Ortamlarda Muhabbete 'O İş Öyle Değil' Diyerek Dalmanızı Sağlayacak 11 Bilgi
Herkesin aklına Latince gelse de aslında değil. Latince devletin resmi dili olmasına rağmen halk arasında konuşulan dil Yunanca'ydı. Günlük hayatta, alışveriş yaparken, evde sohbet ederken Latince asla kullanılmaz Yunanca tercih edilirdi. Latince sadece yazı diliydi ve hukuk, hitabet, yönetim gibi konularda kullanılırdı.
"Bırak Onu Ya" Dediğimiz İnsanlar: 14 Maddede Berk'ler
Diazepam arkadaşımız sürekli Özlem'leri, Zeynep'leri, hatta Merve'leri yapıp durdu. Onların en güzel özelliklerini anlattı bizlere. Peki insanlar hep bu kadar iyi mi, güzel mi? Düşündüm, hayatımızda hiç de olumlu izler taşımayan isimleri bulmaya çalıştım. Aklıma ilk gelen Berk oldu. İşte 13 maddede 'bırak onu ya!' dediğimiz Berk'ler.
Daily Telegraph: MİT'le Temas Kuran Suriyeli İstihbarat Yetkilisi Ev Hapsinde
The Daily Telegraph gazetesi, Suriye'de istihbarattan sorumlu Ulusal Güvenlik biriminin (Muhaberat) Başkanı Ali Memlük'ün, 'aracılar vasıtasıyla Türk istihbaratıyla iletişime geçip darbe planı yapma' şüphesiyle ev hapsine atıldığını yazıyor.Haberde ilgili satırlar şöyle:'Memlük'ün, Suriye ordusu İdlib'in ve Cisr el Şuğur'un kontrolünü, El Kaide'nin yerel bağlantısı El Nusra'ya kaybetmesinden sonra düşman hükümetler ve rejimin eski yetkilileri ile iletişime geçtiği öne sürülüyor.''Plandan haberi olan, rejimin içinden üst düzey bir kaynak, 'Memlük bir aracı vasıtasıyla Türk istihbaratıyla iletişim kuruyordu' dedi. Memlük ayrıca, 1980'lerde darbe girişiminde bulunmakla suçlandığından bu yana sürgünde yaşayan Beşar'ın amcası Rıfat Esad'la bağlantıya geçmek için Halep'li bir işadamını da kullandı.''Esad yorum yapmayı reddetti, fakat adının açıklanmasını istemeyen bilgi sahibi bir kaynak 'Suriyeli yetkililer ve ordu içinde (Rıfat'ın) geri dönmesi yönünde büyük bir istek var' dedi.'The Daily Telegraph'ın haberinde Esad'ın rejime 'yakın çevreyi' bir arada tutmakta zorlandığı belirtilirken, Memlük ev hapsine atılmadan önce de istihbarat ağlarının çalkantılı olduğu yazıyor.
'Yüzyıllık Yalnızlık'ın Çalınan İlk Baskısı Bulundu
Nobel ödüllü Kolombiyalı gazeteci yazar Gabriel Garcia Marquez'in başyapıtı sayılan 'Yüzyıllık Yalnızlık' adlı romanının bir hafta önce çalınan ilk baskısının bulunduğu bildirildi.BBC'nin haberine göre, polis yetkilileri, 2 Mayıs'ta Kolombiya'nın başkenti Bogota'daki Corferias Sergi Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Kitap Fuarı'ndan çalınan kitabın, eski kitapların satıldığı bir tezgahta bulunduğunu açıkladı.Geçen yıl 87 yaşında hayata veda eden Marquez'in imzasını taşıyan kitabın, antikacılar tarafından çalındığı, polisin geniş çaplı operasyon başlatmasının ardından tezgaha bırakıldığı sanılıyor.Latin Amerika'nın en önemli kitap fuarlarından biri kabul edilen Bogota Kitap Fuarı, bu yıl Marquez ve Yüzyıllık Yalnızlık romanının geçtiği hayali Macando kentine ithaf edilmişti.Kitabın sahibi Alvaro Castillo, ünlü yazarın, 2006'da Uruguay'ın başkenti Montevideo'daki bir sahaftan satın aldığı kitabı 'Eski kitaplar satan Alvaro Castillo'ya. Geçmişten sonsuza her zaman dostun olarak kalacak Gabo' diye imzaladığını belirtmişti. Castillo, kitabın kendisi için 'paha biçilemez' olduğunu vurgulamıştı.1967'de basılan kitaba, 60 bin dolar değer biçilmişti.AA
Baba ve Oğuldan Etkileyici Parkour Performansı
Etkileyici parkour performansları ile tanıdığımız Ronnie bu defa yanına babasını da aldı. 48 yaşında olan adamı izleyince Ronnie'nin neden bu kadar iyi parkour performansçısı olduğu açıkça anlaşılıyor.
Siyasi Liderler Kenan Evren'in Cenaze Törenine Katılmayacak...
Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in yarınki cenaze törenine hükümetten herhangi bir katılım olmayacağı öğrenildi. Meclis’te grubu bulunan dört parti de Evren’in cenazesine katılmayacak.12 Eylül askeri darbesinin lideri eski Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren yarın toprağa verilecek. Genelkurmay, bugün yaptığı açıklamada Evren'in Devlet Mezarlığı'na defnedileceğini açıklamıştı.Cenaze töreniyle ilgili tartışmalar sürerken siyasi partilerden art arda açıklamalar geldi. AK Parti, CHP, MHP ve HDP’den cenazeye katılım olmayacağı öğrenildi.AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, bir TV kanalının canlı yayınında yaptığı açıklamada 'AK Parti olarak yarın gerçekleşecek cenazeye partimizden kimse katılmayacak' dedi.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, 7'nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in cenaze törenine ilişkin “Sayın Genel Başkanı'mızın da belirttiği gibi Kenan Evren’in cenaze törenine katılmayacağız.' dedi.MHP yöneticileri de Kenan Evren’in cenazesine partiden katılım olmayacağını belirttiler.HDP’den ise Eş Genel başkan Selahattin Demirtaş ise Kenan Evren'in cenazesi için 'Bizden tek bir kişi cenazeye gitmeyecek, kusura bakmasın' demişti.
Reklam
Dünyanın En Uzun Diline Sahip Kadın
10.16 santimetrelik uzunluğa sahip diliyle Adrianne Lewis dünyanın en uzun dilinin kendisinde olduğuna inanıyor. Daha önce internete yüklediği fotoğraf ile dünyanın en uzun diline sahip olduğunu iddia eden Adrianne bu aralar Guiness'e hazırlanıyor. Şu an için kayıtlı rekor Nick Stoeberl isimli adamda ve uzunluğu 9.9 cm (3.9 inç).
Makyajlanan BMW 3 Serisi Hibrit Seçeneğiyle Geliyor
BMW, makyajlanan yeni 3 Serisi’ini otomobil severlerin beğenisine sundu. Serinin bir önceki modelleriyle neredeyse aynı tasarıma sahip olan 3 Serisi, opsiyonel hibrit motor seçeneğiyle birlikte geliyor. Yeniden tasarlanmış tamponlar ve stopların kullanıldığı otomobillerde LED farlar opsiyonel olarak satın alınabiliyor.Stoplarda LED teknolojisinin tercih edildiği yeni 3 Serisi’nde yeni jant ve renk seçenekleri de bulunuyor. İç mekan tasarımına bakıldığında daha fazla krom kaplamalar, yeniden elden geçirilmiş orta konsol, daha hızlı çalışan navigasyon sistemi göze çarpıyor. Navigasyon sisteminde de geliştirilmiş üç boyutlu grafikler kullanılıyor. Park Asistanı sayesinde yeni 3 Serisi bünyesinde barındırdığı sensörler sayesinde kendine paralel park edebiliyor.
Reklam
Galatasaray'da 4 Oyuncu Mersin'e Götürülmüyor
Galatasaray Futbol Takımı, Süper Lig’in 31. haftasında Mersin İdman Yurdu ile yarın akşam oynayacağı maçın hazırlıklarını bu sabah yaptığı antrenmanla tamamladı. Sarı Kırmızılılar, bu akşam saat 17.30’da Türk Hava Yolları’na ait özel bir uçuşla Adana’ya hareket ederek karşılaşma için kampa girecek.Kadroda sakatlığı bulunan Aurelien Chedjou ile Blerim Dzemaili, Goran Pandev ve Hamit Altıntop yer almadı.
Libya Açıklarında Türk Gemisine Saldırı: 'Türk Kaptan Hayatını Kaybetti'
Libya açıklarında Türk şirketine ait bir kuru yük gemisi saldırıya uğradı. Dışişleri Bakanlığı, olayda Türk vatandaşı olduğu belirtilen üçüncü kaptanın öldüğünü duyurdu.Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: 'Dün (10 Mayıs) akşam saatlerinde bir Türk şirketine ait Cook Islands bayraklı, 'Tuna-1' isimli kuru yük gemisinin İspanya'dan aldığı alçıpan yükünü teslim etmek üzere Tobruk/Libya limanina giderken, Tobruk'un yaklaşık 13 mil açığında, uluslararası sularda karadan topçu atışına maruz kaldığı öğrenilmiştir.Saldırı üzerine bölgeden uzaklaşmaya çalışan gemiye aralıklarla iki ayrı hava saldırısı düzenlendiği, saldırılarda geminin Türk vatandaşı üçüncü kaptanının hayatını kaybettiği, mürettebattan yaralananlar olduğu, gemide maddi hasar meydana geldiği bildirilmiştir.Olayda hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyoruz.
'Son 10 Yılda Belçika Büyüklüğünde Tarım Arazisi Kaybedildi'
Ziraat mühendisleri, Türkiye'de uygulanmakta olan tarım politikaları nedeniyle, çiftçilerin son 10 yılda Belçika büyüklüğündeki tarım arazisini ekmekten vazgeçtiğine dikkat çekti.Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nden yapılan açıklamada, büyükbaş hayvancılık ve kanatlı sektörünün yem ihtiyacının karşılanmasında soya ve mısır önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekildi ve 'Her iki üründe de ülkemiz kendine yeterliliği sağlayamamaktadır' denildi.Açıklamada yer alan verilere göre, Türkiye yalnızca 2014 yılında yurtdışından aldığı 2 milyon ton soya için 1.1 milyar dolar ve 1.4 milyon ton mısır için de 360 milyon dolar ödeme yaptı.
Reklam
11 Fotoğrafta Çöpten Anlam Çıkarmak
Küresel kirliliğe dikkat çekmek isteyen California'lı fotoğrafçı Gregg Segal,  '7 Günlük Çöp' adlı fotoğraf projesiyle haftalık çöp üretimimizi çarpıcı şekilde ortaya koymuş. Farklı sosyal çevrelerden gelen insanları bir haftalık çöpleriyle fotoğraflayan Segal'in çalışması hem dünyadaki çöp üretimi açısından hem de çöpün yaşam alışkanlıklarımızı net bir şekilde yansıtması açısından düşündürücü...
Yeni Tanıştığın Birine Sorduğunda Elinde Patlayacak 11 Bomba Soru
İlk kez tanıştığın biriyle vakit geçirmek için sözleştin; her şeyin iyi gideceğine eminsin fakat gerçekler hiç de öyle olmayabilir. Sonrasında 'yav ben bunu nasıl sordum?' diyerek vicdan azabı çekmemek için sormaman gereken mayın etkili 11 soruyu konuşalım, ne dersin?
İçerdiği Mesajlar Kadar Veriliş Tarzlarıyla da İnsanı Derinden Etkileyen 17 Slogan
Duyarsızlık öylesine büyük bir problem haline geldi ki, insanların ilgisini; kendilerini doğrudan etkileyen bir soruna çekmek için bile farklı yöntemler, yaratıcı fikirler geliştirmek gerekiyor. Neredeyse bu bir zaruret. Tıpkı aşağıda örneklerini göreceğiniz sloganlar gibi. Aslında her gün, bunlar gibi nicelerini; ya gazetelerde okuyoruz ya da haberlerde seyrediyoruz. Ama ne fayda!
Reklam
Cornwall Düşesi Olmak İçin Son Bilet: Prens Harry
Prens William'ın evlenip çoluk çocuğa karışmasının ardından, prenseslik için artık tek bilet kaldı, o da Prens Harry. Biraz uçarı, biraz ayran gönüllü ama yeri geldiğinde ilgili, romantik, sorumlu bir aile babası hüvviyetine bürünen biri. Rahmetli annesinin biricik oğlu Prens Harry, geçenlerde artık evlenip, baba olmak istediğini açıkladı. Bu bir şanstır, gelin Prensi daha yakından tanıyalım ve kararımızı verelim.
‘12 Eylül’ün Siyasi Anlayışı Şimdi İktidarda’
Evren için “Allah rahmet eylesin diyeyim” yorumu yapan CHP Lideri, “12 Eylül hukuku aynen devam ediyor. Bugünkü iktidar 12 Eylül ürünüdür. 12 Eylül’ün siyasi anlayışı şimdi iktidarda” dedi.Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Sizden söz istiyorum. 7 Haziran'da sandığa gideceğiz. CHP'nin iktidar olması lazım. Türkiye için iktidar olması lazım. Çocuklarımız için, Ortadoğu bataklığından kurtulmamız için, uygar dünyanın parçası olmak için, demokrasi için CHP'nin iktidar olması lazım. Biliyorum Türkiye'nin barışa ve huzura ihtiyacı var, bunun için iktidar olmamız lazım. Geçen seçimlerde şu veya bu nedenle CHP'ye oy vermemiş vatandaşlarımızı ikna edin, 'yeni bir başlangıç yapıyoruz. Yaşanacak bir Türkiye inşa edeceğiz. Yolsuzluğu yoksulluğu bitireceğiz,. bu ülkeye huzuru getireceğiz' deyin. Bunu yapmak için de 4 yılık bir süre istiyoruz. Gel beraber sandığa gidip CHP'ye oy verelim diyeceksiniz. Sizden bunun sözünü istiyorum. Söz mü? (Söz). Sözü aldık.Kenan Evren hayatını yitirdi. Ne düşündünüz haberi alınca? Valla Allah rahmet eylesin diyeyim.12 Eylül sürecinden belki en çok bu dönemde darbe sözünü işitir olduk. Bu perspektifden baktığınızda nasıl bir değerlendirme yaparsınız?12 Eylül darbesi sadece darbenin yapıldığı ve darbeyi yapanların yönetimde yer aldığı süreye özgü bir darbe değil, yansımaları bugüne kadar geliyor. Çünkü 12 Eylül darbesi başta anayasa olmak üzere 12 Eylül hukuku aynen devam ediyor. Siyasi Partiler Yasası, seçim barajı, anayasa bütün bunların hepsini görmek mümkün. 12 Eylül hukuku, bugünkü AKP’yi kuran da bir süreçtir. Bugünkü siyasi iktidar, 12 Eylül’ün ürünüdür. Hem ülkücüler hem de devrimciler bedel ödediler 12 Eylül’de. Ödemeyenler sadece bugünkü yöneticilerdir, onlar hiç bir bedel ödemediler. Şu anda tek parti devleti özlemi içinde olan bir AKP var karşımızda. 12 Eylül’ün siyasi anlayışı olan bu anlayış şimdi iktidarda.DHA
Reklam
‘13 Yıllık AKP İktidarı Boyunca 3 Şeyde Türkiye’yi Birinci Yaptılar’
Partisinin Muş mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, '13 yıllık AKP iktidarı boyunca 3 şeyde Türkiye’yi birinci yaptılar. İş cinayetinde, kadına dönük katliamda, şiddette ve gelir dağılımı uçurumunda birinci yaptılar' dedi.Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ partisinin seçim çalışmaları kapsamında Muş’ta miting düzenledi.Yüksekdağ’a Muş milletvekili adayları Burcu Çelik Özkan, Ahmet Yıldırım ve Mensur Işık ile çok sayıda HDP’li eşlik etti.Devletin tüm imkanlarını seçim mitingleri için seferber eden Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a tepki gösteren Yüksekdağ, “Türkiye halklarının her türlü zenginliğini sınırsızca, hoyratça kullandılar. Hala da kendilerine güvenmiyorlar. 8 Haziran’da hükümet kuracaklarını kestiremiyorlar, onların gücünün sınırı da budur. Karşımıza faşist darbe barajını çıkardılar, ama bizler aşıp yıkayacağız. Onlar ise halkımızın barajını aşamayacaklar. O barajın enkazı altında kalacaklar” dedi.Yüksekdağ’ın konuşmasından satır başları şöyle:“Kobani direnirken ne demişlerdi, Kobani düştü düşecek demişlerdi. İşte o söz söylendikten sonra yayından fırlayan bir ok gibi bütün Türkiye coğrafyasında büyük bir dirence dönüştü. Düştü düşecek diyenlere bu halk en büyük dersi verdi. Biz daha yeni başladık.“Kobani’de birinci derslerini aldılar. Şimdi ikinci dersi alma zamanıdır. 7 Haziran günü bu halk onlara en büyük dersi verecek. Bugüne kadar zorbalıkla kendi iktidarlarını büyük insanlık değerlerinin üzerinde tuttular. 13 yıl boyunca AKP iktidarı, aldıkları oyu da, desteği de sorumsuzca çarçur ettiler. Artık deniz bitti. İktidarlarının sonu geldi.“Muhattabımız Erdoğan değil, halktır”“2013 Newroz’unda tüm halklarının barış ve çözüm talebini içeren büyük bir manifesto yayınlandı. Savaştan vazgeçmesi gereken AKP her tarafı askeri garnizona çevirdi. Muş’a, bölgeye ekonomik refah getirmediniz, barış getirmediniz, bu halkın ekmekten ve sudan üstün tuttuğu barışı ve özgürlüğü getirmediniz.“İki yıllık çözüm ve diyalog sürecinde bir taraftan Başkan Öcalan bu ülke kan gölüne dönmesin diye çaba gösterirken, siyasi iktidarın ise tek yaptığı karakol yapmaktır, çocuklarımızı katletmektir. Bir karanlık zihniyet var önümüzde. Erdoğan’ı değil halkı muhatap aldık.“Muhatabımız da bu memleketin onurlu halklarıdır. Bütün Türkiye karşı duyduğumuz sorumluğumuzun bir görevi olarak çözümü ilerletme ve sonuca götürme gayreti içindeyiz. Onlar savaş siyasetinden, şiddetten, gerilimden, ırkçılıktan, kutuplaştırmaktan besleniyorlar.“OHAL’i kaldırdık diye övünen bir hükümet valilere OHAL yetkisi verdi. Eskiden OHAL sadece bölgede geçerliyken, artık bütün Türkeyi’ye OHAL, sıkıyönetim memleketine çevirdiler.“Hükümetin tüm şiddet ve baskı politikalarına rağmen barış, özgürlük ve çözüm demeye devam edeceğiz. Gelsinler savaştan ve şiddetten beslenenler, Muş halkından ders alsınlar, buraya bakıp öğrensinler. Bu meydanda yüreği yanan gözünün yaşı kurumamış anneler var, acıyı sırtında taşıyan babalar, kardeşler var.“İnsanlığın barışını savunanlar var. Bundan daha büyük bir güç olabilir mi, çok şükür HDP var, biz oldukça büyük insanlığı öldüremeyecekler. Artık biz oldukça iktidarlarını sürdüremeyecekler. 13 yıl boyunca dere tepe kullandıkları bu iktidarlarını ellerinden alacağız.“Biz daha yeni başladık”“İktidarlarının sonunun geldiğini gördüler, nasıl da telaşla savruluyorlar. Nasıl da ne söylediklerini bilemeden, ne yapacaklarını bilemeden, büyük bir panik içinde kıvranıyorlar. Biz daha yeni başladık. 7 Haziran günü iktidarlarını sürdüremeyecekler, o sarayda oturamayacaktır.“Onu başkan yaptırmayacağız dedik, onu o sarayda oturtmayacağız diyoruz. Şimdi yenileceklerini gördükleri için her yerde partimize, arkadaşlarımıza kalleşçe saldırılar düzenlediler, düzenliyorlar. Bunlar mertçe yarışmayı bilmezler, dürüst siyaseti bilemezler. Onlara göstereceğiz demokratik siyaseti.“Demokratik siyasette kazanacağımız büyük zaferin altında onlar kalacak. Birçok yerde seçim kampanyası yürüten yöneticilerimiz tutuklanıyor, ancak bu kadar baskıya rağmen ah demeden of demeden gürül gürül çalışmaya devam ediyorlar. Çünkü biz emeğin, büyük direnmenin ne olduğunu iyi biliyoruz. Büyük kazanmayı artık öğrendik. 7 Haziran’da hep birlikte büyük kazanacağız.“Siyasi iktidar seçim kampanyasını yürütürken, devletin, Türkiye halklarının her türlü zenginliğini sınırsızca, hoyratça kullandı. Hala da kendilerine güvenmiyorlar. 8 Haziran’da hükümet kuracaklarını kestiremiyorlar, onların gücünün sınırı da budur. Karşımıza faşist darbe barajını çıkardılar, aşıp yıkayacağız. Onlar halkımızın barajını aşamayacaklar, onlar barajı, sizin barajınızı geçemeyecekler.“Bir yandan Cumhurbaşkanı bir yandan da yardımcısı partimize saldırıyor”“Bir yandan Cumhurbaşkanı bir yandan da yardımcısı olan Başbakan partimize saldırıyor. Niye bir siyasi partinin genel başkanı gibi davranmıyorsun? Sen ağırlığını bil ki bu halk sana Cumhurbaşkanı saygısı göstersin.“Devlet kurumlarını seçim kampanyasının hizmetine sokmuşlar”“Ama haddini bilmeyen bir siyasi duruş sergileyerek, AKP’nin yanında Türkiye halklarının karşısında bir seçim çalışması yürütüyorsun. Nerde kaldı Cumhurbaşkanı tarafsızlığı. Fıtratına ters, onlar tarafsız olamazlar. Onlar şiddetten, baskıdan taraftırlar. Türkiye’nin ekonomik ve kamu imkanlarını kullanarak seçim mitingi yapabilirsin ama asla kazanan olarak çıkmayacaksın.“Cumhurbaşkanı ve Başbakan devlet kurumlarını da kampanyanın hizmetine sokmuşlar. Gözümüzün içine baka baka suç işlemeye devam ediyorlar. Adaletin ve kalkınmayın adını kullandılar, ama adaleti hiçbir zaman uygulayanı olmadılar. O hepimizin vergisinden kullandığınız paralar haram olsun size, size helal etmiyoruz. Bu halkın vergileriyle, bu halkı soyarak, finansa ettiğiniz bu mitingler sizi kurtaramayacaklar.“Erdoğan bugün Belçika’daydı. Belçika’daki bütün camilere talimat gitmiş, en az 50 kişi mitingine gelsin talimatı gitmiş. Bunlar halkımızın camileri kendi çıkarları için kullananlardır. Bize din ve inanç dersi verenler, camileri kendi çıkarları ve siyasetleri için hoyratça kullanıyor.“Gördüğümüz gerçek onların bitişi, bizlerin başlangıcıdır”“Onlara dersini bütün Türkiye halkı verecektir. Türkiye halkının inancını hırsızlıktan ve yolsuzluktan beslenenler ile kanla siyaset yapanlar savunamazlar. İnanç değerlerini asla kullanamazlar. Halkımızın değerlerinden siyasi rant elde edemezler. Seçim meydanlarında Kürtçe Kur’an-ı çıkaranlar bir gün çarpılacaklar.“Böyle değerlerle oynayanların sonu hayırlı olmaz, kötü olur. 8 Haziran sabahına çıkamayacaklarını nasıl gördüler. Bakın bu değerleri kullanmaya devam ediyorlar. Muş halkına inanç ve değer dersi veremezler. Bunu en iyi siz biliyorsunuz. Muş gibi bir medrese diyarından, inancın ve ilmin topraklarında onların sözünü hiçbir karşılığı yoktur.“Bölgede ve Türkiye’de o diyanet adını verdikleri, halkımızın bütün inanç merkezlerini kapattılar. AKP bu baskı kurumunu savunuyor. Bu halk gerçeklerin çok iyi farkında. Gördüğümüz gerçek onların bitişi, bizlerin başlangıcıdır. Onların yenilgisi bizim zaferimizdir. Bizim savunduğumuz tüm değerler Meclis’e gidecek. Hak ve adalet yerini bulacak. Hak ve adalet adına ne varsa yağmaladılar, yıktılar. Adına adalet ve kalkınma takanlar, büyük adaletsizliğin kaynağı durumundadırlar.Kenan Evren’in ölümü“80 darbesinin sorumlusu Kenan Evren öldü. Kenan Evren yargılanmadan öldü. Yargılanmadan mezarı gitti. İşlediği suçların hiçbirisinin hesabını vermeden gitti. Kenan Evren’in yargılanmasının önüne geçen Tayyip Erdoğan’dı. Göstermelik bir mahkeme kurdular. O mahkeme salonunun önünde darbede hayatını kaybeden evlatlarını arayan anneler çırpınırken, o darbeci generali getirmediler, yargılatamadılar.“Onun yargılanmasına izin verseydi, kendisinin de yargılanacağını çok iyi biliyordu. Kendisi yargılanmasın, halkımız yakasına yapışmasın diye darbeci generali savundu. Hepsini kendileri yargılanmasın diye, yargılanmalarının önü açılmasın diye yaptılar. Roboski katliamı başka bir memlekette yaşansaydı yer yerinden onardı.“O siyasi iktidar yerinde duramazdı. Başbakan olan zat şimdi Cumhurbaşkanı. Hırsızlıktan, yolsuzluktan, katliamdan yargılanmamak için bunu yaptı. Yargılanmamak Kenan Evren’e nasip olabilir, ama siz hesap vermeden gidemezsiniz. Hesap vermeden gidemeyecekler. Darbe kurumuna dönüştüler.“Ergenekon paşalarını tutukladılar, sonra salı verdiler. Kenan Evren gibi bütün askeri unsurları savundular. Onlara kol kola verdiler, işbirliği yaptılar. O darbeci zihniyetinden besleniyor. Ama biz bu darbecilere karşı halkın siyasi iradesini en büyük gücü gösterdik, bu güç 7 Haziran günü zafer bayrağını sallayacak.“Enkazının altında kalanlar onlar olacaktır”“Yeni yaşam kuşağında gücümüzü birleştirirsek önümüzde hiçbir güç, baraj dayanmayacak. Kobani’de çizdikleri sınırları özgürlük mücadelemizle aşıp geçtikçe faşist barajı da yıkıp geçeğiz. Barajın enkazının altında kalanlar onlar olacaktır. AKP hükümeti o barajın artında kalacak bizim için ise yeni bir yaşamın başlangıcı olacak.“13 yıllık AKP iktidarı boyunca 3 şeyde Türkiye’yi birinci yaptılar. İş cinayetinde, kadına dönük katliamda, şiddette ve gelir dağılımı uçurumunda birinci yaptılar. Zengin ve yoksul arasındaki uçurumu gittikçe derinleştirdiler. Onlar halkımızın mukaddes değerlerini siyasete malzeme haline getirdiler, saltanat kurdular. Artık bu hayatın ve düzenin sonuna geldiler.“Halkların Demokratik Partisi gelir adaleti sağlayarak saltanatlarına son verecek. Üretimin büyüdüğü, geliştiği, adil bir şekilde paylaştığımız yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Sadece özgürlük ve barışı değil, ekonomik ve sosyal kurtuluşu da biz getireceğiz. Birliği getireceğiz. Adalet neymiş dost düşman herkes görecek.“Muş Belediye Başkanı AKP’li. Cumhurbaşkanı bilmiyordu, Muş’un belediye başkanı hiç iyi çalışmıyor dedi. Sonra öğrendi, yine unutmasın, Muş’un AKP’li belediye başkanı bu şehre hiçbir hizmet getirmedi. Kendisine verilen hiçbir oyun karşılığını vermedi. Halkımızın vergilerini AKP’nin palazlanması için kullanıyor.“Ana caddelerinde Muş Belediye Başkanı utanmadan gezebiliyor mu? Biz onun adına utanıyoruz. Size güveniyoruz, adalete güveniyoruz, onun da sonu uzun olmayacak. İnşallah HDP belediyeyi alacak. Cumhurbaşkanı’nın düşündüğü, aklına geleni olmuş olacak.“Muş’un bir vekili alındı Bayburt’a verildi”“Muş’ta hayırlısıyla 3 milletvekilli alarak, buradan tam temsiliyetle Meclis’e gideceğiz.  Muş’un vekil sayısının 4’ten 3’e indirildi. Bir gecede ansızın yaptılar, Muş’un bir vekili alındı, Bayburt’ta verildi. Bizim aklımız almakta zorlanıyor, ama bunlar yapmaktan zorlanmıyor. Hırsızlığa o kadar alışmışlar ki, sadece para değil, nüfus da çalıyorlar, yazıklar olsun.“Onlar insanın gözündeki sürmeyi bile çalarlar, bunlara karşı dikkatli olacağız. Bir gecede vekilimizi alıp, sahte nüfusla Bayburt’ta verdiler. Bizim Muş’ta dört dörtlük kazanacağımızın farkına vardılar. Çaldıkları da onlara haram olsun. Önümüze bakacağız, Muş’ta 3’te 3 yapacağız. Özgücümüzle büyük bir zafer kazanacağız.”,İMCTV
‘Müslüman Görünümlü Münafıklar!’
Hükümete yakınlığıyla bilinen TV kanallarından A Haber'deki kendisiyle ilgili kaset iddialarına sert yanıt veren Meral Akşener, 'Bunlar Müslüman görünümlü münafıklar!' dedi.Rota Haber'den Filiz Akgün'e konuşan Akşener, Latif Erdoğan ve Cemil Barlas’ın kendisi hakkındaki kaset iddiaları karşısında çok kızgın ve üzgün olduğunu söyleyerek dava açacağını belirtti.Akşener, şunları söyledi:'Havuz medyasındaki bu iftiralardan yeni haberim oldu. Avukatımla görüştüm, mahkemeye vereceğim fakat çok sinirliyim, çok kırgınım, çok üzgünüm o yüzden fazla birşey söylemek istemiyorum. Ben çok zor günlerden geçmişken böyle çirkin iftiralarla karşı karşıya kalmadım. Bunlar Müslüman görünümlü münafıklar!'
'Ya Mehmet Hocam Sen Niye Satıyorsun, O Mercedes'in Fiyatı Ne Ya?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hedefinde yine muhalefet partileri vardı. Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e lüks makam aracını iade ettiği için bir kez daha sitem etti. Gazeteci Ayşenur Arslan’ın başörtüsüyle ilgili sözlerine tepki gösteren Erdoğan, “Ah benim kardeşlerim ah. Bunlara gereken dersi 7 Haziran’da vermeniz lazım” dedi.Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:'Ana muhalefetin genel başkanı rahatsız olmuş. Benim hemşehrilerimle bir araya gelmemin demokrasiye zarar verdiğini söylüyor. Aynı zihniyetteki bir gazeteci de daha önce Sovyetler Birliği dönemine övgü düzüp, milletimizi tahkir ederek demokrasinin sandıktan geçmediğini söylemişti. Hatta daha ileri gidip, ana muhalefetin terör örgütünün güdümündeki partiyi ittifak yapmaya, silahlı ya da silahsız mücadeleye davet etmişti. Bu gazeteci geçtiğimiz günlerde ana muhalefetin TV'sinde ne diyor biliyor musunuz: 'Başını örten kadın özgürlüğünden vazgeçmiştir.''BENİM KÜRT KARDEŞLERİM DİNDARDIR'Ah benim kardeşlerim ah. Bunlara gereken dersi 7 Haziran'da vermeniz lazım. Şimdi de birisi çıkmış, arkasında terör örgütü. Onun desteğiyle yürüyor zaten. O da diyor ki işçilerin kabesi Taksim'dir. Ah benim Kürt kardeşlerim. Benim Kürt kardeşlerim dindardır. Ama kalkıp da bu ülkenin Müslüman insanlarına, kalkıp Kabe'yi Taksim olarak gösterenlere 7 Haziran'da gereken dersi verecek misin?'ŞİMDİ DE ALKIŞ TUTUYORLAR, NEREYE BİLMEM'Her darbeyi, her cuntayı desteklediler. Şimdi de alkış tutuyorlar, nereye neye bilemem. Menderes ve arkadaşlarının kanı hala bunların ellerinde. Türkiye'nin daha sonra yaşadığı krizlerin temelinde 27 Mayıs anayasasıyla tesis edilen sistem vardır. Bunun arkasında ise akademisyenleriyle, siyasetçileriyle tam kadro tek parti döneminin yönetimi olduğunu biliyoruz. 1970'lerin başındaki cunta hareketlerinin gerisinde de daima CHP gölgesi olmuştur.'PROBLEM SAPIK ZİHNİYETLERDE'Demokrasi yoluyla elde edemediği iktidarı tehdit yoluyla gasp etmek bu zihniyetin klasik yöntemidir. Nitekim 1997 yılında 28 Şubat döneminde yine aynı yöntemle bir kez daha iktidarı gasp ettiler. Ana muhalefet partisinin Ankara'da hem de listenin ilk sırasında milletvekili bir bayan var. Bu aday kim biliyor musunuz? 28 Şubat döneminde insanlarımızın inancına, bilhassa başörtülü kızlarımıza yönelik baskıların en büyük savunucusudur. Biliyorsunuz başörtüsünü serbest bırakmak için bir anayasa değişikliği yapmıştık. Hani meşhur 411 el kaosa kalktı diye başlığın atıldığın o günü hatırlıyorsunuz değil mi? AYM bu değişikliği iptal etmiş, o zaman genel başkanı olduğum partiye kapatılma davası açıldı.Başörtülü - başı açık aralarında problem yok. Problem bu sapık zihniyetlerde. Ne oldu? Bu yasalar çıktı kıyamet mi koptu?'BUNLAR KÖKSÜZ'Ama bunların zihniyeti karanlık. Bunlarda kök yok kök, köksüz. Sıkıntı burada. Bugün artık yönünü geleceğe çevirmiş 2023 için çalışan bir Türkiye var. Ama ana muhalefet partisi hala o günleri özlüyor. Ankara'da hem de birinci sırada gösterdiği adayla bu özlemi çok açık ortaya koyuyor. 28 Şubat'ın temsilcilerinin koltuğunu hiç boş bırakmıyor. Adları sosyal demokrattır ama kendileri faşisttir. Kavgaları bu milletin dertleriyle kültürüyle inancıyla, ağızlarından milletimizin değerlerine ilişkin hiçbir söz çıkmaz. Lafa gelince saygılı olduklarını söylerler, ama her seferinde milletin değerlerine saldırmaktan geri durmaz.'BİZ BU OYUNU DAHA ÖNCE GÖRDÜK'Birisi çıktı ne diyor, çok önemli. 'İmam hatip okullarının orta kısmını kapatacağız' diyor. Bunu kim diyor? CHP. Fakat şöyle de kamufle ediyor 1+8+4. Ana muhalefetin sayın başkanı, biz bu oyunu daha önce gördük. Bu senaryoyu daha önce gördük. Artık bunları yutturamazsın. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz. Geçti o iş.'İMAM HATİPLİ HARVARD'DA NASIL OKUR?'Kızlarım kapıdan geri çevrildi. Maalesef, kendi ülkemde üniversiteye gidemediler. Yurtdışına göndermek zorunda kaldım. Gidip Amerika'da, İngiltere'de okuyabildiler ama burada okuyamadılar. E erkek evladım da okuyamadı. Yüksek puanı olmasına rağmen o da katsayıya takıldı. O da gitti ABD'de lisans eğitimini aldı, Harvard'da master'ını bitirdi. E niye kıskanıyorlar işte, mesele bu. İmam hatipli Harvard'da nasıl okur? Okur işte bal gibi okuyor.'NE YAPTI SANA DİYANET?'Ne diyorlar? Diyanet'i kaldıracağız diyor. Ne yaptı sana Diyanet? Kaynak… Hani sözler veriyorlar ya, ekonomiyi düzelteceğiz falan.'DİYANET İŞLERİ BAŞKANI O MERCEDES ARABAYI SATTIRIYOR'Kaynağın bir tanesi de ne biliyor musunuz? Diyanet İşleri Başkanımız, tutmuş o Mercedes arabayı ben satılsın dedim diyor ve sattırıyor. Halbuki benim bilgim olsa, ben derdim ki Mehmet hocam ne yapıyorsun, niye satıyorsun? Senin bineceğin Mercedes'in fiyatı ne ya, gazetelerin attığı manşetlere niye bakıyorsun?'
Reklam