onedio
Borussia Dortmund'da Jurgen Klopp Dönemi Bitiyor
Borussia Dortmund, teknik direktör Jürgen Klopp'un 30 Haziran'da takımdan ayrılacağını resmen duyurdu.Tesislerde düzenlenen basın toplantısına katılan Klopp ve başkan Watzke, 2018'de biten sözleşmenin bu Haziran ayında sonlandırılacağını açıkladılar. Alman Bild gazetesinde yer alan habere göre, Klopp'un yönetime, 7 yıldır görev yaptığını ve yorulduğunu ifade ederek böyle bir  talepte bulunduğu paylaşıldı. Ayrıca 47 yaşındaki Alman teknik adamın, İngiltere  Premier Lig takımlarından da teklifler aldığı ileri sürüldü.Gazete, 2017-18 sezonu sonuna kadar sözleşmesi bulunan Klopp'u, bu  karara almaya götüren nedenler arasında bu sezonun çok kötü geçmesi, UEFA  Şampiyonlar Ligi'nde alınan başarısız sonuçlar, takım içinde futbolcularla  yaşadığı sorunlar ve yönetimle gelinen görüş ayrılıklarını gösterdi.Borussia Dortmund'un, Klopp'un yerine Thomas Tuchel'i düşündüğü de öne  sürüldü. 2009-2014 yıllarında Mainz'i çalıştıran Tuchel'e 4 yıllığına 20 milyon euroluk teklif yapıldığını iddia eden gazete, Tuchel'in bu nedenle Hamburg'un  teklifini geri çevirmiş olabileceğine değindi. Jürgen Klopp: 'Ayrılık kararım çok doğru'Jürgen Klopp ise ayrılık kararı ile ilgili, 'Aldığım bu kararın kesinlikle doğru olduğuna inanıyorum.Yorulduğum için bıraktığım doğru değil. Henüz hiçbir kulüple temasa geçmedim ama ara vermeyi de düşünmüyorum' şeklinde konuştu.Skorer
Ahmet Şık'tan 8 Soru ve Cevapta Ağrı'da Ne Oldu?
Diyadin’de birisi PKK’li iki kişinin öldüğü, 5’i asker 6 kişinin de yaralandığı olayın üzerinden 3 gün geçti.  Cumhuriyet muhabiri Ahmet Şık, bölgeye gitti ve çatışmanın ardındaki sır perdesini aralayacak soru ve yanıtları sıraladı.Çatışma bölgesinde ne yapılacaktı?11 Nisan’da, HDP ve DBP’nin organize ettiği bir fidan dikme etkinliği yapılacaktı. Etkinlik için bir platform kurulmuş, dikilecek fidanların çukurları bile kazılmıştı.Çatışmaya da sahne olan etkinlik alanı nerede?Tendürek Dağı’nın eteklerinde bulunan olay yeri Yukarıtütek köyünün iki kilometre kadar uzağında bulunuyor. 10-15 hanelik ve 45 seçmeni bulunduğu söylenen köy ise 1990’lı yıllarda JİTEM’in karargâhı olarak biliniyor. Köyle ilgili JİTEM’in kanlı infazlarının ve işkencelerinin yapıldığı olaylar halk arasında hâlâ konuşuluyor.Daha önce benzer bir etkinlik yapıldı mı?Benzer bir etkinlik geçen yıl da aynı bölgede gerçekleşti. Bölge halkı etkinliğe PKK’lıların katıldığının yetkililer tarafından bilindiğini ancak herhangi bir sorun çıkmadığını söyledi. Geçen yılki etkinlik için güvenlik kuvvetlerinin bir kaç kilometre gerideki Boyalan köyünde tertibat alıp alana gidenlere üst araması yaptıklarını belirten Diyadinliler, “Hatta bariktaların önünde hatıra fotoğrafı çeken arkadaşlarımızı ‘Orada örgütten gelenler de olacak fotoğraflarımızı vermeyin’ diye uyardılar. Yani PKK’nın oraya geleceğini biliyorlardı” hatırlatması yaptı.
WhatsApp Yepyeni Bir Görünüme Kavuşuyor
Android cihazlar yavaş yavaş Lollipop’a geçiş yapıyor ve uygulamalar da bu değişime ayak uydurarak materyal tasarım anlayışını benimsiyor. Uzun süredir söz konusu tasarıma geçiş yapması beklenen WhatsApp da yeni güncellemesiyle birlikte farklı bir görünüme kavuşuyor.WhatsApp’ın yeni güncellemesi uygulamanın arayüzünü çok daha sade bir hale getiriyor. Göz yormayan bir renge sahip olan uygulama, menüler arasında gezinmeyi de kolaylaştırıyor. Ayrıca materyal tasarıma sahip her uygulamada olduğu gibi üst taraftaki bildirim çubuğu WhatsApp ile aynı renge bürünerek bütün bir kullanıcı deneyimi sunuyor.Yeni güncellemenin detayları henüz ortaya çıkmış değil. Zira yeni güncelleme henüz Google Play’de yerini almadı. Ancak eğer güvenlik sorunları sizi endişelendirmiyorsa uygulamanın APK‘sını buradan cihazınıza kurabilir ve güncelleme gelmeden önce yeni tasarıma göz atabilirsiniz.LOG
Reklam
Trabzonspor Egemen Korkmaz'ı İstiyor
Fenerbahçe’de gönderilecek oyuncular arasında yer alan 32 yaşındaki Egemen Korkmaz için Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal’ın tekrar devreye girdiği iddia edildi.Bu sezon sakatlığı nedeniyle fazla forma şansı bulamayan, Süper Lig’de sadece 12 maçta oynayan 32 yaşındaki futbolcunun Fenerbahçe ile yolları ayırması gündemde.Başkan Aziz Yıldırım’ın çok arzuladığı gençleştirme operasyonunun kurbanlarından olan Egemen’e şu ana kadar sözleşme uzatma teklifi gelmedi. Bu nedenle de işini şimdiden garantiye almak isteyen başarılı defans oyuncusunun, menajerler aracılığıyla görüşmelere başladığı öğrenildi.2008 yılında Bursaspor’dan Trabzonspor’a transfer olan Egemen, o dönem Ersun Yanal’ı kıramamış ve teklifini hemen kabul etmişti.Karadeniz ekibiyle sözleşmesi sona erdiği zaman dönemin futboldan sorumlu yöneticisi Nevzat Çakar’la görüş ayrılığı yaşamış ve sözleşme uzatmamıştı. Ardından Beşiktaş ’ın yolunu tutan Egemen’in Trabzonspor camiası ve taraftarına bir ön yargısı bulunmuyor.Ersun hocayla Fenerbahçe’de de birlikte çalışan Egemen’in, Trabzonspor’a dönmeye hayli sıcak baktığı da gelen haberler arasında. Fanatik
Reklam
Robotlar Tarafından Yönetilmek İçin 22 Geçerli Neden
Bilim kurgu filmlerinde gördüğünüz zalim robot klişelerini bir kenara bırakın. Yaşadığınız toplumdaki siyasilerin, iş yerindeki müdürlerin, emniyet teşkilatındaki polislerin kısacası sizi yöneten herkesin ROBOT olduğunu hayal edin.MYP- Makinelerin Yükselişi Partisi gururla sunar..Neden bizi seçmelisiniz?
Akdoğan: ‘Böyle Türkiye Partisi Olunmaz’
HDP’nin “PKK’nın yerleşim yerlerinden çekilmesi” çağrısı yapması gerektiğini söyleyen Akdoğan, “Öbür türlü herkes diyecek ki ‘silah marifetiyle oy aldılar.’ Bu da HDP oylarına şaibe karıştırır” dediÇözüm sürecinin ana aktörlerinden Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Ağrı Diyadin’de yaşanan 4 askerin yaralandığı, 5 PKK’lının öldüğü olay ve ardından yaşanan siyasi tartışma konusunda, Milliyet'ten Serpil Çevikcan'ın sorularını yanıtladı.Akdoğan’ın çözüm sürecinin geleceği, seçim güvenliği ve HDP-hükümet ilişkileri açısından kritik bir eşik olan, HDP’nin, “hükümetin provokasyonu” olarak nitelendirdiği Ağrı olayı konusunda yaptığı değerlendirmeler şöyle:SİLAH GÖLGESİNDE KAMPANYABurada açık olan şu; HDP burada bir takım etkinlikler yapıyor. Bu etkinliklerde sorun silahlı unsurların işin içine bulaşması. Yani silahlı unsurlarla buluşma şölenine çeviriyorlar. Bu silahlı adamlar orada propaganda yapıyor. Bunu da seçimde kullanıyorlar. Aslında bu, silahın gölgesinde seçim kampanyası yürütme işi. Bunu da kanıksatmaya çalışıyorlar. ‘Burada silahlı adamlar dolaşabilir, istedikleri zaman propaganda yapabilirler, biz de bunlarla buluşuruz. güvenlik güçleri hiç bu işe karışmasın’ diyorlar. Sanki normal bir şeymiş gibi. Böyle bir şey olmaz.YERLEŞİM YERLERİNİ TERK ETSİNLER Vatandaşın iradesine ipotek koymaktır bu. Neticede orada bir illegalite var. Güvenlik güçleri elbette ona müdahale etmek durumunda. Askerin buna temas etmesini provokasyon olarak algılıyorsun. Bir etkinlik var, en basitinden çevre güvenliği alması lazım. ‘Asker buraya gelmesin, gitmesin, karışmasın’, böyle bir şey olabilir mi? Bu kanıksatılabilecek bir şey değil. Normal görülemez, kabul etmeyiz. Öncelikle silahlı unsurların, teröristlerin, yerleşim yerlerini terk etmesi gerekir. Bunlar, halkın olduğu yerleşim yerlerinden tamamen çekilmeli. Sen orada bir illegalite üretirsen devlet de müdahale eder. Bu süreçte, kanıksatmaya çalıştıkları o. Elinde silah ortalıkta dolaşıyor, propaganda yapıyor. ‘Süreç var, kimse ilişmesin, hadise, çatışma çıkar’. Çatışma çıkmasını istemiyorsan, elinde silah dolanmayacaksın. Ondan sonra yaygara çıkarıyorsun. ‘Bu eylemsizlik, ben elimde silah her yerde dolaşırım, kimse bana dokunmasın, çatışma çıkmasın’. Olur mu böyle mantık? Eylemsizlik diyorsan, bütün silahlı yapılar yerleşim yerlerini terk edecek, bir temas olmayacak. Burada devlet kamu düzenini sağlayacak. Silahlı bir takım adamların vatandaşın iradesine baskı kurmasını kabul edemeyiz.İKİSİ BİRARADA YÜRÜYEMEZ Terörist halka karışır, etkinlik yaparsa provokasyon budur. Mantığı tersinden kuruyorlar. Böyle bir siyaset olmaz. Askerin hassasiyeti siviller zarar görmesin diye. Bu olay ateş açılmasıyla başladı. ‘Güvenlik güçleri buraya giremez, müdahale edemez.’ Kurtarılmış bölgeymiş gibi ateş açıyor. asker kendisini savunuyor, yapması gerekeni yapıyor. Bu temel bir paradoksudur HDP’nin. Bir tarafta silahlı adamlar olacak, bir taraftan da demokratik bir yarış verdiklerini söyleyecekler. İkisi bir arada yürüyemez. Demokrasi, siyaset diyorsan, bunlardan elini eteğini çekeceksin. İkisi bir arada olursa ben oy alırım diyorsan bu çıkmaz sokaktır.TÜRKİYE PARTİSİ MİSİN, ÖRGÜT PARTİSİ MİSİN? Doğuda oy almak için bir şekilde baskı kurmak, gerilim üretmek, silahlı unsurları bir şekilde işin içine katmak istiyorlar. Batıda da tam tersi bir görüntü vermek istiyorlar. İkisi bir arada gitmez. En ufak bir olayda da gitmeyeceği görülüyor. Sen Türkiye partisi misin, örgüt partisi misin? Böyle Türkiye partisi olunmaz.Hem örgüt partisi olayım silahtan güç alayım hem de Türkiye partisi olayım demokratik söylemlerde bulunayım. Bu ışıkla karanlık gibi. Işık varsa karanlık olmaz. Madem demokrasi var, buna inanıyorsun demokratik mücadele veriyorsun, diğerini kategorik olarak reddedeceksin, yanına yörene de bulaştırmayacaksın. Elinde silah olan adama, askere kurşun sıkan adama çiçek çocuk muamelesi yaparsan, demokrasiye de hukuka da inanmıyorsun demektir. Bunu kanıksatmak, normalleştirmek mümkün değil. Kendisi zihnen bunu ayırmalı. Örgüt belirlerse senin siyasetini, milletvekili listeni, kampanyana örgüt müdahale etmeye başlarsa, örgütün uzantısı, propaganda kolu gibi olursun. Örgütün partisi olursun. Türkiye partisi olma söylemin inandırıcılığını kaybeder. Teröristle buluşma şöleni yapacağına, halkla buluşma programı yap.HDP, ‘TERK ET’ ÇAĞRISI YAPMALI Seçim güvenliği bu süreçte çok önemli. Tek bir vatandaşımızın iradesinin bile sandığa uygun şekilde yansımasını sağlamak için tedbirlerin alınması gerekiyor. Silahın gölgesinde çalışma yürütmek seçime gölge düşürmek olur. ‘Askerin, hükümetin provokasyonu vs, HDP’yi zorda bırakmak için yaptılar’. Böyle bir şeye niye ihtiyacımız olsun? İnsanların ölmesine müsamaha gösterebilir miyiz? ‘Bir tek askerin bir damla kanına 550 milletvekilini değiştirmeyiz’ dedik. Hangi insan olursa olsun. 44 bin insan hayatını kaybetti. Bir damla daha kan akmasın diye bu süreci başlattık. ‘Hükümet kan aksın, bundan nemalanayım diye çalışıyor.’ Nemalanayım diye çalışmıyor, sen hâlâ silahtan medet umuyorsun, silahtan medet umarak demokratik mücadele verilemez. Burada pozisyonunu, tavrını belli edeceksin. HDP’nin çağrı yapması lazım. Bütün bu unsurlar çekilsin, halktan uzaklaşsın, şehirleri terk etsin. Milletin iradesi hür bir şekilde ortaya çıksın. Sen niye bunlardan medet umuyorsun?BASKI KALKSIN, GÖRECEKLER KİMİN HAKKIYLA NE OY ALDIĞINI Bunların bildiği yöntem bu. Eskiden beri HDP, silahın gölgesinde oy almak istedi. Köylere baskı kuruldu, ‘Buradan bir farklı oy çıkarsa şöyle yaparız, böyle yaparız’ denildi. Hep bu tehdit üzerine siyasi güç devşirmeye çalıştılar. Bildikleri yol bu olduğu için bölgede yine bunu yapıyorlar. Bıraksınlar, vatandaş hür şekilde iradesini ortaya koysun, görelim bakalım ne kadar destek bulacaklar? Öbür türlü şu kadar oy aldık demelerinin inandırıcılığı yok. Silah zoruyla alınan oyla hava atamazlar oy aldık diye. Bunları tamamen terk edecekler, silah baskısı devre dışı kalacak, o zaman görecek, kimin ne kadar hakkıyla oy aldığını.SENİN YAPTIĞIN PROVOKASYON Daha önce de bunu yaşadık. Kobani olaylarında benzer çağrı üzerine olaylar çıkmadı mı? Bu yüzden devleti, güvenlik güçlerini suçlamalarının hiçbir anlamı yok. O zaman buna zemin oluşturmayacaksın. Yani ‘ben her türlü illegaliteyi yapayım ama devlet karışmasın, karışırsa provokasyon olur’. Bu kabul edilemez. O zaman senin yaptığın da provokasyon. O zemini hazırlayan sensin. Sen HDP olarak kendine güvenmiyorsun. Hala silahtan medet umuyorsun demektir.VALİLER GEREĞİNİ YAPACAKLAR İç Güvenlik Paketi bir ihtiyaca binaen çıktı. Kamu düzenini sağlama ihtiyacı daha çok belirginleşti. Arazide tedbirlerin daha da arttırılması vatandaşın talebidir. Seçim güvenliğini sağlamak için güvenlik tedbirlerini almak gelmek gerekiyor. Güvenlik tedbiri insanlara ‘gidin şuraya oy verin’ anlamına gelmiyor. Ama diğeri o anlama geliyor. Sen silahla, baskıyla orada görüntü yaptığın zaman insanların iradesini şekillendirmek anlamına geliyor. Seçim güvenliği konusunda hangi tedbir gerekiyorsa valiler onların alınması için irade ortaya koyuyorlar, bundan sonra da aynı iradeyi koyacaklar. Biz artık şunu duymak istemiyoruz; bir köyde yüzlerce oy bir kişi tarafından kullanılacak, yarım saatte bütün oylar kullanılacak, göstermelik olacak, oralara baskı kurulacak vs. Bu demokrasi değildir. Bir kere buna son verilmesi lazım. Valiler elbette bunun tedbirini almak zorundalar. Vatandaşın iradesi, oyu namustur. Bunu devlet korumak durumundadır. Bu konuda müsamaha gösterilmeyecek. Herkes hür bir şekilde iradesini ortaya koyacak, kimse kimseyi tehdit etmeyecek, şantaj yapmayacak, devlet de gerekli tedbirleri alacak. Bu olması gerekendir, provokasyon falan da değildir. Provokasyon bunun tersidir. HDP, illegaliteyi normalleştirmeye çalışmayacak.HDP, KİRLİ İTTİFAKA KENDİNİ KULLANDIRIYOR HDP’nin silaha sahip çıkma konusundaki tavrı değişmedi. Sadece ‘adı konulmasın, bir sorun yaşanmasın, biz bir şekilde silaha sahip çıkmaya devam edelim’ yaklaşımındalar. Bunu kabul etmeyiz. Normalleştirmeye çalışıyorlar. Buna müsamaha edilmeyecek. Selahattin Demirtaş nasıl cumhurbaşkanlığı sürecinde bir proje olarak ortaya çıktıysa HDP de bir proje gibi kendini kullandırtmaya çalışıyor. Ak Parti karşıtı Erdoğan karşıtı konsorsiyuma bir şekilde kendini kullandırtarak, ‘Ancak ben bunun devrilmesini sağlayabilirim’ şeklinde kirli bir ittifak bu. Şimdi bu güçler HDP’yi kullanmaya çalışıyor. Bir şekilde barajı geçerse hükümete nasıl zarar veririz diye. Ama bu proje bu tür olaylarla, HDP’nin gerçek yüzü ortaya çıktıkça da yara alıyor.SÜREÇ, PKK’YI HDP’YE EKLEMLEME SÜRECİ DEĞİL Çözüm sürecinden dolayı zaten çok rahatsız olan, uluslararası güç odakları, çevreler olduğunu biliyoruz. ‘PKK bir şekilde Türkiye’yi rahatsız etmeye devam etsin, biz onu bölgede kullanırız’ gibi süreçten rahatsızlık duyduklarını biliyoruz. Bir de buna seçim eklenince başka mekanizmalar da devreye girdi Ak Parti’ye karşı ne yapılabilir diye. Elde de kala kala bu kaldı. Diğer bütün aktörleri şimdiye kadar kullandılar. Şimdi de HDP’yi ve PKK’yı kullanıyorlar. Ama neticede PKK, HDP ilişkisi bu düzeyde oldukça, birlikte arazide çalıştıkça bu tür sorunlar yaşanmaya devam eder. HDP’nin net bir şekilde pozisyonunu alması lazım. Silahtan medet ummadan siyaset yapmayı öğrenmesi lazım. Biz bunu normal görüp kabul edemeyiz; ‘Bunların ilişkisi var, bunlar içiçe geçebilirler, bölgede birlikte çalışabilirler.’ Çözüm süreci PKK’yı HDP’ye eklemleme süreci değil. Yaşananlar bir kere çözüm sürecinin ruhuna aykırıdır. HDP önce buna baksın. Çözüm sürecinde samimiyse illegalite, silahlı unsurlar, baskı, şiddet vs. ile arasına mesafe koysun.GERİYE GİDİŞTİR Çözüm sürecinde kararlılığımız devam ediyor. Öcalan’ın silah bırakma çağrısına Kandil ayak diredi. Ondan sonra bir açıklama yapıldı ama kongre toplanması vs. seçimden önce görünmüyor, somut adım beklemiyorum. Ama toplumsal destek ve talep var. Bir an önce örgütün silah bırakması, kongre toplaması gerekiyor. Ama terörist unsurların şehir merkezlerine girmesi, halka propaganda yapması, illegaliteyi devam ettirmesi geriye gidiştir.DEVLET BUNA İZİN VERMEZ Güvenlik güçleri halkın güvenliğini sağlamak için her şeyi yapacak. Tek bir vatandaşın iradesi bizim için kutsaldır. Bu Ak Parti’nin oy hesabıyla yapacağı bir şey değil. Bunun neresi provokasyon? Provokasyon oraya terörist unsurları sokmaktır. HDP’nin yapması gereken propagandayı sen elinde silahı olan unsurlara yaptırırsan devlet buna izin vermez.KENDİLERİ BARAJI AŞACAKLARINA İNANMIYORLAR HDP barajı aşacak diye bir korkumuz hiç yok. Kendilerinin de barajı geçebileceklerine inandıklarını sanmıyorum. Türkiye’de Kürt vatandaşlarımızın nüfusu belli, HDP’nin aldığı oy da belli. Niye bu noktada bir gelişme kaydedemedi? Bırakın Türkiye nüfusunun genelinden oy almayı niye Kürtler’in oyunu bile almayı beceremiyor. İşte bu yapısından dolayı. HDP’nin ve PKK’nın zihniyeti, bölge halkının benimseyeceği, onun hamuruna uygun bir zihniyet mi? Marksist, Leninist, ateist, dibinde ot bitirmeyen, her türlü baskıyı yapan. Orada baskı yaptığı vatandaş Kürt değil mi? Örgüt Kürt halkına zulmeden bir yapıya dönüşmüş durumda. Ben barajı geçebileceklerine hiç ihtimal vermiyorum. Gerçek yüzleri böyle ortaya çıktıkça da tabi daha zor. Ama böyle bir şeye devletin de Ak Parti’nin de ihtiyacı yok. Biz güvenlik tedbirlerini alacağız. 7 Haziran’da da kimin ne kadar oy alacağını göreceğiz. Bundan bizim bir endişemiz yok. Endişesi olacaksa CHP’nin endişesi olsun. CHP de kolkola girip orada birlikte hareket edeceklerine, kim kendi altını oyuyor ona baksın.SÜREÇ AK PARTİ OLDUĞU İÇİN VAR (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, daha önce 400 milletvekili isterken, 330 vekille de referanduma gidilebileceğini söylemesi konusunda) Bu, anayasa değişikliği 330’la da mümkün olduğu için söylenmiş bir söz. Yoksa bunu alırız, almayız anlamında değil. HDP barajı geçmediği takdirde zaten çok rahat anayasayı değiştirecek bir güce ulaşacaktır Ak Parti. Ak Parti’nin çok fazla sayıda milletvekiliyle ve güçlü bir şekilde seçimden çıkması, çözüm sürecinin geleceği açısından da çok önemli. Çözüm süreci olacaksa, Ak Parti güçlü olduğu için olacak. Yeni anayasanın yapılması, çözüm sürecinin başarıya ulaşması, bunların hepsi Ak Parti’nin güçlü bir şekilde sandıktan çıkmasına bağlı. Ak Parti zayıf olursa çözüm süreci başarıya ulaşabilir mi? HDP olduğu için çözüm süreci yok, Ak Parti olduğu için var. Ak Parti güçlüyse bu süreç bir yere gider, HDP güçlüyse bir yere gitmez.İLLEGALİTE SONA ERMELİ Seçime gölge düşmesin istiyorlarsa silahlı unsurlara buralardan uzaklaşması yönünde çağrı yapmaları lazım. Öbür türlü herkes diyecek ki ‘silah marifetiyle bu oyu aldılar.’Bu HDP’nin aldığı oylara şaibe karıştırır. ‘Göğsünü gere gere ben bu oyu aldım arkadaş’ demek istiyorsa, terörist unsurların tamamının orayı terk etmesi, propagandaya karışmaması, illegaliteye son vermesi lazım.ÖNDER'E YANITBaşbakan Yardımcısı Akdoğan, seçimde, Ankara’da aynı bölgede yarışacağı, İmralı heyetinde de yer alan HDP’li Sırrı Süreyya Önder’in, “Tek rakibim Türk Hava Yolları, Yalçın malçın tanımam” sözüne, “O’nun beni tanımamasının bir anlamı yok ama ben O’nu tanımazsam bir anlamı olur” yanıtını verdi.Kaynak: Milliyet
İşte CHP'nin 6 Seçim Vaadi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 19 Nisan’da ATO Kongre Merkezi’nde açıklayacağı Seçim Bildirgesi’nin duyurusunu, Atatürk’ün hazırladığı Amasya Genelgesi’nden izler taşıyan davet mektubuyla yaptı. Hürriyet gazetesinden Okan Konuralp'in haberine göre Kılıçdaroğlu “Hayallerdeki Türkiye’yi gerçek yapmak için 2015 yılı bir umut yılıdır. Bu umut yılını zafer yılı yapacak olansa bizlerin ortak mücadelesi, azim ve kararlılığı olacaktır. Bu mücadelenin başlangıç adımını, seçim bildirgemizi açıklayacağımız ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’ toplantısıyla hep birlikte atacağız” dedi.
Reklam
Erdoğan: 'Bizim Üzerimizde Soykırım Diye Bir Leke Yok'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bizim üzerimizde soykırım diye bir leke, gölge söz konusu değil. Türkiye'nin böyle bir vebali asla kabul etmesi mümkün değildir' dedi.Kazakistan'da 2 günlük temaslarda bulunacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, havaalanında açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Benim ülkemde 100 bin Ermeni var. Bunların hiçkimseden bir farkı yok. Bu konuda savunma yapmaya ihtiyacımız yok.' dedi.Erdoğan, 'Bu konuda diğer devletlerin yada milletlerin yaptığı değerlendirmelerinde kıymeti yok. Bunlar bir kulağımızdan girer öbüründen çıkar.' ifadelerini kullandı.'SOYKIRIM LEKEMİZ YOK'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan yolculuğu öncesi yaptığı açıklamalar sırasında kendisine yöneltilen 'AP parlementosunda 'Ermeni soykırım' yasa tasarısı oylanacak. Oylanması durumunda AB ile ilişkiler ne olur?' sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Burada ne tür bir karar verirler bilemem. Millet olarak medya olarak neden savunma durumunda duruyoruz. Benim Cumhurbaşkanı olarak bizim soykırım gibi bir lekemiz yok.' cevabı verdi.'BİZİM ÜLKEMİZDE 100 BİN ERMENİ VAR'Erdoğan, 'Şu anda benim ülkemde vatandaş ve vatandaş olmayan 100 bin Ermeni var. Biz ülkemizdeki Ermeni vatandaşlarımıza karşı olumsuz bir muamele oldu mu? Şu anda bizim dininde, yaşamında ne zorluk var? Bizim vatandaşımız olmayan Ermeniler var bunları deport edebiliriz ama etmiyoruz. Van'daki Akdamar Kilisesi'nin tüm imar işleri devlet tarafından yapıldı. Başkalarının değerlendirmeleri önemli değil. AP parlemanotusu ne karar alırsa alsın bir kulağımdan girer diğerinden çıkar. Amerika'yla da bunları konuşuyoruz. Meclis Başkanı gelmişti o da bizim gibi düşünüyor.' diye konuştu.AĞRI RAPORUNA SERT ÇIKTICumhurbaşkanı Erdoğan Ağrı'da yaşanan çatışmayla ilgili HDP'nin yayınladığı raporla ilgili de 'Ben devletin resmi kurumlarının raporlarına bakıyorum. Dört askerimiz orada yaralanmış. Ne yapacaklar sessiz mi kalacaklar? Beş tane bölücü terör örgütünün elemanı öldü. Biz yaralılarımızı orada bırakmışız bunların parti mensupları yardım etmiş. Böyle bir şey olur mu? Helikopterimizi kurşunladılar. Bunlar çözüm süreci gibi bir dertleri yok.' dedi.'TERÖR ESTİRMEYE BAŞLADILAR'Erdoğam , '7 Haziran seçimleri başladı. Yine terör estirmeye başladılar. Kendilerine zemin hazırlıyorlar. Eşbaşkan olarak ortalıkta dolaşan zat şahsıma meydan okumalar sen kendi işine bak. Bir bakıyoruz bu işin arkasında bunlar var.' ifadelerini kullandı.Ajanslar
Duracell'den iPhone'a Özel Kablosuz Şarj
Android kullanıcılarının uzun bir zamandır kullanmış olduğu kablosuz şarj özelliği bir türlü iPhone ’a gelememişti. Çeşitli firmalar bu konuda girişimde bulunsa da başarısızlık ile sonuçlanmıştı. Bugün pil üreticisi olarak tanıdığımız Duracell firması iPhone ile uyumlu kablosuz şarj aparatını satışa sundu.Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru tanıtılan ve küçük boyutu ile şaşırtan Powermat Rings aparatı sayesinde Powermat standına iPhone ’u koyarak kablosuz şarj edebileceksiniz. Bu aparat ile ayrıca anlaşmalı olan mekânlarda sadece küçük Powermat Rings’i yanınıza alarak yine iPhone’u kablosuz olarak şarj edebilirsiniz.iPhone ve Android cihazlar ile uyumlu olan Powermat Rings 54 dolara Amerika’da satışa sunulmuş durumda. Bu aparatın ülkemize gelip gelmeyeceği konusunda henüz bir bilgi bulunmuyor.ShiftDelete.Net
Avrupa Ligi'nde Çeyrek Final Heyecanı Başlıyor!
İspanya'nın Sevilla, Rusya'nın Zenit, Belçika'nın Club Brugge, Almanya'nın Wolfsburg, Ukrayna'nın Dnipro ve Dinamo Kiev, İtalya'nın Fiorentina ve Napoli takımları, yarı finale çıkmak için mücadele edecek.UEFA Avrupa Ligi çeyrek final ilk karşılaşmalarının tamamı TSİ 22.05'te başlayacak. Rövanş maçları ise 23 Nisan Perşembe günü oynanacak.Maçlar şöyle:Sevilla-ZenitClub Brugge-DniproDinamo Kiev-FiorentinaWolfsburg-NapoliRadyospor 
Reklam
"Slaven Bilic, Büyük Hedefler İçin Buraya Kadardı. Sergen Yalçın'ın Bir İki Senesi Var"
Beşiktaş Kulübü eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Yıldırım Demirören yönetiminde Futbol Şube Başkanlığu yapan Celal Kolot, gündemi değiştirecek açıklamalarda bulundu.TV Em'e özel konuşan Celal Kolot, Hırvat teknik adam Slaven Bilic'in artık takımdan gitmesi gerektiğini ve Sergen Yalçın'ın bir iki sene içerisinde Beşiktaş'ın başına geçeceğini söyledi.Siyah beyazlı ekibin sakatlık soruna da değinen Celal Kolot, Ertuğrul Karanlık'ın doktor ehliyeti olmadığının altını çizdi ve 'Beşiktaş'ın dokturu, doktor değil' yorumunu yaptı.Deneyimli futbol adamı son olarak, Türkiye'ye şikeyi Galatasaray'ın getirdiğini söyleyerek sarı kırmızılı ekibi, çocukluğunun şampiyonluklarını çalmak ile suçladı.İŞTE CELAL KOLOT'UN AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI'FİKRET ORMAN, 40 VASAT TRANSFER YAPTI''Beşiktaş, oynadığı futbol ile şampiyon olabilir ancak eldeki kadronun bu işi kaldırabilecek kapasitede olduğunu sanmıyorum. Bu yüzden de Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bir adım önce olduğunu düşünüyorum. Son iki sene içerisinde kaçırdığımız şampiyonluk ve ikincilikler ile Beşiktaş bir stat parası kaybetmiştir. Olimpiyat stadında gerekli hazırlıklar yapılmadı ve şampiyonluk belki de stad konusu yüzünden kaçacak.'Kadroyu yetersiz görüyorum, en az tane çok kaliteli yani en kötüsü Demba Ba kadar kaliteli oyuncuların alınması lazım. Daha sonra da ilk olarak derbileri kazanarak başlayalım ondan sonra Şampiyonlar Ligi ve şampiyonlukları alalım. Fikret Orman FEDA diye başladı ama aşağı yukarı 40'ın üzerinde vasat oyuncu transfer etti.'DOKTOR EHLİYETİ YOK'Beşiktaş Kulüp doktoru, doktor değil. Tamam fizyoterapist ancak doktor değil. Doktor ehliyeti yok. Sakatlıkları 4-5 haftada geçecek diye söylüyor daha sonra iki haftada iyileştiriyor. Bu tamamen kandırmacadır. Ertuğrul Karanlık'ı Fenerbahçe'den de tanıyorum ama fizyoterapiste doktor demek Beşiktaş gibi bir kulübe yakışmıyor.'TÜRKİYE'YE ŞİKEYİ GALATASARAY GETİRMİŞTİR'Türkiye'ye şikeyi Galatasaray getirmiştir. Bu bir gerçektir. Galatasaray, benim çocukluk şampiyonluklarımı çaldı. O zamanlar teşvik primi vardı, doğan arabalar ve bavullar ile paralar falan vardı. Galatasaray'ın bu işi çok iyi yaptığını biliyorum. Stattan eve kaç kere ağlayarak gittiysem sebebi budur.'BILIC İLE BURAYA KADAR...'Bilic ile buraya kadar olur ancak. Beşiktaş'ın bir üst seviyeye geçmesi lazım. Büyük hedefler için Slaven Bilic buraya kadardı. Sergen Yalçın gelecek tabi ki ancak bir iki yıl daha pişmesi lazım.Sporx
Reklam
LDP Genel Başkanı Cem Toker'in İnci Sözlük'teki İlginç Sorulara Verdiği İlginç Cevaplar
Liberal Demokrasi Partisi Başkanı Cem Toker, İnci Sözlük'te yazarların sorularını yanıtladı. Yanıtı merak edilen, ilginç sorulara Toker tüm samimiyetiyle yanıt verdi... LDP Genel Başkanı'nın ilk mesajı şu şekilde oldu;Merhaba ben Cem Toker, Türkiye'nin özgürlükçü tek partisinin genel başkanı. İnternet yasakları, ifade özgürlüğü, eğitim, iş bir partinin ilgilenmesi gereken her konuda siz İnci yazarlarından soruları alayım. * Hepinize teşekkürler    Kaynak
Nokia, Alcatel-Lucent'i 15.6 Milyar Euroya Satın Aldı
Cep telefonu birimini toplamda 5.4 milyar dolara Microsoft’a satan Nokia, büyük bir çıkış yaparak Fransız telekomünikasyon devi Alcatel-Lucent‘i 15.6 milyar euro (16,6 milyar dolar) bedelle satın aldığını açıkladı. Nokia, yapılan açıklamaya göre Alcatel-Lucent’i tamamen hisse paylaşımıyla bünyesine katmayı başarmış ve Alcatel-Lucent hissedarları toplamda Nokia’nın yüzde 33.5 ‘ine sahip olmuş.Regülasyonlar açısından nihai imzanın 2016’da atılması öngörülürken, Nokia’nın Ericsson ve Huawei karşısındaki rekabeti kızıştıracak hamleler görmemiz mümkün. Amerika merkezli Bell Labs dışındaki tüm birimler Nokia çatısı altında toplanacak.New York borsasında Alcatel Lucent’in piyasa değeri (ALU) yüzde 13.3 artışla 11,57 milyar dolara çıkarken, Nokia’nın değeri de yüzde 4’lük bir düşüşle 30.43 milyar dolara gerilemiş.IP bağlantılı dünyada yeni bir yer almak isteyen ve newconnectivity.com altında özellikle 5G’ye dönük hedeflerini paylaşan Nokia, artık 40 bin AR-GE mühendisiyle bu yeni dünyada yeni bir güç olacağını gösteriyor.Diğer yandan Nokia, 2014 sonunda yeni teknoloji ürünleriyle hayatımıza girmeyi düşündüğünü paylaşmış ve Kasım 2014’te Androidli tableti Nokia N1’i tanıtmıştı. Haritacılık tarafında HERE uygulamasını Android’e taşıyan şirket, milyonlarca kez indirilen uygulamanın iOS sürümünü yayınlayacağını açıklamıştı ancak HERE işinin de satılmasının gündemde olduğu söyleniyor.Finlandiyalı şirket bu satın almayla en azından şebeke altyapısı olarak hayatımızda yine varolmaya devam edecek. Nokia CEO’su Rajeev Suri’nin öne çıkan bir isim olup olmayacağını da zaman gösterecek.Webrazzi
Financial Times: Ankara Artık Güvenilir Görülmüyor
İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'nin artık güvenilir bir ülke olarak görülmediğini yazdı.Gazete bugün dört sayfalık özel bir Türkiye eki yayımladı.Financial Times'ın uluslararası ilişkiler editörü David Gardner'ın ekteki yazısının başlığı, 'Ankara artık güvenilir görülmüyor'.David Gardner yazısına şu satırlarla başlıyor:'Türkiye dört yıl önce Orta Doğu'da istikrarın temel taşı olarak görülüyordu. Kökleri siyasi İslama dayanan pragmatik bir hükümetin yönetiminde Nato ittifakının sadık bir üyesiydi, Avrupa Birliği üyeliğine de adaydı. Dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Batı'da, dış güçlerin şekillendirme çabalarına karşı koyan bölgenin en güvenilir ismiydi...Şimdi tüm bunlar çok uzun bir zaman önceymiş gibi görünüyor...'
SpaceX Roketi Fırlatıldı
Uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX'in Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) malzeme taşıyan 'Falcon 9' roketi, Florida'daki Cape Canaveral üssünden başarıyla fırlatıldı.Roketin taşıdığı Dragon kapsülünün, cuma günü altı astronotun görev yaptığı UUİ'ye varması bekleniyor. 21 Mayıs'a kadar UUİ'de kalması planlanan kapsülde bin 800 kilogram teknik malzeme, yiyecek ve uzaya gönderilen ilk espresso makinesi bulunuyor.UUİ'de görevli İtalyan astronot Samantha Cristoforetti, Twitter'dan gönderdiği mesajında 'Dragon'un üç gün sonra kapımıza gelecek olması inanılmaz bir şey' ifadesini kullandı.Kasım ayından bu yana UUİ'de bulunan ve Amerikalıların filtre kahvesinden şikayet eden Cristoforetti için özel bir espresso makinesi üretilmişti.Falcon 9'un dün fırlatılması öngörülmüştü. Ancak roketin fırlatılışı, kötü hava koşulları nedeniyle bir gün ertelenmişti.Bu arada Dragon kapsülü ayrıldıktan sonra okyanustaki platforma iniş yapmayı deneyen Falcon 9 roketi, yine başarılı olamadı. Daha önce yapılan iki deneme de başarısızlıkla sonuçlanmıştı.SpaceX Başkanı Elon Musk, yaptığı açıklamada roketin okyanusa fazla sert indiğini belirtti.Şirket, haziran ayında UUİ'ye yeniden malzeme gönderecek. Falcon 9'un inişi konusunda da yeniden deneme yapılacak. SpaceX, roketleri ıskartaya çıkarmaktansa yeniden kullanmak istiyor.Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uzay mekiklerinin 2011'de emekliye ayrılmasının ardından UUİ'ye ikmal için SpaceX Şirketi ile anlaşmıştı. SpaceX, şimdiye kadar UUİ'ye 7 sefer düzenledi.AA
Reklam