  zeminimizdir. Hem Türkiye hem de Batı'da bazıları bizi yanlış tanımlıyor. Biz  dini yahut İslamcı bir parti değiliz. İnsanlar, partinin başındaki bazı dindar  kişileri emsal göstererek bu tip iddialarda bulunuyor. Dindar kişilerin her  partide siyasetle ilgilenebileceğine inanıyoruz' şeklindeki görüşlerini paylaştı.  'Gayrisafi milli hasılayı 1 trilyon doların üzerine çıkarma hedefi' AK Parti'nin iktidarda kalması durumunda 8-10 yıl içinde nasıl bir  Türkiye beklenmesi gerektiğine ilişkin soru üzerine Arınç, 2023 hedeflerinin  genel olarak mali bir plana dayanarak değerlendirilmesinin uygunluğunu anlattı. Arınç, 2002'de 22 milyar dolar olan ihracatın 160 milyar dolara  çıktığını, bu rakamı 2023'e kadar 500 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini,  bu yüzden buna göre bir mali plan tasarladıklarını söyledi. Türkiye'nin gayrisafi milli hasılasını 1 trilyon doların üzerine  çıkarmayı planladıklarına işaret eden Arınç, 'Bu hedeflere ulaşacağımızdan  eminiz. Bundan eminiz, çünkü ülke çok kötü bir durumdayken hükümeti devraldık ve  bugünkü başarıyı yakaladık. Şimdi çok iyi bir konumdayız ve bunu daha da ileriye  götüreceğimize inanıyoruz' ifadesini kullandı. Arınç, birçok yıldan sonra ilk defa Türkiye'de tek haneli işsizlik  oranlarına şahit olunduğunun, 2023'e kadar işsizlik oranını yüzde 5'e veya daha  aza indirmeyi hedeflediklerinin altını çizdi. 'Bu çelişkiden biz sorumlu değiliz' Başkanlık sistemine ilişkin 'Böyle bir değişimi nasıl algılıyorsunuz'  sorusunu Arınç, 'Cumhurbaşkanımız o sistemi istiyor ve bunu her vesileyle dile  getiriyor. Bu yüzden başka yorum yapmaya lüzum yok. Türk kamuoyu bizim için oy  verirse ve partimiz daha fazla sandalye elde ederse sözümüzü yerine getireceğiz:  Yeni, çağdaş, sivil ve demokratik bir anayasa' şeklinde yanıtladı. Arınç, yeni bir anayasa tasarlarken Türkiye için en iyi sistemi  araştırdıklarını belirterek, 'Anayasayı Meclis'te uzlaşmaya dayalı şekilde  hazırlamak istiyoruz. Aslında Türkiye'de ilk kez bir cumhurbaşkanı doğrudan halk  tarafından seçildi. Cumhurbaşkanı ilk turda halk tarafından seçildi ama Meclis  tarafından seçilen önceki cumhurbaşkanlarıyla aynı hak ve yetkilere sahip. Bu  çelişkiden biz sorumlu değiliz. Yeni anayasada bu konuyla ilgili düzenlemeler  yapacağız' ifadelerini kullandı.  'AB'nin kurulmasının asıl gayesi ne' 'Türkiye'nin AK Parti yönetiminde Avrupa değerleri ve ideallerine  uygun olmadığını' söyleyen Avrupalı gözlemcilere cevabının sorulması üzerine  Arınç, bunun her zaman tartışma konusu olduğunu kaydetti. Arınç, yeni Türkiye değerlerinin AB ile uyumlu olup olmadığına ilişkin  eleştirel soruları sıkça duyduklarını bildirdi. Bunun, Türkiye'nin AB üyeliği  hususunda istekli olmayanların iddiası olduğuna dikkati çeken Arınç, şu  değerlendirmeyi yaptı: 'Bize, 'Siz Müslümansınız ve bu bir Hristiyan kulübü, öyleyse neden  buradasınız' diyorlar. Biz de şöyle cevap veriyoruz: 'Demokrasi ve hukukun  üstünlüğüne inandığınızı biliyoruz. Farklılıkların bir arada olabileceği ve  demokratik değerlerin sürdürülebileceği gerçeğinin farkındasınız. Bu yüzden AB'ye  katılmak istiyoruz. Eğer bunlar geçerli değilse AB'nin kurulmasının asıl gayesi  neydi? Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine rezerv koyan Almanya, Fransa ve Güney  Kıbrıs Rum Yönetimi gibi sadece bir avuç ülke var. Tüm itirazları tamamen siyaset  ve iç politikalarla bağlantılı. Hepimiz Yunanistan'daki durumun farkındayız. İzlanda kısa süre önce  adaylığını geri çekti. Norveç ve İsviçre üye devletler değil. AB'nin önemli  sorunları var. Onlara, 'Türkiye AB için yük olmayacak, AB'nin yükünü  paylaşacağız' diyoruz.' 'AB adil olmalıdır' Arınç, 2005'ten bu yana AB ile yürütülen müzakerelerde önlerine  sürekli engeller konulduğuna işaret ederek, bunun sonucunda Türkiye'de AB'yi  destekleyenlerin sayısının azaldığını anlattı. AB'nin hukuk ve demokrasi standartlarında öncü olduğunu, Türkiye'nin  de bu standartları yakalamayı hedeflediğini bildiren Arınç, 'Ancak AB adil  olmalıdır. Eğer AB bu yaklaşımı göstermezse o zaman Türkiye AB'nin ön yargılı  olduğuna hükmedecektir' ifadesine yer verdi. 'Bir gün AB üyesi de olacağız' 'Türkiye'de 2002'den beri uygulanan yönetim modelinin Arap  ülkelerindeki sıradan vatandaşın hoşuna gittiğini düşünüyor musunuz? Eğer öyleyse  neden bu model taklit edilmedi' şeklindeki soruya Arınç, 'Çoğunluğu Müslüman olan  nüfusuyla Türkiye'nin, demokratik ve laik bir devlet olduğu kesin ayrıca iyi bir  model olduğuna inanıyoruz. Bu model kabul görseydi bundan mutlu olurduk. Bazı  ülkeler reformlar yapabilir ve bu tarz bir modeli benimseyebilir. Yine de bunu  ihraç etmek gibi bir niyetimiz yok' yanıtını verdi. Arınç, iyi bir model olduklarını, ülkenin iyi yönetildiğini ve  başarıyı yakaladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: 'Bir gün AB üyesi de olacağız. Dahası, İslam ülkelerinin çoğu  Türkiye'yi kendileri için bir model ve bir temsilci olarak kabul ediyor. Arap Baharı yahut dışarıda gözlemlenen diğer olaylar meydana  geldikleri ülkelere mahsustur. Sosyal yapıları ve rejimleriyle ilgilidir.  Başarılı olup olmadıkları kendi toplumları açısından değerlendirilmelidir. Bunlar  Türkiye'deki olaylarla benzer değildir ve ülkemiz bu olaylar karşısında  tarafsızdır. Başka bir deyişle bu ülkelerin başarılı olup olmadıkları kendi iç  yapılarıyla alakalıdır. Bunların bizimle ilgisi yoktur. Biz demokrasiyi her şeyden önde tutarız ve bundan başka bir modele  destek vermeyiz. Bir örnek vermek isterim: Bir siyasetçi olarak kapatılan dört  partide hizmet verdim.  Ancak AK Parti açtığımız yolda ilerledi ve halkın  oylarıyla iktidara geldi. Seçimler dışında başka araçlarla iktidara gelinmesini  onaylayamayız. Halka fikirlerimizi şiddetle yahut zorla empoze etmeyi  asla  düşünmedik.' Arınç, milli irade ve katılım anlayışını barındıran demokrasinin tek  istikametleri olduğunun altını çizerek, bu sayede 13 yıldır güçlü bir iktidar  partisi şeklinde yollarına devam ettiklerini aktardı. 'Demirtaş'ın açıklamaları son derece yanlış' Çözüm süreci ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 'AK  Parti'ye güvenmedikleri' yönündeki açıklamalarına ilişkin soru üzerine Arınç, şu  görüşlerini dile getirdi: 'Demirtaş'ın açıklamaları son derece yanlış ve ben bunları  eleştirmiştim. Uzlaşma sürecinde iş birliği yapacaksak birbirimize güvenmeliyiz.  Hükümete güvenmediğini söylersen o zaman bu, bizi kandırıyorsun demektir. Ama ben  HDP'ye inanmak zorundayım. Bu süreçte iş birliği yapacaksak başka bir seçeneğimiz  yok. İkinci olarak oyların yüzde 50'sini almış bir partiyiz. Bu, iki  kişiden biri bize güveniyor demektir ve bize büyük bir sorumluluk yüklemektedir.  Türkiye için bu kronik sorunu yalnızca AK Parti çözebilir. 12 yıldır  başarılarımız Türkiye için bir mucize gibi olduğundan hem Türk hem Kürt halkı  buna inanıyor. Ayrıca terörün kökü kazınırsa Türkiye daha güçlü olacaktır, milli  dayanışma ve kardeşlik kuvvetlenecektir.' Arınç, AK Parti'nin, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ilk sırada  yer aldığını anımsatarak, 'AK Parti ve HDP dışında başka başarılı parti yok. CHP  ve MHP oralarda oy alamıyor. Kürt halkı bize, HDP'ye güvendiğinden daha fazla  güveniyor. Dahası Kürt nüfusun az olduğu bölgelerde de her zaman lider parti  olduk. Bu yüzden halkımız, icraatlarımızın doğru olduğuna ve Türkiye'nin bu  kronik sorununun bizim liderliğimizde çözüleceğine inanıyor' değerlendirmesine  yer verdi. Arınç, bu sürecin, HDP'ye bakılmaksızın olumlu şekilde sonuçlanacağını  belirterek, buna inandıklarını bildirdi. 'Hükümetimiz Kürt halkını ve dilini tanıdı'  Kürt halkının kendilerine güvendiğinin altını çizen Arınç, şu  ifadeleri kaydetti: 'Çünkü Hükümetimiz iktidara gelmeden önce Türkiye'de onların varlığı  reddediliyordu. Kürtçe dil olarak kabul edilmiyordu. Kürtçe konuşmak veya kitap  yazmak, Kürtçe şarkı söylemek veya albüm yapmak yasaktı. Hatta annelerin  hapishanede çocuklarıyla Kürtçe konuşması bile yasaktı. Başka örnekler de  verebiliriz... Hükümetimiz Kürt halkını ve dilini tanıdı. Bizim dönemimizde kendi  dillerinde konuşmaları ve yazmalarına izin verildi. Kürt diline saygı duyuyoruz,  televizyon kanalları, kurslar açtık ve Kürtçe eğitime imkan verdik. Anayasa'da  belirtilen bütün hakların korunmasını sağladık. Bütün bunları insan hakları  kapsamında görüyoruz.' Arınç, Anayasa'da değişiklik yaptıklarını ve yeni yasalar  getirdiklerini anlatarak, hükümetin idari kararlarının, Kürt halkının gündelik  hayatını geliştirdiğini ve huzuru sağladığını bildirdi. Bütün sözleri tuttuklarını ve 6 demokratikleşme paketi çıkardıklarını  hatırlatan Arınç, bu yüzden Kürt halkının, AK Parti'nin, HDP'den daha samimi,  içten ve sözlerine bağlı olduğunu bildiğini vurguladı. 'Hizmet vermediğim makam yok' Siyasetçi olarak nasıl hatırlanmak istendiğine ilişkin soru üzerine  Arınç, 'Biz siyasetçiler, iyi bir itibarımız olursa ve arkamızda güzel anılar  bırakırsak mutlu oluruz' görüşünü paylaştı. Arınç, 40 yıldan uzun bir süredir siyasetin içinde, 20 yıldır da  TBMM'de yer aldığına işaret ederek, grup başkanı, grup başkanvekili, komisyon  üyesi ve milletvekili olduğunu ifade eden Arınç, şu görüşleri açıkladı:  'Hizmet vermediğim makam yok. Beş yıl meclis başkanlığı yaptım ve 6  yıldır hükümet üyesiyim. Her zaman prensiplerime bağlı kaldım ve dürüst siyaset  yapmaya çalıştım. Her konuşmamın arkasındayım. Her zaman neye inandıysam veya  güvendiysem onu söyledim ve yaptım. Ayrılırken insanların şöyle söylediğini  duymaktan mutlu olurum. 'Dürüst, iyi bir insandı. Haksız kazanç sağlamadı veya  haksız yere başkalarını kayırmadı'. Bu şekilde hatırlanmak isterim. Haksız  kazancı veya siyasetten gelir sağlamayı asla hedeflemedim. Maaşımdan başka  gelirim yok. En önemli mirasım büyük ihtimalle 'ilkeli, cesur, kararlı ve dürüst  siyasetçi' namım olacaktır.'AA
True Detective'in İkinci Sezonundan Tadımlık Fragman
HBO'nun son gözde dizisi True Detective, başarılı bir ilk sezonun ardından yeni sezonda farklı bir kadroyla yola devam edeceğini duyurmuştu. Collin Farrel, Vince Vaughn ve Rachel Mcadams'lı ikinci sezondan taze bir fragman yayınlandı.Spoiler mağduru olmak istemeyenlere ikinci sezonun 21 Haziran'da başlayacağını hatırlatalım.
Ölümün Kıyısındayken Kurtarılıp Yeni Bir Hayata Kavuşturulan Köpeklere Ait 22 Etkileyici Fotoğraf
Bu köpeklerin tamamı barınaklardan, sokaklardan ve sorumsuz sahiplerin ellerinden kurtarılmış. Çoğu neredeyse ölümün kıyısına kadar gelmiş. Ancak ne mutlu ki; vicdan sahibi ve özverili hayvanseverler sayesinde, artık hepsi yeni bir yuvaya sahipler ve hayatlarından gayet memnun bir şekilde yaşıyorlar. Aşağıdaki fotoğraflara Reddit'te açılan bir başlık sayesinde ulaştık. İyi ki de ulaştık. Çünkü bu sayede, bu altın kalpli insanların, hiçbir karşılık beklemeden; salt sevgiyle yürüttükleri mücadelelerinin, daha geniş kitlelere ulaşması için; bizim de bir fırsatımız oldu. Bu vesileyle kendilerine böylesine iyi insanlar oldukları için teşekkürü bir borç biliriz...
CHP'li Melda Onur'dan Beş Bakanlığa Katırlar ile İlgili Soru Önergesi
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, Uludere/Roboski’de öldürülmeye devam edilen katırlarla ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık, Orman ve Su İşleri, Gümrük ve Ticaret, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarına soru önergesi verdi.Paylaşılan fotoğraf ve iddialara göre 23 Mart’ta Roboski’de askerler sekiz katırı öldürdü, onlarca katırı yaraladı. Köy halkı tepki olarak köyün giriş çıkışlarını kapattı, köy içinden geçip karakola giden su ve elektriği kesti. Bunun üzerine İHD Şırnak Şubesi Roboski köyüne gitti, köylülerle ve yetkililerle görüştü. Ancak katır katliamı durmadı.Melda Onur’un Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına, Orman ve Su İşleri Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, Milli Savunma Bakanlığına ve İçişleri Bakanlığına verdiği önergelerde, “itlaf ve imha kararı iddiasını” sordu:“Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan vatandaşların bir kısmının geçimini sağlamak üzere sınır ticareti yapmak amacıyla kullandığı katırların kolluk kuvvetlerince el konulup, alınan mahkeme kararı doğrultusunda kurşuna dizilerek imha edildiği bilgisi ve görüntüleri kamuoyuna yansıdı.Bu konuyla ilgili olarak Hakkari Yüksekova 1. Asliye Mahkemesi’nin askerler tarafından el konulan katırlar için, ‘Orijini belli olmayan ülkemiz morfolojik özelliklerini taşımayan, insan ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturduğu, bu yolla egzotik karakterdeki hayvan hastalıklarının ülkemize girebildiği ve hayvanlar arasında yayılarak büyük kayıplara neden olabileceği, bu nedenle hayvanların kaçakçılık döngüsü içine girmeden, kaçakçılar tarafından yük hayvanı olarak ve kaçakçılık zannı ile yakalanan tek tırnaklı hayvanların derhal itlaf ve imha edilmesi uygun görülmüştür’ şeklinde karar verdiği öne sürüldü.”Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı'naGıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün, 'hastalık ihtimali'ne dayanarak katırların itlafı ve imhası için mahkemeye başvurduğu iddiaları doğru mudur?Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nce, haklarında imha ve itlaf kararı alınan katırlarda herhangi bir hastalık bulgusuna rastlanılmış mıdır?Hayvanlarda tespit edilen veya öngörülen hastalığın insan sağlığı açısından oluşturduğu riskler nelerdir?Hayvanların itlaf ve imha edilmesine dayanak oluşturan kanun ve maddesi hangisidir?Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 4. maddesinde 'Bulaşıcı hayvan hastalıklarının kontrolü ve yükümlülükler' belirtilmektedir. Bakanlığın bu noktada bir çalışma yapmamasının sebebi nedir ?Söz konusu Kanunun 9.maddesinin 2.bendinde, 'Hayvanların kesimi ve hastalık kontrolü amacıyla itlafı, hayvanlarda heyecan, acı ve ıstırap oluşturmadan, uygun araçlar kullanılarak yerine getirilir.' denilmektedir. Hayvanların silahla öldürülmesi bu hükümle örtüşmekte midir?Orman ve Su İşleri Bakanı'naHayvanların öldürülme gerekçesi nedir?Hayvanların itlaf ve imha edilmesine ilişkin karar hangi kanun ve maddesine dayandırılmaktadır?Bakanlığınızca hazırlanan 'Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliğinde', 'Hayvanların Öldürülmesi ile İlgili Usul ve Esaslar' açıkça belirtilmektedir. Katırların öldürülme yönteminde bu hükümlere uyulmamasının sebebi nedir?Söz konusu Yönetmeliğin 33.maddesinin c) bendi, 'Veteriner hekim tarafından gerekli görülmedikçe ateşli silahlarla öldürme yöntemi'nin yasak olduğuna hükmeder. Bu olay sırasında güvenlik güçlerinin yanında bir veteriner bulunmuş mudur? Var ise veteriner katırların hangi tutum ve davranışları karşısında ateşli silah kullanma izni vermiştir?Gümrük ve Ticaret Bakanı'naBakanlığınızın, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıyla ortak bir çalışma yürütüp, katırların itlaf ve imha edilmesine yönelik bir genelge yayınladığı iddiaları doğru mudur?Söz konusu karar, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun hangi maddesine dayandırılmaktadır?Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşanan kaçakçılığı bitirmek için eylem planında katırların imhası var mıdır?Milli Savunma Bakanı'naAskerlerin hedef gözeterek katırları vurduğu iddiaları doğru mudur?Katırların vurulması talimatı kim ve kimler tarafından verilmiştir. Bu konu Bakanlığınız bilgisi dahilinde midir?Kaç katır silahla vurularak öldürülmüştür?Söz konusu eylem hangi kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilmiştir?Bu konuda hayvan sahiplerine oluşan maddi zararlar karşılanacak mıdır?İçişleri Bakanı'naBölge halkının kaç tane katırına kolluk kuvvetlerince el konulmuştur?Hayvanlardan kaç tanesi silahla vurularak öldürülmüştür?Konuyla ilgili olarak Bakanlığınızca herhangi bir kuruma talimat verilmiş midir?Bianet
İkinci El Telefon Alan İlk 112'yi Arıyormuş...
Erzurum 112 Acil Komuta Merkezi'ni yemek siparişi verenden, yeni aldığı hattı denemek isteyene kadar çok sayıda kişi arıyor.Erzurum 112 Acil Komuta Merkezi'ni yemek siparişi verenden, ambulansla aracını yarıştırmak, psikolojisi bozuk olduğu için dertleşmek, yeni aldığı hattı denemek isteyene kadar çok sayıda kişi arıyor.Yıl da 2,5 milyon çağrı alan merkezi arayan bazı vatandaşlar, ilginç ve gereksiz konularla hattı meşgul ediyor. Hayat kurtarmak için zamanla yarışan merkezi, meşgul edenler arasında cep telefonunu kontrol edenlerden yemek siparişi verene kadar çok sayıda kişi arıyor.Sağlık Müdürü Prof. Dr. Serhat Vançelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, merkezde 48 operatörün görev yaptığını, gelen çağrının numarayla 300-400 metrekarelik alanda konum bilgisinin düştüğünü, en yakın ambulansın bölgeye yönlendirildiğini söyledi.'Çağrıların 1,5 milyonu aç kapa'Vançelik, Erzurum 112 Acil Komuta Merkezi'nin yıl da ortalama 2,5 milyon çağrı aldığını, bu çağrıların 1,5 milyonunun 1-2 saniyelik aç kapa şeklinde olduğunu söyledi.Özellikle ikinci el telefon alan kişilerin 112'yi arayarak telefonu kontrol ettiğini ifade eden Vançelik, '112, sim kart olmadan da aranabiliyor. Bize gelen çağrı sayısı bir yıl da ortalama 1 milyon. Bu rakamın da 750 bini ne yazık ki asılsız ihbarlar veya küfürlü konuşmalar oluyor. 250 bin çağrıdan da 70 bin vakaya hizmet verildi' dedi.Gereksiz aramaların hattı meşgul ettiği için acil vakalara da ulaşmayı engellediğini vurgulayan Vançelik, 'Asılsız ihbarların sorumluluğunu vatandaşlarımızın duyması lazım. Bazen kendi espri güçlerini denemek için arayanlar oluyor. 'Acil servis mi? O halde bana acil yemek getirin', 'Sesim geliyor mu? Yeni hat aldım da deniyorum', 'Boşta ambulansınız var mı? Benim arabayla yarıştıralım', 'Saatim çalışmıyor. Saat kaç?', 'Psikolojim bozuk biraz dertleşebilir miyiz?' gibi konuşmalara sıkça rastladık' şeklinde konuştu.Vançelik, arayan numaraların tespit edildiğini ve konuşmaların kayıt altına alındığını ifade ederek, tekrarlayan asılsız çağrılar için suç duyurusunda bulunduklarını, Kabahatler Kanunu'na göre ceza alanlar olduğunu söyledi.Zehra Melek Çat, AA
Economist: Türkiye Siyaseti Rehin Alındı
Haftalık Economist dergisi son sayısında, Türkiye'de hafta başı uygulanan sosyal medya yasağından yola çıkarak, bu tarz yasakların Erdoğan yönetiminde 'rutin' hale geldiğini ve Erdoğan'ın 'başkanlık saplantısı'nın ülkede kaygıya neden olduğunu yazdı.'Rehin alınma olayı sosyal medya yasaklarının mazereti oldu' alt başlığıyla verilen makale, savcı Mehmet Selim Kiraz'ın 31 Mart'ta, adliyeye silah ve el bombalarıyla giren iki DHKP-C'li tarafından rehin alındığını hatırlatarak başlıyor.Saldırıdan saatler sonra konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'iftiharla güvenlik güçlerinin başarılı bir operasyon gerçekleştirdiğini söylediği' belirtilirken, savcının operasyon sırasında hayatını kaybetmesine rağmen Davutoğlu'nun böyle bir açıklama yaptığına dikkat çekiliyor.Saldırıdan 3 gün sonra, savcı Kiraz'ı kafasına silah dayalı halde gösteren fotoğraf ve görüntülerin paylaşıldığı gerekçesiyle, Twitter, Facebook ve YouTube da dahil 166 internet sitesine erişimin mahkeme kararıyla engellendiğini belirten dergi, bu paylaşımlar silinince sitelere erişimin de açıldığını belirtiyor.
Reklam
CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka'ya Takipsizlik
Başkan Melih Gökçek’in, CHP’li Aylin Nazlıaka’nın eşinin işyerinde 'kaçak su' kullanıldığı yönündeki iddialarının ardından ASKİ’nin yaptığı suç duyurusuna, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘takipsizlik’ kararı verdi.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ASKİ’nin, işyerinde kaçak su kullandığı iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunduğu CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın eşi İzzet Nazlıaka hakkında takipsizlik kararı verdi.'GÖKÇEK BİR DARBE DAHA ALMIŞ OLDU'Kararda, şüphelilerin ASKİ’ye ait suyun tüketimine yönelik bir eylemlerinin bulunmadığı, atık suyun tahliyesi eyleminin de kaçak ve abonesiz su kullanma suçu niteliğinde olmadığı belirtildi.Kararın ardından açıklama yapan Aylin Nazlıaka, şunları söyledi:'Bana attığı iftiraların halk nezdinde işe yaramadığını gören Gökçek, son olarak aileme uzanmıştı. Kayınpederimin kurduğu şirkette kaçak su kullanıldığını söyleyip kişisel verilerimi hukuka aykırı bir şekilde basına servis etmişti. İşyerine gelen ASKİ görevlilerin tutanak dahi tutmadan kaçarak işyerinden ayrılmasına rağmen, sanki ortada bir suç varmış gibi sosyal medyadan duyurular yapmış, fotoğraflar paylaşmıştı. Peki ne oldu? Gökçek, oğlunun milletvekili adayı gösterilmemesinin şokunu atlatmaya çalışırken bir darbe de yargıdan almış oldu.”HaberTürk
1.3 Milyon Kişinin Borcu Dondurulacak
1.3 milyon Bağ-Kur'lunun borçlarını donduran tasarı Meclis'ten geçti. Daha önce prim borcunu taksitlendirenler de bu haktan yararlanabilecek.2 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan 1.3 milyon Bağ-Kur'luyu ilgilendiren ve cumartesi günü TBMM'de kabul edilen torba yasa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.Yasaya göre, dondurulmuş olan borçları ileride ödemek için başvuru yapıldığında, bir kısmı ödenip tamamı ödenemediği takdirde, eksik ödenmiş kısım 'faizsiz' olarak iade edilecek.Borcunu yapılandıranlar Bağ- Kur prim borçlarını dondurma hakkından yararlanabilecek. Yasadan yararlanmak istediğiniz takdirde 8 senelik prim borcunuz ve sigortalılık süreniz dondurulacak.Eğer sigortalı ileride ekonomik durumunu düzeltirse, prim borçlarını ödeyerek sigortalılık süresini ihya edebilecek, yani canlandırabilecek. Borçlu sürelerin prim tutarları brüt asgari ücret ile bunun 6.5 katı (1201.5 TL ile 7 bin 809.75 TL) arasında değişen tutarlarda olmak üzere sigortalının kendisi tarafından belirlenecek.Uygulamanın nasıl olacağına ilişkin vatandaşların kafasındaki soruların yanıtları:SSK STATÜSÜNDE EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ-1985 yılında Bağ-Kur'lu olarak çalışmaya başladım. 2008 yılına kadar primimi düzenli ödedim. 2008'de işlerim bozulunca o tarihten sonra ödeyemedim. 2011'de ise dükkânımı kapatıp işçi olarak çalışmaya başladım. Borcum dondurulunca Bağ-Kur'lu olarak mı SSK'lı olarak mı emekli olurum?1 Ekim 2008'den önce işe başlayanların hangi statüde emekli olacağı son 7 yıl içerisinde çalıştığı statüye bağlı. 7 yıldaki 2520 günlük prim süresinin en az 1261 gününde SSK'lı olarak çalışanlar, SSK statüsünde emekli olabiliyorlar. Bu süreyi doldurduğunuz için SSK statüsünde emekli olabilirsiniz.HEMEN AYLIĞINIZI BAĞLATABİLİRSİNİZ-Geçen yıl çıkarılan yasadan yararlanıp Bağ-Kur borcumu yapılandırdım ama ödeyemiyorum. Zaten prim günü de lazım değil. Borçlarımı dondurma hakkım var mı?Borcunu yapılandıranlar Bağ- Kur prim borçlarını dondurma hakkından yararlanabilecek. Eğer borçlar dondurulduktan sonra kalan prim günleri emekli olmanıza yeterliyse ve diğer koşulları da sağlıyorsanız yasa yürürlüğe girdikten sonra hemen emeklilik dilekçesi verip aylığınızı bağlatabilirsiniz.12 AYDAN AZ BORÇLAR YAPILANDIRILAMAYACAK-30 aylık borcumu yapılandırıp ilk taksitimi de ödedim. Bundan vazgeçip borcumu dondurursam ilk taksiti geri alabilir miyim?Yasaya göre, dondurulmuş olan borçları ileride ödemek için başvuru yapıldığında, bir kısmı ödenip tamamı ödenemediği takdirde, eksik ödenmiş kısım 'faizsiz' olarak iade edilecek. Yasada yapılandırma kapsamında ödenen paraların nasıl iade edileceği ayrıca düzenlenmedi. Fakat bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda SGK'ya yetki verildi. SGK'nın bu konuda bir düzenleme yapması bekleniyor.-20 yıl önce Bağ-Kur'lu çalışmamdan dolayı 4 aylık prim borcum bulunuyor. Bu borcu da dondurabilir miyim?Yasa, '12 ay ve daha fazla süreye ilişkin' borçlar için dondurma olanağı sağlıyor. Bu nedenle 4 aylık borcunuz için dondurma hakkından yararlanamazsınız.HİÇ ÇALIŞMAMIŞ SAYILACAKSINIZ-8 senelik Bağ-Kur prim borcum bulunuyor. Bu 8 senelik borç af mı olacak, yoksa sadece faizi mi silinecek?Yasadan yararlanmak istediğiniz takdirde 8 senelik prim borcunuz ve sigortalılık süreniz dondurulacak. Dolayısıyla o sürelerde hiç çalışmamış sayılacaksınız. Bu süreler emekliliğinizde de dikkate alınmayacak.TARIMDA ÇALIŞAN BAĞ-KUR'LU YARARLANABİLİRPrim borçlarını dondurma hakkından kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar (esnaf) ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakta olan Bağ-Kur'lular da yararlanabilecek.DAHA AZI YETSE BİLE TÜM BORCU İHYA GEREKECEKEğer sigortalı ileride ekonomik durumunu düzeltirse, prim borçlarını ödeyerek sigortalılık süresini ihya edebilecek, yani canlandırabilecek. Borçlu sürelerin prim tutarları brüt asgari ücret ile bunun 6.5 katı (1201.5 TL ile 7 bin 809.75 TL) arasında değişen tutarlarda olmak üzere sigortalının kendisi tarafından belirlenecek. Belirlenecek tutarın yüzde 32.5'i oranında aylık prim ödenecek.Örneğin 36 ay prim borcu bulunan bir kişi bu sürenin primini asgari ücret üzerinden ödemek isterse aylık 390.5 liradan 14 bin lira prim ödemesi gerekecek. Oysa aynı kişi 3 yıllık prim borcunu yapılandırdığında gecikme cezası silinmesine karşın geriye dönük 3 yıllık enflasyon farkı hesaplanarak eklenecek. Dolayısıyla daha üzerinde bir rakam çıkması söz konusu olacak.GEÇEN YIL FAYDALANANLARIN CEZALARI SİLİNDİGeçen yıl çıkartılan torba yasadan yararlanarak borçlarını yeniden yapılandıranların gecikme cezaları silindi. Ama onun yerine anaparaya enflasyon farkı eklendi. Bu şekilde yeniden yapılandırılan borçları üç yılda ödeme olanağı sağlandı. Bağ-Kur borçlarını dondurma olanağı sağlayan düzenleme ise dondurmanın yanı sıra isteyen kişilere de geçmiş borçlarını faizsiz olarak ödeme fırsatı veriyor.3 AYDA ÖDEME GÜCÜ OLANLARA YARARAncak bunda ödemenin üç ay içinde yapılması gerekiyor. Nakit ödeme gücü bulunan Bağ- Kur'luların yapılandırma yerine yeni yasadan yararlanarak ihya yolunu tercih etmesi önemli bir avantaj sağlayacak. Ayrıca yasaya göre, örneğin, 8 yıllık sigortalılık süresi dondurulan bir Bağ-Kur'lunun emeklilik için sadece 3 yıllık prim yeterli olsa bile canlandırabilmek için 8 yılın tamamını ödemesi gerekecek.1 MAYIS YENİ BİR BAŞLANGIÇYasaya göre, prim borcu dondurulan kişiler halen Bağ-Kur'lu olarak çalışmaya devam ediyorlarsa, yasanın Resmi Gazete'de yayımını izleyen ay başından itibaren sigortalılıkları yeniden başlatılacak. Cumhurbaşkanı'nın incelemesi için 15 günlük süre bulunan yasanın bu ay içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.Dolayısıyla, borcu dondurulup da halen Bağ-Kur'lu olanlar 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren yeni bir sayfa açacaklar. Bu tarihten sonra doğacak borçlarını aksatmamaları gerekiyor.BAĞ-KUR'A DEVAM EDENLER İÇİN...Prim borcu dondurulan Bağ-Kur'luların, bu sürelere ilişkin sigortalılıkları da dondurulacak. Dolayısıyla bu süreler emeklilik hesabında dikkate alınmayacak. Bu da, örneğin üç yıllık prim borcunu donduran Bağ-Kur'lunun üç yıl daha geç emekli olacağı anlamına geliyor.Bağ-Kur'lu ölünce ailesi emekli aylığı bağlatabilir...Prim borcu nedeniyle emekli olamadan yaşamını yitiren Bağ-Kur'luların eş ya da çocukları gibi hak sahipleri de bu yasa hükmünden yararlanarak emekli aylığı bağlatabilecekler.Daha önce dondurulan borçlar da kapsamda...Daha önce de çeşitli yasalarla borçlar ve sigortalılık süreleri dondurulmuştu. Bu yasayla, daha önce dondurulmuş sigorta süreleri bugünkü asgari ücret üzerinden prim ödenip canlandırılabilecek. (Kaynak: Habertürk)
Reklam
Kürt Televizyonlarına Siber Saldırı
Sterk TV, Med Nuce, Ronahi TV ve Mezopotamya Radyosu’nun prodüksiyon merkezine siber saldırı gerçekleştirildi.Belçika’nın Denderluuw kasabasında bulunan Sterk Tv, Med Nuce, Ronahi Tv ve Mezopotamya Radyo’nun prodüksiyon merkezi ve çevresine siber saldırı gerçekleştirildi. Yüksek elektrik voltajı verilerek gerçekleştirilen saldırı sonucu binanın kabloları eriyip yandı.Kürt televizyonlarının canlı yayınları siber saldırı yüzünden durdu.Bölgedeki elektrikleri kesen itfaiye ekipleri ve teknik servisleri, buna rağmen halen hatlarda yüksek voltajın bulunduğunu belirterek siber saldırıyı doğruladı.SoL
Reklam
Sherlock'un Çikolatadan Yapılmış Heykelini Yalayan Hayranları
Benedict Cumberbatch'i Sherlock filmi ile tanımıştık. Ünlü oyuncunun çikolatadan yapılan heykeli Londra'da bir alışveriş merkezine yerleştirildi ve farklı açılara yerleştirilen kameralar ile beklenmeye başlandı. Çikolatan yapılan heykelin hayranlar tarafından yağmalanması ise çok uzun sürmedi.
Snapseed Baştan Aşağı Yenilendi
Google'ın geliştirmeye devam ettiği fotoğraf düzenleme uygulaması Snapseed, baştan aşağı yenilendi.Milyonlarca kullanıcısının milyarlarca fotoğraf düzenleyip paylaştığıSnapseed, pek çok yeni özellikle birlikte 2.0 sürümüne güncellendi. Özellikle yeni logosu ve yenilenen arayüzü ile dikkat çeken Snapseed 2, Snapseed kullanıcılarını sevindirecek yeniliklerlerle duyuruldu.Sonradan odaklama, yeni kontrast ayarları, akıllı perspektif dönüşümü ve yeni filtrelerle güncellenen uygulama, belirtilene göre artık orjinal fotoğrafkalitesini daha iyi koruyabiliyor.Eskisine nazaran daha minimal bir logoya sahip olan Snapseed 2, yine eski haline kıyasla daha sade ve biraz daha kolay kullanılabiliyor.Hızlı ve stabil çalışmasıyla da pek çok fotoğraf düzenleme uygulamasındandaha başarılı olan Snapseed 2, ilk olarak AppStore'da yayınlandı.Android kullanıcıları için de kısa süre içinde güncellenecek uygulama, yeniözellikleri, arayüzü ve logosu ile çok daha fazla beğenilecek.ShiftDelete.Net
Reklam
Selahattin Demirtaş'ın Aile Fotoğrafındaki 'Hawar' Detayı
HDP Lideri Selahattin Demirtaş'ın, Diyarbakır'daki babaevini ziyaretinde dikkatli sanatseverlerin gözünden kaçmayan ''Çığlık'' ayrıntısı...HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, seçim kampanyası öncesi dün Diyarbakır'daki babaevini ziyaret etmişti. Eşiyle birlkte anne babası ve kardeşlerini ziyarete giden Demirtaş, basına ailece fotoğraf verdi. Bu fotoğrafa dikkatle bakanlar Demirtaş ailesinin evinde arka plandaki bir görüntüye takıldı.
Reklam
Kuyumcukent'te Büyük Yangın
Yenibosna’da bulunan Kuyumcukent’te çıkan yangın paniğe neden oldu. Çalışanlar yangın tüpleriyle alevlere müdahale ederken, itfaiyenin de çalışmalarıyla yangın kontrol altına alındı.Kuyumcukent’in dördüncü katında bulunan bir atölyede saat 12.00 sıralarında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede binanın çatısına kadar uzandı.
Cüneyt Özdemir'den 'Donsuz Geceler' Gafı
Ünlü sunucu, izleyicilerini güldüren bir gafa imza attı. Cüneyt Özdemir, soğuk havalardan dolayı 'don' tehlikesi ile karşı karşıya kalan çiftçiler için 'tüm çiftçilere donsuz geceler dilerim' dedi.Aynı gafı yıllar önce TRT ekranlarından Ersin İmer de yapmıştı...
Reklam